SAĞLIK - 22 Nisan 2026 Çarşamba 10:39

Prof. Dr. Yüksel Çiçek: "Kalp krizinde ilk 1 dakika hayat kurtarıyor"

A
A
A
Prof. Dr. Yüksel Çiçek: "Kalp krizinde ilk 1 dakika hayat kurtarıyor"

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, kalp krizinde ilk 1 dakikanın çok önemli olduğunu belirterek "İlk 1 dakika hayat kurtarıyor. Dakikalar ilerledikçe ölüm riski artıyor. Özellikle 5. dakikadan sonra beyin hasarı başlıyor" dedi.


İmperial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, kalp krizi nedeniyle yaşanan ölümlerin doğru tanımlanmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. "Bütün ölümlerin kalp krizinden kaynaklı gibi lanse edilmesi doğru değil" diyen Çiçek "Bu durumları ani kardiyak ölüm olarak tanımlıyoruz" diye konuştu.


Ani kardiyak ölümün daha önce bilinen bir kalp hastalığı olmayan kişilerde, belirtilerin başlamasından itibaren bir saat içerisinde kalbin durması ve ölümle sonuçlanması olarak ifade edildiğini belirten Çiçek, bu ayrımın doğru yapılmasının hem farkındalık hem de müdahale açısından kritik olduğunu dile getirdi.



Ani kardiyak ölümleri


Ani kardiyak ölümlerin yaşa göre farklı nedenlere dayandığını söyleyen Çiçek, "35 yaş altı ile 35-40 yaş üzerindeki vakaları ayırmak gerekiyor. Sebepler birbirinden tamamen farklı. Gençlerdeki her ölümün kalp krizi olarak sunulması doğru değil" ifadelerini kullandı.


Bu ayrımın özellikle teşhis ve önleyici yaklaşımlar açısından önemli olduğuna dikkat çeken Çiçek, yanlış genellemelerin hem toplumda yanlış algı oluşturduğunu hem de risklerin doğru değerlendirilmesini zorlaştırdığını söyledi.


35 yaş altındaki bireylerde ani ölümlerin en sık nedeninin hipertrofik kardiyomiyopati olduğunu belirten Çiçek, kalp kası sorununun genetik bir hastalığı olduğunu ve özellikle egzersiz sırasında ani ölümlere yol açabildiğini ifade etti.


Bunun yanı sıra doğumsal kalp damar çıkış anomalileri ve genetik ritim bozukluklarının da önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyleyen Çiçek, uzun QT, kısa QT ve Brugada sendromu gibi hastalıkların bu grupta öne çıktığını dile getirdi. Çiçek, bu tür ritim bozukluklarının bazı kişilerde uykuda, bazılarında efor sırasında, bazılarında ise ani korku ve stres sonrası ortaya çıkabildiğini belirtti.



"Ani ölümün yüzde 90’ı ritim bozukluğu kaynaklı"


Çiçek, hangi yaş grubunda olursa olsun ani ölümlerin büyük bölümünün ritim bozukluklarından kaynaklandığını vurgulayarak, "Sonuçta hangi hastalık olursa olsun ani ölümün kaynağı yüzde 90 ventriküler fibrilasyondur" dedi. Kalbin bu durumda normal kasılma düzenini kaybettiğini ve kan pompalayamaz hale geldiğini ifade eden Çiçek, bu nedenle ritim bozukluklarının ani ölümlerde belirleyici rol oynadığını söyledi.



35 yaş üstünde damar tıkanıklığı öne çıkıyor


İleri yaş grubunda ise tablonun değiştiğini belirten Çiçek, "35 yaş üzerindeki ani ölümlerin en sık sebebi kalp damar tıkanıklıklarının tetiklediği ritim bozukluklarıdır" ifadelerini kullandı.


Bu nedenle özellikle bu yaş grubunda düzenli kardiyolojik kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, göğüs ağrısı gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini söyledi.



"Bu ölümleri tamamen önlemek mümkün değil"


Tüm önlemlere rağmen ani kardiyak ölümlerin tamamen engellenemeyeceğini ifade eden Çiçek, "Yüzde 100 önlemek mümkün değil ancak bazı hastalarda ICD dediğimiz şoklama cihazları ile bu risk azaltılabiliyor" diye konuştu. Bu cihazların ritim bozukluğu geliştiğinde otomatik olarak elektrik şoku vererek kalbi yeniden normal ritmine döndürdüğünü belirtti.



"Her kalp hastasına uygulanmaz"


Şoklama özelliği bulunan kalp pillerinin her hasta için uygun olmadığını vurgulayan Çiçek, bu cihazların belirli kriterlere göre değerlendirildiğini ifade etti. Hastanın risk durumuna göre karar verildiğini belirten Çiçek, bu nedenle kişiye özel değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti.



Kontroller ve taramalar hayati önem taşıyor


Prof. Dr. Yüksel Çiçek, özellikle 35 yaş üzerindeki bireylerde damar tıkanıklığına yönelik düzenli kontrollerin büyük önem taşıdığını söyledi.


Genç bireylerde ise genetik nedenlerin ön planda olduğunu belirten Çiçek, bir kez yapılacak detaylı kardiyolojik değerlendirmenin çoğu zaman yeterli olabileceğini ifade etti.


Riskli durumların erken tespit edilmesi halinde gerekli tedavi ve takiplerin yapılabileceğini vurguladı.



"Herkes potansiyel aday"


Çiçek, ani kardiyak ölümlerin herhangi bir belirti olmadan da ortaya çıkabileceğini belirterek "Ne yaparsak yapalım bu durumu tamamen ortadan kaldıramayız. Hepimiz potansiyel adayız" dedi.


Bu nedenle toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Çiçek, erken müdahalenin hayati rol oynadığını ifade etti. Ani kalp durması durumunda ilk müdahalenin kritik olduğunu söyleyen Çiçek, "İlk 30 saniye ile 1 dakika içerisinde müdahale edilirse yüzde 99 geri dönüş sağlanır" dedi.


Dakikalar ilerledikçe riskin hızla arttığını belirten Çiçek, özellikle 5. dakikadan sonra beyin hasarının başladığını ifade etti.



"Defibrilatör her yerde olmalı"


Toplumda defibrilatör kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Çiçek, bu cihazların yalnızca hastanelerde değil, AVM’lerde, statlarda ve iş yerlerinde de bulunması gerektiğini söyledi.


Cihazların kullanımının oldukça basit olduğunu ifade eden Çiçek, "Cihaz ritmi tanıyor ve elektrik şoku vererek kalbi yeniden çalıştırıyor" dedi.


İlk müdahalenin ardından profesyonel sağlık desteğinin şart olduğunu belirten Çiçek, "Mutlaka 112 aranmalı ve hasta hastaneye ulaştırılmalıdır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kacır: ’’Motosiklet ve bisiklet sanayi firmalarının 16 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 106 projesinin önünü açtık ’’ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmer Fatih Kacır, "Yatırım teşviklerimizle motosiklet ve bisiklet sanayi firmalarının 16 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 106 projesinin önünü açtık" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Motobike ve Eurobike İstanbul Fuarları açılış törenine katıldı. Fuara Bakan Kacır’a İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdürü Tayfun Yardım, Motosiklet Endüstrisi Derneği Başkanı Başarı Erbaş, Motosiklet Sanayiciler Derneği Başkanı Fatih Bayraktar, Dünya Bisiklet Endüstrisi Birliği Başkanı Bayram Akgül, İç İşleri Bakan Yardımcısı Ali çelik eşlik etti. "16 milyar lira yatırım yaptık" 16 milyar lira yatırım ile 106 projenin önünü açtıklarını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakan Kacır, "Otomotivde yakaladığımız muazzam sıçramayı mobilitenin her dalına yayacak adımları da atmayı sürdürüyoruz. Bilhassa bisiklet ve motosiklet sektöründe güçlü bir üretim kapasitesine ve altyapısına sahibiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak hızla büyüyen bu pazarda yerli ve özgün üretim kapasitesini artıracak destekler ve teşvikler sunuyoruz. Yatırım teşviklerimizle motosiklet ve bisiklet sanayi firmalarının 16 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 106 projesinin önünü açtık. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz yıl yatırım teşviklerimizi mevcut küresel tablo ve ülkemizin stratejik öncelikleri doğrultusunda güncelledik" ifadelerini kullandı. "Türkiye, Çin’den Orta Avrupa’ya uzanan ürün ve pazar çeşitliliği açısından önde gelen ihracatçı ülke haline geldi" Türkiye’nin ihracatına vurgu yapan Bakan Kacır, "2002’de 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini 246 milyar dolara yükselttik. Geleneksel ihracat pazarlarımızda rekabet gücümüzü artırarak yeni ticari ortaklıklar tesis ederek ve ürün çeşitliliğimizi genişleterek ihracat kapasitemizi büyüttük. 2002’de 36 milyar dolar düzeyinde olan ürün ihracatımızı geçtiğimiz yıl 273,5 milyar dolara çıkardık. Türkiye bugün, Çin’den Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülke haline geldi. Oluşturduğumuz güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısıyla; askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider üreticiyiz. Yine alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbinleri üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız" şeklinde konuştu. "Yeşil ve Dijital Dönüşüm Programlarını devreye aldık" Bakan Kacır, "Teşvik mimarimizin ana unsurlarından olan Teknoloji Hamlesi Programı ile motosiklet ve bisiklet değer zincirindeki katma değerli ürünler için Ar-Ge’den seri üretime uçtan uca bir destek mekanizması sunduk. Yerli üreticilerimizin rekabetçiliği ve sürdürülebilir üretim altyapısı için öncelikli ve önemli gördüğümüz, ‘İkiz Dönüşüm Projeleri’nin gerçekleşmesini hızlandıracak Yeşil ve Dijital Dönüşüm Programları’nı devreye aldık. Sektörümüzün Euro 5 ve Euro 5+ düzenlemelerine uyumu için hayata geçirdiğimiz yapısal düzenlemelerle yerli üreticimizi haksız rekabete karşı koruduk, üretim altyapımızın ileri standartlara uyumunu hızlandırdık" dedi. Elektrikli scooter üretiminde aranan şartlara değinen Bakan Kacır, "Elektrikli scooterların üretiminde dikkate alınacak yerlilik esaslarını sektörümüzle istişare ederek belirledik ve yayınladık. 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlememize göre; e-scooter üretici belgesi alınabilmesi için batarya, şasi, motor, ana kart, gömülü yazılım, IoT cihazı ve fren sistemi gibi kritik aksamlarda yerlilik şartları arıyoruz. Bugün otomotiv sektöründe tanıklık ettiğimiz köklü ve sarsıcı dönüşüm aslında mobilitenin tüm modlarını kuşatan devasa bir dalga niteliğinde. E-ticaretteki devasa genişleme ve hızlı teslimat modellerinin yaygınlaşması, şehir içi lojistikte son kilometre taşımacılığında motosiklet ve bisiklet tabanlı yeni nesil mobilite çözümlerinin kullanımının yaygınlaşmasını beraberinde getiriyor. Batarya teknolojilerindeki ilerlemeler ise menzil, şarj süresi, enerji verimliliği ve kullanım güvenliği bakımından iki tekerlekli mobilite araçlarını daha cazip, erişilebilir ve yaygın hale getiriyor" ifadelerini kullandı. "E-bisiklet pazarının 2030’a kadar 90 milyar dolara ulaşabileceğine öngörüyoruz" E-bisiklet pazarı için beklentileri dile getiren Bakan Kacır, "Sanayideki dönüşümün, akıllı şehir vizyonunun ve yeni nesil ulaşım ağlarının ayrılmaz parçaları haline geldiğini söylemek mümkün. Bu dönüşüm yalnızca ulaşım alışkanlıklarını değil; üretim yapısını, yatırım eğilimlerini ve ekonomik değer zincirlerini de yeniden şekillendiriyor. Projeksiyonlar, halihazırda 20 milyar dolar seviyesinde olan e-bisiklet pazarının 2030’a kadar 90 milyar dolara ulaşabileceğine işaret ediyor. Benzer tabloyu elektrikli motosiklet pazarında da görüyoruz. Bizler, teknolojide yaşanan paradigma değişimlerini zamanında okuyabilen ve değerlendirebilen bir ülke olarak sektördeki kabiliyetlerimizi güçlendirecek bir potansiyele sahibiz. Sektörün ana aktörlerinden beklentimiz, bu dönüşüm sürecini ıskalamamaları ve yatırım stratejilerini bu doğrultuda planlamalarıdır. Ayrıca tedarik zincirindeki diğer paydaşlara da bu süreçte rehberlik ederek yan sanayi oyuncularını yeni döneme hazırlıklı hale getirmelerini temenni ediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak biz, bu vizyoner dönüşümün her aşamasında girişimcimizin, sanayicimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyarlık nüfusa doğrudan erişim imkanı sağlıyoruz" Bakan Kacır sözlerini şöyle tamamladı: "Bakınız ülkemiz; sunduğu güçlü üretim altyapısıyla; genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla yeni yatırımlar için en güvenli limandır. Üyesi olduğumuz Gümrük Birliği ve tesis ettiğimiz serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyarlık nüfusa doğrudan erişim imkanı sağlıyoruz. Üç kıtanın kesişim noktasındaki konumumuz, güçlü lojistik bağlantılarımız ve gerçekleştirdiğimiz dev ulaştırma yatırımları sayesinde ülkemiz; küresel bir üretim, ticaret ve tedarik zincirinin stratejik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Genç, dinamik, öğrenmeye açık ve yüksek adaptasyon kabiliyetine sahip insan kaynağımız en kıymetli varlığımız. Önümüzdeki dönemde yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı büyüme vizyonumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. Tüm sektörlerde olduğu gibi motosiklet ve bisiklet üretiminde de yüksek katma değerli, yenilikçi, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim altyapısı inşa etmeye hep birlikte devam edeceğiz."
Muğla Muğla Büyükşehir bisiklet takımı Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nda tarih yazmaya hazırlanıyor Bu yıl 61’incisi düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu için geri sayım başladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Continental Bisiklet Takımı, tur öncesi Marmaris’te bir haftalık kampa girdi. Ocak ayından bu yana her gün ortalama 4 saat boyunca 100 ila 150 kilometre pedal çeviren sporcular hedeflerinin mayo ve etaplarda galibiyet olduğunu söylediler. Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı Antrenörü Cebrail Şeker’in çalıştırdığı takım, Marmaris’ten Köyceğiz, Kıran ve Muğla merkeze uzanan parkurlarda her gün yüzlerce kilometreyi bulan antrenmanlarla yarışa hazırlanıyorlar. 23 Nisan’da ilk startın verileceği İzmir’in Çeşme ilçesine geçecek olan takım, iki günlük kampın ardından 25 Nisan’da yarışa başlayacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Continental Bisiklet Takımı, yedi sporcu, iki antrenör, iki sportif direktör, mekanisyen ve masörden oluşan 12 kişilik kadrosuyla mücadele edecek. 27 Nisan’daki Aydın-Marmaris etabıyla Muğla sınırlarına girecek olan tur, 29 Nisan’da Marmaris-Fethiye etabıyla Muğla etaplarını tamamlayacak. Bu yıl organizasyonun heyecanının yanı sıra, ilk kez bir Muğla takımının bu prestijli yarışta yer alacak olması da dikkat çekiyor. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın girişimleriyle kurulan Muğla Büyükşehir Belediyesi Continental Bisiklet Takımı, dev organizasyonda Muğla’yı temsil edecek. Kadrosunda önemli isimleri bulunduran takım, ilk yılında olmasına rağmen iddialı hedeflerle start alacaklarını vurguladı. "Takımımız tur için hazır" Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı Antrenörü Cebrail Şeker, hazırlık sürecine ilişkin "İlk defa katılacağız ancak takımımızdaki sporcular daha önce bu turda emek sarf etti, gayet tecrübeliler. Ocak ayından beri bu yarışa hazırlanıyoruz. Aşağı yukarı on civarında yarış koştuk, takımımız tur için hazır. Başarılar diliyorum. Ortalama 90-100 kilometre civarında, bulunduğumuz Marmaris’ten günlük Köyceğiz’e, Kıran’a, Muğla merkeze gidip geliyoruz. Bisiklet antrenmanlarının yanı sıra fitness çalışmalarımız da oluyor. Bunlar sporcunun günlük, haftalık veya aylık programlarına göre değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu oldukça zor olduğu için her şeyimize dikkat ediyoruz; uykusuna, yiyeceğine, içeceğine" dedi. "Ünvanımı korumak için elimden geleni yapacağım" Takım sporcusu Arda Tekirdağ ise hedefinin zirve olduğunu belirterek, "Geçen sene zamana karşıda Türkiye şampiyonuydum. Bu sene de ünvanımı korumak için elimden geleni yapacağım. Günde ortalama 3-4 saat, 100-150 kilometre antrenmanımız oluyor. Türkiye Turu için hazırız" diye konuştu. Takım sporcusu Talha Tektaş da takımın uyumuna dikkat çekerek, "Bu yıl Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nde yarışıyorum. Tecrübeli bir ekibimiz var. Türkiye Turu’na hazırız diyebiliriz. Muğla ilk defa yer alacak fakat sporcularımız ve antrenörlerimiz tecrübeli insanlar, bizler de öyleyiz" ifadelerini kullandı. "En iyisini yapacağız" Takım sporcusu Mehmet Kanat ise hazırlık sürecini anlatarak "Muğla Büyükşehir Belediyesi sporcusuyum. Burada son tur hazırlıklarımızı yapıyoruz. Ocak ayından bu yana hazırlanıyoruz, hazır hissediyoruz. Bakalım, elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Profesyonel olarak 6 yıldır bisiklet yarışçısıyım" şeklinde konuştu. Takım sporcusu Halil İbrahim Doğan da uzun yıllara dayanan deneyimine vurgu yaparak, "Yaklaşık 14 yıldır bu sporun içerisindeyim. Son 10 yılım profesyonel sporculukla geçiyor. 25 yaşındayım. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na ocak ayından beri hazırlanıyoruz. Yeni bir takımız, Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü olarak hedeflerimiz var. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya hazırız" dedi. Takım sporcusu İsmail Ozan ise iddialı hedeflerini dile getirerek, "Dört yıldır profesyonel olarak bu sporla ilgileniyorum. Bu sene yeni kurulan Muğla Büyükşehir takımı ile ilk defa Türkiye Turu’na katılacağım. Hedefimiz bir mayo kazanmak ve etap galibiyeti elde etmek" şeklinde konuştu. Muğla Büyükşehir Belediyesi Continental Bisiklet Takımı, ilk kez yer alacağı bu prestijli organizasyonda hem yoğun kamp süreci hem de disiplinli antrenman programıyla dikkat çekerken, sporcular Muğlalıların desteklerini beklediklerini ifade etti.
Şanlıurfa Gülpınar Suruçlu muhtarların taleplerini dinledi Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Suruç ilçe merkezi ve kırsal mahalle muhtarlarını Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nde ağırladı. Toplantı salonunda düzenlenen buluşmada, mahallelerin öncelikli ihtiyaçları, vatandaşların talepleri ve sahadaki mevcut durum detaylı şekilde ele alındı. Suruç Muhtarlar Dernek Başkanı Musa Yağmurlu ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Servet Binici’nin de katıldığı toplantıda, ilçenin altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar istişare edildi. Katılımcı ve çözüm odaklı belediyecilik anlayışı doğrultusunda, Suruç’un yaşam standartlarını yükseltecek projeler masaya yatırıldı. Toplantıda söz alan muhtarlar, ilçeye kazandırılan hizmet ve yatırımlar dolayısıyla Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’a teşekkür etti. Muhtarların taleplerini tek tek not alan Gülpınar da, "Muhtarlarımızla sürekli istişare halinde olarak mahallelerimizin ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyoruz. Ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle Suruç’umuzu ve Şanlıurfa’mızı daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz" dedi. İlgili daire başkanlarının da hazır bulunduğu buluşmada, ortak akıl ve güçlü iş birliği vurgusu yapılarak Şanlıurfa genelinde hizmetlerin artarak devam edeceği ifade edildi.
Denizli Denizli sanayisinin ara eleman ihtiyacı eski hükümlülerle karşılanacak Denizli’de eski hükümlülerin topluma kazandırılması ve sanayide nitelikli iş gücü olarak istihdam edilmesi amacıyla imzalanan iş birliği protokolü kapsamında eğitim alacak yükümlüler, Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde iş başı yapacak. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı, Organize Sanayi Bölgesi Çalışma ve İş Kurumu, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Honaz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol 22 Nisan 2026 tarihinde düzenlenen törenle hayata geçirildi. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığında gerçekleştirilen imza törenine; Cumhuriyet Başsavcı Vekili Çağlar Dilek, Organize Sanayi Bölge Müdürü Ahmet Taş, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Çağrı Çeliktaş, Denetimli Serbestlik Müdürü Serkan Güler ve Honaz İlçe Milli Eğitim Müdürü Numan Turan katıldı. Protokol kapsamında Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) ihtiyaç duyduğu meslek dalları öncelikli olarak belirlenecek. Hedef kitleye yönelik özel eğitim programları, Denizli OSB bünyesindeki Denizli OSB Teknik Koleji (DOSTEM) üzerinden uzman eğitmenlerce yürütülecek. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan kişiler, mesleki yetkinlik belgelerini alarak iş gücü piyasasına dahil olma hakkı kazanacak. Devletin sunduğu işbaşı eğitim programları ve istihdam teşvikleri sayesinde, mesleki eğitimini tamamlayan eski hükümlülerin sanayi tesislerindeki uygun kadrolara yerleştirilmesi süreci hızlandırılacak. Bu sayede hem hükümlülerin iş bulma süreci kolaylaşacak hem de sanayicinin ara eleman ihtiyacı karşılanmış olacak. İmza töreninde yapılan ortak açıklamada, projenin temel odağının eski hükümlülerin sosyal ve ekonomik rehabilitasyonu olduğu vurgulandı. Kurumlar arası eş güdüm sayesinde yükümlülerin üretken bireyler olarak topluma adaptasyonlarının hızlandırılması ve Denizli’nin yerel kalkınma vizyonuna katkı sunulması hedefleniyor.
İstanbul Bakan Kacır’dan Esenler’e müjde: "İlçeye muhteşem bir teknopark kazandırıyoruz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Esenler’e muhteşem bir teknopark kazandırıyoruz. Bu teknoparkın içerisinde Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini, Esenler Belediyemiz ve TÜBİTAK iş birliğiyle hayata geçiriyoruz. Bu merkez, İstanbul’un gençlerine çok daha büyük imkanlar sunacaktır" dedi. Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini açacağımızın müjdesini paylaşmak istiyorum. Bu merkezlerde yetişecek gençler, bilgilerini insanlığın huzuru ve barışı için kullanacaktır" ifadelerini kullandı. Esenler Belediyesi’nce Milli Teknoloji Hamlesi programı kapsamında bilim, teknoloji ve sanatı toplumun her kesimine ulaştırmak ve çocukların bu alanlara olan ilgisini artırmak amacıyla 16. Uluslararası Barış Ekmeği Festivali ve Bilim Esenler’in açılış töreni düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, T3 Vakfı ve Esenler Belediyesi iş birliğiyle Esenler’de hayata geçirilen Bilim Esenler, Türkiye’nin 30. Bilim Merkezi olarak çocukları bilim ve teknolojiyle buluşturdu. Proje kapsamında teknoloji, astronomi ve havacılık, doğa bilimleri, matematik ve tasarım atölyeleri ile donatılmış olan merkez, özellikle 6-14 yaş arası çocukların bilimle etkileşimini artırmayı hedefliyor. Programa katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açılışın ardından Esenler Bilim Merkezi’ndeki sınıfları tek tek gezerek öğrencilerle sohbet etti. Öte yandan Esenler Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel bu yıl 16’ncısını düzenlediği Uluslararası Barış Ekmeği Festivali kapsamında 12 farklı ülkeden gelen 140 çocuk barış ekmeği pişirerek, yazmış oldukları mektupları dünya liderlerine gönderdi. "Bu yolculukta en büyük gücümüz Türkiye gençliği’" Programda konuşan Bakan Kacır, "Türkiye olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük bir yolculuğu adım adım hedefine ulaştırmanın gayreti içerisindeyiz. Bu yolculuk Milli Teknoloji Hamlesi ile güçlenen, kendi teknolojisini geliştirebilen, üretebilen ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olma yolculuğudur. Bu yolculuk, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirerek dünyada teknoloji geliştirmenin sadece bir avuç ülkenin tekelinde kalmaması fikrini tüm dünyayla paylaşmasının yolculuğudur. Hamdolsun bu yolculukta bugüne kadar büyük kazanımlar elde ettik. Türkiye, bugünün dünyasında kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, ele güne muhtaç olmayan, kendi ihtiyaçlarını kendi öz evlatlarının alın teriyle, akıl teriyle karşılayabilen bir ülke haline geldi. Ama daha gidecek çok yolumuz var. İnanıyoruz, biliyoruz ki bu yolculukta en büyük gücümüz Türk gençliği, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle TEKNOFEST kuşağı olacaktır. Eğer hayallerinin önündeki engelleri kaldırabilir, heyecanlarını araştırma ve geliştirme projelerine yönlendirecek imkanları sunabilirsek Türk gençleri bugünkü başarıların çok daha ötesine ülkemizi taşıyacaktır" dedi. "Esenler’e muhteşem bir Teknopark kazandırıyoruz" Esenler’e Teknopark yapılacağı müjdesi veren Bakan Kacır, "İşte bu anlayışla Türkiye’nin dört bir yanında gençlerimize ve çocuklarımıza yönelik altyapılar inşa ediyoruz. Bugüne kadar 132 Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduk. 81 ilimizin tamamında ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy bu ülkenin yetenekli evlatlarını keşfetmeye, onları erken yaşta bilimle buluşturmaya ve teknoloji geliştirme yolculuğuna dahil etmeye gayret ediyoruz. Yine bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bilim merkezleriyle birlikte Türkiye’nin dört bir yanında TÜBİTAK desteğiyle 42 bilim merkezi kurmuş olduk. Bugüne kadar bu merkezlerde 20 milyondan fazla misafirimizi ağırladık. Gençlerimizin ve çocuklarımızın bilimle tanıştığı, meraklarının peşinden gittiği bu merkezler; geleceğin mühendislerinin ve bilim insanlarının yetişmesine vesile oluyor. İnanıyorum ki bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Bilim Esenler de bu yolculukta kıymetli bir kilometre taşı olacaktır. Ancak değerli başkanımızın ifade ettiği gibi bu merkez bir mukaddime, yani bir başlangıçtır. Bunun devamı da gelecektir. Esenler’e muhteşem bir teknopark kazandırıyoruz. Bu teknoparkın içerisinde Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini, Esenler Belediyemiz ve TÜBİTAK iş birliğiyle hayata geçiriyoruz. İnşallah bu merkez, İstanbul’un gençlerine çok daha büyük imkanlar sunacaktır" ifadelerini kullandı. "Dünyayı barışla buluşturacak olanlar Türk çocukları ve dünya çocuklarıdır" 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen Barış Ekmeği Festivali’yle ilgili düşüncelerini paylaşan Bakan Kacır, "Bugün bir araya gelmemize vesile olan bir diğer önemli çalışma da Esenler Belediyemizin 2011 yılından bu yana kararlılıkla sürdürdüğü Uluslararası Barış Ekmeği Festivali’dir. Dünyanın dört bir yanından gelen çocuklar, kendi memleketlerinin ununu, suyunu getiriyor, Anadolu’nun mayasıyla burada buluşturuyor ve dünyaya güçlü bir mesaj veriyorlar. Aslında bu iki programın bir arada olması, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı vizyonunun da bir özetidir. Çünkü biz Milli Teknoloji Hamlesi’ni sadece ekonomik güç elde etmek için değil, insanlığı yeniden adaletle ve merhametle buluşturma iddiasıyla sürdürüyoruz. İnanıyoruz ki bilim ve teknoloji ancak insanlığa hizmet ettiği ölçüde kıymetlidir. Dünyanın başkalarının topraklarına göz dikenlere, başkalarının ekmeğini elinden almak isteyenlere, dünyayı kana bulayanlara değil adalete, merhamete, huzura ve barışa ihtiyacı vardır. Ve Allah’ın izniyle dünyayı barışla buluşturacak olanlar; Türk çocukları ve dünya çocuklarıdır. İşte birlikte pişirdiğimiz barış ekmeği de bunun bir sembolüdür. İnanıyorum ki biz bu yolda kararlılıkla yürüdükçe, Türkiye güçlendikçe, dostlarımızla ve mazlum coğrafyalarla dayanışmamızı sürdürdükçe insanlık özlediği barışa adım adım ulaşacaktır" diye konuştu. "Esenler’de dönüşüm bilimle, sanatla, sporla, kültürle oldu" Dünyadaki savaş ortamı ve Esenler’de geçmişten bugüne yaşanan değişim ve dönüşümü dile getiren Bakan Kacır, "Gece ne kadar karanlık olursa olsun Allah’ın izniyle aydınlık yakındır. Evet, zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde yıllardır süren bir savaş var. Güneyimizde büyük acılar yaşanıyor. Ne yazık ki dünyada bu zulümlere dur diyecek adil bir sistem henüz tesis edilebilmiş değil. Dolayısıyla barıştan yana olanların daha fazla çalışması, daha fazla gayret göstermesi gerekiyor. İnşallah biz de bu anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Sözlerime son verirken, ev sahibi kıymetli Belediye Başkanımızı ve ekibini bir kez daha tebrik ediyorum. Ben buraları bilirim. Çocukluk yıllarım İstanbul’da, Bağcılar’da geçti ama Bağcılar-Esenler sınırında yaşadım. Dolayısıyla bu bölgenin geçmişini de iyi bilirim. Tevfik Başkan gerçekten Esenler’i baştan başa değiştirdi, dönüştürdü. Esenler’de suç oranlarının yıllar içinde ciddi şekilde düştüğünü görüyoruz. Bu dönüşüm sadece güvenlik sistemleriyle değil, eğitimle, sosyal projelerle, gençlere yapılan yatırımlarla gerçekleşti. Bilimle, sanatla, sporla, kültürle gençleri buluşturmakla oldu" şeklinde konuştu. "Barış için bu toprakların mayasına ihtiyaç var" Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bugün burada farklı ülkelerden gelen çocuklarımız kendi unlarını getirdi. Birazdan bakanımız ve kıymetli protokolümüzle birlikte bu hamuru yoğuracağız. İçine bu toprakların mayasını katacağız. Çünkü barış için bu toprakların mayasına ihtiyaç var. Yoğurduğumuz bu ekmekleri pişirecek ve PTT aracılığıyla dünya liderlerine, çocuklarımızın kaleme aldığı mektuplarla göndereceğiz. Bu çabayı, hedefimize ulaşana kadar sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü birileri savaş için uğraşıyorsa, birilerinin de barış için mücadele etmesi gerekir. 16 yıldır bu projeyi kesintisiz sürdürüyoruz. Bu süreçte bize destek olan başta TİKA olmak üzere tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca Maarif Vakfı’na ve katkı sunan tüm sivil toplum kuruluşlarına şükranlarımı sunuyorum. İnşallah çocuklarımızın duaları kabul olur ve yeryüzüne barış hakim olur. Bugün aynı zamanda önemli bir açılışı da gerçekleştiriyoruz. Esenler Bilim Merkezi’nin kapılarını açıyoruz. Çünkü biliyoruz ki barış ve bilim birbirinden ayrı düşünülemez. Bilgi, insanlığı adalete ve merhamete ulaştıran en önemli araçtır" dedi. "Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini daha açacağız" Esenler’e yeni bir bilim merkezi müjdesi veren Başkan Göksu, "Çok yakında Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini daha açacağımızın müjdesini de paylaşmak istiyorum. Bu merkezlerde yetişecek gençler, bilgilerini insanlığın huzuru ve barışı için kullanacaktır. Çünkü burası Esenler; adı gibi esenler veren bir şehir. Barışın, bilginin ve hikmetin en çok yakıştığı yerlerden biri. Çocukların duasıyla, barış için pişirdiğimiz ekmekle ve bilgiyle inşallah yeryüzüne umut olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Bosna Hersek ve Kuzey Makedonya’da da yeni Bilim Merkezimizin açılışını gerçekleştireceğiz" Programa katılan T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır, "T3 Vakfı olarak temel hedefimiz bu toprakların potansiyeline inanan merak eden, araştıran ve üreten bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz bilim merkezlerimizle çocuklarımızın erken yaşta bilimle tanışmasını, soru sorarak deneyimleyerek öğrenmesini önemsiyoruz. 2018 yılında başlattığımız bilim Türkiye yolculuğu bugün önemli bir seviyeye ulaştı. Bugün Türkiye genelinde 15 farklı ilde 29 farklı bilim merkezimiz aktif olarak faaliyetlerine devam ediyor. İnşallah önümüzdeki günlerde TİKA ile birlikte Bosna Hersek ve Kuzey Makedonya’da da yeni bilim merkezimizin açılışını gerçekleştireceğiz. 2018’den bu yana merkezlerimizde 5 milyonu aşkın öğrencimiz atölye çalışmalarına katıldı. Bugün içinde bulunduğumuz dünyada çocuklarımıza güvenli, anlamlı ve üretime yönlendiren alanlar açmanın ne kadar kıymetli daha iyi görüyoruz" dedi. Programa Bakan Kacır, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır ve çok sayıda davetli katıldı.
Manisa MCBÜ Rektörlüğünde 23 Nisan coşkusu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Yerleşkesi Kreşi 6 yaş grubu öğrencilerini ağırladı. Rektörlükte düzenlenen programda Prof. Dr. Rana Kibar’ın sıcak karşılamasıyla başlayan buluşma, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Programın devamında gerçekleştirilen sembolik görev devrinde, kura ile seçilen öğrenci Yasemin Kocaağa rektörlük koltuğuna oturarak kısa süreliğine rektörlük görevini üstlendi. Rektör Kibar, koltuğa oturan öğrenciye "Bugün üniversitemiz için ne yapmak isterdin?" sorusunu yönelterek verdiği cevabı ilgiyle dinledi ve diğer minik öğrencilerin de fikirlerini aldı. Programın devamında öğrenciler, hazırladıkları el emeği filografi bayrağı Rektör Kibar’a takdim etti. Rektör Kibar da bu anlamlı buluşma dolayısıyla öğrencilere çeşitli hediyeler verdi. Öğrencilerle keyifli bir sohbet gerçekleştiren Rektör Kibar, duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Sizler bizim geleceğimizsiniz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı kutluyor, en güzel hayallerinizi gerçekleştirmenizi diliyorum" ifadelerini kullandı. Kırmızı-beyaz kıyafetleriyle bayram coşkusunu yansıtan miniklerin mutluluk ve heyecanının renk kattığı program, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.