SPOR - 25 Mart 2025 Salı 16:55

Ozan Tufan: "Sisteme fazla odaklanarak iyi skorlar almak istiyoruz"

A
A
A
Ozan Tufan: "Sisteme fazla odaklanarak iyi skorlar almak istiyoruz"

Trabzonspor’un tecrübeli futbolcusu Ozan Tufan, teknik direktör Fatih Tekke’nin sistemi üzerine yoğunlaşıp daha iyi skorlar almak istediklerini belirterek, kendilerini için en gerçekçi hedefin Türkiye Kupası’nı kazanmak olduğunu söyledi.


Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında oynayacağı Göztepe maçı hazırlıklarına 1 günlük iznin ardından yeniden başladı. Trabzonspor’un tecrübeli futbolcusu Ozan Tufan da Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve takımın son durumu hakkında açıklamalarda bulundu.


Teknik Direktör Fatih Tekke ile birlikte yeni bir sisteme geçtiklerini belirten Tufan, "Kısa sürede Başakşehir maçında da bunu uygulamaya çalıştık. Hocamızın bizden istediklerini tam anlamıyla sahaya yansıtamasak da, zaman zaman uyguladığımızda skoru lehimize çevirebildik. Antrenmanlarda daha fazla çalışarak, daha iyi sonuçlar almak istiyoruz. Saha içinde oyunun kontrolünü elimize aldık ve yaptığımız son toplantıda olumlu dönüşler aldık. Bu da bizi mutlu etti. Önümüzdeki dönemde sistemin üzerine daha fazla yoğunlaşıp, daha iyi skorlar elde etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.



"Taraftarın beklentisinin farkındayız"


Bu sezon hem kendisi hem de takım adına inişli çıkışlı bir performans sergilediklerini aktaran Tufan, "Takım olarak zor bir sezon geçiriyoruz. Dalgalı bir performansımız oldu ve taraftarın beklentisinin farkındayız. Bunları düzeltmek bizim elimizde. Kendi adıma yeterli olmadığımın farkındayım ve daha iyisini göstermek zorundayım. Önemli olan Trabzonspor’un üst sıralarda yer alması. Geç bir deplasman galibiyeti aldık, bu üzücüydü. Ancak iyi bir takıma karşı kazandığımız için mutluyuz. Milli takım hayalim var ve tekrar o formayı giymek istiyorum. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğim" dedi.



"Baskımızı anlamaları kolay değil"


Eleştirilerin normal olduğunu vurgulayan Ozan Tufan, "Bunları daha önce de yaşadım. İlk defa yaşamıyorum. Önemli olan bu süreci tersine çevirebilmek. Kötü ve iyi oynadığım maçlar oldu. Eleştiriler doğal, ben de iyi performans sergilemek istiyorum. Sezon boyunca takım olarak istikrarlı olamadık, hoca değişiklikleri yaşadık. Her hocanın farklı bir bakış açısı var ve hepsine saygım sonsuz. Şu an Fatih Tekke ile çalışıyoruz ve saha içi dizilişimizle, baskı ve pres anlayışımızla rakiplerin bizi kolay çözeceğini sanmıyorum. Birden fazla sistem üzerinde çalışıyoruz ve her gün gelişmeye devam ediyoruz. Önümüzün açık olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.



"Hocamız nerede görev verirse orada oynarım"


Farklı mevkilerde görev almasıyla ilgili konuşan deneyimli futbolcu, "Her hocanın farklı talepleri oluyor. Sağ bekte başladım, orta saha, sağ açık ve şimdi forvete daha yakın oynuyorum. Ancak mevkinin önemi yok, önemli olan takımın başarısı. Benim istatistiklerim beni mutlu eder ama takımın istatistikleri taraftarı mutlu eder. Bu yüzden hocamız nerede görev verirse elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım" dedi.



"Kaybetmeye tahammülümüz yok"


Sezona şampiyonluk hedefiyle başladıklarını belirten Tufan, "Bizim de hedefimiz herkes gibi şampiyonluktu. Kupa da önemli bir hedefimizdi ancak ligde aldığımız olumsuz sonuçlar bunu başarmamıza engel oldu. Bu yüzden üzgünüz. Ancak kalan süreçte öncelikli hedefimiz Türkiye Kupası. Ligde ise kalan maçları kazanarak en iyi noktaya ulaşmak istiyoruz. Kaybetmeye tahammülümüz olmayan bir dönemdeyiz. Takım içinde bunu konuşuyoruz ve en büyük hedefimiz kupayı kazanmak" şeklinde konuştu.



"Stoperde görev alacağımı sanmıyorum"


Göztepe maçı öncesinde sakat oyuncuların durumu hatırlatıldığında Ozan Tufan, "Şu anda net bir şey belli değil. Sistem üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Görev verilirse en iyisini yapmaya çalışırım. ’Ozan hem ileride hem geride oynuyor’ algısı var ama ben nerede oynarsam oynayayım elimden gelenin en iyisini vermeye çalışıyorum. Ancak stoperde görev alacağımı sanmıyorum" cümlelerine yer verdi.



"Kilo ile ilgili eleştiriler gerçeği yansıtmıyor"


Fiziksel durumu hakkında gelen eleştirilere de değinen Tufan, "Kilo ile ilgili eleştiriler oluyor ama ben gayet iyi durumdayım. Burada düzenli testler ve antrenman programları uygulanıyor. Eğer böyle bir sıkıntım olsaydı zaten gerekli cezalar verilirdi. Gayet fitim ve formdayım" ifadelerini kullandı.



Ozan Tufan: "Sisteme fazla odaklanarak iyi skorlar almak istiyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Şirikçi: "İnme, erken müdahale ile kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebiliyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, girişimsel radyoloji alanındaki ileri tedavi ve inme hastalıkları hakkında bilgi verdi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, inmenin dünyada ve Türkiye’de en sık görülen ölüm ve sakatlık nedenlerinden biri olduğunu belirterek, erken ve doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Zaman beyindir" İnmenin, beyin damarlarının tıkanması veya kanaması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Şirikçi, "İnme tedavisinde en önemli faktör zamandır. Dakikalar içinde yapılan doğru girişimsel müdahaleler, hastanın hayatını ve yaşam kalitesini tamamen değiştirebilir" dedi. Girişimsel Radyoloji ile Ameliyatsız Tedavi Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde uygulanan mekanik trombektomi gibi ileri girişimsel radyoloji yöntemleri sayesinde, tıkalı beyin damarlarının ameliyata gerek kalmadan açılabildiğini belirten Prof. Dr. Şirikçi, "Girişimsel radyoloji yöntemleriyle kasıktan veya el bileğinden girilerek tıkalı damarlar kısa sürede açılabiliyor. Bu sayede felç riski büyük oranda azaltılıyor ve hastalar çok daha hızlı iyileşme sürecine giriyor" ifadelerini kullandı. Kimler risk altında İnme riskinin; yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, sigara kullanımı ve ileri yaş ile arttığını söyleyen Prof. Dr. Şirikçi, ani konuşma bozukluğu, yüz kayması, kol veya bacakta güçsüzlük gibi belirtiler görüldüğünde derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini hatırlattı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, "İnme şüphesi olan hastaların vakit kaybetmeden donanımlı merkezlere başvurması büyük önem taşıyor. İnme geliştiğinde, tedavinin etkinliği ve kalıcı hasarın önlenmesi açısından ilk 4-6 saat içinde yapılan müdahale hayati öneme sahiptir. Hastanemizde 7/24 hazır bulunan ekip ve ileri görüntüleme sistemleri sayesinde, hastalarımıza en hızlı ve en doğru tedaviyi sunmayı hedefliyoruz. Erken müdahale ile birçok hastamız günlük yaşamına bağımsız bir şekilde geri dönebiliyor" diye konuştu.
Ankara Kadın emeği ve kültürel miras ‘Yüreğin Nuru’ sergisinde buluştu Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezince (KADUM) hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ ipek iğne oyası sergisi ziyarete açıldı. KADUM tarafından hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ adlı ipek iğne oyası sergisi Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açıldı. Sergiye, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, KADUM Direktörü Zeynep Karahan Uslu ve davetliler katıldı. Sergide, kadınların yaptığı halk sanatı ve kültür mirası ipek oyalarının seçkin örnekleri, oyadan yaptıkları takı malzemeleri, çantalara ve şallara işlenen iğne oyaları gibi el emeği ürünler yer aldı. Nallıhan işlemelerinden ilham aldıklarını ifade eden Bozay, dış politikadaki belirsizlikler ve çatışmalar arasında ülkenin refahını gözeterek diplomasiyi yürüttüklerini belirtti. Aynı zamanda Bakan Yardımcısı Bozay, bu noktada en büyük destekçilerinin, Anadolu’nun kadınları, anneleri, kızları ve gençleri olduğunu vurgulayarak, sergide emeği geçenlere teşekkür etti. "Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası zenginliğimizin kıymetli bir parçası" ATO olarak yaklaşık 2 bin 100 iş kolunda faaliyet gösterdiklerini ve 170 bini aşan üyenin olduğunu belirten Baran, "Ticaretin temel amacı kazanç sağlamaktır. Bunun yolu da verimliliği ve sürdürülebilirliği devam ettirmeyi sağlamaktan geçer. Bu nedenle bir iş ya da proje söz konusu olduğunda ticaret erbapları olarak maddi ya da manevi bir değer üretip üretmediğine bakarız. Uslu’nun daveti geldiğinde baktım ki bu projeyle verimliliğin karşılığı, emeği, hakkı verilmiş. Bir değil birçok açıdan fayda sağlayan bir çalışma ortaya konmuş. Hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlanmış hem kadın üreticilere güç kazandırılması hedeflenmiş hem de doğal ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan ilçemiz Nallıhan’ın coğrafi işaretli ürünü Nallıhan oyası da görünür hale getirilmiş. Tüm bunların şehrimizin kıymetli üniversitelerinden, Çankaya Üniversitesi tarafından üstlenilen bir toplumsal sorumluluk kapsamında gerçekleştirilmiş olması da ayrıca takdire şayan Bir toplumun hafızasını oluşturan kültürel miras, toplumsal aidiyeti güçlendirdiği gibi geleceğe de güç veren bir ortak zenginliğimiz. İpek yolu üzerinde yer alan Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası da bu zenginliğimizin kıymetli ve önemli bir parçası. El emeği göz nuru bu oyaların, Nallıhan Kalkınma Vakfı tarafından yapılan başvuruyla coğrafi tescil almış olması, görünürlüğünün de artması ve ekonomik değer kazanması açısından da önemli bir kazanım olmuştur. Projenin kadın üreticilerin güçlendirilmesini hedefleyen yönü de ayrıca son derece kıymetlidir" diye konuştu. "Kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir" Uslu ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Bu sadece göz değil yürek nuruyla üretilen bir sanat. Kendi kendime verdiğim bir söz verdim. İnsan emeğinin o en zarif halinin gelişmesine hakiki bir katkı sunacağım ve bunu mutlaka yapacağım. İşte o sözü bugün sizlerin huzurunda KADUM direktörü olarak tutabilmenin mutluluğuyla bu çalışmaları koordine ediyorum. Bugün aramızda bulunan, çok gönlü destek verdiğimiz kadın kooperatifimizin üretken üyeleri. Kendi hikayelerinin kahramanı kadınlar. Onlar bizim üreticilerimiz, bizim kadınlarımız. Hayatım içinde söylenen ve söylenmeyen, sözlerini fısıldayan, iğne oyalarında bilmeliyiz ki onların sadece emeği değil, aynı zamanda ihtişamlı bir zarafeti ve aynı zamanda ömürleri vardır. Ömürlerini verdikleri bir sanat var. Biliyoruz ki kültürel mirasın en önemli yapıcısı ve taşıyıcısı olan kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir, bir halkın değerleridir. Gelecek nesillere aktarılan hazineler aslında bunlardır." Sergi, 18 Ocak tarihine kadar Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açık olacak.