KÜLTÜR SANAT - 02 Şubat 2025 Pazar 08:57

Öğrencileri arasında annesi ve ablası da bulunuyor

A
A
A
Öğrencileri arasında annesi ve ablası da bulunuyor

Trabzon’da Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da açılan kursta, el nakışları öğretmeni olarak görev yapan Eda Turan’ın öğrencileri arasında annesi ve ablasının bulunması dikkat çekiyor.


Kursiyerlerden anne Nuran Şahin, kızından eksiklerini öğrenmeye çalıştığını belirtirken abla Ebru Şen de, kız kardeşinden ders almanın kendisi için farklı bir duygu olduğunu kaydetti.


Ortahisar Halk Eğitim Merkezi el nakışları öğretmeni Eda Turan, özellikle eskiye yönelik işlemeleri daha da modernize ederek günümüze uyarlamaya çalıştıklarını ifade ederek "Türk el nakışlarına yönelik hemen hemen her şeyi yapıyoruz. İşlemelerin tarihi aslında çok eski. Anadolu’da yapılan kazılarda ilk bulgulara cilalı taş devrinde rastlanıyor ama ilk eserlere 15. yüzyılda ilk örneklerine rastlanıyor. Türk el nakışları en parlak dönemini de 17. ve 18. yüzyılda yaşamış sonrasında da günümüze kadar geliyor. Şu anda Halk Eğitim Merkezlerinde özellikle eskiye yönelik işlemeleri daha da modernize ederek günümüze uyarlamaya çalışıyoruz. Türk el nakışlarının ilk ortaya çıkma sebebi temel ihtiyaçlar. Kıyafetlerde elbiselerde örtülerde perdelerde o şekilde kullanılmış sonrasında çeyiz olarak dekoratif eserler olarak günümüze kadar gelmiş. Şu andaki çağımız bilgisayar çağı. Gençlerimizin yüzde 99’u ona yönelmiş durumda. Belli bir yaştan sonra yaşadıkça bunları kullandıkça değerini anlıyoruz ve özümsüyoruz. Gençlerimiz de şu anda önemsemiyorsa da yarın önemseyeceklerdir" dedi.


Kursiyerlerden anne Nuran Şahin, eksiklerini kızından öğrenmeye çalıştığını belirterek "Çocuk yaşlardan beri dikiş nakış işi yapıyorum kızlarım da meraklı olduğu için onlar da devam ettiler. Şu anda bazı şeyleri kızımdan öğreniyorum eksiklerimi tamamlıyorum. Eskiden başörtülerdeki örnekler şimdilerde oda takımlarında kullanılıyor" diye konuştu.


Kursiyerlerden kızı Ebru Şen ise, "Yaklaşık 15 yıldır çeşitli kurslara katılıyorum. İnsan için farklı bir meşgale oluyor. Burada farklı şeyler öğreniyorsunuz farklı insanlar tanıyorsunuz. Kız kardeşimden ders almak ayrıca güzel. Zamanında birlikte de yine kurslara katıldık" şeklinde konuştu.


Kursiyerlerden Fatma Taşkara da bilmediklerini öğrenmeye çalıştığını kaydederek "Sağ olsun devletimiz bize böyle bir imkân tanıdı. Bilmediklerimizi öğreniyoruz. Kursumuzda iki kız kardeş bir anne var ikisi de çok iyi insanlar. Onun için daha istekli geliyoruz" ifadelerini kullandı.



Öğrencileri arasında annesi ve ablası da bulunuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.