YEREL HABERLER - 11 Temmuz 2023 Salı 19:20

Milli muharip uçağı KAAN’ın yıl sonunda uçması planlanıyor

A
A
A
Milli muharip uçağı KAAN’ın yıl sonunda uçması planlanıyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAS) Genel Müdür Yardımcısı Özkan Altay, imalat ve tasarımıyla milli muharip uçak KAAN’ın montajını kısa sürede tamamlayarak ilk yerli testlerine başladığı ve taksi operasyonu gerçekleştirdiğini belirterek, “İnşallah yıl sonuna uçağımızı gökyüzü ile buluşturmayı planlıyoruz” dedi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAS) Genel Müdür Yardımcısı Özkan Altay, imalat ve tasarımıyla milli muharip uçak KAAN’ın montajını kısa sürede tamamlayarak ilk yerli testlerine başladığı ve taksi operasyonu gerçekleştirdiğini belirterek, “İnşallah yıl sonuna uçağımızı gökyüzü ile buluşturmayı planlıyoruz” dedi.

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) bir dizi incelemelerde bulundu. İlk olarak Yapı Sağlığı İzleme Laboratuvarı’nda incelemelerde bulunan Özvar daha sonra Medikal Cihaz Tasarım ve Üretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İlaç ve Farmasötik Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni ziyaret etti. Özvar, ziyaretlerinin ardından KTÜ Makine Mühendislik Bölümü’ndeki İHA Teknolojileri ve Termal Yönetim Sistemleri Laboratuvarı’nın açılışına katıldı. Açılışa Özvar’ın yanı sıra Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Adem Şen, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdür Yardımcısı Özkan Altay, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Horon gösterinin ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılışta bir konuşma yapan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdür Yardımcısı Özkan Altay, 2023 yılında TUSAS olarak havacılık sektöründe birçok ilkleri tanık olduklarını söyledi. Altay, “KAAN adını verdiğimiz Milli Muharip Uçağımız montajını kısa sürede tamamlayarak ilk yerli testlerine başladı, taksi operasyonu gerçekleştirdi. İnşallah yıl sonuna uçağımızı gökyüzü ile buluşturmayı planlıyoruz. İlk jet eğitim uçağımız Hürjet bu sene içerisinde gökyüzü ile buluştu. Atak-2 platformumuz helikopter ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Anka-3 insansız savaş uçağımız yer testleri icra etti ve Gökbey helikopterimiz ilk yerli motorla tekrar gökyüzü buluşma fırsatını yakaladı. Bütün bu başarılarının devamı olarak ilgili platformlarımızı seri üretime kavuşturmak ve böylece ülkemizin savunma sanayindeki tam bağımsızlığına katkı vermek ve yurtdışı satışları ile ülkemize döviz getirmek bundan sonraki en büyük hedeflerimizdendir. Bahse konu projelerimizin her biri büyük çaplı birer Ar-Ge projesidir” dedi.

Gelişen teknolojiye ayak uydurmak yenilikçi teknolojilerle pazarda rekabetçi bir yapıda bulunmak üzere Ar-Ge ve ürün geliştirme faaliyetlerinin büyük önem arz ettiğini vurgulayan Altay, “TUSAS olarak üniversiteleri Ar-Ge ekosistemizin doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlamaktayız. İHA teknolojileri ve termal yönetim sistemleri adını verdiğimiz bu laboratuvar TUSAS tarafından donatılmış olup alanında deneyimle sanayi danışmanlarımızla akademisyenlerimizin belirlediği ortak konularda çalışmalarımız icra edecektir. Ayrıca üniversite öğrencilerimizden kısmı zamanlı olarak istihdam edilecek personellerde bu laboratuvarlarda haftada 3 gün çalışabilecektir. 2023-2024 sezonunda en az 5 projede takım olarak toplam 20 personelin asgari olarak bu laboratuvarlarda proje icra edeceğine inanıyoruz. Bunu desteklemek için var gücümüzle çalışacağız” şeklinde konuştu.

Başkan Zorluoğlu: “Bilimsel çalışmalar ile bu teknolojilerin gelişmesine inşallah önemli katkılar yapacaklar”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ise yaptığı konuşmada, YÖK Başkanlığı ile TUSAS arasında gerçekleştirilen protokol kapsamında KTÜ’nün bir paydaş olarak yer almasının şehir adına önemli bir kazanç olduğunu kaydederek, “Protokol çerçevesinde üniversitemizde önemli bir işlev göreceğine inandığımız bu laboratuvarın kurulmasında KTÜ’ye öncelik verilmesi nedeniyle YÖK Başkanımıza teşekkür ediyorum. Öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz çok iyi imkanlar içerisinde hazırlayacakları bilimsel çalışmalara bu teknolojilerin gelişmesine inşallah önemli katkılar yapacaklar” diye konuştu.

Erol Özvar: “Üniversite ve sanayi işbirliğinin en verimli işbirliği savunma sanayi sektöründe gerçekleşmektedir”

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da yaptığı konuşmada, üniversiteler ile sanayi arasındaki işbirliği arttırmanın Yükseköğretim Kurulu’nun en öncelikle hedeflerinden bir tanesi olduğunu belirterek, “Bu hedefin bir nişanesi olarak geçen sene Türk Havacılık ve Uzay Sanayi ile Yükseköğretim kurulu arasında bir işbirliği protokolü hazırlanmıştır. Bu işbirliği protokolü ile birlikte üniversitelerimizle TUSAS ile birlikte işleyecek Ar-Ge ağırlıklı laboratuvarların açılması kararlaştırılmıştır. Üniversite ve sanayi işbirliğinde milli savunma sanayinin paydaşları ile bileşenleri ile birlikte işbirliği yapmanın birlikte çalışmanın üniversitelerimizin üretkenliğine fevkalade katkı sağlayacağına inanıyoruz. Üniversite ve sanayi işbirliğinin en verimli işbirliği savunma sanayi sektöründe gerçekleşmektedir. Bu bakımdan Yükseköğretim Kurulu olarak milli savunma sanayinin bileşenleri ile üniversitelerimizi bir araya getirecek protokollere ehemmiyet veriyoruz. Bu laboratuvar ile birlikte inşallah Karadeniz Teknik Üniversitesi ile yüksek lisans doktora yapan öğrenciler de araştırmacıların savunma sanayinin en önemli bileşenlerinden biri olan TUSAS’ın çalışanları arasında işbirliğini arttırmış olacağız. İnşallah üniversitemizin yüksek lisans doktora düzeyindeki öğrencileri ile TUSAS’ın uzman kadrolarını bir araya getirmek suretiyle fevkalade önemli işbirliklerine ve projelere imza atacaktır” dedi.

Vali Ustaoğlu: “Lisans üstü çalışmalar çok önem arz etmektedir”

Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu ise, “Ülkemizin geleceğinin teminatı olan nitelikle genç bilim insanlarının yetiştirilmesi için sanayi ve teknolojide yapılan lisans üstü çalışmalar çok önem arz etmektedir. Öğrencilerimizin bu alanda yapılacak çalışmalara öğrencilerimiz yöneldikçe bilimsel amaçlı çalışmalardan beklenen hedeflerde bir bir gerçekleşeceğine ben inanıyorum. Yükseköğretim Kurulumuz ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayisi arasında havacılık endüstrisinin gelişimine katkı sağlamak üzere imzalanan protokol sayesinde TUSAS üniversitesi öğrencileri ve öğretim elemanları ile doğrudan bulaşabiliyor. Bunun bir örneğini de Karadeniz Teknik Üniversitesi ile TUSAS arasında gerçekleştirmiş oluyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ozan Köse - Tolga Şahin

 

Milli muharip uçağı KAAN’ın yıl sonunda uçması planlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Köy okulunda büyüdü, köy çocuklarının umudu oldu Bitlis’in Tatvan ilçesi Koyunpınar köyünde görev yapan anasınıfı öğretmeni Hediye Kılıç, öğrencileriyle kurduğu güçlü bağ ve fedakârlıklarıyla takdir topluyor. Kendisi de bir köy okulunda yetişen genç öğretmen, çocukların hayatına dokunarak adeta bir eğitim neferi gibi çalışıyor. Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Erdemli köyünde birleştirilmiş sınıfta eğitim alarak büyüyen genç öğretmen, yıllar önce kurduğu köy okulu öğretmeni olma hayalini bugün Bitlis’te gerçekleştiriyor. Yaklaşık 4 yıldır köy okulunda görev yapan Hediye Kılıç, öğrencilerine yalnızca akademik eğitim vermekle kalmıyor; aynı zamanda onların ablası, arkadaşı ve yol göstericisi oluyor. Sınıfı sinema salonuna çeviriyor, öğrencileri evlerinden alıyor Öğrencileriyle ders saatleri dışında da yakından ilgilenen Kılıç, sınıf ortamını haftanın belirli günlerinde sinema salonuna dönüştürerek çocuklarla çizgi filmler izliyor. Havanın güzel olduğu günlerde okul bahçesinde çeşitli etkinlikler düzenleyen fedakâr öğretmen, öğrencilerin sosyal gelişimine katkı sunmak için yoğun çaba harcıyor. Çocukların mutluluğunu ön planda tutan Kılıç’ın bu yaklaşımı, hem velilerin hem de köy halkının takdirini kazanıyor. Köy okulundaki öğrencilerini çoğu zaman evlerinden alarak okula getiren Hediye öğretmen, ders bitiminde de çocukları tek tek evlerine bırakıyor. Öğrencilerinin ayakkabılarını ve montlarını giydirmesi ise onun çocuklara duyduğu sevgi ve sorumluluk duygusunu gözler önüne seriyor. Okul duvarlarını öğrencileriyle renklendiriyor Zorlu şartlara rağmen görevini büyük bir özveriyle sürdüren Hediye Kılıç, okulun iç ve dış duvarlarını da öğrencileriyle birlikte renklendiriyor. Çizdiği figürler ve hazırladığı görsellerle köy okulunu daha sıcak ve eğlenceli bir eğitim ortamına dönüştüren öğretmen, öğrencilerin okula olan ilgisini artırıyor. Bitlis’te görev yapan köy okulu öğretmeni Hediye Kılıç’ın hikâyesi, eğitimde fedakârlığın ve sevginin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. "Köy okulunda öğretmen olmak çocukların hayallerine dokunan kişi olmak demek" Bitlis’teki köy okulunda geçirdiği 4 yılı anlatan Hediye Kılıç, "Aslında bu hikâyenin benim için çok özel bir anlamı var. Çünkü ben de bir köy okulunda okudum. Belki de bugün yaptığım işi bu kadar severek yapmamın en büyük nedeni bu. Çocukluğumda bulunduğum sıralarda nasıl hayaller kurduysam, şimdi öğrencilerimin de aynı umutları taşımasını istiyorum. Tercih dönemimde birçok farklı seçenek vardı ama ben özellikle köy okulunu tercih ettim. Çünkü burada öğretmenliğin sadece ders anlatmaktan ibaret olmadığını biliyordum. Köy okulunda öğretmen olmak, bazen bir rehber, bazen bir abla, bazen de çocukların hayallerine dokunan kişi olmak demek" diye konuştu. "Göreve başladığım ilk günlerde okulun fiziksel şartları beni daha iyisini yapmak için motive etti" diyen Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: "Çizim yeteneğimi kullanarak okulun duvarlarını renklendirdim, sınıfları çocukların severek vakit geçireceği alanlara dönüştürmeye çalıştım. Çünkü bir çocuğun kendini güzel bir ortamda hissetmesi öğrenme isteğini de değiştiriyor. Daha sonra öğrencilerimiz için bir kütüphane kurduk. Kitaplarla büyüyen çocukların hayal dünyasında büyüdüğüne inanıyorum. Elbette köy okulunda çalışmanın zorlukları da var. Burada sadece öğretmen olmuyorsunuz. Bazen soba yakıyorsunuz, bazen okulun temizliğiyle ilgileniyorsunuz, bazen de müdür yetkili olarak birçok sorumluluğu aynı anda üstleniyorsunuz. Yani aslında tek bir görev tanımınız olmuyor. Ama bütün bu zorlukların yanında çok özel güzellikler de var. Öğrencilerle kurduğunuz bağ çok daha samimi ve güçlü oluyor. Onların küçük bir başarıdaki mutluluğunu görmek bütün yorgunluğu unutturuyor." Köy okulu öğretmenliğinin büyük bir fedakârlıkla birlikte aynı zamanda büyük bir gönül işi olduğunu düşündüğünü ifade eden Kılıç, "Burada yaptığınız küçük bir dokunuş bile bir çocuğun hayatında büyük bir iz bırakabiliyor. Eğer bugün öğrencilerimin gözlerinde umut görebiliyorsam, bu benim için en büyük mutluluktur" dedi.
Bitlis Köy okulunda büyüdü, köy çocuklarının umudu oldu Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Koyunpınar köyünde görev yapan anasınıfı öğretmeni Hediye Kılıç, öğrencileriyle kurduğu güçlü bağ ve fedakârlıklarıyla takdir topluyor. Kendisi de bir köy okulunda yetişen genç öğretmen, çocukların hayatına dokunarak adeta bir eğitim neferi gibi çalışıyor. Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Erdemli köyünde birleştirilmiş sınıfta eğitim alarak büyüyen genç öğretmen, yıllar önce kurduğu köy okulu öğretmeni olma hayalini bugün Bitlis’te gerçekleştiriyor. Yaklaşık 4 yıldır köy okulunda görev yapan Hediye Kılıç, öğrencilerine yalnızca akademik eğitim vermekle kalmıyor; aynı zamanda onların ablası, arkadaşı ve yol göstericisi oluyor. Sınıfı sinema salonuna çeviriyor, öğrencileri evlerinden alıyor Öğrencileriyle ders saatleri dışında da yakından ilgilenen Kılıç, sınıf ortamını haftanın belirli günlerinde sinema salonuna dönüştürerek çocuklarla çizgi filmler izliyor. Havanın güzel olduğu günlerde okul bahçesinde çeşitli etkinlikler düzenleyen fedakâr öğretmen, öğrencilerin sosyal gelişimine katkı sunmak için yoğun çaba harcıyor. Çocukların mutluluğunu ön planda tutan Kılıç’ın bu yaklaşımı, hem velilerin hem de köy halkının takdirini kazanıyor. Köy okulundaki öğrencilerini çoğu zaman evlerinden alarak okula getiren Hediye öğretmen, ders bitiminde de çocukları tek tek evlerine bırakıyor. Öğrencilerinin ayakkabılarını ve montlarını giydirmesi ise onun çocuklara duyduğu sevgi ve sorumluluk duygusunu gözler önüne seriyor. Okul duvarlarını öğrencileriyle renklendiriyor Zorlu şartlara rağmen görevini büyük bir özveriyle sürdüren Hediye Kılıç, okulun iç ve dış duvarlarını da öğrencileriyle birlikte renklendiriyor. Çizdiği figürler ve hazırladığı görsellerle köy okulunu daha sıcak ve eğlenceli bir eğitim ortamına dönüştüren öğretmen, öğrencilerin okula olan ilgisini artırıyor. Bitlis’te görev yapan köy okulu öğretmeni Hediye Kılıç’ın hikâyesi, eğitimde fedakârlığın ve sevginin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. "Köy okulunda öğretmen olmak çocukların hayallerine dokunan kişi olmak demek" Bitlis’teki köy okulunda geçirdiği 4 yılı anlatan Hediye Kılıç, "Aslında bu hikâyenin benim için çok özel bir anlamı var. Çünkü ben de bir köy okulunda okudum. Belki de bugün yaptığım işi bu kadar severek yapmamın en büyük nedeni bu. Çocukluğumda bulunduğum sıralarda nasıl hayaller kurduysam, şimdi öğrencilerimin de aynı umutları taşımasını istiyorum. Tercih dönemimde birçok farklı seçenek vardı ama ben özellikle köy okulunu tercih ettim. Çünkü burada öğretmenliğin sadece ders anlatmaktan ibaret olmadığını biliyordum. Köy okulunda öğretmen olmak, bazen bir rehber, bazen bir abla, bazen de çocukların hayallerine dokunan kişi olmak demek" diye konuştu. "Göreve başladığım ilk günlerde okulun fiziksel şartları beni daha iyisini yapmak için motive etti" diyen Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: "Çizim yeteneğimi kullanarak okulun duvarlarını renklendirdim, sınıfları çocukların severek vakit geçireceği alanlara dönüştürmeye çalıştım. Çünkü bir çocuğun kendini güzel bir ortamda hissetmesi öğrenme isteğini de değiştiriyor. Daha sonra öğrencilerimiz için bir kütüphane kurduk. Kitaplarla büyüyen çocukların hayal dünyasında büyüdüğüne inanıyorum. Elbette köy okulunda çalışmanın zorlukları da var. Burada sadece öğretmen olmuyorsunuz. Bazen soba yakıyorsunuz, bazen okulun temizliğiyle ilgileniyorsunuz, bazen de müdür yetkili olarak birçok sorumluluğu aynı anda üstleniyorsunuz. Yani aslında tek bir görev tanımınız olmuyor. Ama bütün bu zorlukların yanında çok özel güzellikler de var. Öğrencilerle kurduğunuz bağ çok daha samimi ve güçlü oluyor. Onların küçük bir başarıdaki mutluluğunu görmek bütün yorgunluğu unutturuyor." Köy okulu öğretmenliğinin büyük bir fedakârlıkla birlikte aynı zamanda büyük bir gönül işi olduğunu düşündüğünü ifade eden Kılıç, "Burada yaptığınız küçük bir dokunuş bile bir çocuğun hayatında büyük bir iz bırakabiliyor. Eğer bugün öğrencilerimin gözlerinde umut görebiliyorsam, bu benim için en büyük mutluluktur" dedi.
Ankara Site aidatlarıyla ilgili düzenleme tamam Fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren 14 farklı kanunda ve 1 kanun hükmünde kararnamede düzenleme içeren kanun teklifi TBMM’de kabul edilmesinin ardından Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenleme ile fahiş site aidatlarına karşı site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi kat maliki vatandaşlara aktarıldı. Düzenleme ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu değişikliği ile apartman ve sitelerde aidat belirleme süreçlerinde önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Kanunun 35 ve 37’nci maddelerinde yapılan değişiklikle yöneticilerin aidat belirleme yetkisi sınırlandırıldı. Buna göre site ve apartman yöneticileri yeniden değerleme oranının üzerinde aidat artışı yapamayacak. Bu oranın üzerinde artış gerektiğinde yönetici, en geç 3 ay içinde Kat Malikleri Kurulu’nu toplantıya çağıracak ve artış kararı yalnızca kat maliklerinin onayıyla alınabilecek. Aidat artışında son söz kat maliklerinde Mevcut uygulamada yöneticiler, herhangi bir üst sınır olmaksızın yıllık işletme projesi hazırlayabiliyor; kat maliklerinin 7 gün içinde itiraz etmemesi halinde aidatlar kesinleşiyordu. Bu durum birçok vatandaşın yüksek aidatlarla karşı karşıya kalmasına ve icra takiplerine maruz kalmasına neden oluyordu. Yeni düzenlemeyle aidatların belirlenmesinde nihai yetki Kat Malikleri Kurulu’na verildi. Yönetici en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış yapabilecek Yöneticiler; çalışan ücretleri, sigorta primleri, yakıt ile ortak alanların elektrik ve su giderleri gibi zorunlu harcamalar için bir önceki işletme projesi üzerinden en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış içeren geçici işletme projesi hazırlayabilecek. Kat maliklerine ise apartman veya sitenin ihtiyaçları doğrultusunda aidat tutarını belirleme ve gerekli yapım ile harcama kalemleri için yeniden değerleme oranının üzerinde artış yapılmasına karar verme yetkisi tanındı. İkinci toplantıda çoğunluk sağlanması yeterli olacak Yeniden değerleme oranı üzerinde artış yapılmasına yönelik toplantılarda karar alabilmek için de ilk oturumda site sakinlerinin yüzde 50+1 çoğunluğu gerekecek. Bu katılım oranı sağlanmazsa ikinci toplantıda katılanların çoğunluğu ile belirlenecek tutar yeni aidat olarak kesinleşecek. Bu durumda son tutarı site yöneticileri değil kat malikleri kurulu üyeleri yani site sakinleri belirlemiş olacak. Bu sayede, site yönetimlerinin keyfi harcamaları ve şeffaflıktan uzak şekildeki harcama kalemi belirlemesinin önüne geçilerek site sakinlerinin mağduriyet yaşaması engellenecek. Bakan Kurum: "Site yönetimlerinin keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" Yeni düzenlemeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun" mesajını verdi. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk yeterli olacak Yine 634 Sayılı Kanun’un 70’inci maddesinde yapılan değişiklikle, toplu yapılarda yönetim planı değişikliği için gereken karar nisabı 5’te 4’ten, 3’te 2’ye düşürüldü. Bu sayede site yönetimlerinin toplanma ve karar alma süreçleri kolaylaştırılacak, yaşanan sıkıntı ve aksaklıklar önlenecek.