SAĞLIK - 01 Mayıs 2026 Cuma 10:21

Mevsimsel alerjiler artışta

A
A
A
Mevsimsel alerjiler artışta

Mevsim geçişleri ve polen yoğunluğunun artmasıyla birlikte alerjik bünyeye sahip kişilerde şikayetler had safhaya ulaştı. Hapşırma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, öksürük, nefes darlığı ve gözlerde yaşarma en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor.


Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, kıştan yaza ve bahardan yaza geçiş dönemlerinde farklı polenlere bağlı olarak alerjik yakınmaların hızla arttığını belirtti.


Hapşırma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, boğazda gıcıklanma, öksürük, balgam, nefes darlığı, hırıltılı solunum ve gözlerde yaşarma gibi şikayetlerle ortaya çıkan alerjilerin kişiden kişiye değişebildiği ifade eden Özlü, "Kıştan yaza girerken, bahardan yaza girerken farklı polenlere bağlı olarak özellikle alerjik bünyeli kişilerde alerjik yakınmalar hemen artmaya başlıyor. Hapşırma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, boğazda gıcıklanma, öksürük, balgam, nefes darlığı, hırıltılı solunum, gözlerde yaşarma gibi şikayetlerle kendini gösterir. Hastalar hemen fark ediyor. Mevsimi değişir kişiden kişiye her hastada aynı olmuyor. Bazı hastalar yaz döneminde olabilir bazılarında bahar döneminde olabilir. Mevsimler alerjiler genelde polenle ilişkilidir. Ama bazen de ev tozları ya da funguslar gibi mevsimsel iklim şartlarına bağlı olarak yoğunluk değiştiği için bu tür alerjenlere karşı da semptomlar ve duyarlılık mevsimsel olarak değişebilir. Sonuç ihtimali de bu içinde bulunduğumuz mevsim hakikaten en sıklıkla mevsimsel alerjilerin kontrolden çıktığı, şikayetlerin yoğunlaştığı döneme denk geliyor. Eğer hastalarımızın önceki yıllarda buna benzer mevsimsel alerjik şikayetleri varsa aslında mevsime girmeden önce tedaviye başlamaları ya da tedaviyi arttırmaları gerekiyor. Mevsimden 15-20 gün önce aslında alerji tedavisine başlamak ve yoğunlaştırmakta fayda var. Mevsim bittikten sonra da tedavi azaltılabilir ya da tamamen kesilebilir. Tedavi yanında kaçınmak da önemli. Pek çok alerjenden tamamen hani korunmak mümkün değil. Ama polen alerjileri havada var ve dışarı çıktığınız zaman ister istemez maruz kalıyorsunuz. Özellikle sizin duyarlı olduğunuz polenlerin yoğun olduğu mevsimlerde özetle rüzgarlı havalarda daha dikkatli olmak ve dışarıya çıkmamak gerektiğini söylüyoruz. Evde de olsalar kapıyı, pencereyi açmamalarını balkona çıkmamalarını söylüyoruz. Mümkün olduğu kadar kapalı ortamda polen yükünü geçirmelerinde fayda var. Eğer dışarı çıkmak da gerekiyorsa özellikle filtreli maske dediğimiz N95 ve N97 türü takarlarsa bu polenler maskede tutulur ve kendileri açısından güvenli olur. Mevsimsel alerjiler artık üretilebiliyor yani bu konuda etkili güvenli ilaçlar var. Hastanın ihtiyacına göre bu ilaçları değişen dozlarda ve kombinasyonlarda kullanıyoruz. Genelde iyi sonuçlar alıyoruz" dedi.



"Enfeksiyon sonrası da alerjik tetikleniyor"


Kıştan kalan viral solunum yolu enfeksiyonlarının etkisinin sürdüğü, bazı şikayetlerin hem enfeksiyon hem de alerji kaynaklı olabildiği kaydeden Özlü, "Henüz kıştan kalma enfeksiyon ve bunlara bağlı şikayetler tam geçmiş değil. Biz viral enfeksiyonları görmeye devam ediyoruz. İnfluenza dediğimiz grip artık yok azaldı. Diğer solunum yolu virüsleri hala yoğun olarak görülüyor. Şu anda ortaya çıkan semptomların bir kısmı alerjenlere bağlı ama bir kısmı da enfeksiyonlara bağlı. Enfeksiyon sonrası da alerjik tetikleniyor yani bu ikisi aslında bir arada da görülebiliyor. Mevsimsel alerjilerde günümüzde süre uzadı ve yoğunluk arttı. Burada küresel ısınmanın da etkisi var. Maalesef küresel ısınma hem havadaki alerjen yükünün daha yoğunlaşmasına neden oluyor hem de alerjenlere maruz kalma süresinin daha çok uzamasına neden oluyor. Bu da mevsimsel alerjileri maalesef arttırıyor" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ MASSAD Arıcak ilçesinde çeşitli temaslarda bulundu Maden, Alacakaya, Arıcak, Sivrice Stratejik Araştırma Derneği (MASSAD) Arıcak ilçesi ile beldelerinde çeşitli temas ve incelemelerde bulundu. MASSAD Başkanı Sebahattin Bozcan ve yönetimi, Arıcak ilçesi ve beldelerini yerinde incelemek üzere ziyaret gerçekleştirdi. Başkan Bozcan ve yönetimi Arıcak Kaymakamı Emre Yeşil’i, Belediye Başkanı Mehmet Yılmaz Yalçınkaya’yı, Üçocak Belediye Başkanı Yılmaz Yegül’ü ziyaret ederek ilçe sorunları hakkında istişarelerde bulundu. Ziyaretler hakkında bilgi veren Başkan Sebahattin Bozcan, "Bingöl, Elazığ ve Diyarbakır sınırlarının kesişim noktasında bulunan Arıcak; samimi, dürüst, mütevazı ve bir o kadar da vakur insanların yaşadığı güzide bir ilçemizdir. Ters lale gibi boynunu eğen zarafetiyle ve Akdağ gibi dimdik duran karakteriyle dikkat çeken bir insan yapısına sahiptir. Ziyaretimiz kapsamında; Arıcak Kaymakamı Emre Yeşil’i, Belediye Başkanı Mehmet Yılmaz Yalçınkaya’yı, Üçocak Belediye Başkanı Yılmaz Yegül’ü ziyaret ederek, ilçe sorunları hakkında istişarelerde bulunduk ve bölgenin ileri gelenleriyle görüş alışverişinde bulunduk. Arıcak ilçemiz, tarım ve hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Aynı zamanda inşaat sektöründe şehrimize ve ülkemize kalifiye eleman yetiştiren bir konumdadır. Ancak coğrafi yapısı, merkeze uzaklığı ve üretilen ürünlerin pazara erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle yıllardır göç veren bir ilçe durumundadır" dedi. Başkan Bozcan, "İnşaat sektöründe elde edilen gelirlerin daha yüksek olması, genç nüfusun tarım ve hayvancılıktan uzaklaşmasına ve ilçeyi terk etmesine neden olmaktadır. Dağlık arazi yapısı ve miras yoluyla bölünen topraklar, üretim kapasitesini düşürmekte ve göçü zorunlu hale getirmektedir. Bu durum sosyal yapıyı da etkilemekte; evliliklerde dahi şehirde yaşama şartı ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte, Akdağ’ın sunduğu doğal su kaynakları sayesinde düşük maliyetli sulama kanalları ile tarımsal verim önemli ölçüde artırılabilir. Mevcut su kaynaklarının doğru değerlendirilmesiyle hem kayıp-kaçak oranı düşürülebilir hem de kaliteli üretim sağlanabilir. Üçocak ile Bükardı beldeleri arasında yapılan beton asfalt yolun, kullanılan malzemenin kalitesizliği nedeniyle yeniden asfaltlanması gerekmektedir. Göç nedeniyle Bükardı beldesinin nüfusu 1700’lere kadar düşmüş olup, ilerleyen yıllarda köy statüsüne düşme riski bulunmaktadır. Bu noktada, Bükardı ve Üçocak belediye başkanlarının öncülüğünde kurulmakta olan Süt Birliği Kooperatifi, hem hayvancılığın gelişmesi hem de istihdam açısından büyük önem arz etmektedir. Bölgenin iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarının dayanışma içinde hareket ederek, hiçbir menfaat gözetmeksizin Arıcak’ın sorunlarına çözüm üretme noktasında sorumluluk almaları gerekmektedir" diye konuştu.
Düzce Düzce üretiyor, emek kazanıyor Düzce Belediyesi ve Kent Konseyi iş birliğiyle gerçekleştirilen Düzce Üretim Şenlikleri Millet Bahçesi’nde açıldı. Bu yıl kapsamı genişletilen şenlikler, üretimin yanı sıra sosyal farkındalık ve sürdürülebilir yaşam kültürünü de odağına aldı. Her ay düzenli olarak gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören Düzce Üretim Şenlikleri, Millet Bahçesi ev sahipliğinde başladı. Düzce Belediyesi öncülüğünde Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin destekleri ile gerçekleştirilen şenlik; bu ay daha kapsayıcı ve geniş katılımlı olarak ziyaretçilerine kapılarını açtı. Sanat Sokağı, Tarım Sokağı ve Emek Pazarı olmak üzere üç ayrı bölümde ziyaretçilerini ağırlayan sokağın bu ay ki etkinliklerinde; geri dönüşüm, sıfır atık ve ikinci el stantları kurularak, sürdürülebilir yaşam anlayışını destekleyen örnekler sunuldu. Miniklere doğa, üretim ve tarım bilincini erken yaşta kazandırmak hedefiyle Doğa Anaokulu öğrencileriyle "Haydi Çocuklar Tarıma" atölyesi gerçekleştirildi. Ayrıca kadın emeğinin ön planda olduğu Emek Pazarı alanında "Şiddete Hayır" farkındalık çalışması düzenlenerek, toplumsal duyarlılık vurgusu yapıldı. Düzce’nin kültürel mirasını yansıtan ürünler, yerel üreticiler tarafından hazırlanan el emeği ürünler ve sanat eserlerinin görücüye çıktığı şenlikler, 2 Mayıs Pazar günü de dahil olmak üzere 3 gün boyunca ziyarete açık kalacak.
Manisa Üzümden önce yaprağı kazandırıyor Alaşehir’de üzüm hasadı öncesi toplanan asma yaprakları, üreticinin yüzünü güldürdü. Fiyatı, üzümü geçen yaprak, çiftçiye peşin gelir sağlıyor. Manisa’nın dünyaca ünlü Sultaniye üzümünün yetiştirildiği Alaşehir ilçesinde, üzüm hasadı öncesi toplanan asma yaprakları üreticiler için önemli bir gelir kaynağı haline geldi. Sabahın erken saatlerinde bağlara giren üreticiler, topladıkları yaprakları alım merkezlerine getirerek günlük ihtiyaçlarını karşılıyor. Sultaniye üzümünde hasat dönemi yaklaşırken üreticiler, bağlardan topladıkları asma yapraklarını kelter ve bez çuvallara doldurarak alım merkezlerine ulaştırıyor. Burada yaprakları kasalara yerleştirerek teslim eden üreticiler, kendi aralarında "Yaprakbank" olarak adlandırdıkları alıcılardan paralarını peşin alarak evlerine dönüyor. Alaşehir’in coğrafi işaretli asma yaprağı; ipeksi dokusu, ince yapısı, damarsızlığı ve lezzetiyle hem Türkiye’de hem de dünyada bilinirken, uzun yıllardır sürdürülen yaprak üretimi çiftçiler için hasat öncesi önemli bir ekonomik destek sağlıyor. Üreticiler, üzüm hasadı başlamadan önce günlük ihtiyaçlarını asma yaprağından elde ettikleri gelirle karşılayabildiklerini ifade ediyor. "Yaprak fiyatı üzümü geçti" Narlıdere Mahallesi mevkiinde asma yaprağı alımı yapan Aydın Çakır, sezonu açtıklarını belirterek fiyatların üreticiyi memnun ettiğini söyledi. Çakır, "Süperior üzüm yaprağını 80 TL’den, Sultaniye asma yaprağını ise 120 TL’den alıyoruz. Şu anda yaprak fiyatı üzümden daha iyi. Sultaniye kuru üzüm piyasada ortalama 90 TL civarında satılırken, yaprak 120 TL’ye alıcı buluyor" dedi. Asma yaprağının üreticilere peşin gelir sağladığını vurgulayan Çakır, "Çiftçilerimiz hem bağlarının bakımını yapıyor hem de günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yaprak topluyor. Ancak yaprak toplarken üzümlere zarar verilmemesine dikkat edilmeli" diye konuştu. İç piyasada taze ve salamura olarak tüketilen asma yaprağı, yurt dışına ise ağırlıklı olarak salamura şeklinde ihraç edilerek ekonomiye katkı sağlıyor.
Gaziantep OSB Başkanı Şimşek’ten 1 Mayıs mesajı Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda emeğin toplumların gelişimindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Şimşek, tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutlayarak, "Emek en yüce değerdir. Ülke kalkınmasının lokomotifi olan üretimin temelinde de alın teri vardır" dedi. "Başarı ortak çabanın ürünüdür" Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nin üretim ve ihracatta ulaştığı güçlü konumun arkasında çalışanların özverisi ve emeğinin bulunduğunu belirten Şimşek, "Sanayide elde edilen başarı ortak bir çabanın ürünüdür" şeklinde açıklamada bulundu. "Çalışan hakları önemli" Çalışan haklarının korunmasının ve geliştirilmesinin çağdaş demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Şimşek, çalışma hayatında sağlanacak iyileştirmelerin hem verimliliği artıracağını hem de toplumsal refaha katkı sunacağını dile getirdi. Gaziantep OSB’de çalışanların yaşam standartlarını yükseltmeye yönelik projelere de değinen Şimşek, hayata geçirilen sosyal ve altyapı yatırımlarıyla çalışanların daha iyi şartlarda yaşam sürmelerinin hedeflendiğini belirtti. "300 bin kişilik büyük bir aileyiz" Şimşek, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu güçlendirmesi temennisinde bulunarak, Türkiye’nin kalkınmasında emeğiyle katkı sunan tüm çalışanların gününü kutladı. Şimşek, mesajını, "Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi olarak yaklaşık 300 bin çalışanımızla büyük bir aileyiz" sözleriyle tamamladı.
Düzce Düzcespor olağanüstü genel kurulu yapıldı DÜZCE(İHA) – Düzcespor Olağanüstü Genel Kurulu gerçekleşti. Kulüp Başkanı Mehmet Saygun "Şahsım ve şirketlerim tarafından kulübe sağlanan 110 milyon lirayı Düzcespor’a hibe ediyorum" dedi. Düzcespor Kulübü Olağanüstü Genel Kurulu, Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezi’nde, divan kurulu başkanlığını Ali Dilber’in yaptığı toplantıyla gerçekleştirildi. Faaliyet raporu ile denetim kurulu raporu genel kurul üyelerinin bilgisine sunuldu. Yapılan oylamada yönetim kurulu ibra edildi. Genel kurulda konuşan Düzcespor Kulübü Başkanı Mehmet Saygun, kulübün şehrin en önemli marka değerlerinden biri olduğunu vurgulayarak, göreve geldikleri günden bu yana Düzcespor’u hak ettiği konuma taşımak için çalıştıklarını ifade etti. 110 Milyon lirayı hibe etti Kulübün mali durumuna ilişkin açıklamalarda bulunan Saygun, "Toplam 88 milyon liralık gelir, yönetim kurulu olarak yürüttüğümüz çalışmalar ve Sayın Belediye Başkanımızın destekleriyle sağlanmıştır. Bugün itibarıyla kulübümüzün, şahsım ve şirketlerim dışında herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Şahsım ve şirketlerim tarafından kulübe sağlanan 110 milyon lirayı Düzcespor’a hibe ediyorum" dedi. Açıklama salonda alkışlarla karşılandı. Saygun ayrıca, Düzce Belediyesi tarafından Şıralık Sosyal Tesisleri içerisinde yapımı devam eden Düzcespor Altyapı Konaklama Tesisi için Başkan Faruk Özlü’ye teşekkür ederek, "Düzcespor’un altyapısı yoktu. Başkanımız Faruk Özlü onu da halletti. Yedinci ayın sonunda çocuklarımız burada kalmaya başlayacak. Hem okuyacaklar, ders çalışacaklar, hem de spor yapacaklar" dedi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ise yaptığı konuşmada Mehmet Saygun ve yönetimine teşekkür ederek, "Tertemiz bir 2 yıl beraber geçirdik. Bundan sonra da inşallah Düzce’den bir arkadaşımız bir kulüp yönetimi oluşturacaklar. Benim Mehmet bey’in bilgisi dahilinde görüştüğüm 1-2 arkadaş var. Onlardan cevap bekliyoruz. Biz de belediye olarak Düzcespor’un bundan sonraki yönetiminin arkasında olacağız. Mehmet Bey ile ne yaptıysak gelecek arkadaşlarla da yine aynı faaliyeti yürüteceğiz" dedi. Genel kurulda yeni yönetim için aday çıkmazken, kulübün geleceğine ilişkin sürecin önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.