EKONOMİ - 21 Haziran 2024 Cuma 11:46

Kantarcı’dan ’yurt dışı çıkış harcı’ açıklaması

A
A
A
Kantarcı’dan ’yurt dışı çıkış harcı’ açıklaması

TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Volkan Kantarcı, "Son iki yıldır arttırılmadığı düşünüldüğünde, yurt dışı çıkış harcının artmasını normal karşılayabiliriz ama tabii ki dört beş kat veya on kat artması normal değil, doğru olmayacaktır" dedi.


TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Volkan Kantarcı, dünyada vatandaşlarından yurt dışı çıkış harcı alan az sayıda ülke olduğunu belirterek, son iki yıldır yurt dışı harcının arttırılmadığını söyledi. Yurt dışı harcının arttırılmasının normal karşılanabileceğini kaydeden Kantarcı, "Yurt dışı çıkış harç ücretinin artması ile ilgili olarak son günlerde basında ve sosyal medyada sıkça haberler okuyoruz. Konu ile ilgili olarak birkaç gün önce, Gelir İdaresi Başkanlığının bir açıklaması oldu. Açıklamada çıkış harcının, yurt dışına çıkış tarihinde yürürlükte bulunan tutarlar üzerinden ödenmesi gerektiğini hatırlatıldı, zam yapılıp yapılmayacağına yönelik bir ifadeleri olmadı. Sıkça konuşulan, değerlendirilen ise bayram sonrası yeni vergi paketiyle ek ve yeni vergilere yurt dışı çıkış harcının arttırılmasının ekleneceği yönünde. Son iki yıldır arttırılmadığı düşünüldüğünde, yurt dışı çıkış harcının artmasını normal karşılayabiliriz ama tabii ki dört beş kat veya on kat artması normal değil, doğru olmayacaktır. Dünyada vatandaşlarından yurt dışı çıkış harcı alan az sayıda ülke var. Bunlardaki uygulamaların çoğu bizdekinden farklı. Avustralya’daki uygulamada yolcu seyahat harcı olarak yaklaşık 40 dolar olan ücret uçak biletine ekleniyor. Japonya’daki tutar ise yaklaşık 6 dolar, bu tutar yurt dışına çıkan her yolcunun uçak biletine ekleniyor. İngiltere’de alınan uçak biletlerine ek ücret, havayolu yolcu vergisi olarak uçuşların mesafesine göre ekleniyor. Bu tutar kısa mesafede az uzun mesafelerde ise fazla oluyor. Almanya’daki uygulama da benzer, uçuş mesafesine göre az ya da çok vergiler ekleniyor. Bizdeki gibi herkesten aynı ücretin alındığı yurt dışı çıkış harcı uygulaması komşu ülke İran’da var, İran vatandaşları yurt dışına çıkarken yaklaşık 8 dolar tutarında harcı ödüyorlar" şeklinde konuştu.



"Vatandaşlarımıza ve turizm sektörüne olumsuz etkileri olmayacak şekilde planlanmalı"


Değişiklikler ve artışların yıl başında yapılması gerektiğini dile getiren Kantarcı, "Dünya genelindeki uygulamalara bakıldığında, bizde de benzer değişikliklere gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ve özellikle kara sınır kapılarından geçenlerin aynı harç bedelini ödemesin uygulamada göze batan en büyük yanlış olduğunu düşünüyorum. Sarp Sınırı’na yakın iller ve ilçelerden günübirlik veya sık aralıklarla çıkış yapanlar var. Amerika’ya iş seyahati için giden veya Bali’ye tatile gidenle Kemalpaşa’dan, Hopa’dan günübirlik Batum’a geçen vatandaşımız veya kara yolu ile bin TL karşılığında günübirlik Batum turuna katılan vatandaşımız aynı harç ücretini ödememeli. Bu örnek tüm kara sınır kapıları için geçerli. Havayolu ile yurt dışına çıkanlar için harç ücreti, mesafeye veya uçak bileti tutarına bağlı olarak bilet tutarına eklenebilir, karayolu ile çıkış yapanlar için sabit ve makul bir harç ücreti olabilir. Bölgemizdeki Sarp Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a günübirlik ve konaklamalı çok sayıda turlar çıkmakta, bu turların çoğunluğu Doğu Karadeniz ve Gürcistan aynı tur program içinde birlikte. Diğer kara sınır kapılarından da yurt dışına çıkılan tur paketleri var. Vizesiz yakın coğrafyadaki ülkelere ekonomik uçaklı tur paketleri var. Bir yandan ekonomik sorunların arttığı, diğer yandan Schengen vizesi almanın çok zorlaştığı dönemde, vatandaşlarımızın vize uygulamayan ülkelere düzenlenen uygun tur paketlerine yöneldiği görülmekte. Yılda, belki de üç beş yılda bir kez tatil yapmak, yurt dışına çıkmak için planı yapmış olanlar var. Yapılacak yüksek artış, sezon öncesi rezervasyonları ve satışları yapılmış turları ve vatandaşlarımızı etkileyebilir. Bu tür değişiklikler, artışlar kesinlikle yıl başında yapılması gerekir. Benzer durumu geçmiş yıllarda sezon ortasında arttırılan müze ve ören yeri giriş ücretlerinde de yaşamıştık. Vergi gelirlerini arttırmak amaçlı muhtemel yüksek artışlar, vatandaşlarımıza ve turizm sektörüne olumsuz etkileri olmayacak şekilde planlanmalı. Konu hakkında Ticaret Sanayi Odalarının, TOBB’un, turizm sektöründeki Birliklerin ve kuruluşların, ilgili Bakanlıklara görüş bildireceklerdir diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.