KÜLTÜR SANAT - 09 Ocak 2026 Cuma 09:36

Görselliğiyle göz kamaştırıyor

A
A
A
Görselliğiyle göz kamaştırıyor

Trabzon Sürmene ilçesi sınırları içerisinde yer alan tarihi cami görselliğiyle göz kamaştırırken ahşap motifleriyle dikkat çekiyor.


Günümüze kadar herhangi bir kitabesine ulaşmayan Karacakaya Mahallesi Camii’nin, açılış beratına göre 1901 yılında inşa edildiği biliniyor. 125 yıldır özgünlüğünü büyük ölçüde koruyan yapı, 2002 yılında mahalle halkı tarafından onarıldı. Bu süreçte caminin kuzey cephesine iki katlı betonarme müştemilat eklendi ve betonarme bir minare inşa edildi.


Cami, 2019 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü restorasyon çalışmasıyla kapsamlı bir yenilemeden geçerken bu çalışmalar çerçevesinde sonradan eklenen betonarme minare yıkılarak yerine taş minare yapıldı ve yapı, özgün mimari kimliğine uygun hale getirildi.


Hafif eğimli bir arazi üzerine kurulan ve çevresinde haziresi bulunan cami, kareye yakın dikdörtgen planıyla dikkat çekiyor. Kesme taş malzeme kullanılarak yığma teknikte inşa edilen yapı, doğu cephesindeki son cemaat yeri ve mahfil balkonu düzenlemesiyle öne çıkıyor. Ahşap tavanlar, geniş saçaklı kırma çatı ve alaturka kiremit örtü caminin mimari karakterini yansıtıyor.


Cami, iç mekanda ahşap tavan ve döşeme, geometrik ve bitkisel motiflerle süslenmiş mahfil korkulukları, sade taş mihrap ve ince işçilikli ahşap minber dikkat çekiyor. Harim duvarlarını süsleyen kalemişlerinde ayet kartuşları, çiçek motifleri, selvi ağaçları ve cami minyatürleri yer alırken yapılan restorasyonla Karacakaya Mahallesi Camii, hem ibadet hem de kültürel miras açısından bölgenin önemli tarihi yapıları arasındaki yerini korumayı sürdürüyor.



Görselliğiyle göz kamaştırıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Klinik tıp ile hızla gelişen teknoloji buluşması Çocuk sağlığında yaşanan dönüşüm, ’Pediatri 2.0: Değişim Başladı’ temasıyla tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "15 yaş altındaki çocukların sosyal medya uygulamalarından korunmasını destekliyoruz. Sosyal medyanın çocukların ruhsal, sosyal ve zihinsel gelişimi üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabildiğini biliyoruz" dedi. Prof. Dr. A. Çiğdem Aktuğlu Zeybek de "Amacımız, klinik tıp ile hızla gelişen teknolojiyi bir araya getirmek" dedi. Yapay zekânın klinik pratikteki yeri, genetik ve moleküler tanıda güncel yöntemleri, biyolojik ve hedefe yönelik tedavileri, adölesan sağlığı, beslenme ve beden algısı, acil pediatri, solunum yetersizliği ve travma yönetimi, ayrıca aşılama ve küresel sağlık dinamikleri alanında uzman konuşmacılarla birlikte güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Bilimsel programda, ileri teknolojik gelişmeler pediatristlerin sahada karşılaştıkları klinik sorunlarla birlikte ele alınacak şekilde kurgulandı. Prof. Dr. Kasapçopur, "Çocuk sağlığı ve hastalıklarını yalnızca bir bilim dalı olarak değil, çocukların yaşam hakkını ve geleceğini koruyan bir sorumluluk alanı olarak görüyoruz. Bugün 5. Cerrahpaşa Pediatri Günleri’nde bu sorumluluğun bilinciyle büyük bir heyecan ve gurur yaşıyoruz. Çocuklar, yaşamın en kırılgan grubudur. Yoksulluk, çevresel etkiler, yanlış beslenme, dijital bağımlılık, zararlı alışkanlıklar ve bilim dışı uygulamalar çocukları yetişkinlere göre çok daha derinden etkiler" dedi. Kasapçopur, "15 yaş altındaki çocukların sosyal medya uygulamalarından korunmasını destekliyoruz. Sosyal medyanın çocukların ruhsal, sosyal ve zihinsel gelişimi üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabildiğini biliyoruz. Aynı şekilde 18 yaş altındaki çocukların ultra işlenmiş, paketli ve sağlıksız gıdalardan korunması gerektiğini savunuyoruz. Bunun yanı sıra, toplumda hızla yaygınlaşan elektronik sigara ve benzeri ürünlerin çocuklar ve gençler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu özellikle vurgulamak istiyoruz. Bizim temel amacımız, çocukları yaşamın her alanında korumak; onları bilimsel, çağdaş ve etik hekimlik anlayışıyla geleceğe hazırlamaktır. Çağdaş ve bilimsel tıp bu ülkenin tüm çocukları için bir haktır" dedi. Kongre Başkanı Prof. Dr. A. Çiğdem Aktuğlu Zeybek de, "Bu yıl kongremizin ana temasını özellikle farklı bir bakış açısıyla belirledik. Amacımız, klinik tıp ile hızla gelişen teknolojiyi bir araya getirmekti. Tıp ve teknoloji son derece hızlı ilerliyor; biz hekimler de bu dönüşümün bir parçası hâline geliyoruz. Artık hastalarımız acil servislere ya da polikliniklere internetten araştırma yaparak geliyor, hatta zaman zaman ‘ChatGPT böyle söyledi’ diyerek karşımıza çıkıyor. Bizler de bu yeni dijital dünyayı tanımak, doğru kullanmak ve klinik pratiğe bilimsel çerçevede entegre etmek zorundayız. Elbette yapay zekâ hiçbir zaman hekimin yerini alamaz. Ancak önemli olan, bu teknolojileri klinik karar süreçlerine nasıl doğru ve güvenli biçimde dahil edebileceğimizdir. Genç pediatristlere ve uzman meslektaşlarımıza bu dönüşümü nasıl aktaracağımız da bu kongrenin temel başlıklarından biridir. Bu yılki programımızda yalnızca teknolojik gelişmeleri değil, aynı zamanda bu dönüşümün çocuk sağlığı üzerindeki etkileri de masaya yatırıldı. Dijitalleşmeyle birlikte çocukların daha az hareket etmesi, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının artması ve yeni sağlık sorunlarının ortaya çıkması önemli bir risk alanı oluşturuyor. Bu nedenle kongremizde, bu sorunlara karşı alınabilecek önlemleri ve doğru yaklaşımları da ele aldık. Hedefimiz; bilimsel, güncel, sahada karşılığı olan ve çocuk sağlığına gerçek katkı sağlayan konuları bir araya getirmekti" dedi. Genetik ve metabolizmada yeni teknolojiler Genetik ve Metabolizma Oturumu kapsamında çocuk sağlığının geleceğinin genetik bilimi ışığında ele alındığını belirten Kongre Sekreteri Doç. Dr. Nilay Güneş, oturumda yeni nesil ve uzun okuma dizileme teknolojileri, genomik yaklaşımlar ve yapay zekâ destekli varyant yorumlama araçlarının değerlendirildiğini ifade etti. Nadir genetik ve metabolik hastalıklarda hedefe yönelik tedavilerin güncel verilerle münazara edildiğini vurgulayan Doç. Dr. Nilay Güneş, genetik tanının klinik pratiğe entegrasyonu ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının pediatrik hasta yönetimine katkılarının değerlendirildiğini belirtti. Doç. Dr. Güneş, metabolik hastalıklarda erken tanının kritik rolüne değinerek, oturumda ileri teknolojilerin yanı sıra genetik danışmanlık ve etik boyutların da ele alındığını ekledi. Çocuklarda uyku bozukluklarının büyüme, öğrenme ve kalp-akciğer sağlığını doğrudan etkileyen bir sorun olduğunu vurgulayan Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ayşe Ayzıt Kılınç, geleneksel yöntemlerin çocuklar için zahmetli ve erişimi sınırlı olabildiğine dikkat çekti. Günümüzde uyku tıbbının yeni nesil teknolojilerle bir dönüşüm sürecine girdiğini belirten Doç. Dr. Ayşe Ayzıt Kılınç, "Giyilebilir sensörler, evde uygulanabilen uyku testleri ve yapay zekâ destekli analiz sistemleri, çocukların daha doğal uyku ortamlarında değerlendirilmesine imkan sağlamaktadır" dedi. Bu yöntemlerin özellikle prematüre bebekler ve nörogelişimsel bozukluğu olan çocuklar için alternatif sunduğunu kaydeden Doç. Dr. Kılınç, bu gelişmelerin çocuk sağlığında uyku tıbbının geleceğini yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Spor yapan adölesanlarda beslenme yaklaşımları Spor yapan adölesanlarda beslenmenin temel amacının kısa vadeli performans artışı değil, sağlıklı büyüme ve gelişmenin desteklenmesi olduğunu söyleyen Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tanyel Zübarioğlu, önceliğin her zaman doğal ve dengeli besinler olması gerektiğini vurguladı. Yanlış takviye kullanımının sağlık riskleri oluşturduğunu, yetersiz beslenmenin ise büyüme geriliğine yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Tanyel Zübarioğlu, "Çocuklar küçük birer erişkin değildir; bu nedenle erişkin sporcu beslenme önerilerinin doğrudan çocuklara uygulanması doğru değildir" uyarısında bulundu. Süreçte spor hekimi, diyetisyen ve ruh sağlığı profesyonellerinin iş birliğinin önemine değinen Doç. Dr. Zübarioğlu, doğru bilgi okuryazarlığının güçlendirilmesini hedeflediklerini belirtti. Küresel sağlıkta enfeksiyon dinamikleri ve aşılama Küreselleşme, iklim değişikliği ve göçlerin enfeksiyonları küresel bir tehdit haline getirdiğini ifade eden Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Deniz Aygün, aşılamanın toplumları korumadaki en etkili yol olduğunu belirtti. Küresel aşılama oranlarındaki düşüşün aşı ile önlenebilir hastalıklarda artışa neden olduğu uyarısını yapan Doç. Dr. Deniz Aygün, antimikrobiyal dirençle mücadelede aşıların stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Önlemenin tedavi etmekten daha kolay olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Aygün, güçlü bağışıklama programları ve akılcı antibiyotik kullanımının çocukları geleceğin tehditlerine karşı korumanın anahtarı olduğunu ifade etti.
Tokat Oğluna ismini verdiği babasını baltayla öldürdü Tokat’ta kan donduran baba cinayetine ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Oğluna da öldürdüğü babasının ismini veren M.C. miras yüzünden babasını baltayla öldürdüğü ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre bir süre önce Yunanistan’dan memleketi Tokat’a gelen Zihni Cankurtaran’ın, oğlu M.C.’nin kendisine ait gayrimenkulleri satması üzerine ülkeye döndüğü iddia edildi. Baba ile oğul arasında bu nedenle çıkan tartışmanın büyümesi üzerine M.C.’nin, babası Zihni Cankurtaran’ı baltayla öldürdüğü öne sürüldü. İddiaya göre M.C., öldürdüğü babasının cansız bedenini işletmesini yaptığı Topçam Mahallesi Ahi Evleri Sitesi’nde bulunan site havuzunun yanındaki depo bölümüne gömdü. Şüphelinin, cesedin üzerini kireçle örterek cesedi gizlemeye çalıştığı da ileri sürüldü. Kızlarının ihbarı cinayeti ortaya çıkarttı Bursa’da yaşayan kızlarının, babalarından uzun süre haber alamamaları üzerine durumu polis ekiplerine bildirmesiyle olay ortaya çıktı. İhbar üzerine Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Tokat İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından başlatılan soruşturma kapsamında M.C. gözaltına alındı. Şüphelinin emniyette verdiği ifadede cinayeti anlattığı iddia edildi. Cenazeyi henüz teslim alan olmadı Savcılık incelemesinin ardından Zihni Cankurtaran’ın cenazesi, Tokat Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Yapılan otopsi işlemlerinin ardından cenazenin morgda bekletildiği öğrenildi. Yetkililerden edinilen bilgilere göre, şu ana kadar cenazeyi teslim almak için herhangi bir başvuru yapılmadı. Katlettiği babasının ismini oğluna vermiş Öte yandan, M.C.’nin 26 yaşındaki oğluna da Zihni ismini verdiği öğrenilirken olayla ilgili M.C.’nin haricinde 5 kişinin soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.