ÇEVRE - 06 Ağustos 2024 Salı 13:16

Doğu Karadeniz’deki değerli madenlerin çıkartılmasını "Yıkım" olarak gördüler

A
A
A
Doğu Karadeniz’deki değerli madenlerin çıkartılmasını "Yıkım" olarak gördüler

Kendilerine Doğu Karadeniz Bölgesi Çevre ve Yaşam Platformu ismi veren bir grup çevreci, bugün düzenledikleri ortak açıklama ile önümüzdeki günlerde ihalesi yapılması planlanan ve Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki altın-gümüş başta olmak üzere 4. grupta yer alan değerli madenlerin ekonomiye kazandırılması için yeni açılacak maden sahalarının bölgenin geleceği açısından ciddi bir çevre sorununa yol açacağını iddia ettiler.


Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde toplanan platform üyeleri adına konuşan Metalurji Mühendisi Cemalettin Küçük, maden sahalarının açılmasını yıkım olarak değerlendirdi. Küçük “Son aylarda planlanan maden sahası ihalesi için 540’dan fazla alanda yıkıma hazırlık var. Bunlar içerisinde Karadeniz bölgemiz, çevre illerimizin yaylaları ve vadileri var. Bu alanlar için 9 Ağustos 2024 de ihale yapılacağı duyuruldu. Bugün 6 Ağustos 2024 Japonya’nın bir kenti Hiroşimaya atom bombası atılmasının 79. Yılı. Bir ömür 79 yıl. 9 Ağustosta da başka bir kent Nagasaki’ye atılışının yine 79. Yılı. Neden buradan girdik. Çünkü kadim kültürümüzü iç içe yaşadığımız doğal alanlarımız, dağlarımız için açılan maden sahası ihaleleri gelecekte buralara atom bombası atılması demek olacaktır. Kadim kültürümüzün yaşam sahlarına atom bombası attırmayacağız. Dağlarımızda, vadilerimizde girişilecek her türlü madencilik faaliyeti, doğamızın organlarının sökülmesi demektir. Yaşamın her türlü canlı için sonu olması demektir. Doğamız her canlı ile iç içe bir bütündür. Florası ve faunasıyla birlikte bir kadim yaşam kültürünü bugüne kadar birlikte sürdürdük. Doğamızın organlarını söktürmeyeceğiz. Kadim yaşam kültürlerimizi birlikte geleceğe taşıyacağız” dedi.


Bölgedeki ihalesi yapılan ve yapılacak maden sahalarının 4. gruba girdiğini belirten Küçük “Trabzon’da 5 adet IV. Grup maden ruhsatı ihaleye çıkacak. Ruhsatların toplam alanı 8 bin 38 hektar. Ruhsatların bulunduğu yerler; Karaçam, Köknar, Uzuntarla, Arpalı, Erikli. Gümüşhane’de 12 adet IV. Grup maden ruhsatı ihaleye çıkacak. Ruhsatların toplam alanı 20 bin 384 hektar. Ruhsatların bulunduğu yerler; Güngören, Arslanca, Örenler, Aktutan, Yağlıdere, İkisu. Bu arada Gümüşhane-Torul-Demirkapı için maden ocağına CED gereği görülmeden izin verildi. Rize’de 2 adet IV. Grup maden ruhsatı ihaleye çıkacak. Ruhsatların toplam alanı 3 bin 973 hektar. Ruhsatların bulunduğu yerler Erzurum-Bayburt sınırında bulunuyor. Bayburt’ta 3 adet IV. Grup 1 adet de I-B grubu maden ruhsatı ihaleye çıkacak. IV. Grup madenlerin toplam ruhsat alanı 4 bin 250 hektar, I-B grubu madenin ruhsat alanı 9,44 hektar. Ruhsatların bulunduğu yerler; Yoncalı, Günbuldu, Kavlatan. Artvin’de 7 adet IV. Grup maden ruhsatı ihaleye çıkacak. Ruhsatların toplam alanı 7 bin 604 hektar. Ruhsatların bulunduğu yerler; Yukarışahinler, Derecik, Ulukent, Yusufeli, İşhan, Meşeköy, Ovacıki Bereket, Okumuşkar, Sakarya, Naldöken, Sakalar. Giresun’da 2 adet IV. Grup maden ruhsatı ihaleye çıkacak. Ruhsatların toplam alanı 3 bin 996 hektar. Ruhsatların bulunduğu yerler; İncegeriş, Erköy. Ordu’da 5 adet IV. Grup maden ruhsatı ihaleye çıkacak. Ruhsatların toplam alanı 7 bin 84 hektar. Ruhsatların bulunduğu yerler; Seferli, Çamlıca, Ortabölme, Kuşçulu, Bahtiyarlar, Başçardak, Gümüşdere, Derinçay. Türkiye’de her ilde sayılamayacak kadar alan çeşitli faaliyetlere açılıyor. Ancak madenciliğin yıkımı bir başkadır. Bunu herkes gördü. Diğer illerde ihaleler yapıldı. Trabzon için 9 Ağustos da ihale yapılacak. Bütün bu alanlar ve etkilenecek bölgeler için yıkıma izin vermeyeceğiz. Buradan ihaleyi duyuran maden işleri genel müdürlüğünü uyarıyoruz. Yaptığınız ihaleleri iptal edin. Bölgemizde yapılacak olanları da yapmayın. Şirketleri de uyarıyoruz. Bu ihalelere girmeyin sizleri buralara sokmayacağız. Doğanın yaslarına karşı ihale yasalarıyla gelenleri iyi karşılamayacağız. Yaşamımıza Kadim kültürümüze kast etmeye kalkışanlara boyun eğmeyeceğiz. Doğal süreçlerle iç içe kadim kültürümüzü sömürgecilere peşkeş çektirmeyeceğiz. Dağlarımızı vadilerimizi akarsularımız kadim kültürümüzle birlikte geleceğe taşıyacağız” ifadelerini kullandı.



Maden sahası açılmasına karşı çıkılan 4. grupta yer alan madenler


Öte yandan platformun çıkartılmasına karşı çıktığı büyük bölümü değerli madenler arasında yer alan 4. grup madenler şunlardan oluşuyor:


“A. Kaolen, Dikit, Nakrit, Halloysit, Endellit, Anaksit, Bentonit, Montmorillonit, Baydilit, Nontronit, Saponit, Hektorit, İllit, Vermikülit, Allofan, İmalogit, Klorit, Sepiyolit, Paligorskit (Atapuljit), Loglinit ve bunların karışımı killer, Refrakter killer, Jips, Anhidrit, Alünit (Şap), Halit, Sodyum, Potasyum, Lityum, Kalsiyum, Magnezyum, Klor, Nitrat, İyot, Flor, Brom ve diğer tuzlar, Bor tuzları (Kolemanit, Uleksit, Borasit, Tinkal, Pandermit veya bünyesinde en az %10 B2O3 içeren diğer Bor mineralleri), Stronsiyum tuzları (Selestin, Stronsiyanit), Barit, Vollastonit, Talk, Steattit, Pirofillit, Diatomit, Olivin, Dunit, Sillimanit, Andaluzit, Dumortiorit, Disten (Kyanit), Fosfat, Apatit, Asbest (Amyant), Manyezit, Huntit, Tabiî Soda mineralleri (Trona, Nakolit, Davsonit), Zeolit, Pomza, Pekştayn, Perlit, Obsidyen,Grafit, Kükürt, Flüorit, Kriyolit, Zımpara Taşı, Korundum, Diyasporit, Kuvars, Kuvarsit ve bileşiminde en az yüzde 80 SiO2 ihtiva eden Kuvars kumu, Feldispat (Feldispat ve Feldispatoid grubu mineraller), Mika (Biyotit, Muskovit, Serisit, Lepidolit, Flogopit), Nefelinli Siyenit, Kalsedon (Sileks, Çört).


B) Turba, Linyit, Taşkömürü, ()(2) Antrasit, Asfaltit, Bitümlü Şist, Bitümlü Şeyl, ()(1) Kokolit ve Sapropel(Petrol Kanunu hükümleri mahfuz kalmak kaydıyla).


C) Altın, Gümüş, Platin, Bakır, Kurşun, Çinko, Demir, Pirit, Manganez, Krom, Civa, Antimuan, Kalay, Vanadyum, Arsenik, Molibden, Tungsten (Volframit, Şelit), Kobalt, Nikel, Kadmiyum, Bizmut, Titan (İlmenit, Rutil), Alüminyum (Boksit, Gipsit, Böhmit), Nadir toprak elementleri (Seryum Grubu, Yitriyum Grubu) ve Nadir toprak mineralleri (Bastnazit, Monazit, Ksenotim, Serit, Oyksenit, Samarskit, Fergusonit), Sezyum, Rubidyum, Berilyum, İndiyum, Galyum, Talyum, Zirkonyum, Hafniyum, Germanyum, Niobyum, Tantalyum, Selenyum, Telluryum, Renyum.


Ç) Uranyum, Toryum, Radyum gibi elementleri içeren radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler.”



Doğu Karadeniz’deki değerli madenlerin çıkartılmasını "Yıkım" olarak gördüler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Uzmandan hantavirüs uyarısı: "Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli" Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" dedi. Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Kemirgenler aracılığıyla bulaşan hastalığın özellikle riskli meslek gruplarında daha sık görülebildiği söyleyerek, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğunu belirterek, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Bu nedenle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalık daha sık görülebilmektedir" diye konuştu. "İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor" Hantavirüs enfeksiyonlarının iki ana klinik formunun bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Akciğer tutulumu ile seyreden tipi daha çok Amerika kıtasında görülürken, böbrek yetmezliği bulgularıyla seyreden formu ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkmaktadır" şeklinde konuştu. "İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor" Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Türkiye’de ilk vakalar 2000’li yıllarda Zonguldak ve Giresun’da bildirilmiştir. Aynı dönemde Samsun’da da takip ettiğimiz vakalar bulunmaktaydı. Son dönemde gündeme gelen salgında rol oynayan Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabileceği bilinmektedir. Tedavi süreci genellikle destekleyici yaklaşımlarla yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. "Korunma önlemleri önem taşıyor" Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" açıklamasında bulundu. "COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor" Hastalığın bulaşma yolları nedeniyle COVID-19 benzeri küresel bir salgın riskinin beklenmediğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu şunları söyledi: "Mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün dünya çapında bir pandemiye yol açması beklenmemektedir."
Kocaeli Profesörden ’Hantavirüs’ uyarısı: "Kapalı alanlar risk taşıyor" Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, son günlerde gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. Virüsün genellikle kemirgenlerden bulaştığını belirten Geyik, özellikle uzun süre kapalı kalan depo, gemi ve ambar gibi alanlarda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Büyük Anadolu Kocaeli Darıca Hastanesi’nde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, gündemde olan hantavirüs ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bir turistik seyahat gemisinde görülen hantavirüs enfeksiyonu toplumda endişe oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hantavirüsler; başta fareler ve kemirgenler olmak üzere bazı yabani kemiriciler tarafından taşınan, insanlarda ciddi solunum ve böbrek yetmezliği tablolarına yol açabilen viral enfeksiyon etkenleridir. Önceki yıllarda ülkemizde de tespit edilmiş hastalıklardandır. Özellikle uzun süre kapalı kalan yaşam alanları, gemiler, depolar, ambarlar, konteynerler, liman sahaları, yiyecek stok alanları ve uzun süre kullanılmamış ortamlar bulaşma riski açısından önemlidir" dedi. Hantavirüs bulaş yolları Hantavirüsün insandan insana kolay bulaşan bir hastalık olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "En sık bulaş yolu: Enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyası ile kirlenmiş ortamların solunması, fare dışkısı bulunan alanların süpürülmesi sırasında virüsün havaya karışması, kirli yüzeylere temas sonrası ağız, burun veya göze dokunulması ve nadiren kemirgen ısırıklarıdır" şeklinde konuştu. "1–8 hafta içinde ortaya çıkabilir" Belirtiler genellikle kemirgen teması sonrası 1–8 hafta içinde ortaya çıkabildiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hastalık başlangıçta grip benzeri belirtilerle ortaya çıkar. Yüksek ateş, halsizlik, aşırı yorgunluk, baş/kas/karın/sırt ağrıları, bulantı ve kusma sık görülen bulgulardır. Ağır vakalarda ise: öksürük, nefes darlığı, akciğer tutulumu, böbrek fonksiyon bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve yoğun bakım gereksinimi olabilir. Bize yakın coğrafyada klinik olarak genellikle böbrek hasarı ve hemorajik ateşle seyreden "böbrek sendromuna" rastlanırken Amerika coğrafyasında ise nefes darlığı, hipotansiyon, akciğer ödemi ve solunum yetmezliği ile karakterize hastalık tablosu daha çok görülür" ifadelerini kullandı. Korunma için hayati önlemler Fare ve kemirgen kontrolü şart olduğunu söyleyen Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Gıda depoları kapalı tutulmalı, açıkta yiyecek bırakılmamalı, çöp alanları düzenli temizlenmeli, gemilerde ve limanlarda profesyonel kemirgen kontrolü yapılmalıdır. Kemirgen dışkısı görülen alanlarda kuru süpürme veya elektrikli süpürge kullanımı virüsü havaya yayabilir. Temizlik sırasında eldiven ve maske takılmalı, çamaşır suyu içeren dezenfektanlar kullanılmalıdır. Uzun süre kapalı kalan depo, ambar, gemi kamarası veya konteynerler uzun süre havalandırılmalıdır. Riskli alanlarda:N95/FFP2 maske, eldiven, koruyucu gözlük takılmalıdır" açıklamasında bulundu. Risk altında olanlar ve risk durumu Dr. Mehmet Faruk Geyik şunları söyledi: Gemi personelleri, liman çalışanları, depo ve ambar çalışanları, temizlik personelleri, kampçılar ve kırsal alan çalışanları, uzun süre kapalı alan temizliği yapan kişiler risk altındadır. Hantavirüs nadir görülen ancak ciddi seyredebilen bir enfeksiyondur. Şu an için toplumda yaygın bir salgın olduğuna bir veri bulunmamaktadır. Ateş, yoğun halsizlik, nefes darlığı veya kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması önerilir. Toplum sağlığının korunması için doğru bilgiye dayalı hareket etmek, hijyen kurallarına uymak ve resmi sağlık otoritelerinin açıklamalarını takip etmek hayati önem taşımaktadır."
Kütahya Gediz’de Trafik Haftası kapsamında bilgilendirme faaliyeti düzenlendi Kütahya’nın Gediz ilçesinde Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında jandarma ekipleri tarafından traktör sürücüleri ile öğrencilere yönelik trafik güvenliği eğitimi gerçekleştirildi. Gediz İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Yenikent Beldesi Yeni Mahalle Meydanı ile Gölcük Mahalle merkezinde düzenlenen etkinliğe; Gediz İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Yusuf Genç, Trafik Şube Müdürü Jandarma Teğmen Ali Erkan Döğüşçü, Gediz İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Aydın ve Yenikent Belediye Başkanı Cumali Öztürk katıldı. Etkinlik kapsamında traktör sürücülerine güvenli traktör kullanımı, üçgen reflektör kullanımı, ROPS demiri kullanımı ve genel trafik kuralları hakkında bilgilendirme yapıldı. Jandarma ekipleri tarafından sürücülere reflektör takılırken, trafik güvenliği konusunda bilgilendirici broşürler de dağıtıldı. Öte yandan Yenikent İlk ve Ortaokulu öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen eğitimlerde genel trafik kuralları, karşıdan karşıya güvenli geçiş, emniyet kemeri kullanımı ile bisiklet kullanımında koruyucu ekipmanların önemi anlatıldı. Öğrencilere teorik bilgilendirmenin yanı sıra uygulamalı trafik eğitimi de verildi. Yetkililer, Trafik Haftası kapsamında düzenlenen eğitim faaliyetleriyle toplumda trafik bilincinin artırılmasının ve trafik kazalarının en aza indirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
İzmir Basketbolda İzmir takımlarının durumu belli oluyor Karşıyaka Basketbol ile Aliağa Petkimspor’un Basketbol Süper Ligi’nde kalıp kalmayacağı, yarın aynı saatte başlayacak karşılaşmaların ardından belli olacak. Basketbol Süper Ligi’nde küme düşecek son takım yarın oynanacak karşılaşmaların ardından belli olacak. Ligde düşme ihtimali bulunan üç takımdan ikisini İzmir temsilcileri Karşıyaka Basketbol ve Aliağa Petkimspor oluştururken, diğer ekip ise Mersinspor oldu. Yarın saat 15.30’da başlayacak maçların ardından lige veda edecek son takım netlik kazanacak. Son haftaya 8 galibiyetle düşme hattında giren Karşıyaka, Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nda Bursaspor’u ağırlayacak. Karşıyaka taraftarları kritik mücadele öncesinde tüm biletleri tüketirken, karşılaşma kapalı gişe oynanacak. 9 galibiyetle son haftaya giren ve düşme ihtimali bulunan bir diğer İzmir ekibi Aliağa Petkimspor ise deplasmanda Tofaş ile karşı karşıya gelecek. Ligde 9 galibiyeti bulunan Mersinspor da deplasmanda Trabzonspor ile mücadele edecek. Aliağa Petkimspor’un kazanması halinde diğer sonuçlara bakılmaksızın Karşıyaka lige veda eden takım olacak. Aliağa ekibinin mağlup olması durumunda ise Karşıyaka ve Mersinspor’un galip gelmesi halinde küme düşen takım Aliağa Petkimspor olacak. Mersinspor ile Aliağa Petkimspor’un mağlup olması ve Karşıyaka’nın Bursaspor’u yenerek 9 galibiyete ulaşması halinde ise üç takım da sezonu aynı galibiyet sayısıyla tamamlayacak. Bu durumda sıralama üçlü averaja göre belirlenecek ve lige veda eden ekip Mersinspor olacak.