EKONOMİ - 17 Nisan 2026 Cuma 11:35

Denizlerde av yasağının başlamasının ardından tezgahlar kültür balıklarına kaldı

A
A
A
Denizlerde av yasağının başlamasının ardından tezgahlar kültür balıklarına kaldı

Türkiye’de 15 Nisan itibariyle denizlerde av yasağının başlamasının ardından balık tezgahları artık kültür balıklarına kaldı. Sezon boyunca tezgahların vazgeçilmezi olan hamsi ve istavrit yerini levrek, çupra ve özellikle somona bıraktı.


Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, av yasağıyla birlikte tezgahlarda kültür balıklarının ön plana çıktığını belirterek "Artık sıra yetiştirme balıklarına geldi, onların satışı başladı. Şu an levrek, çupra ve somon ağırlıklı olarak satılıyor. Ancak somon bu yetiştirme balıklar arasında daha fazla talep görüyor. Somon halkımızdan bayağı bir talep görüyor. Tezgahlarda da daha fazla yoğunluğu artmaya başladı. Tezgahlarda istavrit ve hamside bulunan tahtı somona bıraktılar gibi görünüyor. Ayrıca somonun fiyatı uygun. 300 TL’den kilosu satılıyor. Somonun tüketimi de günden güne artıyor" dedi.


Çoğalmış, diğer balık fiyatlarına da değinerek, "Somon dışında geçtiğimiz hafta fiyatı 250 TL’ye çıkmış olan istavrit bugün 150 TL’den satılıyor. Levrek, çupra ve alabalık var. Hamsi haricinde diğer balıklar şu an mevcut. Levrek 500 TL, çupra 400-500 TL, alabalık 300 TL" ifadelerini kullandı.


Balıkçı esnaflarından Emin Avcı ise av yasağının ardından sınırlı miktarda kıyı balığı geldiğini ancak genel satışın kültür balıklarına döndüğünü ifade ederek "15 Nisan’da malumunuz av yasağı başladı. Şu sıralar olta istavrit, mezgi, barbun ve kıyı balıkları geliyor ancak bundan sonra daha çok yetiştirme balıkları daha fazla satılacak. Alabalık, somon, çupra, levrek gibi balıkları satacağız. Vatandaşın somona karşı bir talebi var. Bunun buğulamasını, ekşilisini yapıyorlar. Hatta bunun ızgarası bile oluyor. Fiyatı da uygun 300-350 TL. Vatandaşımız da somona talep ediyor" diye konuştu.


Avcı, önümüzdeki süreçte tezgahlardaki çeşitliliğin sınırlı olacağını vurgulayarak "Tezgahlar kültür balıklarına kaldı. Bundan sonra az miktarda istavrit ve mezgit gelir. Ama genel olarak çupra, levrek, somon, alabalık gibi balıklar daha çok satılır. Somon ağırlıklı satışlar oluyor. Ama levrek de satılıyor. Izgara yapanlar çuprayı da tercih ediyor. Vatandaşın ilgisi de çok iyi" şeklinde konuştu.



Denizlerde av yasağının başlamasının ardından tezgahlar kültür balıklarına kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Gümüşhaneli girişimcinin geleneksel çözümü dünya pazarına açıldı Gümüşhane’de kurumsal hayatın stresinden uzaklaşmak için hobi olarak ahşap işlerine başlayan Hasan Yavuz Can, geliştirdiği "Yün Kabartma Makinesi" ile dikkat çekiyor. Yarım günlük yün işleme süresini 20 dakikaya indiren makinesi Rusya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyadan talep görüyor. Gümüşhaneli genç girişimci Hasan Yavuz Can, eğitim hayatının ardından döndüğü memleketinde, evinin altındaki küçük bir atölyede başlattığı ahşap tutkusunu üretim merkezine dönüştürdü. Çocukluk yıllarında yaylalarda çobanlık yaparken dedesinin hediye ettiği bir çakıyla ahşabı yontmaya başlayan Can, o günlerde filizlenen bu tutkuyu, bugün gelişmiş makinelerin ve profesyonel işçiliğin merkezine taşıdı. "Yapılamaz" denileni başardı Hasan Yavuz Can’ın dönüm noktası, bir arkadaşının piyasada bulamadığı ve yerel ustaların "uğraşmam" diyerek geri çevirdiği yün kabartma makinesi talebi oldu. Yaklaşık iki aylık bir AR-GE süreci ve yarım metreküplük kereste sarfiyatıyla deneme yanılma yöntemlerini kullanan Can, sosyal medyadan gelen geri bildirimlerle cihazı mükemmel hale getirdi. Özellikle hayvancılıkla uğraşanların ve geleneksel yün yorgan kültürünü yaşatanların büyük ilgisini çeken makine, yünün yanı sıra pamuk ve elyaf kabartma işlemlerini de başarıyla gerçekleştiriyor. Yarım günlük iş 20 dakikaya düştü Makinenin sağladığı en büyük avantaj, zaman ve emek tasarrufu olarak öne çıkıyor. Klasik yöntemlerle bir kişinin yarım gününü alan yün kabartma işlemi, bu cihaz sayesinde sadece 20 dakikada tamamlanıyor. Tozu dışarı atan ve yüne hacim kazandıran sistem, aynı zamanda yünü iplik haline getirmeye uygun bir inceliğe ulaştırıyor. Sosyal medyada büyük ilgi gördü Sosyal medyada paylaşılan tanıtım videolarının yaklaşık 27 milyon izlenme almasıyla birlikte, Gümüşhane’deki bu küçük atölye bir anda ilgi odağı haline geldi. Rusya, Kuzey Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’dan çok sayıda sipariş alan Hasan Yavuz Can, başlangıçta günde sadece bir adet üretebildiği bu meşakkatli makineden, atölyesini büyütüp makine parkurunu genişleterek bugün günde 7-8 adet üretebilecek kapasiteye ulaştı. Can, "Atıl parçaları değerlendirerek başladığımız bu süreçte, bugün Gümüşhane’nin çam, köknar ve ladin ağaçlarını kullanarak dünyaya teknoloji ihraç eder hale geldik" ifadelerini kullandı. Her bir parçanın tek tek işlendiği, havşalandığı ve zımparalandığı bu süreçte kaliteden ödün vermediklerini belirten girişimci, "Hobi olarak başladığımız bu yolculuk, artık Gümüşhane’nin adını dünyaya duyuran bir ek işe dönüştü" ifadelerini kullandı. Can ayrıca, geleneksel el aletlerinden olan ’kirmen’ ve diğer unutulan ürünleri de modernize ederek yeniden hayata geçirmeyi hedefliyor.
Erzurum Erzurum Kent Konseyi’nden ortak bildiri: "Sosyal medyaya etkin sınırlama olmalı" Erzurum Kent Konseyi Kurul Üyeleri, Başkan Hüseyin Tanfer başkanlığında toplanarak kentin ekonomik, sosyal, çevresel ve ulaşım konularının yanı sıra son günlerde gündeme gelen akran olayları ve okul saldırılarını ele aldı. Erzurum Kaleiçi Kent Konseyi’nde gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına; Kent Konseyi Başkan Vekili Lokman Karadaş, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kariyer Uzmanı Cemal Almaz, Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Emirhan Keleş, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Erzurum Şube Başkanı Salih Mesci, Türkiye Sakatlar Dernek Başkanı Sadullah Efe, Erzurum Muhtarlar Dernek Başkanı Cemal Korkmaz, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Başkanı Recep Akgül, iş adamı Ali Toköz ve Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeleri katıldı. "Sosyal medyaya etkin sınırlama olmalı" Toplantıda konuşan Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, halkın hem yönetim hem de denetim mekanizmalarında yer almasını sağlamak ve katılımcı demokrasi anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Tanfer, kentin kalkınmasına katkı sunmak ve sorunlara çözüm üretmek için mücadele ettiklerini ifade ederek: ’’Son günlerde meydana gelen okul saldırılarına ilişkin gelişmeler, kamuoyunda hassasiyetle takip edilmektedir. Sürecin sağduyuyla yönetilmesi, toplum huzurunun korunması ve özellikle çocuklarımızın psikolojik güvenliğinin gözetilmesi büyük önem arz etmektedir. Öncelikle Kahramanmaraş ’ta hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Günlük yaşantımızda internet kullanımı, sosyal medya platformlarının etkisi, dijital mecralarda yayılan zararlı içerikler, sanal zorbalık, suçun ve suçlunun özendirilmesi, şiddeti sıradanlaştıran dizi, film ve benzeri popüler kültür unsurlarının çocuklarımız üzerindeki etkileri de çok boyutlu biçimde ele alınması gerekir. Sosyal medya hesaplarının güvenliği için gerekli önlemler alınmalı, şüpheli hesaplardan ve bağlantılardan uzak durulmalı, burada her bir ferdimize, ailemize önemli görevler düşüyor. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması, devletimizin en temel önceliklerindendir. Gayemiz, hiçbir anne babanın çocuğunu okula gönderirken endişe taşımamasıdır. Devletimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde tüm kurumlarıyla görev başındadır. Erzurum Kent Konseyi olarak Devletimizin üst kademe görevlileri mutlaka sosyal medya üzerinde titiz bir çalışma yaptığını, sosyal medyaya etkin bir sınırlama uygulanmasını temenni ediyoruz" dedi. ’’Toplumsal dayanışmaya birlikte katkı sağlayalım’’ Toplum huzurunun korunması, çocukların güvenliği ve kamu düzeninin sürdürülebilirliği için tüm kurumların eş güdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Tanfer, "Medya kuruluşlarımızın da bu süreçte sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket ederek toplumsal dayanışmaya katkı sunacaklarına inanıyoruz. Bu anlamda da arkadaşlarımızla beraber istişarede bulunduk. Kenti küçük düşürücü açıklamaları kabul etmiyoruz. ’Yapılan bir toplantıda ’Erzurum emekliye ayrılmış, hayattan isifa etmiş, can çekişiyor’ şeklinde yapılan talihsiz açıklamalar bizleri derinden üzmüştür. Kabullenemeyeceğimiz bu açıklamaları, Erzurum Kent Konseyi olarak tavsip etmiyoruz. Biz bu şehirde yaşıyoruz, yazını da seviyoruz, kışını da, donduran soğuğunu da seviyoruz. Bu kadim şehirde yapılan önemli bir birinden güzel projelerin görmemezlikten gelinmesi büyük bir talihsizlik ve haksızlıktır. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen, sosyal belediyecilik vizyonunda ilimizde önemli projeler geliştirdi ve etkinlikler düzenledi. Kış sporlarının kalbi Palandöken, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in vizyoner bakış açısıyla büyük bir dönüşüm yaşamaktadır. Erzurum Kalesi’nin önünü kapatan gecekondular başta olmak üzere köhne birçok yapı kaldırılmış, tarihi evler restore edilmiştir. Bu şehrin kalkınmasında en büyük anahtar şudur; birbirimizi sevmek. Dün olduğu gibi bugün de birlik içinde, beraberlik içinde sevgiyle canla başla çalışacağız. Erzurum Kent Konseyi’nin kapıları şehrimizin bütün sivil toplum kuruluşlarına açıktır. İnşallah el birliğiyle bu kentin iktisadi ve ekonomik hayatına çözüm üretmeye, destek vermeye ve yeni fikirleri hayata geçirmeye var gücümüzle çalışacağız" şeklinde konuştu. "Erzurum’un meselelerinin takipçisi olmaya devam edeğiz" Bu yıl gerçekleştirdikleri projeler, düzenledikleri etkinlikler ve başlattıkları çalışmalarla şehre değer katıldığını ifade eden Tanfer, "Kent Konseylerinin başarılı çalışmalar üretebilmesi için gerçekten hemşerilik bilincinin, kent hukukunun korunması için gereken çalışmaları yapabilmesi için belediye başkanlığının desteği gerçekten çok önemli. Uyumlu çalışmak önemli, daha önemlisi de kentinin, ilçesinin misafiri değil sahibi olan insanlara ihtiyacımız var. Onların gönüllü katılmaları, bizleri zenginleştirmeleri, bizleri projeleriyle, katkılarıyla güçlendirmeleri gerekir. Büyükşehir Belediyemiz ayrıca hayvancılığın önemli geçim kaynağı olduğu kente 300 dönüm arazi üzerinde, içinde otelin de olduğu büyük bir hayvan pazarı ile Pekin’i Londra’ya kadar bağlayacak İpek Yolu üzerindeki Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun Erzurum’dan geçecek olması ise şehrimiz için büyük şans olduğunu, Erzurum Hızlı Tren Projesi, Sivas-Erzincan yüksek standartlı demiryolu hattının devamı niteliğinde olup, Erzurum’u Ankara ve İstanbul’a bağlayacak projenin hayata geçirilmesi konusunda takipçisi olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Ben bu duygu ve düşünce ile kadim şehir Erzurumumuz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.
Ankara Ankara’da dolandırıcılık operasyonu: 11 şüpheli tutuklandı Ankara’da kendini polis, savcı ve banka personeli olarak tanıtarak vatandaşları dolandıran çeteye yönelik yapılan operasyonda 12 kişi gözaltına alındı. 12 şüpheliden 11’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, kendisini polis, savcı ve banka personeli olarak tanıtarak yasa dışı yollarla bilgilerini ele geçirdikleri vatandaşları dolandıran çeteye operasyon gerçekleştirdi. Ankara’da yaşayan vatandaşları telefonla arayan şüpheliler, kendilerini polis ve banka görevlisi olarak tanıtarak, "Adınız terör örgütüne karıştı. Kimlik bilgilerinizi kullanarak FETÖ terör örgütü para topluyor. Bu şahıslara operasyon yapılacak. Bu nedenle evinizde bulunan ziynet eşyası ve paraları kapıya gelen görevliye verin, inceleme sonrasında size geri verilecek. Hesabımıza attığınız paralar sizin teminatınız olacak" şeklinde ifadelerle mağdurları dolandırdı. Telefon irtibatını kesmeyen şüphelilerin, 2 mağdurdan para ve ziynet eşyası aldığı, ayrıca diğer mağdurlardan da döviz ve ziynet eşyalarını bozdurarak kendi hesaplarına göndermelerini istedikleri tespit edildi. Şüphelilerin izini süren Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonucunda; Ankara merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonlarda 12 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 1’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 11’i tutuklanarak cezaevine gönderildi.