KÜLTÜR SANAT - 13 Mayıs 2024 Pazartesi 10:04

Coğrafi işaretli asırlık keşan turistlerin Trabzon hatırası oldu

A
A
A
Coğrafi işaretli asırlık keşan turistlerin Trabzon hatırası oldu

Karadeniz yöresinin geleneksel ve yöresel dokumaları arasında yerini alan yaklaşık bir asırdan beri kullanılan coğrafi işaretli keşan, yöreye gelen turistlerin hatıra amaçlı olduğu ürünlere dönüştürüldü.


Trabzon’da keşan sektörüyle uğraşan Yurdagül Beşinci, keşanın eskiden örtünmek için giyildiğini ancak daha sonra genellikle aksesuar olarak tercih edilmeye başlandığına dikkat çekti. Beşinci, "Keşan sadece üzerimizi örtmek için üretilirken daha sonra aksesuara masa örtüsüne ev dekarasyonunda kullanılmaya başlandı. Dolayısıyla bu anlamda sektör gelişti turizmin de aranılan bir ürünü oldu. Yöreye gelen turistler hatıra amacıyla hediyelik olarak keşan ürünlerine yoğun ilgi gösteriyor” dedi.



"O köyden başka köye 50 yıl kız verilmemiş, ’Dokuma öğretilmesin, öğrenilmesin’ diye"


Karadeniz yöresi kadınlarının olmazsa olmazları arasında yerini keşanın, eskiden orijinal tezgâhlarda dokunduğunu kaydeden Beşinci, “Keşan, Trabzonumuzun en az 100 yıllık bir üründür. Tahminen İran’dan Trabzon’un Çarşıbaşı ilçemize gelenler keşan tezgahı kurmuş sonra o bölgede sektör oluşturmuş. Hatta o köyden başka köye elli yıl kız verilmemiş, ’Dokuma öğretilmesin, öğrenilmesin’ diye öyle de bir geçmişi var. Karadeniz Bölgesi’nde yüzyıllardır sarı, kırmızı, siyah ve beyaz ipliklerle üretilen keşan, Trabzon’un Çarşıbaşı ilçesinde tezgahlarda dokunuyor. 2008 yılında Çarşıbaşı Keşanı dokuması coğrafi işaret tescili aldı. Keşan önceden orijinal tezgahlarda dokunuyordu şimdi sanayiye döndü. Sadece üzerimizi örtmek için üretilirken daha sonra aksesuara masa örtüsüne ev dekasyonuna giysiye döndü. Dolayısıyla bu anlamda sektör gelişti turizmin de aranılan bir ürünü oldu. Biz de bu konuda elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Dokutup her türlü aksesuara çeviriyoruz. Bu rastgele bir kumaş değil bunun geçmişi var. Biz de esnaf olarak elimizden geleni yapıyoruz” şeklinde konuştu.



"Eskiler keşanı giymeden dışarı çıkmazdı"


Eskiden keşan giyilmeden dışarı çıkılmadığını kaydeden Beşinci, “Keşanı gören, ’Anneannem kullanırdı, babaannem kullanırdı’ diyerek geçmişini görüyordu. Biz de istiyoruz ki anneannesinin, babaannesinin kullandığı keşanı evlatları bir şekilde devam ettirsin. Anneannesi, babaannesi keşanı örf ve adet olarak kullanırdı giymeden dışarı çıkamazdı onun şerefi namusuydu. Şimdi o geçmişi elbiseye, aksesuara ev tekstiline döndürüyoruz modaya çeviriyoruz. Gelinlik kızlar çeyizlerinde mutlaka keşanı bulunduruyor, mutlaka vardır keşan olmazsa olmazdır. Bir Karadenizlinin evinde evinin bir köşesinde mutlaka bir örtü olarak vardır” diye konuştu.


Keşanın Trabzon’la bir bütün olduğunu ifade eden Sevgi Deniz de “Trabzon, keşanla bir bütündür Olmazsa olmazımız keşan, Trabzon’un tüm köylerinde her adımda görebileceğiniz Karadeniz halkıyla bütünleşmiş bir kıyafettir. Keşan Karadeniz insanının içselliğini ve dışsallığını temsil eder. Renklerimizden de bellidir orijinaldir. Giyimi çok rahat pamuklu her sezon tercih edilen dört mevsim giyilebilecek bir kumaştır. Aynı zamanda biz bunu özel günlerimizde de tercih ederiz olmazsa olmazımızdır. Karadeniz kadınıyla bir bütündür. Özel kına gecelerimizde düğünlerimizde genç kızlarımızın birinci tercihidir. Yöremizi ifade etmek adına festivaller, turlar, toplantılar olsun olmazsa olmazımızdır. Şimdilerde yöreye gelen turistlerin hatıra için aldığım turistik bir ürün olmaya da başladı” ifadelerini kullandı.


Öte yandan yaklaşık 5 yıl önce unutulmaya yüz tutan keşan motifleri Trabzonspor’un formasına girince tekrar gündeme gelmişti. Trabzonspor’un yöreye özgü ’Keşan’ motiflerinin yer aldığı forması için çekilen kısa film, her kesimin büyük beğenisini toplarken, yeni forma kulüp tarihinin en kısa sürede en çok satılan forması olmuştu. Filmin çekimi Keşan’ın merkezi olan yaklaşık 1 asırdır ilçede geçim kaynağı olan Çarşıbaşı ilçesinde çekilirken klipte, Trabzonspor’un alt yapısında oynayan çocuklar da yer almıştı.



Coğrafi işaretli asırlık keşan turistlerin Trabzon hatırası oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla İnsansız hava araçları ile zirai mücadele uygulama şartları belirlendi İnsansız hava aracı (İHA-drone) sistemlerinin bitki koruma ürünü (BKÜ) uygulamalarında kullanımına ilişkin esaslar, ‘İnsansız Hava Aracı Sistemlerinin Zirai Mücadele Kapsamında Bitki Koruma Ürünü Uygulamalarında Kullanılmasına İlişkin Yönerge’ hükümlerine göre yürütülmeye devam ediyor. Yönerge kapsamında, İHA sistemlerinin zirai mücadelede kullanımına izin verilen zararlı organizmalar ve uygulama alanları belirlendi. Buna göre; çeltikte yanıklık hastalığı, garsiyat alanlarında çekirge zararlısı, çeltik, buğday, arpa ve mısır tarlalarında yabancı otlar, pamukta çeşitli zararlılar ve bitki gelişim uygulamaları, buğdayda septorya yaprak lekesi, tahıl pas hastalıkları, mısır yaprak yanıklığı, ayçiçeğinde çayır tırtılı, zeytin ve Akdeniz meyve sineği ile zeytinde halkalı leke hastalığı gibi pek çok zararlı ve hastalığa karşı İHA ile ilaçlama yapılabiliyor. Ayrıca biyolojik mücadele etmeni salınımı da İHA sistemleri ile gerçekleştirilebilecek uygulamalar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Muğla sınırları içerisinde söz konusu uygulamaları gerçekleştirecek kişilerin her uygulama öncesinde İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden izin almak zorunda olduklarını belirtti. Baydar, İHA ile yapılacak bitki koruma ürünü uygulamalarında yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından ruhsatlandırılmış ve ruhsat süresi devam eden araçların kullanılabileceğini vurguladı. Uygulama yapacak kişilerin ayrıca Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan kayıt sistemine kayıtlı olmaları ve bunu belgelendirmeleri gerektiğini ifade etti. Bitki koruma ürünleri uygulama belgesine sahip olmayan kişilerin ise uygulama sırasında bu belgeye sahip bir kişi ile birlikte çalışmaları gerektiğine dikkat çeken Baydar, yönergede yer almayan zararlı organizmalara yönelik İHA ile uygulamalara kesinlikle izin verilmeyeceğini kaydetti.
Kastamonu Tuvalette doğurduğu bebeğini çöpe atan anne 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı Kastamonu’da 9 ay boyunca hamileliğini ailesinden saklayarak tuvalette doğurduğu bebeği poşete sarıp çöp konteynerinin yanına bırakan anne, 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 2 Kasım 2023 tarihinde Kastamonu il merkezi Kuzeykent Mahallesi’nde Karadut Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar tarafından çöp konteynerinin yanında çöp poşetine sarılı vaziyette erkek bebek bulundu. Sağlık ekipleri tarafından Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk müdahalesinin ardından yeni doğan bebek, yoğun çabalar sonucunda hayata döndürüldü. Olayın ardından Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde, çöpte bulunan bebeğin annesinin C.Ç. (20) olduğu tespit edildi. Ailesinden habersiz tuvalette doğum yaptığı belirlenen C.Ç., tuvalette düşürdüğü bebeğini öldüğü gerekçesiyle çöp poşetine bağlayarak akli dengesi yerinde olmayan babasıyla çöpe attırdığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Olayın ardından C.Ç. tutuklandı. Öte yandan, tedavi altına alınan bebeğin ise Ankara’daki tedavisinin ardından sağlığına kavuştuğu ve koruyucu aile tarafından bakımının üstlenildiği öğrenildi. Olayın ardından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde, C.Ç. hakkında "kendini savunamayacak yakın akrabayı öldürme" suçlamasıyla açılan dava görülmeye devam devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık C.Ç. ile taraf avukatlar katıldı. Bebek B.G.’nin vasisi S.K., mütalaaya karşı bir diyeceğinin olmadığını belirterek, "Bebeğin vasiliğini aldığımdan ötürü çok mutluyum" dedi. B.G.’nin babası K.G. ise bebeğin annesi C.Ç.’den şikayetçi olmadığını söyledi. Tutuklu sanık C.Ç. de, "Çok pişmanım. Tutuklu kaldığım sürede çocuğumdan haber alamıyorum. Çocuğum için tutuksuz yargılanmak istiyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" diye konuştu. Sanık avukatını da dinleyen mahkeme heyeti, "alt soydan kendisini beden ve ruh olarak savunamayacak olan kişiye karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan C.Ç.’ye müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, suçun teşebbüs aşamasında kalması ve C.Ç.’nin suç tarihinde 18 yaşından küçük olmasından ötürü cezayı 12 yıla kadar düşürdü.