POLİTİKA - 13 Şubat 2025 Perşembe 17:06

CHP’li Ortahisar Belediye Başkanı Kaya’dan İlbank tepkisi

A
A
A
CHP’li Ortahisar Belediye Başkanı Kaya’dan İlbank tepkisi

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, belediyenin İlbank’tan aldığı paylar her yıl düzenli olarak artarken, son seçimden sonra azaldığını söyledi.


İlbank’tan Ortahisar Belediyesi’ne verilen payları gösteren son 5 yıllık tabloyu paylaşan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, 2020 yılından itibaren düzenli olarak artan belediye paylarının 2025’te azaldığını belirterek tepki gösterdi. Başkan Kaya, "Geçen yıl ocak ayında belediyenin kasasına giren para 70 milyon 647 bin lira olurken, 2025’in Ocak ayında bu tutar 59 milyon 968 bin lira oldu. Her yıl artan para, belediye yönetimi bize geçtikten sonra azalıyorsa burada ciddi bir adaletsizlik, büyük bir haksızlık var demektir. Bu haksızlık da ‘Ahmet Kaya’ya değil, Ortahisar’da yaşayan 330 bin 836 vatandaşımıza yapılmaktadır" dedi.


İlbank’tan gelen paranın personel giderlerini karşılamaya bile yetmediğini belirten Başkan Kaya, "Ocak ayı personel giderlerimiz 85 milyon 585 milyon lira. Kasaya giren parayla bu giderlerin ödenmesi mümkün değil. Nasıl hizmet edeceğiz, nasıl maaş ödeyeceğiz? Halkımıza hizmet etmeyelim, çalışanımıza da maaş ödemeyelim istiyorlar" dedi.


Belediye borçlarının ödenmesine değil, ödenme yöntemine itiraz ettiklerini vurgulayan Başkan Kaya, "Biz, ‘Önceki yönetimin yaptığı, ödemediği ve bize bıraktığı borcu ödemeyeceğiz’ demiyoruz. Dediğimiz şudur; belediyemizin mevcut ekonomik durumunda hizmet yapmamızı zora sokacak şekilde üzerimize gelinmesin. Kesinti yapılacaksa da makul ve adil bir şekilde yapılsın" ifadelerini kullandı.


"Yapılan bu haksızlıklar, çalışma azmimizi ve halkımıza hizmet yapma irademizi asla zaafa uğratamayacaktır" diyen Başkan Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:


"Biz halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Bizim itirazımız çifte standardadır, yapılan haksızlığadır. Nasıl ki biz sadece CHP’li seçmenlere hizmet etmiyor, halkımızı tümüyle kucaklıyorsak, hiçbir ayrım yapmıyorsak, iktidardan da aynı şeyi bekliyoruz. Ama milletimiz yapılan haksızlığı görüyor".


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri "Bir Türkü, Bin Duygu" temalı konserin ilki Kayseri’de yapıldı Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) ve Kayseri Kent Konseyi’nin işbirliği ile gerçekleştirilen "Bir Türkü, Bin Duygu" temalı Türk Halk Müziği konserinin ilki Kayseri’de düzenlendi. "Bir Türkü, Bin Duygu" temalı Türk Halk Müziği konserinin ilki Kadir Has Kültür Merkezi’nde düzenlendi. KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu’nun şeflik yaptığı konsere çok sayıda vatandaş katıldı. Salonu dolduran vatandaşlar, türkülere alkışlarla eşlik etti. Konser öncesi açıklamalarda bulunan KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, "Konserlerimizin her biri özel ama bu kez daha özel bir konser yapıyoruz. 6 Şubat depreminden sonra biz dernek olarak deprem bölgelerinden elimizi hiç çekmedik. Özellikle Antakya, Defne ve Adıyaman’da çok var olmaya çalıştık. Buralara Kayserililerin de faydası çok oldu. Biz 3 yıl sonra Antakya’ya gittiğimizde böyle bir kültürel etkinliğe ihtiyaçları olduğunu gördük. Aslında bu konseri de Antakya için hazırladık. Ancak Kayserililerin de desteklerini unutmayıp, ‘biz bu konsere hazırlandık’ dedik. Kayserililerin desteği de hep yanımızdaydı. O yüzden konserimizin ilk ayağı Kayseri olsun diye düşündük. 6 Mayıs’ta Aksaray’da, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda da Defne Belediyesi’nin davetiyle konserimizi yapacağız. Repertuvarımız bölge insanının sevdiği hep birlikte söyleyebileceğimiz türkülerden oluşuyor. Yine çok güzel ve keyifli bir konser olacak. Kültürümüze sahip çıkmazsak, ‘biz bizi unuturuz’ şiarıyla gidiyoruz. Biz çok keyif aldık. Dinleyicilerimizde keyif alır umarım" ifadelerini kullandı. ’Bir Türkü, Bin Duygu’ temalı konserlerin ikinci ayağı 6 Mayıs’ta Aksaray’da, üçüncü ayağı da 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda da Hatay’ın Defne ilçesinde düzenlenecek.
Sakarya TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrası Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Buluşması programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve çok sayıda milletvekili katıldı. Programda, Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlar ve bölgede yürütülen çalışmalar ele alındı. "Üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Dayanışma, hemşerilik bağının nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur. Ülkemizin gücüne güç katan kalkınma potansiyeline büyük destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış, bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini, sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak Türkiye, bu makus tarihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir" şeklinde konuştu. "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Sağlanan huzur ortamıyla birlikte bölgede ekonomik hareketliliğin arttığını belirten Yılmaz, "Değerli hemşehrilerim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son yıllarda ortaya çıkan tempo, atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösteriyor. Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığım payın artması ve ihracatı 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergelerinden olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki, Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmış. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. "Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" Sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin, bir ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağına da değinen Yılmaz, "Kamu yatırımlarının yanı sıra, özel sektör yatırımlarının da artması lazım. Burada, Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelmiş, İstanbul’a, metropollere yatırım yapmış, birçok iş insanımız da var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı, belki hiç gelmeyecekti bu insanlar, orada yatırım yapacaklardı. Sadece Doğu’da, Güneydoğu’da değil, tüm ülkemizden, iş dünyasının çok daha fazla özel sektör yatırımı yapabileceği bir ortamı da tesis etmiş durumdayız. Gerek, huzur güven ortamıyla, gerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, gerek insan kaynağına, eğitime yaptığımız yatırımlarla ve bunları tamamlayıcı sunduğumuz teşviklerle, Doğu Güneydoğu’da özel sektör yatırımlarına da ayrı bir güç veriyoruz. Bunun sonuçlarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. Sulama projelerimizle yüz binlerce hektar arazi sulanabilir hale gelmiş, organize sanayi bölgelerimiz genişletilmiş ve yüzbinlerce insanımıza iş imkanı sağlanmıştır. Tarımdan, sanayiye, ulaştırmadan, lojistiğe ulaşan bu yatırımlar, bölgenin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde güçlendiren bir değişim sürecinin kapısını açmıştır. Sloganlarla, içi boş tartışmalarla ne bir şehrin, ne de bir bölgenin bir yere ulaşması mümkün değil. Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" diye konuştu.