GÜNDEM - 14 Ocak 2026 Çarşamba 12:00

Büyükliman bölgesinin içme suyu sorunu gölet ile çözülecek

A
A
A
Büyükliman bölgesinin içme suyu sorunu gölet ile çözülecek

Trabzon’un Büyükliman bölgesinin içme suyu sorununu kalıcı olarak çözmesi hedeflenen Büyükliman Göleti’nin yapımı için DSİ Genel Müdürlüğü tarafından Şubat ayında ihaleye çıkılacak.


Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in Ankara temaslarında sürekli gündeme taşıdığı Büyükliman Göleti projesinde ihale aşamasına gelindi. Özellikle yaz aylarında yaşanan su sıkıntısına son verme amacıyla bölgenin artan nüfusu ve mevsimsel su ihtiyacı dikkate alınarak planlanan gölet, içme suyu arzını önemli ölçüde güçlendirecek.


Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılacak olan Büyükliman Göleti, Vakfıkebir’de 17, Beşikdüzü’nde 15, Çarşıbaşı’nda 13 mahalle ile Giresun’un Eynesil ilçesine bağlı 5 mahalle olmak üzere toplam 50 mahalleye hizmet veren Büyükliman İçme Suyu Arıtma Tesisine ilave su kaynağı sağlayacak.


İçme suyunun sürdürülebilirliğinin en temel önceliklerinden biri olduğunu vurgulayan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Büyükliman İçme Suyu Arıtma Tesisimize ilave su temin ederek hem mevcut sistemi güçlendiriyor hem de geleceğe yönelik çok önemli bir adım atıyoruz. Bu projeyle birlikte Büyükliman havzasının içme suyu hizmeti daha sağlıklı, kesintisiz ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacak" dedi.



Büyükliman bölgesinin içme suyu sorunu gölet ile çözülecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sosyal medya ünlüsü Rabia Karaca’nın ifadesinde şok eden iddialar İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan sosyal medya ünlüsü Rabia Karaca’nın ifadesi ortaya çıktı. Karaca, ifadesinde, "Murat Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş’e sürekli kadın gönderir. Bunun karşılığında ise İBB’nin Cebeci’deki maden döküm sahasında yüksek miktarda para kazanarak kendi aralarında paslaşırlar. Voleybolcu D.Ç., Ekrem İmamoğlu’nun sevgilisiydi, ben de Murat’ın sevgilisiydim" dedi. Dosya içerisinde yer alan fotoğraflar sorulan Karaca, "5 numaralı fotoğraf, Ekrem İmamoğlu’nun özel uçağı olup, bizlerin de sıklıkla yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerde kullandığı arka odada cinsel amaçlı kullanılan odanın bulunduğu uçaktır. Uçakta sıklıkla Cebeci Maden Dökümü ile ilgili konuşmalar geçerdi. Buradan günlük milyon TL rakamlar kazanıldığı konuşuluyordu. Ne yazık ki Murat Gülibrahimoğlu bu paraları İBB’nin döküm sahasından kazanıp Fatih Keleş ile beraber harcıyorlardı" ifadelerini kullandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen ’uyuşturucu’ soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında sevk edildiği adli makamlar tarafından tutuklanan sosyal medya ünlüsü Rabia Karaca’nın ifadesi ortaya çıktı. "Gülibrahimoğlu Keleş’e sürekli kadın gönderir, karşılığında İBB’nin Cebeci’deki maden döküm sahasında yüksek miktarda para kazanarak paslaşırlar" İfadesinde Karaca, "Başımdan geçen kötü bir olayı anlatacağım. Murat Gülibrahimoğlu ile 2022 Nisan ayında C.A. isimli psikolog kız beni tanıştırdı. Bu kız benim üzerimden maddi menfaat elde etti. Murat Gülibrahimoğlu ile çok kez cinsel birliktelik yaşadık ve kendisi İBB’den yüksek miktarlarda para kazanıyordu. Bu paralar ile beni ve arkadaşlarımı kullanıp özel uçaklarda gezdirerek, lüks eşyalar alarak bizleri kandırdı. Gösterilen uçak fotoğrafı ne yazık ki doğrudur, beni zenginlikleriyle kandırıp kullandılar. Hatta fotoğrafta sağ tarafta saati gözüken kişi Fatih Keleş’tir. Fatih Keleş çok kötü bir adamdır, çok kez bizim gibi mağdurları kullandı. Murat Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş’e sürekli kadın gönderir. Bunun karşılığında ise İBB’nin Cebeci’deki maden döküm sahasında yüksek miktarda para kazanarak kendi aralarında paslaşırlar. Fatih Keleş 2022 Ramazan ayında beni annemin evinden zorla çıkararak, Beykoz Kavacık’taki Günyüzü Konakları’na götürdü. Bana hizmetçi rolü vererek kahve ve meyve servisi yaptırdı, sohbette sürekli döküm sahası konuşuluyordu. Döküm sahasından günde 50 milyon kazandıklarını, paraların kimlere dağıtılması gerektiğini konuşuyordu. Ne yazık ki benim bu sohbetlere şahit olma nedenim, o an bana verilen meyve servis göreviydi. Murat, Ramazan ayında akşamları sadece esrar içerdi. Asla kokain kullanmazdı. Fatih ise esrarı Murat’tan alıp içti. Bulunduğum ev Murat’ın eviydi" dedi. "Zengin yaşantıları ile bizleri kandırarak yanlarında taşıyorlardı" Karaca, ifadesinin devamında, "Gösterdiğiniz telefonumda çıkan dansöz oynatılan uyuşturucu kullanılan ev, benim meyve servis ettiğim o evdir. Keşke bu anlara tanıklık etmeseydim. Benim vücudumu kullanarak bu iğrenç yaşantıya sürükleyen kişilerden toplu olarak şikayetçiyim. Benim Murat ile cinsel ilişkime, lüks yaşantıma Fatih Keleş de şahittir. Murat ile çok lüks ve zengin bir yaşantım vardı. Özel uçaklar ile çoğu kez gezerdik, çakarlı araçlar ile şehir şehir gezerek aşk yaşıyorduk. Çakarlı araçları İBB’deki görevlerinden dolayı aldıklarını düşünüyorum. Murat ile ilişkimde ne yazık ki uyuşturucu bataklığından kurtulamadım. Göstermiş olduğunuz fotoğrafta onun özel uçağında seyahat ediyordum. Aynı uçak içerisinde Ekrem İmamoğlu misafirlerini ağırlardı. Murat ile aşk yaşarken yurt dışında kumar oynamaya gittiğimiz ne yazık ki doğrudur. Emel Müftüoğlu da bu olaya şahittir. Telefonumda çıkan video buna ilişkindir. Masadaki dönen rakamlar korkunçtu, beş dakikada 200 bin dolar kaybettiğini net olarak ne yazık ki hatırlıyorum. Bu paralar maalesef İBB’den kazandığı paralardı. Murat Gülibrahimoğlu ile aynı sitede ikamet eden Oktay Kaynarca ile yakın arkadaşlardı. Uyuşturucu ve fuhuş partilerinde kendisine ne yazık ki kadın hediye ediyordu. Bu kişiler zengin yaşantıları ile bizleri kandırarak yanlarında taşıyorlardı. Emel Müftüoğlu ile beni Murat Gülibrahimoğlu tanıştırdı. Emel Müftüoğlu ile Murat çok yakınlardı. Murat Gülibrahimoğlu’nun, Emel Müftüoğlu’na çok kez kumar parası verdiğine şahit oldum. İstanbul Riva’da gündüzleri restoran olan, akşamları ise gizli bir şekilde kumar oynanan yerde Emel Müftüoğlu masa kurdurup kumar oynattırıyordu" dedi. "Voleybolcu D.Ç., Ekrem İmamoğlu’nun sevgilisiydi" Karaca, "Hatırladığım bir başka olayı anlatmak istiyorum, Murat ile Oktay Kaynarca çok yakın arkadaşlardı. Evde birlikte oturduğumuz bir zamanda yeni havalimanı taraflarında bir projenin olduğunu, Orta Doğululara hitap edeceğini, bundan dolayı reklam yüzünün o olacağını söyledi. Oktay da ‘teşekkür ederim, tabii ki’ demişti. Göstermiş olduğunuz voleybolcu D.Ç., Ekrem İmamoğlu’nun sevgilisi idi, ben de Murat’ın sevgilisiydim" diye devam etti. "Ekrem İmamoğlu’nun özel uçağının arka odasında cinsel amaçlı kullanılan oda" iddiası Dosya içerisinde yer alan fotoğraflar sorulan Karaca "5 numaralı fotoğraf, Ekrem İmamoğlu’nun özel uçağı olup, bizlerin de sıklıkla yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde kullandığı arka odada cinsel amaçlı kullanılan odanın bulunduğu uçaktır. Uçakta sıklıkla Cebeci Maden Dökümü ile ilgili konuşmalar geçerdi. Buradan günlük milyon TL rakamlar kazanıldığı konuşuluyordu. Ne yazık ki Murat Gülibrahimoğlu bu paraları İBB’nin döküm sahasından kazanıp Fatih Keleş ile beraber harcıyorlardı. Uçakta İmamoğlu ile ilgili sohbetler de sıklıkla konuşulup son durum değerlendirmeleri yapılıyordu. 6 numaralı fotoğraf, Ekrem’in uçağında seyahatlerimiz, kutlamalarımız olduğunun diğer bir tespitidir. 8 numaralı fotoğraf, Ekrem İmamoğlu’nun uçağında eğlenirken çektirdiğimiz İstanbul manzaralı fotoğraftır. Ne yazık ki bu paraları bizlere Murat Gülibrahimoğlu dağıtır, eğlendirirdi. Çevremdeki diğer arkadaşlarımı kendi çevrelerine aracılık edip paslardı. 9 numaralı fotoğraf, Ekrem İmamoğlu’nun özel jetinde gezdiğimiz bir diğer fotoğraftır. 10 numaralı fotoğraf, Ekrem İmamoğlu’nun özel jetinin kanat fotoğrafıdır. Bu özel jetinde utanarak bir olaydan bahsedeceğim. Murat Gülibrahimoğlu, arkadaşlarımdan M.E. ile farklı bir cinsel ilişki yaşayıp şahit olduğum bir andı. 14 numaralı fotoğraf, İmamoğlu’nun kullandığı bizim kaçamaklar yaptığımız aynı uçaktır. 15 numaralı fotoğrafta ise D.Ç. olduğunu teşhis ettim. Bu kişi İmamoğlu’nun sevgilisidir. Kendisi sadece İmamoğlu’na aitti. Bizimle arası yoktu. D.Ç., Murat ile beraber olmadı. 16 numaralı fotoğraf, Murat ile ne yazık ki kumar kaçamağımızdır. Emel abla da bizim yanımızdaydı. 17 numaralı fotoğraf, Murat’ın bir diğer uyuşturucu kullandığı, kullandırttığı fotoğraftır. Bu eğlencemizde Murat sürekli döküm sahası ile ilgili esprili konuşurdu. 20 numaralı fotoğraf, Murat’la çıktığımız bir diğer tatilimizdi. Kendisi çakarlı araç ile beni gezdirmişti. Acil işi çıktığı için korumasına beni emanet edip gitti. 30 numaralı fotoğraf özel jet içerisinde seks yapılan oda olan, arkadaşlarımın arka odada birliktelik yaşadığı, Murat Gülibrahimoğlu ile Fatih Keleş ve kadınlarla gezdiğimiz uçak olduğu teşhis ediyorum. Telefonumdaki fotoğraflar ile bu uçak aynıdır. Uyuşturucu kullandığım için derin pişmanlık yaşıyorum. Uyuşturucu madde kullanırken ilk başlarda kontrol bende hissediyordum ancak sonrasında tüm bu üzücü hayat hikayelerini yaşadım. Keşke ilk seferde buna ’dur’ deseydim. Geçmişte yaşadığım kötü anlar ile uyuşturucu kullandığım için derin bir pişmanlık içerisinde olduğumu tekrardan belirtmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Kastamonu Teknokent, bölgesel Ar-Ge ve girişimcilik ekosistemine dönüştü Kastamonu Üniversitesi bünyesinde kurulan Kastamonu Teknokent, 2025 yılı itibarıyla bölgesel ölçekte bir teknoloji ve Ar-Ge ekosistemine dönüştürdü. Bakanlar Kurulu’nun 2018 tarihli kararıyla kurulan ve 2019 yılı sonunda şirketleşerek faaliyete geçen Kastamonu Teknokent, 2020 yılı Mayıs ayında ilk firmalarını bünyesine kattı. Takip eden süreçte özellikle altyapı yatırımlarıyla büyümesini sürdüren Kastamonu Teknokent, Ocak 2022’de faaliyete geçen 5 bin 834 metrekarelik idare binası ve kuluçka merkezi ile kurumsal kapasitesini önemli ölçüde arttırdı. 2021 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile teknoloji geliştirme bölgesi alanının yaklaşık 110 bin metrekareye çıkarılması ise uzun vadeli büyüme hedeflerinin önünü açtı. Genişleme alanına ilişkin imar çalışmaları 2022 yılında tamamlanırken, 2023’te yapı kullanma izni alındı. 2025 yılı itibarıyla Kastamonu Teknokent’te faaliyet gösteren firma sayısı 43’e ulaştı. Firmaların sektörel dağılımında yazılım ve bilişim alanı yüzde 42,5’lik oranla öne çıkarken, orman ürünleri, imalat, mühendislik, mimarlık ve bilgisayar teknolojileri gibi alanlar da bölgenin üretim ve araştırma potansiyelini yansıtan başlıklar arasında yer aldı. Teknokent bünyesinde 25 akademisyen girişimci ile 153 Ar-Ge personeli görev yaparken, toplam 186 kişilik nitelikli insan kaynağı istihdam ediliyor. Ar-Ge çalışmalarının ticarileşmesi konusunda da çıktılar üreten Kastamonu Teknokent firmaları 2020-2025 yılları arasında, fikri sınai mülkiyet hakları alanında 1 endüstriyel tasarım, 12 marka tescili ve 3 yazılım tescili gerçekleştirdi. Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren firmaların fikri ve sınai mülkiyet hakları alanındaki çalışmalarını desteklemek amacıyla da 2025 yılında bir uygulama hayata geçirildi. Bu kapsamda firmalara ücretsiz danışmanlık ve başvuru hizmeti sunulmaya başlanırken, yürütülen desteklerle firmaların yatırımcılarla buluşturulmasına da katkı sağlandı. Girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi amacıyla faaliyet gösteren Fikir ve İş Geliştirme Destek Ofisi (FİDE) ise ön kuluçka ve kuluçka programlarıyla genç girişimcilere destek sağladı. 2021-2025 döneminde yürütülen eğitim, mentorluk ve söyleşi programlarıyla yüzlerce katılımcıya ulaşıldı. Bu süreçte 10 farklı ürün ticarileşme aşamasına geçerken, Teknokent bünyesindeki girişimler TEKNOFEST ve çeşitli ulusal yarışmalarda dereceler ve şampiyonluklar elde etti. Teknolojik üretimi toplumsal faydayla buluşturmayı hedefleyen Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisi de Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisi iş birliğiyle hayata geçirildi. Sosyal Ofis kapsamında alınan 187 proje başvurusu arasından kabul edilen 160 çalışma, 96 akademisyen ve 64 öğrencinin katkısıyla yürütülerek teknoloji temelli sosyal etki projelerine zemin hazırladı. 2025 yılı itibarıyla 43 Ar-Ge ofisi, 11 kuluçka ofisi ve aktif sosyal alanlarıyla faaliyetlerini sürdüren Kastamonu Teknokent, üniversite ile sanayi arasında kurduğu iş birliği modeliyle bölgesel kalkınmaya katkı sunmaya devam ediyor.
İstanbul Oyuncu Ufuk Bayraktar hakim karşısında: "Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım" Oyuncu Ufuk Bayraktar, bir işletmeyi koruma adı altında sahibinden para istediği, reddedilmesi üzerine işletme sahibine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek yumrukla saldırdığı iddiasıyla 11 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Ağlayarak savunma yapan Bayraktar, "Ben kimsenin parasını gasp etmeye yönelik söylemde bulunmadım. Amacım gençlere iş bulmaktı" dedi. Mahkeme başkanı ise "Sen iş bulma kurumu musun? Senin görevin mi bu?" şeklinde sordu. Beyoğlu’nda 20 Ağustos 2025’de oyuncu Ufuk Bayraktar’ın bir işletmeye giderek işletmeyi koruma adı altında para istediği, işletme sahibinin bunu reddetmesi üzerine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek yumrukla saldırdığı iddiasıyla yargılanmasına başlandı. İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanık Ufuk Bayraktar ve Volkan Akbaş hazır bulundu. Duruşmaya müşteki Ahmet P. ile taraf avukatları da katıldı. "Konu kesinlikle yanlış anlaşılmış. Korumak benim ne haddime. Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım" Duruşmada kimlik tespiti yapılan Bayraktar, lise mezunu ve sanatçı olduğunu belirterek aylık gelirinin 1 milyon lira olduğunu söyledi. Savunma yapan Bayraktar, yaklaşık 45 yıldır Cihangir’de bulunduğunu belirterek, "Orada babamdan kalma bir çay bahçesi bulunmaktadır. Alkol tüketiminden dolayı sıkıntılar yaşıyorum. Sabah 10.00’dan akşama kadar içerdim. Bu nedenle olayın ayrıntılarına tam olarak hakim değilim. Ahmet P.’den haraç istemedim, konu kesinlikle yanlış anlaşılmış. Korumak benim ne haddime. Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım, birçok hayır işim de olmuştur" dedi. "Ben mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim" Savunmasına devam eden Bayraktar, "Ben mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim. Zaten oyunculuk yapmam nedeniyle birçok esnafı tanırım. Yine bir gün yeşil reçeteli ilaç almıştım, üzerine de alkol tüketmiştim. Kendimde olmadığımı hatırlıyorum ve arbede olduğunu hatırlıyorum. Ayrıntılara vakıf değilim. Kayıtları izleyince müştekiye vurduğumu gördüm. Öfke kontrolüm gitmiş, üzgünüm. Ben müştekiye esasen kendisinin dükkanında oldukça yüklü bedeller ödeyerek oturmamıza rağmen kendisinin benim dükkanıma bir çay içmeye dahi gelmemesine sinirlenmemdir. Yağma kastıyla hareket etmedim" şeklinde konuştu. Şikayetini geri çekti Müşteki Ahmet P. ise ifadesinde, işlettiği kahvaltı salonuna Bayraktar ile birçok arkadaşının geldiğini ve sarhoşluk durumlarından oldukça rahatsızlık duyduğunu söyleyerek, "Bayan garsonlardan birine ’seninle evlenmek istiyorum’ muhabbeti de yapmış. Hesaplarını öderlerdi zaten ama tüm mesaimi o masaya harcıyordum ve işletmeme uymayan bir masaydı. Ufuk Bayraktar ile ağabeyim bir şeyler konuşmuşlar, ben sadece parasal olarak 25’i duymuştum. Benden ise ’mahallenin gençlerine 10 bin lira tabla silme parası verin, iş yapsınlar, paket servis atsınlar, mahallenin gençleri çalışsın’ dedi. Benim yüzüme ’bunca zaman bir çay içmeye gelmedin’ diyerek vurması üzerine ben şikayetçi oldum ancak şiddet durumundan sonra erkek kardeşimden olayın doğrusunu öğrendim. Bayraktar’ın sözlerini ilk başta yanlış anlamışım. Sanıklardan şikayetçi değilim" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı: "Sen iş bulma kurumu musun?" Duruşmada mahkeme başkanı, sanık Bayraktar’a dönerek, "Sen iş bulma kurumu musun? Senin görevin mi bu, iş bulmak gençlere? Ben gelsem senden mahallenin gençlerine iş bul para ver desem ne yaparsın?" diye sordu. Bayraktar ise "Elimden gelen her şeyi yaparım, gelmiyorsa yapmam" diye yanıtladı. Ağlayarak söz aldı: "Amacım gençlere iş bulmaktı. 3 milyon dolarlık film yaptığımdan benim zaten paraya ihtiyacım yoktur" Daha sonra söz alan Bayraktar sesi titreyerek, "Bu şekilde burada durmak beni üzüyor. Ben kimsenin parasını gasp etmeye yönelik söylemde bulunmadım. Amacım gençlere iş bulmaktı. 3 milyon dolarlık film yaptığımdan benim zaten paraya ihtiyacım yoktur. Ben o mahallede büyüdüm, ben yapmasam kim yapacak?" ifadelerini kullandı. Duruşma ertelendi Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Ufuk Bayraktar’ın ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına ve eksikliklerin giderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bayraktar ve Akbaş’ın müşteki Ahmet P.’ye ait işletmeye giderek bir müddet orada oturdukları, bu sırada müştekinin kardeşi olan Halil P.’yi görüp onunla bir toplantı yapmak istediğini söyledikleri, daha sonra müşteki Ahmet P.’nin şüphelilerin yanına gittiğinde Ufuk Bayraktar’ın ekranında ’kartlar yeniden dağıtılıyor oyunda biz de varız’ şeklinde yazı bulunan telefonu müştekiye göstererek ’bu işletmeye çökmeye çalışıyorlar, mahallemizin gençleri burayı korusun, siz onlara haftalık 25 bin lira para verin, onların Whatsapp grupları var bütün mahalle bu çocukların, ben onlar para kazansın diye söylüyorum’ şeklinde sözler söyleyerek müştekiden koruma adı altında para istediği anlatıldı. "Şikayetini geri çek ben hallederim konuyu" diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi Müşteki Ahmet P.’nin bunu kabul etmemesi üzerine bu kez kendisinden haftalık 10 bin lira kadar fiyatı düşürdüğü, ancak müştekinin kendilerinin polisin koruyacağını söyleyerek bu talebi reddettiğinin aktarıldığı iddianamede, Ufuk Bayraktar’ın ise bu kez ’sonra görüşeceğiz’ diyerek diğer şüpheli ile birlikte mekandan ayrıldıkları, bu olayın ardından geçen süre zarfında mekana birkaç kez gelen şüphelilerin ardından 1 ay kadar görünmedikleri ancak en son 20 Ağustos 2025’de tekrardan geldiklerinde Ufuk Bayraktar’ın sinirli bir şekilde müştekinin yanına gelerek tekrardan kendisiyle konuşmak istediğini belirttiği kaydedildi. Bayraktar’ın müştekinin kendisiyle konuşmak istememesi üzerine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek müştekiye saldırıp yumrukla vurduğu, müştekinin polis çağırmasıyla olay yerine polisler geldiğinde diğer şüpheli Volkan Akbaş’ın müştekinin yanına gelerek ’şikayetini geri çek ben hallederim konuyu’ diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi. 11’er yıl 3’er aya kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Ufuk Bayraktar ve Volkan Akbaş’ın ’iş yerinde birden fazla kişi ile birlikte yağmaya teşebbüs’ suçundan 7’şer yıl 6’şar aydan 11’er yıl 3’er aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu; "Dünyanın en önemli tekstil üreticilerinden birisiyiz" Almanya’da düzenlenen Heimtextil Fuarı’nda 57 Denizlili firma Türk ev tekstilini dünyaya tanıtırken, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu firmalara destek için fuarda yer aldı. Ev tekstili sektöründe dünyanın en prestijli fuarları arasında yer alan Heimtextil Fuarı, Almanya’nın Frankfurt kentinde kapılarını ziyaretçilere açtı. Dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini bir araya getiren fuarda, Denizli’den 57 firma stant açarak Türk havlusu ve ev tekstili ürünlerini uluslararası vitrine taşıdı. Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Heimtextil Fuarı’nda Denizlili firmaları yalnız bırakmadı. Fuara katılan firmaların stantlarını tek tek ziyaret eden Kasapoğlu, sektör temsilcileriyle görüşerek yapılan ticaretler hakkında bilgi aldı. Fuar hakkında yaptığı açıklamada, Denizli’den 57 firmanın Heimtextil fuarına katıldığını ve geçen seneye göre katılımcı sayının biraz daha azaldığını belirten DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, "Bunda tabi 2025 yılında tekstil sektörünün geçirdiği sıkıntılı durumlar etkili oldu. Zaman zaman dile getirdiğimiz tekstilde yaşanan sıkıntıların, ihracatta yaşanan sıkıntıların etkisiyle sayımız biraz daha azalmış durumda. Ama genel olarak 2026’ya olumlu bir giriş olduğunu görüyoruz. Stantlarımızı dolaşıyoruz, firmalarla görüşüyoruz, yöneticilerle konuşuyoruz, beklentileri değerlendiriyoruz, fuarı değerlendiriyoruz. Genel olarak sıkıntılı bir süreçten geçsek de 2026 için umutların yüksek olduğunu gözlemledik bu fuarda. İnşallah geçmiş günleri unutturan, sıkıntılı günleri unutturan, güzel, hareketli, bereketli dönemin başladığı bir fuar olur" ifadelerini kullandı. Türkiye firmalarının düşük kur, yükselen maliyetler sebebiyle dünya pazarında rekabet güçlerinin azaldığını söyleyen DSO Başkanı Kasapoğlu, "Biliyorsunuz, tekstil ihracatımız da geçen sene düşüşle kapattı. Denizli’deki düşüş Türkiye’ye göre biraz daha az diyebiliriz ama genel olarak dünyada tekstil ithalatının arttığı, alımların arttığı bir dönemde maalesef ihracatımız geriler pozisyonda. Ancak tabi şunu da söylemek lazım, yani bugün stantları gezdiğimizde, dolaştığımızda şunu da gözlemliyorum. Herkes yeni ürün geliştirmek, yeni koleksiyon yapmak konusunda oldukça hevesli. Bunu da ortaya koymuş durumdalar. Gerçekten Türk starları, Avrupa’nın stantlarıyla yarışır bir kaliteye sahip. Dünyanın en önemli üreticilerinden birileri olduklarını gösteriyorlar bunları bu fuarda. Dolayısıyla umutluyuz. Firmalarımızın yanındayız. Ekonomiyi işaret ediyoruz, sektörümüzü işaret ediyoruz. Milletvekillerimiz bizlerle beraber, oda başkanlarımız bizlerle beraber. Denizli için, sanayi için daha iyi neler yapılır bunları konuşuyoruz. Umarım 2026 hepimiz için iyi bir yıl olur" şeklinde konuştu.