EKONOMİ - 04 Şubat 2025 Salı 09:49

Artık ihraç edilen ballar geri dönmeyecek

A
A
A
Artık ihraç edilen ballar geri dönmeyecek

Tarım ve Orman Bakanlığına alınan NMR cihazı sayesinde artık hakiki ve sahte ballar ayırt edilebilecek. Cihaz sayesinde balın sahtemi mi? Hakiki mi ? olduğu ayırt edilebildiğinden yurt dışına ihraç edilen ballar da artık geri dönmeyeceği belirtildi.


Ülkemiz, bal üretiminde 114 bin 886 ton ile dünyada ikinci sırada yer alırken 9 milyon 224 bin 881 adet kovan ile de üçüncü sırada yer alıyor. 2023 yılı bal ihracatından ise 32 milyon dolar gelir elde edilirken ülkemizde yüz bin 399 kayıtlı arıcılık işletmesi bulunuyor.



"Her gıdada olduğu gibi ballarda da tağşişli ürünler var"


Konuyla ilgili konuşan Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy, her gıdada olduğu gibi ballarda da tağşişli, sahte ürünler olduğunu belirterek "Her gıdada olduğu gibi ballarda da tağşişli, sahte ürünler var. 2024 yılı içerisinde Ankara’da yüksek miktarda bal yakalandı ve Genel Merkezimiz olaya hemen el koyup durumu bakanlığa bildirdi. Daha sonra basın açıklamasıyla durumu kamuoyuna duyurduk Bakanlık ta üzerine gidiyor. Son yıllarda arı ölümleri fazlalaşınca bal üretiminde zaman zaman düşüşler oluyor. Aradaki açığı sahteciler, merdiven altı satıcılıları doldurmaya çalışıyor. Dolayısıyla sahte ürün yapan firma sayısı bayağı var ama sağ olsun Bakanlığımız bunların üzerine gidiyor" dedi.



NMR sistemi kuruldu


Yeni kurulan NMR sistemi sayesinde sahte bal ile hakiki balın ayırt edilebileceğini kaydeden Aksoy, "Şu an yeni bir sistem olan NMR sistemi kuruldu. Bakanlığımıza bu cihazlardan iki tane alındı henüz alt yapısı tam oluşturulmadığı için faaliyete geçmedi. NMR cihazı mevcut durumda kullanılmıyor. Çünkü cihazın etkin kullanılabilmesi için özellikle ülkemizde üretilen balların cihaza tanıtılması gerekiyor. Mevcut durumda da Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanı oluşturabilmesi için illerden numune toplamaktadır. Tağşiş listesindeki ürünlerin bir çoğu taklit yani arı görmeden üretilen ürünlerdir. NMR cihazı devreye girdikten sonra yurtiçi ya da yurtdışına giden ürünlerin kullanımı Bakanlığın karar vereceği bir durumdur. Dolayısıyla cihazdan geçen ballar, bal olacak geçmeyenler de sahte diye ayıklanacak yani piyasaya sunulmayacak" şeklinde konuştu.



"Bal ihracatında 14. sıradayız"


Dünyada ülkemizin bal ihracatında 14sırada olduğunu ifade eden Aksoy, "Bal ihracatında dünyada 14 sıradayız. En çok bal ihraç ettiğimiz ülkeler ABD, Almanya ve Kanada. Bal üretimi konusunda dünyada ikinciyiz ama ihracatta 14 sırada olmamızın sebebi, basından duyduğumuza göre zaman zaman geri dönen ballarımız ihracatımızı engelliyor kara listeye alınıyoruz. Bunlar da çok istemediğimiz durumlar. NMR cihazına girmemiş ballar zaten yurt dışına gitmeyecek. Tağşişli ballar NMR cihazında belirleneceğinden dolayısıyla hakiki ballar ihraç edilmiş olacak. Balın sahtesi olmaz balı sahteleştiren insandır. Arının yaptığı ballar hakiki ballardır arı görmeden merdiven altı kaynatılarak şerbetlerden glikozlardan yapılanlar sahte baldır. Ayırt edilmesi damak tadıyla mümkün değildir. Mutlaka tahlillerden geçmesi lazım tahlil sonucunda anlaşılır. Mutlaka tüketicimizin alacağı ballar etiketli ballar olmalı hatta birlik markalı ballar olursa çok daha güvenli olur" dedi.



32 milyon dolar döviz girdisi sağlandı


Ülkemiz, 2023 yılında bal ihracatından 32 milyon dolar döviz girdisi sağladığını ifade eden Aksoy, "Ülkemizden 2023 yılında yapılan bal ihracatından 32 milyon dolar döviz girdisi sağlandı. 2024 yılı verileri henüz açıklanmadı ancak bu rakamın üzerinde olduğunu tahmin ediyoruz. Bal ihracatımız her yıl giderek artıyor. Arıcılık mesleğine yoğun talep var. Ülkemizde gezgin arıcılık gelişmekte. Nasıl ehil olmayan araç süremeyeceği gibi ehil olmayan da arıcılık yapamaz diye düşünüyorum. Mutlaka bir eğitimden geçmesi lazım. Bu önemli çok bir meslektir herkesin yapacağı bir iş değildir. Arıcılığı en milli gelir kaynağı olarak görüyorum" diye konuştu.



Artık ihraç edilen ballar geri dönmeyecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.