ASAYİŞ - 01 Mart 2025 Cumartesi 16:07

49 yıllık kadastro davası sonuçlandı

A
A
A
49 yıllık kadastro davası sonuçlandı

Trabzon’un Araklı ilçesinde 1976 yılında açılan ve yıllardır devam eden kadastro davası 49 yıl sonra nihayet karara bağlandı. Türkiye’de uzun süren kadastro mahkemesi davalarının sonuçlandırılması için Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, tam 49 yıl önce başlayan dava, 13 Şubat 2025 tarihinde verilen kararla sona erdi.


Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü 2024 yılı sonunda başlattığı çalışmalar kapsamında, yıllarca çözülemeyen kadastro davalarının nedenlerini tek tek analiz edilerek bu davaların hızla sonuçlandırılması için yargı teşkilatına teknik, teknolojik ve idari destekler sağladı. Bu süreçte yurt dışı tebligatlar, taraf teşkili, keşif süreçleri, teknik eksiklikler, personel yetersizliği gibi birçok unsur nedeniyle yargılaması tamamlanamayan davalar masaya yatırıldı. Mahkemelerin daha hızlı sonuçlandırabilmesi için yeni stratejiler geliştirildi.


Araklı Tapulama Mahkemesi’ne 8 Ocak 1976 tarihinde açılan dava, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 2013 tarihli kararıyla Trabzon Kadastro Mahkemesi’ne devredildi. 442 tarafın yer aldığı ve 9 farklı parsele ilişkin mülkiyet ihtilaflarını içeren dosya, 2013 yılında Trabzon Kadastro Mahkemesi’ninde görülmeye devam etti. Yarım asırlık bu dava, Türkiye’de yargı süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik reformların önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Adalet Bakanlığı’nın kadastro mahkemelerindeki yoğunluğu azaltma ve geçmişe dönük mülkiyet ihtilaflarını çözme konusundaki çalışmaları sonucunda, 1976’dan bu yana bekleyen dava 2025 yılı itibarıyla nihayete erdi.


Bölge halkı için önemli bir sorun haline gelen bu davanın çözülmesi, uzun süredir tapu ve mülkiyet hakkı belirsizliği yaşayan vatandaşlar için büyük bir rahatlama sağladı. Yetkililer, benzer nitelikteki uzun süredir devam eden davaların hızla sonuçlandırılması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da kendi kendine yeten cami modeli: Güneş enerjisiyle tüm giderler karşılanıyor Güneş panelleri ile kendi enerjisini üreten Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Süleyman Bölünmez Eğitim Vakfı Camii, mimari yapısı, ibadet alanı ve sosyal alanları ile ön plana çıkıyor. Çayyolu semtinde inşa edilen Süleyman Bölünmez Eğitim Vakfı Camii, kendi enerjisini üreten yapısı, mimarisi, kadınlara yönelik donanımlı alanları ve 25 bin kitap kapasiteli kütüphanesiyle dikkat çekiyor. Güneş enerjisi sistemi sayesinde tüm giderlerini karşılayan cami, ibadet alanının yanı sıra sosyal ve kültürel bir merkez olarak da hizmet veriyor. Çayyolu’nda cami ve kütüphane ihtiyacı doğrultusunda başlatılan çalışmanın, Süleyman Bölünmez’in desteğiyle 2022’de temelinin atıldığını ve 2 yıl içinde tamamlandığını belirten Süleyman Bölünmez Eğitim Vakfı Camii Dernek Başkanı Muharrem Ek, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine cami ile ilgili bilgi verdi. "220 panelden oluşan, 100 kilovat enerji üreten bir sistem kurduk" Camilerdeki genel sıkıntının elektrik, su gibi giderlerin olduğunu dile getiren Muharrem Ek, "Cemaat tarafından karşılandığı için bu sürekli sıkıntı olmakta. Biz yola çıkarken kendi kendini çeviren bir cami yapmak istedik. Elektrik giderleri fazla olduğu için hem ısınmada hem soğutmada güneş enerjisi düşündük. Bu noktada araştırmalara başladık. Alan büyük olduğu için otopark üzerinde 220 panelden oluşan, 100 kilovat enerji üreten bir sistem kurduk. Dolayısıyla biz şimdi yazın soğutmada, kışın ısıtmada güneş enerjisinden elde ettiğimiz enerjiyle caminin bütün giderlerini karşılıyoruz. Bu vesileyle cami kendi kendini karşılıyor. Cami için yardım toplanmıyor ama yardım yapmak isteyenler oluyor. Onları da yönlendiriyoruz. Ya Diyanet’e ya da derneğimizin resmi hesaplarına. Biz yardım yapmak istiyoruz diyenlere engel olmuyoruz" şeklinde konuştu. "2 bin kişiye kadar namaz kılabilecek alanımız var" Cami yapımı için hem Selçuklu mimarisinden hem de kapısı ve minaresi için Mardin Şehidiye Camisi’nden esinlendiklerini ifade eden Muharrem Ek, "Genelde yapılan hatalar, küçük yerlerde kubbeli büyük camiler yapılır. Biz de bunu göz önüne alarak küçük bir cami yaptık. Biraz alanı küçük tuttuk, çatılı yaptık. Dolayısıyla hem ısınmada hem soğutmada hem de cemaati karşılayacak şekilde şu anda yeterli oluyor cami. Etrafını planladığımızda 2 bin kişiye kadar namaz kılabilecek bir alanımız var. Hayırseverlerimiz Mardinli olduğu için taşlar Mardin, Midyat’tan geldi. Minaremizde de biraz Mardin’den esinti olsun diye Mardin Şehidiye Camisi’nin minaresinin aynısını yaptık. Zaten onu tanıyanlar, burada Mardinli birisi vardı herhalde diyorlar" diye konuştu. "Türkiye’de ilk defa böyle bir halı kullanıldı" Muharrem Ek, caminin özel ahşap işçiliği ile ön plana çıktığını vurgulayarak, "Bilhassa kündekari işçiliği zor bir işçilik. Konya’da yapıldı. Orada bu işi severek yapan işçilerimiz var. Kapılarımız, minberimiz, kürsümüz her şeyimiz kündekari işçiliği. Camide biz sadeliği ön plana çıkardık. Taş ve ahşap kullandık. Kimyasal hiçbir malzeme yok. Halımız yüzde 100 yün halı. Halıda da iddialıyız. Türkiye’de ilk defa böyle bir halı kullanıldı. Saf çizgisi olmayan, bütün olmayan, parçalı bir halı kullandık. Deforme olduğunda değiştirilebilen, kirlendiğinde yıkanabilen bir halı. Özellikle caminin mimarisine uygun bir avize seçtik. Bu avizeler İstanbul’da cam sanatçısı tarafından üflenerek yapıldı. İçinde amber rengi ışık kullandık. Geceleri camimiz çok hoş bir ortam sağlıyor. Gelen herkes çok huzurlu bir cami diyor. Hedeflediğimiz birçok noktaya ulaşabildik" dedi. "Herhangi bir kadın buraya geldiğinde çok rahat bir şekilde abdest alıp ibadet yapabiliyor" Lavabolara, tuvaletlere ve abdest alınan yerlere çok özendiklerini belirten Ek, "En büyük sıkıntı camilerde bilhassa kadınların abdest alması, lavaboya ulaşması zor. Genelde kadınlar caminin girişlerini bulamazlar. Burada kadınlara yönelik girişlerimiz var. Asansörlü giriş, merdivenli giriş. Şadırvanlarımız kadınlara özel yapıldı. Geniş alanlar, temiz, muhafazalı. Herhangi bir kadın buraya geldiğinde evinden çok daha rahat bir şekilde abdest aldıktan sonra asansörle namaz katına çıkıp huzurlu bir şekilde ibadetini yapıp ayrılabiliyor. Bu noktada çok olumlu tepkiler alıyoruz. Sosyal medyada camimiz tanıtıldığında binlerce yorum geldi. O yorumlar da bizi çok mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. 25 bin kitap kapasiteli kütüphane İnsanlara huzurlu bir ibadet ortamı ve bunun yanında da ilim yönünde de güzel bir kütüphane sunmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Muharrem Ek, kütüphanede 25 bin kitabın yer aldığını söyledi. Kütüphanenin profesyonel şekilde yönetilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığına devrettiklerini belirten Ek, 3 memurun orada istihdam sağladığını da dile getirdi. Aynı zamanda, yüksek lisans yapanların ve doktora çalışanların tercih ettiğini ifade etti. Ramazan’da iftar Geçen sene Ramazan’da 30 gün herkese açık şekilde iftar verildiğini söyleyen Muharrem Ek, insanların birbirleriyle kaynaştığı güzel bir Ramazan yaşadıklarını belirtti. Talep çokluğu nedeniyle de bu sene Ramazan’da da iftarların devam edebileceğini söyledi. "Cami, namaz kıldıktan sonra kapatılıp gidilen bir yer olmamalı" Aynı zamanda Muharrem Ek, şu ifadelere yer verdi: "Biz bu camiyi yaparak örnek olmak istedik. Bir cami nasıl olmalı? Cami, namaz kıldıktan sonra kapatılıp gidilen bir yer olmamalı. 24 saat açık, yaşanılabilir bir yer olmalı. Kütüphane olmalı, insanların ihtiyaçlarını karşılayacak bir ortam olmalı. İnsanlar camiye geldiğinde buradan ayrılamamalı. Dolayısıyla biz şu anda Türkiye’ye bu caminin örnek olduğunu düşünüyoruz. Meyveler de vermeye başladı. Şu anda Ankara’da aynısının bir benzeri bitti. 3 proje için de şu anda ruhsatlar çıktı. Aynı sistemde 3 cami daha yapılıyor şu anda Ankara’da. Biz o açıdan mutluyuz, örnek olduğumuzu düşünüyoruz."
İstanbul Emin Müftüoğlu: "Ülke olarak artık madalyaya gitmek istiyoruz" Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Konya’da düzenlenecek olan Avrupa Şampiyonası hakkında, "Tanıtım anlamında ve gençlerin artık salonda bisiklet yapmasıyla ilgili Olimpiyatlarda en büyük madalya şansı olan pist bisikletinin de orada olması ülkemiz açısından çok önemli. Ülke olarak artık madalyaya gitmek istiyoruz" dedi. Balkan Bisiklet Birliği (BCU) 2026 Kongresi, İstanbul’da 12 Balkan ülkesinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kongrede; bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi, sportif yönetim ve organizasyon standartlarının uyumu, genç sporcu gelişimi, eğitim programları ve Balkan bisikletinin uluslararası yapılarla entegrasyonu başlıkları ele alındı. Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, kongre öncesi İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) ve Avrupa Bisiklet Birliği’nin (UEC) başkanlarını İstanbul’da ağırlamaktan mutlu olduklarını belirterek sözlerine başlayan Müftüoğlu, "Mali bir kongre, Dünya Birliği Başkanı’nın İstanbul’a gelmesi çok önemli. Aynı zamanda Dünya Olimpiyat Komitesi üyesi. Olimpiyatlarla ilgili her an birlikte olabileceğimiz biri. Toplantımızda gelecek yıl neler yapabileceğimizi konuşacağız. 2026 yılında Balkan ülkelerinde hangi organizasyon, hangi toplantı, hangi altyapı çalışmalarıyla ilgili bu Balkan Kongresi’ni gerçekleştireceğiz" dedi. "Ülke olarak artık madalyaya gitmek istiyoruz" Türkiye’de bisiklet sporunun ve yapılan organizasyonlarla ilgili Uluslararası Bisiklet Birliği’nin bakış açısına Müftüoğlu şu yanıtı verdi: "Türkiye’den çok mutlular. Çünkü Konya’da bir velodromumuz oldu. Bu velodromun yapılmasında talimatlarıyla sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ne kadar teşekkür etsek az. Bu sayede 2 hafta sonra Avrupa Şampiyonası yapacağız. Hem tanıtım anlamında hem gençlerin artık salonda bisiklet yapmasıyla ilgili, Olimpiyatlarda en büyük madalya şansı olan pist bisikletinin de orada olması ülkemiz açısından çok önemli. Tüm organizasyonları Gençlik ve Spor Bakanımız Dr. Osman Aşkın Bak’ın liderliğinde yapıyoruz. Ülke olarak artık madalyaya gitmek istiyoruz." "Pist bisikletinde yeni bir yapılanmaya gidiyoruz" Başkan Müftüoğlu, şubat ayında Konya’da yapılacak organizasyon ve hedeflerle ilgili ise, "Pist bisikletinde yeni bir yapılanmaya gidiyoruz. 81 ilden gençleri Konya’da toparlayacağız. Onlardan geniş bir altyapıyla artık Olimpiyatlarda madalya almak istiyoruz" diye konuştu.
Afyon Market sahibine dehşeti yaşatan gaspçıları polis kıskıvrak yakaladı Afyonkarahisar’da girdikleri markette iş yeri sahibini biber gazı ve silah ile etkisiz hale getirip 9 bin 500 TL gasp eden 2 şahıs, polisin 28 farklı noktadaki bin 467 saatlik güvenlik kamerası kayıtlarını incelemesi sonrası yakalandı. Olay, önceki hafta kent merkezi Milli Birlik Caddesi’nde gece geç saatlerde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, P.B.D. ve S.A.O. isimli şahıslar gece yarısı girdikleri markette iş yeri sahibini biber gazı ve silahla etkisiz hale getirdikten sonra dükkanın kasasından 9 bin 500 TL para gasp ettiler. Şahıslar ardından ara sokaklara girerek izlerini kaybettirmeye çalıştı. Olay üzerine harekete geçen Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler şüphelilerin peşine düştü. Ekipler, şahısların 28 farklı noktadan geçiş yaptıklarını tespit etti. Zaman zaman motosiklete de binerek kaçmaya çalıştıkları belirlenen şüpheliler polisin bin 467 saatlik güvenlik kamerası kayıtlarını incelemesi sonrası olaydan 12 gün sonra kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Zanlıların olayda kullandıkları silah ise metruk bir binada poşete sarılı şekilde toprağa gömülmüş halde ele geçirildi. Öte yandan, şahısların tanınmamak ve yakalanmamak için olay esnasında yüzlerini kapatarak eldiven de kullandıkları ortaya çıktı. Zanlıların emniyetteki işlemlerinin devam ettiği bildirildi.