ASAYİŞ - 06 Eylül 2024 Cuma 20:15

3 yılı aşkın süredir süren Metin Lokumcu davasında mahkeme 13 sanığa beraat kararı verdi

A
A
A
3 yılı aşkın süredir süren Metin Lokumcu davasında mahkeme 13 sanığa beraat kararı verdi

Artvin’in Hopa ilçesinde 31 Mayıs 2011 tarihinde düzenlenen miting öncesi çıkan olaylarda hayatını kaybeden emekli öğretmen Metin Lokumcu ile ilgili Trabzon’da görülen davanın bugünkü 14. duruşmasında karar çıktı. Mahkeme heyeti, Metin Lokumcu’ya fiziken darp ve müdahale olmadığına dikkati çekerek toplumsal olaylara müdahaledeki orantılılık ilkesini hatırlattı ve biber gazı kullanımının silahtan yararlanma olarak kabul edildiğini kaydederek 13 polis hakkında beraat kararı verdi.


Artvin’in Hopa ilçesinde çıkan olaylarda sıkılan biber gazı nedeniyle kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Metin Lokumcu’nun ölümüyle ilgili Hopa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında aralarında dönemin İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan’ın da bulunduğu 13 polis hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. 2011 yılındaki mitingi öncesi çıkan olaylarda polisin sıktığı biber gazı ile fenalaştığı öne sürülüp, hastanede yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu (55) ile ilgili yürütülen soruşturmada 10 yıl sonra 2021 yılında dava açıldı. ’Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla 13 polisin yargılanmasına 21 Nisan 2021 tarihinde başlanırken, Hopa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu güvenliğinin tehlikeye düşmemesi için Metin Lokumcu’nun ölümüne ilişkin duruşma Trabzon’a alındı. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlayan davada bugün 14. duruşma gerçekleşti.


Sabah saat 10.00 sıralarında başlayan duruşma akşam saatlerine kadar sürdü. 9 saat süren duruşma sırasında mahkeme heyeti 3 kez ara verdi. Mahkemede aile avukatları ve sanık müdafilerinin savunmalarının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Fiziken darp ve müdahale olmadığını kaydeden mahkeme heyeti, toplumsal olaylara müdahaledeki orantılılık ilkesini hatırlattı ve biber gazı kullanımının silahtan yararlanma olarak kabul edildiğine dikkat çekti.


İnsan bedeninin kimyasallara vereceği tepkilerin de farklı olduğunu belirten mahkeme heyeti, Metin Lokumcu’nun ölümü ile yaşanan olayda illiyet bağı olmadığını kaydetti. İlliyet bağı olmadığı yerde kusurdan bahsedilemeyeceğini de ifade eden mahkeme heyeti, yapılan müdahalenin orantılı olduğunu kabul ederek istinaf yolu açık olmak üzere aralarında Artvin İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan’ın da bulunduğu tüm sanıkların beraatine karar verdi.


Duruşmanın ardından Metin Lokumcu’nun yakınları ve avukatları sloganlar eşliğinde Trabzon Adliyesi önünde açıklamalarda bulundu. Metin Lokumcu’nun oğlu Ulaş Lokumcu, “Karar benim gönlümde yok hükmünde. Babamın çok sağlıklı, gücünün yerinde olduğunu ve o gün haklı mücadele verdiğine inanıyorum. Öfkeliyim, cümleleri seçemiyorum. Sinirime yenik düşmek istemiyorum. Çünkü hala bu coğrafyada yaşıyoruz” dedi.



3 yılı aşkın süredir süren Metin Lokumcu davasında mahkeme 13 sanığa beraat kararı verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.