KÜLTÜR SANAT - 09 Temmuz 2023 Pazar 09:43

2. Dünya Savaşı’nda Hitler’in eritip tanka dönüştürdüğü baskı makinesi Trabzon’da sergileniyor

A
A
A

Almanya’da yaklaşık 160 yıl önce imal edilerek baskı makinesi olarak hizmet verdikten sonra İkinci Dünya Savaşında Hitler döneminde demir ihtiyacını karşılamak amacıyla eritilerek tanka dönüştürülen 8 tonluk Frankenthal baskı makinesi savaş bittikten sonra tekrar eritilerek yine baskı makinesine dönüştürüldü.

Dünyada sadece 4 adet bulunan Frankenthal baskı makinesinden biri Trabzon Basın Müzesi’nde sergilenirken, müzeye gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Türkiye’nin içinde en fazla materyal bulunan Basın Müzesi Trabzon’da bu yılın 10 Ocak Gazateciler Günü’nde ziyarete açıldı. Ortahisar Belediyesi tarafından oluşturulan 3 katlı müzede 756 materyal ile basın yayın tarihiyle ilgili kütüphane yer alırken, ziyaretçilerin en fazla ilgisini hikayesi nedeniyle matbaa bölümündeki Frankenthal baskı makinesi çekiyor.

Trabzon Basın Tarihi Müzesi Müdürü Şükrü Üçüncü, müzede sergilenen Frankenthal baskı makinesinin ilginç hikayesini müzeye ziyarete gelen ziyaretçilere anlatıyor. Baskı makinesinin Hitler döneminde tank yapımı için eritildiğine dikkat çeken Üçüncü “Müzemizdeki matbaa bölümümüzün en nadide eserlerinden biri Frankenthal baskı makinemizdir. Bu makinemizin en büyük özelliği Almanlar’ın 1863 yılında açtığı sadece matbaa fabrikası olarak kullandıkları bir yer var. İkinci Dünya Savaşında Hitler acil demir ihtiyacını gidermek için Frankenthal fabrikasındaki bütün matbaa makinelerini eriterek tank yapıyor. Sonrasında İkinci Dünya Savaşı sona erince aynı fabrika kendi içerisinde bulunan tankları eritip matbaa makinesine çeviriyor. 100. yılında, 1963 yılında 100 adet matbaa makinesi üretiyor. Üretilen 100 adet matbaa makinesinin 96 adedi çeşitli şekillerde bazısı hurdaya ayrılıp kayboluyor. Kalan dört adedinin biri Almanya’da, biri Rusya’da, basın müzelerinde biri de bizim basın müzesinde buluyor. Diğerinin ise Ankara bulunduğunu biliyoruz. Dolayısıyla tarihi değeri olan 4 adet makineden bir tanesi müzemizde yer alıyor” dedi.

Duvarlar kırılarak binaya sokuldu

Baskı makinesinin müze oluşturulurken binaya sığmadığını ve duvarı kırmak zorunda kaldıklarını kaydeden Üçüncü, “Makinenin ağırlığı 8 ton olup altı parça halinde getirdik. Müzemizin duvarlarını kırmak suretiyle 15 günde vinç yardımıyla makinemizi içeriye yerleştirdik. Makinenin yerleştirilmesi sırasında Ankara’dan ustalar getirildi. Bu makinenin diğer özelliği ise Trabzon basının baskıdaki büyüklerinden Emin Şefik Yılmaz büyüğümüz 1963 yılında bu makine çıkar çıkmaz Türkiye’ye Trabzon getiriyor. Trabzon basınına hizmet ediyor ve bu makinede tipografi baskı sırasında Trabzon’daki hemen hemen bütün gazeteler bununla basılıyor. Dolayısıyla bu makinemizin müzemize katkısı büyük” diye konuştu.

Yaklaşık 150 yıldır gazete basılıyor

Trabzon’da yaklaşık 150 yıldan beri gazete basıldığına dikkat çeken Üçüncü, “Ortahisar Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç, öncülüğünde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti ile ortaklaşa yapılan bir proje bu müze. Trabzon basını 1869 yılında başlıyor. O tarihten bugün geldiğimiz 2023’e kadar aralıksız her gün gazete basılmıştır. Anadolu basın tarihinde tek şehirdir. İstanbul’da 1 Dünya Savaşında işgal altında iken Türk gazetelerin basılmadığını ve o gazetelerin de özellikle İstikbal Gazetesi Trabzon’da basıldığını kaynaklar göstermektedir. Türkiye’de üç adet basın müzesi var. Bunlar İstanbul, İzmir ve Trabzon’da” şeklinde konuştu.

Ziyaretçi sayısı her geçen gün aratıyor

Ziyaretçi sayısının kuruluşundan beri arttığını belirten Üçüncü, “Ziyaretçi sayımız dönem dönem değişiyor. Dokuz günlük ziyaretçi sayımız bini buldu. Müzemize yabancı turistler de geliyor” ifadelerini kullandı.

Antalya’dan Trabzon’u gezmeye gelen Aydın Makine, müzeden çok etkilenildiğini ifade ederek “Harika bir müze çok beğendik. Beni en çok etkileyen ikinci dünya savaşında demirlerin eritilerek tank yapılıp tankların tekrar eritilerek matbaa makinesine dönüştürülen bu makine oldu. Bu matbaadan dünyada dört adet kaldığını öğrendim bir tanesi de burada. Çok güzel olmuş emeği geçenlerin ellerine sağlık” diye konuştu.

Bekir Koca - Ozan Köse 


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "İstilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "İklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Eroğlu mesajında, Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün yaşamın temelini oluşturan doğal dengenin korunmasına dikkat çekmek, biyolojik çeşitliliğin önemine ilişkin toplumsal farkındalığı artırmak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması konusunda ortak sorumluluk bilinci oluşturmak amacıyla her yıl tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlandığını ifade etti. Bu günün aynı zamanda Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin kabul edildiği tarih olarak belirlendiğini sözlerine ekleyen Eroğlu, "Biyolojik çeşitlilik; kara, deniz ve sucul ekosistemlerdeki tüm canlı türlerini, genetik kaynakları ve bu canlıların birbiriyle kurduğu yaşam ilişkilerini kapsayan korumamız gereken insanlığa doğal bir mirastır diyebiliriz. Ekosistemlerin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği, sağlıklı çevre koşulları, iklim dengesi ve toplum sağlığının korunması doğrudan biyolojik çeşitliliğin devamlılığına bağlıdır. Ancak günümüzde iklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. Biyolojik çeşitliliğin önemi Biyolojik çeşitliliğin ekosistem için öneminden bahseden Eroğlu, "Biyolojik çeşitliliğin azalması insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte etkileyen çok boyutlu riskleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle ekosistem dengesinin bozulması, zoonotik hastalıkların ortaya çıkışı ve yayılımı açısından önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada bir kez daha ’Tek Sağlık’ yaklaşımının önemi ortaya çıkmaktadır" dedi. Veteriner hekimlerin biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir rolü olduğuna dikkati çeken Eroğlu, şöyle devam etti: "Veteriner hekimler, yaban hayatının korunmasından hayvan sağlığı hizmetlerine, zoonotik hastalıkların kontrolünden gıda güvenilirliğine, ekosistem sağlığının izlenmesinden sürdürülebilir üretim politikalarına kadar biyolojik çeşitliliğin korunmasında sorumluluk üstlenen meslek gruplarının başında gelmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak biyolojik çeşitliliğin korunmasının, sürdürülebilir yaşamın ve sağlıklı gelecek nesillerin teminatı olduğunu hatırlatıyoruz. Bu vesileyle doğal kaynakların korunması, yaban hayatının sürdürülebilirliği, ekosistem dengesinin devamlılığı ve tüm canlıların yaşam hakkının savunulması adına yürütülen bilimsel ve toplumsal çalışmaları desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
İstanbul Türkiye Dış Borç İstatistikleri açıklandı Bu yılın birinci çeyreği itibarıyla toplam brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 azalarak 518,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı yılın ilk çeyrek Türkiye Dış Borç İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, 2026 yılı birinci çeyrek itibarıyla toplam brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 azalarak 518,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde kısa vadeli dış borçlar yüzde 0,5 azalarak 166,6 milyar ABD doları, uzun vadeli dış borçlar ise yüzde 0,3 azalarak 351,9 milyar ABD doları oldu. Alt sektörler itibarıyla bir önceki çeyreğe kıyasla; kamu sektörü borcu yüzde 3,3 azalarak 192,2 milyar ABD doları, özel sektör borcu yüzde 1,8 artarak 302,1 milyar ABD doları, TCMB’nin dış yükümlülükleri ise yüzde 2,9 azalarak 24,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Dış borç stokunun enstrüman dağılımında en büyük pay yüzde 46,1 ile kredilere ait. Kredileri yüzde 19,1 ile borç senetleri, yüzde 17,5 ile ticari krediler ve diğer yükümlülükler izlendi. Para birimi dağılımı bakımından ise, dış borcun yüzde 48,7’si ABD doları, yüzde 29,5’i euro, yüzde 11,7’si Türk lirası ve yüzde 10,2’sini ise diğer para birimleri oluşturdu. Kredi ve borç senetlerinin ödeme projeksiyonlarına göre, anapara geri ödemelerinin 24 ay ve üzeri vadede yoğunlaştığı görüldü. Buna karşılık 13-24 ay aralığında anapara geri ödemeleri görece sınırlı kalırken, kısa vadede (0-12 ay) daha çok özel sektör kredilerinden kaynaklanan bir ödeme profili görüldü.
Bursa Marmarabirlik’e ihracat şampiyonluğu ödülü Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ile Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ’İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde başarılı ihracatçı firmalar ödüllendirildi. Marmarabirlik, gerçekleştirdiği ihracat performansıyla ’ihracat şampiyonu’ unvanının sahibi oldu. Bursa iş dünyası ve ihracat camiasını bir araya getiren törene; Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Uludağ İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Başkanı Kemal Yazıcı, UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ile UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat İsmail Hamdi Taner başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Törende, gerçekleştirdiği ihracat performansıyla sektöründe "ihracat şampiyonu" unvanına layık görülen Marmarabirlik, geceye damga vuran kurumlar arasında yer aldı. Marmarabirlik adına ihracat şampiyonluğu ödülünü Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız aldı. Ödül töreninin ardından değerlendirmelerde bulunan Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, elde edilen başarının üretici ortaklardan çalışanlara kadar büyük bir emeğin sonucu olduğunu belirterek, "Marmarabirlik olarak Türk zeytinini dünya pazarlarında daha güçlü konuma taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu ödül, üretimden ihracata kadar ortaya koyduğumuz emeğin ve istikrarlı büyüme vizyonumuzun önemli bir göstergesidir" dedi.
Samsun Bu ilçe belediyesinde her çalışana 5 bin TL bayram ikramiyesi Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, tüm belediye personelinin hesaplarına 5 bin TL bayram ikramiyesi yatırdıklarını söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, tüm belediye personeliyle birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya devam ettiklerini, ilçeye yeni projeleri ve yatırımları kazandırmayı sürdürdüklerini ifade etti. Canik Belediyesi ailesinin büyük bir ekip ruhuna sahip olduğunu ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, bu yıl da tüm belediye personeline 5 bin TL Kurban Bayramı ikramiyesi verdiklerini söyledi. Bayram ikramiyelerini belediye çalışanlarının hesaplarına yatırdıklarını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "5 bin TL bayram ikramiye ödemelerini tüm ekip arkadaşlarımızın hesaplarına gerçekleştirdik" dedi. Bu yıl da geleneği sürdürdüklerini vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imiz için tüm ekip arkadaşlarımızla gayretle çalışmaya devam ediyoruz. Hemşehrilerimize daha etkin bir şekilde hizmet sunmak adına yeni projeleri hayata geçiriyoruz. Bu yıl da tüm ekip arkadaşlarımızın bayram ikramiyesi ödemelerini tamamladık. İlçemiz için gece gündüz demeden çalışan tüm ekip arkadaşlarımızın hesaplarına, 5 bin TL Kurban Bayramı ikramiyelerini yatırdık. Ekip arkadaşlarımızla birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya devam ederek Canik’imizin değerine değer katan yatırımları hizmete sunmayı sürdüreceğiz. Tüm kıymetli ekip arkadaşlarımın ve değerli ailelerinin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, sağlık ve huzur içerisinde bir bayram geçirmelerini temenni ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun" diye konuştu.