EĞİTİM - 20 Nisan 2026 Pazartesi 13:16

TOGÜ’nün düzenlediği tıp kongresinde canlı ameliyat heyecanı yaşandı

A
A
A
TOGÜ’nün düzenlediği tıp kongresinde canlı ameliyat heyecanı yaşandı

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde düzenlenen 7’nci Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi, canlı ameliyat yayını ve bilimsel oturumlarla yoğun katılım eşliğinde tamamlandı.


Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Tıp Fakültesi Bilimsel Araştırma Topluluğu (TOGÜBAT) öğrenci kulübü tarafından 7’nci Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi gerçekleştirildi. "Tıbbın 7. Senfonisi: Hekimliğin Tınısı" temasıyla yapılan kongreye çok sayıda bilim insanı ve öğrenci katıldı. TOGÜ 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen kongrenin açılış konuşmalarını yapan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raşit Kılıç ve Kongre Başkanı Ahmet Furkan Gülhan, öğrenci topluluklarının akademik gelişimdeki kritik rolüne ve bilimsel üretimin tıp eğitimindeki vazgeçilmezliğine dikkat çekti. Sonrasında gün boyu süren oturumlarda sırasıyla, Prof. Dr. Muhammed Keskin (Kardiyoloji A.D.), Prof. Dr. Abdullah Özgür Yeniova (Dahiliye A.D.), Prof. Dr. Berrak Çağlayan Yeğen (Fizyoloji A.D. / TEPDAD UTEAK Başkanı), Prof. Dr. Cihan Aksoy (Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon A.D.) ve öğrenciler sunumlarını gerçekleştirdi. Kongrenin en dikkat çeken ve interaktif kısımlarından biri ise canlı ameliyat yayını oldu. Katılımcılar, ameliyathaneden yapılan naklen yayını izleyerek cerrahi süreçleri yakından takip etme ve modern tıp uygulamalarını yerinde gözlemleme fırsatı yakaladı. 18-19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen kongre geniş katılımı ve nitelikli bilimsel içeriğiyle sona erdi.



TOGÜ’nün düzenlediği tıp kongresinde canlı ameliyat heyecanı yaşandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Türk Dünyası Çocuk Festivali Samsun’da dolu dolu geçecek Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 2. Samsun Türk Dünyası Çocuk Festivali, şehre bayram havası yaşatacak. Dokuz farklı ülkeden toplam 113 katılımcının yer alacağı 2. Samsun Türk Dünyası Çocuk Festivali, çocukların dostluk köprüleri kurduğu ve 23 Nisan coşkusunun hep birlikte yaşanacağı anlamlı bir organizasyon olarak dikkat çekiyor. Festival programı, 21 Nisan Salı günü gerçekleştirilecek festival yürüyüşü ile başlayacak. Saat 11.00’de başlayacak yürüyüşte çocuklar kortej halinde Çiftlik Caddesi üzerinden ilerleyerek Onur Anıtı’na ulaşacak. Birbirinden güzel görüntülere sahne olması beklenen yürüyüşün ardından Onur Anıtı önünde protokol konuşmaları gerçekleştirilecek. Daha sonra farklı ülkelerden gelen ekipler sahne alarak kendi kültürlerini yansıtan dans, müzik ve halk oyunları gösterilerini sunacak. Festival heyecanı 22 Nisan Çarşamba günü şehrin farklı noktalarına taşınacak. Saat 11.00’de Meydan AVM’de Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Balkarya, Samsun Büyükşehir Belediyesi ekipleri gösterilerini sergileyecek. Aynı saatte Bafra 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda Kırgızistan, Azerbaycan, Kırım, Gagauz ekipleri ile Bafra Halk Oyunları Grubu sahne alacak. Çarşamba ilçesi Tarihi Çarşamba Köprüsü’nde ise Özbekistan, Kosova ve Çarşamba Halk Oyunları Grubu gösterilerini sunacak. Böylece festival coşkusu Samsun’un dört bir yanında hissedilecek. Festivalin finali ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda büyük bir coşku ile gerçekleştirilecek. Günün ilk programında saat 09.30’da Çocuk Meclisi toplanacak. Saat 11.00’de Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu’nda düzenlenecek 23 Nisan Resmi Töreni’nde çeşitli sahne gösterileri, çocuk koroları ve halk oyunları ekipleri izleyicilerle buluşacak. Bayram sevinci gün boyu devam edecek. Resmi törenin ardından saat 16.00’da İstiklal Meydanı’nda gerçekleştirilecek 23 Nisan Çocuk Festivali, miniklere unutulmaz bir gün yaşatacak. Yüz boyama etkinlikleri, oyun parkurları, halk oyunları gösterileri, bilim atölyeleri ve birbirinden eğlenceli sürprizlerle çocuklar doyasıya eğlenecek. "Çocuklarımızı ve ailelerimizi etkinliklerimize davet ediyorum" Etkinlikler hakkında bilgi veren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Samsun’umuz, çocuklarımızın neşeyle gülümsediği, dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlendiği büyük ve anlamlı bir festivale ev sahipliği yapıyor. Türk dünyasının farklı coğrafyalarından gelen çocuklarımızı aynı çatı altında buluşturacak bu özel festival, kültürel birlikteliğimizi pekiştirirken 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ruhuna yaraşır şekilde kutlanacak. Şehrimizin dört bir yanında hissedilecek bu güzel buluşma sevginin, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerine sahne olacak. Tüm çocuklarımızı ve ailelerimizi etkinliklerimize davet ediyorum" dedi.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi AÖF kalite elçileri İstanbul’da buluştu Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) tarafından düzenlenen Kalite Elçileri İstanbul Buluşması, İstanbul Aksaray Konukevinde gün boyu süren kapsamlı bir programla gerçekleştirildi. Öğretim üyeleri ve öğrencileri bir araya getiren toplantı, açıköğretim sisteminin kalite odaklı gelişimine katkı sağlamayı amacıyla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Kalite Elçileri buluşmalarının yeniden hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu platformun üniversitenin eğitim vizyonu açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Rektör Adıgüzel, "Bugün burada yalnızca bir toplantı gerçekleştirmiyoruz. Anadolu Üniversitesinin köklü geleneğini, geleceğin eğitim vizyonuyla buluşturan güçlü bir yol arkadaşlığını yeniden inşa ediyoruz. Açıköğretim Sistemimizde ‘mesafe tanımayan eğitim’ anlayışıyla en nitelikli içeriği sunmayı hedefliyoruz. Ancak biliyoruz ki başarımızın anahtarı, kaliteyi sürekli geliştirme konusundaki kararlılığımızdır" dedi. Aktif öğrencilerin soruları cevaplandı Kalite Elçilerinin sistemin en etkin paydaşları olduğunu belirten Rektör Adıgüzel, öğrencilerin geri bildirimlerinin eğitim süreçlerinin geliştirilmesinde kritik rol oynadığını ifade etti. Adıgüzel ayrıca, yeni dönemde hayata geçirilecek stratejik buluşmalar, kişisel gelişim eğitimleri ve kurumsal ayrıcalıklar hakkında da bilgi verdi. Açılış konuşmasının ardından toplantı, AÖF Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Erdem Erdoğdu’nun sunumuyla devam etti. Sunumda Açıköğretim Sistemi’nin mevcut yapısı, kalite süreçleri ve geliştirme hedefleri detaylı şekilde ele alındı. Program kapsamında aktif öğrencilerin soruları dinlenerek ilgili akademik kadro tarafından kapsamlı ve açıklayıcı yanıtlar verildi. Günün ikinci yarısında ise katılımcılar belirlenen başlıklar çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. Birçok konu başlığı ele alındı Toplantı sürecinde; Prof. Dr. Berrin Özkanal, Prof. Dr. Kâmil Çekerol, Doç. Dr. Nejdet Karadağ, Öğr. Gör. Dr. Ayfer Çolak, Öğr. Gör. Dr. Halil Elibol ve Dr. Öğr. Üyesi G. Deniz Dinçer moderatörlüğünde yürütülen oturumlarda; farklı birimlerden akademik ve idari temsilciler de aktif görev aldı. Bu kapsamda ayrıca AÖF’te görevli olan öğretim üyeleri ve personel Prof. Dr. İrem Aydın, Zeynep Altaç, Sevgi Balta, Ömer Faruk Yazıcı, Öğr. Gör. Dr. Hüseyin Gündüz, Halil İbrahim Üzüm, Sefa Emre Öncü, Murat Uzun, Ali Murat Anlar, Hüseyin Kayhan, Özlem Çayırlı ve Yıldız Afşar İstanbul Tanıtım Ofisi’nden Öğr. Gör. Seda Akpınar Şenyuva, Özge Uğurlu ve Altın Kamilçelebi yürütülen çalışmalara katkı sundu. Gerçekleştirilen oturumlar; ’Öğrenci Destek Hizmetleri ve Öğrenci Bilgi Sistemi, Ölçme-Değerlendirme, Sınav Süreçleri ve Program Geliştirme, eKampüs ve Canlı Dersler, Medya, Tanıtım ve Yapay Zekâ Uygulamaları’ başlıklarında ele alındı. Toplantı sonunda öğrenciler, kendilerine söz hakkı tanınan bu etkileşim ortamından duydukları memnuniyeti dile getirirken, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını ifade ettiler. Anadolu Üniversitesi, kalite odaklı yaklaşımı doğrultusunda öğrenci katılımını merkeze alan bu tür buluşmalarla Açıköğretim Sistemini daha ileriye taşımayı hedefliyor.
Bayburt Bayburt’ta kar sürprizi: Kış yeniden yüzünü gösterdi Bayburt’ta sabah saatlerinde başlayan ve öğleye doğru etkisini artıran kar yağışı, kentin yüksek noktalarını yeniden beyaza bürüdü. Öğleden sonra karla birlikte etkili olan yağmur nedeniyle kent merkezinde kar örtüsü oluşmadı. Gece saatlerinde başlayan kar yağışının ardından dağlık alanlar beyaz örtüyle kaplanırken, vatandaşlar Bayburt’ta bahar aylarında da kış şartlarının sürdüğünü söyledi. Baharı beklerken yeniden kar yağışıyla güne başlayan vatandaşlar yazın bir türlü gelmediğini belirtti. Cuma Atamer isimli vatandaş, kar yağışının sabah saatlerinde etkisini daha net gösterdiğini belirterek "Gece kalktık, her yer bembeyazdı. Köyden Bayburt’a geldik, Bayburt da aynı. Nisan ayında donuyoruz" dedi. 60 yaşındaki Hüseyin Köse, 20 Nisan’da böyle bir kar yağışını ilk kez gördüğünü ifade ederek, "Ben 60 yaşındayım, ilk defa 20 Nisan’da böyle kar yağdığını gördüm. İnşallah yaz gelir. Bayburt’un havası hiç değişmiyor, alıştık artık. Bayburt’un yazı 19 Mayıs’tan sonra gelir" diye konuştu. Kışın yeniden Bayburt’a geldiğini söyleyen Yakup Aktürk isimli vatandaş ise, "Göründüğü üzere Bayburt’a kış geri döndü. Bu sene zaten yazı beklemiyoruz. Vatana, millete hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Öte yandan Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünün 5 günlük hava tahminine göre Bayburt’ta hafta içinde sağanak yağmur etkili olacak. Kentte hava sıcaklığının gece saatlerinde 0 dereceye kadar düşmesi, gündüz ise 16 dereceye kadar yükselmesi bekleniyor.
Rize Rize’nin parlayan yıldızı Handüzü Yaylası’nda ince elenip sık dokunuyor Rize’nin hatta Doğu Karadeniz Bölgesi’nin son dönemlerde özellikle kış sporlarıyla parlayan yıldızı olan Handüzü Yaylası’nda gerçekleşecek yatırımlar için planlamalar ince elenip sık dokunuyor. Son yıllarda kar kalitesi, karın kalma uzunluğu gibi kış sporlarıyla ilgilenen vatandaşların dikkatini çeken unsurlar nedeniyle en parlak dönemini yaşayan Handüzü Yaylası için vatandaşları tedirgin eden bazı konular da ortaya çıkmaya başladı. Birçok yaylada doğanın tahribatı söz konusu olduğu için Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda da ilçe merkezine olduğu gibi il merkezine de yakın olduğu için, ulaşımın rahat olması nedeniyle vatandaşlar ve sporcular bu tahribatın oluşabileceğinden endişe ediyor. Vatandaşların bu endişelerinin kendilerinin de endişesi olduğuna dikkat çeken Güneysu Kaymakamı Eyüp Gürdal ve Güneysu Belediye Başkanı Rıfat Özer, bu durumun oluşmaması için ince eleyip sık dokuduklarını ifade ediyor. "Çok acele etmeden, yavaş yavaş, sistematik olarak ilerleniyor" Handüzü Yaylası için 5 yıl önce planlanan bir master plan olduğunu ve o plana göre dikkatli ve yavaş yavaş ilerlediklerini dile getiren Güneysu Kaymakamı Eyüp Gürdal "Şehrimizin ve ülkemizin her noktasının kendine ayrı bir güzelliği, kendine ayrı bir tarihi ve geçmişi var. Handüzü özelinde ilçemizde, kaymakamlığımız, belediye başkanlığımız, il valiliğimiz çok koordineli bir şekilde çalışmalar ve planlamalar zaten yapmış. Burada hatta şu çok da güzel olmuş bence; çok acele etmeden, yavaş yavaş ilerlenmiş, sistematik olarak ilerleniyor. Çok güzel bir master planı çıkartılmış oraya yönelik. Ve bu master planının çerçevesinde, daha doğrusu perspektifinde de şu an biz ilerliyoruz. Bizim şu an orada ulaşıma dair bazı eksikliklerimiz var. Bizler bunu ilçemizde belediye başkanımıza ve diğer arkadaşlarımıza beraber, ilimizdeki valiliğimizin de koordinesinde ve ilgili bakanlıklarla da gerekli görüşmeleri yaparak ulaşım ağını genişleteceğiz" dedi. "Öncesinden gerçekleştirilen bir planlama süreci var" Gelecekte ’keşke yapmasaydık’ denileceğini düşündükleri her türlü yatırım, yapılaşma veya yaylanın doğallığına zarar verecek unsurlardan bugünden hesaplanarak uzak durduklarını ifade eden Kaymakam Gürdal, "Uzun vadede biz geriye dönüp baktığımızda; ’keşke biz buranın dokusuna zarar vermeseydik, keşke burayı daha planlı yapsaydık’ hatasına veya keşkesine düşmemek için bunu yavaş yavaş ilerletiyoruz. Bu demek değildir ki burada bir plan yok, bu planlama 5 yıl öncesinden gerçekleştirilen bir planlama süreci var. Biz inanıyoruz ki Handüzü’nün bölgesinin tamamında hem çok güzel konaklama noktalarının olduğu ki biz bunu da sıradan bir şekilde yapmak istemiyoruz. Sıradandan kastım biraz üzerinde durarak ilçemize her anlamda bir katma değer, hatta ilimize katma değer oluşturacak şekilde bir planlama içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. "Daha önce yapılan hataların aynısını tekrar tekrar etmesin, yinelemesin" Handüzü Yaylası’nda yeterli konaklamanın sağlanması için 4 farklı nokta belirlendiğini dile getiren Güneysu Belediye Başkanı Rıfat Özer ise, "Handüzü’nde yaptığımız master planı çalışmaları doğrultusunda biz esas olarak şu konuyu aldık; burası daha önce yapılan hataların aynısını tekrar tekrar etmesin, yinelemesin. Onun için biz orada dört tane farklı konaklama noktası belirledik ve bölgemiz çok geniş. Ama bu ilk etapta dört konaklama hemen hayata geçer mi, hemen ihtiyacı olur mu? Onu tabii zaman gösterecek, tahsisler çıktığı zaman göreceğiz. Ama şu anda halihazırda üç tane ciddi yatırımcımız tahsislerin açılmasını bekliyor ve tahsisler çıktığı zaman hemen yatırımcılarımız olacak. İnşallah da bu yaz tahsise hazır olacağı söylendi Kültür Bakanlığı tarafından. Ama Güneysu merkez anlamında konaklama kapasitemiz şu anda yeterli değil. Bununla alakalı bizim belirlediğimiz bir-iki nokta var. Turizm konusunda, konaklama konusunda yatırım yapmayı düşünenler varsa eğer, biz bunlara yardımcı olacağız. Zaten amacımız bunu belediye olarak değil, vatandaşa sunup; araziyi ’biz burada böyle bir konaklama düşünüyoruz, bunun içinde bunlar bunlar olacak’ diye duyuruya çıkacağız. Talipliler de gelip bu tür yatırımı yapabilirler burada" dedi. Handüzü Yaylası için bin 500 yatak kapasitesi öngördüklerini dile getiren Özer, "Güneysu’nun tabii Rize’ye çok yakın olmasının da burada bir artısı var. Yani Güneysu da dokuz kilometre mesafede. Şu anda yeterli, yazları yeterli değil, ki yazın ciddi bir yoğunluk oluyor. Ama mevcut şu anki altyapıyla konaklamada bir sıkıntımız olmuyor, gelen talepleri karşılıyoruz. Ama Handüzü devreye girdikten sonra konaklamalar, hareketlilik başladıktan sonra yeterli olur mu? Handüzü’nde yeterli olacağını düşünüyoruz çünkü orada şu anda planladığımız kadarıyla bin 500 civarında bir yatak kapasitesi olacak" ifadelerini kullandı. "Doğada bir karmaşa, kargaşa olmayacak" Doğu Karadeniz’in turizm cennetlerinden olan Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Ayder Yaylası ve Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’ün aksine yaylacıların turizmden etkilenmeyeceği bir master planla ilerlediklerini kaydeden Özer "Ayder ve Uzungöl’deki bir yapı düşünmüyoruz. Bizim burada master planla çalışırken en önemli konumuz; orada yaylayı kullanan insanlar, orada doğaya, işte keçici vesaire yetiştiricilik yapan insanlar bundan etkilenmeyecek. Yine kendi mera faaliyetlerini, hayvancılık faaliyetlerini hiç etkilenmeden yürütecekler. Doğada bir karmaşa, kargaşa olmayacak, aynı sakinliği ve doğallığını koruyarak biz orada insan seslerinden daha çok doğanın sesini insanlar gitsin dinlesin orada istiyoruz. Uzungöl gibi, Ayder gibi bir planlamamız yok" şeklinde konuştu.
Antalya Kepez’de 12 yıl sonra er meydanı kuruldu: 984 pehlivan kıyasıya mücadele etti Kepez Belediyesi tarafından 12 yıl aradan sonra düzenlenen 10. Yağlı Pehlivan Güreşleri, 984 pehlivanın katılımıyla tamamlandı. Farklı yaş gruplarına göre düzenlenen kategorilerde hem genç yetenekler hem de tecrübeli başpehlivanlar mücadele etti. Kepez Belediyesi’nin 10. Yağlı Pehlivan Güreşleri, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplam 984 pehlivanın mücadele ettiği organizasyonda baş kategorisinde 63 güreşçi kıyasıya yarıştı. Finalde Balıkesir’den Enes Doğan başpehlivanlığı kazanırken, Ali Gürbüz sakatlık yaşadığı final müsabakasını ikinci tamamladı. Erkan Taş ve Yusuf Can Zeybek ise üçüncülüğü paylaştı. Farklı yaş ve kilo gruplarında yapılan müsabakalarda miniklerden başa kadar birçok kategoride heyecanlı karşılaşmalar yaşandı. Organizasyonda en yüksek katılım 138 pehlivanla küçük orta küçük boy kategorisinde gerçekleşirken, deste küçük boy 102 sporcu ile ikinci sırada yer aldı. En fazla katılım küçük orta küçük boyda Minik 1kategorisinde 56, Minik 2 kategorisinde 52, Teşvik 1’de 63, Teşvik 2’de 41 pehlivan mücadele ederken; Ayak boyunda 87, Tozkoparan’da 64 sporcu kol bağladı. Deste küçük boy 102, deste orta boy 91, deste büyük boy 72 katılımcıyla dikkat çekti. En yoğun katılımın yaşandığı küçük orta küçük boy kategorisinde 138 pehlivan yer alırken, küçük orta büyük boyda 51, büyük orta boyda 50 sporcu mücadele etti. Başaltı kategorisinde 54, baş boyunda ise 63 pehlivan er meydanına çıktı. Organizasyonda en fazla katılımın küçük orta küçük boy kategorisinde gerçekleşmesi, bu boyda rekabetin ne denli yüksek olduğunu ortaya koyarken, deste küçük boy da katılım sayısıyla öne çıkan ikinci kategori oldu. Yağlı güreşlerin her kategorisinde yaş gruplarına uygun olarak mücadele eden pehlivanlar, ata sporunun tüm zenginliğini ve geleneğini bir kez daha gözler önüne serdi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 10. Yağlı Pehlivan Güreşlerine katılan tüm pehlivanlara ve yoğun ilgi gösteren Antalyalılara teşekkür etti. Başkan Kocagöz, "Ata sporumuz yağlı güreşin 12 yıl aradan sonra yeniden Kepez’de böylesine güçlü bir katılımla yapılmış olması bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Er meydanında mücadele eden her bir pehlivanımız, bu kültürün yaşatılmasına katkı sunmuştur. Sporcularımızın ortaya koyduğu mücadele, centilmenlik ve azim takdire şayandır. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.
Samsun Samsunspor taraftar gruplarından açıklama Samsunspor taraftar grupları, Trabzonspor ile son oynanan karşılaşmada rakip takım otobüsünün taşlanmasının ardından 3 polis memurunun açığa alınması olayından dolayı polisler ve ailelerine karşı mahcubiyet duyduklarını belirterek, açıklama yayımladı. Taraftar grupları tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Samsunspor’umuzun, Trabzonspor ile oynadığı son maçın ardından, rakip takım otobüsüne taş atılması olayını tasvip etmediğimizi ifade etmiştik. Bizleri en az bu konu kadar üzen olay ise olay yerinde görev yapan 3 polis memurumuzun açığa alınmasıdır. Bu sonuç, yaşanan olayı bizler için ağır bir vebal haline getirmiştir. Vatanın birliği için canını dişine takan, emniyet ve asayişi sağlamak için yeri geldiğinde şehit ve gazi olmaktan kaçınmayan polislerimiz, ne yazık ki bu olayın en büyük mağduru olmuştur. Açığa alınan polislerimize ve ailelerine karşı duyduğumuz mahcubiyetin tarifi yok. Gençlerimizin bu konudan ders çıkarması gerektiğine inanıyoruz. 3-5 saniyelik bir öfke kontrolsüzlüğünün nelere mal olabileceğinin görülmesini istiyoruz. Sonunu düşünmeden atılacak her adımın, telafisi mümkün olmayan hatalara dönüşeceğini unutmamamız gerektiğini, bu olay bir kez daha göstermiştir" ifadeleri kullanıldı. Taraftarları sakin olmaya davet eden açıklamada ayrıca, "Bu düşüncelerle İçişleri Bakanımıza, Samsun Valimize ve Samsun İl Emniyet Müdürümüze çağrıda bulunuyoruz; açığa alınan polislerimizin göreve iade edilmesini istiyoruz. Bu münferit olayda yaralanan kimse yoksa da sonucu bizleri vicdanen yaralamıştır. Gereğinin yapılmasını talep ediyoruz" denildi.