Son Dakika
|
Trump: "İran bugün çok ağır darbe alacak"
Dubai Uluslararası Havalimanına İHA saldırısı
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
Azerbaycan, İran'daki tüm diplomatik personelini geri çekiyor
İran, Kuveyt'te ABD üssünü hedef aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
Savaş sonrası İranlılar ülkelerine dönüyor
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
İran, Bahreyn'de otel ve 2 konutu hedef aldı
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İspanya Başbakanı Sanchez: "Türk sosyal medya topluluğuna selamlar olsun"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani ile telefonda görüştü
Büyükelçi Yılmaz, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı heyetini kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile telefonla görüştü
Beşiktaş’ta gece kulübü kundaklandı: Mekan sahibi öldürüldü
Hande Yener hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturması
TEKNOLOJİ
FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası Fuar İzmir’de başladı
07 Mart 2026 Cumartesi - 16:33:51
Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu Ulusal Turnuvası, Fuar İzmir’de başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım yer aldı. Her yıl, 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" amaçlayan ve dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuğun katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezon Ulusal Turnuvası bu yıl İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. UNEARTHED temasıyla düzenlenen turnuvada takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken tasarlayıp kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda öğrenciler robot tasarımı, yazılım geliştirme, problem çözme ve ekip çalışması gibi becerilerini ortaya koyuyor. 74 takım yarışıyor Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilen Ulusal Turnuva’ya Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım, yaklaşık 750 öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Turnuvanın açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Bilim Kahramanları Derneği ve İZFAŞ yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, 22 yıldır düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldiklerini belirterek, "Bugünse hepimiz için bir kutlama günü. Bu sezon 501 takım ve 4 bin 500’ü aşkın çocuk ve gencin katıldığı bir programı mümkün kılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. "Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, "10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Fuar İzmir’de biz hep ticaret, sanayi fuarları yapıyoruz, ama hiçbiri bu kadar neşeli, hiçbiri bu kadar bilim dolu, hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda da burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İki gün boyunca hepinize bol şans, bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu, tadını çıkaracağınız zaman diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık" dedi. Turnuva programında dönüşüm Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ise önümüzdeki yıldan itibaren First Lego League Challenge turnuvalarında yeni bir modele geçileceğini belirtti. Değişen ve gelişen dünyaya uyum sağlamak amacıyla programda dönüşüm sürecinin başlayacağını ifade eden Yurtsever, yapay zekanın da dahil olacağı yeni uygulamalarla programın daha katılımcı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini vurguladı. Turnuva kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren 6 takım, ülkemizi uluslararası turnuvada temsil edecek.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:59
Çelik sektörü İstanbul’da buluşacak
Küresel çelik sektörünün önde gelen temsilcileri ve uluslararası yatırımcıları, 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Steel Networking Summits 2026 kapsamında bir araya gelecek. Türkiye’nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul’da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Dünya çelik ticaretinin tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturacak zirve, sektörün geleceğine yön verecek stratejik temaslara ve yeni iş birliklerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirveye, 80 farklı ülkeden 500’ün üzerinde üst düzey katılımcı ile 40’tan fazla uluslararası konuşmacının katılım sağlaması bekleniyor. Konferans programı kapsamında; dünya çelik piyasalarında arz-talep dengesi, ticaret savaşlarının sektöre etkileri, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya pazarlarındaki güncel gelişmeler ile yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıkları masaya yatırılacak. Zirvenin yalnızca bugünü değil, sektörün geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken Dünya Çelik Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, "Türkiye, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve geniş pazar ağıyla küresel çelik ticaretinde çok önemli bir konumda bulunuyor. İstanbul ise bu gücün dünyaya açılan vitrini. Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan ticaret ağlarının kesiştiği bu şehirde, dünya çelik sektörünü bir araya getirmek son derece anlamlı. Steel Networking Summits 2026, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak, doğrudan ticarete dönüşebilecek temasların önünü açacak. Bu organizasyonun, Türkiye’nin küresel çelik ticaretindeki stratejik konumunu daha da güçlendirecek tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz" dedi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:22
BUÜ, Teknoloji ve Etki Merkezi ile akademik gücünü pekiştiriyor
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), sanayi-akademi işbirliğini güçlendirme hedefleri doğrultusunda, Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında hayata geçirilen "Teknoloji ve Etki Merkezi"nin kapılarını açtı. Arif Ağaoğlu İleri Teknoloji ve Mühendislik Laboratuvarlarında düzenlenen törene BUÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, Aksigorta Genel Müdürü Fırat Kuruca, dekanlar, bölüm başkanları ve akademisyenler ile çok sayıda öğrenci katıldı. "Gençlere yapılan yatırım uzun vadeli bir umut kaynağıdır" Açılışın ev sahipliğini yapan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, konuşmasında üniversitenin 50 yıllık köklü geçmişine ve Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olma vizyonuna vurgu yaptı. 57 bini aşkın öğrencisi ve uluslararası kimliğiyle BUÜ’nün dev bir eğitim yuvası olduğunu belirten Kırıştıoğlu, Bilgisayar Mühendisliği bölümüne kazandırılan bu laboratuvarın gençler için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti. Özel sektör desteğinin eğitimde sıçrama tahtası görevi gördüğünü dile getiren Rektör Yardımcısı, bilimin ekonomiyle olan ayrılmaz bağına dikkat çekerek; gençlerin umutlarını yeşertecek bu merkezin hem üniversiteye hem de teknoloji dünyasına uzun vadeli ve değerli katkılar sunacağını belirtti. "Geleceği BUÜ’lü gençlerle birlikte inşa edeceğiz" Fırat Kuruca ise Türkiye genelinde açılan 13. merkez olan bu laboratuvarın, BUÜ’nün vizyonuna yakışır sonuçlar vereceğine inandığını belirtti. Merkezin 120 saatlik Java eğitim programıyla destekleneceğini ve başarılı olan öğrencilere staj imkanları sunulacağını belirten Kuruca, sigortacılık sektörünün teknolojiyle harmanlanan dinamik yapısını gençlerle buluşturmaktan heyecan duyduklarını söyledi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:39
BAU’da düzenlenen "Career in Games"te oyun tasarımı sektörü konuşuldu
Bahçeşehir Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen "Mobidictum Career in Games 2026" oyun geliştiricilerini ve oyun sektöründe yer almak isteyen gençleri uzman isimlerle bir araya getirdi. BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak; mobil oyun sektöründe Türkiye’nin dünyada önemli bir yerde olduğunu belirterek "Üniversitelerimizde 30 oyun tasarımı lisans programı var. Bizlerin bu tarz etkinliklerle öğrencilerimizin birbirini tanımasını sağlamamız ve onları firmalarla buluşturmamız gerekiyor" dedi. Oyun sektörüne ilgi duyan öğrenciler, yeni mezunlar ve kariyerinin başındaki profesyonellere yönelik düzenlenen "Mobidictum Career in Games 2026" Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Güney Kampüs’te gerçekleşti. BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen etkinlikte, oyun sektöründeki şirket yöneticileri, işe alım ekipleri, akademisyenler ve deneyimli isimler düzenlenen panellerde konuşmalar yaptı. İlk portfolyosunu hazırlayan, staj arayan ya da bir sonraki iş fırsatını hedefleyen katılımcıların oyun sektöründe somut adımlar atmasına katkı sağlamayı amaçlayan etkinlik, oyun geliştiricilerin birbirlerini tanımasını da sağladı. Katılımcıların oyun sektörüne giriş, portfolyo ve CV hazırlığı, mülakat süreçleri, 2026’da öne çıkan yetkinlikler, kişisel marka oluşturma, prodüksiyon iş birliği ve uzaktan/freelance çalışma gibi başlıklarda da bilgi aldıkları etkinlikte, stantlar kuran firmalarda kendilerini tanıtma fırsatı buldular. Türkiye mobil oyunda dünyada önemli aktörlerden biri Etkinlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan BAU İletişim Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı ve BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak "Türkiye oyun sektöründe, özellikle mobil oyun sektörüne dünyadaki önemli aktörlerinden biri. Son yıllarda PC tarafında da güç kazandı. Genç yetenekleriyle birçok ülkenin gıptayla baktığı bir ülkeyiz. Alınan yatırımlar bunu gösteriyor. Tabii ki bu genç yetenekleri bir araya getirmek çok önemli. Ülkemizde 30 oyun tasarımı lisans bölümü var, bu da kabaca yaklaşık 6 bin öğrenci demek. Bu öğrencilerin bir araya gelmesi ve birbirlerini tanımasını firmalarla ilgili bilgi sahibi olmalarını çok önemsiyoruz. Onları bir araya getirmek ve firmalarla buluşturmak bizlerin, üniversitelerin de görevi. Üniversitelerin sektörle her zaman iş birliğinde olması, gençlerimiz için gelecek inşa etmek adına çok önemli. Bu etkinliği de bu kapsamda çok önemsiyoruz" dedi. ‘Kariyer çoğu zaman bir sohbetle başlar’ Konuşmasında oyun sektörünün büyümesine vurgu yapan Çatak, katılımcılara tavsiyelerde bulunarak şunları söyledi: "Sektörün büyümesinin arkasında yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda yeni fikirler, fark oluşturucu insanlar ve cesur genç geliştiriciler var. Belki aranızda ilk oyununu yapanlar var. Belki bir level tasarlayanlar, kod yazanlar, karakter çizenler ya da oyun üretmenin hayalini kuranlar var. Şunu bilmenizi isterim: Bu sektör artık yalnızca büyük stüdyoların alanı değil. Küçük ekipler, bağımsız geliştiriciler ve öğrenciler de bugün global ölçekte işler üretebiliyor. Ama bunun ilk adımı insanlarla tanışmak, sorular sormak ve kendi işinizi göstermek. O yüzden bugün sizden ricam çok basit: Konuşmaları dinleyin ama sadece dinlemekle kalmayın, sorular sorun, insanlarla konuşun, portfolyonuzdan bahsedin, bağlantılar kurun. Çünkü oyun sektöründe çoğu zaman kariyerler bir iş ilanıyla değil, bir sohbetle başlar." Sektörün birçok farklı alanı var ABD’de olduğu için etkinliğe görüntülü olarak bağlanan Mobidictum’un kurucusu Batuhan Avucan ise yaptığı konuşmasında; "Türkiye oyun sektöründe son 5 senedir çok yüksek bir hizmet yakaladı. Bugün Türkiye’de binlerce insana istihdam oluşturan global ölçekte Türkiye’yi haritaya koyan, hem kendimiz gurur duyduğumuz hem dışarıdan insanların gıptayla baktığı bir sektör haline geldi. Sektörün çok daha iyi yerlere geleceğinden hiçbir şüphe yok. Bugün Bahçeşehir Üniversitesiyle beraber bu etkinliği gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu etkinlikteki amacımız oyun sektörünün farklı alanlarını gösterebilmek. Bu sadece oyun yapmak değil, bu sektörün bir sürü farklı alanı var. Tasarımından pazarlamasına, veri bilimine, yazılımına birbirinden çok daha farklı alanları olduğunu gösterebilmek ve sizi bu imkanların varlığından haberdar etmek istedik" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, düzenlenen panel ve sunumlarla, oyun geliştirme kariyerinde üniversitenin rolü, sektörde kimin ne iş yaptığı, global projelerde yer almak, oyunlarda yerelleşme gibi pek çok konu ele alındı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
07 Mart 2026 Cumartesi- 09:39
BAU’da düzenlenen "Career in Games"te oyun tasarımı sektörü konuşuldu
2
07 Mart 2026 Cumartesi- 11:59
Çelik sektörü İstanbul’da buluşacak
3
06 Mart 2026 Cuma- 17:42
Yıldız Teknik Üniversitesi, Arnavutköy Belediyesi ile teknoloji üretim üssü kuruyor
4
06 Mart 2026 Cuma- 11:53
Bilgisayar Mühendisliği öğrencisinden dikkat çeken yöntem
5
07 Mart 2026 Cumartesi- 11:22
BUÜ, Teknoloji ve Etki Merkezi ile akademik gücünü pekiştiriyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:51
Dünyanın ilk patozu Giresun’da restore ediliyor
Fındık tarihinin en önemli mekanik yeniliklerinden biri kabul edilen ve dünyanın ilk fındık soyma makinesi olarak bilinen patoz, Giresun’da aslına uygun şekilde restore edilmeye başlandı. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü’nde 1940 yılında üretilen makine, yıllar içinde doğal şartların etkisiyle yıpranması üzerine tadilata alındı. Ankara Üniversitesi’nin 1937’de başlattığı çalışmalar sonucunda 1940’ta tamamlanan ve deneme amaçlı olarak Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü’ne gönderilen patozun, dünyada benzeri bulunmayan ilk model olduğu belirtiliyor. Enstitüde yıllarca muhafaza edilen tarihi makinenin zamanla paslanarak bozulmaya başlaması üzerine koruma altına alınması için çalışma başlatıldı. Tadilat çalışmaları, Giresun Küçük Sanayi Sitesi’nde faaliyet gösteren Ansam Irgat Makine Sanayi tarafından yürütülüyor. Firmanın sahibi Orhan Sarımetmetoğlu, makinenin önemine dikkat çekerek, "Bu makine, 1937’de Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü’nde imalatına başlanıp 1940’ta tamamlanan, türünün ilk örneğidir. Deneme amacıyla Giresun Fındık Araştırma Enstitüsüne gönderilmiş. Yıllarca korunmuş ancak doğal şartlar nedeniyle paslanıp yıpranmış. Bizden, orijinal plan ve projelerine göre yeniden yapılması istendi. Şu anda dünyanın ilk fındık patozunu ilk günkü görünümüne kavuşturmak için çalışıyoruz" dedi. Tarihi makinenin tadilatının tamamlanmasının ardından tekrar Fındık Araştırma Enstitüsü’ne teslim edileceği bildirildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:49
Türk Telekom, gençlik markası Selfy ile 7 farklı üniversitede ilk 5G deneyimini sundu
Türk Telekom’un gençlik markası Selfy, gelenekselleşen festivaliyle eğlence, müzik ve sporu üniversite kampüslerinde öğrencilerle buluşturdu. "Her Anın Sponsoru Selfy Kampüste" konseptiyle düzenlenen Selfyfest’25, bu yıl üniversite kampüslerinde binlerce gence eğlencenin yanı sıra Türk Telekom’un 5G altyapısıyla geleceğin teknolojilerini deneyimleme fırsatı da sundu. Selfy, kampüslerde yeni dönem heyecanını özel etkinliklerle yaşattı. ’’Her Anın Sponsoru Selfy Kampüste’’ konseptiyle düzenlenen Selfyfest’25 bu yıl gençlere, Türk Telekom’un 5G hızı ile geleceğin teknolojilerini deneyimleme fırsatı da sundu. Festival kapsamında artırılmış gerçeklik teknolojisiyle (AR) oynanan yeni nesil spor dallarından HADO Turnuvası’nda boy gösteren öğrenciler, 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme sayesinde geleceğin sporunu deneyimleme imkânı buldu. Öğrenciler, sanal enerji topları fırlatarak rakiplerini saf dışı bırakmaya çalışırken hem fiziksel hareket hem de dijital stratejiyi bir arada deneyimledi. "5G’nin dönüştürücü gücüyle müşterilerimiz için yeni bir dönem başlatıyoruz" Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, "Türkiye’nin yeni iletişim çağına geçişinde bir dönüm noktası olan 5G teknolojisi 1 Nisan itibarıyla hayatımıza girecek. Gerçekleştirilen 5G ihalesinde tüm paketlerde, en iyi müşteri deneyimini sunma hedefimiz kapsamında ve planladığımız doğrultuda frekanslarımızı aldık. Türk Telekom olarak müşteri başına en yüksek 5G kapasitesi ve en yüksek fiber istasyon oranıyla 5G’ye hazırız. Teknolojide yeni bir dönemin kapılarını aralayacak olan 5G’nin temel yapı taşını fiber altyapı oluşturuyor. Şirket olarak, yüzde 56’sı fibere bağlı baz istasyonlarımızla en iyi müşteri deneyimini biz sunacağız. Müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımızla güçlü büyüme ivmemizi sürdürürken, 2025 üçüncü çeyrekte mobil alanda 2,3 milyon abone kazanımıyla tarihin en iyi çeyrek performansını kaydettik ve mobil abone sayımızı 30,8 milyona taşıdık. Mobil Numara Taşıma pazarının lideri olarak son on iki ayda 4 milyonu aşan mobil faturalı net abone kazanımı ile yeni bir rekora ulaştık. Başarımızın arkasında yatan en güzel nedenlerinden biri de gençlerle kurduğumuz güçlü bağ. Gençlik markamız Selfy ile gençlerin ihtiyaçlarını dinleyerek bu ihtiyaçları karşılıyor ve onlara eğlenebilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve kendilerini ifade edebilecekleri bir dünya sunuyoruz" dedi. Selfy, 5G deneyimini kampüslere taşıdı Özden, "Bol internetli avantajlı tarifelerden Sil Süpür’de Selfy’lilere özel hediyelere, yeme içmeden sinemaya, ulaşımdan giyime kadar pek çok kategoride marka iş birliklerimizle gençlerin hem dijital hem de sosyal yaşamlarını daha keyifli hale getiriyoruz. Bu yıl Selfy Fest’25’te öğrenciler 5G’nin günlük hayata nasıl dokunduğunu deneyimlemiş oldu. Düzenlediğimiz HADO Turnuvası’nda oyunu 5G’nin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla oynayarak güçlü altyapımızı deneyimleme fırsatı edindiler. Mobildeki gücümüz artarak devam ederken, birbirinden avantajlı paketler ve fırsatlar sunduğumuz Selfy markamızla gençlerin hayatına renk katıyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğinin mimarı Türk Telekom olarak, yarınlarımızın teminatı gençlerin her anında yanında olmayı sürdürecek, iletişimin her döneminde olduğu gibi 5G çağında da öncü rolümüz, güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle ülkemizi geleceğe taşımaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Selfyfest’25’te müzik, spor ve rekabet bir arada 7 farklı üniversiteden 350 binin üzerinde öğrenciyi ağırlayan Selfyfest’25, eğlenceyi konserlerle sınırlamayan dolu içeriğiyle gençlere unutulmaz anlar yaşattı. 7 farklı üniversitede öğrenciler 5G’yi deneyimlerken, Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde de HADO Dünya Dostluk Turnuvası, Türk Telekom 5G teknolojisiyle gerçekleştirildi. Farklı ülkelerden yarışmacıların, 5G bağlantısı üzerinden mücadele ettiği turnuvada Türkiye Milli Takımı şampiyon oldu.
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:42
Vodafone’dan 5G’de yapay zeka destekli müşteri deneyimi
Vodafone, 5G öncesinde şebeke yönetimini müşteri deneyimi ve yapay zekâ odağında yeniden tasarlıyor. Şirket, bu kapsamda hayata geçirdiği yapay zekâ tabanlı Şebeke Kalite Endeksi (Network Quality Index) modeliyle, her müşterinin ses ve internet deneyimini tek bir kişisel skorla ölçüyor. Model, müşterilerin şebeke deneyimlerinin ayrı ayrı değerlendirilerek en doğru aksiyonun alınmasına imkân veriyor. Vodafone, şebeke yönetiminde müşteri deneyimini merkeze alan yeni nesil akıllı şebeke stratejisini hayata geçirdi. Yapılan açıklamaya göre şirket; teknik kalite, yapay zekâ destekli analitikler, deneyim izleme ve çözüm mekanizmalarını bir araya getirerek şebeke yönetiminde yenilikçi bir yaklaşım benimsiyor. Bu yaklaşım, şebeke mimarisinin yalnızca kapsama ve hız göstergelerine göre değil, müşterinin yaşadığı gerçek deneyim üzerinden yönetilmesini hedefliyor. Müşteri davranışları, kullanım alışkanlıkları, şikâyet dinamikleri, yerel kalite farklılıkları ve teknik performans verileri aynı çatı altında birleştirilerek kapsamlı bir deneyim yönetimi modeline dönüştürülüyor. Şirketin teknolojideki öncü rolünün yeni bir yansıması olan bu uygulamayla, Vodafone 5G’li yeni döneme sadece teknik altyapı değil müşteri deneyimi açısından da güçlü bir şekilde hazırlanıyor. Şebekeyi daha akıllı hale getiriyor Açıklamaya göre şirketin yeni akıllı şebeke stratejisinin önemli bileşenlerinden biri, yapay zekâ tabanlı analizlerin şebeke yönetimine entegre edilmesini sağlayan Şebeke Kalite Endeksi (NQI) modeli. Bu model, her müşterinin ses ve internet deneyimini tek bir kişisel skorla ölçerek tüm aksiyonların müşteri memnuniyetine göre şekillenmesini mümkün kılıyor. Her müşteri için günlük olarak hesaplanan Şebeke Kalite Endeksi skorlarıyla müşterilerin ses ve internet deneyimini gerçek zamanlı olarak yansıtan bu model sayesinde, teknik performans göstergeleri doğrudan müşteri memnuniyetine dayalı bir ölçüm sistemine dönüşüyor. Şebeke Kalite Endeksi modeli, müşteri hizmetleri süreçleriyle entegre edilerek şikayet yönetimi tarafında da önemli iyileştirmeler sağlıyor. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şirketin akıllı şebeke stratejisi yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi: "Bugün şebeke yönetiminde teknik olarak en iyi olmak tek başına yeterli değil. Odağımız, her müşterimizin yaşadığı deneyimi izlemek, oluşabilecek en küçük memnuniyetsizliği bile çözmek ve müşterilerimize başarılı bir şebeke deneyimi sunmak. Bu nedenle, stratejimizi müşteri deneyimine göre tasarlıyoruz. 23 saat 59 dakika mükemmel bir deneyim yaşayan bir müşterinin 1 dakikalık kötü deneyimi bile algıyı tamamen değiştirebiliyor. Her müşterimizin gerçek deneyimini yakından izliyor; gerektiğinde teknik çözümler ve telafi modelleriyle memnuniyeti geri kazanıyoruz. Müşteri deneyimi merkezli telafi yaklaşımımız, Vodafone Grubu tarafından da örnek olarak gösterildi. Bu yaklaşımın etkisiyle, 2025’te bir önceki yıla göre şebeke kaynaklı müşteri şikâyetlerinde %35 iyileşme kaydettik." Uluslararası ödüller Şirketin deneyim odaklı şebeke yaklaşımı global düzeyde de örnek gösteriliyor. Şirketin "AI-enhanced Digital Twins for Best NPS Network" projesi TM Forum’da iki ödüle birden layık görüldü. Yapay zekâ algoritmaları ve büyük veri analitiği kullanılarak geliştirilen proje, yaklaşık 60 aday arasında öne çıkarak "En İyi İş Etkisi" (Best Business Impact) ve "Katılımcıların Seçimi" (Attendees’ Choice Award) ödüllerini aldı. 5G dönemine deneyim odaklı hazırlık Vodafone Türkiye, 5G döneminde daha tutarlı, kaliteli ve dengeli bir deneyim sunmayı hedefliyor. Engin Aksoy bu hazırlığı şöyle özetledi: "Şebeke Kalite Endeksi modeliyle desteklenen akıllı şebeke mimarimiz, 5G geçişinin hem teknik hem de deneyim tarafındaki temelini oluşturuyor. 5G’ye yalnızca teknolojik olarak değil, müşteri memnuniyetinde de güçlü bir hazırlıkla giriyoruz. Yapay zekâ tabanlı akıllı şebeke yönetimi, müşteri davranışlarına dayalı planlama, öne çıkan telafi modelleri ve uluslararası standartlarla uyumlu mühendislik yaklaşımımızla, şebeke alanını müşteri memnuniyeti ekseninde konumlandırıyoruz. Bu strateji, şirketimizi 5G döneminde müşterilerine daha tutarlı ve güçlü bağlantı sunma hedefinde benzersiz bir konuma taşıyor." Altyapıyı en yeni teknolojilerle geliştirmeyi sürdürerek müşterilere en iyi dijital deneyimi yaşatmaya devam ettiklerini belirten Aksoy, şöyle konuştu: "Şebeke Kalite Endeksi modeliyle, her müşterimizin kullanımına göre ağırlıklı bir skor hesaplayarak şebekemizde yaşadığı deneyimi takip edebiliyoruz. Bir müşterimiz, çağrı merkezimizi aradığında veya sanal asistanımız TOBi üzerinden bize ulaştığında, son günlerde aldığı hizmet kalitesinde olumsuz yönde bir değişim olduysa, bunu görebiliyor ve müşterimize daha hızlı bir şekilde çözüm üretiyoruz. Dahası, olumsuz deneyim yaşadığını tespit ettiğimiz müşterilere telafi edici ödüller sunuyoruz. Belirli bir bölgede bulunan müşterilerimizin şebeke deneyiminde toplu bir bozulma tespit edersek de herhangi bir şikayet gelmemiş bile olsa proaktif bir şekilde düzeltici aksiyon alıyor, müşterilerimizin yaşadığı olumsuz deneyimi henüz onlar için bir şikayete dönüşmeden düzeltiyoruz." "Odağımız müşteri memnuniyeti" Önceliklerinin her zaman müşteri memnuniyeti olduğuna dikkat çeken Engin Aksoy, şunları söyledi: "Şirket olarak, Türkiye’de en düşük müşteri kaybına sahip operatör olmayı sürdürüyoruz. Son 5 yıldır sektörde müşteri kayıp oranı en iyi operatör olmamız, müşteri bağlılığı ve memnuniyeti konusundaki iddiamızı da ispatlıyor. Geçtiğimiz yıl müşteri odaklı kültürel dönüşüm oluşturma hedefiyle Memnuniyet Merkezi programımızı hayata geçirdik ve bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmalarla son bir yılda müşteri deneyiminde önemli iyileşmeler sağladık. Vizyonumuz, her bir müşterimizin en iyi deneyime ulaşması için dijital devrimin yolunu açmak."
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:21
Mobilite çağında güç ve akıllı teknoloji bir arada
Taşınabilirliği ve hafifliği ön plana çıkan laptop modelleri kullanıcıların iş, eğitim ve günlük hayatındaki verimliliği artırıyor. Mobil yaşam tarzına uyum sağlayan bu yeni düzende, Casper ergonomik tasarıma sahip, güçlü performans sunan ve kolay taşınabilir laptop seçenekleri sunuyor. Casper’ın mobil yaşam tarzını benimseyen kullanıcılar için sunduğu laptop modelleri, hem kompakt boyutlarıyla kolay taşınabilirlik sağlıyor hem de güçlü donanımıyla kesintisiz bir performans vadediyor. İnce tasarım, maksimum verim Laptop taşırken hafiflik, özellikle gün boyu bilgisayar taşıyan kullanıcılar için temel kriterlerden biri. Casper, estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiren tasarımlarıyla hem şıklık hem de uzun pil ömrü, yüksek ekran kalitesi ve güçlü işlemci seçenekleriyle donatılmış mobil çözümler sunuyor. Casper Nirvana X600: Güçlü performans, hafif ve ergonomik tasarım Casper Nirvana X600, bireysel kullanıcılar için hafifliği ve ergonomik tasarımıyla öne çıkıyor. Sadece 1.6 kg hafifliği ve 19.2 mm inceliğindeki yapısı sayesinde, iş veya eğitim amaçlı kullanımda rahatlıkla taşınabiliyor. Güçlü işlemcisi ve gelişmiş grafik kartı teknolojisiyle yüksek performans sunan model, 180 açılabilir ekran tasarımıyla da kullanım esnekliğini artırıyor. Yeni neslin akıllı gücü Casper Nirvana X650, bireysel kullanıcılar için yüksek performans ve akıllı teknolojileri bir araya getiriyor. 13’üncü nesil Intel Core i3, i5, i7 ve Series 2 Core 5 210H işlemci seçenekleriyle yüksek performans sunarken, 64GB’a kadar DDR5 RAM ve PCIe 4.0 NVMe depolama ile hız ve verimliliği bir araya getiriyor. Yapay zeka destekli performans optimizasyonu, sistem kaynaklarını akıllıca yöneterek hız, sessizlik ve enerji dengesini en ideal şekilde sağlıyor. Smart Akıllı Batarya teknolojisi uzun pil ömrü sunarken, gelişmiş soğutma sistemi cihazın serin kalmasını sağlıyor. 15.6 inç FHD IPS ekran, canlı renkler ve geniş görüş açısıyla üstün bir görsel deneyim sunarken; Dolby Full Surround ses sistemi, 2W hoparlörler ve 2MP kamera ile iletişim ve eğlenceyi üst seviyeye taşıyor. Nirvana X650, güçlü donanımı ve yapay zeka teknolojileriyle modern kullanıcıların tüm ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Yapay zekaya hızlı erişim Casper Nirvana S100, bireysel kullanıcılar için yüksek performans ve akıllı deneyimi bir araya getiriyor. Intel’in yüksek performanslı H serisi işlemcileri ile donatılan Casper Nirvana S100, entegre Intel Dahili Ekran Kartı sayesinde yüksek kontrast ve canlı renkler sunuyor. 16 inçlik FHD IPS ekranı, akıcı oyun deneyimi ve geniş görüntüleme alanı sağlarken, 8 saate kadar süren pil ömrüyle kesintisiz çalışma imkanı tanıyor. DDR5 bellek ve M.2 SSD depolama seçenekleriyle farklı iş ihtiyaçlarına esnek çözümler sunuyor. Yapay zeka destekli Windows deneyimi sunan Casper Nirvana S100, üzerinde yer alan Copilot tuşu sayesinde Microsoft’un yeni nesil yapay zeka asistanına tek dokunuşla erişim sağlıyor. Kullanıcılar günlük işlerini hızlandırırken, içerik üretimi, veri analizi ve bilgiye ulaşma gibi görevlerde AI destekli akıllı çözümlerle verimliliklerini artırıyor. Mobilite ve performansın dengeli buluşması Casper Nirvana X700, kurumsal kullanıcılar için güvenilir bir performans sunuyor. 180 derece açılabilen ekran tasarımıyla kullanım esnekliğini artırırken, Intel Core ve AMD Ryzen işlemci seçenekleriyle farklı iş yüklerine rahatlıkla uyum sağlıyor. Yalnızca 1.6 kg hafifliği ve 19.2 mm inceliğiyle taşınabilirlikte sınırları zorlayan model, mobil profesyoneller için ofis konforunu her ortama taşıyor.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:42
Deprem bölgesinde büyük fuar hazırlığı
Kahramanmaraş’te Gli Fuarcılık tarafından 1-5 Şubat tarihleri arasında İnşaat ve Yapı Teknolojileri Fuarı düzenlenecek. Deprem bölgesinde yeniden yapılanmayı hızlandırmak amacıyla önemli bir organizasyon düzenleniyor. Ayasofya’nın maskot kedisi Gli’den ilham alınarak kurulan Gli Fuarcılık tarafından 1-5 Şubat tarihleri arasında İnşaat ve Yapı Teknolojileri Fuarı düzenlenecek. Fuarda, depremden etkilenen şehirlerde yenilikçi yapı çözümleri, kentsel dönüşüm modelleri, akıllı bina teknolojileri, sürdürülebilir enerji sistemleri ve afetlere dayanıklı inşaat teknikleri görücüye çıkacak. Türkiye’nin önde gelen inşaat firmaları, mühendislik şirketleri, teknoloji geliştiricileri ve akademisyenler fuarda yer alacak. Gli Fuarcılık yetkilisi İlker Apaydın, Gli’nin Ayasofya’da milyonlarca ziyaretçinin tanıdığı bir sembol olduğunu belirterek bu sembolü deprem bölgesinde yeniden doğuşun ve umudun simgesi haline getirmek istediklerini ifade etti. Apaydın, fuarın yalnızca bir teknoloji buluşması değil geleceğin güvenli şehirlerinin konuşulacağı bir dayanışma platformu olacağını söyledi. Fuarın ana başlıkları ise "Depreme dayanıklı yeni nesil yapı sistemleri. Akıllı şehir teknolojileri ve dijital dönüşüm. Sürdürülebilir malzemeler ve yeşil enerji kullanımı" olarak belirlendi. Kentsel dönüşümde kamu-özel sektör iş birliği modelleri ile bölgeye ekonomik canlılık hedefleniyor Fuarın deprem bölgesinin ekonomik ve sosyal hayatına canlılık kazandırması sektör temsilcilerini bir araya getirmesi ve genç mühendisler mimarlar ile girişimcilere yönelik özel oturumlar sunması bekleniyor 1-5 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek çeşitli panel ve çalıştayların da planlandığı fuarın deprem bölgesinde kalıcı çözümler üretilmesi adına önemli bir platform oluşturacağı ifade ediliyor.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 15:51
Türkiye’nin 1,32 trilyonluk ekonomisi yapay zeka destekli siber tehdit altında
Türkiye’nin 1,32 trilyon dolarlık ekonomisi yapay zekâ tabanlı siber saldırıların hedefi haline geliyor. Son iki yılda saldırı sayısı 1 milyon eşiğini aşarken 2025’in ilk 10 ayında 215 binden fazla doğrulanmış saldırı kaydedildi. Veriler saldırıların üçte ikisinin insan hatasından kaynaklandığını ve şirketlerdeki en zayıf halkanın teknoloji değil kullanıcı olduğunu gösteriyor. Hızla artan yapay zekâ destekli siber saldırılar, yalnızca teknik bir risk oluşturmuyor aynı zamanda şirketlerin üretim süreçlerini durduran finansal kayıplara yol açan ve kritik verileri hedef alan yeni bir ekonomik tehdit haline geliyor. Yapay zekâ destekli saldırıların hız kazanması özellikle KOBİ’ler başta olmak üzere tüm sektörlerde güvenlik mimarisinin yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Uzmanlar işletmelerin bu tabloyu bir bilişim sorunu olarak değil kurumsal risk yönetiminin temel başlığı olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor Siber güvenlik maliyet değil iş sürekliliğinin sigortası Fazlanet Bilgi Teknolojileri AŞ CTO’su Barış Bayram Türkiye’de siber saldırıların yapay zekâ ile birlikte çok daha gelişmiş ve karmaşık hale geldiğini belirterek işletmeleri uyardı. Saldırganların artık klasik yöntemlerle değil doğrudan yapay zekâ destekli araçlarla hareket ettiğini ifade eden Bayram, "Günümüzde saniyeler içinde kişiye özel hazırlanmış sahte e-postalar üretilebiliyor. Yapay zekâ tarafından görünmez hale getirilen kötü amaçlı kodlar hızla çoğalıyor ve güvenlik duvarlarını test eden otomatik botlar büyük bir hızla yayılıyor" dedi. Bu durumun özellikle KOBİ’ler açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Barış Bayram, şirketlerin güvenlik harcamalarını ek maliyet olarak görmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirterek, "Siber güvenlik maliyet değil iş sürekliliğinin sigortasıdır. Doğru mimari doğru ürün ve doğru yapı ile risk ciddi ölçüde azalır. Bu dönüşüm için zannedildiği kadar yüksek bütçelere ihtiyaç yoktur" ifadelerini kullandı. Barış Bayram Fazlanet’in danışmanlık verdiği işletmelerde modern güvenlik mimarisine geçiş yapıldığında saldırıların başarı oranının belirgin biçimde düştüğünü ve Fazlanet’in sahadaki tüm uygulamalarında ortak sonucun aynı olduğunu söyledi. Bayram, "Güçlü analiz doğru yapılandırma ve yapay zekâ destekli güvenlik araçları riski yönetilebilir seviyeye çekiyor" diye konuştu. Dijital güvenlikte alarm seviyesi Barış Bayram, işletmelerin gecikmeden hayata geçirmesi gereken temel önlemleri de şöyle sıraladı: - Personel eğitimi: Saldırıların üçte ikisi insan hatasından kaynaklanıyor - Ağ segmentasyonu: Tek bir zafiyet tüm sistemi etkilemesin - Yapay zekâ destekli güvenlik araçları: Çünkü saldırılar artık yapay zeka ile geliştiriliyor - Siber sigorta: Günümüzde bir seçenek değil zorunluluk - USOM ve yetkili kurumlarla işbirliği: Tehdit istihbaratı kurumlar için kritik önemde Bu bir teknoloji değil ekonomi meselesi Türkiye’nin dijital kırılganlığının ekonomik bağımsızlıkla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Bayram, Türkiye’de her işletmenin güvenli, sürdürülebilir ve yapay zekâ çağının saldırılarına karşı dirençli bir dijital altyapıya sahip olması gerektiğine dikkat çekti. Bayram, "Fazlanet olarak hedefimiz bu direnci güçlendirmek. Bu yalnızca bir teknoloji konusu değil aynı zamanda ülkenin ekonomik güvenliği açısından stratejik bir gerekliliktir" dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:21
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "Türk savunma sanayiimizi ileri taşıyacak önemli sözleşmeleri imza altına aldık"
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Türk savunma sanayiimizin hava savunma alanındaki kabiliyetlerini daha da ileri taşıyacak önemli sözleşmeleri imza altına aldık" dedi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin gök kubbesini kendi elleriyle sağlamlaştırmaya kararlı olduğunu belirterek, "Türk savunma sanayiimizin hava savunma alanındaki kabiliyetlerini daha da ileri taşıyacak önemli sözleşmeleri imza altına aldık. Çelik kubbemizi güçlendiren, katmanlı hava savunma mimarimizi derinleştiren bu adım; kahraman Mehmetçiğimizin caydırıcılığını artıracak, güvenliğimize stratejik katkı sağlayacaktır. Toplam değeri yaklaşık 6,5 milyar dolar olan bu anlaşmalar, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin operasyonel gücünü yükseltecek, hava savunma güvenliğimizi pekiştirecek, yerli ve milli teknolojilerimizin küresel rekabet gücünü artıracaktır. Son 23 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle yakaladığımız ivme, bugün artık kendi sistemlerini geliştiren, sahada başarıyla kullanan ve dost ülkelere ihraç eden bir savunma ekosistemine dönüşmüştür. Bu stratejik projelerde emeği geçen Millî Savunma Bakanlığımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, çalışma arkadaşlarıma; mühendislerimize, teknisyenlerimize; ASELSAN ve ROKETSAN ailelerine ve katkı sunan tüm paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 11:42
Bakan Kacır: "77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağız"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağız. 10 bini aşkın katılımcının yer alacağı dev etkinlikte; uzayın geleceğine dair küresel gündem Türkiye’de şekillenecek" dedi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapılacağını hatırlattı. Kacır, 10 bin ve üzeri katılımcının yer alacağını etkinlikte, uzayın geleceğiyle ilgili küresel gündemin Türkiye’de şekilleneceğini belirtti. "77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağız" Bakan Kacır, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağız. 10 bini aşkın katılımcının yer alacağı bu dev etkinlikte, bilimsel oturumlar, teknoloji tanıtımları ve çok paydaşlı etkileşimlerle uzayın geleceğine dair küresel gündem Türkiye’de şekillenecek. Araştırmacılarımızı, bildiri başvurularını yaparak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesi ile güçlü uzay vizyonunu dünyayla paylaşmaya davet ediyorum." Bildiri özeti gönderimi için son tarih; 28 Şubat 2026 olarak açıklandı. Detaylı bilgi ve başvuruya; https://iac2026.org/call-for-papers-63 adresinden ulaşılabilecek.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:33
Eskişehir’den sonra gözler Malatya’daki NTE rezervine çevrildi
Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementi rezervinin Eskişehir’de olduğunun açıklanmasının ardından gözler Malatya’ya çevrildi. Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Mehmet Yunus Gülmez, Kuluncak ilçesinde önemli büyüklükte nadir toprak elementleri rezervinin bulunduğunu söyledi. Batarya üretiminden akıllı telefonlara, enerji sektöründen savunma sanayisine kadar birçok alanda hayati öneme sahip olan nadir toprak elementleri dünyanın dikkatini çekiyor. Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementlerine sahip Eskişehir’de çalışmalar sürerken benzerleri Malatya’nın Kuluncak ilçesinde yürütülüyor. Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Mehmet Yunus Gülmez, konu hakkında yaptığı açıklamada Kuluncak’ta büyük bir nadir toprak elementi rezervinin olduğunu söyledi. Gülmez, "Nadir toprak elementleri son günlerde gündeme gelen ülkemiz ve dünya için önemli bir konu. Resmî açıklamalarda dünyanın en büyük ikinci büyük rezervinin Eskişehir’de olduğu belirtildi. Bunun haricinde şehrimizde Malatya’nın Kuluncak ilçesinde de yapılan çalışmalarda büyük bir rezerv keşfi söz konusu. Bununla ilgili net bir rezerv açıklaması yok ama yapılan çalışmalar aksinin söz konusu olmadığını gösteriyor. Bununla ilgili yapılan çalışmalar Enerji Bakanlığı bünyesinde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından yapıldı" dedi. Kuluncak’tan alınan örnekler incelendi Kuluncak bölgesinde 2020 yılında çalışma yapıldığını belirten Gülmez, "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu bünyesinde faaliyetler burada devam etti. 2020-21-22 yıllarında arazi çalışması yapıldı. Bu arazi çalışmalarında alınan örnekler incelemeye tabi tutuldu. Bu bölgede yeniden bir arazi çalışması başlayacak" şeklinde konuştu. Çalışmalar yeniden başlayacak Nadir toprak elementlerinin işletmesinin Malatya dışına kurulacağı yönünde açıklamada bulunan Gülmez, "Bu konuyu ilk haberleştirdiğimiz dönemde benim tek bir amacım vardı. Bir kamuoyu oluşturmak ve bu tesisi Malatya sınırları içinde yapılmasını sağlamaktı. Bürokratların, siyasilerin konuyla ilgili adım atmasını beklemekti. Ama duyumlarımız ve tahminimiz bu işletmenin Malatya sınırları içinde yapılmayacağı yönünde. Bu çalışmalar yeniden başlayacak. Kuluncak Malatya’nın bir ilçesi. Burada çok fazla yeraltı zenginliği söz konusu. Nadir toprak elementlerinin işletmesi riskli ve tabii biraz ayrıntılı. Bununla ilgili çok fazla bir teknolojiye sahip değiliz. O yüzden ilk pilot tesis Eskişehir’de kurulan tesis. Bununla ilgili ülkeler arası bakanlık seviyelerinde anlaşmalar var" dedi. MTA’nın 2019 faaliyet raporunda Malatya’nın Kuluncak ilçesinde yer alan madenlerin belirtildiğini ifade eden Gülmez, "Bunlar mahrem bilgiler değil. 7 tane nadir toprak elementi var. Hepsi birbirinden önemli değil. Bu arz-talep meselesi. Gelecekte hangi teknolojide hangileri işe yarayacak? Bunlar önemli. Bu cevherler enerji sektöründe savunma teknolojisine kadar kullanılabilecek nitelikte özelliğe sahip. Zamanla ilerleyen teknolojiyle de daha farklı alanlarda da kullanılma müsait elementler" diye konuştu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:26
Yenilenmiş telefon sahte çıkabilir
Kayseri’de telefonculuk yapan Murat Güzer, yenilenmiş telefonlarda orijinal parçaların değiştirilebildiğini belirterek, cihazların genelde toplama olduğunu söyledi.
25 Kasım 2025 Salı - 17:16
Havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy 1. yaşını kutladı
İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nda, çağrı merkezi iş yükünü önemli ölçüde hafifleten ve yolcu iletişiminde önemli bir dönüşüm gerçekleştiren yapay zeka destekli dijital asistan SAVVy’nin 1’inci yaşı terminaldeki yolcuların da katılımıyla kutlandı. Türkiye’nin yolcu sayısında en büyük 2’nci, Avrupa’nın ise en yoğun 9’uncu havalimanı olan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, dijitalleşme alanında attığı sağlam adımlarla sürdürülebilir büyüme ve yolcu memnuniyetinde başarısını ortaya koyuyor. Avrupa Havalimanları Konseyi verilerine göre geçen yıla kıyasla yüzde 28,1’lik yolcu büyümesiyle Ekim ayında Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olan ISG, 2026’da 47 milyon yolcuyu ağırlamayı hedefliyor. Art arda yolcu ve uçuş rekorları kıran İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın bu başarısının ardında 2025 yılı hedeflerinin ilk sırasında yer alan dijitalleşme hedefleri yer aldı. Kasım 2024’te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) "Gökyüzünde Yapay Zeka" etkinliğinde ilk kez tanıtılan SAVVy, havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan olarak zaman içinde gelişti ve ISG operasyonlarında çağrı merkezi yükünün önemli bölümünü üstlendi. "SAVVy gerçek bir ekip üyesi haline geldi" SAVVy’nin 1. yaş günü etkinliği için bir araya gelen ISG yönetimi ile çalışanlar, yapay zeka asistanının özellikle CRM faaliyetlerine yönelik faydasını Müşteri Deneyimi Şefi Özen Çakır Özel’den dinledi. SAVVy’nin yalnızca bir dijital asistan değil, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın iletişim biçimini, hizmet anlayışını ve süreçlerini dönüştüren gerçek bir ekip üyesi haline geldiğini belirten Özel, "Üretken yapay zekayı hayata geçirirken en çok önemsediğimiz noktalardan biri, yolcularımıza ‘bir robotla konuşuyorum’ hissi vermeden, karşılarında sohbet eden, anlayan ve doğal bir dille yanıt veren bir yardımcı sunmaktı. İnsanların bir konuda destek alırken aslında birebir bir asistanla konuşmak istediğini biliyoruz. SAVVy, tam da bu ihtiyacı sıcak ve insana yakın bir yüzle karşılayarak yolcularımızın teknolojiyi sevmesini ve tekrar tekrar kullanmayı tercih etmesini sağladı." dedi. "Havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan" Törende konuşan IT Direktörü İsmihan Baysal Anderson ise konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer verdi: "7/24 yaşayan ve yolcu yoğunluğu ile öne çıkan havalimanımızda, havacılık sektöründeki global eğilimlerle uyumlu olarak yolcu deneyimini daha akıllı, hızlı ve temassız hale getirmeye odaklanıyoruz. Yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte biz de bu alandaki gelişmeleri merkezimize aldık. Dijitalleşme vizyonumuz kapsamında yolcu memnuniyetini artırmak, daha hızlı, doğru bir kişisel deneyim sunmak hedefiyle hayat bulan SAVVy, havacılık sektörünün özgün projelerinden biri olarak Doğal Dil İşleme (NLP) teknolojisiyletasarlandı. SAVVy, misafirlerimizin soru ve taleplerine sohbet ortamında Türkçe ve İngilizcenin yanı sıra Almanca ve Fransızca olarak da gerçek bir kişiyle konuşuyormuş gibi anlık yanıt ve çözümler üretebiliyor. SAVVy, müşteri deneyimi noktasında havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan olarak kısa sürede beklenenin üzerinde bir etki oluşturdu. Yapay zekayı bugün pek çok şirket iş çözümlerine entegre etmek için çalışıyor ancak başarı oranının yüzde 4’lerde olduğunu öğrendik. SAVVy ile bu yüzde 4’lük başarı diliminin içerisinde yer almanın gurunu yaşıyoruz." Yolcu sayısında yüzde 19 artış - Çağrı yükünde dijital denge İsmihan Baysal Anderson, binlerce insanın aynı anda bulunduğu havalimanında yapay zekanın operasyonları destekleyici gücünü yansıtması için SAVVy’nin 6 aylık performans verilerini de paylaştı: "SAVVy’i aktif olarak sistemlerimize entegre ettiğimiz 2024 yılının 1 Nisan - 31 Ekim döneminde Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 25 milyon yolcu ağırlanırken, 2025’in aynı döneminde bu sayı yaklaşık 29,7 milyona ulaştı. Yüzde 19’luk bu artış, operasyonel yoğunluk açısından önemli bir büyümeye işaret etti. Aynı dönemde çağrı merkezimiz 2024 yılında 48 bin 381, 2025 yılında 68 bin 690 çağrı karşıladı. Nisan ayından itibaren çağrıları karşılamaya başlayan SAVVy, yolculardan gelen 53 bin 736 mesajı dijital kanalda yanıtlayarak büyük bir yükü üstlendi. Toplamda 122 bin 426 yolcu etkileşiminin yaşandığı 2025 döneminde, bu temasların yüzde 56’sı çağrı merkezi, yüzde 44’ü SAVVy üzerinden gerçekleşti. Bu süreçte ekip sayımızı büyütmeden; yalnızca aynı kadroyla ve yanımıza +1 ekip arkadaşı olarak SAVVy’yi alarak bu yoğunluğu başarıyla yönettik. Bu da teknolojinin doğru kullanıldığında nasıl bir fark ortaya koyabileceğimizi en net şekilde gösteriyor" şeklinde konuştu. Yolcu etkileşimlerinin neredeyse yarısının artık dijital ortamda yönetildiğini belirten Anderson, "Bu etki, hem bekleme sürelerini kısaltarak yolcu memnuniyetine katkıda bulundu hem de çağrı merkezi kaynaklarının daha verimli kullanılmasına imkan tanıdı. Dijital etkileşim oranının büyüklüğü yolcuların hızlı, kolay ve dijital çözümleri benimsediğini açıkça gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Havalimanında tebessüm ettiren etkinlik SAVVy’nin doğum günü kutlamaları kapsamında performans sanatçısı Serdar Atsak, kendi keşfi olan tekerlekli müzik aletiyle mini bir konser verdi. Şarkı söyleyerek terminali dolaşan Atsak’a SAVVy maskotu eşlik etti. Dikkat çeken etkinliğe yolcular da şarkı söyleyerek ve dans ederek katıldı. Misafirlere SAVVy konsepti ile hazırlanan doğa dostu bez çanta ve seyahat yastığı hediye edildi. SAVVy, danslarıyla ve sempatik tavırlarıyla özellikle çocukların ilgisini çekti. Yapay Zeka ile daha akıllı bir havalimanı deneyimi SAVVy, yolcuların uçuş, yönlendirme, ulaşım, hizmet noktaları ve sık sorulan sorularla ilgili taleplerine anlık yanıtlar veriyor. Geliştirilen altyapı sayesinde sistem, her geçen gün daha fazla konu başlığında daha doğru ve kişisel çözümler sunuyor. Bugün 54 ülkede 39 iç hat, 113 dış hat olmak üzere toplam 152 destinasyonu bağlayan Sabiha Gökçen Havalimanı, önümüzdeki dönemde SAVVy’nin yeteneklerini genişleterek, yolcu deneyiminin her aşamasında yapay zeka destekli dijital çözümleri entegre etmeyi hedefliyor.
25 Kasım 2025 Salı - 12:22
Kanserli hücreler biyopsi olmadan tespit edilecek
Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden (SBTÜ) Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru ve ekibi, Bilkent UNAM ortaklığında yürüttükleri çalışma sonucunda damar ve doku içini 360 derece görüntüleyebilen, kanserli hücreleri yerinde tespit edebilen fiberoptik endoskopi sistemi geliştirdi. Çalışmanın patenti alınırken, geliştirilen sistem ile damar içindeki bozulmalar ve kanserli hücreler belirti vermeden çok daha önce tespit edilebiliyor. Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açan kanser, erken teşhis edilmediği sürece tedavi şansını büyük ölçüde azaltıyor. Tıbbın en kritik mücadele alanlarından biri olan kanserle savaşta, hücreleri yıllar öncesinden tespit edebilecek teknolojiler ise sağlık alanında devrim niteliği taşıyor. Bu anlamda Sivas Bilim Teknik Üniversitesi’nden (SBTÜ) dikkat çekici bir bilimsel çalışma geldi. Üniversiteden bir araştırma ekibi, damar ve dokulardaki kötü huylu hücreleri henüz oluşum aşamasındayken görüntüleyebilen yeni bir fiberoptik fotoakustik sistem geliştirdi. Geliştirilen sistem saç teli inceliğinde olmaları sayesinde damarlarda zarar vermeden ilerleyebiliyor ve elektrik yerine ışık taşıdıkları için dokuda herhangi bir ısınma veya tahribata neden olmuyor. Ayrıca manyetik alanlardan etkilenmedikleri için MR gibi güçlü manyetik cihazlarla birlikte güvenle kullanılabiliyor. Lazer ışığını çok yönlü iletebildikleri için damar ve doku içi tamamen çevresel bir görüş sağlayabiliyor. Işığın dokuya çarpıp geri dönerken oluşturduğu akustik ve optik sinyaller analiz edilerek hücrelerin yapısı, sertliği, varsa tümörlerin iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu ve gelecekte nasıl bir değişim göstereceği dahi anlaşılabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru, bu yöntem ile damar ve dokunun 365 derece görüntülerinin alınabileceğini söyleyerek, "Yurt içinde ve yurt dışında bu alanda bir çalışma yok, biz de bu çalışmanın patentini aldık. İleriki dönemlerde de bu çalışmanın cihaz haline getirilmiş halini oluşturmaya çalışacağız" dedi. "Çağın en büyük sorunu" Sistemin içerisinde bulunan kabloların içerisinde 7 tane çekirdeği olan ve saç kılı boyutlarında kablolardan bulunduğunu söyleyen Timuçin Emre Tabaru, "Kalp ve damar hastalıkları çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi. Bu hastalıklar çevremizde de birçok insanda var. Bu alana da bir ilgim vardı ve çalışma alanım da fiberoptik sensörler olduğu için bu hastalıklara bir çare bulmak için bu işe girdik. Teknolojinin de ilerlemesi bizim önümüzü açtı ve biz bu yöntem sayesinde damarın ve dokunun 365 derece görüntülerini alabileceğiz. Yurt içinde ve yurt dışında bu alanda bir çalışma yok, biz de bu çalışmanın patentini aldık. İleriki dönemlerde de bu çalışmanın cihaz haline getirilmiş halini oluşturmaya çalışacağız. Çalışmamız aslında bir fiberoptik endoskopi sistemi. Bu kabloların içerisinde 7 tane çekirdeği olan ve saç kılı boyutlarında kablolardan bulunmakta. Bunların hepsi birleştirilmiş ve tek bir kablo haline getirilmiş olarak üretiliyor. Biz bu kabloları damar içerisinden vücuda yönlendirerek lazer ışınları gönderiyoruz. O ışınlar doku yüzeyinden yansıyarak akustik dalgalar üretiyorlar. Bu dalgalar bir insanın duyamayacağı ancak bir yarasanın işitebileceği bir frekans. Bizler bu frekansları alarak doku üzerinden yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edebiliyoruz. Bu esnada vücut içerisindeki kanserli hücrelerin dışarı çıkarılmadan biyopsisini yapabiliyoruz" dedi. "Daha belirti vermeden tespit edilecek" Gönderilen ışın ve geri alınan dalganın verilerine göre doku hakkında bilgi edindiklerini belirten Tabaru, "Damar içerisinde ulaşılamayan noktaların deformasyonları belirlenebiliyor, kanserli hücre var mı yok mu tespit yapılabiliyor ve eğer varsa hangi evrede olduğunun da tespiti yapılabiliyor. Normalde bir dokunun kanserli olup olmadığının anlaşılması için o dokudan bir parça alınıp onun vücut dışında biyopsisinin yapılması gerekiyor. Ancak biz bunu optik olarak vücut içerisinde yapıyoruz. Gönderdiğimiz ışın ve geri aldığımız dalganın verilerine ve karakterizasyonuna bakarak o doku hakkında bilgi ediniyoruz. O veriler de bize kanserli doku olup olmadığını, iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığını ya da yağ tabakası mı olduğunun tespitinde yardımcı oluyor. Bu sayede biz dokuyu erkenden tespit edip o yönde önlemini alıyoruz. Şu anda bu çalışmamız prototip halinde ve ileriki safhalarda ülkemize ve hastalarımıza çok faydalı olmasını ve şifa getirmesini umuyoruz. Ortaya koyacağımız görüntüleme sistemiyle damar içerisindeki herhangi bir kötü huylu hücreyi veya tıkanıklığa neden olacak dokuyu hiçbir belirti vermeden tespit edebilecek hale geleceğiz" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder