TEKNOLOJİ
FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası Fuar İzmir’de başladı 07 Mart 2026 Cumartesi - 16:33:51 Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu Ulusal Turnuvası, Fuar İzmir’de başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım yer aldı. Her yıl, 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" amaçlayan ve dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuğun katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezon Ulusal Turnuvası bu yıl İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. UNEARTHED temasıyla düzenlenen turnuvada takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken tasarlayıp kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda öğrenciler robot tasarımı, yazılım geliştirme, problem çözme ve ekip çalışması gibi becerilerini ortaya koyuyor. 74 takım yarışıyor Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilen Ulusal Turnuva’ya Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım, yaklaşık 750 öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Turnuvanın açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Bilim Kahramanları Derneği ve İZFAŞ yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, 22 yıldır düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldiklerini belirterek, "Bugünse hepimiz için bir kutlama günü. Bu sezon 501 takım ve 4 bin 500’ü aşkın çocuk ve gencin katıldığı bir programı mümkün kılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. "Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, "10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Fuar İzmir’de biz hep ticaret, sanayi fuarları yapıyoruz, ama hiçbiri bu kadar neşeli, hiçbiri bu kadar bilim dolu, hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda da burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İki gün boyunca hepinize bol şans, bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu, tadını çıkaracağınız zaman diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık" dedi. Turnuva programında dönüşüm Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ise önümüzdeki yıldan itibaren First Lego League Challenge turnuvalarında yeni bir modele geçileceğini belirtti. Değişen ve gelişen dünyaya uyum sağlamak amacıyla programda dönüşüm sürecinin başlayacağını ifade eden Yurtsever, yapay zekanın da dahil olacağı yeni uygulamalarla programın daha katılımcı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini vurguladı. Turnuva kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren 6 takım, ülkemizi uluslararası turnuvada temsil edecek.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:59 Çelik sektörü İstanbul’da buluşacak Küresel çelik sektörünün önde gelen temsilcileri ve uluslararası yatırımcıları, 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Steel Networking Summits 2026 kapsamında bir araya gelecek. Türkiye’nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul’da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Dünya çelik ticaretinin tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturacak zirve, sektörün geleceğine yön verecek stratejik temaslara ve yeni iş birliklerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirveye, 80 farklı ülkeden 500’ün üzerinde üst düzey katılımcı ile 40’tan fazla uluslararası konuşmacının katılım sağlaması bekleniyor. Konferans programı kapsamında; dünya çelik piyasalarında arz-talep dengesi, ticaret savaşlarının sektöre etkileri, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya pazarlarındaki güncel gelişmeler ile yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıkları masaya yatırılacak. Zirvenin yalnızca bugünü değil, sektörün geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken Dünya Çelik Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, "Türkiye, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve geniş pazar ağıyla küresel çelik ticaretinde çok önemli bir konumda bulunuyor. İstanbul ise bu gücün dünyaya açılan vitrini. Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan ticaret ağlarının kesiştiği bu şehirde, dünya çelik sektörünü bir araya getirmek son derece anlamlı. Steel Networking Summits 2026, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak, doğrudan ticarete dönüşebilecek temasların önünü açacak. Bu organizasyonun, Türkiye’nin küresel çelik ticaretindeki stratejik konumunu daha da güçlendirecek tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz" dedi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:22 BUÜ, Teknoloji ve Etki Merkezi ile akademik gücünü pekiştiriyor Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), sanayi-akademi işbirliğini güçlendirme hedefleri doğrultusunda, Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında hayata geçirilen "Teknoloji ve Etki Merkezi"nin kapılarını açtı. Arif Ağaoğlu İleri Teknoloji ve Mühendislik Laboratuvarlarında düzenlenen törene BUÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, Aksigorta Genel Müdürü Fırat Kuruca, dekanlar, bölüm başkanları ve akademisyenler ile çok sayıda öğrenci katıldı. "Gençlere yapılan yatırım uzun vadeli bir umut kaynağıdır" Açılışın ev sahipliğini yapan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, konuşmasında üniversitenin 50 yıllık köklü geçmişine ve Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olma vizyonuna vurgu yaptı. 57 bini aşkın öğrencisi ve uluslararası kimliğiyle BUÜ’nün dev bir eğitim yuvası olduğunu belirten Kırıştıoğlu, Bilgisayar Mühendisliği bölümüne kazandırılan bu laboratuvarın gençler için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti. Özel sektör desteğinin eğitimde sıçrama tahtası görevi gördüğünü dile getiren Rektör Yardımcısı, bilimin ekonomiyle olan ayrılmaz bağına dikkat çekerek; gençlerin umutlarını yeşertecek bu merkezin hem üniversiteye hem de teknoloji dünyasına uzun vadeli ve değerli katkılar sunacağını belirtti. "Geleceği BUÜ’lü gençlerle birlikte inşa edeceğiz" Fırat Kuruca ise Türkiye genelinde açılan 13. merkez olan bu laboratuvarın, BUÜ’nün vizyonuna yakışır sonuçlar vereceğine inandığını belirtti. Merkezin 120 saatlik Java eğitim programıyla destekleneceğini ve başarılı olan öğrencilere staj imkanları sunulacağını belirten Kuruca, sigortacılık sektörünün teknolojiyle harmanlanan dinamik yapısını gençlerle buluşturmaktan heyecan duyduklarını söyledi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:39 BAU’da düzenlenen "Career in Games"te oyun tasarımı sektörü konuşuldu Bahçeşehir Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen "Mobidictum Career in Games 2026" oyun geliştiricilerini ve oyun sektöründe yer almak isteyen gençleri uzman isimlerle bir araya getirdi. BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak; mobil oyun sektöründe Türkiye’nin dünyada önemli bir yerde olduğunu belirterek "Üniversitelerimizde 30 oyun tasarımı lisans programı var. Bizlerin bu tarz etkinliklerle öğrencilerimizin birbirini tanımasını sağlamamız ve onları firmalarla buluşturmamız gerekiyor" dedi. Oyun sektörüne ilgi duyan öğrenciler, yeni mezunlar ve kariyerinin başındaki profesyonellere yönelik düzenlenen "Mobidictum Career in Games 2026" Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Güney Kampüs’te gerçekleşti. BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen etkinlikte, oyun sektöründeki şirket yöneticileri, işe alım ekipleri, akademisyenler ve deneyimli isimler düzenlenen panellerde konuşmalar yaptı. İlk portfolyosunu hazırlayan, staj arayan ya da bir sonraki iş fırsatını hedefleyen katılımcıların oyun sektöründe somut adımlar atmasına katkı sağlamayı amaçlayan etkinlik, oyun geliştiricilerin birbirlerini tanımasını da sağladı. Katılımcıların oyun sektörüne giriş, portfolyo ve CV hazırlığı, mülakat süreçleri, 2026’da öne çıkan yetkinlikler, kişisel marka oluşturma, prodüksiyon iş birliği ve uzaktan/freelance çalışma gibi başlıklarda da bilgi aldıkları etkinlikte, stantlar kuran firmalarda kendilerini tanıtma fırsatı buldular. Türkiye mobil oyunda dünyada önemli aktörlerden biri Etkinlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan BAU İletişim Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı ve BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak "Türkiye oyun sektöründe, özellikle mobil oyun sektörüne dünyadaki önemli aktörlerinden biri. Son yıllarda PC tarafında da güç kazandı. Genç yetenekleriyle birçok ülkenin gıptayla baktığı bir ülkeyiz. Alınan yatırımlar bunu gösteriyor. Tabii ki bu genç yetenekleri bir araya getirmek çok önemli. Ülkemizde 30 oyun tasarımı lisans bölümü var, bu da kabaca yaklaşık 6 bin öğrenci demek. Bu öğrencilerin bir araya gelmesi ve birbirlerini tanımasını firmalarla ilgili bilgi sahibi olmalarını çok önemsiyoruz. Onları bir araya getirmek ve firmalarla buluşturmak bizlerin, üniversitelerin de görevi. Üniversitelerin sektörle her zaman iş birliğinde olması, gençlerimiz için gelecek inşa etmek adına çok önemli. Bu etkinliği de bu kapsamda çok önemsiyoruz" dedi. ‘Kariyer çoğu zaman bir sohbetle başlar’ Konuşmasında oyun sektörünün büyümesine vurgu yapan Çatak, katılımcılara tavsiyelerde bulunarak şunları söyledi: "Sektörün büyümesinin arkasında yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda yeni fikirler, fark oluşturucu insanlar ve cesur genç geliştiriciler var. Belki aranızda ilk oyununu yapanlar var. Belki bir level tasarlayanlar, kod yazanlar, karakter çizenler ya da oyun üretmenin hayalini kuranlar var. Şunu bilmenizi isterim: Bu sektör artık yalnızca büyük stüdyoların alanı değil. Küçük ekipler, bağımsız geliştiriciler ve öğrenciler de bugün global ölçekte işler üretebiliyor. Ama bunun ilk adımı insanlarla tanışmak, sorular sormak ve kendi işinizi göstermek. O yüzden bugün sizden ricam çok basit: Konuşmaları dinleyin ama sadece dinlemekle kalmayın, sorular sorun, insanlarla konuşun, portfolyonuzdan bahsedin, bağlantılar kurun. Çünkü oyun sektöründe çoğu zaman kariyerler bir iş ilanıyla değil, bir sohbetle başlar." Sektörün birçok farklı alanı var ABD’de olduğu için etkinliğe görüntülü olarak bağlanan Mobidictum’un kurucusu Batuhan Avucan ise yaptığı konuşmasında; "Türkiye oyun sektöründe son 5 senedir çok yüksek bir hizmet yakaladı. Bugün Türkiye’de binlerce insana istihdam oluşturan global ölçekte Türkiye’yi haritaya koyan, hem kendimiz gurur duyduğumuz hem dışarıdan insanların gıptayla baktığı bir sektör haline geldi. Sektörün çok daha iyi yerlere geleceğinden hiçbir şüphe yok. Bugün Bahçeşehir Üniversitesiyle beraber bu etkinliği gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu etkinlikteki amacımız oyun sektörünün farklı alanlarını gösterebilmek. Bu sadece oyun yapmak değil, bu sektörün bir sürü farklı alanı var. Tasarımından pazarlamasına, veri bilimine, yazılımına birbirinden çok daha farklı alanları olduğunu gösterebilmek ve sizi bu imkanların varlığından haberdar etmek istedik" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, düzenlenen panel ve sunumlarla, oyun geliştirme kariyerinde üniversitenin rolü, sektörde kimin ne iş yaptığı, global projelerde yer almak, oyunlarda yerelleşme gibi pek çok konu ele alındı.
Samsun TSO AB Bilgi Merkezi PROJEX Proje Pazarı’nda gençlerle buluştu
24 Kasım 2025 Pazartesi - 13:06 Samsun TSO AB Bilgi Merkezi PROJEX Proje Pazarı’nda gençlerle buluştu Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsü’nde düzenlenen ve ana teması "Yapay Zekâ ve Dijitalleşme" olan PROJEX 1. Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı Ödül Töreni etkinliğinde stant açarak gençler ve akademik çevreyle bir araya geldi. Samsun Üniversitesi tarafından, Samsun TSO çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa İşletmeler Ağı paydaşlığında, Teknoloji Transfer Ofisi organizasyonunda, TÜBİTAK desteği ve TR83 Bölgesi’ndeki üniversitelerin katılımıyla düzenlenen, "PROJEX 1. Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı Ödül Töreni" yoğun bir katılımla gerçekleşti. Samsun TSO çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa Birliği Bilgi Merkezi de ana teması "Yapay Zekâ ve Dijitalleşme" olan etkinlikte stant açarak gençler ve akademik çevreyle bir araya geldi. Etkinlikte, Avrupa Birliği Bilgi Merkezleri Ağı’nın amacı, Samsun AB Bilgi Merkezi’nin faaliyetleri ve Avrupa Birliği’nin sunduğu fırsatlar hakkında katılımcılara bilgi verildi. Samsun TSO AB Bilgi Merkezi uzmanları ayrıca, üniversite öğrencilerine gençlik fırsatları ve diğer AB destekli projeler hakkında bilgilendirmede bulundu. "AB Bilgi Merkezi, gençleri uluslararası fırsatlarla buluşturuyor" Etkinliğe katılan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, öğrencilerin Samsun Avrupa Bilgi Merkezi’nin standına ilgisinden oldukça memnun kaldıklarını belirterek, "1997 yılından bu yana odamız bünyesinde faaliyet gösteren Samsun AB Bilgi Merkezi, kamuoyunun Avrupa Birliği ile ilgili konulardaki bilgi ihtiyacını karşılamayı ve doğru, objektif bilgi akışı sağlamayı hedefliyor. Burada, böylesine vizyoner ve geleceğe yön veren bir programın içinde olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Samsun AB Bilgi Merkezi, önümüzdeki dönemde de gençler, akademisyenler ve sivil toplumla iş birliği içinde bilgilendirme faaliyetlerini sürdürecek" dedi.
Vodafone, müşterilerine dijital ve kesintisiz deneyim sunuyor
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:49 Vodafone, müşterilerine dijital ve kesintisiz deneyim sunuyor Vodafone müşterileri, hat başvurusundan aktivasyona kadar tüm süreci hızlı, kolay ve temassız bir şekilde tamamlayabiliyor. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, dijitalleşmeyi müşterilerinin günlük hayatına kolay ve doğal şekilde entegre ediyor. Yapılan açıklamaya göre, Vodafone’lu olmak için evrak toplamak, kurye beklemek ya da mağazaya gitmek gerekmiyor. Müşteriler, eSIM teknolojisiyle saniyeler içinde hatlarını aktive edebiliyor, e-Devlet üzerinden güvenli kimlik doğrulaması yapabiliyor ve WhatsApp’tan başvuru süreçlerini kolaylıkla başlatabiliyor, bilgi alabiliyor ve takip edebiliyor. Vodafone, tüm bu adımlarla iletişimi basitleştiriyor; müşterilerine tek dokunuşla başlayan, tamamen dijital ve kesintisiz bir deneyim sunuyor. Bu yeniliklerle operatör, hız, güvenlik, çevre duyarlılığı ve kullanıcı konforunu bir arada sunarak dijital müşteri deneyiminde yeni bir standart belirliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Operatör olarak, müşterilerimizin dijital yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla müşteri davranışları da değişti. Dijital teknolojilere ve online platformlara ilgi arttı. Biz de uçtan uca dijital müşteri deneyimi hedefimiz doğrultusunda müşterilerimize hat başvurusundan numara taşımaya her işlemde kolaylık sağlıyoruz. Müşterilerimiz, SIM kartlarını 24 saatte kapıdan teslim alabiliyor. Kurye beklemeden, eSIM ile hemen Vodafone’lu olabiliyor. e-Devlet ile evraksız, çevreci ve güvenli hat aktivasyonu yapabiliyor. Operatör olarak, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya, ihtiyaçlarına daha doğru karşılık vermeye devam edeceğiz." e-Devlet ile güvenli ve dijital başvuru Açıklamaya göre, operatörün e-Devlet entegrasyonu sayesinde müşteriler, yeni hat alımı veya numara taşıma işlemlerinde kimlik doğrulamasını ortalama 3 dakika içinde e-Devlet üzerinden tamamlayabiliyor. Bu dijital sistem, evrak gerektirmeden sürecin tamamen online şekilde gerçekleşmesini sağlıyor. Son 1 yıl içinde operatörün e-Devlet kimlik doğrulama entegrasyonu üzerinden yapılan işlem sayısı yüzde 130 artış gösterdi. Bu dijital dönüşüm sayesinde yaklaşık 9,5 ton kağıt tasarrufu sağlandı. Bu da 160 ağacın korunmasına ve 236 bin litreden fazla suyun boşa harcanmamasına eşdeğer. Operatör, dijitalleşme yoluyla müşterilerine hızlı, kolay ve güvenli bir deneyim sunarken, aynı zamanda daha sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı sürdürüyor. eSIM ile SIM kart ve kurye beklemeden Vodafone’lu olma imkanı Operatörün Ağustos 2024’te devreye aldığı eSIM (Embedded SIM) teknolojisi, mobil iletişimde hız ve yenilik arayan müşteriler için yeni bir dönem başlattı. Bu teknoloji sayesinde kullanıcılar, hat aktivasyonunu tamamen kendi başlarına, birkaç adımda tamamlayabiliyor. Kurye beklemeye veya mağazaya gitmeye gerek kalmıyor. eSIM kullanıcıları arasında en yaygın tercih nedeni, fiziksel SIM kartın kaybolma veya zarar görme riskinin ortadan kalkması. İkinci en önemli neden ise yeni teknolojiyi deneyimleme isteği olarak öne çıkıyor. Bu dijital dönüşümle birlikte, son bir yılda dijital kanallardan eSIM ile Vodafone’lu olan müşteri sayısı 20 kat artış gösterdi. eSIM, Vodafone müşterilerine yalnızca hız değil, aynı zamanda anında bağlantı özgürlüğü ve kesintisiz bir dijital deneyim sunuyor. 24 saatte ücretsiz SIM kart teslimatı Operatör, müşterilerine uçtan uca dijital bir deneyim sunarken, fiziksel SIM kart tercih edenler için de aynı hız ve kolaylığı Türkiye genelinde sağlıyor. Online başvuru yapan müşteriler, "Adresime Gelsin" seçeneğiyle SIM kartlarını 24 saat içinde ücretsiz olarak teslim alabiliyor. Teslimat sırasında kimlik doğrulama işlemi, kurye tarafından taşınan özel kart okuma cihazı ile gerçekleştiriliyor. Müşteri, çipli kimlik kartı ve e-Devlet üzerinden alınan PIN kodu ile işlemi birkaç dakika içinde güvenli şekilde tamamlayabiliyor. WhatsApp üzerinden başvuru başlatma Vodafone’lu olmak isteyen müşteriler, operatörün resmi WhatsApp hattı üzerinden birkaç adımda başvuru yapabiliyor. Yeni hat almak ya da numarasını taşımak isteyen müşteriler, tüm süreci WhatsApp üzerinden dakikalar içinde tamamlayabiliyor. WhatsApp kanalı, yalnızca bir başvuru aracı olmanın ötesinde, müşterilerin başvuru süreçlerini anlık olarak takip edebildikleri bir bilgilendirme kanalı olarak konumlanıyor. Bu sayede, işlemlerinin her adımında bilgilendiriliyor ve süreci kolayca yönetebiliyor. Müşteri deneyimini kolaylaştıran bu yeni dijital kanal, özellikle genç kullanıcılar ve dijital kanalları aktif kullanan müşteriler tarafından tercih ediliyor. Operatör, bu yenilikle müşterilerine her an her yerden anında iletişim, kolay başvuru ve süreci yakından takip etme özgürlüğü sunarak, uçtan uca dijitalleşme vizyonunu güçlendiriyor.
Geleceğin bilim adamları ilk projelerini BARÜ’de sergiledi
23 Kasım 2025 Pazar - 17:34 Geleceğin bilim adamları ilk projelerini BARÜ’de sergiledi Bartın Üniversitesinin (BARÜ) "8. Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı" heyecanına bilim, teknoloji ve yenilik odaklı çalışmalarıyla geleceğin bilim adamları da ortak oldu. Bartın Üniversitesinin (BARÜ) "8. Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı"nda iki gün boyunca ilkokul ve ortaokul öğrencileri de projelerini sergiledi. Öğrenciler sergiledikleri 56 projeyle özgün fikirlerini ortaya koyma, bilimsel süreçleri deneyimleme ve çalışmalarını katılımcılara sunma fırsatı buldu. Dereceye giren projeleri Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından organize edilen bir törenle açıklandı. Öğrencilerin bilime olan ilgisinin geleceğe dair umutları artırdığını vurgulayan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, çocukların heyecanına ortak olarak ödüllerini takdim etti. İlkokul Kategorisinde Gözpınar İlkokulundan Fırat Sucu ve Asel Belis Payal, "Sesli Rehberim: Etkileşimli Psikososyal Destek Kutusu" projeleriyle "Geleceğe İlham Veren Proje Ödülü"nün sahibi oldu. Ağdacı İlkokulundan Mehmet Akif Seyhan ve Zeynep Sancar, "Dikkat Yaya Var" adlı projeyle "En Etkili Çözüm Ödülü"nü aldı. "Bilimsel Araştırma ve Sunum Ödülü"nün kazananı ise "Buzu Kim Kurtarır" projesiyle Kozcağız İlkokulundan Deniz Mila Göktepe oldu. Ortaokul Kategorisinde ise Fatih Ortaokulundan İnci Uğurtan ve Samet Küllü, "Biyoplastikler ile Geleceğimizi Koruyalım" adlı projeleriyle "Geleceğe İlham Veren Proje Ödülü"nü aldı. Bartın Bilim ve Sanat Merkezinden Okan Mert ile Hasan Alp Sırakaya, "Arduino Tabanlı Düşük Maliyetli Laboratuvar Etüvü Tasarımı" projeleriyle "En Etkili Çözüm Ödülü"nün sahibi oldu. Bu kategoride "Bilimsel Araştırma ve Sunum Ödülü"nü ise Bartın Bilim ve Sanat Merkezinden Adnan Ayaz Çınar ve İdil Azra Aydoğan aldı.
Yabancı heyet önünde MKE TOLGA’dan tam isabet şovu: Yüzde 100 başarı
23 Kasım 2025 Pazar - 16:03 Yabancı heyet önünde MKE TOLGA’dan tam isabet şovu: Yüzde 100 başarı Yerli ve milli MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, yabancı heyetler için sahneye çıktı ve yüzde 100 başarı sağladı. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), günümüz harp sahasında artan mini/mikro İHA ve taktik dron tehditlerine, akıllı mühimmat ve seyir füzelerine karşı yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’ni, atışlı test gösterimi ile 14 ülkeye tanıttı. Milli Savunma Bakanlığı Karapınar Atış, Test ve Değerlendirme Merkezi’nde gerçekleşen faaliyete; ABD, Fransa ve Polonya’nın yanı sıra Avrupa, Asya-Pasifik, Orta Asya ve Afrika ülkelerinden askeri ve diplomatik misyon temsilcilerinin arasında yer aldığı 30 kişilik heyet katılım sağladı. MKE Genel Müdürü İlhami Keleş’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, yabancı ülke temsilcilerine MKE TOLGA YHSS’nin teknik özelliklerine ilişkin yapılan sunumun ardından test atışlarına geçildi. MKE TOLGA, hedefleri yine yüzde 100 başarıyla vurdu Kara birliklerinin korunması, kritik tesis muhafazası, hareketli konvoy koruma görevleri, üs/yerleşke savunması ve deniz platformu korumasına yönelik ‘etkin-basit-ucuz’ yaklaşımıyla geliştirilen MKE TOLGA, ikinci test atış faaliyetinde 8 farklı senaryoda, saldırı gerçekleştiren düşman dronlarını bir kez daha yüzde 100 başarıyla imha etti. ‘Soft-kill’ senaryosuna göre, yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan düşman dronu, mobil radar istasyonu ile tespit edildikten sonra ‘jammer’ vasıtasıyla sistemi karıştırılarak etkisiz hale getirildi. ‘Hard-kill’ senaryolarında ise sistemde yer alan iki sabit 12.7 mm, araç üzeri monte döner namlulu 12.7 mm ve 20 mm silah sistemleri ile belirlenen dron ve sabit kanatlı insansız hava araçları, yine MKE tarafından geliştirilen anti-dron mühimmatı ile tam isabetle vuruldu. Atış faaliyetinin başarıyla tamamlamasının ardından, yabancı ülke heyetleri MKE TOLGA’nın sistem bileşenlerini yakından inceledi. MKE Tolga YHSS’ne ilişkin Genel Müdür İlhami Keleş’e beğenilerini dile getiren heyet, sistemin faaliyetteki başarısından dolayı da tebriklerini iletti. MKE TOLGA ile mehmetçiğe tam koruma MKE TOLGA, yerli mühimmat ailesiyle operasyonel bağımsızlık konusunda ülkemize ve güvenlik güçlerimize önemli avantaj sağlayacak. Günümüz şartları düşünülerek MKE mühendisleri tarafından geliştirilen sistem, maliyet etkin özelliğiyle öne çıkıyor. MKE TOLGA, modüler tasarımı sayesinde sabit tesislere, mobil platformlara, zırhlı ya da zırhsız araçların yanı sıra deniz platformlarına da entegre edilebiliyor. Dünyada artan dron tehditlerine karşı komple bir sistem çözümü sunan MKE Tolga YHSS, komuta kontrol merkezi aracılığıyla manuel, yarı otonom ve otonom olmak üzere 3 farklı modda başarıyla görev icra edebiliyor. Hepsi yerli ve milli imkanlarla MKE tarafından geliştirilen jammer, elektro-optik ve radarın yanı sıra 35 mm, 20mm, iki tip 12.7 mm silah sistemi ve bu silahlar için özel olarak geliştirilen parçacıklı mühimmat ile de hedefler bertaraf ediliyor. MKE TOLGA komple bir sistem çözümü sunuyor Dünyada özellikle artan dron tehditlerine karşı komple bir sistem çözümü sunan MKE Tolga hepsi yerli ve milli imkanlarla MKE tarafından geliştirilen; radar, elektro-optik sistem, komuta kontrol merkezi, jammer (Soft-Kill: Uzaktan kontrol edilen kablosuz dronları, sinyal ve frekans karıştırma yöntemi ile düşürmeye yarayan sistem), 35mm, 20mm ve 2 tip 12.7mm silah sistemi (Hard-Kill: Özellikle jammer ile düşürülemeyen fiber optik kablolar ile kontrol edilen dronları vurarak düşüren sistem). Bu silah sistemleri için özel geliştirilmiş istenilen zaman ve mesafede parçacıklara ayrılarak bir bulut katmanı oluşturan anti-dron mühimmatından oluşmaktadır.
Yabancı heyet önünde MKE TOLGA’dan tam isabet şovu: Yüzde 100 başarı
23 Kasım 2025 Pazar - 15:55 Yabancı heyet önünde MKE TOLGA’dan tam isabet şovu: Yüzde 100 başarı Yerli ve milli MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, yabancı heyetler için sahneye çıktı ve yüzde 100 başarı sağladı. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), günümüz harp sahasında artan mini/mikro İHA ve taktik dron tehditlerine, akıllı mühimmat ve seyir füzelerine karşı yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’ni, atışlı test gösterimi ile 14 ülkeye tanıttı. Milli Savunma Bakanlığı Karapınar Atış, Test ve Değerlendirme Merkezi’nde gerçekleşen faaliyete; ABD, Fransa ve Polonya’nın yanı sıra Avrupa, Asya-Pasifik, Orta Asya ve Afrika ülkelerinden askeri ve diplomatik misyon temsilcilerinin arasında yer aldığı 30 kişilik heyet katılım sağladı. MKE Genel Müdürü İlhami Keleş’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, yabancı ülke temsilcilerine MKE TOLGA YHSS’nin teknik özelliklerine ilişkin yapılan sunumun ardından test atışlarına geçildi. MKE TOLGA, hedefleri yine yüzde 100 başarıyla vurdu Kara birliklerinin korunması, kritik tesis muhafazası, hareketli konvoy koruma görevleri, üs/yerleşke savunması ve deniz platformu korumasına yönelik ‘etkin-basit-ucuz’ yaklaşımıyla geliştirilen MKE TOLGA, ikinci test atış faaliyetinde 8 farklı senaryoda, saldırı gerçekleştiren düşman dronlarını bir kez daha yüzde 100 başarıyla imha etti. ‘Soft-kill’ senaryosuna göre, yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan düşman dronu, mobil radar istasyonu ile tespit edildikten sonra ‘jammer’ vasıtasıyla sistemi karıştırılarak etkisiz hale getirildi. ‘Hard-kill’ senaryolarında ise sistemde yer alan iki sabit 12.7 mm, araç üzeri monte döner namlulu 12.7 mm ve 20 mm silah sistemleri ile belirlenen dron ve sabit kanatlı insansız hava araçları, yine MKE tarafından geliştirilen anti-dron mühimmatı ile tam isabetle vuruldu. Atış faaliyetinin başarıyla tamamlamasının ardından, yabancı ülke heyetleri MKE TOLGA’nın sistem bileşenlerini yakından inceledi. MKE Tolga YHSS’ne ilişkin Genel Müdür İlhami Keleş’e beğenilerini dile getiren heyet, sistemin faaliyetteki başarısından dolayı da tebriklerini iletti. MKE TOLGA ile mehmetçiğe tam koruma MKE TOLGA, yerli mühimmat ailesiyle operasyonel bağımsızlık konusunda ülkemize ve güvenlik güçlerimize önemli avantaj sağlayacak. Günümüz şartları düşünülerek MKE mühendisleri tarafından geliştirilen sistem, maliyet etkin özelliğiyle öne çıkıyor. MKE TOLGA, modüler tasarımı sayesinde sabit tesislere, mobil platformlara, zırhlı ya da zırhsız araçların yanı sıra deniz platformlarına da entegre edilebiliyor. Dünyada artan dron tehditlerine karşı komple bir sistem çözümü sunan MKE Tolga YHSS, komuta kontrol merkezi aracılığıyla manuel, yarı otonom ve otonom olmak üzere 3 farklı modda başarıyla görev icra edebiliyor. Hepsi yerli ve milli imkanlarla MKE tarafından geliştirilen jammer, elektro-optik ve radarın yanı sıra 35 mm, 20mm, iki tip 12.7 mm silah sistemi ve bu silahlar için özel olarak geliştirilen parçacıklı mühimmat ile de hedefler bertaraf ediliyor. MKE TOLGA komple bir sistem çözümü sunuyor Dünyada özellikle artan dron tehditlerine karşı komple bir sistem çözümü sunan MKE Tolga hepsi yerli ve milli imkanlarla MKE tarafından geliştirilen; radar, elektro-optik sistem, komuta kontrol merkezi, jammer (Soft-Kill: Uzaktan kontrol edilen kablosuz dronları, sinyal ve frekans karıştırma yöntemi ile düşürmeye yarayan sistem), 35mm, 20mm ve 2 tip 12.7mm silah sistemi (Hard-Kill: Özellikle jammer ile düşürülemeyen fiber optik kablolar ile kontrol edilen dronları vurarak düşüren sistem). Bu silah sistemleri için özel geliştirilmiş istenilen zaman ve mesafede parçacıklara ayrılarak bir bulut katmanı oluşturan anti-dron mühimmatından oluşmaktadır.
Malatya’da yerli savunma sistemleri tanıtıldı
23 Kasım 2025 Pazar - 00:26 Malatya’da yerli savunma sistemleri tanıtıldı Malatya’da açılan "Yerli ve Milli Sistemlerle Buluşuyor" sergisinde Türk mühendislerince geliştirilen yerli ve milli savunma sanayi ürünleri tanıtıldı. Tulga-1 Kışlası’nda açılan ‘Yerli ve Milli Sistemlerle Buluşuyor’ tanıtım sergisine Malatya Valisi Seddar Yavuz, 2.Ordu Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, 2.Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümg. Aydın Kılıç, üniversite rektörleri, mülki idare amirleri, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri katıldı. ‘Malatya Yerli ve Milli Sistemlerle Buluşuyor’ sergisinde konuşan 2.Ordu Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu, "Bugün burada dünyanın son yıllarda ilgi odağı olan ve Türk ordusunun dünyanın sayılı gücü haline getiren Türk mühendis ve işçilerinin yerli ve milli imkânlarla üretmiş olduğu modern silah ve sistemlerinin bir kısmı sergilenmektedir. Diğerleri ise hala harekat alanında kullanılmaya devam etmektedir. Türk Silahlı kuvvetlerinin caydırıcılık kapasitesini, stratejik bağımsızlığını ve harekat etkinliğini daha da güçlendirecek yerli ve milli sistemlerimizi tanımak bağımsızlığımızın, kararlılığımızın ve geleceğe duyduğumuz güvenin yansımalarını görmek için burada toplandık. Bu sistemler ordumuzun modern harp şartlarında karşılaşabileceği her türlü tehditte karşı daha güçlü, daha çevik ve daha etkin olmasını sağlayacak önemli adımlardır. Günümüzde teknoloji orduların genel muharebelerini belirleyen unsurların başında gelmektedir. Bu ülkenin geleceğe güvenle bakabilmesi ancak kendi teknolojisini üretmesiyle mümkündür" dedi. Malatya Valisi Seddar Yavuz ise Türkiye’nin jeopolitik açıdan dünyada önemli bir noktada yer aldığını söyledi. Bu bağlamda savunma sistemlerinin önemine dikkat çeken Vali Yavuz, "Jeopolitik ve jeo stratejik olarak dünyanın merkezinde yer alan ve herkesin her daim plan içinde olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. O yüzden cennet vatan diye tabir ediyoruz. Cennet vatanın korunması, yaşatılması, bekasının sürdürülmesi elbette çok çalışmaktan geçiyor. Özellikle Sanayi Devrimi’nden başlayan ve dünyadaki bütün sistemleri alt üst eden, sömürgeciliği başlatan son dönemde de dijital çağla birlikte yeni bir sürece girdiğimizi hepimiz iliklerimize kadar hissediyoruz. Dikkat ederseniz dünyanın her bir bölgesinde krizlerle yüzleşiyor ve milyarlarca insan mülteci haline geliyor ya da katlediliyor. Nitekim son 20 yıl içinde 314 milyon insan maalesef göçe tabi olmuş, yaklaşık 120 milyon insan ise zorla vatanlarından kovulmuştur. Canları, malları ve namusları ayaklar altına alınmıştır. Maalesef yine modern dünyanın bakışı şaşı, zaman zaman kör ve kulakları sağır olmuştur. Böyle bir dünyada ayakta kalabilmek, bekamızı kaim hala getirebilmek bakımından Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde devletimiz ve hükümetimiz mili teknoloji hamlesi başlatmıştır. Milli teknoloji hamlesi, sadece söz değildir. Milli teknoloji hamlesi başta savunma sanayi olmak üzere her alanda ikame ürünler üretmek, AR-GE ve inovasyonla birlikte de yerli ve dünyada olmayan sitemleri ülkemize kazandırmaktır" diye konuştu. Programda, konuşmaların ardından 11 Kasım’da uçak kazasında hayatını kaybeden şehitler başta olmak üzere tüm şehitler için dua okundu. Komando andının okunmasının akabinde TSK tanıtım film gösterimi yapılıp sergi alanı gezildi. ATAK Helikopter gösterisinin ardından program sona erdi.
Profesörden yapay zekaya: "Çok fırın ekmek yemesi lazım"
21 Kasım 2025 Cuma - 16:03 Profesörden yapay zekaya: "Çok fırın ekmek yemesi lazım" Kocaeli Bilişim Fuarı’ndaki yerini alan Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark, organizasyona 25 firmayla destek verdi. Fuarın en kritik başlıklarından biri olan yapay zeka konusuna değinen GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, neden-sonuç ilişkisini kuramayacağını ve gerçeğin ne olduğu konusunda "çok fırın ekmek yemesi gerektiğini" kaydetti. Çemberci, "Bizi tehdit edebilmesi için duygusu olması lazım, şuan duygusu yok" değerlendirmesinde de bulundu. Bilişim dünyasının yapay zekadan siber güvenliğe, bulut teknolojilerinden yerli yazılımlara kadar kritik tüm başlıklarını bir araya getiren Kocaeli Bilişim Fuarı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Kongre Merkezi’nde başladı. 3 gün sürecek fuarın, Türkiye’nin dijital dönüşüm vizyonuna katkı sunmayı, yerli üretimi güçlendirmeyi ve gençlere yeni teknoloji ufukları açmayı hedeflediği bildirildi. Fuardaki yerini alan Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark’ın faaliyetleri ve bilişim dünyasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan GOSB Teknopark A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, Kocaeli’nin bu alandaki önemini vurguladı. "Kocaeli, Türkiye’nin bilişim vadisi" Bu yıl ikincisi düzenlenen Kocaeli Bilişim Fuarı’nda GOSB Teknopark olarak 25 firmayla yer aldıklarını belirten Prof. Dr. Çemberci, Kocaeli’nin bilişim sektöründeki konumunu şöyle değerlendirdi: "Kocaeli, üniversiteleriyle, teknoparklarıyla Türkiye’nin bilişim vadisi. Bu bölgede binin üzerinde firma araştırma ve geliştirme faaliyetlerini yapıyor. Ciddi bir bilişim faaliyetiyle birlikte çok ciddi işler yapan firmalar var. Amacımız, bu firmaların birbirleriyle etkileşim kurmalarını sağlamak; üniversiteler, liseler ve öğrencilerle birlikte bu alanda ne tür faaliyetler yürütüldüğünü, firmaların hangi sorunlara çözüm geliştirdiğini gözlemlemektir. Hem firmalar kendi aralarında, hem de dışarıdan gelen, buralarda olmak isteyen adaylarla etkileşim içinde olacaklar. Bizde fuar stantlarımızda, firmalarımızın neler yaptığını merak eden katılımcılarımızı bekliyoruz." "Kocaeli Bilişim Fuarı’nda fark oluşturduğumuzu düşünüyorum" Bilişim alanında çözüm üreten firmaların, fuarda lojistikten uluslararası taşımacılığa, dış ticaretten yapay zekaya kadar çok geniş bir yelpazede yer aldığını kaydeden Çemberci, "Hemen hemen her sektöre, hemen hemen herkesin ihtiyacı olan farklı çözümler geliştiren firmalarımızla Kocaeli Bilişim Fuarı’nda fark oluşturduğumuzu düşünüyorum. Toplam 27 girişimle birlikte Bilişim Fuarı’na destek veriyoruz" dedi. "Çok iyi bir asistan ama kontrol edilmesi gerek" Yapay zekanın gelecekteki rolüne de değinen Prof. Dr. Çemberci, teknolojik gelişmelerin hızına rağmen yapay zekaya bakış açısının dikkatli olması gerektiğine dikkati çekti. Çemberci, "Bütün işlerin yapay zekaya yaptırılmasından ziyade, onun asistan, yardımcı, kolaylaştırıcı ve zamanı kısaltıcı rolüne odaklanmamız gerektiği kanaatindeyim. İşin kolayına kaçıp, her şeyi yapay zekadan istememizin şuan için erken olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda yapay zekanın öğrenme süreci devam ettiği için, onun ortaya çıkardığı bütün ürünlerin teyide muhtaç olduğunu da söyleyebilirim. Çok iyi bir asistan ama mutlaka kontrol edilmesi ve denetlenmesi gerekir" diye konuştu. "Aldığınız cevaplar bazen sizi ürkütebilir" Yapay zekanın hala bir öğrenme sürecinde olduğunu vurgulayan Çemberci, "Her şeyi ona sorarsanız aldığınız cevaplar bazen sizi ürkütebilir, bazen de sizi yanıltabilir. Gerçeği yapay zekaya sorarsanız yanılabilirsiniz. Hala daha gerçeğin ne olduğuyla ilgili yapay zekanın alması gereken, yemesi gereken çok fırın ekmek var" şeklinde konuştu. "Bizi tehdit edebilmesi için duygusu olması lazım" Çemberci, yapay zekanın mevcut limitlerine de değinerek sözlerini şöyle noktaladı: "Kararlarımızı alırken bilgiye ulaşmak istiyoruz. Biz şuan yapay zekayla tam manayla bilgiye ulaşamayabiliriz. Olayların neden-sonuç ilişkileri arasındaki bağlamları yapay zeka ile şuan kuramayız. Datayı alabiliriz, bize tarihi perspektifte çok güzel data verebilir. Bunları birleştirip enformasyona da dönüştürebilir ama olayların gerçek neden-sonuç ilişkisini şuan için kuramayacağı kanaatindeyim. Bir de yapay zekanın duyguya ihtiyacı var. Bizi tehdit edebilmesi için duygusu olması lazım, şuan duygusu yok. Şunu da söylemeliyim. Bu süreç çok hızlı ilerliyor. Biz bugün bu röportajı 21 Kasım’da yapıyoruz. 21 Kasım 2025’deki konuştuklarım, 21 Kasım 2026 için yapay zekayı haklı çıkartacak kadar eskiyecek."
Kocaeli’nin teknoloji vizyonu sahneye çıktı: "Dijital devrimi ıskalayan tarihten silinir"
21 Kasım 2025 Cuma - 12:13 Kocaeli’nin teknoloji vizyonu sahneye çıktı: "Dijital devrimi ıskalayan tarihten silinir" Kocaeli Bilişim Fuarı, yapay zekadan siber güvenliğe kadar teknoloji dünyasının tüm başlıklarını bir araya getirerek kapılarını açtı. Şehrin dijital dönüşüm vizyonunun vurgulandığı açılışta, "Bu değişime ayak uyduramayanlar tarihten silinir" mesajı öne çıktı. Yapay zekadan siber güvenliğe, bulut teknolojilerinden yerli yazılımlara kadar bilişim dünyasının tüm kritik başlıklarını buluşturan Kocaeli Bilişim Fuarı, bugün Kocaeli Kongre Merkezi’nde başladı. 3 gün sürecek fuar; Türkiye’nin dijital dönüşüm vizyonuna katkı sunmayı, yerli üretimi güçlendirmeyi ve gençlere teknoloji alanında yeni ufuklar açmayı hedefliyor. Açılışa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Programa katkı veren kurumlara hediye takdim edildi. "Bu da sizi büyük devletlere, imparatorluklara götürür" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, açılışta yaptığı konuşmada, medeniyetlerin gelişiminde insanın geçim biçimi ile yaşam tarzı arasındaki sıkı bağa dikkat çekti. Başkan Büyükakın, yaklaşık binli yıllarda toprağın işlenmesiyle başlayan yerleşik tarıma geçiş dönemini ve bu düzenin 750 yıl boyunca devam ettiğini hatırlattı. Büyükakın, insanın zenginlik oluşturma biçimi ile hayatını şekillendiren unsurlar arasında güçlü bir ilişki olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Örneğin, zenginliğin merkezinde tarım olduğunda şu olur; İnsanlar özellikle verimli arazilerin etrafında yerleşmeye başlarlar. Nil Nehri, Fırat Nehri, Dicle Nehri veya dünyadaki diğer büyük nehirlerin etrafında şehirler kurulmasının sebebi budur. Bütün kadim şehirlere bakın; hepsi, verimli toprakların olduğu bölgelerde kurulmuştur. Dolayısıyla mesele, o topraklara hakim olmak ve o topraklarda çalışacak büyük bir nüfusa sahip olmak haline gelir. Bu da sizi büyük devletlere, imparatorluklara götürür. Oraya asker devşirecek yapılar gerekir; beyler, derebeylikler ortaya çıkar. Verimli nehirlerin etrafında kurulmuş şehirlerin merkezinde tipik yapılar vardır. Bir kilise, bir cami, hemen yanında bir pazar bulunur. Şehrin mimarisi buna göre şekillenir ama sadece mimari değil, eğlence hayatı da böyle şekillenir. O şehirlerin korunaklı alanlarındaki eğlence mekanları, kültürel merkezler bu düzenin ürünüdür. İnsanın hayatını kazanma biçimi; mimariden sanata, kültürden eğitime kadar her şeyi şekillendirir. "Üretim, sabit bir yapıdan esnek üretim sistemlerine kaydı" Tahir Büyükakın, üretim sistemlerindeki değişimin iş dünyası ve yerel yönetimlerin organizasyon biçimlerini de dönüştürdüğünü belirtti. Başkan Büyükakın, üretim bantlarının çeşitlenmesi ve opsiyonel üretim modellerinin ortaya çıkmasıyla insan kaynağına duyulan ihtiyacın değiştiğini ifade etti. Büyükakın, bu dönüşümü şöyle anlattı: "Robotlar, yavaş yavaş üretimin ayrılmaz bir parçası haline geliyordu. Eskiden bir araba almak için sıraya girerdiniz, hatta bir model için önceden ücret ödeyip neredeyse bir yıl beklemek zorundaydınız ama süreç değişti. Artık arabaların renklerini, opsiyonel özelliklerini seçebilir hale geldiniz. Üretim, sabit bir yapıdan esnek üretim sistemlerine kaydı ve iş dünyası da buna göre şekillendi." "Ona ayak uyduramayanlar tarih sahnesinden silinir" Her yeni üretim biçiminin yeni bir yaşam biçimini beraberinde getirdiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükakın, değişime ayak uyduramayanların tarih sahnesinden silineceği uyarısında bulundu. Büyükakın, "Ona ayak uyduramayanları tarih sahnesinden siler. Örneğin ekonomistlere göre Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden silinmesinin en önemli nedenlerinden biri sanayi devrimini ıskalamış olmasıydı. Sanayi devrimini yakalayamayınca, o devrimi yapan ülkelerle rekabet edecek gücü de kalmadı. Şimdi de bilişim alanında benzer bir hikayeyle karşı karşıyayız. Bu hıza ayak uyduramaz, bilişimde üretim yapamaz, oradaki yeniliklere adapte olamazsanız beraberinde yok olursunuz" diye konuştu. "35 milyar dolarlık bir şehirden bahsediyoruz" Kocaeli’nin Türkiye’nin dünyaya açılan yüzü olduğunu kaydeden Başkan Büyükakın, şehrin dış ticaret hacminin uluslararası düzeyde bir ülke büyüklüğünde olduğunu kaydetti. Büyükakın, şehrin ekonomik gücüne dikkat çekerek şunları söyledi: "İhracat rakamlarına baktığınızda, 35 milyar dolarlık bir şehirden bahsediyoruz. Dünyadaki ülkelerle kıyasladığınızda neredeyse Lüksemburg seviyesine geliyor. Estonya, Letonya gibi ülkelerle aynı dış ticaret hacmine sahip bir şehirden bahsediyoruz. Yani neredeyse bir ülke büyüklüğünde. Şehrin, zengin kalmaya devam etmesi ve gelecekte daha da zengin olması için katma değeri yüksek ürünler üretmesi gerekiyor. Şehirlerine vizyon katan, ilham veren işler yapmak zorundalar. İlham sahibi ve vizyon sahibi olanların da önünü açmak zorundalar. Biz de tam olarak böyle bir yerde konumlanıyoruz. Bir yandan konuştuklarımızla şehirdeki insanlara ilham vermek, diğer yandan vizyonu olanların önünü açmak zorundayız. Bu nedenle odalarımızın geleceğe dönük yaptığı tüm çalışmaları güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz, onların önünü açmak istiyoruz. Aynı şekilde gençlerimizin geleceğin dünyasında rekabet edebilmesi için fırsatlarını artırmaya gayret ediyoruz." "Aynı ruhla, aynı liderlik bilinciyle devam edersek, ülkemiz ilelebet var olacaktır" Milletlerin varlığını sürdürmesinde toplumsal bütünlük ve liderlik bilincinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Büyükakın, ayakta kalan ve başarılı olmaya devam eden milletlerin ortak bir değer taşıdığına dikkati çekti. Büyükakın, milletlerin yok oluşu üzerine yapılan çalışmalarda genellikle savaş, salgın hastalık ve kıtlıklardan söz edildiğini ancak esas meselenin toplumsal anlam kaybı olduğunu ifade ederek, "Yükselişte de aynı şey vardır; toplu halde bir anlama, bir ideale sarılmak. Eğer hepimiz aynı şeyi düşünürsek, ülkenin geleceğini benzer noktalara bağlar ve hepimiz aynı hedefe vurursak, topyekün hareket edersek, birlikte hareket edersek, aynı ruhla, aynı liderlik bilinciyle devam edersek, ülkemiz ilelebet var olacaktır. Bunu söylerken, bunun temellerinin nereye bastığını bilerek konuşmaya devam edersek, yerel yönetici iş insanının önünü bu doğrultuda açarsa; iş insanı dünyaya dünya vizyonuyla bakarsa; dünyanın nereye gittiğini görürse; öğrenci geleceğin dünyasına hazırlanırsa işte o zaman gerçek dönüşüm olur" ifadelerini kullandı.
TUSAŞ, Airbus A220 programında 250’nci kanopi teslimatını gerçekleştirdi
21 Kasım 2025 Cuma - 11:27 TUSAŞ, Airbus A220 programında 250’nci kanopi teslimatını gerçekleştirdi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), Airbus’ın A220 tek koridor uçak programı kapsamında yürüttüğü üretim çalışmalarında önemli bir kilometre taşını geride bırakarak, 250’nci kanopi (cockpit üst yapısı) teslimatını başarıyla tamamladı. TUSAŞ, yerli ve milli hava araçlarında olduğu gibi yapısal parça üretiminde de başarı elde etmeye devam ediyor. A220 uçak programı kapsamında 250’nci kanopi üretimi, TUSAŞ’ın Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirildi. TUSAŞ, A220 kanopi üretiminde yüzde 75 gibi yüksek bir küresel pazar payına sahip durumda. Kanopi, Airbus tasarım verilerine göre ‘Build to Print’ modeliyle üretilirken, üretim süreci TUSAŞ mühendisliği ile yerli yan sanayi firmalarının katkılarıyla yürütülüyor. Detay parça üretiminin yaklaşık yüzde 75’i yerli yan sanayi tarafından gerçekleştirilirken, bu oran Türkiye’nin havacılık ekosisteminin sanayi yetkinliklerinin geliştirilmesi açısından stratejik önem taşıyor. Uçağın hava akışını ilk karşılayan bölüm olan kanopi, yüzey kalitesi ve hassasiyet bakımından kritik bir bileşen olduğundan Türk mühendisliği ve işçiliği ürünün dünya standartlarının üzerinde bir kaliteyle üretilmesinde belirleyici rol oynuyor. A220 programındaki üretim TUSAŞ tesislerinde 2020 yılında başladı. Sözleşmenin imzalandığı ilk yıl iki adet teslim edilirken, ürün sayısı her yıl artış gösterdi. 2024 yılında toplamda 74 adet parça teslim edilirken, bu yılın kasım ayına kadar bu sayı 81’e yükseldi. Böylece toplamda 250’inci teslimat sayısına ulaşıldı. Yıl sonu teslimat hedefinin ise 96 adet olması bekleniyor. Airbus’tan TUSAŞ’a tam not Airbus tarafından ölçülen iki kritik performans göstergesi olan OQD (On Time Quality Deliveries) ve OTS (On Time Shipment) küresel pazarda ortalama yüzde 85 başarı düzeyindeyken, TUSAŞ 2025 yılı itibarıyla her iki metrikte de yüzde 100 başarı oranına ulaştı. Airbus’ın bu performanstan duyduğu memnuniyet, şirketin çeşitli platformlarda aldığı tebriklerle de vurgulanıyor. A220 programı kapsamında üretim, uçağın operasyonel ömrü boyunca devam edecek şekilde tasarlandı. Mevcut projeksiyonlara göre iş birliğinin en az 2050 yılına kadar süreceği öngörülüyor.
Türkiye’de şarj noktası sayısı 36 bin 984’e yükseldi
21 Kasım 2025 Cuma - 10:08 Türkiye’de şarj noktası sayısı 36 bin 984’e yükseldi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Türkiye genelinde elektrikli araçlara yönelik 36 bin 984 şarj noktası olduğunu belirterek, tüm şarj istasyonlarının coğrafi konumları, şarj ünitesi ve soket sayıları, tipleri ve güçleri, ödeme yöntemleri, müsaitlik durumları ve şarj hizmeti fiyatlarının geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden anlık olarak görülebildiğini açıkladı. EPDK tarafından yapılan açıklamada, ekim ayı boyunca şarj ağı işletmeci lisansı sahibi şirketlerce işletilmekte olan şarj istasyonlarının elektrikli araç sahipleri tarafından yoğun şekilde kullandığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ekim ayı verilerine göre ülke genelinde 36 bin 361 adet şarj noktasında (soketinde) toplam 2 milyon 328 bin 190 adet şarj işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu işlemler sonucunda 2 milyon 134 bin 864 saate karşılık gelen toplam şarj süresiyle birlikte 47 bin 429 megavat düzeyinde elektrik tüketimi gerçekleşmiştir. Gerçekleşen toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 61’lik kısmı, kullandığı elektrik enerjisinin yüzde 100’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandığı YEK-G (Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti) Belgesi ile belgelendirilen yeşil şarj istasyonlarında gerçekleştirilmiştir. Ekim 2025’te şarj istasyonlarında en yüksek elektrik tüketimi 14 bin 438 megavat ile İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’u Ankara, İzmir ve Bursa takip ederken, toplam tüketim içinde en yüksek payı da yüzde 30,25 ile İstanbul aldı. Markalar arasında en yüksek elektrik tüketimi 11 bin 292 megavat ile Trugo tarafından yapılırken, onu 8 bin 463 megavat ile Zes izledi. Eşarj, Astor ve Tesla ise tüketim sıralamasında ilk beş marka içinde yer aldı." EPDK tarafından yeterli ve sürdürülebilir elektrikli araç şarj altyapısı ile serbest bir piyasanın tesis edilmesine yönelik düzenleme faaliyetleri kapsamında lisans alarak faaliyet göstermekte olan şarj ağı işletmecileri tarafından yapılan şarj istasyonu yatırımları neticesinde 2024 yılı başında Türkiye genelinde 12 bin 84 olan şarj noktası sayısının 2025 yılı başında 26 bin 462’ye, bugün itibarıyla da 36 bin 984’e yükseldiği belirtildi. Açıklamada, "Bu noktaların 15 bin 857 tanesi DC (Hızlı), 21 bin 132 tanesi AC (Yavaş) niteliktedir. Diğer yandan araçlara temin edilen elektrik enerjisinin tamamının yenilenebilir enerji kaynakları ile üretildiğini gösteren YEK-G belgeli yeşil şarj istasyonları içinde bulunan şarj noktalarının sayısı ise 16 bin 586 adettir. Ülkemizde şarj hizmeti sunulan tüm şarj istasyonlarının coğrafi konumları, şarj ünitesi ve soket sayıları, tipleri ve güçleri, ödeme yöntemleri, müsaitlik durumları ve şarj hizmeti fiyatları EPDK tarafından geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden anlık olarak görülebilmektedir. Elektrikli araç pazarında yaşanan hızlı gelişmeye paralel olarak ülkemiz şarj ağının coğrafi kapsayıcılığının genişlemesi ile şarj ağı altyapısında güçlü ve istikrarlı bir büyümenin sağlanması kurumun önde gelen hedefleri arasında yer almaktadır" denildi.