Son Dakika
|
İran'da can kaybı bin 230'a yükseldi
İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi: "ABD ve İsrail, sivil bölgeleri kasten hedef alıyor"
İran Kızılayı: "ABD ve İsrail, 636 ayrı noktada bin 332 saldırı düzenledi"
Türbede kaçak kazı yapan 7 şahıs suçüstü yakalandı
ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten İsrail'e: "Sonuna kadar devam edin"
İtalya’dan Körfez’e hava savunma yardımı
İran, IKBY'de İran karşıtı ayrılıkçı güçlere saldırdı
Kuzey Kore dev savaş gemisinden füze denemesi yaptı
Arakçi: "ABD, fırkateynimizi batırarak vahşet işledi ve bundan çok pişman olacak"
NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Motorcu ayağının altında et taşıdı
Türbede kaçak kazı yapan 7 şahıs suçüstü yakalandı
Son 10 derbide Galatasaray üstün
Eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın öldüğü iddiaları yalanlandı
Bakan Fidan, ABD’li mevkidaşı ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ömer Halisdemir Anıtı’nda dua etti
Pezeşkiyan'dan İspanya'ya: "Batı dünyasında hala duyarlı vicdanlar var"
TEKNOLOJİ
DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor
05 Mart 2026 Perşembe - 10:30:10
Dicle Elektrik, hizmet bölgelerinde gerçekleştirdiği enerji ve teknoloji festivali DicleFest’in dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, teknoloji ve insan odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu amaçla hizmet bölgesinde DicleFest etkinliğini hayata geçiren şirket, festival serisinin dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festival kapsamında bu yıl gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek ve bu alanlarda üretimlerini teşvik etmek amacıyla yeni bir proje yarışması da başlatıldı. "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" mottosuyla düzenlenen proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerindeki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ekiplerini kurarak katılabilecek. DicleFest kapsamındaki bilim ve teknoloji yarışmaları toplam altı farklı kategoride düzenleniyor. Yarışma ekibini kuran öğrenciler, 5 Nisana kadar internet sitesi üzerinden başvurularını yapabilecek. Finale kalan ekipler projelerini Şanlıurfa DicleFest’te sergileme şansı bulurken, kendi kategorilerinde ilk üçe girenler ödüllerini yine festival kapsamında düzenlenecek törenle alacak. Gençlerin hem üretkenliklerini, hem de teknik becerilerini sergileyebilecekleri proje yarışmalarında toplamda 1 milyon liraya yaklaşan para ödülü olacak. Dereceye girenlere tablet ve dizüstü bilgisayar gibi ödüller de verilecek. İlkokul öğrencileri ‘Suyumuz, Enerjimiz, Geleceğimiz’ temalı resim yarışmasında su ve enerji tasarrufuna dikkat çeken çalışmalarıyla, ortaokul öğrencileri ‘Su Kahramanları Görevde’ başlığı altında hikayeleriyle yarışmaya başvurabilecek. Lise düzeyinde ise ‘Tarımda Verimli Enerji Kullanımı’ proje yarışması altında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu üzerinden çalışmalar yürütülebilecek. ‘Verimli Enerji ile Sürdürülebilir Şehir Uygulamaları’ kategorisinin alt başlıklarında ise akıllı şehirler, enerji verimliliği ve elektrikli ulaşım çözümlerine ait projeler sunulabilecek. Üniversiteden başvuru yapmak isteyen ekipler de ‘Dijital Dönüşüm ve Enerji’ ile ‘Verimli Enerji ile Çalışan Fikirler’ başlıkları altında enerji sektöründe dijitalleşme, veri analitiği, akıllı enerji yönetimi ve inovasyon odaklı projeleriyle yarışmaya katılabilecek. Başvuruların 5 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanmasının ardından ön eleme ve yarı final süreçlerine geçilecek. Finale kalan projeler ise 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde açıklanacak. Büyük final ve ödül töreni ise 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek DicleFest kapsamında gerçekleştirilecek.
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:23
Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu
Dicle Elektrik, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da karla kaplı bir tarım arazisinin kaçak elektrikle sulandığını ortaya çıkarmıştı. Yapılan incelemelerin ardından savcılık kararıyla el konulmasına hükmedilen kayıt dışı trafo, olumsuz arazi şartları nedeniyle yerinden kaldıramadığı 100 kVA’lık kaçak trafoya el koyma işlemi tamamlandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyet gösteren Dicle Elektrik, daha önce kamuoyuyla paylaşılan kaçak sulama tespitinin ardından süreci adli ve teknik boyutlarıyla yakından takip etti. Kar yağışı sırasında gündeme gelen olay, Şanlıurfa’nın Şanlıurfa iline bağlı Harran ilçesinin kırsal Yenice Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 50 dönümlük tarım arazisinde yaşanmıştı. Balçık zemin müdahaleyi geciktirdi Kar yağışı sonrasında karla kaplı olmasına rağmen sulama yapılan tarlada gerçekleştirilen kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığı ve sulamanın kayıt dışı 100 kVA’lık bir trafo üzerinden yapıldığı belirlenmişti. Bunun üzerine Dicle Elektrik avukatları savcılığa başvurmuş, savcılık da söz konusu trafoya el konulması yönünde karar vermişti. Ancak yoğun kar ve sulama nedeniyle tarlanın balçık hale gelmesi, vinçle müdahaleyi mümkün kılmamıştı. Havaların düzelmesi ve toprağın kurumasının ardından jandarmanın aldığı güvenlik tedbirleri eşliğinde sahaya giren ekipler, direk üzerindeki kayıt dışı trafonun yanı sıra bir adet dağıtım panosu, bir adet kumanda panosu ve kaçak tüketimde kullanılan iletkenlere el koydu. Trafo sahibi olduğu belirlenen M.Y. isimli şahıs hakkında ise adli ve idari inceleme başlatıldı. Kaçak kullanım tarımsal sürdürülebilirliği tehdit ediyor Dicle Elektrik’ten yapılan değerlendirmede, kaçak elektrik kullanımının yalnızca enerji altyapısına değil, bölgesel ekonomi ve tarımsal üretime de ciddi zararlar verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, kaçak tüketimin enerji kayıplarını artırdığı, maliyetleri yükselttiği, yasal abonelere sunulan hizmet kalitesini düşürdüğü ve tarımsal sürdürülebilirliği olumsuz etkilediği vurgulanarak, kayıt dışı tüketimle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:51
Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi
Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi’ndeki atölyelerin ziyaretiyle sona erdi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:44
Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi
Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi içerisinde yer alan atölyeleri inceleme gezisi ile sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Mart 2026 Çarşamba- 09:01
Bakan Kacır, DTO’nun Teknik Tekstil Merkezini inceledi
2
05 Mart 2026 Perşembe- 10:30
DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor
3
04 Mart 2026 Çarşamba- 10:23
Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu
4
03 Mart 2026 Salı- 10:56
Kütahya Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde TEKNOFEST heyecanı
5
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
30 Ocak 2026 Cuma - 13:28
BARÜ’den Türkiye patentli zırh sistemi projesi
Bartın Üniversitesince (BARÜ) farklı üniversitelerin ortaklığıyla hazırlanan askerî kara araçlarına yönelik hibrit zırh sistemi Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillendi. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Alkaya konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Mühendislik Fakültemiz diğer üniversitelerin Mühendislik Fakülteleri ile önemli projelere imza atmakta. Bunlardan birisi de TUBITAK 1001 projesi. Hocalarımızdan Prof. Dr. Sabri Gök ile Doç. Dr. Yılmaz Kök bir TÜBITAK 1001 projesi gerçekleştirerek Roketsanın tesislerinde deneyerek, askeri kara araçlarına daha iyi bir zırh ortaya çıkarmış bulunmaktalar" dedi. Projeyi hazırlayan isimlerden BARÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Sabri Gök, "Bizim bu projedeki amacımız askeri kara araçlarında kullanılmak üzere zırh delici mermilere karşı tam bir koruma sağlamaktır. Bu amaçlar hibrit kompozit eklemeli bir zırh üretmiş bulunmaktayız" diye konuştu. Oluşturulan zırhın farklı katmanlardan oluştuğunu belirten BARÜ Öğretim Üyesi Proje Araştırmacısı Doç. Dr. Yılmaz Küçük, "Bu zırh Türkiye patentini 1 yıldan daha kısa sürede tescil aldı. Avrupa patenti için de başvurumuzu yaptık" dedi.
30 Ocak 2026 Cuma - 11:50
Turknet GigaCrew elçilik programı başladı
Turknet, genç ve teknoloji odaklı kullanıcıları bir araya getiren ‘GigaCrew’ elçilik programını başlattı. 1996’daki kuruluş ruhundan ilham alan bu özel program, içerik üretimi ve referans sistemiyle katılımcılara hem ödüller kazanma hem de Turknet topluluğunu birlikte büyütme fırsatı sunuyor. Odağına her zaman gençleri alan yeni nesil internet operatörü Turknet’in "Gigafiber’in Kurucu Ruhunu Taşıyan Elçileri Arıyoruz" çağrısıyla başlattığı GigaCrew programı, içerik üretimi, referans yoluyla büyüme ve marka sadakati temelinde şekilleniyor. Katılımcılar çevrelerine şirketin Gigafiber deneyimini tanıtarak hem kazanç elde edebiliyor hem de markanın büyümesine katkı sağlıyor. Program, Z kuşağından teknoloji meraklılarına, içerik üreticilerinden dijital dünyanın tüm seslerine kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. GigaCrew üyelerine sunulan avantajlar GigaCrew topluluğuna katılacak ilk 1996 elçi, 12 ay sürecek kapsamlı bir gelişim ve etkileşim yolculuğuna dahil olacak. Programda uygulanacak puan ve rozet sistemi sayesinde elçiler; tamamladıkları görevler ve ürettikleri içeriklere bağlı olarak çeşitli ödüllere sahip olabilecek. GigaLearn ile profesyonel eğitim ve mentorluk desteği Yapılan açıklamaya göre program, Turknet ofisinde gerçekleşen lansman etkinliğiyle başladı. GigaCrew elçileri, ‘GigaLearn’ platformu üzerinden yazılı ve sözlü içerik üretimine odaklanan eğitimlere katılma fırsatı bulacak. Bu kapsamda; farklı içerik üreticileriyle içerik üretimi başlıklarında influencer buluşmaları ve mentorluk oturumları düzenlenecek. Ayrıca teknoloji okuryazarlığı, yapay zekâ ve sosyal medya stratejileri gibi alanlarda uzman iş ortaklarından eğitim alma imkânı sunulacak. Programa kabul edilen katılımcılara; özel referans linkleri, içerik rehberleri ve ödül takip panellerinin yer aldığı özel bir panel tanımlanacak. Elçilerin performansı; önerilen kişi sayısı, içerik katkısı ve topluluklardaki aktiflik kriterleri doğrultusunda düzenli olarak takip edilecek. Kurucu elçi ruhuna sahip herkes başvurabilir Açıklamaya göre, GigaCrew programına katılmak isteyen adaylar, turk.net/gigacrew adresi üzerinden başvuru yapabiliyor. Başvuru formunda adaylardan sosyal medya veya forum profillerini paylaşmaları ve başvurularına motivasyonlarını anlattıkları bir video bağlantısı eklemeleri bekleniyor. Programa katılım için Turknet abonesi olma zorunluluğu bulunmazken, "kurucu elçi" ruhuna sahip olmak ve üretici bir bakış açısı en önemli kriterler arasında yer alıyor.
30 Ocak 2026 Cuma - 11:45
Sivas Belediyesi mühendislerinin ürettiği su sayacı su tasarrufu sağlayacak
Sivas Belediyesi mühendisleri, su sızıntılarını belirleyebilen bir akıllı su sayacı geliştirdi. Cep telefonuyla uzaktan kontrol edilebilen sayaç, evdeki su sızıntılarını belediyeye bildirip, hem su tasarrufu hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Suyun bilinçli kullanımına yönelik projeleriyle dikkat çeken Sivas Belediyesi, kendi mühendisleriyle geliştirdiği akıllı su sayacıyla da dikkatleri üzerine topladı. Sivas Belediyesi’nin şirketlerinden Özbelsan tarafından üretilen akıllı su sayaçları, tüketicinin su kullanımını sayaçlar ve belediye arasındaki bir ağ sayesinde cep telefonu üzerinden görmesini ve ödeme yapmasını sağladığı gibi ikametlerde ev sahibinin bile farkında olmadığı su sızıntılarını tespit edip hem su tasarrufu hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Pilot seçilen evlerde deneme aşamasında olan sayaçların seri üretimle ilk olarak tüm Sivas’ta kullanımı, ardından ihtiyaç duyulan diğer belediyelere satılması planlanıyor. Dikkat seçen bu sayaçların üretim maliyetinin ise belediyelerin satın aldıkları kartlı sayaçlara göre çok daha düşük olduğu belirtildi. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, sayaçla ilgili çalışmalarda sona gelindiğini belirterek, "Sivas Belediyesi olarak suyla ilgili yapmış olduğumuz çalışmala çerçevesinde kendi su sayacımızı ürettik. Bir yıldır çalışmalarını sürdürdüğümüz sayaçla ilgili tüm belgeleri aldık. Uluslararası ve ulusal üretim belgelerinin hepsini tamamladık. Pilot uygulama çalışmalarımızı da yaptık. Şu an itibarıyla çalışmalarda sona gelindi" dedi. Türkiye’de örnek olacak Başkan Uzun, "Tabii biz bu su sayacıyla birlikte Türkiye’de örnek bir sayaç ortaya koyacağız. Önce kendi şehrimizde kullanacağız. Daha sonra biz bunu diğer şehirlere, onların belediyelerinden talep eden kim varsa satmayı planlıyoruz" dedi. Radyo frekansıyla iletişim kurulacak Uzun, anten sistemleri ile radyo frekansından yararlanılarak ağ kurulacağını söyleyerek, "Mevcut sayaçlarda kart kullanılıyor. Vatandaşımız yükleme yapmak için belediyemiz ve yükleme noktalarına gitmek zorunda kalıyordu. Biz bunu tamamen bitiriyoruz. Manuel kısımları da tamamıyla bitiriyoruz. Şu an şehrimize yaklaşık bin 300 civarında anten kurulumu gerçekleştireceğiz. Bu anten kurulumu ile birlikte biz bütün sayaçları radyo dalgaları ile birbirine bağlayacağız. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine girip motorlu taşıtlar vergisi nasıl ödeniyorsa, kendi sayacına kendi suyunu istediği kadar yükleyebilecek. Su yükleme noktasına gitmek zorunda kalmayacak. Tamamıyla uzaktan bir sistem, bir konfor getiriyoruz" diye konuştu. Ev sahibinin bilmediği kaçakları tespit edecek Uzun, geliştirdikleri yeni nesil su sayaçları ile evlerde gereksiz yere damlayan muslukların ve fark edilmeyen sızıntıların da tespit edilebileceğini vurgulayarak, "Sayaçların denendiği evlerden bize gelen verilerde çok az da olsa sürekli su aktığını tespit ettik. Bizim arkadaşlarımız, vatandaşımızın evine gidiyor ve bu durumu anlatıyorlar. Üretmiş olduğumuz su sayacındaki yüksek hassasiyet bu bilgiyi bize veriyor. Bu şekilde ciddi anlamda tasavvuf sağlamayı amaçlıyoruz. Sivas’ta 150 bin tane su sayacı var. 150 bin hanede üç tane musluk olduğunu düşünürsek 450 bin musluk eder. 450 bin musluğu aynı anda görebileceğimiz bir sistem kuruyoruz" şeklinde konuştu.
30 Ocak 2026 Cuma - 11:43
Yaay eTürkiye Kupası’nda şampiyon Beşiktaş oldu
Teknoloji birikimini hayatın her alanına aktaran Türk Telekom’un yerli ve yenilikçi sosyal medya platformu Yaay’ın isim sponsorluğunda, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen Yaay eTürkiye Kupası’nda şampiyon Beşiktaş oldu. Türk Telekom, e-spor alanındaki desteğini sürdürüyor. Futbolun dijitalleşmesinde önemli rol üstlenen şirketin yerli ve yenilikçi sosyal medya platformu Yaay’ın isim sponsorluğunda düzenlenen Yaay eTürkiye Kupası’nda kazanan belli oldu. Final mücadelesinde Beşiktaş ile Antalyaspor karşı karşıya gelirken, kupayı kazanan takım Beşiktaş oldu. Yaay eTürkiye Kupası’nı kazanarak 125 bin TL’lik büyük ödülün sahibi olan Beşiktaş, aynı zamanda eSüper Kupa’da mücadele edecek takımlar arasına adını yazdırdı. ESA Arena’da yüzlerce taraftarın tribünden takip ettiği final karşılaşmaları, ekran başında ise Tivibu Spor 4 ve Tivibu sosyal medya uygulamaları üzerinden binlerce izleyiciyle buluştu. Yapılan açıklamaya göre, Yaay eTürkiye Kupası’nda grup aşamasını başarıyla geçen takımlar, çeyrek final ve yarı final mücadelelerinin ardından final aşamasına yükseldi. Kazananlar finalinde Antalyaspor’dan Ener ‘eneronfire’ Keleş ile Gençlerbirliği’nden Arda ‘ArdaKaygusuz’ Kaygusuz karşı karşıya gelirken, kaybedenler finalinde ise Fenerbahçe’den İsmail Can "ISOPOWERR" Yerinde ile Beşiktaş’tan Mert ‘iMertAL’ Altıntop kozlarını paylaştı. BO2 formatında oynanan büyük finalde, kıran kırana geçen maçların ardından kupayı ve büyük ödülü kazanan takım Beşiktaş oldu. Büyük finalde mücadele eden Beşiktaş ve Antalyaspor doğrudan Türk Telekom eSüper Kupa’da yer alma hakkı kazanırken, şampiyon Beşiktaş, 125 bin TL, ikinci Antalyaspor 75 bin TL, üçüncü Gençlerbirliği ise 50 bin TL’lik ödülün sahibi oldu. Dünyanın en popüler futbol oyunlarından FC 26 üzerinden oynanan Yaay eTürkiye Kupası’nda takımlar, 95 Gen modu ile oluşturuldu. Turnuva karşılaşmaları Tivibu Spor 4 ve Tivibu sosyal medya uygulamaları üzerinden canlı yayınlanırken, final aşaması maçları ESA Arena’da yüzlerce taraftar tarafından yerinde izlendi.
30 Ocak 2026 Cuma - 11:31
Sivas Belediyesi kendi mühendisleriyle eşi benzeri bulunmayan bir su sayacı üretti
Cep telefonuyla uzaktan kontrol edilebilen sayaç evdeki bu su sızıntılarını belediyeye bildirip hem su tasarrufu hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Suyun bilinçli kullanımına yönelik projeleriyle dikkat çeken Sivas Belediyesi, kendi mühendisleriyle geliştirdiği akıllı su sayacıyla da dikkatleri üzerine topladı. Sivas Belediyesi’nin şirketlerinden Özbelsan tarafından üretilen akıllı su sayaçları, tüketicinin su kullanımını sayaçlar ve belediye arasındaki bir ağ sayesinde cep telefonu üzerinden görmesini, ödeme yapmasını sağladığı gibi sayaç, ikametlerde ev sahibinin bile farkında olmadığı su sızıntılarını tespit edip hem su tasarrufu sağlıyor hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Pilot seçilen evlerde deneme aşamasındaki sayaçların seri üretimle ilk olarak tüm Sivas’ta kullanımı ardından ise ihtiyaç duyulan diğer belediyelere satılması planlanıyor. Dikkat seçen bu sayaçların üretim maliyeti ise belediyelerin satın alıp kullanmak zorunda kaldıkları kartlı sayaçlara göre çok daha düşük. Konuyla ilgili açıklama yapan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, sayaçla ilgili çalışmalarda sona gelindiğini belirtip, "Sivas Belediyesi olarak suyla ilgili yapmış olduğumuz çalışmalar çerçevesinde kendi su sayacımızı ürettik. Bir yıldır çalışmalarını sürdürdüğümüz sayaçla ilgili tüm belgeleri aldık. Uluslararası ve ulusal üretim belgelerin hepsini tamamladık. Pilot uygulama çalışmalarımızı da yaptık. Şu an itibarıyla çalışmalarda sona gelindi" dedi. Türkiye’de örnek olacak Başkan Uzun kendi ekipleri tarafından geliştirilen sayacın Türkiye’de örnek olacağını belirtip, "Tabii biz bu su sayacıyla birlikte Türkiye’de örnek bir sayaç ortaya koyacağız. Önce kendi şehrimize kullanacağız. Daha sonra biz bunu diğer şehirlere, onların belediyelerinden talep eden kim varsa satmayı planlıyoruz" dedi. Radyo frekansıyla iletişim kurulacak Uzun, sayaçlar ve belediyenin ilgili birimleri arasında, mahallerde kurulacak anten sistemleri ile radyo frekansından yararlanılarak ağ kurulacağını ifade edip, "Mevcut sayaçlarda kart kullanılıyor. Vatandaşımız yükleme yapmak için belediyemiz ve yükleme noktalarına gitmek zorunda kalıyordu. Biz bunu tamamen bitiriyoruz. Manuel kısımları da tamamıyla bitiriyoruz. Şu an şehrimize yaklaşık bin 300 civarında anten kurulumu gerçekleştireceğiz. Bu anten kurulumu ile birlikte biz bütün sayaçları radyo dalgaları ile birbirine bağlayacağız. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine girip motorlu taşıtlar vergisi nasıl ödeniyorsa, kendi sayacına kendi suyunu istediği kadar yükleyebilecek. Su yükleme noktasına gitmek zorunda kalmayacak. Tamamıyla uzaktan bir sistem, bir konfor getiriyoruz." Dedi. Ev sahibinin bilmediği kaçakları tespit edebilecek Uzun, geliştirdikleri yeni nesil su sayaçları ile evlerdeki gereksiz yere damlayan muslukların ve fark edilmeyen sızıntılarında tespit edilebileceğini vurgulayarak, "Sayaçların denendiği evlerden bize gelen verilerde, çok azda olsa sürekli su aktığını tespit ettik. Bizim arkadaşlarımız, vatandaşımızın evine gidiyor ve bu durumu anlatıyorlar. Üretmiş olduğumuz su sayacındaki yüksek hassasiyet bu bilgiyi bize veriyor. Bu şekilde ciddi anlamda tasavvuf sağlamayı amaçlıyoruz. Sivas’ta 150 bin tane su sayacı var. 150 bin hanede 3 tane musluk olduğunu düşünürsek 450 bin musluk eder. 450 bin musluğu aynı anda görebileceğimiz bir sistem kuruyoruz" şeklinde konuştu.
30 Ocak 2026 Cuma - 11:17
Bayburt’ta minik sporculara bilinçli teknoloji kullanımı anlatıldı
Yeşilay Bayburt Şubesi tarafından Bayburt Yurdum Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren minik sporculara yönelik bilinçli teknoloji kullanımı ve sağlıklı yaşam konularında bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Sentetik çim sahada sporcularla bir araya gelen Yeşilay personellerince Yeşilay’ın tanıtımı yapıldı. Sporculara, teknolojinin doğru ve dengeli kullanımı, ekran süresinin sınırlandırılması ve sağlıklı alışkanlıklar kazandırılması konularında bilgiler aktarıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca Yeşilay tarafından çocuklara yönelik hazırlanan Mavi Kırlangıç Dergisi minik sporculara dağıtıldı.
30 Ocak 2026 Cuma - 10:08
BEBKA’dan Bursa’da endüstriyel simbiyoz hamlesi
Bursa’da sanayide kaynak verimliliğini artırmak, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmak ve işletmeler arası iş birliğini güçlendirmek amacıyla Bursa Endüstriyel Simbiyoz Programı kapsamında bilgilendirme toplantısı düzenlendi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyet gösteren Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından, Bursa Organize Sanayi Bölgesi (Bursa OSB) iş birliğiyle gerçekleştirilen toplantıda, endüstriyel simbiyoz uygulamalarının sanayiye sağlayacağı çevresel ve ekonomik katkılar ele alındı. Toplantının açılışında konuşan Bursa Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Osman Yıldırım, endüstriyel simbiyozun OSB’lerin yeşil dönüşüm sürecindeki önemine dikkat çekti. OSB’lerin artık sadece üretim alanları olmadığını vurgulayan Yıldırım, kaynak verimliliği, çevresel sorumluluk ve sürdürülebilir kalkınmanın ön plana çıktığını söyledi. Yıldırım, bir işletmenin atık veya yan ürününün başka bir işletme için değerli bir girdiye dönüşebildiğini belirterek, proje ile Bursa OSB’de enerji, su ve hammadde kullanımında verimliliğin artırılmasının, atık miktarlarının ve çevresel etkilerin azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti. Endüstriyel simbiyoz uygulamalarının Bursa OSB’yi örnek bir yeşil dönüşüm bölgesine dönüştüreceğini kaydetti. BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram ise endüstriyel simbiyozun, işletmeler arasında atık, yan ürün, enerji, su ve ısı gibi kaynakların paylaşımına dayalı bir iş birliği modeli olduğunu belirtti. Bayram, bu yaklaşımın hem çevresel hem de ekonomik fayda sağladığını söyledi. BEBKA’nın endüstriyel simbiyoz alanındaki çalışmalarının 2014 yılında başladığını aktaran Bayram, bugüne kadar 33 kurum ve 114 firmanın ziyaret edildiğini, 900’e yakın potansiyel sinerji fırsatının tespit edildiğini ifade etti. Eskişehir OSB’de yürütülen çalışmalarda ise 238 sinerji fırsatının belirlendiğini kaydetti. Bayram, 2018 yılında uygulamaya alınan Endüstriyel Simbiyoz Mali Destek Programı kapsamında 4 firmaya bugünkü değerle yaklaşık 20 milyon TL destek sağlandığını belirterek, bu projeler sayesinde yıllık yaklaşık 2 bin 500 ton atığın bertaraf edilmek yerine ürün veya hammaddeye dönüştürüldüğünü söyledi. Yeni dönemde Bursa OSB ve firmalarla birlikte atık ve kaynak envanteri çıkarılması, eşleştirme çalıştayları ve yatırım ön fizibilitelerinin daha sistematik şekilde yürütülmesinin hedeflendiğini dile getiren Bayram, ortaya çıkacak pilot proje ve yatırım fikirlerinin yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi destek programlarına yönlendirileceğini ifade etti. Toplantı, bilgilendirme sunumunun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümüyle sona erdi.
29 Ocak 2026 Perşembe - 17:02
OMÜ, QS Europe 2026 sıralamasında yer aldı
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), dünyanın en saygın yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından biri olan QS (Quacquarelli Symonds) tarafından açıklanan QS World University Rankings: Europe 2026 sonuçlarında yer alarak uluslararası alandaki yükselişini sürdürdü. QS’in Avrupa genelinde gerçekleştirdiği değerlendirmede OMÜ, Avrupa Üniversiteleri Sıralaması’nda 701–900 bandında yer aldı. Üniversite, Batı Asya Bölgesi sıralamasında ise 79’uncu sırada konumlandı. Elde edilen sonuçlar, OMÜ’nün uluslararası görünürlüğünü istikrarlı bir şekilde artırdığını ortaya koydu. Sürdürülebilirlik, küresel etkileşim ve araştırma performansı alanlarında da dikkat çeken Ondokuz Mayıs Üniversitesi, QS Sürdürülebilirlik Sıralaması 2026 kapsamında 1401–1500 bandında değerlendirildi. Bu sonuçlar, üniversitenin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü çalışmaların uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösterdi. QS göstergelerine göre OMÜ, son yıllarda özellikle uluslararasılaşma ve akademik performans alanlarında önemli bir gelişim sergiledi. Uluslararası öğrenci çeşitliliği, araştırma iş birlikleri, akademik yayın ve atıf performansı, öğrenme deneyimi ile akademik ve işveren itibarı gibi başlıklarda kaydedilen ilerleme, sıralamalara yansıyan temel unsurlar arasında yer aldı. Açıklanan veriler, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin uluslararası vizyonunu ve araştırma odaklı kurumsal yapısını somut göstergelerle ortaya koyarken, OMÜ’nün önümüzdeki dönemde de küresel ölçekte rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği belirtildi.
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:20
Vodafone’dan 5G yolunda fiber optik omurga şebeke operasyonlarında yapay zekalı yeni adım
Vodafone, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinin gerektirdiği yüksek kapasite, düşük gecikme ve kesintisiz bağlantı ihtiyaçları doğrultusunda tüm data ve ses trafiğini taşıyan fiber optik omurga şebeke operasyonlarında yenilikçi dijital çözümler hayata geçirmeye devam ettiğini duyurdu. Yapay zeka destekli bu çözümler sayesinde yüzlerce omurga bağlantısı daha hızlı, akıllı ve verimli hale gelirken; 5G servisleri için güçlü ve esnek bir altyapı sunuluyor. Vodafone, fiber optik omurga şebeke ve aktif ürünlerini izleyen sistemlerde gerçekleştirdiği geliştirmelerle altyapı ve şebeke anomalilerine yönelik analiz, yönlendirme ve iyileştirme süreçlerini uçtan uca dijitalleştiriyor. Şirketin bu yönde geliştirdiği yeni çözüm, Fiber Optik Omurga İletim Teknolojisi (D-WDM) sistemlerinin bağlı olduğu fiber hatlarda zayıflama ve kesinti noktalarını yapay zekâ desteğiyle tespit ederek, herhangi bir analize gerek kalmadan arıza ölçüm süresini kısaltıyor. Bu sayede, 5G’nin gerektirdiği yüksek erişilebilirlik ve hızlı arıza giderim ihtiyaçları karşılanıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi: "5G ve geleceğin bağlantı teknolojileri, güçlü ve akıllı bir fiber omurga gerektiriyor. Dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlarla operasyonel süreçlerimizi daha öngörülebilir, hızlı ve verimli hale getiriyor; fiber optik omurga şebeke yönetimimizi 5G ve ötesine hazır bir yapıya taşıyoruz. Ekiplerimizin hayata geçirdiği bu gelişmeler, daha yüksek servis sürekliliği ve artan müşteri memnuniyeti sağlıyor." Müdahale sürelerinde yüzde 25 iyileştirme Vodafone’un geliştirdiği dijital operasyon yönetim platformu üzerinden devreye alınan yeni sistem, fiber optik omurga şebeke operasyonlarını uçtan uca yöneterek, 5G servisleri için kritik öneme sahip olan hızlı müdahale, proaktif arıza önleme ve kapasite sürekliliğini mümkün kılıyor. Yeni çözüm sayesinde, 5G servis sürekliliğini destekleyen akıllı altyapı sayesinde müdahale sürelerinde yüzde 25 iyileştirme sağlanıyor. Otomatik hata tespitiyle saha ölçümüne gerek kalmadan kesinti noktası anında belirleniyor ve 30 dakika ile 1 saat arası süren ölçüm süresi ortadan kalkıyor. Optik performans sorunlarında anında tespit sayesinde proaktif bakımı mümkün kılan bu sistemle, optik performans kaynaklı etki sürelerinde yüzde 20 iyileşme sağlanıyor. Büyük ölçekli kesintilerin önlenmesiyle, yüz binlerce abonenin 5G ve mevcut servislerde iletişim kaybı yaşamasının önüne geçiliyor. 5G için güçlü fiber altyapı temeli Yapılan açıklamaya göre; Vodafone, üreticiden bağımsız geliştirilen yeni sistem sayesinde, hem bugünün şebeke ihtiyaçlarını karşılıyor, hem de 5G ve gelecekteki yüksek hızlı, düşük gecikmeli servisler için güçlü bir fiber altyapı temeli oluşturuyor. Şirket, yaklaşık 25 milyon mobil, 1,5 milyon sabit ve binlerce kurumsal müşteriye hizmet veren, on binlerce kilometrelik fiber optik altyapıya sahip güçlü şebekesini dijitalleşme ve yapay zekâ destekli çözümlerle sürekli optimize ederek, 5G ve ötesi teknolojilerde şebeke yönetiminin öncüsü olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.
29 Ocak 2026 Perşembe - 08:17
TEKNOFEST-2026 başvuruları başladı
TEKNOFEST 2026’da, gençlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği ‘Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması ve Hareketli Uydu Terminali Yarışması’ gibi pek çok alanda toplam 52 farklı kategoride teknoloji yarışması düzenlenecek. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak ‘Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması’ dalında ilk kez başvuru açılacak. TEKNOFEST 2026’da ilkokuldan lisansüstüne kadar her eğitim seviyesinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürmek için farklı kategorilerdeki teknoloji yarışmalarına başvurma imkanı yakalayacak. Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST 2026 kapsamında teknoloji yarışmalarına başvurular 20 Şubat’ta sona erecek TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarına katılmak için başvurular www.teknofest.org adresi üzerinden yapılacaktır.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:18
Tuz Gölü’nün dayanıklı bitkileri çorak toprakları yeniden canlandırmak için inceleniyor
Isparta’da Tuz Gölü Havzası’nda yetişen halofit bitkilerin tuzlu toprakların ıslahında kullanılıp kullanılamayacağı araştırılıyor. Bu bitkilerin biyokimyasal içerikleri de incelenerek, tıp, eczacılık, kozmetik ve gıda gibi alanlarda yüksek değerli bileşenlere dönüştürülme potansiyelinin yanı sıra antikanser özelliklerinin belirlenmesi hedefleniyor. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar yürütücülüğündeki "Tuz Gölü Havzası’nda Yetişen Bazı Halofit Bitki Türlerinin Tuzlu Toprakların Islahı ve Yüksek Değerli Metabolit Kaynağı Olarak Değerlendirilme Potansiyellerinin Belirlenmesi" adlı çalışma, TÜBİTAK’ın bu yıl desteklediği projeler arasında yer aldı. Projede Tuz Gölü Havzası’na doğal olarak uyum sağlamış halofit bitki türlerinin topraktaki tuzu bünyelerine çekme kapasiteleri araştırılarak, tuzlanma nedeniyle verimliliği düşen tarım alanlarının bitkisel yöntemlerle yeniden üretime kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca bu bitkilerin tuz stresine karşı geliştirdiği fizyolojik ve biyokimyasal adaptasyon mekanizmaları da detaylı olarak incelenecek. Halofit bitkiler yüksek katma değerli ürüne dönüştürülecek Halofit bitkiler, yüksek tuz içerikleri nedeniyle gıda veya hayvancılıkta doğrudan kullanılamıyor. Bu nedenle proje, bu bitkilerin biyokimyasal içeriklerinin belirlenmesine ve tıp, eczacılık, kozmetik, gıda ve parfümeri gibi alanlarda doğal katkı maddesi, antioksidan, antimikrobiyal ya da antikanser bileşen olarak kullanılabilirliklerinin değerlendirilmesine odaklanıyor. Kanser tedavisinde kullanılabilecek bitkisel bileşenlerin antikanser potansiyeli de bilimsel yöntemlerle incelenecek. Elde edilecek verilerle halofit türlerinin tarımsal atık olmaktan çıkarılarak, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Tuzlanmış tarım alanları yeniden üretime kazandırılacak Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar, "Yaklaşık 3 yıllık bir süreci kapsayacak olan bu proje, Aksaray Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve mensubu olduğum Üniversiteden değerli akademisyen arkadaşlarımızla birlikte yürütülecektir. Multidisipliner bir anlayışla hazırladığımız bu projenin temel amacı, doğal ya da insan kaynaklı yanlış uygulamalar sonucu tuzlanarak tarım toprağı özelliğini yitiren alanların ıslah edilerek yeniden tarıma kazandırılmasıdır" dedi. "Bitkilerle tuzlu toprakları iyileştirmeyi hedefliyoruz" Prof. Dr. Baydar, halofit bitkilerin topraktaki tuzu bünyelerine çekme gücüne dikkat çekerek, "Bu kapsamda toprak ıslahında bitkileri kullanmayı planlıyoruz. Çünkü bazı bitkiler, topraktaki tuzu absorbe ederek bünyelerinde biriktirme kapasitesine sahiptir. Biz de bitkilerin bu özelliklerinden yararlanarak tuzluluk gibi önemli bir stres faktörüne karşı topraklarımızı iyileştirmeyi ve yeniden tarıma kazandırmayı hedefliyoruz. Çalışmamızda özellikle Tuz Gölü Havzası gibi ekstrem ve tuzlu toprak koşullarına adapte olmuş türleri değerlendirmeyi amaçlıyoruz. İçerisinde endemik türlerin de bulunduğu 10 farklı bitki türünün topraktaki tuzu bünyelerine alma ve biriktirme kapasitelerini inceleyerek, bu türlerin tuzlu toprakların ıslahında ne derece kullanılabilir olduğunu belirlemeye çalışacağız" şeklinde konuştu. "Tarımsal atığı yüksek katma değerli ürüne dönüştürmeyi planlıyoruz" Halofit bitkilerin ekonomik değerine yönelik çalışmaları anlatan Baydar, "Bu bitkiler yüksek tuz içeriğine sahip olduklarından insan veya hayvan beslenmesinde doğrudan kullanılamamaktadır. Bu nedenle toprak ıslahı için kullandığımız bitkileri hasat sonrası tarımsal atık olmaktan çıkarıp ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmalar da planladık. Bu kapsamda üzerinde çalışacağımız bitkilerin şimdiye kadar biyokimyasal açıdan detaylı bir analizinin yapılmadığını gördük. Öncelikle bu türlerin biyokimyasal içeriklerini ortaya çıkaracağız. Ardından tıp, eczacılık, gıda, kozmetik ve parfümeri gibi alanlarda yüksek katma değerli metabolit kaynağı olarak kullanılabilme potansiyellerini değerlendireceğiz. Tıp ve kozmetikte kullanılan hammaddelerin büyük çoğunluğunun bitkisel kökenli olduğu bilinmektedir. Biz de bu bitkileri tarımsal atık olmaktan çıkararak doğal katkı maddesi, doğal antioksidan kaynağı ya da değerli bileşenler olarak kullanılabilir hale getirip getiremeyeceğimizi araştıracağız. Ayrıca insan patojenlerine karşı etkilerini belirlemek için antimikrobiyal analizler yapacağız. Günümüzün önemli sağlık sorunlarından biri olan kansere yönelik olarak da, kolay ulaşılabilir, ekonomik ve etkili bileşenlere sahip bitkilerin antikanser potansiyelini değerlendireceğiz. Bunun yanı sıra, hem tıp hem de kozmetik alanında kullanılmak üzere bu bitkilerden elde edilen ekstraktların yara iyileştirici ve cilt üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik analizler gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Tuz toleransının sırları araştırılacak Projenin bilimsel hedeflerini özetleyen Prof. Dr. Baydar, "Projemizin bir diğer önemli amacı ise tuz stresine karşı bitkisel adaptasyon ve toleransın altında yatan fizyolojik ve biyokimyasal mekanizmaları ortaya çıkarmaktır. Özetle tuzlu toprakları bitkiler aracılığıyla ıslah edebilir miyiz ve ıslah için kullanılan bu bitkileri ekonomiye kazandırabilir miyiz? Çalışmamızın temel amacı bu sorulara bilimsel yanıt üretmektir. Yaklaşık 3 yıl sürecek olan projemizin sözleşmesinin önümüzdeki birkaç ay içinde imzalanmasını öngörüyoruz" diye konuştu. Genç araştırmacılar için büyük bir deneyim fırsatı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü’nde doktora eğitimi gören İlknur Albayrak, "Biz, daha önceki proje çalışmalarında olduğu gibi Nilgün hocamızın danışmanlığında birçok projede yer alma fırsatı bulduk. Şu anda desteklenmeye hak kazanan bu projede de hem yazım aşamasında hem laboratuvar çalışmalarında hem de sonuçların raporlanması sürecinde hocamızın bize yer vermesi, bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu projede daha çok laboratuvar analizlerinde hocamıza destek olmak amacıyla bulunuyoruz. Bu süreç, bizim için çok değerli bir deneyim niteliği taşıyor. Proje disiplinini, laboratuvar çalışmalarını ve araştırma kültürünü öğreniyor olmayı, akademik hayata adım atmadan önce bizim açımızdan büyük bir şans olarak değerlendiriyorum" şeklinde konuştu.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 14:52
Tuz Gölü’nün dayanıklı bitkileri, çorak toprakları yeniden canlandırmak için inceleniyor
Isparta’da TÜBİTAK tarafından bu yıl desteklenen projede, Tuz Gölü Havzası’nda yetişen halofit bitkilerin tuzlu toprakların ıslahında kullanılıp kullanılamayacağı araştırılırken, aynı zamanda bu bitkilerin biyokimyasal içerikleri incelenerek tıp, eczacılık, kozmetik ve gıda gibi alanlarda yüksek değerli bileşenlere dönüştürülme potansiyeli ile kanser tedavisinde değerlendirilebilecek antikanser özelliklerinin belirlenmesi hedefleniyor. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar yürütücülüğündeki "Tuz Gölü Havzasında Yetişen Bazı Halofit Bitki Türlerinin Tuzlu Toprakların Islahı ve Yüksek Değerli Metabolit Kaynağı Olarak Değerlendirilme Potansiyellerinin Belirlenmesi" adlı çalışma, TÜBİTAK’ın bu yıl desteklediği projeler arasında yer aldı. Projede, Tuz Gölü Havzası’na doğal olarak uyum sağlamış halofit bitki türlerinin topraktaki tuzu bünyelerine çekme kapasiteleri araştırılarak, tuzlanma nedeniyle verimliliği düşen tarım alanlarının bitkisel yöntemlerle yeniden üretime kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca, bu bitkilerin tuz stresine karşı geliştirdiği fizyolojik ve biyokimyasal adaptasyon mekanizmaları da detaylı olarak incelenecek. Halofit bitkiler yüksek katma değerli ürüne dönüştürülecek Halofit bitkiler, yüksek tuz içerikleri nedeniyle gıda veya hayvancılıkta doğrudan kullanılamıyor. Bu nedenle proje, bu bitkilerin biyokimyasal içeriklerinin belirlenmesine ve tıp, eczacılık, kozmetik, gıda ve parfümeri gibi alanlarda doğal katkı maddesi, antioksidan, antimikrobiyal ya da antikanser bileşen olarak kullanılabilirliklerinin değerlendirilmesine odaklanıyor. Kanser tedavisinde kullanılabilecek bitkisel bileşenlerin antikanser potansiyeli de bilimsel yöntemlerle incelenecek. Elde edilecek verilerle halofit türlerinin tarımsal atık olmaktan çıkarılarak yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Tuzlanmış tarım alanları yeniden üretime kazandırılacak Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar, "TÜBİTAK’a sunduğumuz 1001 projeleri kapsamındaki çalışmamız kabul edildi. Yaklaşık 3 yıllık bir süreci kapsayacak olan bu proje; Aksaray Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve mensubu olduğum Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden değerli akademisyen arkadaşlarımızla birlikte yürütülecektir. Multidisipliner bir anlayışla hazırladığımız bu projenin temel amacı, doğal ya da insan kaynaklı yanlış uygulamalar sonucu tuzlanarak tarım toprağı özelliğini yitiren alanların ıslah edilerek yeniden tarıma kazandırılmasıdır" dedi. "Bitkilerle tuzlu toprakları iyileştirmeyi hedefliyoruz" Prof. Dr. Baydar, halofit bitkilerin topraktaki tuzu bünyelerine çekme gücüne dikkat çekerek, "Bu kapsamda, toprak ıslahında bitkileri kullanmayı planlıyoruz. Çünkü bazı bitkiler, topraktaki tuzu absorbe ederek bünyelerinde biriktirme kapasitesine sahiptir. Biz de bitkilerin bu özelliklerinden yararlanarak tuzluluk gibi önemli bir stres faktörüne karşı topraklarımızı iyileştirmeyi ve yeniden tarıma kazandırmayı hedefliyoruz. Çalışmamızda, özellikle Tuz Gölü Havzası gibi ekstrem ve tuzlu toprak koşullarına adapte olmuş türleri değerlendirmeyi amaçlıyoruz. İçerisinde endemik türlerin de bulunduğu 10 farklı bitki türünün topraktaki tuzu bünyelerine alma ve biriktirme kapasitelerini inceleyerek, bu türlerin tuzlu toprakların ıslahında ne derece kullanılabilir olduğunu belirlemeye çalışacağız" şeklinde konuştu. "Tarımsal atığı yüksek katma değerli ürüne dönüştürmeyi planlıyoruz" Halofit bitkilerin ekonomik değerine yönelik çalışmaları anlatan Baydar, "Bu bitkiler yüksek tuz içeriğine sahip olduklarından insan veya hayvan beslenmesinde doğrudan kullanılamamaktadır. Bu nedenle, toprak ıslahı için kullandığımız bitkileri hasat sonrası tarımsal atık olmaktan çıkarıp ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmalar da planladık. Bu kapsamda, üzerinde çalışacağımız bitkilerin şimdiye kadar biyokimyasal açıdan detaylı bir analizinin yapılmadığını gördük. Öncelikle bu türlerin biyokimyasal içeriklerini ortaya çıkaracağız. Ardından tıp, eczacılık, gıda, kozmetik ve parfümeri gibi alanlarda yüksek katma değerli metabolit kaynağı olarak kullanılabilir potansiyellerini değerlendireceğiz. Tıp ve kozmetikte kullanılan hammaddelerin büyük çoğunluğunun bitkisel kökenli olduğu bilinmektedir. Biz de bu bitkileri tarımsal atık olmaktan çıkararak doğal katkı maddesi, doğal antioksidan kaynağı ya da değerli bileşenler olarak kullanılabilir hale getirip getiremeyeceğimizi araştıracağız. Ayrıca, insan patojenlerine karşı etkilerini belirlemek için antimikrobiyal analizler yapacağız. Günümüzün önemli sağlık sorunlarından biri olan kansere yönelik olarak da, kolay ulaşılabilir, ekonomik ve etkili bileşenlere sahip bitkilerin antikanser potansiyelini değerlendireceğiz. Bunun yanı sıra, hem tıp hem de kozmetik alanında kullanılmak üzere bu bitkilerden elde edilen ekstraktların yara iyileştirici ve cilt üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik analizler gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Tuz toleransının sırları araştırılacak Projenin bilimsel hedeflerini özetleyen Prof. Dr. Baydar, "Projemizin bir diğer önemli amacı ise tuz stresine karşı bitkisel adaptasyon ve toleransın altında yatan fizyolojik ve biyokimyasal mekanizmaları ortaya çıkarmaktır. Özetle, tuzlu toprakları bitkiler aracılığıyla ıslah edebilir miyiz ve ıslah için kullanılan bu bitkileri ekonomiye kazandırabilir miyiz? Çalışmamızın temel amacı bu sorulara bilimsel yanıt üretmektir. Yaklaşık 3 yıl sürecek olan projemizin sözleşmesinin önümüzdeki birkaç ay içinde imzalanmasını öngörüyoruz. Destekleri için TÜBİTAK’a, projede yer alan akademisyen arkadaşlarıma ve katkı sunacak bursiyerlerimize şimdiden teşekkür ederim. Bu bir ekip işidir ve güçlü bir ekip ruhuyla bu çalışmayı başarıyla tamamlayacağımıza inanıyorum" diye konuştu. Genç araştırmacılar için büyük bir deneyim fırsatı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü’nde doktora eğitimi gören İlknur Albayrak, "Biz, daha önceki proje çalışmalarında olduğu gibi Nilgün Hocamızın danışmanlığında birçok projede yer alma fırsatı bulduk. Şu anda desteklenmeye hak kazanan bu projede de hem yazım aşamasında hem laboratuvar çalışmalarında hem de sonuçların raporlanması sürecinde hocamızın bize yer vermesi bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu projede daha çok laboratuvar analizlerinde hocamıza destek olmak amacıyla bulunuyoruz. Bu süreç, bizim için çok değerli bir deneyim niteliği taşıyor. Proje disiplinini, laboratuvar çalışmalarını ve araştırma kültürünü öğreniyor olmak; akademik hayata adım atmadan önce bizim açımızdan büyük bir şans olarak değerlendiriyorum" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder