Son Dakika
|
İran'da can kaybı bin 230'a yükseldi
İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi: "ABD ve İsrail, sivil bölgeleri kasten hedef alıyor"
İran Kızılayı: "ABD ve İsrail, 636 ayrı noktada bin 332 saldırı düzenledi"
Türbede kaçak kazı yapan 7 şahıs suçüstü yakalandı
ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten İsrail'e: "Sonuna kadar devam edin"
İtalya’dan Körfez’e hava savunma yardımı
İran, IKBY'de İran karşıtı ayrılıkçı güçlere saldırdı
Kuzey Kore dev savaş gemisinden füze denemesi yaptı
Arakçi: "ABD, fırkateynimizi batırarak vahşet işledi ve bundan çok pişman olacak"
NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Dışişleri Bakanlığı'nden Nahçıvan'a yönelik İHA saldırısına tepki
Ağır hasarlı binanın enkazı iş makinesinin üstüne yıkıldı
Motorcu ayağının altında et taşıdı
Türbede kaçak kazı yapan 7 şahıs suçüstü yakalandı
Son 10 derbide Galatasaray üstün
Eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın öldüğü iddiaları yalanlandı
Bakan Fidan, ABD’li mevkidaşı ile telefonda görüştü
TEKNOLOJİ
DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor
05 Mart 2026 Perşembe - 10:30:10
Dicle Elektrik, hizmet bölgelerinde gerçekleştirdiği enerji ve teknoloji festivali DicleFest’in dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, teknoloji ve insan odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu amaçla hizmet bölgesinde DicleFest etkinliğini hayata geçiren şirket, festival serisinin dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festival kapsamında bu yıl gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek ve bu alanlarda üretimlerini teşvik etmek amacıyla yeni bir proje yarışması da başlatıldı. "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" mottosuyla düzenlenen proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerindeki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ekiplerini kurarak katılabilecek. DicleFest kapsamındaki bilim ve teknoloji yarışmaları toplam altı farklı kategoride düzenleniyor. Yarışma ekibini kuran öğrenciler, 5 Nisana kadar internet sitesi üzerinden başvurularını yapabilecek. Finale kalan ekipler projelerini Şanlıurfa DicleFest’te sergileme şansı bulurken, kendi kategorilerinde ilk üçe girenler ödüllerini yine festival kapsamında düzenlenecek törenle alacak. Gençlerin hem üretkenliklerini, hem de teknik becerilerini sergileyebilecekleri proje yarışmalarında toplamda 1 milyon liraya yaklaşan para ödülü olacak. Dereceye girenlere tablet ve dizüstü bilgisayar gibi ödüller de verilecek. İlkokul öğrencileri ‘Suyumuz, Enerjimiz, Geleceğimiz’ temalı resim yarışmasında su ve enerji tasarrufuna dikkat çeken çalışmalarıyla, ortaokul öğrencileri ‘Su Kahramanları Görevde’ başlığı altında hikayeleriyle yarışmaya başvurabilecek. Lise düzeyinde ise ‘Tarımda Verimli Enerji Kullanımı’ proje yarışması altında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu üzerinden çalışmalar yürütülebilecek. ‘Verimli Enerji ile Sürdürülebilir Şehir Uygulamaları’ kategorisinin alt başlıklarında ise akıllı şehirler, enerji verimliliği ve elektrikli ulaşım çözümlerine ait projeler sunulabilecek. Üniversiteden başvuru yapmak isteyen ekipler de ‘Dijital Dönüşüm ve Enerji’ ile ‘Verimli Enerji ile Çalışan Fikirler’ başlıkları altında enerji sektöründe dijitalleşme, veri analitiği, akıllı enerji yönetimi ve inovasyon odaklı projeleriyle yarışmaya katılabilecek. Başvuruların 5 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanmasının ardından ön eleme ve yarı final süreçlerine geçilecek. Finale kalan projeler ise 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde açıklanacak. Büyük final ve ödül töreni ise 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek DicleFest kapsamında gerçekleştirilecek.
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:23
Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu
Dicle Elektrik, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da karla kaplı bir tarım arazisinin kaçak elektrikle sulandığını ortaya çıkarmıştı. Yapılan incelemelerin ardından savcılık kararıyla el konulmasına hükmedilen kayıt dışı trafo, olumsuz arazi şartları nedeniyle yerinden kaldıramadığı 100 kVA’lık kaçak trafoya el koyma işlemi tamamlandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyet gösteren Dicle Elektrik, daha önce kamuoyuyla paylaşılan kaçak sulama tespitinin ardından süreci adli ve teknik boyutlarıyla yakından takip etti. Kar yağışı sırasında gündeme gelen olay, Şanlıurfa’nın Şanlıurfa iline bağlı Harran ilçesinin kırsal Yenice Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 50 dönümlük tarım arazisinde yaşanmıştı. Balçık zemin müdahaleyi geciktirdi Kar yağışı sonrasında karla kaplı olmasına rağmen sulama yapılan tarlada gerçekleştirilen kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığı ve sulamanın kayıt dışı 100 kVA’lık bir trafo üzerinden yapıldığı belirlenmişti. Bunun üzerine Dicle Elektrik avukatları savcılığa başvurmuş, savcılık da söz konusu trafoya el konulması yönünde karar vermişti. Ancak yoğun kar ve sulama nedeniyle tarlanın balçık hale gelmesi, vinçle müdahaleyi mümkün kılmamıştı. Havaların düzelmesi ve toprağın kurumasının ardından jandarmanın aldığı güvenlik tedbirleri eşliğinde sahaya giren ekipler, direk üzerindeki kayıt dışı trafonun yanı sıra bir adet dağıtım panosu, bir adet kumanda panosu ve kaçak tüketimde kullanılan iletkenlere el koydu. Trafo sahibi olduğu belirlenen M.Y. isimli şahıs hakkında ise adli ve idari inceleme başlatıldı. Kaçak kullanım tarımsal sürdürülebilirliği tehdit ediyor Dicle Elektrik’ten yapılan değerlendirmede, kaçak elektrik kullanımının yalnızca enerji altyapısına değil, bölgesel ekonomi ve tarımsal üretime de ciddi zararlar verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, kaçak tüketimin enerji kayıplarını artırdığı, maliyetleri yükselttiği, yasal abonelere sunulan hizmet kalitesini düşürdüğü ve tarımsal sürdürülebilirliği olumsuz etkilediği vurgulanarak, kayıt dışı tüketimle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:51
Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi
Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi’ndeki atölyelerin ziyaretiyle sona erdi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:44
Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi
Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi içerisinde yer alan atölyeleri inceleme gezisi ile sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Mart 2026 Çarşamba- 09:01
Bakan Kacır, DTO’nun Teknik Tekstil Merkezini inceledi
2
05 Mart 2026 Perşembe- 10:30
DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor
3
04 Mart 2026 Çarşamba- 10:23
Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu
4
03 Mart 2026 Salı- 10:56
Kütahya Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde TEKNOFEST heyecanı
5
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 14:30
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "Savunma sanayii irade, zaman ve sabır işidir"
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Savunma Sanayii Teknolojileri AŞ’nin (SSTEK) kuruluşunun stratejik bir ihtiyaçtan doğduğunu belirterek, "Savunma sanayii irade, zaman ve sabır işidir. Bir platformu sahaya çıkarmak kadar, o platformu mümkün kılan alt teknolojileri inşa etmek de stratejik bir meseledir" dedi. SSTEK’in 10. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla HAB Organize Sanayi Bölgesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, SSTEK Genel Müdürü Suat Baylan, SSTEK paydaşlarından temsilciler ve davetliler katıldı. Programın açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın SSTEK’in 10. kuruluş yıl dönümüne ilişkin tebrik telgrafı okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, SSTEK’in SSB’nin yüzde 100 iştiraki olarak sektöre kazandırıldığını ve Türkiye’nin kalkındırılmasına önemli katkı sağladığını belirttiği mesajında şu ifadeleri kullandı: "2016 yılında Savuma Sanayii Başkanlığımızın yüzde 100 iştirakiyle kurulan SSTEK, sektöre kazandırdığı yeni firmalarla Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına ve güçlenmesine önemli katkılar sağlıyor. Son yıllarda büyük atılımlara imza atan Türk savunma sanayii, bugün 3 bin 500’den fazla firması ve 100 binden fazla çalışanıyla ülke ekonomisine en yüksek katma değer üreten sektörlerden biridir. Dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu, insansız savaş uçağımız KIZILELMA ve Milli Muharip Uçağımız KAAN gibi kendi alanında marka ürünlerimizle yeni bir dinamizm yakalamış bulunuyoruz. Bunun da etkisiyle ilk kez 2025 yılında savunma ve pazarlık ihracatınız 10 milyar doları aştı. 2028 yılı için hedefimizi 158 bin istihdam, 11 milyar doların üzerinde ihracat olarak belirledik. SSTEK’in gayreti, SSB’nin koordinasyonu ve sektördeki paydaşların emeğiyle inşallah bu hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyorum. Sizlerden temponuzu biraz daha arttırmanızı bekliyorum. Bu düşüncelerle SSTEK’in 10. kuruluş yıldönümü kutlu olsun diyorum." Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, SSTEK’in Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefinin önemli yapı taşlarından biri olduğunu söyledi. Savunma sanayiinin uzun soluklu bir vizyon gerektirdiğini vurgulayan Görgün, "Savunma sanayii irade, zaman ve sabır işidir. Bir platformu sahaya çıkarmak kadar, o platformu mümkün kılan alt teknolojileri inşa etmek de stratejik bir meseledir. İşte SSTEK’in kuruluş fikri, tam da bu stratejik ihtiyaçtan doğmuştur" ifadelerini kullandı. SSTEK’in 9 Mart 2016 tarihli Savunma Sanayii İcra Komitesi kararıyla kurulduğunu hatırlatan Görgün, "SSTEK, Başkanlığımızın yüzde 100 iştiraki olarak kurulmuş ve milli savunma sanayiimizin sürekli gelişimini destekleyen yatırımlar yaparak, ülkemizin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefine katkı sunmak misyonuyla yola çıkmıştır" dedi. Bu misyonun yalnızca bugünün ihtiyaçlarıyla sınırlı olmadığını belirten Görgün, "Bu misyon; bugünün ihtiyaçlarına cevap üretmeyi hedeflediği kadar geleceğin harp ortamına hazırlığı da kapsamaktadır. O nedenle SSTEK’in pusulası ‘Geleceğin Savunma Teknolojisi için Bugünden Yatırım’ anlayışıdır" dedi. SSB ile SSTEK arasındaki ilişkiye de değinen Görgün, "SSTEK, Başkanlığımızın yüzde yüz bağlısıdır. SSB ile SSTEK, aynı hedefe yürüyen tek bir iradenin iki tamamlayıcı gücüdür. Bu sebeple SSB ve SSTEK olarak hepimiz biriz, beraberiz ve tekiz" diye konuştu. Bir kurumun başarısının yalnızca yaptığı projelerle ölçülemeyeceğini vurgulayan Görgün, "Bir kurumun hikâyesi yalnızca yaptığı işlerle değil, ekosistemde açtığı alanla, büyüttüğü insan kaynağıyla ve ürettiği güven duygusuyla anlaşılır" dedi. SSTEK’in ekosistemde güçlü bir konuma ulaştığını ifade eden Görgün, "Bugün SSTEK; Başkanlığımızla yürüttüğü projelerle, yatırım ortaklıklarıyla ve fon mekanizmasıyla ekosistemde güçlü bir hareket alanı oluşturmuştur" ifadesini kullandı. "SSTEK’in yatırım modeli güven üretmiş; güven büyümeyi hızlandırmış; büyüme de daha fazla girişime nefes olmuştur" Ortaklık ve yatırım verilerini paylaşan Görgün, "SSTEK, kuruluşundan bugüne toplam 26 ortaklık gerçekleştirmiş, 8 ortaklıktan çıkış yapmış ve 18 ortaklığını aktif şekilde sürdürmektedir" dedi. 2025 sonu itibarıyla ulaşılan tabloya ilişkin Görgün, "İştiraklerle birlikte 1 milyar doların üzerinde ciro, bin 648 kişilik istihdam, 114 fikri mülkiyet çıktısı, 100 proje ve güçlü bir Ar-Ge yatırım hacmi; SSTEK’in ekosisteme kazandırdığı üretim ve geliştirme gücünü yansıtmaktadır" ifadelerini kullandı. Projelerin güncel değerinin 250 milyon dolar seviyesine ulaştığını aktaran Görgün, "Ar-Ge yatırımlarımız 2025 sonu itibarıyla 5 milyar 656 milyon liraya erişmiştir" dedi. Fon tarafındaki gelişmelere de değinen Görgün, "Yenilikçi ve İleri Teknolojiler Katılım Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, 2021’de küçük bir yatırımcı grubuyla başlayan yolculuğunu 2025’te 33 yatırımcıya ve 29,7 milyon dolar kaynağa taşımıştır" dedi. YİTF aracılığıyla bugüne kadar 7,75 milyon dolar ve 500 bin avro yatırım gerçekleştirildiğini belirten Görgün, "Bu tablo bize şunu söylemektedir: SSTEK’in yatırım modeli güven üretmiş; güven büyümeyi hızlandırmış; büyüme de daha fazla girişime nefes olmuştur" ifadelerini kullandı. SSTEK’in kurumsal refleksini ise Görgün, "SSTEK’in güçlü yanlarını dört kelimeyle ifade edebilirim: Dinamizm, koordinasyon, güven ve disiplin" sözleri ile özetledi. Gelecek vizyonuna ilişkin olarak Görgün, "Bizler Savunma Sanayii Başkanlığı olarak SSTEK’i Türkiye’nin kritik teknolojilerde bağımsızlığını kalıcılaştıran, derin teknolojiyi ölçekleyen, savunma sanayii ihracatını besleyen ve küresel ölçekte ortaklık kurabilen stratejik yatırım platformu olarak daha da ileri taşımak istiyoruz" şeklinde konuştu. Bu hedefin üç somut sonucu bulunduğunu belirten Görgün, "Kritik alanlarda daha derin portföy ve daha yüksek yerli katkı, daha güçlü fon ekosistemiyle daha fazla girişime daha hızlı kaynak ve daha yüksek ürünleştirme başarısıyla daha güçlü ihracat katkısı" ifadelerini kullandı.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:15
Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması: Yapay zekada global standartlar masaya yatırıldı
Kollektif Zeka Topluluğu, 2026 yılının ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi. ‘Mayası insan, gücü yapay zeka’ mottosuyla yola çıkan Kollektif Zeka Topluluğu, bu yılın ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi. Bilkent TEKMER ev sahipliğinde 24 Ocak Cumartesi günü gerçekleşen ‘Vizyon Buluşması’nda kamu temsilcileri, yazılım evi sahipleri ve girişimciler, yapay zeka projelerinin sadece teknik başarısını değil, ticari ve hukuki sürdürülebilirliğini konuştu. Yapay zekada ‘güven rozeti’ Etkinlikte söz alan QCS Technic’ten Hüseyin Gürsoy, yapay zeka yönetim sistemleri ve standartların önemine değindi. Gürsoy, özellikle ISO/IEC 42001 standardının girişimciler için bürokratik bir kağıt parçasından öte uluslararası ticarette bir ‘güven rozeti’ işlevi gördüğünü vurguladı. Toplantıda yakın zamanda global bir havayolu firmasının web sitesindeki chatbotun müşteriye verdiği hatalı bilgiden yasal olarak sorumlu tutulduğu ve tazminata mahkum edildiği örnek vaka hatırlatıldı. Yapay zeka projelerinin yanlılık, halüsinasyon, veri gizliliği ve benzeri bu tip risklerini asgariye indirmeyi hedefleyen standartların muhtemel kriz anlarında şirketler için hukuki bir koruma kalkanı oluşturduğu belirtildi. Uzmanlar, ‘basiretli tacir’ gibi davranarak gerekli tüm önlemleri aldığını belgeleyen girişimlerin yatırımcı gözünde ‘daha az riskli’ bulunduğunu ve global pazarlarda şirket satışı (EXIT) potansiyelinin arttığını ifade etti. Süper bilgisayarlara erişimde ‘ciddiyet’ referansı Buluşmada büyük dil modelleri (LLM) geliştiren girişimcilerin en büyük darboğazı olan ‘yüksek performanslı bilgi işlem’ kaynaklarına erişim konusu da masaya yatırıldı. TÜBİTAK ULAKBİM bünyesindeki TRUBA gibi süper bilgisayar altyapılarına ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (EDIH) ağlarına dahil olma süreçlerinde uluslararası standartlara uyumun kritik bir referans olduğu aktarıldı. Bu standartları sağlayan girişimlerin ‘işini ciddiye alan ve global potansiyeli olan oyuncu’ olarak algılandığı, böylece milyonlarca veriyi işlemek için gereken devasa donanım ve enerji maliyetlerine katlanmadan devlet destekli test ortamlarına erişim onaylarının kolaylaştığı kaydedildi. ‘Yazışarak’ uygulama geliştirme dönemi Bilgi paylaşımının yanı sıra üretimi teşvik etmeyi hedefleyen etkinlikte, girişimcilik yolculuğuna yeni başlayacak 4 katılımcıya global bir yapay zeka aracı iş birliğiyle hazırlanan özel bir eğitim programı hediye edildi. Programın bilinen ‘sürükle-bırak’ (no-code) yöntemlerinden farklı olarak ‘Prompt (İstem) Mühendisliği’ temelli olduğu belirtildi. Katılımcıların teknik kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan sadece doğal dilde (Türkçe) isteklerini yapay zekaya anlatarak, ‘yapay zeka ile yazışarak’ kendi mobil ve web uygulamalarını geliştirebilecekleri, sürecin sonunda ise çalışan bir ürüne sahip olacakları açıklandı. "Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, ’insan odaklı’ katma değere dönüştürmek" Etkinlikte konuşan Kollektif Zeka Kurucusu Mustafa Alkan, topluluğun vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Bir sosyal medya gönderisiyle başlayan yolculuğumuz, bugün TRT Radyo 1’de Anadolu’nun en uzak köşesindeki gence ulaştığımız, kamu ve özel sektör arasında köprü kurduğumuz bir yapıya dönüştü. Bireysel başarıdan önce farklı yetkinlikleri bir araya getirip bu sinerjiyi yapay zeka modellerinin gücüyle birleştiriyoruz. Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, onu ’insan odaklı’ bir şekilde üreterek katma değere dönüştürmek." Etkinlik, farklı disiplinlerden katılımcıların deneyimlerini paylaştığı ve bilgi alışverişi yapılan oturumla sona erdi.
27 Ocak 2026 Salı - 15:27
Yıldız Kaşifleri programına 34 üniversiteden 830 öğrenci başvurdu
Yıldız Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknopark iş birliğiyle yürütülen Türkiye’nin üniversitelerarası en büyük girişimcilik programı Yıldız Kaşifleri’nin ikinci dönemine, YTÜ öğrencilerinin ekip lideri olduğu proje takımlarına 34 farklı üniversiteden öğrenciler katılım gösterdi. Toplamda 830 öğrenci ve 167 proje başvurusunun yapıldığı programda, proje sayısı ikiye katlanırken milli teknoloji hamlesinin lokomotifi savunma sanayii 50 proje ile ilk sırada yer aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ve YTÜ Yıldız Teknopark tarafından üniversitelerarası en büyük girişimcilik programı olarak 2025 yılında hayata geçirilen Yıldız Kaşifleri, ikinci dönem başvurularında çıtayı yükseltti. Geçen yıl 81 takımın başvuru yaptığı programda bu sayı yüzde 106’lık artışla 81’den 167’ye çıktı. Öğrenci sayısı ise 353’ten 830’a yükseldi. Başvuruların yüzde 50’si savunma sanayii odaklı projeler oldu. Milli ve yerli teknoloji hamlesindeki ivme Yıldız Kaşifleri’ne de yansıdı. Ulusala açıldı, başvurular ikiye katlandı İlk döneminde Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerine hitap eden program, ikinci döneminde kapılarını tüm Türkiye’ye açtı. Geçen yıl 353 öğrencinin yer aldığı 81 takımın başvuru yaptığı programa, ikinci dönemde 830 öğrencinin yer aldığı 167 takım başvurdu. YTÜ öğrencilerinin ekip lideri olduğu proje takımlarına 34 farklı üniversiteden öğrenciler de katılım gösterdi. Program, lisans öğrencilerinin yanı sıra lisansüstü seviyesinde de ilgi gördü. İlk döneminde 76 olan lisans seviyesindeki ekip lideri sayısı ikinci dönemde 153’e yükseldi. Lisansüstü seviyesindeki başvurular ise 4’ten 14’e yükseldi. Milli teknoloji hamlesi ‘Yıldızlar’ın odağında Programın ikinci döneminde stratejik alanlara yönelik proje yoğunluğu dikkat çekti. Toplam 167 takım başvurusundan 109’u stratejik alanlardan geldi. Milli teknoloji hamlesinin lokomotifi savunma sanayii 50 proje ile en çok başvurunun yapıldığı alan oldu. Onu 26 proje ile sağlık teknolojileri, 18 proje ile çevre ve sürdürülebilirlik, 15 proje ile tarım teknolojileri takip etti. Kamu ve vakıf üniversitelerinden yoğun ilgi Programa İTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi başta olmak üzere Kocaeli Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Karabük Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nin de aralarında olduğu 34 yükseköğretim kurumundan öğrenci başvuruda bulundu. Kamu üniversitelerinin yanı sıra vakıf üniversitelerinin öğrencileri de yoğun ilgi gösterdi. Geçmişin başarısı, geleceğin teminatı Geçtiğimiz dönem programa dahil olan projeler, yeni dönemin niteliği hakkında da ipuçları veriyor. Enkaz altındaki sinyalleri analiz eden arama-kurtarma girişimi ATLAS, otonom konteyner araçlarla arıcılıkta devrim yapan Beebal ve savaşan İHA projesi Lagari gibi girişimler, Yıldız Kaşifleri’nin başarı hikayeleri olarak öne çıktı. Yeni dönemde ise sürü İHA teknolojilerinden akıllı tarım sensörlerine, biyoteknolojik sağlık çözümlerinden yapay zekâ destekli savunma sistemlerine kadar onlarca yenilikçi fikir, Yıldız Kaşifleri desteğiyle hayata geçecek. "Gençler hazır, ülke hazır, zemin hazır" Programın başarısını ve stratejik önemini değerlendiren YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, bilim ve teknoloji ekseninde lisans öğrencilerine ciddi bir destek mekanizması sunan programın Türkiye’nin geleceğine yapılmış bir yatırım olduğunu vurguladı. Programın gördüğü yoğun ilginin gençlerin potansiyelini ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Debik, "Geçen yıl ektiğimiz tohumların bugün savunma sanayinden sağlık teknolojilerine kadar filizlendiğini ve bir ormana dönüştüğünü görmek gurur verici" dedi. Gençlerin Milli Teknoloji Hamlesine olan inancına dikkat çeken Rektör Debik, şöyle konuştu: "İkinci dönemle birlikte Yıldız Kaşifleri programını, öğrencilerimizin ekip lideri olması şartıyla farklı üniversitelere de açtık. İkinci dönemde 34 farklı üniversiteden öğrencilerin katılım göstermesi ve başvuruların katlanması, vizyonumuzun gençlerimiz nezdinde ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunun en somut kanıtı. Bu Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık yürüyüşünün ayak sesleridir. Gençlerimiz ‘biz de varız’ diyor, biz de onlara ‘sonuna kadar yanınızdayız’ diyoruz." Öğrenciyken girişimci olmak isteyen gençlerin önünü açmak ve 360 derece destek olmak istediklerini vurgulayan Rektör Debik, "Başvuru rakamları bize şunu gösteriyor: Gençler hazır, ülke hazır, zemin hazır. Bizim görevimiz, onlara doğru araçları ve gereksinim duydukları imkanları tam vaktinde sunmak" dedi. Yıldız Teknik Üniversitesi ve YTÜ Yıldız Teknopark iş birliğiyle yürütülen Yıldız Kaşifleri, üniversite tabanlı girişimcilik programları arasında bütçesi ve kapsamıyla Türkiye’nin en büyük girişimci destek mekanizması olma özelliğini taşıyor. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen program, gençlerin yenilikçi fikirlerini akademik proje düzeyinden alıp ticarileşebilir, katma değeri yüksek teknoloji girişimlerine dönüştürmeyi hedefliyor. Lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesindeki öğrencileri kapsayan bu dinamik ekosistem; savunma sanayinden biyoteknolojiye, yapay zekâdan sürdürülebilir enerjiye kadar stratejik alanlarda teknoloji üreten genç zihinlere "fikirden küresel pazara" uzanan profesyonel bir yol haritası sunuyor. Program, girişimcilere sunduğu 360 derecelik destek modeliyle klasik startup programlarından ayrışıyor. Girişimcilere, prototip geliştirme süreçlerinde ihtiyaç duydukları makine ve teçhizat temininden uluslararası prestijli yarışmalara katılım için ulaşım ve konaklama desteğine kadar uçtan uca kaynak sağlanıyor. Ayrıca, YTÜ Yıldız Teknopark’ın mentor ağından ve teknik altyapısından faydalanan takımlar, programın ilerleyen aşamalarında teknoparkın Londra, Dubai ve Amsterdam ofisleri üzerinden küresel yatırımcı ağlarına erişim ve uluslararası ölçeklenme fırsatı yakalayarak yerli teknolojiyi dünyaya ihraç etme fırsatı elde ediyor.
27 Ocak 2026 Salı - 11:23
Bakan Kacır: "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" dedi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) tarafından yürütülen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE X), 26 Ocak-1 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Sefer kapsamında, 16 Türk ve 1 yabancı araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, Antarktika’da bilimsel çalışmalarını yürütmek üzere İstanbul’dan Beyaz Kıta’ya doğru yola çıktı. "TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacıdan oluşan heyetin İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen törenle uğurlanmasının ardından Bakan Kacıri konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kutup seferlerinin önemine işaret eden Bakan Kacır, "2017 yılından bu yana Türk bilim insanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde kutup bilim seferleri gerçekleştiriyorlar. Bugüne dek 9 Antarktika, 5 Arktik seferi düzenledik; 200’den fazla Türk bilim insanı bu seferlere katıldı ve 150’den fazla bilimsel araştırma projesine dahil oldu. Yine bu seferlerde bugüne dek 30’dan fazla yabancı araştırmacıyı misafir ettik. Şüphesiz bu seferler, Türk bilim dünyasının istisnai yeryüzü şartlarına sahip kutup bölgelerinde çok nitelikli bilimsel araştırma projeleri yürütmesine vesile oluyor. Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, bu seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" diye konuştu. "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü olduğunu belirten Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler. Aynı zamanda önceki yıllarda başladığımız araştırmaların devamı niteliğinde birtakım çalışmalar yürütecekler. Malumunuz hedefimiz, Antarktika Antlaşmalar Sistemi içerisinde ‘Danışman Ülke’ statüsü kazanmak ve Antarktika’da kalıcı bir Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak. Bu hedeflere yönelik olarak halihazırda Antarktika’da bulunan Türk Bilim Araştırma Kampı’nda yürütülecek çalışmalar çok kıymetli katkılar sunacak. Bugüne kadar 35 farklı uluslararası kurumla ortak çalışmalar yürüttük. Bu anlamda kutup araştırmaları seferleri, Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü şekilde yer almasına da çok kıymetli katkılar sunuyor" şeklinde konuştu. "Antarktika’da kurduğumuz istasyondan meteorolojik veriler alınmaya devam edilecek" İklim değişikliği meselesindeki katkılara değinen Kacır, "Türk bilim insanlarımıza bu seferlerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan subaylarımız da eşlik ediyorlar. Malumunuz, geçtiğimiz yıl bilim üssü kurmayı hedeflediğimiz Horseshoe Adası’nın deniz tabanı haritasını çıkarmıştık ve bu haritayı TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim etmiştik. Bu yılki seferde, bu haritanın devamı niteliğinde çalışmalar yürütülecek. Yine bunun yanında geçtiğimiz yıllarda Antarktika’da kurduğumuz ölçüm istasyonundan meteorolojik veriler güncellenerek alınmaya devam edilecek. Tüm bu çalışmalar aslında Türk bilim dünyasının, küresel ölçekte iklim değişikliği meselesine bilimsel düzeyde sunacağı katkılara çok önemli kazanımlar sağlamış olacak" dedi. "Bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek" Bakan Kacır, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Bilim insanlarımıza bu yıl, TEKNOFEST Kutup Araştırmaları Proje Yarışması’nda şampiyon olan Aydın ve Ankara’dan üç lise öğrencimiz de eşlik ediyor. Lise öğrencilerimizi, öğretmenlerini ve ailelerini tebrik etmek istiyorum. Gerçekten lise çağında böyle bir sefere katılmak, aslında Türkiye’nin gençlerimize gelecek adına sunduğu vizyonun en önemli göstergelerinden biridir. İşte Türk gençliği, işte TEKNOFEST kuşağı. Kutuplara uzanan bir bilimsel araştırma heyecanıyla Türkiye’nin aydınlık yarınları olacaklar. 10. Antarktika Bilim Seferimizi tamamladıktan sonra 6. Arktik Bilim Seferimiz için hazırlanacağız; bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek. Ben bu sefere katılan ve 1 Mart tarihine kadar kutuplarda Türkiye’nin bayrağını dalgalandıracak tüm bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum. Yolları açık olsun." Sefer kapsamında; 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, TÜBİTAK Kutup 1001 projeleri saha çalışmalarını gerçekleştirecek. Seferde ABD ile ortak kurulan düşük frekans (VLF) ölçüm istasyonu yıllık verileri toplanacak, Horseshoe Adası’nda bulunan Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın bakım/tutum çalışmaları gerçekleştirilecek, uzun dönem izleme çalışmaları yürütülecek, GNSS istasyonlarımızın bakımları yapılacak ve Horseshoe Adası ile çevresinin deniz haritası çalışmalarına devam edilecek.
27 Ocak 2026 Salı - 11:05
Bakan Kacır: "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" dedi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) tarafından yürütülen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE X), 26 Ocak ile 1 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Sefer kapsamında, 16 Türk ve 1 yabancı araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, Antarktika’da bilimsel çalışmalarını yürütmek üzere İstanbul’dan Beyaz Kıta’ya doğru yola çıktı. "TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" Bilim Seferi heyetinin İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen törenle uğurlanmasının ardından Bakan Kacır konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak kutup seferlerinin önemine işaret ederek, "2017 yılından bu yana Türk bilim insanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde kutup bilim seferleri gerçekleştiriyorlar. Bugüne dek 9 Antarktika, 5 Arktik seferi düzenledik; 200’den fazla Türk bilim insanı bu seferlere katıldı ve 150’den fazla bilimsel araştırma projesine dahil oldu. Yine bu seferlerde bugüne dek 30’dan fazla yabancı araştırmacıyı misafir ettik. Şüphesiz bu seferler, Türk bilim dünyasının istisnai yeryüzü şartlarına sahip kutup bölgelerinde çok nitelikli bilimsel araştırma projeleri yürütmesine vesile oluyor. Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, bu seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" diye konuştu. "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü olduğunu belirten Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler. Aynı zamanda önceki yıllarda başladığımız araştırmaların devamı niteliğinde birtakım çalışmalar yürütecekler. Malumunuz hedefimiz, Antarktika Antlaşmalar Sistemi içerisinde ‘Danışman Ülke’ statüsü kazanmak ve Antarktika’da kalıcı bir Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak. Bu hedeflere yönelik olarak halihazırda Antarktika’da bulunan Türk Bilim Araştırma Kampı’nda yürütülecek çalışmalar çok kıymetli katkılar sunacak. Bugüne kadar 35 farklı uluslararası kurumla ortak çalışmalar yürüttük. Bu anlamda kutup araştırmaları seferleri, Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü şekilde yer almasına da çok kıymetli katkılar sunuyor" şeklinde konuştu. "Antarktika’da kurduğumuz istasyondan meteorolojik veriler alınmaya devam edilecek" İklim değişikliği meselesindeki katkılara değinen Kacır, "Türk bilim insanlarımıza bu seferlerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan subaylarımız da eşlik ediyorlar. Malumunuz, geçtiğimiz yıl bilim üssü kurmayı hedeflediğimiz Horseshoe Adası’nın deniz tabanı haritasını çıkarmıştık ve bu haritayı TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim etmiştik. Bu yılki seferde, bu haritanın devamı niteliğinde çalışmalar yürütülecek. Yine bunun yanında geçtiğimiz yıllarda Antarktika’da kurduğumuz ölçüm istasyonundan meteorolojik veriler güncellenerek alınmaya devam edilecek. Tüm bu çalışmalar aslında Türk bilim dünyasının, küresel ölçekte iklim değişikliği meselesine bilimsel düzeyde sunacağı katkılara çok önemli kazanımlar sağlamış olacak" dedi. "Bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek" Bakan Kacır, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Bilim insanlarımıza bu yıl, TEKNOFEST Kutup Araştırmaları Proje Yarışması’nda şampiyon olan Aydın ve Ankara’dan üç lise öğrencimiz de eşlik ediyor. Lise öğrencilerimizi, öğretmenlerini ve ailelerini tebrik etmek istiyorum. Gerçekten lise çağında böyle bir sefere katılmak, aslında Türkiye’nin gençlerimize gelecek adına sunduğu vizyonun en önemli göstergelerinden biridir. İşte Türk gençliği, işte TEKNOFEST kuşağı! Kutuplara uzanan bir bilimsel araştırma heyecanıyla Türkiye’nin aydınlık yarınları olacaklar. 10. Antarktika Bilim Seferimizi tamamladıktan sonra 6. Arktik Bilim Seferimiz için hazırlanacağız; bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek. Ben bu sefere katılan ve 1 Mart tarihine kadar kutuplarda Türkiye’nin bayrağını dalgalandıracak tüm bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum. Yolları açık olsun." Hangi çalışmalar yapılacak? Sefer kapsamında; 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, TÜBİTAK Kutup 1001 projeleri saha çalışmalarını gerçekleştirecek. Seferde ABD ile ortak kurulan düşük frekans (VLF) ölçüm istasyonu yıllık verileri toplanacak, Horseshoe Adası’nda bulunan Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın bakım/tutum çalışmaları gerçekleştirilecek, uzun dönem izleme çalışmaları yürütülecek, GNSS istasyonlarımızın bakımları yapılacak ve Horseshoe Adası ile çevresinin deniz haritası çalışmalarına devam edilecek.
27 Ocak 2026 Salı - 09:52
ODTÜ’nün geliştirdiği robotlar TSK envanterinde
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Robotik ve Yapay Zeka Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (ROMER), yapay zeka teknolojileriyle donatılmış insansı robotlar ve köpekler geliştirildi. ODTÜ ROMER bünyesinde, yapay zeka teknolojileriyle donatılmış insansı robotlar ve köpekler geliştirildi. Çalışmalar kapsamında geliştirilen robotların, insan-makine etkileşimini güçlendirmeye yönelik olarak tasarlandığı belirtildi. ODTÜ ROMER’de yürütülen projelerde, yapay zeka algoritmalarıyla desteklenen insansı robotların çevresel algılama, öğrenme ve etkileşim kabiliyetlerinin artırılması hedeflenirken, geliştirilen robotların; eğitim, sağlık, savunma sanayi ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda kullanılmasının planlandığı açıklandı. ROMER’de gerçekleştirilen çalışmalarla robotların, insan hareketlerini analiz edebilme, sesli ve görsel komutlara yanıt verebilme ve otonom karar alma yeteneklerinin geliştirildiği ifade edildi. Yapay zeka tabanlı sistemler sayesinde robotların, farklı senaryolara uyum sağlayarak öğrenme süreçlerini sürdürebildiği aktarıldı. ODTÜ ROMER’de geliştirilen insansı robot projelerinin, Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olduğu vurgulanırken, çalışmaların önümüzdeki dönemde daha ileri seviyelere taşınmasının amaçlandığı kaydedildi. "2029 yılında 2 tane mikrorowerımız Ay’a gidecek" Yeniçeri isminden türettiği ‘Çeri’ isimli mikrorowerların 2029 yılında görev yapmak üzere Ay’a gideceğini belirten projenin hocası ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Öğretim Üyesi Görkem Güloğlu, "Bu projenin amacı, 2029 yılında Çin’in göreviyle Ay’a 2 tane mikrorowerımız gidecek. Tamamen burada geliştirdiğimiz, burada ürettiğimiz ROMER Mühendisliğinde ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin öz kaynaklarıyla ürettiğimiz 2 tane mikrorowerımızı, 2029 yılında Ay yüzeyinde görev yapmak üzere tasarlamaktayız. Öncelikle ileri teknoloji gelişimine, sağlık gelişimi konusunda çalışmalarımız oluyor. Dünyada ve uzayda çalışan robotik robotların arasında farklar var. Bunlar için ileri teknoloji ürünleri kullanmaktayız. Bu şekilde ülkemizde ileri seviyede, ileri teknoloji ürün çalışmaları yapmaktayız. Bu sayede insan gücü ve insan eğitimi sağlamaktayız. Bu yola 2024 yılında Çin Uzay Ajansı’nın açtığı bir çağrı ile çıktık. O çağrıya yanıt olarak bir projemizden bahsettik. Tüm dünyaya açılmış bir çağrıydı. Birçok ülkenin Avrupa’dan, Afrika’dan, Asya’dan başvurduğu bir çağrıydı. Bu çağrının sonucunda bizim iki tane mikrorowerımız aya gitmek üzere seçildi" diye konuştu. "Rex, TSK envanterine girdi" Üretilen ve geliştirilen Rex isimli cihazın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdiğini ifade eden ODTÜ ROMER’in müdürü Doç.Dr. Erol Şahin ise, "ROMER, ODTÜ Robotik ve Yapay Zeka Çalışmaları’na ilişkin bir merkez. Birçok gelişmiş projelerin yürütüldüğü bir yer. İlgili hocalarla araştırma altyapısını sunan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı desteğiyle kurulmuş olan bir merkez. Geçtiğimiz günlerde 5’inci yılımızı doldurduk. Şu anda da daha aktif olarak birçok projemizi yürütüyoruz. Projelerimiz aslında birçok değişik alanı kapsıyor. Sosyal medyada olan Mottiş’i görüyorsunuz. Mottiş aslında bizim 4 yıl boyunca çalıştığımız bir platform. Hazır bir platform. Onun üzerinde değişik hareket algoritmalarını tasarlıyoruz. Bir taraftan da özellikle endüstriyel ortaklarımızla beraber benzer platformların yazılımsal gelişimini de yapıyoruz. Orada insansı bir robotu görüyoruz. Benzer konuları çalışmak üzere o da yeni alındı. 3’üncü bir platformumuz daha var. O da Rex diye bir platform. Bu da akademideki bir hocamızın geliştirdiği bir platform. Geçtiğimiz yıl içinde esasında ürünleşti ve TSK’nın envanterine girdi. Yaptığımız çalışmalar, projeler esasında çok değişik alanları kapsıyor" şeklinde konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:35
ASELSAN, NATO’nun taşınabilir hava savunma kabiliyetine katkı sunacak
NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), taşınabilir hava savunma sistemlerinde dost-düşman tanımlamasının ASELSAN tarafından sağlanması amacıyla şirketle üç yıllık çerçeve sözleşme imzaladı. NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), küresel ölçekte artan hava tehditlerine karşı etkinlik ve caydırıcılığın artırılması amacıyla, ASELSAN’dan taşınabilir hava savunma sistemleri (MANPADS) için "Dost-Düşman Tanımlama (IFF)" Sistemleri tedarik edecek. Üç yıllık çerçeve sözleşme kapsamında sağlanacak sistemlerle, NATO envanterinde yer alan taşınabilir hava savunma sistemlerinde dost ve düşman unsurların güvenilir şekilde ayırt edilmesi hedefleniyor. IFF sistemleri alanındaki derin tecrübesiyle Mode-5 IFF Sistemlerini üretebilen dünyadaki sayılı kuruluşlardan biri olan ASELSAN, geliştirdiği ileri mühendislik çözümleriyle NATO’nun hava savunma kabiliyetlerine katkı sunacak. Söz konusu tedarikin, ittifakın hava savunma unsurlarının birlikte çalışabilirliğini güçlendirmesi ve dost unsurlara yönelik risklerin azaltılmasına katkı sağlaması öngörülüyor.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:48
Canik’te bilim ve teknoloji etkinlikleri
SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediyesi’nin yarıyıl tatilinde gerçekleştirdiği bilim ve teknoloji etkinlikleri gençlerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Canik Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocukları ve gençleri bilim ve teknoloji atölye etkinlikleri ile eğitici ve eğlenceli aktivitelerle bir araya getiriyor. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar ve gençler atölye çalışmalarıyla bilim ve teknoloji dünyasına ilk adımı atıyor, keşif alanları ve laboratuvarlarda ise buluştukları deney ve gözlem aktiviteleriyle tatil coşkusunu ikiye katlıyor. Bu yarıyıl tatili döneminde de çocuklar ve gençler için birbirinden özel etkinlikler ve aktiviteleri sürdürdüklerini ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde gençlerimiz yarıyıl tatilini bilim ve teknolojiyle taçlandırıyor" dedi. Canik’te tatiller bir başka güzel Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde düzenlenen etkinliklere tam not veren aileler, eğitime yönelik destekleri ve tatil dönemlerinde çocuklar ve gençlere yönelik gerçekleştirdiği etkinlikler için Başkan İbrahim Sandıkçı’ya teşekkür etti. Atölye çalışmaları, deney ve gözlem etkinlikleriyle çocukların ve gençlerin deneyimleyerek öğrendiklerini, ayrıca onların yeteneklerini keşfetme imkânı bulduklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Geleceğimizin teminatı çocuklarımız ve gençlerimiz ile birlikte tatil döneminde bilim ve teknoloji yolculuğunda buluşmaya devam ediyoruz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde öğrencilerimizi tatil döneminde yenilikçi teknolojilerle tanıştırıyor, deney ve gözlem etkinlikleri eşliğinde onların eğlenirken öğrenmelerini sağlıyoruz. Kişisel gelişim atölyemizde de interaktif etkinliklerimiz ve söyleşilerimiz devam ediyor. Kampüsümüzde yer alan 10 farklı atölyemizde yarıyıl tatili etkinliklerimizi sürdürüyoruz" diye konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:08
TEI 41 yaşında
1985’ten bugüne gerçekleştirdiği çalışmalarla Türkiye’nin havacılık tarihinde pek çok ilke imza atan TEI, dünyanın en çok tercih edilen havacılık motorlarına ürettiği parçalar, küresel havacılığa sunduğu bakım hizmetleri ve millî havacılık platformlarını göklerle buluşturan özgün motorlarıyla bu yıl 41’inci kuruluş yılını kutladı. 41’inci yılında millî İHA motorlarıyla irtifa rekorları kıran TEI, dünyanın en iyi tedarikçisi seçilmesinin yanı sıra, toplam 3,4 milyar dolarlık sipariş ile şirket tarihinin en büyük yıllık sipariş rekoruna imza attı. TEI ayrıca 41’inci yılında, çalışanlarının değerlendirmeleriyle 3. kez Türkiye’nin En Mutlu İş Yeri seçilme başarısını gösterdi. TEI 41’nci yılını etkinliklerle kutladı 41’inci yıl kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen törende çalışanlarla bir araya gelen TEI Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, "Ülkemizin, milletimizin göz bebeği TEI’mizin 41’inci yılı kutlu olsun. Tüm çalışanlarımıza üstün başarılar diliyorum. Daha nice yıllar." dedi. TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit ise konuşmasında "Değerli TEI ailesi, 41’inci yılımız kutlu olsun. Daha nice güzel yıllara hep beraber İnşallah" dedi. TEI ayrıca Eskişehir Şehir Hastanesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde hayata gözlerini açan bebeklere ve annelerine 41’inci yıla özel 41 adet yenidoğan malzemelerinden oluşan setler ulaştırdı. Bu setler, yeni doğan bebeklerin ve annelerinin öncelikli olarak hijyen, giyim eşyası gibi temel ihtiyaçların düşünülerek hazırlandı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:43
Yapay zekayla hazırlanmış sahte Yargıtay kararlarına karşı uyarı
Eskişehir’deki avukat olan Sena Nur Gebrecioğlu, hukuk sisteminde kullanımı yaygınlaşan yapay zekâ uygulamalarının "uydurma kararlar" ürettiğini belirterek meslektaşlarını ve vatandaşları uyardı.
25 Ocak 2026 Pazar - 13:49
Antalya trafiği 7/24 takip altında
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kent genelinde her geçen gün artan araç yoğunluğunun daha güvenli, düzenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması çerçevesinde 2022 yılında hizmete açılan Trafik Kontrol Merkezi, Antalya trafiğini 7 gün 24 saat esasına göre izleyerek anlık müdahalelerle ulaşımda sürekliliği sağlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda faaliyet gösteren Trafik Kontrol Merkezi, kent genelinde bulunan 104 sinyalize kavşağı tek noktadan yönetiyor. Trafik Kontrol Merkezi’nde kullanılan ileri teknoloji sistemler kapsamında; 66 adet hareketli (PTZ) kamera ve 40 adet balıkgözü kamera ile kavşaklar, ana arterler ve yoğunluk yaşanan bölgeler anlık olarak izleniyor. Ayrıca uzaktan erişilebilir 104 sinyalize kavşak haricinde 108 adet kavşakta uygulanan manyetik loop sistemi ile anlık araç yoğunluklarına göre değişken yeşil ışık süreleri belirleniyor. Bu sistem sayesinde kavşaklardaki trafik akışı anlık veriler doğrultusunda düzenlenebiliyor. Akıllı merkezden yönetim Türkiye’nin nüfusuna göre en fazla motorlu araç sayısına sahip Antalya’da, trafik akışının kesintisiz ve güvenli şekilde sürdürülmesi için geliştirilen merkez, sahip olduğu ileri teknoloji altyapısı sayesinde muhtemel aksaklıklara hızlı müdahale imkânı sunuyor. Trafik Kontrol Merkezi’nde; kent genelindeki kritik kavşaklar, ana arterler ve yoğunluk yaşanan bölgeler kesintisiz olarak izleniyor. Kamera sistemleri, sinyalizasyon altyapısı ve akıllı ulaşım sistemleri aracılığıyla trafik yoğunluğu ölçülüyor, muhtemel sorunlar erken aşamada tespit edilerek gerekli yönlendirmeler yapılıyor. Böylece hem sürücülerin bekleme süreleri azaltılıyor hem de trafik güvenliği artırılıyor. Yoğunluğa döre dinamik sinyalizasyon Merkezde görev alan uzman ekipler, trafik yoğunluğuna göre sinyal sürelerini dinamik olarak ayarlayarak araç bekleme sürelerini minimum seviyeye indirmeyi hedefliyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluklara karşı, veriye dayalı anlık müdahalelerle trafik akışının daha dengeli hale getirilmesi sağlanıyor. Elde edilen veriler doğrultusunda yapılan hızlı müdahalelerle kent genelinde ulaşımın daha konforlu ve güvenli hale gelmesi amaçlanıyor.
25 Ocak 2026 Pazar - 12:53
Bakan Uraloğlu: "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam televizyon kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunun kırıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlesi olan yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın hizmete girmesiyle birlikte 6 aktif uydusu bulunan Türksat’ın küresel ölçekte bir yayıncılık devi haline geldiğini ifade etti. Türksat uydularının artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ettiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte kapsama alanımızı dünyanın en uzak noktalarına taşıdık. Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün Türksat, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi" dedi. "Dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor" Uraloğlu, Türksat’ın uluslararası güvenilirliğinin yurt dışı kanal sayısındaki artışla sabitlendiğine dikkat çekerek, "2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayımızı son 5 yılda yüzde 50 oranında artışla 171’e çıkardık. Bu tablo, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında yakaladığı tarihi ivmeyi ortaya koydu. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika ve Güney Asya’nın derinliklerine kadar dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor. Türksat uyduları artık sadece bölgesel bir aktör değil, küresel yayıncılık liginde yön veren bir platform haline geldi" diye konuştu. "Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık" Türksat 6A’nın sağladığı yeni kapsama alanlarının başarı hikayesine dönüştüğünü belirten Uraloğlu, "Dubai merkezli firma ile yapılan sözleşme kapsamında Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık. Ardından Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını sistemimize dahil ettik. Bu projeler, ülkemize yüksek katma değerli döviz girdisi sağlayan teknoloji diplomasimizin birer sonucudur. Yerli üretim gücümüz olan Türksat 6A, yatırım maliyetini teknoloji ve hizmet ihracatıyla katlayarak geri ödeyen, ülkemiz için paha biçilemez bir değer olduğunu kanıtladı" şeklinde konuştu. "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Bakan Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırdığını kaydetti. Uraloğlu, "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı. Sadece son bir yılda kanal sayımızda yüzde 20’lik bir artış yakalayarak Türkiye’yi küresel bir yayıncılık hub’ı haline getirdik. Bu, Türksat’ın yayıncılık tarihindeki yıllık bazda en yüksek artış oranıdır. Türksat uyduları, ileri teknolojisi ve kesintisiz hizmet kalitesiyle global yayıncılar için en güvenilir liman olmaya devam edecektir. Türkiye, ulaştırmada ve haberleşmede uzay çağının öncüsü olma vizyonunu her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder