Yerel Haberler
Tekirdağ
14 Mayıs 2026 Perşembe - 19:11 Tekirdağ’da suya yüzde 50 indirim müjdesi Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, 1 Temmuz itibarıyla su tarifelerinde indirime gidileceğini belirterek, "Seçim öncesi halkımıza verdiğimiz sözü tutuyoruz ve su tarifelerinde yüzde 50 indirime gidiyoruz" dedi. Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılı Mayıs Ayı Olağan Genel Kurulu, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer başkanlık etti. Genel kurulda konuşan Başkan Yüceer, su tarifelerinde yapılacak indirimleri açıklayarak, "Yaptığımız düzenleme ile birlikte 1-10 metreküp arası su tüketimine yüzde 50, engelli vatandaşlarımıza yüzde 75, şehit ve gazi ailelerine yüzde 90, 65 yaş üstü muhtaç ailelerimize de yüzde 75 indirim uygulanacak. İndirimler 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacak" ifadelerini kullandı. Kurumun mali yapısını güçlendirdiklerini belirten Yüceer, "Özkaynaklarımızı güçlendirerek bugün su fiyatında yüzde 50 indirim yapabilecek bir güce kavuştuk. Verdiğimiz sözlerden bir tanesiydi suya indirim konusu. Ama bunu söylerken geldiğimiz gibi hemen yapacağız demedik. Gerekli altyapıyı sağladıktan, yatırımlarımızı yaptıktan ve her anlamda özkaynaklarımızı yeterli seviyeye getirdikten sonra bu indirimi yapabileceğimizi söylemiştik ki çok şükür bugün o güce ulaştık" dedi. Su maliyetlerine ilişkin de bilgi veren Yüceer, "Suyun bize maliyeti 110 TL ama biz şu an 69,71 Tl’ye veriyoruz. Vatandaşlarımıza halihazırda maliyetinin yüzde 38 altında veriyoruz. Ama bugün geldiğimiz noktada yüzde 50 indirim yapabilecek güçte bir mali yapıya sahibiz" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:54 Kursiyerlerin el emeği ürünleri görücüye çıktı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (TEMEK) ve TEK Atölye’de eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler, düzenlenen yıl sonu sergisinde görücüye çıktı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen serginin açılışı Halk Eğitim Merkezi Sergi Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılışa kursiyerler, eğitmenler ve vatandaşlar katıldı. Sergide, 2025-2026 eğitim döneminde TEK Atölye bünyesinde gerçekleştirilen Mozaik Jel Kursu, Oyuncak Yapımı Atölyesi, Kumaş Çanta Dikimi Atölyesi, Giyim Üretiminde Temel İşlemler Kursu ve Kumaş Dönüşüm Atölyesi’nde hazırlanan çalışmalar yer aldı. Toplam 55 kursiyerin eğitim aldığı atölyelerde ortaya çıkan dekoratif ürünler, oyuncaklar, tekstil ürünleri ve geri dönüşüm çalışmaları ziyaretçilerin ilgisini çekti. Kursiyerlerin yıl boyunca emek vererek hazırladığı ürünler sergi boyunca vatandaşlar tarafından incelendi. Sergi açılışında eğitim programlarını tamamlayan kursiyerlere katılım sertifikaları, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Nilüfer Ayça Albayraktar tarafından verildi. Üç gün boyunca ziyarete açık kalan serginin yoğun ilgi gördüğü belirtilirken, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen kurs ve atölye çalışmalarının önümüzdeki dönemde de devam edeceği ifade edildi.
İş Bankası’ndan Tekirdağ Malkara’da Tarım İhtisas Şubesi
17 Eylül 2024 Salı - 13:01 İş Bankası’ndan Tekirdağ Malkara’da Tarım İhtisas Şubesi Ülkenin tarım alanında gelişimi için çalışmalarını sürdüren Türkiye İş Bankası, tarım, teknoloji ve finansı buluşturduğu tarım ihtisas şubelerini ülkenin dört bir yanında yaygınlaştırmaya devam ediyor. İş Bankası, 1966 yılından bu yana faaliyet gösteren Tekirdağ Malkara Şubesi’ni de tarım ihtisas şubesi olarak yeni konsept ve tasarımıyla hizmete sundu. Tekirdağ Malkara Tarım İhtisas Şubesi’nin açılışı, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, bankanın yöneticileri, kamu kesimi yöneticileri ve çiftçilerin katılımıyla gerçekleşti. “Ayçiçeğin diyarı Malkara ve Trakya, ülkemiz için önemli bir tarım merkezi” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, şubenin açılışında yaptığı konuşmada ayçiçeğin diyarı olarak bilinen Malkara ilçesi ve Trakya bölgesinin ülkenin önemli tarım merkezleri arasında yer aldığını; bölgede ayçiçeği, buğday ve yem bitkilerinin yanı sıra karpuz, kavun, kuru soğan, domates gibi sebzeler yetiştirildiğini söyledi. Malkara ilçesinin hayvancılık faaliyetleriyle de öne çıktığını, ayrıca Marmara Bölgesi’ndeki büyük şehirlere yakınlığı nedeniyle pazara ulaşma konusunda önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Sezgin Yılmaz, İş Bankası’nın tarım bankacılığı vizyonu doğrultusunda Malkara Şubesi’ni de tarım ihtisas şubesi olarak hizmete almaya karar verdiklerini ifade etti. Tarım sektöründe artan girdi maliyetleri, kuraklık, sektördeki genç nüfusun azalması gibi zorluklara ve bu zorlukların çözümünde teknoloji kullanımının önemine dikkat çeken Sezgin Yılmaz, “Tarım teknolojileri çiftçilerimize destek vermek ve üretimi kolaylaştırmak için var. Bu teknolojilerle maliyetleri düşürürken aynı zamanda daha temiz ve doğa dostu bir üretim yapmak mümkün. Bizler elimizdeki tükenebilir kaynakların en doğru şekilde kullanılmasını sağlayarak üretimde verimlilik artışını ve sürdürülebilir bir tarımsal üretimi hedeflemek zorundayız. Bunun bizim gelecek nesillerimize, çocuklarımıza ve gençlerimize karşı boynumuzun borcu olduğunu biliyoruz” diye konuştu. “Tarım yoksa gelecek de yok” Malkara Şubesi’nin de bankanın diğer tarım ihtisas şubeleri gibi tarımda verimliliği artıracak yeni yöntemlerin ve teknolojilerin konuşulduğu, alanında uzman çalışanlar tarafından finansal, dijital, zirai ve ekolojik bilgilerin paylaşıldığı, bilginin yayıldığı ve tarım alanında sohbetlerin yapıldığı bir merkeze dönüşeceğini ifade eden Sezgin Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü. “Tarımın geleceği olmazsa dünyanın da geleceği olmaz, tarımın gelişimi için atılacak her adım çok kıymetli. Sürdürülebilir bir tarıma her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Biz de ülkemizde tarımın gelişimi için sorumluluk alıyoruz. İş Bankası olarak, çiftçiye en çok kazandıran banka olmayı hedefliyoruz. Malkara şubemizin de tarıma sağlayacağı faydadan şüphemiz yok.” Dünyada yaşanan savaşların gıdanın önemini gözler önüne serdiğini ifade eden Yılmaz, "Günümüze geldiğimizde ise daha da bir odaklanmanın ihtiyaç olduğunu gördük. Çünkü son dönemde yaşadığımız işte Rusya ve Ukrayna Savaşı ve arkasındaki gıda güvenliği krizini hep birlikte basından seyrettik. Yine daha yakın tarihte İsrail ve Filistin savaşı nedeniyle yaşanan sıkıntıyla gıda krizlerini hep beraber görüyoruz. Sürdürülebilirlik anlamında toprağa, suyu ilerideki çocuklarımıza emanet edebilmek, verimli bir şekilde emanet edebilmek için sürdürülebilir tarımın ne kadar önemli olduğunu, gıda güvenliğinin yanında ne kadar olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Bu yörede gördüğüm kadarıyla özellikle bu sene kuraklık ciddi anlamda ayçiçeği verimini düşürdü. Aynı şekilde Anadolu’nun muhtelif ovalarında benzer kuraklık sebebiyle ya da yanlış sulamalar sebebiyle ciddi anlamda ülkemizin su stresi çektiğini görüyoruz. Dolayısıyla bizde gelecek yüzyıllara çocuklarımıza bir şeyler bırakmak istiyorsak, banka olarak hangi sektörlerde daha çok odaklanma ihtiyacı var. Bu konuya biraz daha kafa yoralım, gücümüzü ve finansal gücümüzün yanında teknolojik gücümüzü de birlikte paylaşalım istedik. Dolayısıyla tarım sektörüne önem vermeyi bu anlamda mevcut ve yeni açacağımız şubelerimizi Türkiye’nin verimli ovalarında tarım ihtisas şubesi adıyla çiftçilerin hizmetine sunmayı tercih ettik” dedi. Malkara Tarım İhtisas Şube açılışında İş Bankası’nın Meraklı Tohum Projesi kapsamında 4-6 yaş arası çocuklara da tarım konulu drama atölyesi düzenlendi. Açılış töreninin ardından, tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım çiftçilerle bir araya gelerek ülkemizin tarımsal üretimdeki potansiyeline, tarım alanında karşılaşılan zorluklara ve çözüm yollarına ilişkin bir sohbet gerçekleştirdi.
Sıla bebeğin annesinin uyuşturucudan cezaevinde yattığı ortaya çıktı
16 Eylül 2024 Pazartesi - 18:28 Sıla bebeğin annesinin uyuşturucudan cezaevinde yattığı ortaya çıktı Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde Sıla bebeğe yönelik cinsel istismar ve şiddet olayı ile ilgili soruşturma devam ederken, anne Bakiye Y’nin "uyuşturucu kullanmak veya satmak" suçundan tutuklandığı cezaevinden yaklaşık 2 buçuk ay önce tahliye edildiği ortaya çıktı. Tekirdağ Baro Başkanı Egemen Gürcün, Malkara ilçesinde Sıla bebeğin şiddete ve cinsel istismara uğramasına ilişkin soruşturma ile ilgili basın açıklaması yaptı. Gürcün, baroda düzenlediği basın toplantısında soruşturma dosyasında gizlilik kararı hususuna riayet ederek önemli gördükleri hususları aktarmak üzere toplantıyı düzenlediklerini belirtti. Gürcün, "Ayın 8’inde meydana gelen son uyanmama olayında hastaneye başvuruluyor ve hastanede çocuğun cinsel istismara uğradığına dair çok ciddi bulgular, vücudunda yara izleri tespit edilmesi üzerine durum derhal soruşturma makamlarına aksettiriliyor. Ancak ifade etmek gerekir ki bu tespitler daha yapılmadan önce karar makamı çocuğun koruma altına alınması için bir karar veriyor. İnşallah Sıla bebeğimiz sağlığına kavuşacak. Başhekimle görüşmemde çocuğumuzun durumunun şu aşamada kötü, stabil olduğu bilgisini aldım. Beyin kanaması etkileri birden fazla yerde meydana geldiğinden bebeğimiz travmayla karşı karşıya. Dualarımız bebeğimizle” dedi. Anne bulguları gizlemiş Tekirdağ Barosu olarak tüm şüphelilerin en ağır şekilde cezalandırılması için mücadele vereceklerini ifadede eden Gürcün, Sıla bebeğin annesinin suçu gizlemesinin yanında ihmalinin de olduğunu ifade ederek, "2 Eylül’de anne Bakiye Y, çocuğu Sıla Y.’yi düştüğü gerekçesiyle hastaneye getiriyor, şikayetçi oluyor. Ancak şikayet ettikten 3 gün sonra şikayet ettiği kişinin yaşadığı eve evladını yine teslim ediyor. Bu anlamıyla aslında çocuğunun başına gelenleri tespit etmesinden ve bu başına gelen olaylardan dolayı büyük bir üzüntü ve gerekli soruşturma yürütülmesi için suç duyurusunda bulunmak üzere adli makamlara başvurmak yerine çocuğu üzerine elde ettiği bulguları gizleyerek ayın 8’ine kadar evladını hastaneye götürmeyen bir anneden bahsediyoruz" dedi. Gürcün, "Cinsel istismarın vuku bulduğu sırada evde başka çocukların da olduğu ve çok yaşlı bir babaannenin bulunduğunu biliyoruz. İki suça sürüklenen çocuğun kapıyı kapatarak, bebeğin üzerinde bu elim filli gerçekleştirdiklerini öğreniyoruz. Savcılık makamları tüm dijital verilere el koymuş durumda, bunlar inceleniyor. Başkaca suç ve suç şüphesi olacak ne varsa bunlarla ilgili de ek tahkikat yürütüleceğini edindik” dedi. "Çocuğun biyolojik babası başka bir ilde yaşıyor ve çocuğunu kabul etmemekte" Gürcün açıklamasının devamında, “Anne Bakiye Y., olaydan yaklaşık 2-2,5 ay önce cezaevinden tahliye edilen bir kişi. ‘Uyuşturucu kullanmak ya da satmak’ suçlamasıyla gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Tutuklandığı süre boyunca çocuklarına teyzeleri göz kulak oluyor. Ancak çıkar çıkmaz tekrar çocuklarını alıyor. Ve sonrasında şüphelilerden birinin evi olan kişinin evinde barınıyor. Ve bu sırada çocuğunu karşı komşudaki eve bırakıyor. Olayın oluş şekli bu şekilde. Yetişkin şüphelilerin her ikisi de cinsel istismara uğrayan çocuğun baba veya üvey babası değil. Burada Bakiye Y.’nin medeni hali evli. Ancak 4-5 yıldır evli olduğu kişi ile görüşmüyor. Çocuğun biyolojik babası başka bir ilde yaşıyor ve çocuğunu kabul etmemekte. Aslında göz göre göre gelen bir olaydan bahsediyoruz. Bakiye’nin ablaları bizlere ulaşarak, Bakiye’ye defalarca uyarıda bulunduklarını bizlere ifade ettiler. Bu olaydan dolayı çok üzgünler ve tüm şüphelilerin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini bizlere söylediler” dedi.
Sıla bebeğin hayati tehlikesi sürüyor
16 Eylül 2024 Pazartesi - 15:40 Sıla bebeğin hayati tehlikesi sürüyor Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde cinsel istismar ve şiddet mağduru olan 2 yaşındaki Sıla bebeğin yoğun bakımdaki tedavisi sürüyor. Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde 2 yaşındaki Sıla bebek, cinsel istismar ve şiddet mağduru olarak hastanede yoğun bakımda tedavi ediliyor. Durumu kritik olan bebeğin hayati tehlikesi devam ediyor. Kamuoyunu derinden sarsan bu olay, toplumda büyük üzüntü ve öfkeye yol açtı. Olayın ayrıntıları Malkara ilçesinde yaşayan Bakiye Y., kızı Sıla bebeği vücudundaki morluklar nedeniyle Malkara Devlet Hastanesi’ne götürdü. Aile, bebeğin komşu evinde televizyon ünitesinden düştüğünü iddia etti. Muayenenin ardından bebeğin ailesine teslim edilmesiyle, ciddi bir şiddet vakası gözden kaçtı. Ancak, 8 Eylül akşamı baygın halde yeniden hastaneye getirilen Sıla bebeğin vücudundaki darp izleri ve morluklar doktorların dikkatini çekti ve polise bildirildi. Durumu ağır olan bebek, Tekirdağ İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek ameliyat edildi. Yapılan tetkiklerde beyin kanaması geçirdiği ve fiziksel şiddete uğradığı tespit edildi. Cinsel istismar gerçeği Adli Tıp raporlarına göre, bebeğin cinsel istismara uğradığı kesinleşti. Olayla ilgili olarak anne Bakiye Y., birlikte yaşadığı S.Ö., komşusu K.A. ve 13 ile 14 yaşlarındaki iki çocuk tutuklandı. Bebeğin 4 yaşındaki kardeşi ise devlet korumasına alındı.
Türk Japon dostluğunun temeli orada atılmıştı: Japon ve Türk bayraklarıyla donatıldı
16 Eylül 2024 Pazartesi - 11:25 Türk Japon dostluğunun temeli orada atılmıştı: Japon ve Türk bayraklarıyla donatıldı Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid Han tarafından 134 yıl önce Japonya’ya gönderilen ve Türk-Japon dostluğunun temellerini atan Ertuğrul Fırkateyni’nde şehit olan 527 Osmanlı denizcisi, Tekirdağ’da düzenlenen törenle anıldı. Ertuğrul Mahallesi’nde bulunan Ertuğrul Fırkateyni Anıtı’ndaki törende şehitler saygıyla yad edildi. Süleymanpaşa ilçesinde, Ertuğrul Fırkateyni Anıtı önünde gerçekleştirilen anma programı öncesinde anıta Türk ve Japon bayrakları asıldı. Tören alanı da iki ülkenin bayraklarıyla donatıldı. Anma programı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Protokol konuşmalarının ardından şehitler için dualar edildi. Törenin sonunda Süleymanpaşa Belediyesi tarafından katılımcılara şehit askerler adına lokma ikramı yapıldı. Programdan sonra şehitlerin anısında denize çelenk bırakıldı. Ertuğrul Fırkateyni’nin acı hikayesi Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid Han, 1889 yılında Japon İmparatoru Meiji’ye iade-i ziyaret ve dostluk mesajlarını iletmek üzere Ertuğrul Fırkateyni’ni Japonya’ya göndermişti. Fırkateyn, Japonya’da üç ay kaldıktan sonra, 15 Eylül 1890’da dönüş yoluna çıktı. Ancak, gemi Japonya’nın Yokohama Limanı’ndan hareket ettikten kısa bir süre sonra şiddetli bir kasırgaya yakalandı. 16 Eylül 1890 gecesi, Kaşinozaki Burnu’ndaki kayalıklara çarparak ikiye bölündü ve battı. Bu feci kazada 527 mürettebat şehit oldu, 69 kişi ise Japon balıkçılar tarafından kurtarıldı. Kaza sonrası Japon halkının Osmanlı denizcilerine gösterdiği ilgi ve yardım, Türk-Japon dostluğunun temel taşlarını oluşturdu. Japonya’da Türk mürettebat için anıtlar yapılmış ve her yıl düzenlenen törenlerle şehit denizciler anılmaya devam ediliyor. Ertuğrul Fırkateyni’nin Tekirdağlı süvarisi Yarbay Ali Bey ve şehit düşen diğer denizciler adına, Tekirdağ’da anıt dikilmiş ve bir mahalleye Ertuğrul Fırkateyni’nin adı verilmişti. Türk-Japon dostluğunun sembolü Ertuğrul Fırkateyni’nin hikayesi, Türk ve Japon milletleri arasında yüzyıllar sürecek dostluğun başlangıcı oldu. Japonlar, kurtulan mürettebata büyük ilgi ve şefkat gösterirken, Osmanlı Devleti de Japonya’daki bu dostça yaklaşıma karşılık verdi. İki ülke arasında o dönemde kurulan sıcak ilişkiler, günümüze kadar gelişerek devam etti. Tekirdağ’da düzenlenen anma programına Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Süleymanpaşa Kaymakamı Mustafa Güler, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Garnizon komutanı Tuğgeneral Ahmet Uğurlu, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, Tekirdağ Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Hacıoğlu, Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, milletvekilleri ve davetliler katıldı.