POLİTİKA - 01 Aralık 2025 Pazartesi 10:05

Sayıştay, CHP’li Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde 19 usulsüzlük tespit etti

A
A
A
Sayıştay, CHP’li Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde 19 usulsüzlük tespit etti

Sayıştay’ın CHP’li Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 2024 yılı düzenlilik denetimi, belediyenin çeşitli birimlerinde ihale süreçlerinden mali işlemlere, personel ödemelerinden imar denetimlerine kadar toplam 19 ayrı mevzuata aykırılığı ortaya çıkardı. Raporda, yıllardır tamamlanamayan yapım işleri, rekabeti daraltan şartnameler, izinsiz kamuoyu araştırması ödemeleri, kaydı olmayan personele fazla mesai verilmesi ve ticari plakaların ihalesiz kullandırılması gibi dikkat çeken usulsüzlükler yer aldı.



Çorlu Otobüs Terminali projesindeki usulsüzlük


Sayıştay, 2018’de ihalesi yapılan Çorlu Otobüs Terminali projesinin süresinde tamamlanmamasına rağmen yükleniciye üç kez ihtar çekildiği halde sözleşmenin feshedilmediğini belirledi. Yüklenicinin idare onayı olmadan proje değişikliği yaptığı, süre uzatımlarının ise mevzuata aykırı şekilde hava muhalefeti günleri eklenerek verildiği ifade edildi. Raporda ayrıca geciken diğer yapım işlerinde de yüklenicilere süresi belirli ihtarname gönderilmediği, işlerin gecikmeye rağmen ceza uygulanmadan devam ettirildiği bildirildi.



Yağmursuyu şebekesi ihalesindeki usulsüzlük


Bir başka bulgu da, yağmursuyu şebekesi ihalesinde benzer iş grubu kapsamına girmeyen havaalanı pisti ve apron işleri için iş deneyim belgesi talep edildiği, bu nedenle ihaleye doküman indiren 45 istekliden yalnızca birinin katılım yeterliliğine sahip olduğu tespit edildi. Sayıştay, bunun rekabeti daralttığını ve fiyat dışı unsur puanlamasında da hatalı yöntem kullanıldığını kaydetti.



"Vergi borcu yoktur" belgesi kontrol edilmeden ödeme yapılmış


Rapor, sözleşmesi feshedilen yükleniciler hakkında mevzuatın zorunlu tuttuğu ihalelere katılmaktan yasaklama işlemlerinin yapılmadığını da ortaya koydu. Belediyenin yetkisi olmasına rağmen bazı ilçelerde imar uygulamalarını denetlemediği, yüklenicilere ödeme yapılırken "vadesi geçmiş vergi borcu yoktur" belgelerinin kontrol edilmediği ve bu nedenle mevzuata aykırı ödemeler gerçekleştirildiği belirtildi.



Teminat süresi içindeki kusur ve eksiklerin giderilmesi konusunda yüklenicilere yazılı ihtar yapılmadan bizzat işlem yapılmış


POS cihazları üzerinden yapılan tahsilatların süresinde bankaya aktarılmadığı, teminat süresi içindeki kusur ve eksiklerin giderilmesi konusunda yüklenicilere yazılı ihtar yapılmadan belediyenin bizzat işlem yaptığı da tespit edildi. Raporda ayrıca yeni fiyat oluşturulurken Ticaret ve Sanayi Odası onayı alınmadığı ve bazı yapım işlerinde zorunlu olan Genişletilmiş Bakım Devresi sigortasının yaptırılmadığı ifade edildi.



Belediyenin görev alanına girmeyen bir konuda kamuoyu araştırması yaptırıp belediyeye ödetmişler


Sayıştay’ın dikkat çektiği diğer kritik usulsüzlüklerden biri, T ve M tipi ticari plakaların ihalesiz ve süre belirtilmeden kişilere kullandırılması oldu. Belediyenin görev alanına girmeyen bir konuda kamuoyu araştırması yaptırıp bunun bedelini hizmet alımı gideri olarak ödediği de raporda yer aldı.



Personel takip sistemine kaydı olmayan bir personele fazla mesai ücreti ödendi


Denetimde ayrıca personel takip sistemine kaydı olmayan bir personele fazla mesai ücreti ödendiği, ek özel hizmet tazminatı puantajlarının hatalı düzenlendiği ve yevmiye defterlerinde boş sayfa bırakıldığı belirtildi. Sayıştay, tespit edilen aykırılıkların ihale, mali işler, personel, imar ve muhasebe alanlarında yoğunlaştığını bildirdi.


Belediye yönetimi ise bazı hususlarda düzeltme çalışmalarının başlatıldığını açıkladı.



Sayıştay, CHP’li Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde 19 usulsüzlük tespit etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Uzmanından "Açlığı taklit eden diyetle hücresel yenilenme mümkün olabilir" açıklaması Son yıllarda sıkça konuşulan FMD diyetini değerlendiren Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ‘kıtlık varmış’ sinyali gönderir. Bilimsel çalışmalar, periyodik olarak uygulanan FMD diyeti ile enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikliyor" Beslenme biliminin, son on yılda kabuk değiştirdiğini belirten Erden, "Beslenme bilimi artık yalnızca ne yediğimizle değil, yemediğimiz anlarda vücudumuzda neler olduğuyla daha fazla ilgilenmeye başladı. Odak noktamız sadece tartıdaki rakamlar değil, DNA hasarının onarımı, mitokondriyal verimlilik ve hücresel düzeyde sağlığın sürdürülebilirliği. "Fasting Mimicking Diet" adı verilen FMD diyeti de açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikleyen 5 günlük bir program" diye konuştu. "Hücreye ‘büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir" Vücudumuzun, evrimsel süreç boyunca bolluk ve kıtlık dönemlerine uyum sağlayacak şekilde programlandığına dikkat çeken Erden, "Ancak modern dünyadaki kesintisiz kalori alımı, vücudun hayatta kalma mekanizmalarını pasifize etmektedir. Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ’kıtlık varmış’ sinyali göndererek belirli makro besin dengelerine dayalı bir protokoldür. Besin alımının kontrollü kısıtlanmasıyla birlikte vücutta insülin ve IGF-1 seviyeleri düşer. Bu düşüş, hücreye ’büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir. Aynı zamanda vücut, birincil yakıtı olan glikozdan, yağ asitlerinin oksidasyonu sonucu oluşan keton cisimciklerine geçiş yapar" ifadelerini kullandı. "Hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar" Otofaji sürecine dikkat çeken Erden, "FMD’nin kalbinde yatan en kritik süreç otofajidir. Kelime anlamıyla ’kendi kendini yeme’ olan bu mekanizma, hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar. Bilimsel çalışmalar, periyodik FMD uygulamalarının bu temizlik sürecini tetikleyerek enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" Klinik sonuçlara değinen Erden, "İnsanlar üzerinde yapılan klinik denemelerde, ayda bir kez uygulanan FMD protokolünün bel çevresinde azalma, kan basıncında iyileşme ve sistemik enflamasyon göstergelerinde düşüş sağladığı gözlemlenmiştir. Ancak bu yaklaşım bir harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" diye konuştu. "Bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere yol açabilir" Risklere dikkat çeken Erden, "Bu tür kısıtlayıcı protokollerin bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere ve özellikle bazı kronik hastalıklarda ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği veya yeme bozukluğu öyküsü olan bireylerde bu protokoller hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısıyla kalori kısıtlamasıyla hücresel yenilenmenin mümkün olup olmadığı sorusunun yanıtı bilimsel olarak şartlı bir evettir. FMD, doğru metabolik profile sahip bireylerde, uzman gözetiminde ve belirli periyotlarla uygulandığında fayda sağlayabilir" dedi. Sürdürülebilirliğe vurgu yapan Erden, "Beslenme biliminin temel taşı sürdürülebilirliktir. Beş günlük bir disiplin, yılın geri kalanındaki kötü beslenme alışkanlıklarını telafi edemez. Gerçek hücresel sağlık, kısa vadeli müdahaleler ile uzun vadeli dengeli beslenme alışkanlıklarının birlikte yürütülmesiyle mümkündür" diye konuştu.
Samsun Çözünebilir lifler kolesterolü düşürebilir Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzelerin düzenli tüketilmesinin önemli olduğunu, çözünebilir liflerin kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebildiğini söyledi. Liv Hospital Samsun, Kardiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla bilgilendirmelerde bulunarak "Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su için. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir" dedi. Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığının edinilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Kalp hastalıkları için risk oluşturan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo ve yüksek kolesterol durumuna sağlıklı beslenme alışkanlığı ile olumlu bir katkıda bulunulabilir. Kan dolaşımındaki kolesterolün yüzde 75’i karaciğerde, yüzde 25’i ise aldığımız gıdalardan emilir. Gıdalarla aldığımız yağın miktarı ve türü kan kolesterol düzeyine önemli ölçüde etki eder. Dolaşımdaki fazla kolesterol, kalbi besleyen damarların iç yüzeylerinde ’plak’ adı verilen birikimler yapar. Bu plaklar da büyüyerek kan dolaşımını engeller. Ancak kalp hastalığına yol açan asıl etken yağın miktarından ziyade yağın türüdür. Ayrıca günde 6 gramdan fazla tuz tüketilmemelidir" diye konuştu. Yapılması gerekenin günlük kalorinin en fazla yüzde 30’unu yağlardan almak ve ’kötü’ yağları ’iyi’ yağlarla değiştirmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Doymuş ve trans yağların tüketimi ’kötü kolesterol’ olarak bilinen LDL kolesterol düzeyini, dolayısıyla kalp hastalığı riskini artırır. Bu tip yağlardan alınan toplam kalorinin yüzde 10’unu aşmaması gerekiyor. LDL kolesterolü yüksek ya da kalp hastası olanlarda bu oran yüzde 7’nin altına, kolesterol alımı ise günde 200 miligramın atına inmelidir. Margarin, kırmızı et, yumurta sarısı, tam yağlı süt ve ürünleri, kızarmış gıdalar, hamburger ve benzerleri, ticari unlu mamuller bu tür ’kötü’ yağların başlıca kaynaklarıdır. Doymamış yağlar ise LDL kolesterol düzeyini düşürürken ’iyi kolesterol’ olarak adlandırılan HDL kolesterolü artırır. Zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı, balık, ceviz, soya fasulyesi bu ’iyi’ yağların kaynaklarıdır ve günlük kalorinin en fazla yüzde 30’u olması gereken yağ tüketiminde bunlara ağırlık verilmelidir" şeklinde konuştu. Kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenlerden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, şunları söyledi: "Orta derecede karbonhidratlar, proteinler ve az miktarda ancak sağlıklı yağlardan oluşan dengeli öğünlerle beslenin. Tam yağlı süt ve ürünleri yerine yağı azaltılmış olanları tercih edin. Haftada 4 yumurtadan fazlasını yemeyin. LDL kolesterolü yüksek kişiler yumurta sarısı bakımından daha da dikkatli olmalıdırlar. Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir."