GÜNDEM - 22 Ekim 2024 Salı 13:25

Klasik araç tutkusunu işe dönüştürdü, fiberglas araç üretiminde sınır tanımıyor

A
A
A
Klasik araç tutkusunu işe dönüştürdü, fiberglas araç üretiminde sınır tanımıyor

Tekirdağ’da boya ustası Ümit Marangoz, klasik araç tutkusunu fiberglas araç üretimine dönüştürerek büyük bir talep patlaması yaşadı. Yurt içi ve yurt dışından gelen siparişlere yetişmekte zorlandıklarını belirten Marangoz, ürettiği araçların oteller ve film stüdyolarından yoğun ilgi gördüğünü vurguladı.


Tekirdağ’da boya ustası Ümit Marangoz, klasik araç tutkusunu bir adım ileri taşıyarak fiberglas araç üretimine başladı. Sanayide 15 yıldır faaliyet gösteren Marangoz, sadece görsel amaçla ürettiği araçlar sayesinde büyük bir taleple karşı karşıya kaldı. Marangoz’un ürettiği bu özel araçlar, özellikle oteller, fotoğraf stüdyoları ve film çekimlerinde kullanılmak üzere tercih ediliyor. Marangoz, gelen yoğun talepler nedeniyle üretimde zorlandıklarını ifade ediyor.



"Bu bizim için bir tutku"


Sanayide uzun yıllardır çalışan Ümit Marangoz, klasik araçlara olan tutkusunu şu sözlerle dile getirdi:


"15 yıldır boya sektöründeyim, bu iş bizim için bir hastalık haline geldi. Klasik araçların restorasyonuna başladık, kendi görsel araçlarımızı yaparak koleksiyon oluşturduk. Yaklaşık 1 senedir bu işi yapıyorum ve şimdi bu araçları sıfırdan fiberglas malzeme kullanarak kendimiz üretiyoruz. Motor ve şanzıman koymuyoruz, genellikle görsel amaçlı çalışıyoruz."



En çok onlar tercih ediyor


Marangoz, fiberglasla çalışma sürecinin başında ufak tefek denemeler yaptığını ancak şimdi çok daha detaylı işler ortaya koyduğunu belirtti. Araçların orijinallerine uygun çerçeveler yaparak hem yedek parça hem de komple araç restorasyonuna başladıklarını ifade eden Marangoz, "Bu araçları tamamen fiberglas malzemeden üretip satışa sunuyoruz" dedi. Ürünlerin özellikle Ege Bölgesi’nde oteller, fotoğraf çekim stüdyoları ve galeriler tarafından yoğun ilgi gördüğünü de sözlerine ekledi.



"Taleplere yetişemiyoruz"


Marangoz, işlerinin hızla büyüdüğünü ve taleplere yetişmekte zorlandıklarını dile getirdi. Ürettiği araçların yurt içi ve yurt dışından büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Müşteri, aracın istediği bölümünü tasarlamamızı talep ediyor. Örneğin, aracın ön kısmını koltuk haline getiriyoruz ya da karavana dönüştürüyoruz. Türkiye’de bu işi yapan sadece 3-4 kişiyiz. Hem sayımız az hem de üretim bandımız kısıtlı. Ancak özellikle yurt dışından gelen talepler çok fazla. Bu araçları yurt dışına da gönderiyoruz” diye konuştu.



Klasik araç tutkusunu işe dönüştürdü, fiberglas araç üretiminde sınır tanımıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.
Kilis Kilis’te üretilen tatlı ’atom gerebiç’e yoğun ilgi Kilis’te üretilen, ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çeken ’atom gerebiç’e vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Kilis’te 30 yılı aşkın süredir tatlı sektöründe faaliyet gösteren Yılmaz Ayoğlu’nun geliştirdiği "atom gerebiç", ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çekiyor. Türkiye’de sadece Kilis’te üretildiği belirtilen yöresel tatlı, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Atom gerebiç, taş fırında pişirilen özel yapımı ve fıstık ezmeli içeriğiyle tercih ediliyor. Kilis’e özgü gerebiç tatlısından ilham aldığını belirten tatlı ustası Yılmaz Ayoğlu, "Kilis’imizi dünyaya tanıtmak için elimden gelen ne varsa yapıyorum. Değişik fikirler üretiyorum. Son olarak sıra dışı bir ürün ortaya çıkardık. İsmini ‘atom gerebiç’ koydum" dedi. Ayoğlu, ürünün ince baklava hamuruyla hazırlandığını ifade ederek, "Tek kat baklava hamuruyla açıyoruz. Üzerine fıstığı döşüyoruz, içine de fıstık ezmesi koyuyoruz. Daha sonra özel kalıbını basıp taş fırında pişiriyoruz. Tamamen el açması olarak üretiliyor. Türkiye’de bu tatlıyı tek yapan benim" diye konuştu. Vatandaşların ekonomik durumunu da göz önünde bulundurduğunu dile getiren Ayoğlu, "Atom gerebiçin kilo fiyatı normalde 2 bin 500 lira civarında. Ancak ben bin 800 liradan satışa sunuyorum. İsteyen kiloluk, isteyen tane olarak alabiliyor" ifadelerini kullandı. İş yerinin müdavimlerinden bir müşteri ise tatlıyı anlatarak tarif etmenin zor olduğunu belirterek, "Bunu anlatmak mümkün değil, kesinlikle denemek lazım. Gerçekten muhteşem" diye konuştu. Dükkana gelen diğer müşteriler de tatlının sıra dışı bir lezzete sahip olduğunu ifade etti.
Gaziantep Şehitkamil’de 19 Mayıs coşkusu gökyüzüne taşındı Şehitkamil Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Uçurtmalarla 19 Mayıs Coşkusu Uçurtma Şenliği" ile çocuklara unutulmaz bir bayram sevinci yaşattı. Dülük Antik Kenti Taş Ocağı’nda gerçekleştirilen etkinlikte yüzlerce çocuk, rengârenk uçurtmalarını gökyüzüyle buluşturarak bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Gökyüzünü renklendiren uçurtmalar hem çocuklara keyifli anlar yaşattı hem de 19 Mayıs’ın birlik ve umut dolu ruhunu yansıttı. Aileler ve öğretmenler de çocukların heyecanına ortak olarak etkinliğe renk kattı. "Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" Etkinliğe öğrencileriyle birlikte katılan Dülük Ortaokulu Öğretmeni Tuba Sert, organizasyona ilişkin memnuniyetini ifade ederek, "Şehitkamil Belediyemizin düzenlediği bu anlamlı etkinliğe çocuklarımızla birlikte katılmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dülük Ortaokulu olarak burada oldukça eğlenceli ve verimli vakit geçirdik. Belediye ekiplerimiz, öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte uçurtmalarımızı uçurarak çok güzel hatıralar biriktirdik. Bu programı planlayan Şehitkamil Belediye Başkanımız Umut Yılmaz’a ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ediyorum. Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" dedi. Öğrenciler bayram sevincini doyasıya yaşadı Etkinliğe katılan öğrenciler ise uçurtma şenliğinde hem eğlendiklerini hem de arkadaşlarıyla birlikte keyifli vakit geçirdiklerini belirtti. Gökyüzünde süzülen uçurtmalar eşliğinde 19 Mayıs coşkusunu yaşayan çocuklar, bu özel organizasyon için Şehitkamil Belediyesine teşekkür etti.