GÜNDEM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 11:54

Kilis’te üretilen tatlı ’atom gerebiç’e yoğun ilgi

A
A
A
Kilis’te üretilen tatlı ’atom gerebiç’e yoğun ilgi

Kilis’te üretilen, ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çeken ’atom gerebiç’e vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.


Kilis’te 30 yılı aşkın süredir tatlı sektöründe faaliyet gösteren Yılmaz Ayoğlu’nun geliştirdiği "atom gerebiç", ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çekiyor. Türkiye’de sadece Kilis’te üretildiği belirtilen yöresel tatlı, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Atom gerebiç, taş fırında pişirilen özel yapımı ve fıstık ezmeli içeriğiyle tercih ediliyor.


Kilis’e özgü gerebiç tatlısından ilham aldığını belirten tatlı ustası Yılmaz Ayoğlu, "Kilis’imizi dünyaya tanıtmak için elimden gelen ne varsa yapıyorum. Değişik fikirler üretiyorum. Son olarak sıra dışı bir ürün ortaya çıkardık. İsmini ‘atom gerebiç’ koydum" dedi.


Ayoğlu, ürünün ince baklava hamuruyla hazırlandığını ifade ederek, "Tek kat baklava hamuruyla açıyoruz. Üzerine fıstığı döşüyoruz, içine de fıstık ezmesi koyuyoruz. Daha sonra özel kalıbını basıp taş fırında pişiriyoruz. Tamamen el açması olarak üretiliyor. Türkiye’de bu tatlıyı tek yapan benim" diye konuştu.


Vatandaşların ekonomik durumunu da göz önünde bulundurduğunu dile getiren Ayoğlu, "Atom gerebiçin kilo fiyatı normalde 2 bin 500 lira civarında. Ancak ben bin 800 liradan satışa sunuyorum. İsteyen kiloluk, isteyen tane olarak alabiliyor" ifadelerini kullandı.


İş yerinin müdavimlerinden bir müşteri ise tatlıyı anlatarak tarif etmenin zor olduğunu belirterek, "Bunu anlatmak mümkün değil, kesinlikle denemek lazım. Gerçekten muhteşem" diye konuştu.


Dükkana gelen diğer müşteriler de tatlının sıra dışı bir lezzete sahip olduğunu ifade etti.



Kilis’te üretilen tatlı ’atom gerebiç’e yoğun ilgi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ’de "Bağımlılıkla Mücadele Öğrenci Çalıştayı" düzenlendi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Sağlıklı Yaşam Kulübü tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında yürütülen "Akıllı Telefon Farkındalığı: Gençlerde Baş Boyun Risk Haritası" projesi çerçevesinde "Bağımlılıkla Mücadele Öğrenci Çalıştayı" gerçekleştirildi. Yaşam Merkezi’nde düzenlenen programa ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, akademisyenler, kurum temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturmak ve gençlerde bilinçli teknoloji kullanımını teşvik etmek amacıyla düzenlenen çalıştaya, üniversite öğrencilerinin yanı sıra farklı liselerden öğretmen ve öğrenciler de katılım sağladı. Programın açılışında konuşan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, teknolojik gelişmelerin hayatı kolaylaştırırken yeni risk alanlarını da beraberinde getirdiğini belirterek özellikle gençler arasında dijital bağımlılık, sosyal medya bağımlılığı ve akıllı telefon kullanımına bağlı fiziksel ve psikolojik sorunların giderek arttığına dikkat çekti. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca zararlı alışkanlıklarla mücadele etmekten ibaret olmadığını ifade eden Rektör Çakmak, sağlıklı yaşam kültürünün geliştirilmesi, bilinç oluşturulması ve gençlerin sosyal bağlarının güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Çalıştayın gençlerin kendi sorunlarını, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini ortaya koyabilecekleri önemli bir platform olduğunun altını çizen Çakmak, üniversitelerin toplumsal sorunlara çözüm üreten kurumlar olarak gençlerin fiziksel, sosyal ve psikolojik iyi oluşlarını desteklemeye devam edeceğini kaydetti. Çalıştay kapsamında katılımcılara bağımlılıkla mücadele, dijital bağımlılık ve akıllı telefon kullanımının gençler üzerindeki etkilerine ilişkin akademik ve bilimsel bilgiler aktarıldı. Uzman isimler tarafından gerçekleştirilen sunumlarda özellikle uzun süreli ekran kullanımının neden olduğu dikkat dağınıklığı, uyku bozuklukları, sosyal izolasyon ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları gibi riskler ele alındı.
Erzurum Rektör Hacımüftüoğlu İhtisas Akademiye katıldı Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Erzurum İl Temsilciliği tarafından düzenlenen İhtisas Akademi’26 kapsamında düzenlenen konferansta, teknolojinin küresel güç dengelerindeki rolünden milli ilaç hamlesine kadar kritik açıklamalarda bulundu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bilim sınır tanımaz ama vicdan sınırdan büyüktür" diyerek akademinin insanlık onuru için teknoloji üretme sorumluluğuna dikkat çekti. İhtisas Akademi, 2026 sezonunda "Teknoloji ve İnsanlık" temasıyla kapılarını açtı. 15 Temmuz Millî İrade Salonunda; TÜGVA Erzurum İl Temsilcisi Muhammed Faruk Kömeç, vakıf üyeleri ile çok sayıda öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, teknolojinin salt bir araç değil, küresel bir jeopolitik mesele olduğunu vurgulayan bir konuşma gerçekleştirdi. "Teknolojiyi Keşfedenler Değil, Anlamlandıranlar Tarihi Yazar" Konuşmasına teknolojinin insanlık tarihiyle yaşıt olduğunu hatırlatarak başlayan Rektör Hacımüftüoğlu, 4. Sanayi Devriminin eşiğinde duran dünyada veriyi elinde tutanın geleceği de şekillendirdiğini belirtti. Teknolojinin barış yerine yıkım aracı olarak kullanılmasını eleştiren Hacımüftüoğlu: "Bir bombayı bir çocuğun üstüne bırakmak, medeniyetin iflasıdır. Bizim görevimiz, barış için teknoloji üretmek ve savunmaktır" dedi. Pandemi döneminde yaşanan dışa bağımlılık krizinden dersler çıkarıldığını vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün stratejik önemine değindi. 16 Mayıs 2025’te faaliyetlerine başlayan enstitü hakkında güncel bilgileri paylaşan Hacımüftüoğlu, şunları kaydetti: "Bugün 11 farklı araştırma grubunda 88 bilim insanımızla gece gündüz çalışıyoruz. Hedefimiz net: Ülkemiz için kritik öneme sahip 100 ilaç hammaddesini Erzurum’da, kendi laboratuvarlarımızda üretmek. İlk altı aylık raporlarımız bu hedefe ne kadar yakın olduğumuzu kanıtlıyor." Yapay Zekâ ve Patent Başarısında Zirve Atatürk Üniversitesi’nin dijital dönüşümdeki başarısını rakamlarla ortaya koyan Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitenin sağlık odaklı yapay zekâ teknolojileri alanında Türkiye genelinde en fazla patent alan ilk 10 kurum arasına girdiğini müjdeledi. 18 patentle ilk 5 üniversite arasında yer almanın bir rastlantı olmadığını, DAYTAM ve Tıp Fakültesi arasındaki güçlü sinerjinin bir sonucu olduğunu ifade etti. Salonu dolduran gençlere ve tıp öğrencilerine de seslenen Hacımüftüoğlu, yapay zekânın hekimlerin yerini almayacağını, aksine onları daha yetkin kılacağını söyledi. "En büyük tehlike değişim değil, hazırlıksız yakalanmaktır" diyen Rektör, gençlerin veriyi okuyan ve etik değerleri koruyan birer bilim insanı olmaları gerektiğini hatırlattı. "Vicdan, Sınırdan Büyüktür" Atatürk Üniversitesinin sadece Türkiye’nin değil, mazlum coğrafyaların da umudu olduğunu belirterek konuşmasını sonlandıran Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu: "Ürettiğimiz her patent ve geliştirdiğimiz her ilaç hammaddesi, insanlığın ortak refahı için birer tuğla olacaktır" diyerek kurumsal vizyonun sınır ötesi etkisine vurgu yaptı.