EKONOMİ - 02 Eylül 2025 Salı 11:14

Çiftçi ayçiçeğinden uzaklaşacak

A
A
A
Çiftçi ayçiçeğinden uzaklaşacak

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde çiftçiler, kuraklık ve artan girdi maliyetleri nedeniyle ayçiçeği üretiminden uzaklaşıp arpa ve buğday gibi ürünlere yönelecek.


Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde ayçiçeği üreticileri kuraklık ve artan girdi maliyetleri nedeniyle zor günler yaşıyor. Süleymanpaşa Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı, bu yıl yağışların yetersizliği sebebiyle ayçiçeğinde yüzde 50’ye varan verim kaybı yaşandığını belirtti. Saygı, erken hasat edilen tarlalarda dönüm başına 60 ila 100 kilogram ürün alınabildiğini ifade etti. Önümüzdeki sezonda ayçiçeği ekiminin azalacağını, çiftçilerin arpa ve buğday gibi alternatif ürünlere yönelmek zorunda kalacağını vurgulayan Saygı, Türkiye’nin yağ ihtiyacında Trakya’nın kritik öneme sahip olduğunu hatırlatarak çiftçilere destek çağrısında bulundu.


Süleymanpaşa Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı yaptığı açıklamada, "Bildiğiniz gibi maalesef 2025 yılı özellikle ayçiçeğini ekimden bu yana yağışlar özellikle geçici olarak bazı bölgelerde Orman Bölgesi dediğimiz özellikle Tekirdağ’ın sol tarafı biraz yağış aldı ama ama genel anlamda yağış konusunda kurak bir sezon geçirdik. Ayçiçeğinin görüntüsü hiç iç açıcı değil. Erken biçilen ayçiçeklerinde 60 kilo ile 100 kilo arasında verim olayı var. Yüzde 50 verim kaybı var. fiyat konusunda da Trakya Birliği’nin açıkladığı rakam var. Gerçekten çiftçimiz para kazanmıyor. Bu sene ayçiçeği ekimi çok azalacak. Çünkü çiftçi ekmeyecek kuraklığın bilimsel olarak devam edeceği öngörülüyor. Çiftçiler arpa buğday gibi diğer ürünlere yönelecek. Türkiye’nin yağ konusunda dışarıya bağımlılığı var Trakya’da bu konuda olmazsa olmazı. Onun için buradan Sayın büyüklerimize çiftçim adına seslenmek istiyorum bizlere sahip çıkılması lazım" dedi.


Saygı, ayçiçeğinde yaşanan verim kayıpları ve maliyet artışları nedeniyle önümüzdeki sezonda ekimlerin ciddi oranda azalacağını, çiftçilerin zorunlu olarak alternatif ürünlere yöneleceğini vurguladı.



Çiftçi ayçiçeğinden uzaklaşacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin Büyükşehir Belediyesi, asfalt ve yol yenileme seferberliği başlattı Mardin Büyükşehir Belediyesi, şehir genelindeki yolları daha dayanıklı ve konforlu hale getirmek için çalışmalarını hızlandırdı. Mardin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı, şehir genelinde olumsuz hava koşullarının yollarda oluşturduğu tahribatı gidermek amacıyla, hava şartlarının elverişli hale gelmesiyle birlikte ulaşım güvenliğini artırmak ve yol kalitesini yükseltmek için asfaltlama ile bakım-onarım çalışmalarını hızlandırdı. Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un talimatlarıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, merkez Artuklu ilçesinde yağış ve sıcaklık değişimlerinin ardından yollarda oluşan tahribatın giderilmesi için farklı noktalarda asfaltlama çalışmaları sürdürülüyor. Yürütülen planlı çalışma programı doğrultusunda PTT Caddesi’nde başlatılan bitümlü sıcak asfalt serim çalışması tamamlandı. Mardin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Muhammed Ali Günenç, yaptığı açıklamada şehir ulaşım altyapısını daha güvenli, konforlu ve modern bir hale getirmek amacıyla çalışmaların planlı bir şekilde devam ettiğini belirtti. Ekiplerin sahada belirlenen program çerçevesinde gece gündüz demeden özveriyle çalıştığını dile getiren Günenç, "Daha yaşanabilir bir şehir için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz" dedi.
Antalya Daire içerisinde ve bahçede biriktirilen çöpler vatandaşı isyan ettirdi Antalya’nın Serik ilçesinde belediye ekiplerince daha önce iki kez temizlenen ve 2 kamyon çöpün çıktığı dairede yeniden çöp ve atık malzemelerin biriktirilmesi apartman sakinlerini isyan ettirdi. Fare ve hamam böceklerinin sardığı binada vatandaşlar, çocuklarını yalnız sokağa salmazken, "Evimi terk edecek noktaya geldim" diyerek yetkililerden acil çözüm istedi. Antalya’nın Serik ilçesi Kökez Mahallesi’nde 3 katlı apartmanın zemin katında oturan yaşlı kadının daire içerisinde ve bahçede biriktirdiği çöpler binada oturanları isyan ettirdi. Daha önce 2 kez temizlenmesine rağmen yaşlı kadının çöp ve atık malzemeleri biriktirmeye devam etmesi nedeniyle apartmanı fare ve hamam böceklerinin bastığını belirten apartman sakinleri, belediyeye şikayette bulundu. Dairenin içerisinde ve balkonlarında da çöplerin olduğunu belirten sakinler, dairedeki çöplerin de temizlenmesi için kamu kurumlarına müracaatta bulundular. Vatandaşların şikayeti üzerine Serik Belediyesi zabıta ve temizlik işleri ekipleri, apartman bahçesinde bulunan 2 kamyon çöpü toplayarak temizlik çalışması yaptı. Apartman sakinleri, böcekler nedeniyle her gece evlerinde nöbet tutup, yatak çarşaflarını defalarca çırpıp yeniden sermek zorunda kaldıklarını belirtti. Apartmanın bahçesi olduğu için tercih ettikleri evde fare ve hamam böcekleri korkusuyla çocuklarını yalnız dışarı çıkaramadıklarını belirten apartman sakinleri, çocukların psikolojisini ve halk sağlığını tehdit eden bu "çöp evin" bir an önce temizlenmesi için konuyu mahkemeye taşıdı. "Çarşaf çırpmaktan bıktım" Apartmanı basan haşereler nedeniyle her gece evinde nöbet tuttuğunu ve dört gözle mahkemeden çıkacak kararı beklediklerini belirten apartman sakini Nazan Ekici, "Evimde her gece nöbet tutuyorum. 4’e kadar, çocuğum uyumuyor. Sabah 5’te 6’da kalkıyoruz zaten. Hamam böcekleri yüzünden çarşafları her gece çırpıp çırpıp tekrar seriyorum. Bana da yazık, sesimizi birisi duysun artık. Komşum mahkemeye başvuru yaptı. Henüz mahkeme sonuçlanmadı. Her gece çarşaf çırpmaktan bıktım. Çocuğumu aşağıya oynamaya bırakamıyorum fareden, yılan korkusuna. Ben bu evi bahçesi var diye aldım ama çocuğum oynayamadıktan sonra ne yapayım?" şeklinde konuştu. "Evimi terk edecek noktaya geldim" Çöp biriktiren kadının tedavi edilmesi gerektiğini belirten Semra Sarıdağ ise, "Biz temizliyoruz bahçeyi, o taşıyor, yine topluyor. Her yere başvurduk, hiçbir sorun çözülmedi. Artık psikolojim bozuldu. Evimden çıkacağım, kiraya gireceğim, o dereceye geldim. Bir komşum, arkadaşım evime gelmiyor. Çocuğumun okul arkadaşları gelmiyor. Çöp biriktiren kişi, tek başına yaşıyor. Kocası gitti, tek başına kaldı. ’Hasta’ diyorlar. Hastaysa götürüp tedavisini yaptırsınlar. Çöpten aldığı şeyi eve getiriyoruz. Artık burada yapamıyoruz. Evimizin her yerinde kocaman kocaman fareler ve hamam böcekleri var. Çocuğum yatamıyor sabaha kadar korkuyor, bahçeye inemiyoruz. Lütfen bize yardımcı olun" diye konuştu. "Böcekler beni yiyecek" Torununun yaşadığı korkudan dolayı kendisini bırakmadığını anlatan Emine Aksu’da, "Torunum beni evime salmıyor. ’Beni böcek yiyecek anneanne, gitme’ diyor. ’Böcekler gece beni yiyecek, bekle beni’ diyor. Ağlıyor her gece. Buranın temizlenmesini istiyorum. Çocuğum çok korkuyor, ağlıyor her gece. Torunum bu durumdayken, evine gidebilir misin? Gidemem, çocuğumla burada kalıyorum. Kendim de pislikten, tiksinmemden o merdiven yanlarından girip çıkarken hasta oldum" dedi.
Manisa Demirci’de 800 bin kiraz ağacı çiçek açtı Türkiye’nin önemli kiraz üretim merkezlerinden biri olan Manisa’nın Demirci ilçesinde, baharın gelişiyle birlikte kiraz bahçeleri beyaza büründü. 800 bin ağacın bulunduğu ilçede bu yıl yaklaşık 20 bin tonluk rekolte hedeflenirken, üreticiler zirai don riskine karşı gece boyunca nöbet tutarak ürünlerini korudu. Demirci’de 600 ile bin 300 rakım arasındaki geniş bir coğrafyada üretimi yapılan kirazda, bu yıl rekoltenin yüksek olması bekleniyor. Demirci’de geçtiğimiz hafta etkili olan olumsuz hava şartları ve zirai don riskine karşı üreticiler teyakkuza geçti. Kiraz ve badem ağaçlarını korumak isteyen çiftçiler, tarlalarında saman ve badem kabukları yakarak dumanlama sistemi uyguladı. Gece boyu süren duman nöbetiyle ağaçların soğuktan zarar görmesi engellenirken, nisan ayı itibarıyla çiçekler meyveye dönmeye başladı. Demirci’de 18 bin dekar alanda dev üretim Kiraz üretimi ilçede toplamda 18 bin dekar alanda, 800 bin ağaçla yapılan üretim, bölge ekonomisinin can damarını oluşturuyor. Farklı rakımlarda yapılan üretim sayesinde hasat süreci uzun bir döneme yayılırken, meyvelerin kalitesi de artıyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, kiraz üretiminin yoğun olarak yapıldığı Küçükoba, Esenyurt ve Ören mahallelerini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Bahçeleri tek tek gezen Şenyurt, çiçeklenme durumu ve meyve tutumu hakkında incelemelerde bulunarak, çiftçilere hasat süreci ve yapılması gereken çalışmalar hakkında teknik bilgilendirmeler yaptı. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt yaptığı açıklamada, "İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Demirci kirazımızın durumunu tespit için sahadayız. Kirazımız gayet güzel çiçek durumunda. Kirazımız bizim ürün çeşitliliğimizde önemli bir yere sahip. İhracat oranının en fazla olduğu, kalibresi ve aroması ile tercih edilen bir ürün. Coğrafi işaretli Demirci kirazımızın Akdeniz meyve sineğinden ari bir bölgeyiz. Ülkemizde mahalle bazında ari alanlar var ama Demirci ilçe olarak tek ilçedir. İhracatta bu kriter önemli. Bu yıl inşallah güzel bir rekolte hedefimiz var. İlçemizde meyvede olan 800 bin kiraz ağacı var. Bu yıl 20 bin ton kiraz üretim rekolte hedefimiz var" dedi. Küçükoba Mahallesi’nde 60 yıldır kiraz üreticiliği yapan Nurullah Ceylan’da, "Kirazın bakımını güzel yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl Kiraz’da badem de don sebebiyle olmadı. Şu anda ağaçlarımızın çiçek verimi çok güzel. 23 dönümde bin ağacımla kiraz üretimi yapıyorum. Geçtiğimiz kiraz olmadı elma çok oldu. Memleketimizin rakımı yüksek olması sebebiyle, toprağın verimi çok güzel. Kirazımızın kalitesi çok güzel" dedi.
Elazığ Dünyanın çantası Elazığ’dan: 26 ülkeye ihracat Elazığ’daki Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime devam eden dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikası, 2 kıtadan 26 ülkeye çanta ihraç ediyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde inanılmaz derecede teşvikler olduğunu vurgulayan iş adamı Gürkan Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve rekabet edilemeyecek hiçbir ülke olmadığını ifade etti. Elazığlı iş adamı Gürkan Talo, Organize Sanayi Bölgesi’nin 6’ncı bölge teşviklerinden yararlanmasının ardından İstanbul’da bulunan iş yerini Elazığ’a taşıyarak, 12 bin metrekare alan üzerine dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikasını kurdu. Yüzde 99’u kadın olmak üzere yaklaşık 800 kişiye istihdam sağlayan fabrika adeta dünyaya kafa tutuyor. Elazığ’da üretilen çantalar yurt içinin yanı sıra 2 kıtada 26 ülkeye gönderiliyor. Hedeflerinin dünya birinciliği ve 3 kıtaya ihracat olduğunu aktaran Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve teşvikler sayesinde dünyaya kafa sallayabileceklerini söyledi. Fabrikanın Elazığ OSB’de bulunduğunu aktaran Gürkan Talo, "12 bin metrekare kapalı alanda 800’e yakın personelimizle Elazığ’dan 26 ülkeye ihracat yapan çanta fabrikasıdır. Kadın kol çantasından, kedi-köpek çantalarına, elektrikli araçların batarya çantalarına kadar üreten bir fabrikayız. Aynı zamanda istihdamın yüzde 99’ü kadın personelden oluşmaktadır. Personelimizin hiçbirinin tecrübesi yokken şu anda hepsi tecrübeli hale geldi. Elazığ’da 3’üncü senemizi tamamladık. 3 sene içerisinde gelmediğimiz günlere üzülüyoruz. Elazığ’ı çok seviyoruz. Elazığ tüm lokasyonlara yakın. Orta Doğu piyasasına lojistik anlamında yakın. Uygun fiyata lojistik fiyatlar bulunmaktadır. Şu an 2 kıtada ihracatımız var. Hedefimiz 3 kıtaya çıkarmak. Kapasite olarak dünyada 3. sıradayız. Hedefimiz dünya birinciliği. Avrupa’da ve Türkiye’de kapasite olarak birinciyiz. Asıl amacımız dünyada kapasite olarak birinci sıraya ulaşmak. Rakibimiz Çin ve Pakistan. Pakistanlı rakibimiz ile aramızda yüzde 10’a yakın bir fark var. Çinli rakibimizi geçmek için biraz daha çalışmamız gerekiyor. Azimliyiz yakalayacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. "Devletin çok güzel imkanları var" 6’ncı Bölge teşviklerinden dolayı fabrikayı taşıdıklarını belirten Talo, "İstanbul dünyada en pahalı 10 şehrin arasında sayılıyor. Dünyanın en pahalı 10 şehrinde olup dünyaya rakip bir üretim yapamayız. Rakiplerimiz uygun fiyata ürünler üretiyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki bakir alanlara gelseler inanılmaz derecede teşvikler var. Bu teşvikler sayesinde biz dünyaya kafa sallarız. Devletin etkisi yüzde 100. Devletin çok güzel imkanları var. Biz yatırımcılar yeter ki dürüst olalım. Bizim rekabet edemeyeceğimiz hiçbir ülke yok" dedi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Ankara-Sivas hattımız ile açıldığı günden bu yana 2 milyon 356 bin 815 yolcumuza hizmet verdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 26 Nisan 2023 tarihinde hizmete açılan Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın 3 yılda 2 milyon 356 bin 815 yolcuya hizmet verdiğini kaydetti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı’nın hizmete alınmasının üçüncü yılı vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, 26 Nisan 2023 tarihinde açılan hattın 27 Nisan’da yolcu taşımacılığına başladığına dikkati çekerek, "Hattımızda günde karşılıklı ikişer sefer gerçekleştiriyoruz. Ankara-Sivas hattımız ile açıldığı günden bu yana 2 milyon 356 bin 815 yolcumuza YHT hızı ve konforuyla hizmet verdik" dedi. 49 tünel ve 49 viyadük inşa edildi Uraloğlu, Ankara-Sivas YHT hattını 405 kilometre uzunluğunda inşa ettiklerini belirterek, "Hat kapsamında 66,1 kilometre uzunluğunda 49 tünel ve 27,4 kilometre uzunluğunda 49 viyadük inşa ederek zorlu coğrafi koşullarda büyük bir mühendislik başarısına imza attık" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, Ankara-Sivas arasında Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızeli istasyonlarının bulunduğunu da ifade etti. İstanbul-Sivas hattı bugüne kadar 1 milyon 140 bin 577 kişiyi taşıdı Hattın açılmasından bir yıl sonra, 4 Mayıs 2024 itibarıyla Sivas-İstanbul arasında aktarmasız seferlerin de başladığını hatırlatan Uraloğlu, "İstanbul-Sivas aktarmasız seferleri günde bir geliş bir gidiş olmak üzere toplam 2 sefer olarak gerçekleştiriliyor. Yüksek hızlı trenler, Sivas-İstanbul arasında Yıldızeli, Yozgat, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Arifiye, İzmit, Pendik, Söğütlüçeşme’de duruyor. Bu hattımızda da bugüne kadar toplam 1 milyon 140 bin 577 yolcumuz seyahat etti" ifadelerini kullandı. "Tokat-Ankara arasında günde karşılıklı 4, Tokat-İstanbul arasında ise günde karşılıklı 2 sefer olmak üzere toplam 6 sefer gerçekleştiriyoruz" Yüksek hızlı tren ağını sadece doğrudan hatlarla değil, kombine taşımacılık yöntemiyle de büyüttüklerini vurgulayan Uraloğlu, "25 Ekim 2024 itibarıyla Tokat’ı da sistemimize dahil ettik. Tokat’tan Yıldızeli İstasyonu’na otobüs aktarmasıyla bağlantı sağlıyoruz. Böylece Tokat-Ankara arasında günde karşılıklı 4, Tokat-İstanbul arasında ise günde karşılıklı 2 sefer olmak üzere toplam 6 sefer gerçekleştiriyoruz" dedi. Uraloğlu ayrıca Sivas-Malatya Bölgesel Treni ile İstanbul-Malatya arasında YHT bağlantılı kombine taşımacılığı da devreye aldıklarını hatırlattı.