GÜNDEM - 26 Nisan 2026 Pazar 11:50

Bakan Uraloğlu: "Ankara-Sivas hattımız ile açıldığı günden bu yana 2 milyon 356 bin 815 yolcumuza hizmet verdik"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "Ankara-Sivas hattımız ile açıldığı günden bu yana 2 milyon 356 bin 815 yolcumuza hizmet verdik"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 26 Nisan 2023 tarihinde hizmete açılan Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın 3 yılda 2 milyon 356 bin 815 yolcuya hizmet verdiğini kaydetti.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı’nın hizmete alınmasının üçüncü yılı vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, 26 Nisan 2023 tarihinde açılan hattın 27 Nisan’da yolcu taşımacılığına başladığına dikkati çekerek, "Hattımızda günde karşılıklı ikişer sefer gerçekleştiriyoruz. Ankara-Sivas hattımız ile açıldığı günden bu yana 2 milyon 356 bin 815 yolcumuza YHT hızı ve konforuyla hizmet verdik" dedi.



49 tünel ve 49 viyadük inşa edildi


Uraloğlu, Ankara-Sivas YHT hattını 405 kilometre uzunluğunda inşa ettiklerini belirterek, "Hat kapsamında 66,1 kilometre uzunluğunda 49 tünel ve 27,4 kilometre uzunluğunda 49 viyadük inşa ederek zorlu coğrafi koşullarda büyük bir mühendislik başarısına imza attık" açıklamasında bulundu.


Uraloğlu, Ankara-Sivas arasında Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızeli istasyonlarının bulunduğunu da ifade etti.



İstanbul-Sivas hattı bugüne kadar 1 milyon 140 bin 577 kişiyi taşıdı


Hattın açılmasından bir yıl sonra, 4 Mayıs 2024 itibarıyla Sivas-İstanbul arasında aktarmasız seferlerin de başladığını hatırlatan Uraloğlu, "İstanbul-Sivas aktarmasız seferleri günde bir geliş bir gidiş olmak üzere toplam 2 sefer olarak gerçekleştiriliyor. Yüksek hızlı trenler, Sivas-İstanbul arasında Yıldızeli, Yozgat, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Arifiye, İzmit, Pendik, Söğütlüçeşme’de duruyor. Bu hattımızda da bugüne kadar toplam 1 milyon 140 bin 577 yolcumuz seyahat etti" ifadelerini kullandı.



"Tokat-Ankara arasında günde karşılıklı 4, Tokat-İstanbul arasında ise günde karşılıklı 2 sefer olmak üzere toplam 6 sefer gerçekleştiriyoruz"


Yüksek hızlı tren ağını sadece doğrudan hatlarla değil, kombine taşımacılık yöntemiyle de büyüttüklerini vurgulayan Uraloğlu, "25 Ekim 2024 itibarıyla Tokat’ı da sistemimize dahil ettik. Tokat’tan Yıldızeli İstasyonu’na otobüs aktarmasıyla bağlantı sağlıyoruz. Böylece Tokat-Ankara arasında günde karşılıklı 4, Tokat-İstanbul arasında ise günde karşılıklı 2 sefer olmak üzere toplam 6 sefer gerçekleştiriyoruz" dedi.


Uraloğlu ayrıca Sivas-Malatya Bölgesel Treni ile İstanbul-Malatya arasında YHT bağlantılı kombine taşımacılığı da devreye aldıklarını hatırlattı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Gümüşhane’de Kelkit Çayı’nda rafting heyecanı Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Söğütlü beldesinde düzenlenen rafting etkinliğiyle vatandaşlar 3 kilometrelik parkurda heyecan dolu anlar yaşadı. Kelkit Çayı üzerinde oluşturulan parkurda gerçekleştirilen etkinliğe köy halkı ve çok sayıda vatandaş katıldı. Profesyonel ekipler eşliğinde rafting yapan katılımcılar, adrenalin dolu anlar yaşarken ortaya renkli görüntüler çıktı. Türkiye Rafting Federasyonu ve Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün de katkılarıyla düzenlenen etkinlik kapsamında düzenlenen okçuluk faaliyetleri de yoğun ilgi görürken, davul zurna eşliğinde yapılan eğlenceler ve çeşitli ikramlarla katılımcılar keyifli bir gün geçirdi. Belde halkının da yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Söğütlü’nün doğa turizmi potansiyeline dikkat çekildi. Vatandaşların etkinliğe yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Söğütlü Belde Belediye Başkanı İsa Koç, "Bugün beldemizde adrenalin dolu güzel bir rafting organizasyonu yaptık. Parkurumuzu belirledik yaklaşık 3 kilometrelik bir parkurumuz var. Burada vatandaşlarımız, gençlerimiz, üniversite öğrencilerimiz çok güzel bir gün yaşıyorlar. Az önce ilk tura biz de katıldık, ilimizin zorlu coğrafyasını bu tarz spor etkinlikleriyle değerlendiriyoruz ve bizim ilimizde de yapılabileceğini göstermek istiyoruz. Gençlerimizin bu spora çok yoğun ilgi gösterdiğini görüyoruz" dedi. İlk defa rafting yapacağını ifade eden Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Hilal Karagüdekoğlu, "Buraya ekibimizle birlikte geldik, çok eğleniyoruz. Daha önce hiç rafting yapmadım biraz korkuyorum ama arkadaşlarım beni cesaretlendirdi denemek istiyorum" diye konuştu. Gümüşhane Üniversitesi Öğrencisi Zeliha Yılmaz da, "Burada ilk olarak rafting yaptık. İlk defa bindim çok heyecanlıydım. Biraz aksilik yaşasak da çok eğlenceliydi. Böyle etkinlikler çoğalsın isterim" ifadelerini kullandı.
Adıyaman Depremde iş yerini kaybeden kadınlar yeniden üretime başladı Adıyaman’da kurulan ‘Geleneksel El Sanatlarının Yeniden Canlandırılması Merkezi’ ile depremde iş yerlerini kaybeden kadınlar unutulmaya yüz tutmuş meslek ürünlerini üretmeye yeniden başladı. Adıyaman Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğinin, UNDP işbirliği ile Depremden en çok etkilenen illerde iş sürekliliği destek programı kapsamında hayata geçirdiği projeye Fransa Hükümeti ve TESK katkı sağlıyor. Adıyaman Yeni Mahalle’de 2 bin 560 metrekare üzerine kurulan merkezde Adıyaman’ın yöresel kıyafetleriyle yapılan Besi Bebekler, baskılı yazmalar, bakır işlemeciliği, ahşap oymacılığı, Nemrut heykellerinin yapıldığı atölyeler kuruldu. 6 Şubat Depremlerinde iş yerlerini kaybetmiş dezavantajlı kadınlar ve unutulmaya yüz tutmuş meslek ustaları için açılan merkezde, el emeği göz nuru olan birbirinden değerli eserler ortaya çıkartılıyor. Çalışmalarla ilgili bilgi veren Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Ziya Duranay, "Burada dezavantajlı, işini kaybeden kadınlarımıza fiziki anlamda yer tahsis ettik. Adıyaman’da unutulmaya yüz tutmuş meslekleri tanıtmak için, Adıyaman’ımızın o kültürünü, o mesleklerin icra etmek için bayan arkadaşlarımız mesleklerini burada icra etmekteler" dedi. Bakır İşlemeciliği Ustası, Eğitmen Pınar Çelik ise konuşmasında, "Depremden önce Adıyaman’da kendi evimde, vergi muafiyet belgem vardı. Evimde üretim yapıyordum yani ürün satışını yapıyordum. 6 Şubat depreminde ev yıkıldı. Bütün eşyalarım hepsi enkaz altında kaldı. Depremden sonra esnaf odası birliği ile UNDP’nin yaptığı bir projede unutulmaya yüz tutmuş meslekleri bir araya getirip burada biz şimdi işlerimizi devam ettiriyoruz. Onlarla beraber çalışıyoruz yani" şeklinde konuştu. Kültür Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Ustası ve Besi Bebek Üreticisi Zahide Durmaz Akar ise, "Besi, benim anneannemin ismidir. Anneannem geleneksel giyinirdi. Beni o büyüttü. O öldükten sonra onun adını da bebeklerime vererek bütün dünyaya tanıtmaya başladım. Besi Bebekler birçok dünya ülkesinde Türkiye’yi ve Adıyaman’ı tanıttı. Yok olmaya yüz tutmuş geleneksel kıyafetlerimizi geleceğe taşıyarak geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurmaya çalışıyorum. 6 Şubat depreminde iş yerimiz, atölyemiz enkaz oldu maalesef. Ürün üretimini durdurduk. Hiçbir şeyimiz yoktu. Makine ekipmanımız hiç kalmadı. Ham maddemiz sıfırlandı. Ancak esnaf odalar birliğinin deprem sonrası yapmış olduğu bir proje ile bize bu merkez yapıldı. Tekrar üretime başladık. Makine ekipmanı edindik. Üretimimiz şu an bir arada devam ediyor" diye konuştu.