EKONOMİ - 26 Nisan 2026 Pazar 11:55

Dünyanın çantası Elazığ’dan: 26 ülkeye ihracat

A
A
A
Dünyanın çantası Elazığ’dan: 26 ülkeye ihracat

Elazığ’daki Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime devam eden dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikası, 2 kıtadan 26 ülkeye çanta ihraç ediyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde inanılmaz derecede teşvikler olduğunu vurgulayan iş adamı Gürkan Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve rekabet edilemeyecek hiçbir ülke olmadığını ifade etti.


Elazığlı iş adamı Gürkan Talo, Organize Sanayi Bölgesi’nin 6’ncı bölge teşviklerinden yararlanmasının ardından İstanbul’da bulunan iş yerini Elazığ’a taşıyarak, 12 bin metrekare alan üzerine dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikasını kurdu. Yüzde 99’u kadın olmak üzere yaklaşık 800 kişiye istihdam sağlayan fabrika adeta dünyaya kafa tutuyor. Elazığ’da üretilen çantalar yurt içinin yanı sıra 2 kıtada 26 ülkeye gönderiliyor. Hedeflerinin dünya birinciliği ve 3 kıtaya ihracat olduğunu aktaran Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve teşvikler sayesinde dünyaya kafa sallayabileceklerini söyledi.


Fabrikanın Elazığ OSB’de bulunduğunu aktaran Gürkan Talo, "12 bin metrekare kapalı alanda 800’e yakın personelimizle Elazığ’dan 26 ülkeye ihracat yapan çanta fabrikasıdır. Kadın kol çantasından, kedi-köpek çantalarına, elektrikli araçların batarya çantalarına kadar üreten bir fabrikayız. Aynı zamanda istihdamın yüzde 99’ü kadın personelden oluşmaktadır. Personelimizin hiçbirinin tecrübesi yokken şu anda hepsi tecrübeli hale geldi. Elazığ’da 3’üncü senemizi tamamladık. 3 sene içerisinde gelmediğimiz günlere üzülüyoruz. Elazığ’ı çok seviyoruz. Elazığ tüm lokasyonlara yakın. Orta Doğu piyasasına lojistik anlamında yakın. Uygun fiyata lojistik fiyatlar bulunmaktadır. Şu an 2 kıtada ihracatımız var. Hedefimiz 3 kıtaya çıkarmak. Kapasite olarak dünyada 3. sıradayız. Hedefimiz dünya birinciliği. Avrupa’da ve Türkiye’de kapasite olarak birinciyiz. Asıl amacımız dünyada kapasite olarak birinci sıraya ulaşmak. Rakibimiz Çin ve Pakistan. Pakistanlı rakibimiz ile aramızda yüzde 10’a yakın bir fark var. Çinli rakibimizi geçmek için biraz daha çalışmamız gerekiyor. Azimliyiz yakalayacağımıza inanıyoruz" diye konuştu.



"Devletin çok güzel imkanları var"


6’ncı Bölge teşviklerinden dolayı fabrikayı taşıdıklarını belirten Talo, "İstanbul dünyada en pahalı 10 şehrin arasında sayılıyor. Dünyanın en pahalı 10 şehrinde olup dünyaya rakip bir üretim yapamayız. Rakiplerimiz uygun fiyata ürünler üretiyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki bakir alanlara gelseler inanılmaz derecede teşvikler var. Bu teşvikler sayesinde biz dünyaya kafa sallarız. Devletin etkisi yüzde 100. Devletin çok güzel imkanları var. Biz yatırımcılar yeter ki dürüst olalım. Bizim rekabet edemeyeceğimiz hiçbir ülke yok" dedi.



Dünyanın çantası Elazığ’dan: 26 ülkeye ihracat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Gümüşhane’de Kelkit Çayı’nda rafting heyecanı Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Söğütlü beldesinde düzenlenen rafting etkinliğiyle vatandaşlar 3 kilometrelik parkurda heyecan dolu anlar yaşadı. Kelkit Çayı üzerinde oluşturulan parkurda gerçekleştirilen etkinliğe köy halkı ve çok sayıda vatandaş katıldı. Profesyonel ekipler eşliğinde rafting yapan katılımcılar, adrenalin dolu anlar yaşarken ortaya renkli görüntüler çıktı. Türkiye Rafting Federasyonu ve Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün de katkılarıyla düzenlenen etkinlik kapsamında düzenlenen okçuluk faaliyetleri de yoğun ilgi görürken, davul zurna eşliğinde yapılan eğlenceler ve çeşitli ikramlarla katılımcılar keyifli bir gün geçirdi. Belde halkının da yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Söğütlü’nün doğa turizmi potansiyeline dikkat çekildi. Vatandaşların etkinliğe yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Söğütlü Belde Belediye Başkanı İsa Koç, "Bugün beldemizde adrenalin dolu güzel bir rafting organizasyonu yaptık. Parkurumuzu belirledik yaklaşık 3 kilometrelik bir parkurumuz var. Burada vatandaşlarımız, gençlerimiz, üniversite öğrencilerimiz çok güzel bir gün yaşıyorlar. Az önce ilk tura biz de katıldık, ilimizin zorlu coğrafyasını bu tarz spor etkinlikleriyle değerlendiriyoruz ve bizim ilimizde de yapılabileceğini göstermek istiyoruz. Gençlerimizin bu spora çok yoğun ilgi gösterdiğini görüyoruz" dedi. İlk defa rafting yapacağını ifade eden Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Hilal Karagüdekoğlu, "Buraya ekibimizle birlikte geldik, çok eğleniyoruz. Daha önce hiç rafting yapmadım biraz korkuyorum ama arkadaşlarım beni cesaretlendirdi denemek istiyorum" diye konuştu. Gümüşhane Üniversitesi Öğrencisi Zeliha Yılmaz da, "Burada ilk olarak rafting yaptık. İlk defa bindim çok heyecanlıydım. Biraz aksilik yaşasak da çok eğlenceliydi. Böyle etkinlikler çoğalsın isterim" ifadelerini kullandı.
Adıyaman Depremde iş yerini kaybeden kadınlar yeniden üretime başladı Adıyaman’da kurulan ‘Geleneksel El Sanatlarının Yeniden Canlandırılması Merkezi’ ile depremde iş yerlerini kaybeden kadınlar unutulmaya yüz tutmuş meslek ürünlerini üretmeye yeniden başladı. Adıyaman Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğinin, UNDP işbirliği ile Depremden en çok etkilenen illerde iş sürekliliği destek programı kapsamında hayata geçirdiği projeye Fransa Hükümeti ve TESK katkı sağlıyor. Adıyaman Yeni Mahalle’de 2 bin 560 metrekare üzerine kurulan merkezde Adıyaman’ın yöresel kıyafetleriyle yapılan Besi Bebekler, baskılı yazmalar, bakır işlemeciliği, ahşap oymacılığı, Nemrut heykellerinin yapıldığı atölyeler kuruldu. 6 Şubat Depremlerinde iş yerlerini kaybetmiş dezavantajlı kadınlar ve unutulmaya yüz tutmuş meslek ustaları için açılan merkezde, el emeği göz nuru olan birbirinden değerli eserler ortaya çıkartılıyor. Çalışmalarla ilgili bilgi veren Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Ziya Duranay, "Burada dezavantajlı, işini kaybeden kadınlarımıza fiziki anlamda yer tahsis ettik. Adıyaman’da unutulmaya yüz tutmuş meslekleri tanıtmak için, Adıyaman’ımızın o kültürünü, o mesleklerin icra etmek için bayan arkadaşlarımız mesleklerini burada icra etmekteler" dedi. Bakır İşlemeciliği Ustası, Eğitmen Pınar Çelik ise konuşmasında, "Depremden önce Adıyaman’da kendi evimde, vergi muafiyet belgem vardı. Evimde üretim yapıyordum yani ürün satışını yapıyordum. 6 Şubat depreminde ev yıkıldı. Bütün eşyalarım hepsi enkaz altında kaldı. Depremden sonra esnaf odası birliği ile UNDP’nin yaptığı bir projede unutulmaya yüz tutmuş meslekleri bir araya getirip burada biz şimdi işlerimizi devam ettiriyoruz. Onlarla beraber çalışıyoruz yani" şeklinde konuştu. Kültür Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Ustası ve Besi Bebek Üreticisi Zahide Durmaz Akar ise, "Besi, benim anneannemin ismidir. Anneannem geleneksel giyinirdi. Beni o büyüttü. O öldükten sonra onun adını da bebeklerime vererek bütün dünyaya tanıtmaya başladım. Besi Bebekler birçok dünya ülkesinde Türkiye’yi ve Adıyaman’ı tanıttı. Yok olmaya yüz tutmuş geleneksel kıyafetlerimizi geleceğe taşıyarak geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurmaya çalışıyorum. 6 Şubat depreminde iş yerimiz, atölyemiz enkaz oldu maalesef. Ürün üretimini durdurduk. Hiçbir şeyimiz yoktu. Makine ekipmanımız hiç kalmadı. Ham maddemiz sıfırlandı. Ancak esnaf odalar birliğinin deprem sonrası yapmış olduğu bir proje ile bize bu merkez yapıldı. Tekrar üretime başladık. Makine ekipmanı edindik. Üretimimiz şu an bir arada devam ediyor" diye konuştu.