SAĞLIK - 09 Temmuz 2025 Çarşamba 12:41

Yaz geldi bayılmalar arttı

A
A
A
Yaz geldi bayılmalar arttı

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, hava sıcaklığının artmasıyla bayılma vakalarında artış olduğunu, her bayılmanın ciddi bir hastalık belirtisi olmadığını belirtip bayılma türlerini açıkladı.


Artar sıcaklarla birlikte bayılma vakalarında da artış gözlendi. Nem oranının yükselmesi ve vücuttaki sıvı kaybının artması, uzun süre güneş altında kalmak, yetersiz beslenme ve uyku düzeni bayılma riskini artırıyor.


Medicana Sivas Hastanesinde görevli Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, her baygınlığın ciddi bir hastalığın göstergesi olmadığını ifade edip bayılma türleri hakkında bilgiler verdi.



"Bayılma nedenlerini bilmek gerekiyor"


Yılmaz, bayılmanın insan hayatı boyunca karşılaşılan bir durum olduğunu söyleyerek, "Senkop yani bayılma, bir insanın hayatı boyunca gerek kendisi gerekse yakınları aracılığıyla karşılaştığı bir durumdur. Beyin hücrelerinin ihtiyacı olan su, şeker ve oksijen gibi maddelerin azalması sonucu ortaya çıkan geçici bilinç kaybı halidir. Basit senkop nedenlerini de tanımak önemli. Biyolojik hastalık durumlarına bağlı bayılma nedenleri vardır. Biyokimyasal ve endokrin bozukluklar, kan şekerinin aşırı yükselmesi sonucu oluşan hiperglisemi ve kan şekerinin aşırı düşmesiyle oluşan hipoglisemi de bilinç kaybına yol açabilir. Epilepsi gibi nörolojik hastalıklar da bayılmaya neden olabilir. Kalp ve organ yetersizlikleri, kalp ve damar hastalıkları, doğuştan gelen kalp kapağı sorunları da senkop nedenlerindendir. Psikiyatrik bozukluklar özellikle kadınlarda ve genç kızlarda görülür. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik durumdan kurtulamaması bayılmalara yol açabilir" dedi.



"Tetikleyen bazı faktörler var"


Sıcak havalarda sıvı kaybına bağlı bayılma durumunun ortaya çıktığını belirten Yılmaz, "Basit bayılma nedenlerinden biri de ortostatik hipotansiyondur. Bu durumda kişi oturur ya da yatar pozisyondayken aniden ayağa kalktığında tansiyon düşüklüğü nedeniyle bulunduğu yere tutunamadan bayılır. Bir diğer bayılma türü ise vazomotor senkoptur. Beynin dolaşımı ve kalp işleyişini kontrol edemediği durumlarda ortaya çıkar. En bilinen örnekler kan görme, ani korku ya da aşırı heyecan yaşanmasıdır. Ortostatik hipotansiyonu tetikleyen bazı faktörler vardır. Aşırı yorgunluk, düzensiz uyku, açlık ve sıvı kaybı bu nedenler arasında yer alır. Özellikle yaz aylarında sıvı kaybının artması bu bayılma türünü daha sık hale getirir. Bacak kasları zayıf olan kişilerde bayılma daha kolay gerçekleşir. Uzun süre sporla uğraşan kişilerde kalp atım hızı ortalama 45-50 arasında seyreder. Bu kondisyon açısından iyi bir durumdur ancak bu kişiler oturdukları yerden aniden kalktıklarında kalp hızları aniden yükselemediği için bayılma yaşayabilirler" diye konuştu.



"Bilinç kaybı meydana gelebilir"


Sıcak havalarda bayılmanın iki temel nedeni olabileceğini ifade eden Yılmaz, "Sıcak havalarda bayılmanın iki temel nedeni olabilir. Biri biyolojik hastalıklara bağlı bayılmalar, diğeri ise basit bayılma halleridir. Güneş çarpması gibi durumlar doğrudan sinir sistemini etkileyebilir. Güneşin başa doğrudan etki etmesiyle bilinç kaybı meydana gelebilir. Bir diğer yaygın neden ise aşırı sıcaklara bağlı sıvı kaybıdır. Sıvı kaybı beyne giden kan akışını azaltır ve bu da bayılmaya yol açar. Bayılan bir kişiye ilk müdahale profesyonel destek gelene kadar yapılmalıdır. Kişinin solunumu ve nabzı kontrol edilmelidir. Rahat nefes alması sağlanmalı, baş hafifçe geriye doğru çekilmeli ve dilin arkaya kaçmaması için baş hafif yana çevrilerek sabitlenmelidir. Sıkı kıyafetler gevşetilmeli, örneğin kravat ya da başörtüsü gibi eşyalar çıkarılmalıdır. Ortam sakin olmalı ve kişinin vücut pozisyonu doğru ayarlanmalıdır. Ayılmayı kolaylaştırmak için ayaklar gövdenin üzerine yükseltilmelidir" şeklinde konuştu.



Yaz geldi bayılmalar arttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Anneler Günü’nde Srebrenitsa anneleri katliamı anlattı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde büyük bölümü Boşnak kökenli vatandaşların yaşadığı Küçükköy Mahallesi’nde belediye tarafından düzenlenen 9. Teferic Şenlikleri’nin son gününde Srebrenitsa anneleri, 1995’te yaşanan katliamı anlattı. 9. Teferic Şenlikleri çerçevesinde Anneler Günü’nde düzenlenen söyleşide Srebrenitsa Anneler Derneği Başkanı Munira Subasiç ve dernek üyesi anneler, Küçükköy’ün tarihi camisinin avlusunda Bosna savaşında 1995’te yaşanan katliamı anlattı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin’in de eşi Canan Ergin ile izleyiciler arasında yer aldığı söyleşide konuşan Dernek Başkanı Subasiç, Srebrenitsa annelerinin verdiği mücadelenin insanlık adına büyük önem taşıdığını belirtti. Subasiç, Bosna savaşında yaşanan acıların unutulmaması gerektiğinin altını çizerek, sorumluların cezalandırılması ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması adına yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekti. Türkiye’nin her zaman Bosna halkının yanında olduğunu ve iki ülke arasında ortak tarih ve güçlü bağlar bulunduğuna işaret eden Subasiç, "Geçmişte sevinci de, acıyı da birlikte paylaştık. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz" dedi. Subasiç, dernek üyesi annelerin savaşta çok sayıda yakınını kaybettiğini vurgulayarak, toplu mezarlarda bulunan cenazelerin oluşturulan mezarlıklara defnedildiğini, savaşın ardından öksüz kalan çocukların eğitimlerini sürdürebilmeleri için önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Türkiye’nin desteğini her zaman yanlarında hissettiklerini ifade eden Subasiç, Ayvalık Belediyesi’ne ve Ayvalık halkına misafirperverliklerinden dolayı teşekkür etti. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, söyleşinin sonunda Srebrenitsa annelerine çiçekler vererek, teşekkür etti. Anneler Günü gibi önemli bir günde böylesi bir etkinliği düzenlemiş olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ergin, "Savaş döneminde yaşanılan bu hüzün dolu yaşananları evlatlarını kaybeden annelerden dinledik. Bu gerçek hikayelerin bir daha asla yaşanmamasını diliyorum" diye konuştu. Etkinliğin ardından Ayşe Hafızoviç, Srebrenitsa katliamını anlatan "İnsanlığın Yanında" isimli kitabını imzaladı.
Erzurum Erzurum’da Anneler Günü’nde duygu dolu vefa ziyareti Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi, Anneler Günü dolayısıyla şehit ve gazi ailelerine yönelik anlamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu ve beraberindeki heyet, Anneler Günü kapsamında şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe’nin eşi Işıl Aktepe ile Erzurum’da 21 yıldır polis gazisi oğluna büyük bir fedakârlıkla bakan anne Olcay Özonur’u ziyaret etti. Ziyaretlerde ailelere, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer’in selamları iletildi. Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu, şehit yakınları ve gazilerin toplumun en kıymetli emanetleri olduğunu belirterek, Anneler Günü’nde bu ailelerin yanında olmanın kendileri için büyük bir sorumluluk ve vefa görevi olduğunu ifade etti. Ziyaretlerde duygu dolu anlar yaşandı. Kadın Meclisi heyeti, şehit ailesi ve gazi ailesiyle yakından ilgilenerek Anneler Günü’nü kutladı. Ailelere çeşitli hediyeler takdim eden heyet, vatan uğruna canını feda eden şehitlerin yakınlarının ve gazilerin toplumun en kıymetli emanetleri arasında olduğunu vurguladı. Programın en duygusal anlarından biri ise gazi polis memuruna Türk bayrağı takdim edilmesi sırasında yaşandı. Kendisine hediye edilen bayrağı gören gazi polis memuru, duygularına hâkim olamayarak gözyaşlarına boğuldu. Ziyarette bulunanlar da bu anlamlı an karşısında büyük duygu yaşadı. Şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe’nin eşi Işıl Aktepe’ye de Kadın Meclisi adına hediye takdim edildi. Heyet, şehit ailelerinin emaneti olan yakınlarının her zaman baş tacı olduğunu ifade etti. Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu, Anneler Günü’nün yalnızca bir kutlama günü değil; fedakârlığın, vefanın ve minnetin hatırlandığı özel bir gün olduğunu belirtti. Şerbetçioğlu, şehit yakınları ve gazilerin hiçbir zaman unutulmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Bu topraklarda huzur içinde yaşıyorsak, bunu şehitlerimize, gazilerimize ve onların fedakâr ailelerine borçluyuz. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’in ve Erzurum Kent Konseyi Başkanımız Sayın Hüseyin Tanfer’in selamlarını ailelerimize ilettik. Anneler Günü vesilesiyle şehit ailelerimizi ve gazilerimizi ziyaret ederek yanlarında olduğumuzu göstermek istedik. Vatan uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimiz bizim için çok kıymetlidir. Onlara olan vefa borcumuzu hiçbir zaman ödeyemeyiz ancak bu ziyaretlerle gönül bağımızı diri tutmaya gayret ediyoruz." Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe’nin eşi Işıl Aktepe, Anneler Günü’nde hatırlanmanın kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek, "Böylesi özel günlerde yanımızda olunması bizlere güç veriyor. Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkılması, ailelerimizin unutulmaması bizim için çok kıymetli. Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi’ne nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum." dedi. Polis gazisi oğluna 21 yıldır büyük bir sevgi ve sabırla bakan anne Olcay Özonur ise ziyaretin kendilerini duygulandırdığını ifade ederek, "Bugün bizleri yalnız bırakmadılar. Anneler Günü’nde kapımızın çalınması, hatırlanmak ve değer görmek bizler için çok anlamlı. Evladım için gösterilen bu vefa ve verilen bayrak bizi çok duygulandırdı. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun." diye konuştu. Gazi polis memuru ise kendisine takdim edilen Türk bayrağı karşısında büyük duygu yaşadı. Kısa bir teşekkürde bulunan gazi polis memuru, "Unutulmadığımızı görmek çok güzel. Teşekkür ederim." ifadelerini kullandı. Kadın Meclisi üyeleri, ziyaretlerde ailelerle bir süre sohbet ederek şehit yakınları ve gazilerin toplumun ortak değeri olduğunu belirtti. Anneler Günü kapsamında gerçekleştirilen ziyaretler, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Erzurum Engelliler Haftası’nda hak temelli yaklaşım vurgusu Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şubesi tarafından Engelliler Haftası dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Dernek binası önünde gerçekleştirilen açıklamada, engelli bireylerin yaşadığı temel sorunlara dikkat çekilerek, sosyal politikalarda yardım temelli değil, hak temelli yaklaşımın esas alınması gerektiği vurgulandı. Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe tarafından yapılan açıklamada, engelli bireylerin toplumun eşit ve hak sahibi yurttaşları olduğu ifade edildi. Efe, engelli bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için ihtiyaç duydukları ortez, protez, tekerlekli sandalye, akülü sandalye, işitme cihazı ve diğer tıbbi malzemelerin lüks değil, hayati gereklilik olduğunu belirtti. Engelli bireylerin mevcut haklarının korunması gerektiğine dikkat çeken Efe, emeklilik haklarına erişimde yaşanan güçlükler, ÖTV muafiyetindeki kısıtlamalar, 2022 sayılı yasa kapsamındaki desteklerin yetersizliği ve evde bakım hizmetlerinde yapılan değişikliklerin engelli bireyleri olumsuz etkilediğini dile getirdi. Açıklamada, sosyal devlet ilkesinin engelli bireyleri yardıma muhtaç hale getirmek değil, bağımsız ve eşit bireyler olarak güçlendirmek olduğu vurgulandı. Efe, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nden doğan yükümlülüklerin eksiksiz uygulanması, kazanılmış haklara yönelik geriye gidişlerin durdurulması ve tıbbi malzemelere erişimin tam ve sürdürülebilir şekilde sağlanması çağrısında bulundu. "Yardım temelli değil, hak temelli sosyal politikalara ulaşmak dileğiyle" ifadelerine yer verilen açıklamada, sorunun engelli bireylerde değil, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıracak şartların yeterince oluşturulmamasında olduğu kaydedildi. Program, engelli bireylerin haklarına yönelik farkındalık oluşturulması ve çözüm odaklı politikaların geliştirilmesi çağrısıyla sona erdi.