SAĞLIK - 19 Ağustos 2025 Salı 16:06

‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokol imzalandı

A
A
A
‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokol imzalandı

Sivas Belediyesi ile Türkiye Darüşşifa Vakfı arasında "Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi"nin yapımı için iş birliği protokolü imzalandı.


Proje kapsamında külliyenin yapılacağı alan Belediye tarafından tahsis edilirken inşaat ve tüm yapım süreci Vakıf öncülüğünde hayırsever iş insanı Ali Duran tarafından üstlenilecek.


Protokol töreni, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ile Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz arasında imzalandı. Törene, vakıf kurucularından emekli Vali Adnan Yılmaz, hayırsever iş insanı Ali Duran ve Sivas Gürünlüler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Nafız Yaman da katıldı.


Protokol töreninde konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, projenin şehre büyük katkı sağlayacağını belirterek "Ali Duran amcamızın destekleriyle ve onun katkılarıyla Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi Projesi’ne inşallah bu işbirliği protokolü ile başlamış bulunmaktayız. Eski MİT binasının olduğu yerde şehrimize büyük değer katacak, özellikle o bölgede yaşayan hemşehrilerimize çok büyük hizmette bulunacak bir külliye projesine inşallah başlıyoruz. Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi içerisinde Ali Duran Aile Sağlığı Merkezi olacak, Alzheimer hastalarımız için Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Kitap Kafe ve Kütüphane, ihtiyaç sahibi insanlara hizmet edecek bir aşevi, çocuklar ve gençler için bir teknoloji merkezi, küçük yaştaki çocuklarımız için Diyanetimizin destekleriyle bir Kur’an kursu gibi içerisinde birçok sosyal alanı, sağlık alanı ve eğitim alanı barındıran bir projenin inşallah bugün itibari ile başlangıcını yapmış bulunmaktayız. Sivas Belediyesi ile Darüşşifa Vakfı bu projeyi ortak gerçekleştirecek. İnşallah hızlı bir şekilde proje tamamlanacak. Eski MİT binasının olduğu yer Belediyemize aitti. Arsa Belediyemizden, yapımı vakfımız tarafından karşılanacak. Maddi boyutunu da Ali Duran amcamız karşılayacak. Bu önemli hayrından dolayı kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Rabbim inşallah bu hayır işinin sonunu da görmeyi nasip eder. Şehrimizde ilk olma özelliği taşıyacak bu projeye vesile olan Düzce eski Valimiz Sayın Adnan Yılmaz’a, Ali Duran amcamıza, Darüşşifa Vakfımıza ve Gürünlüler Derneği Başkanımız Nafız Yaman’a teşekkürlerimi sunuyorum. Sözümü de en son İzzettin Keykavus’un bir sözüyle bitirmek istiyorum. "Biz ki cihanı terk edip gittik zahmet ve rahatını nakşedip gittik şimdiden sonra nöbet sizdedir." Bizler de bir gün bir şeyleri nakşedip gideceğiz. Bizler de bizden sonrakilere nöbeti devredip gideceğiz. Önemli olan bu güzel atmosferde, gök kubbede hoş bir seda bırakmak. İnşallah bizler de güzel bir seda bırakıp gideceğiz. Tekrar şehrimiz için hayırlı olsun." dedi.


Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz ise "Türkiye Darüşşifa Vakfı malumunuz merkezi Sivas olan bir vakfımız. Belediyemiz Sivaslı bir vakfa da aynı zamanda destek vermiş oluyor. Hayallerini gerçekleştirme noktasında bizimle beraber bir iş birliğine inşallah bugün itibari ile imza atmış olacağız. Külliye projemiz aslında Türkiye’de bir ilk olacak. Özellikle eski darüşşifa yapılarının biyofilik yapı tasarımda olduğu tespit edilmiş ki bu da iyileştiren mimari diye ifade ediliyor. Eski darüşşifa yapılarındaki o iyileştiren mimariyi, ortasında havuzu, etrafında kuş cıvıltıları ile ağaçları, geniş bir eyvanının olması vesaire çok kıymetli bir proje olacak. Diğer taraftan günümüzün teknolojisini de birleştireceğiz. İnşallah bu noktada yeşil bina sertifikası olmasını da hedef diyoruz. İnanıyoruz ki bu proje Sivas’ımıza, Sivas halkımıza, Türkiye’mize ve gönül coğrafyamıza örnek bir proje olur. Bu noktada gönül veren, destek olmak isteyen herkese de şimdiden vakfımızın kurucusu Ali Duran’ın hayrının yanına benim de bir tuğlam olsun diyen varsa bu noktada elbette kapımız da açık olacak. Ancak elimizden geldiğince biz vakıf olarak bunu üstlenmeye gayret edeceğiz. Bu noktada bizlere göstermiş olduğu teveccühlerinden dolayı sayın Başkanımıza, bizlere yol göstermesinden dolayı sayın Sivas Valimize tekrar teşekkürlerimizi arz ediyoruz." şeklinde konuştu.


Hayırsever Ali Duran, "Niyetimiz halis, elimizden geleni ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu bizim için bir başlangıç. İnşallah halkımız da destek verir, bizden sonraki nesiller daha ileri taşır." diyerek duygularını paylaştı.


Yeşil Bina sertifikalı kapsamlı bir sosyal kompleks


Yeşil bina sertifikalı olarak inşa edilmesi planlanan külliye içerisinde birçok sosyal ve sağlık hizmeti alanı yer alacak. Proje içerisinde; Ali Duran Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, Darürraha Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Darüzziyafe Sofrası (Aşevi), Teknoloji Geliştirme Sınıfı, Kitap Kafe, 4-6 Yaş Enderun Kreşi, Çocuklar için oyun alanı, Hilal Mescidi, Kütüphane, Eğitim salonu, Aile Okulu, Su sebili, Şadırvan, Saat Kulesi, Arastalar bulunacak.


(RM-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."
İstanbul Sivas’tan İstanbul’a getirdiği pembe traktörle gelin almaya gitti Sivas’tan getirdiği pembe traktörü gelin arabasına çeviren Doğukan Turgut, Kağıthane’de gelini aldıktan sonra traktörle birlikte Eminönü’ne gitti. İlgi çeken pembe traktör vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. Sivas’ta çiftçilik yapan Doğukan Turgut (26), dünyaevine girdiği Sema Turgut’u (24) süslediği pembe traktörle almaya gitti. Kağıthane’deki gelin alma merasiminin ardından çift, pembe traktörün başını çektiği konvoy eşliğinde Eminönü’ne hareket etti. İlgi çeken traktör, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. "Pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık" Pembe traktörüyle daha önce sosyal farkındalık çalışması yaptıklarını belirten Doğukan Turgut, "İki yıl önce pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık, oldukça ilgi gördü. Geçen yıl Konya Tarım Fuarı’nda birinci oldu. O zamanlar sevgiliydik, bugün evlenmek nasip oldu. Pembe traktörümüzü İstanbul’a getirdik. Anadolu’da yaşayan köylü çocuklarına kız verilmemesi gibi bir ön yargı var. İnsanlar köyde yaşayacağınızı duyunca olumsuz yaklaşabiliyor. Oysa iki gönül bir olduktan sonra nerede yaşadığınızın, ne iş yaptığınızın önemi yok" şeklinde konuştu. "İnsanların ön yargılarını kırmak istiyoruz" Konuşmasının devamında köyde yaşayan insanların üretim yapması gerektiğine dikkat çeken Turgut, "Biz köyde üretim yapıyoruz. İnsanların daha iyi gıdaya ulaşması için çalışıyoruz. Köyde yaşayan insanlar üretmezse gıda nasıl sağlanacak? Bu farkındalığı oluşturmak istiyoruz" dedi. Gelin Sema Turgut ise çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Aracın yapım sürecinde yanındaydım. Çok gurur verici, kendisiyle gurur duyuyorum" diye konuştu.
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.