ÇEVRE - 28 Mart 2026 Cumartesi 11:58

Mevsimin ilk kangalları dünyaya gözlerini açtı, karakterleri böyle ortaya çıkıyor

A
A
A
Mevsimin ilk kangalları dünyaya gözlerini açtı, karakterleri böyle ortaya çıkıyor

Uzman Kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, 2026 yılının ilk kangalları hakkında bilgiler verdi. Yıldız, yavrular arasında karakterlerine göre ayrım yaptıklarını belirterek, "Anneye mesafeli olanların ‘kurtçul’ yapıda olur ve sürüye verilir. Anneye yakın olanlar ise daha duygusal karakterde olur" dedi.


Sivas’ta ‘Anadolu Aslanı’ olarak bilinen Kangal köpeklerinin 2026 yılının ilk yavruları dünyaya geldi. İri cüssesi, sadakati ve sürü koruma konusundaki başarısıyla öne çıkan Kangalların yeni doğan yavruları gözlerini açarken, karakter özellikleri de şimdiden dikkat çekmeye başladı. Genellikle yaz ve sonbahar aylarında doğum yapan Kangal köpekleri, bu yıl da normal doğum dönemlerinde ilk yavrularını dünyaya getirdi. Doğum öncesinde oldukça hassas davranan anne Kangal’ın, yavrularına karşı sergilediği koruyucu ve şefkatli tavırları ile de dikkat çekiyor. Doğumun ardından yavrularını öpen, koklayan ve sürekli yanında tutan anne, doğal süreç içerisinde yavrular arasında seçim yapıyor. Bu süreçte ise yavruların karakterleri belirginleşmeye başlıyor. Anneye yakınlık göstermeyen, emme zamanı dışında mesafeli duran ve kardeşleriyle güçlü bağ kurmayan yavruların daha ‘kurtçul’ özellikleri ortaya çıkıyor. Buna karşılık anneye daha bağlı olan sürekli temas arayan ve şefkat ihtiyacı yüksek olan yavruların ise daha duygusal karakter yapısına sahip oluyor. Bu tür yavruların genellikle daha korunaklı alanlarda tutulduğu ve insanla daha yakın ilişki kurduğu gözlemleniyor. Uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kangal yetiştiriciliğinde bu doğal ayrımın önemli bir kriter olduğunu belirterek, "3-4 haftadan sonra anne, yavru ile ilişkisini farklılaştırıyor ve hizmet yapısı çok değişiyor. Kurtlar gibi doyurma güdüsü yetersiz kalıyorsa kusma eğilimi başlıyor" dedi.


"İlk yavruları almış olduk"


Kangallarda yavrulama dönemlerinin sabit olduğunu söyleyen Hüseyin Yıldız, "Bizi anne köpek müjdeledi ve ilk yavruları almış olduk. Daha yavrulayacak dişilerimiz bulunuyor. Bu müjde bizi çok mutlu eti. Hayvan popülasyonlarında bu mevsimde doğumlar başlıyor. Bu hayvanlarda yavrulama dönemi hemen hemen sabittir. Ocak aylarında çiftleşme dönemleri başlar. Çiftleşme dönemlerinden sonra bu aylar yavrulama dönemleridir. İkinci periyotta da sonbahar aylarında çiftleşme dönemleri olur. Kangal anne, yavru karnındayken bile çok hassas davranır. Anne doğuma yaklaşık 10 gün süre kaldıktan sonra aşırı hassas olmaya başlıyor. Daha çok sevgi ve şefkat istiyor. Bu sebepten dolayı da beslenme kültürlerini de anneye göre hareket ediyoruz. Bu dönemde daha sıvı gıdalar veriyoruz. Anne doğumdan bir gün önce bunun müjdesini bize veriyor ve 63’üncü günde net doğum başlıyor. Tecrübeli ve tecrübesi anneler oluyor. Bunları da kendi aramızda sınıflandırıyoruz. 3-4 haftadan sonra anne, yavru ile ilişkisini farklılaştırıyor ve hizmet yapısı çok değişiyor" dedi.


"Anne daha içten takviye veriyor"


Yıldız, anne kangalın dışarıya vereceği yavruyu seçtiğini belirterek, "Kurtlar gibi doyurma güdüsü yetersiz kalıyorsa kusma eğilimi başlıyor. Anne takviyeyi daha içten vermeye başlıyor. Doğalarında olduğu gibi anne bunları sarıyor, sahip çıkıyor, öpüyor ve kokluyor. Kangal anne dışarıya vereceği köpeği mutlaka seçer. Dışarıda kalan, anneye yakınlık göstermeyen, emme programı geldiği zaman anneye yaklaşan, kardeşleri ile ciddi bağlar kurmayan yavrular çok kurtçul olur. Tek gezmeyi ve tek kalmayı seven bir yavru bize genetiğini anlatır. Bizde bu yavruları fark ederek sürüye entegre ederiz. Anneye yakın, daha çok şefkat, merhamet ve sevgi isteyen yavrular, duygusal karakter olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu.



Mevsimin ilk kangalları dünyaya gözlerini açtı, karakterleri böyle ortaya çıkıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta kar sularının erimesi ile şelale ve akarsular coştu Kışın sert geçtiği Muş’ta havaların ısınmasıyla birlikte eriyen kar suları, şelale ve akarsuların debisini artırdı. Muş’ta uzun ve çetin geçen kış mevsiminin ardından hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte karlar erimeye başladı. Eriyen kar suları, kent genelindeki şelale ve akarsularda su seviyesini yükseltti. Özellikle yüksek kesimlerde biriken kar kütlelerinin çözülmesiyle birlikte dere yatakları dolarken, birçok noktada şelalelerin debisi gözle görülür şekilde arttı. Vatandaşlar, oluşan manzarayı yerinde görmek için bölgeye akın etti. Fotoğraf sanatçısı Kenan Demir, ilkbaharın gelişiyle birlikte doğanın adeta yeniden canlandığını belirterek, "Şair olmayanların bile şiirler yazdığı, mevsimlerin en güzeli olan ilkbahar mevsimindeyiz. Muş ilimizin Kurtik Dağı’nda eriyen karlar muhteşem bir görselliğe ve şölene dönüşmüş durumda şu an. Bizler de bu şölenin bizlere katmış olduğu heyecanı, sevinci ve mutluluğu fırsata çevirerek bu anı ölümsüzleştirmek için bugün buraya geldik" dedi. Muhammed Eren Yöndem ise, Muş’ta havaların güzelleşmesiyle birlikte doğaya çıktıklarını belirterek, yağmurun ardından güneşin yüzünü göstermesiyle birlikte arkadaşlarıyla birlikte karların erimesi sonucu oluşan şelaleleri gezdiklerini söyledi. Yöndem, "Muş’tayız, bugün havalar çok güzel. Yağmurun ardından bugün güneş açtı. Biz de arkadaşlarımızla beraber gelip karların erimesiyle oluşan şelaleleri gezdik. Muş çok güzel. Havalar güzel olduğu için biz de doğayı ve şelaleleri geziyoruz" şeklinde konuştu.