EKONOMİ - 22 Eylül 2025 Pazartesi 15:41

Bakan Yumaklı: "Sektörümüze yönelik bu dezenformasyonlar bizlerin moralini bozmuyor"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Sektörümüze yönelik bu dezenformasyonlar bizlerin moralini bozmuyor"

Sivas’ta katıldığı bir toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sektöre yönelik dezenformasyonlara tepki gösterdi. Bakan Yumaklı, "Maalesef ki emeğe hiçbir saygısı olmayan, bu konularla ilgili düşünmek için 10 dakikasını bile ayırmayanlar her zaman olduğu gibi yapılanı ve gelişmeleri görmemekte ısrar ediyorlar. Onların işi olarak gördüğü dezenformasyonu da yanında getiriyor, bundan da vazgeçmiyorlar" dedi.


Bir dizi programa katılmak üzere Sivas’a giden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sivas Tarım ve Orman Müdürlüğü’nü ziyaret etti. İl Tarım ve Orman Müdürü Salih İnan’ı makamında ziyaret eden Bakan Yumaklı, yürütülen çalışmalar ile ilgili bilgiler aldı. Ziyaretin ardından Sektör Paydaşları Toplantısı’na katılan Bakan İbrahim Yumaklı, sektör temsilcileri ile bir araya geldi.


"Ssılsız iddialar, yapılan birçok iyi çalışmayı da gölgede bırakıyor"


Toplantıda konuşan Bakan İbrahim Yumaklı, tarım, orman ve su sektörünün stratejik konumuna dikkat çekerek, "Bu dönemde küresel ısınma ve iklim değişikliği, sektörü etkileyen en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Bizim ülkemizde de benzer şeyleri yaşamaya devam ediyoruz. Dün ve bir önceki gün Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 4 ilimizde çok şiddetli bir taşkın oldu. Aynı anda Antalya ve Muğla’da orman yangınları vardı. Geçtiğimiz nisan ayında zirai don vardı. Dönem içerisinde bazı illerimizi etkileyen kuraklıkla karşılaştık. Ülkemizin dört bir tarafında üreticilerimizle tarım, gıda, orman ve su alanındaki çalışmalarımıza devam ederken aynı zamanda bu tür riskleri de yönetmek durumunda kaldık. Maalesef ki emeğe hiçbir saygısı olmayan, bu konularla ilgili düşünmek için 10 dakikasını bile ayırmayanlar her zaman olduğu gibi yapılanı ve gelişmeleri görmemekte ısrar ediyorlar. Onların işi olarak gördüğü dezenformasyonu da yanında getiriyor, bundan da vazgeçmiyorlar. Allah’a şükür sektörümüze yönelik bu dezenformasyonlar bizlerin moralini bozmuyor. Her zaman bunu yaptılar. Ben buradaki ana temelin maalesef ki onların üretken tarım kesimini çok daha dikkate değer bulmadıkları için bunu yaptıklarını ve istedikleri gibi manipüle edecekleri için yaptıklarını düşünüyorum. Eğer emeğe saygı olsaydı bunları dezenformasyon şeklinde değil gerçekten herkese şifa olacak fikir ve düşünce seviyesinde tutabilirlerdi. Çiftçimizin alın teri ile yetiştirmiş olduğu ürünlere karşı yayılan yanlış bilgiler, hem onların emeklerini değersizleştiriyor hem de tüketicilerin kafasını karıştırıyor. Özellikle dijital platformlarda hızla yayılan bu asılsız iddialar, aslında yapılan birçok iyi çalışmayı da gölgede bırakıyor" ifadelerine yer verdi.


"Yatırımlara ekstra teşvik ve destekler veriyoruz"


Sektöre yönelik çalışmalardan bahsede Bakan Yumaklı, "Tarımsal üretimde suyu merkeze alan politikalar geliştiriyoruz. Bu kapsamda tarımsal üretim planlamasını devreye aldık. Artık hangi ürünü, nerede üreteceğiz, bunun planlamasını önceden yapıyoruz. Hayvansal üretimde de yeni bir yol haritasını geçen sene çizmiş ve bu kapsamda çalışmalara başlamıştık. Özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almasını sağlamak en önemli hedeflerimiz arasında. Üretim planlaması kapsamında; süt, besi, küçükbaş ve kanatlı üretim bölgeleri oluşturduk. Doğru yatırımın doğru yerde yapılmasını gerçekleştirmek de yine hedeflerimizden biriydi. Bunun için hayvancılıkta planlama kapsamına giren illerde yapılacak yatırımlara ekstra teşvik ve destekler veriyoruz. Doğru yatırımın doğru yerde yapılmasını gerçekleştirmek de yine hedeflerimizden biriydi. Bunun için hayvancılıkta planlama kapsamına giren illerde yapılacak yatırımlara ekstra teşvik ve destekler veriyoruz. Sivas da hem küçükbaş hem de besi üretim bölgesi olarak, bu avantajını inşallah önümüzdeki dönemde en iyi şekilde değerlendirecektir. Ayrıca Yeni Tarımsal Destekleme modelimiz ile tarımsal desteklerin yönlendirici etkisini daha da artırdık" dedi.



Bakan Yumaklı: "Sektörümüze yönelik bu dezenformasyonlar bizlerin moralini bozmuyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.