KÜLTÜR SANAT - 13 Nisan 2026 Pazartesi 09:28

Şırnak’ta "Mezopotamya’nın Ruhunda Baharı Kitaplarla Karşılıyoruz" Kitap Fuarı ve Kültür Şöleni sona erdi

A
A
A
Şırnak’ta "Mezopotamya’nın Ruhunda Baharı Kitaplarla Karşılıyoruz" Kitap Fuarı ve Kültür Şöleni sona erdi

Şırnak’ın İdil İlçesinde Şırnak Valiliği ve İdil Kaymakamlığının destekleriyle "Mezopotamya’nın Ruhunda Baharı Kitaplarla Karşılıyoruz" temasıyla düzenlenen İdil Kitap Fuarı ve Kültür Şöleni sona erdi.


Şırnak Valiliği ve İdil Kaymakamlığının destekleriyle İdil Cumhuriyet Meydanında 6-12 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen 80 yayın evinin katıldığı 10 Ulusal yazarın okuyucuları ile buluştuğu İdil Kitap Fuarı ve Kültür Şöleni yoğun bir ilgi gördü. İdil Kaymakamlığı karşısında açılan fuara gelen kitap severler hem birbirinden güzel kitaplar aldı hem de sevdikleri yazarlarla birebir tanışma ve kitaplarını imzalatma imkanı da buldu. Altı gün süren fuarda 37 bin kitap satılırken, 30 bin kişide fuarı ziyaret etti.



‘’Amacımız, 7’den 70’e herkesi kitaplarla buluşturmaktı


6-12 Nisan tarihleri arasında birincisini düzenlediğimiz İdil Kitap Fuarı ve Kültür Şöleninin büyük bir coşku ile kutlandığını belirten İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel, 80’e yakın yayın evi 10 ulusal yazarı burada ağırladıklarını söyledi. Kaymakam Adıgüzel, "Buradaki amacımız İdil’deki çocukları hem kitap fuarında bir araya getirmek hem de okuma kültürünü yaygınlaştırmak, 7’den 70’e vatandaşlarımızı da aynı şekilde kitaplarla buluşturmaktı. Bunu başardığımıza yürekten inanıyorum. Fotoğraf bölümünde çocuklarımıza yönelik yarışmalar, eğitim kampları, oyun parkurları ve buna benzer aktiviteler gerçekleştirildi. Nihai hedefimiz de buradaki İdil Kitap Fuarını geleneksel hale getirmek. Bu sene birincisini düzenliyoruz ama inşallah bundan sonra da her yıl yaparak bunu geleneksel hale getirerek buradaki okuma alışkanlığını daha da çok artırmayı hedefliyoruz. Bu anlamda bu fuarın gerçekleşmesinde emekleri olan başta Şırnak Valiliğimize ve tüm Kamu Kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum’’ dedi.


"Mezopotamya’nın Ruhunda Baharı Kitaplarla Karşılıyoruz" Kitap Fuarı ve Kültür Şöleni ile ilgili bir değerlendirmede bulunan gazeteci ve araştırmacı yazar Hurşit Baran Mendeş," İdil’de ilk defa yapılan bu kitap fuarı İdil için İdil’in çevresi için çok güzel bir etkinlik oldu. Altı gün boyunca İdil ve çevresinden binlerce öğrencimiz, insanımız kitap fuarına gelerek değişik yayınevlerinin kitaplarını satın alarak hem bir etkinliğe katıldılar hem de yeni kitaplar edinmiş oldular" diye konuştu.


İdil Kitap Fuarının İdil için bir ilk olmasının önemine değinen şair ve yazar Hayati Umut Sönmez, "Coşkulu heyecanlı katılımı muazzam olan bir kitap fuarı oldu. Beklentimizden çok daha verimli geçtiğini düşünüyorum. Genel hatları ile baktığımız zaman katılım çok güzeldi fuar verimli geçti. Özellikle okulların buraya gelmesi yerel yazarlarla tanışması ve öğrencilerin bu fırsatı yakalamış olmaları biz yazarlar için hem coşkuyu ilham kaynağı oldu aynı zamanda öğrenciler için de bir milat oldu. Temennimiz odur ki böyle fuarların sayısının artırılmasıdır’’ şeklinde konuştu.


Program sonunda İdil Kitap Fuarı ve Kültür Şöleni etkinliği kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Ayrıca Fuara katılan yazarlara ve fuara katkı sunan kurum, kuruluş ve STK Temsilcilerine teşekkür plaketi takdim edildi.



Şırnak’ta "Mezopotamya’nın Ruhunda Baharı Kitaplarla Karşılıyoruz" Kitap Fuarı ve Kültür Şöleni sona erdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır DTSO Başkanı Mehmet Kaya: "Tarımda yeni model Türkiye’ye örnek olacak" Diyarbakır’da 11-12 Nisan tarihlerinde düzenlenen Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım, Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayının kapanış konuşmasını yapan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, çalıştayın sadece bölgeye değil tüm Türkiye’ye örnek olacak bir model ortaya çıkaracağını söyledi. Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi iş birliğinde düzenlenen çalıştayda, 25’er kişiden oluşan dört tematik çalışma grupları, "Bitkisel Üretim", "Hayvancılık", "Tarıma Dayalı Sanayi" ve "Kırsal Kalkınma" başlıklarını masaya yatırdı. Farklı salonlarda eş zamanlı yapılan oturumlarda, bölgenin stratejik ürünleri, sulama ve iklim değişikliğinin üretime etkisi, sözleşmeli üretim ve dijitalleşme gibi konular ele alındı. Hayvancılık oturumlarında ise mera ve yaylakların etkin kullanımı, hayvan sağlığı ve yetiştiricilik modelleri ile et ve süt piyasalarına entegrasyon gibi başlıklar öne çıktı. Tarıma dayalı sanayi oturumlarında işleme, pazarlama ve markalaşma faaliyetleri ile yatırım ve finansman imkanları tartışılırken; kırsal kalkınma oturumlarında ise altyapı ihtiyaçları, kooperatifçilik, genç ve kadın istihdamı ile kırsalda refahın artırılması konuları ele alındı. "Çalıştay gerçek bir heyecan oluşturdu" İki gün süren çalıştayın kapanış konuşmasını yapan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, uzun yıllardan sonra ilk kez verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti. "Biz sivil toplum kuruluşları olarak en çok çalıştay yapan yapılardan biriyiz. Ama açık konuşmak gerekirse, çoğu zaman bu çalışmalar bir kitapçığa dönüşmekten öteye gidemedi" diyen Kaya, bu çalıştayın ise farklı bir noktada durduğunu ifade etti. Kaya, hem organizasyonu üstlenen TARPOL’un uzmanlığı hem de katılımcı profilinin niteliğinin kendisinde güçlü bir umut oluşturduğunu ifade ederek, "Çalıştay ciddi bir heyecan uyandırdı. Katılımcıların tamamı bölgeyi bilen, sahayı tanıyan isimlerden oluşuyor. Bu yüzden ilk kez gerçekten sonuç alabileceğimiz bir sürecin içindeyiz’’ ifadelerini kullandı. Geçmişte başlatılan ekonomi koordinasyon toplantılarına atıf yapan Kaya, ortak akıl süreçlerinin Diyarbakır’da somut sonuçlar doğurduğunu hatırlattı. Kaya, "9 yıl önce başlattığımız toplantıların bugün karşılığını görüyoruz. Artık Diyarbakır’ın sanayi altyapısında ciddi bir sorun olmadığını söyleyebiliyoruz. Bu, birlikte düşünmenin ve birlikte hareket etmenin sonucudur" dedi. Kaya, aynı yaklaşımın tarımda da uygulanması halinde benzer bir başarı hikayesinin yazılabileceğini ifade etti. "Bu model Türkiye’nin diğer bölgelerine de örnek olacak" Çalıştay kapsamının yalnızca Doğu ve Güneydoğu ile sınırlı olmadığını vurgulayan Kaya, Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer sorunların yaşandığına dikkat çekerek, şunları kaydetti: "Çatışmalı bir sürecin sonucunda fırsat önümüzde çıktı. Evet biz kendi bölgemizi konuşuyoruz ama bu sorunlar sadece burada değil. Ege’de de var, Akdeniz’de de var. Bu nedenle burada ortaya çıkacak modelin Türkiye’nin diğer bölgelerine de örnek olacağına inanıyorum." Kaya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak sürecin devamlılığını sağlamak için aktif rol üstleneceklerini belirterek, TARPOL ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını ifade etti. Kaya, "Bu sürecin ayaklarının oluşturulacağını biliyoruz. Biz de DTSO olarak hem bölgenin hem Türkiye’nin tarım sorunu olduğunun farkındayız. Bu nedenle her türlü katkıyı sunmaya hazırız’’ dedi. ‘’Süreçle birlikte tarım yeniden ayağa kalkabilir’’ TARPOL Başkanı ve eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise yaptığı değerlendirmede, bölgenin son 40 yılda yaşadığı çatışmalı sürecin tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Mera ve yayla yasaklarının üretim sistemini köklü biçimde değiştirdiğini, kırsaldan kente göçün üretim dengesini bozduğunu anlatan Eker, barış sürecinin önemine dikkat çekerek, "Uzun yıllar süren bir çatışmalı dönem yaşadık. Ama bugün daha farklı bir noktadayız. Bu süreç kalıcı hale gelirse, tarım ve hayvancılık bu bölgenin yeniden kalkınmasının ana unsuru olabilir" diye konuştu. ‘’Coğrafya ne diyorsa onu yapmalıyız" Eker, üretim planlamasında coğrafi gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bölgenin özellikle hububat, bakliyat ve küçükbaş hayvancılık için uygun olduğuna dikkat çekti. Eker, "Bu coğrafya bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor. Yağış miktarı, toprak yapısı belli. Buna uygun üretim modeli kurmazsak sürdürülebilir bir tarım mümkün değil" şeklinde konuştu. Küresel gelişmelere de değinen Eker, tarımın stratejik öneminin arttığını belirterek, "Bugün gıda artık sadece bir ekonomik faaliyet değil. Gıda güvenliği, doğrudan milli güvenlik meselesidir. Bu nedenle tarımı yeniden konumlandırmak zorundayız’’ dedi. Çalıştayda ortaya çıkan görüş ve önerilerin kapsamlı bir rapora dönüştürüleceğini belirten Eker, bu raporun ilgili devlet kurumlarına sunularak politika yapım sürecine katkı sunacağını kaydetti. İki günlük çalıştay sonuçları rapor haline getirilerek yakın zamanda kamuoyuna duyurulacak.
Ankara Suriye sınırındaki 350 kilometrelik hat tren trafiğine açıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 325 kilometrelik Karkamış-Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demiryolu hatlarında yürütülen rehabilitasyon çalışmalarının tamamlandığını bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 325 kilometrelik Karkamış - Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demiryolu hatlarında yürütülen rehabilitasyon çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Söz konusu hattın 31 Mart tarihi itibariyle yeniden tren trafiğine açıldığını belirten Uraloğlu, "Bu hatları yeniden işletmeye alarak hem ekonomik canlılığı artırıyor hem de ülkemizin lojistik kapasitesini güçlendiriyoruz." İfadesini kullandı. Bakan Uraloğlu, hat üzerinde yürütülen çalışmaların yalnızca bakım değil, uzun yılların birikmiş ihtiyaçlarını karşılayan kapsamlı bir yenileme süreci olduğunu vurgulayarak, hattın bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını ifade etti. Hat 350 kilometre uzunluğunda Uraloğlu, toplam 350 kilometrelik hattın 325 kilometresinin Karkamış-Nusaybin, 25 kilometresinin ise Mardin-Şenyurt kesiminden oluştuğunu hatırlatarak, "2011-2024 yılları arasında gerçekleştirilemeyen bakım ve onarım faaliyetlerini tamamladık. Suriye sınırındaki hattı sadece işler hale getirmedik; altyapısı ve üstyapısıyla daha güçlü ve dayanıklı bir yapıya kavuşturduk." dedi. 2 bin 500’ü aşkın köprü traversi yenilendi Çalışmalar kapsamında hat ve istasyon altyapısının baştan sona yenilendiğini belirten Uraloğlu, birçok istasyonda mevcut hatların sökülerek yeniden inşa edildiğini ifade etti. Altyapıda oluşan tahribatların giderildiğini vurgulayan Uraloğlu, özellikle sel ve doğal etkenler nedeniyle zarar gören kesimlerde gerekli müdahalelerin tamamlandığını belirtti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "750 metrelik hat kesiminde zemin güçlendirmesi gerçekleştirdik. Menfez imalatları ve drenaj düzenlemelerini tamamladık ve güzergah boyunca platform iyileştirme çalışmalarını bitirdik. Sanat yapılarının güçlendirilmesine özel önem verdik. Köprü ve menfezlerde gerekli yenileme ve iyileştirme çalışmalarını da tamamlayarak hat genelinde 2 bini 500’ü aşkın köprü traversini yeniledik. Başta Karkamış Köprüsü olmak üzere kritik yapılarda dayanımı artırıcı müdahaleleri hayata geçirdik." "Ovaköy-Nusaybin arasındaki demiryolu hattını destekleyecek" Hattın yeniden devreye alınmasının hem yük taşımacılığı kapasitesini artıracağını hem de bölgesel entegrasyona katkı sağlayacağını söyleyen Uraloğlu, "Karkamış-Nusaybin Demiryolu Hattı ile Mardin-Şenyurt arasındaki hat Kalkınma Yolu Projesi kapsamında inşa edilecek Ovaköy-Nusaybin arasındaki demiryolu hattını destekleyecek" açıklamasında bulundu.