POLİTİKA - 18 Ekim 2025 Cumartesi 17:02

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Artık bu dağlarda roket değil, raket sesi var"

A
A
A
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Artık bu dağlarda roket değil, raket sesi var"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ülke genelinde farlı illerden 73 kadın mühendis ile birlikte petrolün çıktığı Gabar Dağına çıktı.


Şırnak Gabar Dağı’ndaki Şehit Esma Çevik petrol sahasında, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Ahmet Türkoğlu ve TPAO Şırnak Bölge Müdürü Mehmet Oğuz Şahin’den brifing alan Bayraktar, sahada incelemede bulundu.


Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Roketin sesi yerine raketin sesi" projesi kapsamında Şehit Esma Çevik Petrol sahasında bir gösteri maçı yapıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve beraberindekiler alana getirilen 100 öğrenci ile birlikte tenis oynadı.


Daha sonra farklı illerden gelen 73 kadın mühendis, Bakan Bayraktar ve beraberindekiler petrol sahasında incelemelerde bulundu. İncelemenin ardından konuşan Bakan Bayraktar, "Sizlerle çok farklı programlarda buraya geldik. Özellikle bazı özel günlerde, işte 24 Kasım Öğretmenler Gününde Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın öğretmenimizi anmak için buradaydık. 19 Mayıs’ta bundan kısa bir süre önce bu yıl 19 Mayıs’ta yine burada gençlerimizle birlikte bir yürüyüş yaptık ve millet meclisimizden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin başkanımız dahil olmak üzere milletvekillerimiz onlarla beraber buradaydık. Bugün de yine özel bir gün için buradayız açıkçası. Bizim işimiz enerjiye dair, insana dair bir iş. Biz insanımızın 7/24 kesintisiz enerjiye ulaşması için büyük bir gayretin içerisindeyiz. Aynı zamanda ülkemizi bu anlamda enerjide bağımsız kılmak içinde çok önemli projeler yürütüyoruz. Bunların en önemlilerinden bir tanesi, Gabar’da yürüttüğümüz, Türkiye’nin en büyük petrol keşfini gerçekleştirdiğimiz petrol üretimimiz. Tabii insana dair yaptığımız bu işte bu işin merkezinde aslında yine kadınlarımız var. Çünkü esas itibariyle burada birçok kadın çalışanımız var. Türkiye’nin her yerinde Karadeniz’deki gaz sahasında çalışmalarımız var ve Türkiye’nin her yerinden bugün buraya gelmiş mühendis hanımefendiler var. Onlar da ülkemiz için iftihar vesilesi olan bu projeyi yerinde görmek için buradalar. Dolayısıyla hem o programı gerçekleştirmek, hem de biraz önce yine şahitlik yaptınız gibi çocuklarımız da burada artık bu dağlarda roket sesi değil, roket sesi duyacağız. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın organizasyonunda, ilimizin organizasyonunda çok güzel bir programı gerçekleştirdik. Terörsüz Türkiye Türkiye’nin en önemli projesi. Cumhuriyet tarihimizin Türkiye yüzyılına bizleri götürecek en önemli projesi. Bu anlamda da her zaman şunu söylüyoruz. Burada özellikle son 4 yıldır petrolün keşfiyle ve üretimiyle başlayan süreç bize terörsüz Türkiye’nin ne olduğunu çok kısa bir kesiti açıkçası bir adeta fragmanı gibi sundu. Bu dağlar terörün kol gezdiği girilemeyen gidilemeyen yerlerdi. Ama şimdi burada yaklaşık 3 bin 500 insanımıza ki, bunların büyük çoğunluğu Şırnak’ın kendi çocukları, teknisyenleri, mühendisleri başta onlar olmak üzere iş kapısı, istihdam kapısı oldu. Dolayısıyla beraberinde burada birlikte çalıştığımız önemli bir ekosistem var. Buradaki bize bu operasyonlarımıza yardımcı olan arkadaşlarımız dolayısıyla artık dağlarda, büyük bir faaliyet var, büyük bir çalışma var, büyük bir umut var şehrimizde. Artık gençlerimizin gözünde geleceğe dair hayaller var. Bunu görmek açısından da Terörsüz Türkiye’nin de olduğunu görmek açısından da önemliydi. Tabii kadınlarımız bizim bu faaliyetlerimizde çalışma arkadaşlarımız ama bir taraftan da bizim bu faaliyetlerimizi aslında en iyi anlatabilecek insanlar. Dolayısıyla bütün Türkiye’ye buraya her zaman herkese getirmemiz mümkün değil. Ama sizler inşallah bizlerin bir anlamda gönüllü elçileri olarak bize mühendisler olarak buradaki teknik çalışmaların ne kadar ehemmiyetli, ne kadar zor olduğunu, ne kadar güçlükle yapıldığını da en iyi anlayacak insanlar olarak sizler de geldiniz, şeref verdiniz. Dolayısıyla size bu anlamda çok ihtiyacımız var ve bir başka şey tabii enerji üretiyoruz. Enerjiyi herkesle paylaşıyoruz ve tabii ki kullanıcılar da baktığınız zaman en önemli kullanıcılarımız, nihai tüketicilerimiz özellikle evlerde hanımefendiler, onların enerjiyi daha verimli kullanması, bunların enerji ve kıymetini daha iyi biliyor olması bizler için artı bir değer. Gabar projemiz, Gabar’da ki petrol üretimimiz büyük bir kararlılıkla hızla devam ediyor. Yaklaşık 80 bin varil günde buradan petrol üretiyor. Bugüne kadar 3 milyar doların üzerinde bir petrol üretmiş olduğumuz 3 milyar dolarlık bir petrol üretmiş oldu, inşallah yeni keşiflerle, yeni rezervleriyle bu sayıyı arttırmayı hedefliyoruz. Hedefimiz çok net. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde onun ortaya koyduğu Türkiye yüzyılı vizyonunda biz enerjide ülkemizi mutlaka bağımsız kılacağız. Türkiye’de enerji bağımsızlığı, ekonomik bağımsızlık demek inşallah Gabar’da ki faaliyetlerimiz Karadeniz’deki ürettiğimiz doğalgaz, Türkiye Petrolleri, TPİC, buradaki hiçbir çalışma arkadaşlarıma, sizlerin şahsında ve onlara teşekkür ediyorum. Çünkü çok önemli bir vazifeyi 7/24 gece gündüz buralarda kesin olacak bir şey. İnşallah bu üretimimiz, artarak devam edecek. Şırnak’a getirdiğimiz bu umut, getirdiğimiz bu çalışmaların neticesinde de daha da büyüyerek inşallah bir petrol kenti bir enerji başkenti olacak diyoruz Şırnak" dedi.


Programa, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Tuba Işık Ercan, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul ve İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, kadın mühendisler ve öğrenciler katıldı.



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Artık bu dağlarda roket değil, raket sesi var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da bahar hareketliliği: Fide satışları başladı Van’da hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte tarım ve bahçecilik sezonu açılırken, fide ve sebze tohumu satışlarında ise yoğunluk yaşanmaya başladı. Van ve çevresinde bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesi üzerine vatandaşlar ekim dikim işlerine hız verdi. Kırsal kesimde yaşayan köylüler arazileri ve bahçeleri için fide temin ederken, şehir merkezinde ikamet eden vatandaşlar ise evlerinin bahçeleri ile balkonlarındaki saksılarda yetiştirmek üzere fide satıcılarına yöneldi. Piyasadaki fide fiyatları türüne göre 10 ile 30 TL arasında alıcı buluyor. Satış noktalarında en çok ilgiyi ise domates, biber, salatalık, soğan, patlıcan ve çilek fideleri görüyor. Üreticiler ve satıcılar, havaların daha da ısınmasıyla birlikte talebin artarak devam etmesini beklediklerini ifade etti. "101 çeşit ürünle sezona başladık" Fide satışı yapan esnaf İsmail Çınar, havaların ısınmasıyla birlikte sezonu açtıklarını belirtti. Vatandaşın kendi ürettikleri yerli tohumlara rağbet gösterdiğini ifade eden Çınar, "Normalde sezonumuz 10 Nisan’da başlıyor ve 15-20 Haziran gibi sona eriyor. Havaların ısınmasıyla birlikte ’hayırlı olsun’ diyerek başladık. Yaklaşık 1,5-2 ay süren bir sezonumuz var. Fidelerimiz Antalya, Mersin ve Baykan’dan geliyor; ancak kendi seçtiğimiz tohumlardan Van’da ürettiğimiz fidelerimiz de mevcut. Domates, biber ve salatalık en çok tercih edilenler arasında. Yeşilliklerden meyveye kadar hemen hemen 101 çeşit ekilecek ürünümüz bulunuyor" dedi. Tohum seçiminde titiz davrandıklarını dile getiren Çınar, "Kendi seçtiğimiz tohumları kullandığımız için müşterilerimiz her sene sonuçtan çok memnun kalıyor, bu konuda şanslıyız. Fidelerimiz genelde apartman balkonlarındaki saksılara, ev bahçelerine dikiliyor" diye konuştu.
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi.Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.Zanlılar tutuklandıŞüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.Anne ve baba DNA örneği verdiYapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu."Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi."Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu."Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli.""İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı."Kolunda 80 bin liralık saati vardı"Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi.Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Kayınvalidesi tarafından öldürülen şahsın eşi ve kızı ile görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki eşini silahla yaraladıktan sonra kayınvalidesi tarafından bıçakla öldürülen şahsın, eşi ve kızı ile cep telefonu üzerinden görüntülü olarak konuştuğu anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde, ölen Rüzgar E.’nin, "Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikolojimi kalır o çocukta. İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak" dediği kaydedildi.Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmiş ve taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyümüştü. Rüzgar E.’nin, yanındaki ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu eşi Nurşin E., yaralanmıştı.Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden kayınvalide Delal A., Rüzgar E.’i göğsünden bıçaklamış ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetmişti.Öte yandan olay öncesi Rüzgar E’nin boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E., ile cep telefonu üzerinden görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı. Görüntülerde, eşi ve kızı ile konuşan Rüzgar E’nin "Annen sana kurban olsun annen göz yaşına kurban olsun. Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikoloji mi kalır o çocukta? İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak. Sence bu saatten sonra psikoloji önemlimi. Sence ben sözümden geri döner miyim. O çocuk yetimhanede büyüyecek diyorum sana" dediği görüldü.Ayrıca, Rüzgar E. eşine silah fotoğrafı attığı da öğrenildi.
Giresun Yöre halkı maden kirliliğine karşı ses yükseltti Giresun’un Doğankent ilçesinde faaliyet gösteren ve dereye atık su deşarj ettiği gerekçesiyle ceza kesilen maden işletmesine vatandaşlar tepki gösterdi. Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik Şirketi’ne yönelik tepkiler sürüyor. Çatalağaç Deresi’nde kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle daha önce de iki kez ceza uygulanan işletmeye, son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemelerin ardından 2 milyon 517 bin lira idari para cezası kesildi. Yapılan incelemelerde, işletmeye ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğinin tespit edildiği bildirildi. Yaşanan çevre kirliliğine tepki gösteren vatandaşlar ise CHP’nin çağrısıyla Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde bir araya geldi. Bölge halkı, çevre tahribatı nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, uygulanan para cezalarının yaşanan zararı ortadan kaldırmadığını ifade etti. Yöre halkından Esra Aydın, yaşam alanlarının büyük zarar gördüğünü belirterek, "Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Her yer heyelan. Kesilen cezalar bizim yaşam alanımızı geri vermiyor. Onlar cebini doldurup memleketine gidecek, çocuklarına ekmek götürecek ama biz çocuklarımıza ve torunlarımıza zehir bırakacağız. İleride çocuklarımız ‘Bu memlekette hiç mi kimse yoktu? Bu memleketi neden bu hale getirdiler?’ diye sormayacak mı? Maden atık suları bahçelerimizin içinden geçiyor. Kokudan kapıya çıkamıyoruz" dedi.