SAĞLIK - 27 Mart 2026 Cuma 12:18

"İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası: Bin 38 vatandaş bin 962 kilo verdi

A
A
A
"İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası: Bin 38 vatandaş bin 962 kilo verdi

Sağlık Bakanlığı’nın "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası kapsamında Sinop Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvuran bin 38 vatandaş, bir yıl boyunca yürütülen programla toplam bin 962,5 kilogram vererek sağlıklı bir geleceğe adım attı.


Sinop’ta, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası büyük ilgi gördü. Sinop Sağlıklı Hayat Merkezi (SHM) verilerine göre, merkeze başvuran bin 38 vatandaş, bir yıl boyunca süren program sonunda toplam bin 962,5 kilogram verdi.


Sinop Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Filiz Karagöl, kampanyanın başarıyla tamamlanmasında vatandaşların kararlılığının büyük rol oynadığını ifade etti. Dr. Karagöl, "Karadeniz’in incisi Sinop’umuzun her bir ferdi bizim için çok kıymetli. Bir yıl önce başlattığımız seferberlikte gördük ki, Sinoplu hemşehrilerimiz sağlıklı hayatı bir tercih değil, yaşam biçimi olarak benimsedi. Bin 38 danışanımızla birlikte tam 2 tonluk dev bir ağırlığı şehrimizin üzerinden kaldırdık. Bin 962,5 kilogramlık bu toplam kayıp, Sinop’un sağlıklı yarınlarına atılmış en güçlü imzadır" dedi.


Dr. Karagöl, sürecin disiplinli çalışmayla yürütüldüğünü belirterek, "Bir yıl boyunca vazgeçmeden, diyetisyenlerimiz, fizyoterapistlerimiz ve psikologlarımızla eşgüdümlü hareket eden vatandaşlarımız, Karadeniz insanının sarsılmaz iradesini bir kez daha kanıtladı. Kilo vermek sadece fiziksel değişim değil, tansiyondan şekere, eklem ağrılarından kalp sağlığına kadar pek çok riski azaltıyor. Bugün 2 ton hafiflemiş bir Sinop, gelecekte daha az kronik hastalıkla mücadele edecek bir Sinop demektir" ifadelerini kullandı.


Sinop Sağlıklı Hayat Merkezi’nin sunduğu hizmetlerin tamamen ücretsiz olduğunu vurgulayan Dr. Karagöl, tüm vatandaşları programa katılmaya davet etti. Karagöl, "Merkezimiz sadece kilo kontrolü değil, kanser taramalarından psikolojik danışmanlığa, çocuk gelişiminden fiziksel aktivite desteğine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Bu başarı, diğer hemşehrilerimiz için de motivasyon kaynağı olmalıdır. Kapımız her zaman açık, hedefimiz Karadeniz’in incisini Türkiye’nin en sağlıklı şehri yapmak" diye konuştu.


Rakamların ötesinde binlerce vatandaşın yaşam kalitesinin arttığına dikkat çekilen açıklamada, Sinop’un "en mutlu şehir" ünvanına "en sağlıklı şehir" ünvanını da eklediği belirtildi. Yaklaşık bir yıl içinde toplamda 2 ton hafiflemiş şehir, sağlıklı hayat bilincinde Karadeniz’in öncü kenti olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.



"İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası: Bin 38 vatandaş bin 962 kilo verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kacır: "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" dedi.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Milli Teknoloji Atölyesi Açılış Töreni gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde bulunan Turgut Özal Yabancı Diller Yüksekokulu Kongre ve Öğrenci Sosyal Merkezi’nde düzenlenen programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve çok sayıda davetli katıldı. Program, açılış töreni ve protokol konuşmalarıyla başladı. Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından atölyenin açılışı gerçekleştirildi.Burada bir konuşma yapan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesinin son 23 yılda büyük bir sıçrama yaptığını belirterek, "23 yıl öncesinde Türkiye’de sadece 2 teknopark varken, bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken, bugün 12 bin 500’den fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz. Toplam AR-GE harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğini; araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25’ler düzeyinden yüzde 65’ler seviyesine çıktığını görüyoruz. Yani Türk özel sektörü, araştırma geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazanmıştır. Bütün bunlar Türk milletinin hep birlikte başardığı işlerdir. Bu sayede ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık. İnşallah daha gidecek çok yolumuz var" dedi."Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor"Türkiye’nin özellikle son dönemde bütün dünyanın dikkatle izlediği, dostlarının gıptayla, hasımlarının endişeyle seyrettiği savunma sanayisi başarılarıyla bir öz güven devrimi inşa ettiğini söyleyen Bakan Kacır, "Bugün savunma sanayinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini ve çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye’den söz ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız bu dönemde bu başarılar hepimiz için büyük bir iftihar kaynağı, aynı zamanda gelecek için umut kaynağıdır. Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" diye konuştu.Bugün Türkiye’nin savunma sanayisinde 4 binden fazla firmada 100 binden fazla çalışanla ortaya koyduğu başarıların Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağıyla hayata geçirildiğini belirten Bakan Kacır, "23 yıl önceyle kıyasladığımızda her yıl 6 misline yakın bir bilimsel üretim düzeyinden bahsediyoruz. Hem nicelik hem nitelik yönleriyle Türkiye’nin üniversitelerinin 23 yıl içerisinde bilimsel üretim kapasitesinin çok daha ileri bir düzeye geldiğini büyük bir mutlulukla görüyoruz. Üniversitelerimiz arasında bazılarının sorumluluğu daha fazla. Çünkü onlar tarihimizden taşıdıkları bir misyonu, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda lokomotif olma, öncü olma misyonunu sürdürmek zorundalar" ifadelerini kullandı.