EKONOMİ - 09 Ocak 2026 Cuma 12:34

Dicle Elektrik’ten Şanlıurfa’da 521 personel ile kış mesaisi

A
A
A
Dicle Elektrik’ten Şanlıurfa’da 521 personel ile kış mesaisi

Dicle Elektrik, Şanlıurfa’nın son 57 yılın en sert kışının yaşadığı günlerde, enerji arzında aksama yaşanmaması için 521 personel ve 176 araçla sahada görev yaptı.


Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kesintisiz ve sürdürülebilir enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, Şanlıurfa’nın son yıllarda yaşadığı en zorlu kış şartlarında da abonelerine güvenilir enerji sunmak için çalıştı. Dicle Elektrik’in önceden aldığı önlemler ve anlık müdahaleleri sayesinde ciddi bir enerji kesintisi yaşanmadı. Kar yağışı başlamadan önce yapılan meteorolojik analizler doğrultusunda hazırlıklarını tamamlayan Dicle Elektrik, Şanlıurfa genelinde merkez ve kırsal ekiplerini teyakkuza geçirdi. Valilik koordinasyonuyla oluşturulan kriz merkezi üzerinden yönlendirilen 521 personel ve 176 araç, buzlanma ve tipi nedeniyle oluşan olumsuz durumlara müdahale etti.


Yatırımlar ve düzenli bakım faaliyetlerinin etkisiyle zorlu kış şartlarının Şanlıurfa’daki enerji arzını kesintiye uğratmadığını belirten Dicle Elektrik İl Müdürü Naci Obut, "İlimizdeki yoğun kar yağışı ve ani sıcaklık düşüşü enerji altyapısı üzerinde yer yer olumsuz etkilere yol açtı. Sahada olan ekiplerimiz olumsuzluklara anında müdahale ederek, ilimiz genelinde kesintisiz enerji sağladı. Olumsuz hava şartlarına bağlı olarak enerji nakil hatları ve mahalle içi dağıtım şebekelerinde oluşan yoğun buz yüküne rağmen ekiplerimizin gece gündüz çalışmaları sonucu olumsuz hava şartlarında başarıyla mücadele ettik. Haliliye ilçesine bağlı Karahisar Mahallesi’nde olumsuz hava şartlarının etkilenen bir elektrik direğinin onarım süreci için devreye giren ekiplerimiz yoğun kar yağışı altında 40 kilometrelik yolun bir kısmını araçlarıyla, aracın gidemediği kısmını ise yürüyerek tamamlayarak bölgeye ulaştı. Yolun tamamen kapalı olması nedeniyle 9 metre uzunluğunda ve 200 kilogram ağırlığındaki yeni direği yaklaşık 500 metre boyunca taşıdılar. Zorlu çalışmanın ardından yeni direk dikilerek mahalleye hızlı bir şekilde enerji verildi. Bu özverili çalışmaları için tüm saha ekiplerimizi kutluyorum. Bölge halkından gelen olumlu geri dönüşler de bize ayrı bir motivasyon kaynağı oldu" ifadelerini kullandı.



Dicle Elektrik’ten Şanlıurfa’da 521 personel ile kış mesaisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Kış lastiği tek başına yetmiyor: Sürücülere hayati uyarılar Doğu Anadolu Sürücü Kursları Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Atilla Ayhan, kış lastiği kullanımının tek başına yeterli olmadığını belirterek, araç bakımı, doğru sürüş teknikleri ve kış şartlarına uygun hazırlıkların trafik güvenliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kış aylarında artan kar yağışı, buzlanma ve olumsuz hava şartları, trafikte güvenli sürüşü daha da zorlaştırırken, sürücülerin alacağı önlemler hayati önem taşıyor. Doğu Anadolu Sürücü Kursları Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Atilla Ayhan, kış mevsiminde yapılan sürüş hatalarına dikkat çekerek, sadece kış lastiği kullanımının yeterli olmadığını, araçların her yönüyle trafiğe hazır hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayhan, araç bakımı, lastik basınç ayarları, sürüş teknikleri ve takip mesafesi gibi konularda sürücülere önemli uyarılarda bulundu. " Yolda kalma ihtimaline karşı yiyecek içecek ve battaniye gibi malzemeleri hazır durumda bulundurmamız gerekiyor" Kış lastiği kullanımının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Atilla Ayhan, "Sürücülerimizin kış aylarında yapmış oldukları en büyük hataların başında trafiğe hazır olmayan araçlarla karayoluna çıkmaları geliyor. Kış ayları için en önemli konu kış lastiği kullanımı. Kış lastiği kullanımı da belli yerlerde tek başına yeterli olmuyor. Burada bizim sürücülere tavsiyemiz, özellikle araçlarını sıvı bakımı ve diğer şartlarda sürekli trafiğe hazır halde tutmalarıdır. Araçlarımızda mutlaka antifirizli cam sularıyla doldurulmalıdır. Eğer karayollarında uzun bir yolculuğa çıkılacaksa araçların depolarının tamamen dolu olması lazım. Araçlarda, kış mevsiminde yolda kalma ihtimaline karşı yiyecek içecek ve battaniye gibi malzemeleri hazır durumda bulundurmamız gerekiyor. Yola çıkmadan önce mutlaka araç üzerindeki karları, camlardaki buzları temizlemeliyiz. Eğer kar yağışı sonrası mutlaka yola çıkmamız gerekiyorsa ana caddeleri tercih etmemiz lazım. Ara sokaklarda buzlanma ve kar birikintisi daha fazla olduğu için bizim her zaman tavsiyemiz, sürücülerimizin ana arterleri kullanmaları" şeklinde konuştu. "Lastik hava basınçlarını düşürdüğümüz zaman tekerleklerin diş derinlikleri kayboluyor" Ayhan, "Kış aylarında araç kullanırken yaptığımız en temel hataların başında, kış lastiği kullanımının yanı sıra araçlar için yapılan müdahaleler bizler için önemli. Özellikle kış aylarında araç kullanırken daha sabırlı, sükunetli ve tedbirli araç kullanılmalı. Araç kullanırken ani hızlanma, ani direksiyon hareketleri, ani fren hareketlerinden kaçınılmalı. ‘Tatlı fren, tatlı gaz; debriyaja hiç korkmadan bas’ şeklinde bir slogan geliştirdik. Yani gaz ve fren tepkilerimizi olabildiğince yumuşatmamız gerekiyor. Sürücülerin bildiği en büyük yanlışlardan bir tanesi de araç lastik basıncının düşürülmesi. Lastik basınç havaları genelde kış aylarında araç sürücüleri tarafından düşürülerek tutunmanın daha iyi olacağı düşünüyor. Fakat lastik hava basınçlarını düşürdüğümüz zaman araç lastiklerinin içerisindeki hava basıncı düştüğü için tekerleklerin diş derinlikleri kayboluyor. Araçların lastik basınç değerlerini mutlaka öğrenmemiz lazım. Bunu öğrendikten sonra özellikle kış aylarında lastik hava basınçlarının yüzde 10’luk toleransla şişirilmesi tavsiye edilir. Lastik hava basınçlarının yüzde 10’dan fazla şişirmemiz sayesinde diş derinlikleri aşılacağı için lastiklerimiz yere daha iyi temas sağlayacak, daha iyi tutunma sağlayacaktır. Takip mesafemiz normal şartlarda ‘hız artı metre’ şeklindedir. Kış aylarında bunu 5-10 kat artırmamız gerekir. Bu bize güvenli bir duruş mesafesi sağlayacaktır. Bizi istenmeyen kazalardan koruyacaktır. Sürücülerimize trafikte özellikle virajları dönerken asgari hıza ve direksiyon manevralarını hızlı yapmamaya özen göstermelerini tavsiye ediyoruz. Daha sabırlı, daha sakin ve daha dikkatli araç kullanılmalıdır" dedi.
Malatya MTÜ sağlıkta yapay zeka çalıştayı düzenlendi Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile Tıp Fakültesinin ortaklaşa düzenlediği "II. MTÜ Sağlıkta Yapay Zeka Çalıştayı" Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirildi. Üniversite yönetimi, akademisyenler, uzman hekimler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla düzenlenen çalıştayda sağlıkta yapay zekânın önemi, uygulama alanları, tanı ve klinik süreçlere etkisi ile gelecek perspektifi kapsamlı biçimde ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, sağlık hizmetlerinde yapay zeka destekli çözümlerin hız, doğruluk ve karar destek sistemleri açısından sağladığı katkılara dikkat çekerek, üniversite olarak sağlıkta dijital dönüşüm ve disiplinlerarası iş birlikleri çerçevesinde yürütülen çalışmalara önem verdiklerini ifade etti. Çalıştayın birinci oturumunda Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Muhammed Yıldırım, "Yapay Zekânın Önemi ve Sağlıkta Dijital Dönüşüm" başlıklı sunumuyla, sağlık ekosisteminde veri odaklı yaklaşımlar ve yapay zekâ temelli teknolojilerin rolünü değerlendirdi. Oturum kapsamında ayrıca, Doç. Dr. Serpil Aslan (Yazılım Mühendisliği), Dr. Öğr. Üyesi Dilber Çetintaş (Bilgisayar Mühendisliği), Doç. Dr. Feyza İnceoğlu (Tıp Fakültesi), Doç. Dr. Muhammed Serdar Buğday (Tıp Fakültesi) ve Doç. Dr. Ahmet Kadir Aslan (İnönü Üniversitesi) tarafından tıbbi görüntüleme ve yapay zekâ ile tanı sistemleri, sağlıkta istatistiksel yaklaşımlar, bilimsel araştırmalarda yapay zeka kullanımı ve yapay zeka ile klinik uygulamalar başlıklarında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Çalıştayın ikinci oturumu, MTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümlerinin çalışma grupları ile "Sağlıkta Yapay Zeka Destekli Teşhis Yaklaşımları" temasıyla gerçekleştirildi. Oturumda Doç. Dr. Muhammed Yıldırım ve Prof. Dr. Eser Sert ile Dr. Öğr. Üyesi Soner Kızıloluk ve Dr. Öğr. Üyesi Dilber Çetintaş (Bilgisayar Mühendisliği), Doç. Dr. Serpil Aslan ve Doç. Dr. Canan Batur Şahin (Yazılım Mühendisliği) ile Doç. Dr. Gürkan Kavuran ve Dr. Öğr. Üyesi Yağmur Ölmez (Elektrik-Elektronik Mühendisliği) tarafından; yapay zekâ tabanlı teşhis sistemleri, kullanılan yöntemler ve farklı klinik kullanım senaryoları çok yönlü olarak ele alındı. Çalıştay, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Sivas Güneşin konumuna göre renk değiştiren Kızılçan Gölü dondu Sivas’ta bulunan ve güneşin konumuna göre renk değiştiren Kızılçan Gölü, soğuk havanın etkisiyle dondu. Sivas’ın en büyük krater göllerinden biri olan Kızılçan Gölü’nde kartpostallık görüntüler oluştu. Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Canova köyüne yaklaşık 2 kilometre mesafede bulunan Kızılçan Gölü, özellikleri ile dikkat çekiyor. Uçsuz bucaksız arazide 100 metrelik bir çukurda yer alan Kızılçan Gölü, yaz aylarında turkuaz rengi ile Anadolu’nun nazar boncuğu olarak da adlandırılıyor. Kentin en büyük krater göllerinden birisi olan Kızılçan Gölü, son günlerde etkili olan soğuk hava nedeniyle dondu. Kar kalınlığının yer yer 30 santimetreyi bulduğu arazide kartpostallık görüntüler oluştu. Donan göl, havadan görüntülendi. "Suyun renginin değişmesiyle ünlü" Canova köyünde yaşayan Bekir Başar, "Şu anda Canova köyünün Güney kısmında bulunan Kızılçan Gölü’ndeyiz. Burası suyun renginin değişmesiyle ünlü botanik bir göldür. Güneşin tepedeki durumuna göre turkuaz, kahverengi ve siyaha yakın bir renk alabilir. Gölümüzün içerisinde çok büyük balıklar da mevcuttur. Yazın gelen misafirler bunları görebiliyor. Bu sene kış biraz ağır geçiyor. Ondan dolayı burası da dondu. Bu gölün çevresinde kamp yapılıyor, gelin ve damat çekimleri yapılıyor. Buranın çok güzel bir görüntüsü var. Bütün misafirlerimizi bekliyoruz" dedi.
Elazığ Uzman Dr. Serpil Arslan: "Eskiye nazaran bir değişim var, grip vakalarımız çok ağır geçiyor" Eskiye nazaran bir değişim olduğunu ve grip vakalarının çok ağır geçtiğini aktaran İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, "Grip eskisi gibi ilaç kullansak da kullanmasak da bir haftada geçer sözü maalesef gerçek değil. İlk 48 saat içerisinde başvurursak erken tedaviyle çok hızlı düzelme gösterebilir" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, kış mevsiminde sık görülen grip hastalığı hakkında bilgiler verdi. Grip hastalıklarının soğuk havalarla beraber görülme sıklığının arttığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Serpil Arslan, "Hatta vakalarda yaz dönemine göre 2 kat daha fazla artış var. Çünkü viral enfeksiyonlar 0-5 derece arası daha sık görülüyor. Aynı zamanda güneşten uzak olduğumuz ve soğuğun da etkisiyle vücut direncimiz düştüğü için vakalara kış aylarında daha sık rastlıyoruz. Bu yıl özellikle influenza vakalarını çok sık görüyoruz. İnfluenza da bildiğimiz klasik grip olarak başlıyor. Üşüme, titreme, kas ağrısı, eklem ağrısı, iştahsızlık ve bazen eşlik eden bulantı ve kusma aynı zamanda öksürük ve hapşırma kendini gösteriyor. Korunmak için kapalı ortamlarda özellikle de kalabalık ortamda çok fazla vakit geçirmemek gerekiyor. El hijyenine sık bir şekilde dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca mümkünse hasta belirtileri gösteren kişilerin kendini koruması, maske takması ve salgınlı kişilerden uzak durması gerekiyor. Damlacık yoluyla bulaşan bir rahatsızlık olduğu için yayılımı çok hızlı. Bu konuda dikkat etmeleri gerekiyor" diye konuştu. "Düzenli beslenme ve bol sıvı tüketmek de direncimizi güçlendirmek açısından çok önemlidir" diyen Uzman Dr. Arslan, "Eskiye nazaran bir değişim var. Grip vakalarımız çok ağır geçiyor. Grip eskisi gibi ilaç kullansak da kullanmasak da bir haftada geçer sözü maalesef gerçek değil. İlk 48 saat içerisinde başvurursak erken tedaviyle çok hızlı düzelme gösterebilir. Çünkü vakalar 3 günden sonra ağırlaşabiliyor. Özellikle immün yetmezliği olan kronik hastalığı olan vatandaşlarımızda bu olay sinüzit, bronşit ve zatürreye kadar ilerleyebiliyor. Özellikle yaşlı hastalar, genel durumu düşkün ve kronik hastaların ilk 24 hatta 48 saat içerisinde hastanelere başvurmalarını istiyoruz. Özellikle kronik rahatsızlığı olan diyabet ve kalp rahatsızlığı olan hastalarımızın bronşit ya da zatürre gibi daha kötü bir sonuçla karşılaşmamak için grip sezonundan önce mutlaka grip aşılarını yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Gençler immünetesini yükseltecek sağlıklı beslenme, düzenli uyku, kalabalık ortamlardan uzak durma şeklinde kendilerini koruyabilirler. Grip hastalığına çocukluk döneminde ve özellikle 65 yaş üstü dirençleri daha düşük olduğu için daha rahat yakalanıyorlar. Bunların ekstra dikkat etmesi gerekiyor. Kış mevsimine uygun giyinmeleri lazım. Terleyip soğumamaları gerekiyor. Günlük C vitamini mutlaka almaları gerekiyor. Bunu mümkünse taze sıkılmış meyve sularından elde etmeleri gerekiyor. Bunun yanında bol su tüketmeleri de gerekiyor. Kronik rahatsızlığı kalp, diyabet, tansiyon ve KOAH’a ekstra dikkat etmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu.