POLİTİKA - 03 Ocak 2026 Cumartesi 15:51

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılında ihracat rekoru kırıldı

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılında ihracat rekoru kırıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde "2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması" programında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık" dedi. Erdoğan, "Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız toplam 273,4 milyara dolara ulaştı. 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde 2025 yılı ihracat rakamlarının açıklandığı programda açıklamalarda bulundu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dış ticaret dahil ekonominin bütün alanlarında belirlediğimiz hedeflerin küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi, ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların her ülke gibi Tükiye’de de yansımaları oluyor. Uluslararası sistem, özellikle BMGK yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazze’li mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımıza sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Ortadoğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma Rus-Ukrayna savaşı. Savaş 5. yılına girmek üzere. Orada da yüzbinlerce insan öldü. Bu savaşın bir an önce adil ve sürdürülebilir barışla sona erdirilmesi samimi temennimizdir. Biz her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Biz ne rol ne şov yapma peşindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı. Bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır. Kavga ile kaybetmek yerine dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Biz herkesin hayrına olacak ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerimizi biraz daha yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı.


"Yüzünü Ankara’ya dönen kazanır"


Türkiye’yi yanına alanın kazacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kaldı. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense de bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alanlar kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir" dedi.


İhracatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru


Tüm karalama kampanyalarına rağmen büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılının 3. çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık. Belediyeleri arpalığa çevirenleri yargıdan kurtarmak için milli markaları boykot çağrısı yapan, sokaklarımızı terörize eden, yurt dışında ülkemizi kötüleyen ve maalesef tek amacı Türk ekonomisine zarar vermek olan muhalefetin sorumsuzluklarına rağmen başardık. Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında geçen seneye göre 3 milyar artış sağladık. 273,4 milyar dolara ile yeni bir rekora imza attık. 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik. 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz" şeklinde konuştu.


İhracatta İlk 5’teki İller


İhracatta ilk 5’teki isimleri açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En fazla ihracat yapan 5 ilimiz ise; 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci, 35,2 milyar dolar ile Kocaeli 2., 23,6 milyar dolar ile İzmir 3., 20 milyar dolar ile Bursa 4. 13,2 milyar dolar ile Tekirdağ 5. olmuştur. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. Otomotiv sektöründe yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın 4., dünyanın 12. en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektöründe ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı. Bir diğer gurur kaynağımız Savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya ile varılan HÜRJET tedarik anlaşmamız ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. Savunma ihracatında 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi. Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük 5. ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupalı dostlarımızın ekonomik güvenlik kavramı ile bazı sektörlerdeki korumacı tedbirlerini ve yasal hazırlık süreçlerini yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliğinden korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz. Tek taraflı düzenlemeler karşısında sanayimizin rekabet gücünü özellikle koruyacak her türlü adımı atmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Avrupa pazarının yanı sıra 2025 yılında ihracatımız İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleriyle 73,7 milyar dolar. Türk Devletleri Teşkilatı ile 11 Milyar dolar, Avrupa Birliği üyesi olmayan Balkan ülkelerine 5,6 milyar dolar. Amerika, Kanada, Meksika ile 19,2 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımız da çok iyi gitti. 2025 hedefimizi 121 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolar ile Eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yılsonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır. Geçen seneki hedefimizin üzerine çıkmayı başardık. Cumhuriyet tarihimizin en yüksek rakamını ülkemize, milletimize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum" açıklamasında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da kırsal mahalleler için ’Köy Fırınları Projesi’: 10 fırın inşa edildi Samsun Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerde sosyal yaşamı güçlendirmek ve geleneksel kültürü yaşatmak amacıyla Köy Fırınları Projesini hayata geçirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Amacımız, kırsal alanlarımızı desteklerken, geleneklerimizi de gelecek nesillere aktarmaktır" dedi. Kırsal kalkınmaya önem veren ve bu alanda yaptığı çalışmalar, verdiği desteklerle dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediyesi, ’Köy Fırınları Projesi’ ile yüzleri güldürdü. Proje kapsamında Havza ilçesinde 9, Çarşamba ilçesinde 1 olmak üzere toplam 10 köy fırını inşa edildi. Yine proje kapsamında 3 mahallede bulunan mevcut köy fırınlarının bakım ve onarımı gerçekleştirildi. "Kırsal kalkınma hedefi ile çalışmalarımız devam ediyor" Kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve yerel üretimi desteklemek amacıyla başlatılan proje ile ilgili konuşan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Kırsal kalkınma hedefi ile çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Bir taraftan üreticilerimizi destekliyor, bir taraftan mahallelerimize dokunuşlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda mahallelerimize fırınlar kazandırıyoruz. Modern yapıda tasarlanan fırınlar ile insanımıza ekmeğini ya da diğer unlu mamullerini kendi mahallelerinde yapabilme imkanı sunuyoruz. Köy fırınları, mahallelerimizin sosyal dokusunu güçlendiren, kültürümüzü ve dayanışmayı da yaşatan merkezlerdir. Amacımız, kırsal alanlarımızı desteklerken, geleneklerimizi de gelecek nesillere aktarmaktır" diye konuştu.
Denizli Veremde erken tanı, doğru ve düzenli tedavi hayati önem taşıyor Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Verem Savaş Dispanseri Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. H. Betül Abdüloğlu, 04-10 Ocak Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası dolayısıyla açıklamada bulunarak erken tanı, doğru ve düzenli tedavinin verem (tüberküloz) hastalığında çok önemli olduğunu vurguladı. Verem hastalığının (tüberküloz), başta akciğerler olmak üzere birçok organ ve dokuyu etkileyebilen bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. H. Betül Abdüloğlu, hastalık hakkında şu bilgileri verdi: "Mycobacterium tuberculosis isimli bakterinin neden olduğu verem hastalığı, genellikle solunum yoluyla alınan damlacıklar aracılığıyla bulaşır. Verem, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hızla ilerleyerek ölümcül olabilir; ancak erken tanı ve uygun antibiyotik tedavisiyle tamamen iyileştirilebilir. Hastalığın tedavisinde uzun süreli ve düzenli ilaç kullanımı çok önemlidir. Ayrıca, hastaların düzenli tedavisi ve çevrelerindeki insanlara bulaşmasını önlemek amacıyla koruyucu önlemlere dikkat etmeleri gerekir. Günümüzde, düzenli aşılamalar ve erken teşhis yöntemleri sayesinde hastalığın yayılma riski büyük ölçüde azaltılmıştır. Ancak dünya genelinde tüberküloz, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olması ve görülme sıklığı nedeniyle, küresel mücadele gerektiren önemli halk sağlığı sorunları arasında bulunmaktadır. Bu nedenle ülkemizde "Verem Eğitimi ve Farkındalık (Propaganda) Haftası" etkinlikleri 1947 yılından itibaren düzenlenmektedir. Her yıl, ocak ayının ilk pazar gününü izleyen hafta boyunca, verem hastalığı ve hastalıkla mücadele hakkında bilgilendirmeler yapılmakta, hastalığa kamuoyunun dikkati çekilmektedir" diye konuştu. Veremin, hasta kişilerin öksürme, hapşırma veya konuşma sırasında havaya saçtığı mikrodamlacıklar yoluyla bulaştığını ifade eden Abdüloğlu, belirtilerden birkaçının iki haftadan uzun sürmesi durumunda, mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiğini söyledi ve şöyle konuştu: "Verem enfeksiyonu, latent tüberküloz (gizli verem), kişinin mycobacterium tuberculosis bakterisiyle enfekte olduğu ancak güçlü bağışıklık sistemi sayesinde hastalığın aktifleşmediği, klinik, laboratuvar ve radyolojik tespitlerin görülmediği durumdur. Verem enfeksiyonu olan kişilerin yaklaşık %10’unda, yaşamlarının bir döneminde hastalık gelişebilir. Aktif verem ise bakterinin vücutta çoğalarak hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı aşamadır. Tedavisi genellikle 6 -9 ay sürer ve birden fazla antibiyotik kullanımını gerektirir. Hastaların tedaviyi yarım bırakmaması, bakterinin direnç kazanmaması için çok önemlidir. Veremin en yaygın belirtileri: iki haftadan uzun süren öksürük, kanlı veya balgamlı öksürük, göğüs ağrısı ve nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, gece terlemeleri, yüksek ateş veya hafif seyreden ateş, genel halsizlik ve yorgunluk, ses kısıklığı, lenf bezlerinde şişliktir (akciğer dışı tüberkülozda görülebilir). Özellikle risk grubundaki kişilerde (HIV pozitif hastalar, diyabet hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler) bu belirtiler daha erken dönemde ciddiye alınmalıdır. Akciğer dışı tüberküloz belirtileri, enfeksiyonun yerleştiği organa göre farklılık gösterir. Bulaşıcıdır ve hastalık belirtileri başlangıçta hafif seyredebilir, ancak tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilir. Bu nedenle erken teşhis ve uygun tedavi hayat kurtarıcı önem taşır. Verem tanı ve tedavisi verem savaş dispanserlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Doğrudan Gözetim Tedavisi (DGT) Tele DGT, Video DGT ile hastalığın ve hastaların takibi yapılmaktadır. Tedaviye başladıktan 15-20 gün sonra bulaşıcılık kaybolur. Bu nedenle verem şüphesi olan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması ve tedaviye başlaması hayati önem taşır. Türkiye genelinde 2024 yılı verem hastalığı insidansı yüz binde 10,4, Denizli’de ise 2024 yılı insidansı yüzbinde 7,8 olup Verem Savaş Dispanserinde 2024 yılında 87 hasta ve 2025 yılında da 95 yeni tüberküloz hastası saptandı" dedi.
Samsun ’Kolon kanseri taramaları hayat kurtarıyor’ Kolon kanserinin dünyada en sık görülen ve ölümcül seyredebilen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Gastroenteroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Özgür Ecemiş, "Kolon kanseri genellikle uzun süre belirti vermeden ilerler. Ancak erken evrede tanı konulduğunda tedavi şansı oldukça yüksektir. Bu nedenle tarama programları hayat kurtarıcıdır" dedi. Liv Hospital Samsun Gastroenteroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Özgür Ecemiş, kolon kanseri taramalarının erken tanı ve tedavi başarısı açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Kolon kanserinin, dünyada en sık görülen ve ölümcül seyredebilen kanser türleri arasında yer aldığını dile getiren Uzm. Dr. Özgür Ecemiş, "Kolon kanseri genellikle uzun süre belirti vermeden ilerler. Ancak erken evrede tanı konulduğunda tedavi şansı oldukça yüksektir. Bu nedenle tarama programları hayat kurtarıcıdır" diye konuştu. "Erken tanı tedavide başarı şansını artırıyor" Kolon kanserine yol açabilen poliplerin tarama testleri sayesinde erken dönemde tespit edilebildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Ecemiş, "Tarama sırasında tespit edilen poliplerin çıkarılması, kolon kanseri gelişme riskini büyük ölçüde azaltır. Erken tanı hem hastanın yaşam süresini uzatır, hem de yaşam kalitesini artırır" ifadelerini kullandı. "Kolon kanseri tarama yöntemleri" Kolon kanseri taramalarının farklı yöntemlerle yapılabildiğini belirten Uzm. Dr. Ecemiş, en sık kullanılan tarama testlerini şöyle sıraladı: "Gaita Gizli Kan Testi (GGK): Dışkıda gözle görülmeyen kanı tespit ederek polip ve erken evre kanserlerin tespit edilebilmesine yardımcı olur. Fekal İmmünokimyasal Test (FIT): GGK testine benzer ancak daha hassas bir yöntemdir. Kolonoskopi: Kalın bağırsağın tamamını görüntüleme imkânı sunan, poliplerin aynı seansta çıkarılabildiği en güvenilir tarama yöntemidir. Sigmoidoskopi: Kalın bağırsağın alt bölümünü incelemek amacıyla uygulanır. DNA Tabanlı Dışkı Testleri: Dışkıda kolon kanserine işaret edebilecek genetik değişiklikleri tespit edilebilmeye yönelik testlerdir." Kimler tarama yapılmalı Kolon kanseri taramalarının genellikle 45-50 yaşından itibaren önerildiğini belirten Uzm. Dr. Ecemiş, "Aile öyküsünde kolon kanseri bulunanlar, inflamatuvar bağırsak hastalığı olanlar ve genetik yatkınlığı bulunan bireyler taramalara daha erken yaşta başlamalıdır" şeklinde konuştu. "Düzenli tarama hayati önem taşıyor" Uzm. Dr. Ecemiş, kolon kanseri taramalarının belirtiler ortaya çıkmadan önce hastalığın tespit edilebilmesini sağladığına dikkat çekerek, "Yaşa ve risk faktörlerine göre düzenli tarama yaptırmak, kolon kanserine bağlı ölümleri azaltan en etkili yöntemdir. Erken tanı, tedavide başarıyı belirleyen en önemli faktördür" ifadelerine yer verdi ve taramaların ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Denizli Merkezefendi Kent Tiyatrosunun Ocak ayı oyun takvimi yayınlandı Merkezefendi Belediyesi Kent Tiyatrosunun Ocak ayında sahneleyeceği ilk oyunu "Piyonlar" 7 Ocak Çarşamba günü Merkezefendi Kültür Merkezi’nde oynanacak. Merkezefendi Belediyesi tarafından Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Ocak ayındaki oyun takvimi açıklandı. Tiyatro ekibi Ocak ayının ilk oyununu 7 Ocak Çarşamba günü oynayacak. Merkezefendi Kültür Merkezi’nde sergilenecek olan "Piyonlar" 7 Ocak Çarşamba günü saat 10.30’da başlayacak. Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun, Ocak ayındaki oyun takvimi ise şöyle; Tiyatro ekibi ardından ‘Zamanın Tohumları’ oyununu 9 Ocak Cuma günü saat 20.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Mızmız ve Boncuk Macera Peşinde’ oyununu 14 Ocak Çarşamba günü saat 10.30’da Yüzüncü Yıl Gençlik Merkezi’nde, ‘Nisan’ın Dokuma Tezgâhı’ oyunu 15 Ocak Perşembe günü saat 10.30’da Merkez Kütüphane’de, ‘Zamanın Tohumları’ oyununu 16 Ocak Cuma günü saat 20.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Piyonlar’ oyunu 18 Ocak Pazar günü saat 14.30’da Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Mızmız ve Boncuk Macera Peşinde’ oyununu 19 Ocak Pazartesi günü saat 14.30’da Yüzüncü Yıl Gençlik Merkezi’nde, ‘Nisan’ın Dokuma Tezgâhı’ oyununu 20 Ocak Salı günü saat 14.30’da Merkez Kütüphane’de, ‘Mızmız ve Boncuk Macera Peşinde’ oyununu 21 Ocak Çarşamba günü saat 14.30’da Yüzüncü Yıl Gençlik Merkezi’nde, ‘Bir Evlenme Teklifi - Ayı’ oyununu 23 Ocak Cuma günü saat 20.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Piyonlar’ oyununu 28 Ocak Çarşamba günü 14.30’da Merkezefendi Kültür Merkezi’nde ve Nisan’ın Dokuma Tezgâhı’ oyununu 30 Ocak Cuma günü saat 14.30’da Merkez Kütüphane’de gerçekleştirilecek. Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Ocak ayı oyun takvimi belediyenin resmi internet sitesi üzerinden paylaşıldı. Vatandaşlar, toplu rezervasyonlu oyunlar için 444 8 662 numaralı çağrı merkezinden, online rezervasyon için sistem 5 gün açık olup, www.merkezefendi.bel.tr adresinden rezervasyon yapabilecek.