GÜNDEM - 03 Ocak 2026 Cumartesi 14:26

Çığ felaketinden kurtulan çoban o anları anlattı

A
A
A

Artvin’in Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyü Aksu Dağı bölgesinde 31 Aralık Çarşamba günü yaşanan çığ felaketinden kendi imkanlarıyla kurtulan 3 çobandan biri olan İrfan Yazıcı, arkadaşlarına yardım için sürüye eşlik ettiğini belirterek, "Köpekler havladı. Murat ağabeyin çığlığını duydum. Az aşağıya indiğimde Murat ağabeyim ağlıyordu. İrfan gittiler dedi. O anda telefona sarıldım" dedi.

Artvin’in Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyü Aksu Dağı bölgesinde meydana gelen çığ felaketinde, sürülerini yayladan köye indirmeye çalışan 6 çoban ile yaklaşık bin 200 küçükbaş hayvan çığa maruz kaldı. Çobanlardan 3’ü kendi imkanlarıyla kurtulurken, çığ altında kalan 3 çoban için başlatılan arama kurtarma çalışmalarında Suat Temel ve Afganistan uyruklu Kerimullah Azizulla’nın cansız bedenine ulaşılmıştı. Sabah saatlerinde bölgede meydana gelen yeni çığ riski nedeniyle arama ve kurtarma çalışmalarına ara verilirken, çığ felaketinden kurtulan 3 çobandan biri olan İrfan Yazıcı o anları anlattı.

"Aşırı derecede soğuk olduğu için donma riskimiz vardı"

6 arkadaş sürüyle yola çıktıklarını belirterek İrfan Yazıcı, "Arkadaşlar rica etmişti ben de yardım amaçlı gittim. 6 arkadaş sürüyle yola çıktık. Tepeden aşağıya doğru geliyorduk ben en arkadaydım. Koyunlar düştüğü için ben geride kaldım normalde öndeydim. Yolu yarılamıştım. Köpekler havladı. Murat ağabeyin çığlığını duydum. Az aşağıya indiğimde Murat ağabeyim ağlıyordu. İrfan gittiler dedi. O anda telefona sarıldım. 112 Acil servisi ve arkadaşlarımı aradım. Kendi imkanlarımla köye geldim. Aşırı derecede soğuk olduğu için donma riskimiz vardı. Normalde de o yolu kullanıyorduk. Hava şartlarının hesabını yapmamız gerekirdi" ifadelerini kullandı.

Şafak Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Verem erken tanı ve düzenli tedaviyle tamamen iyileşiyor Manisa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Ömer Doğan, Verem Farkındalık ve Eğitim Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, verem hastalığında erken tanının ve düzenli tedavinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Verem Farkındalık ve Eğitim Haftası kapsamında vatandaşları bilgilendirmek istediklerini belirten Uzm. Dr. Ömer Doğan, "Verem, erken tanı ve düzenli tedaviyle tamamen iyileşebilen bir hastalık olmasına rağmen, belirtiler göz ardı edildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir" dedi. Öksürük süresine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, "Yeterli tedaviye rağmen 2-3 haftadan uzun süren öksürük, kanlı balgam çıkarma, gece terlemeleri, ateş ve halsizlik gibi şikayetleri olan hastalarımızın mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına ya da Verem Savaş Dispanserlerine başvurmalarını öneriyorum. Bu belirtiler verem hastalığının habercisi olabilir ve kesinlikle ihmal edilmemelidir" ifadelerini kullandı. Verem tanısının genellikle akciğer grafisi ve balgam testi ile konulduğunu belirten Doğan, "Bu tetkiklerle yeterli ayrımı yapamadığımız durumlarda gerekli ileri tetkikleri devreye alıyoruz. Erken tanı sayesinde tedavi süreci hem daha kolay hem de daha başarılı ilerliyor" diye konuştu. Verem tedavisinin Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak sunulduğuna da dikkat çeken Uzm. Dr. Ömer Doğan, "Düzenli tedavi ile verem hastalığı tamamen iyileşebilmektedir. Şikayetleri olan kişilerin geç kalmadan sağlık kuruluşlarına başvurması, hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır" dedi.
Amasya Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Hamit Kaplan, vefatının 50. yılında anıldı Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu güreşçi Hamit Kaplan, vefatının 50. yılında memleketi Amasya’nın Hamamözü ilçesindeki mezarı başında anıldı. 5 Ocak 1976’da Çorum’da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Hamit Kaplan için mezarı başında anma programı düzenlendi. Protokol üyeleri, ailesi ve sporcular dualar ettikleri Kaplan’ın müzeye dönüştürülen evine de ziyarette bulundu. "Nasıl dimdik durulacağını Hamit Kaplan’dan öğrendik" 175 kez milli mayoyu giyen Hamit Kaplan’ın çalışkanlığı, azmi ve spor ahlakıyla Türk güreşinde bir ekol olduğunu belirten eski Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Mahmut Demir, "Hamit Kaplan yalnızca bir şampiyon değil bizlerin yolunu aydınlatan bir ekoldür. Biz mindere her çıktığımızda, onun taşıdığı ay-yıldızlı formanın sorumluluğunu omuzlarımızda hissettik. Kazanmayı ondan öğrendik. Ama daha önemlisi nasıl kazanılacağını, nasıl dimdik durulacağını, nasıl mütevazı kalınacağını Hamit Kaplan’dan öğrendik" dedi. Geçen yüzyılda ağır sıklette iki olimpiyat şampiyonu Amasya’dan çıktı Geçen yüzyılda ağır sıklette iki olimpiyat şampiyonunun Amasya’dan çıktığına işaret eden Demir, "Bu gurur Amasya’mıza aittir. Bu vesileyle Türk güreşine ömrünü adamış büyük ustamızı, efsane şampiyon Hamit Kaplan’ı rahmetle anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Mekânı cennet, ruhu şad olsun" diye konuştu. Törende, Hamamözü Kaymakamı Ertuğrul Arslan, Hamamözü Belediye Başkanı Cihan Demir, Hamit Kaplan’ın oğlu Atilla Kaplan, protokol üyeleri ve sporcular da yer aldı.
İzmir İZBETON kooperatif davasında Tunç Soyer ve diğer sanıklar hakim karşısında İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’deki "kooperatif işlerinde usulsüzlük" iddiaları kapsamında açılan davada, aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de bulunduğu 65 sanık 4. duruşmada hakim karşısına çıktı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen ve kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarını içeren davanın görülmesine devam edildi. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen davada, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve İZBETON AŞ eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ile diğer sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları da hazır bulundu. "Adımın lekelenmeye çalışılmasını reddediyorum" Hakim karşısında savunma yapan tutuklu sanık eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, bilirkişi raporunun kendi dönemlerine yönelik şaibe algısı oluşturduğunu savundu. 5 yıllık görev süresinde bütçe yönetiminde hassas davrandığını belirten Soyer, "Bilirkişi heyeti; inşaatların şu an fenni kurallara uygun olduğu tespiti yaparak yine mevcut belediye yönetimini aklamaya ve bizim dönemimizde yapılan inşaatlarla ilgili olarak da ortada bir şaibe algısı bırakmaya gayret etmiş. Ben 5 yıl boyunca 110 milyardan fazla bütçe yönettim. Buna ek olarak İzmir’e dışarıdan 1 milyar Euro, yani bugünün parasıyla 48 milyar lira finansman getirdim. Tek kuruş İzmir’in hakkını kimseye yedirmedim. Bu kadar emeğim karşılığında adımın bu iftiralarla, suçlamalarla lekelenmeye çalışılmasını reddediyorum" dedi. "Bu davanın neresi hukuki" Başka bir dosyadan dolayı tutuklu bulanan CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ise bilirkişi incelemelerinde beyanlarının dikkate alınmadığını öne sürdü. Aslanoğlu, "Bizim burada anlattıklarımız bir işe yarıyor mu? Biz günlerce anlattık. Bu bilirkişiler anlattıklarımızdan bir kelime koymaz mı? Demek ki boşuna anlatmışız. Bu dava hukuki, hukuki diyorlar. Bu davanın neresi hukuki?" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık İZBETON AŞ eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya da mahkemeden taleplerini ileterek, "İZBETON AŞ ile ilgili 2 talebim var. Kooperatiflerden alınan teminatlar ne durumda? Eğer zarar varsa kooperatifler bu zararı tahsil etti mi? İZBETON AŞ bu soruların yanıtını vermeli" diye konuştu. Duruşmaya öğle arası verildi. Soruşturma süreci 1 Temmuz’da başladı İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da düğmeye basıldı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan soruşturmada, "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, aralarında dönemin Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 139 şüpheli yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60’ı tutuklanırken, süreç içerisinde yapılan itirazlar ve duruşmalarla tutuklu sayısı değişti. 45 yıla kadar hapis istemi Hazırlanan ve İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede; Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe-Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı belirtildi. Dosyada 449 mağdur ve 7 müştekinin yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ de "suçtan zarar görenler" olarak yer aldı. Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve bu suçlara teşebbüs gibi çeşitli suçlamalardan 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Önceki duruşmalarda 9 tahliye Eylül ayında başlayan yargılama sürecinin ilk duruşmasında İZBETON AŞ Yönetim Kurulu üyeleri Levent İşler, Sevcan Tınaztepe, Orhan Sertaç Dölek, Mehmet Gürhan Özata ve eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Alphan Bozan tahliye edildi. Ekim ayındaki 2. duruşmada ise Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç ve Hüseyin Şimşek tahliye olurken; Aralık ayındaki 3. duruşmada mahkeme Barış Karcı’nın tahliyesine, Şenol Aslanoğlu’nun ev hapsinin kaldırılmasına, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’nın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti. Soyer’e ’zimmet’ suçlamasıyla ikinci tutuklama Öte yandan ana dava devam ederken, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ndeki zimmet iddialarına yönelik ayrı bir soruşturma daha yürütüldü. İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 26 Aralık’ta düzenlenen operasyon sonrası 29 Aralık’ta adliyeye sevk edilen şüpheliler hakim karşısına çıktı. Tutukluluk halleri devam eden Tunç Soyer ile İZBETON AŞ eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, iş insanları Burak Bakır ve Yıldırım Kuruoğulları "zimmet" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.