KÜLTÜR SANAT - 22 Şubat 2026 Pazar 09:35

Ramazan sofralarının yıldızı: Atom tatlısı

A
A
A
Ramazan sofralarının yıldızı: Atom tatlısı

Samsun’un geleneksel lezzetlerinden biri olan ve Ramazan ayında daha fazla talep gören atom tatlısı, iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Fırın ustaları, Ramazan’da artan talebi karşılamak için fazla mesai yapıyor.


Fırın ustalarının yoğun mesai harcadığı atom tatlısı; yumurta akı, şeker ve sudan hazırlanıyor. Her yaş grubunun sevdiği bu tatlı, Ramazan ayında daha fazla ilgi görüyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan ve özel bir aparatla şekil verilen atom tatlısı, gevrek yapısı ve hafif bir tatlı olmasıyla biliniyor. Samsun halkı, bu özel lezzeti iftar sofralarında sıklıkla tercih ediyor. Samsun’a özgü olan tatlı, yerli ve yabancı turistler tarafından da beğenilirken, bilinirliği her gün kulaktan kulağa yayılıyor.


Samsun’da 20 yılı aşkın süredir atom üreten usta Ramazan Belik, "Atom, Samsun’a özgü bir Ramazan tatlısı. Belki de başka illerde bu lezzeti bilen yoktur. Bu tatlı tamamen doğal malzemelerden yapılıyor. İçerisinde hiçbir katkı maddesi yok. Şeker, su ve yumurta beyazı kullanarak bu mükemmel tatlıyı üretiyoruz. Vatandaşlar atoma Ramazan’da yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle iftara yakın saatlerde görenlerin canı çekiyor. Alıp, iftardan sonra da evlerinde yiyorlar. Atom, lezzetli olduğu kadar çok uygun fiyatlı bir tatlı. Samsunlu olup da başka şehirde yaşayanlar, ikamet ettikleri şehre giderken bu tatlıyı götürüyorlar. Bilmeyen insanlar da atomu tadıp beğeniyor ve Samsun’a yolu düştüğünde almadan memleketlerine gitmiyorlar" dedi.


"Geceleri 3-4 saat uyuyup, günde 10 bin atom yapıyoruz"


Artan talep nedeniyle geceleri az uyuyup atom ürettiklerinin altını çizen Belik, "Ramazan’da adetini sayamayacak kadar çok atom yapıyoruz. Kaç kazan yaptığımızı bile sayamıyoruz. Aşırı yoğun bir taleple karşı karşıyayız. Gece gündüz atom yapıyoruz. 3-4 saatlik uykuyla duruyoruz. Böyle bir tempoda çalıştığımızda günde 10 bin adede kadar atom yapıyoruz. Simit 240 derecede yoğun ateşte pişerken, atom ise 170 derecede ve ateş olmadan tam 1 saatte pişiyor" diye konuştu.


Samsun’dan memleketine dönen vatandaşlar tarafından Türkiye’nin farklı illerine taşınan atom tatlısı, her Ramazan ayında bilinirliğini artırmaya devam ediyor. Atomun fiyatı ise boyutuna göre 5 TL ile 20 TL arasında değişiyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Meslek lisesi öğrencilerinin el emeği ürünleri döner sermayeye kazandırılacak Karabük’ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor. Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli mobilya ürünleri hazırlıyor. Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye, masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri birebir deneyimleme imkanı yakalıyor. Okul Müdürü Muammer Demirtaş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda 3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi. Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır. İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu ediyoruz" diye konuştu. Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi. Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgâhlarda modern üretim tekniklerini de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekâri uygulamalarıyla öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti. Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz, "Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu. Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti. Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."
Eskişehir Eskişehir’de Hacı Abdil Yiğit Camii dualarla hizmete açıldı Odunpazarı Müftülüğü bünyesinde olan ve yapımı tamamlanan Hacı Abdil Yiğit Camii, il ve ilçe protokolünün katılımıyla düzenlenen törenle ibadete açıldı. Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde hayırseverlerin katkılarıyla inşa edilen Hacı Abdil Yiğit Camii için açılış merasimi düzenlendi. Öğle namazı öncesinde gerçekleştirilen programa Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, İl Müftü Yardımcısı Faruk Latifoğlu, Odunpazarı İlçe Müftüsü Hamdi Uzunharman ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan tören, yapılan protokol konuşmaları ve duaların ardından kurdele kesimiyle tamamlandı. Açılışta konuşan Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, camilerin mahalle merkezindeki stratejik önemine vurgu yaparak, bu yapıların sadece ibadetle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Camilerin gençlik hizmetleri ve iftar programlarıyla tüm mahalleye hizmet vereceğini ifade eden Gül, "Ramazan, Cami ve Hayat" teması ekseninde camilerin sosyal hayatın merkezi olduğunu hatırlattı. Müftü Gül, konuşmasının ardından caminin yapımına emek veren merhum Hacı Abdil Yiğit’in eşi Hacı Kezban Yiğit’e bir teşekkür plaketi takdim etti. İl Müftü Yardımcısı Faruk Latifoğlu’nun yaptığı açılış duasının ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek cami hizmete girdi. Açılışın ardından hep birlikte kılınan öğle namazı sonrası cemaat toplu musafaha ile bayram havasında tebrikleşti. Tören, yaklaşık 800 kişilik yemek ikramıyla sona erdi.
İzmir İzmir ulaşımında akıllı adım: Garajlar dijitalleşiyor ESHOT Genel Müdürlüğü, Garaj Yönetim Sistemi ile otobüs parklanmasını dijital altyapıya taşıdı. Yeni uygulama sayesinde araç yerleşimi sistemli hale getirilirken, operasyonel verimlilik ve zaman tasarrufu hedefleniyor. ESHOT Genel Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşımda dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay liderliğinde hız kazanan teknoloji temelli hizmet anlayışı kapsamında Gaziemir Beyazevler Garajı’nda hayata geçirilen Garaj Yönetim Sistemi, otobüs parklanmasını dijital ve sistematik bir yapıya taşıdı. Başkan Tugay da Gaziemir’deki Beyazevler Garajı’nı ziyaret ederek çalışmaları inceledi. Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, ESHOT Genel Müdürü Övünç Özgen ve ilgili bürokratlar eşlik etti. Otobüs parkında otomatik sistem Yeni sistem sayesinde garaj içindeki park düzeni yazılım destekli olarak planlanıyor; araçların hangi peronda ve hangi sırayla konumlanacağı anlık olarak takip ediliyor. Otobüslerin boyutları, hat planları ve garajdan çıkış saatleri dikkate alınarak en uygun park düzeni otomatik olarak oluşturuluyor. Böylece hem zaman kaybının hem de operasyonel aksaklıkların önüne geçilmesi hedefleniyor. Yapay zeka destekli planlama ile maksimum verim Çalışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Cemil Tugay, dijital altyapının güçlendirilmesinin toplu ulaşımda verimliliği artıracağını vurguladı. Teknolojinin kamu hizmetine entegrasyonunun önemine dikkat çeken Başkan Tugay, "Çalışanlarımıza yakışan sistemli ve çağdaş bir altyapıyı kentimize kazandırıyoruz. Bu tür yatırımları yaygınlaştırarak daha düzenli, daha verimli ve daha güçlü bir ulaşım sistemi kurma hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Sistemin odağında vatandaş memnuniyeti var Beyazevler Garajı Parklanma ve Depolama Alanı yeniden yapılandırılarak filonun planlı, güvenli ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlayan entegre bir operasyon sahasına dönüştürüldü. Her otobüs için özel park şeritleri oluşturulurken, düzensiz park kaynaklı zaman kaybı ve operasyonel riskler ortadan kaldırıldı. Bu sistem sayesinde "ölü kilometre" olarak adlandırılan yolcusuz ulaşımın azaltılmasıyla akaryakıt verimliliğinin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve kamu kaynağının daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Akıllı parklanma sistemi, ESHOT otobüslerinin sabah ve gün içi seferlerini daha düzenli ve sistematik hale getirerek özellikle yoğun saatlerde yaşanabilen gecikmeleri azaltmayı hedefliyor. Bu düzenlemenin Gediz Atölyesi’nde de operasyonel rahatlama sağlaması, bakım-onarım kapasitesini artırması ve araçların hizmete hazırlık süresini kısaltması hedefleniyor. Vatandaş memnuniyetini odağa alan uygulamayla daha planlı sefer organizasyonu ve daha istikrarlı bir toplu ulaşım hizmeti sunulması öngörülüyor.
Eskişehir 170 kilodan 95’e düşen genç: "Abur cuburdan kesinlikle uzak durun" Eskişehir’de geçirdiği tüp mide operasyonu ve uyguladığı sıkı diyet sonrasında 170 kilodan 95 kiloya düşen 23 yaşındaki Umut Kaya Kamacı, abur cubur yediğine pişman olduğunu ve çocuklara da paketli gıdalardan uzak durmaları gerektiği konuda tavsiyelerde bulundu. Eskişehir’de yaşayan Umut Kaya Kamacı, 1 buçuk yıl önce 170 kilo iken bu durumdan duyduğu rahatsızlık sonrası zayıflamak için harekete geçti. 170 kiloyken nefes alırken dahi yorulan genç, daha kaliteli yaşamak için uzman bir görüşten yardım almak istedi. Özel Ümit Batıkent Hastanesi’ne giden Umut Kaya Kamacı, hastanenin Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Emre Danış, ile tanıştı. Yapılan tetkikler sonrasında Kamacı’ya tüp mide ameliyatını uygulanmasına karar verildi. 15 ay önce yapılan ameliyat sonrasında, Op. Dr. Yunus Emre Danış’ın verdiği diyet ve spor programına sıkı sıkıya uyan Umut Kaya Kamacı, yüzde 90’nı yağdan olarak 75 kilo vermeyi başardı. Bu sürede neredeyse hiç kas kaybı yaşamayan Kamacı, 95 kilo olarak hayatına devam ediyor. Gençlere sağlık beslenme tavsiyesinde bulundu Duygu ve düşünce yapısından yaşayış biçiminin birçok noktada olumlu bir şekilde ameliyattan etkilediğini belirten Umut Kaya Kamacı, sağlıklı hayatı herekse tavsiye ediyor. Geçmişte cips, kola ve birçok sağlık gıdayı sıkça tükettiğini belirten Kamacı, gençlere kötü tecrübelerinden yola çıkarak tavsiyelerde bulundu. Ambalajlı gıdaların kesinlikle gençlerin uzak durması gerektiğine değinen Umut Kaya Kamacı, sağlık hayat için meyve ve spor önerisinde bulundu. "Yaklaşık 75 kilo kaybımız var" Konuyla alakalı konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Emre Danış, "Umut, yaklaşık 15 ay önce ameliyat ettiğimiz bir hastamız. Kendisini yaklaşık 170 kiloyken ameliyat ettik ve Umut’a ’sleeve gastrektomi’ dediğimiz tüp mide ameliyatını uyguladık. Umut, hikayesiyle de gerçekten çok başarılı bir hasta; çok dramatik bir değişiklik yaşadı. Yaklaşık 75 kilo kaybımız var ancak bu kaybın neredeyse yüzde 90’ını yağdan verdik. Süreci hiç kas kaybı yaşamadan tamamladı; bu da tamamen Umut’un başarısıdır. Obezite cerrahisinde sonuçlar aslında çok çarpıcı oluyor. Halkın ve toplumun bildiğinin aksine, bu ameliyatlardan sonra çok ciddi değişimler yaşıyoruz. Tabii burada hasta uyumu da çok önemli; Umut da bu uyumun en güzel örneklerinden biri. Kendisini ayrıca tebrik ediyorum. Her hastada olduğu gibi sonuçta bu ciddi bir ameliyat olduğu için bir korku yaşanıyor, Umut’ta da bu korku vardı. Ancak hastalar kilo verdiklerini ve sarf ettikleri çabanın karşılığını aldıklarını gördükçe öz güvenleri kesinlikle yerine geliyor. Umut’ta da bu değişikliği çok ciddi bir şekilde gördük. Şu anda gördüğünüz gibi zaten gayet genç bir delikanlı ve hayatından mutlu bir hastamız var" dedi. "Vücut kitle endeksinin 40’ın üzerinde olması gerekiyor" Tavsiyelerde bulunan Op. Dr. Yunus Emre Danış şöyle devam etti; "Obezite cerrahisinin bütün dünyada ve ülkemizde çok net kuralları mevcut. Bu kurallar Sağlık Bakanlığı’nın yönetmeliği tarafından çerçevelenmiş durumda. Ek hastalığı olmayan obezite hastaları için vücut kitle endeksinin 40’ın üzerinde olması gerekiyor. Eğer tansiyon, şeker, kolesterol veya uyku apnesi gibi yandaş bir hastalık varsa bu kriter 35’in üzeridir. Biz de bu kriterlerle hareket ediyoruz. Ameliyat sonrası, özellikle sleeve gastrektomi sonrası protein odaklı beslenme bizim için çok önemli. Bu geçici bir dönem değil, ömür boyu devam etmesi gereken bir beslenme şeklidir. Umut’ta da şu an bunu devam ettiriyoruz. Hastalar bu ameliyattan sonra zaten 4-5 lokmayla doydukları için günde 7-8 öğün şeklinde besleniyorlar. Günde mutlaka 35-40 grama kadar protein tüketmesi gerekiyor. Umut’un rutin kontrolünü bitirdik ama bundan sonra da yılda bir kez hem beslenme hem de kilo takibi açısından kendisini izlemeye devam edeceğiz." "İçimden bir Umut daha çıktı diyebiliriz" 170 kilodan 95 kiloya düşen Umut Kaya Kamacı süreçle alakalı, "Önceden geceleri uykum olmadığı için çok yorucu bir hayatım vardı. Bu nedenle ameliyat olmaya karar verdim ve şu anda artık her şey düzelmiş durumda. Eskiden yürürken bir adım atınca bile yoruluyor, ter içinde kalıyordum; nefes alamadığım için gece uykularım yoktu. Şu anda hepsini düzeltmiş durumdayız. İnsanların bakışı eskiden farklıydı, değişik bakıyorlardı. Kilodan dolayı artık bunalıma girmiştim ve bundan çıkmam gerektiğini düşünüyordum. Ameliyat olup 75 kilo verdim; şu anda içimden bir Umut daha çıktı diyebiliriz" diye konuştu. "Kola, cips ve çikolata gibi şeyleri kesinlikle yememelerini öneririm" Gençlere tavsiyelerde bulunan Kama, "Ameliyat olduktan sonra doktorumuzun dediği her şeyi uyguladım. Diyetime sadık kaldım, sporumu hiç bırakmadım ve hâlâ da devam ediyorum. Bu süreçte bunlar çok önemli. Gençler olarak paketli gıdaları çok yiyor, fazla şekerli ve kalorili besleniyoruz. Bunları azaltmak ve doğal gıdalarla beslenmek gerekiyor. Sporu kesinlikle aksatmamalıyız; herkese bunlara dikkat etmelerini tavsiye ediyorum. Kola, cips ve çikolata gibi şeyleri kesinlikle yememelerini öneririm. Ben 15 aydır ağzıma bunları sürmedim. Bir yerden sonra vücut zaten bunları istemiyor. Artık meyve yiyorum, ayran ve süt içiyorum; daha doğal şeylerle besleniyorum" ifadelerini kullandı.
Erzurum Oltu Belediyesi günlük 500 kişiye iftar yemeği veriyor Erzurum’a bağlı Oltu ilçesinde belediyesi, Ramazan Ayı dolayısıyla sosyal tesislerinde kurduğu iftar programıyla her gün yaklaşık 500 kişiye üç çeşit yemek ikram ediyor. Ramazan çadırı konseptiyle düzenlenen organizasyon, ilçe halkından yoğun ilgi görüyor. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, iftar programlarında vatandaşlarla bir araya gelerek yemekleri kendi elleriyle dağıtıyor ve onlarla birlikte orucunu açıyor. Ramazan Ayı boyunca devam edecek uygulamanın özellikle üniversite öğrencileri tarafından memnuniyetle karşılandığı belirtildi. Öğrenciler, üç çeşit iftar yemeği sunulmasının kendileri için önemli bir destek olduğunu ifade ederek Başkan Çelebi’ye teşekkür etti. Başkan Çelebi, yaptığı açıklamada Ramazan ayına ulaşmanın huzurunu yaşadıklarını belirterek, "Bu sene de Ramazan’a eriştik, Mevla’ya hamd olsun. Her yıl olduğu gibi bu yıl da sosyal tesislerimizde günlük yaklaşık 500 kişiye yemek veriyoruz. Ayrıca toplam 70 aileye dağıtılmak üzere hazırladığımız yemekleri Ramazan boyunca ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştırıyoruz. Mevla’ya şükürler olsun bize bu imkânı verdi. Bizler de elimizdeki imkânlarla halkımızla birlikte olmaya gayret gösteriyoruz. İnşallah bizi daha nice Ramazanlara ulaştırır. Tüm hemşehrilerime hayırlı Ramazanlar, hayırlı iftarlar diliyorum" dedi. Belediyenin sosyal dayanışmayı artırmayı hedefleyen iftar programının Ramazan ayı boyunca aralıksız süreceği bildirildi