GÜNDEM - 22 Şubat 2026 Pazar 11:01

Meslek lisesi öğrencilerinin el emeği ürünleri döner sermayeye kazandırılacak

A
A
A
Meslek lisesi öğrencilerinin el emeği ürünleri döner sermayeye kazandırılacak

Karabük’ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor.


Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli mobilya ürünleri hazırlıyor.


Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye, masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri birebir deneyimleme imkanı yakalıyor.


Okul Müdürü Muammer Demirtaş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda 3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi.


Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır. İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu ediyoruz" diye konuştu.


Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı.


Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi.


Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgâhlarda modern üretim tekniklerini de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekâri uygulamalarıyla öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti.


Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz, "Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu.


Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti.


Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da Ramazan ayında ’hurma’ tezgahlarına yoğun ilgi Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Diyarbakır’da hurma satışlarında artış yaşanıyor. Hz. Muhammed’in (aleyhisselam) sünneti olan hurma ile oruç açma geleneğini sürdürmek isteyen vatandaşlar, iftar sofralarının vazgeçilmezi için çarşı ve pazarlara akın etti. Kent merkezindeki marketler, aktarlar ve semt pazarlarında farklı çeşitlerde hurmalar tezgahlardaki yerini aldı. Medine hurması başta olmak üzere Kudüs, İran ve Tunus hurmaları en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Esnaf, Ramazan’ın ilk günleriyle birlikte satışların belirgin şekilde arttığını ifade ederek, özellikle iftara yakın saatlerde yoğunluk yaşandığını belirtti. Vatandaşlar ise hem sünnet olduğu hem de uzun süren açlığın ardından vücuda hızlı enerji verdiği için hurmayı tercih ettiklerini söyledi. Fiyatların kalite ve çeşide göre değiştiğini belirten satıcılar, her bütçeye uygun hurma bulunduğunu söyledi. Sur ilçesi esnafı Ali Baran Çelik, Ramazan ayı dolayısıyla hurma satışlarının yükseldiğini söyledi. Çelik, "Vatandaşlarımız sünnet olduğu için ezan ilk okunduğunda oruçlarını ilk hurma ile açarlar. Hurma fiyatları ise 150 liradan başlıyor, 900 liraya kadar çıkıyor. Vatandaşlarımız genelde bütçesine göre alıyor. 200-400 lira arası hurmalar çoğunlukla tercih ediliyor" ifadelerini kullandı. Bir diğer esnaf Mehmet Şah Güçlü ise Ramazan ayından satışların arttığını bunun da kendilerini çok mutlu ettiğini aktardı. Güçlü, "Ramazan ayının sünneti olarak hurma ile iftarımızı açıyoruz. Herkesin Ramazan ayı mübarek olsun" şeklinde konuştu. Hurma almaya gelen vatandaşlardan Eyüp Baydan, orucun hurma ile açılmasının sünnet olduğunu ve kan şekerini dengelediğini söyledi. Baydan, "İlk olarak hurma ile iftarımı açıyorum" diye konuştu.
Antalya Jandarma trafik aracına çarpıp kaçtılar, yakalanınca ikisi birden ‘aracı ben kullanıyordum’ dediler Antalya’nın Manavgat ilçesinde kırmızı ışıkta bekleyen Alanya İlçe jandarma Trafik Tim Komutanlığı’na ait araca arkadan çarpan otomobil olay yerinden kaçtı. Jandarma ekipleri tarafından Ilıca’da ele geçirilen otomobilde bulunan ve alkollü oldukları belirlenen 2 kişi, aracı kendisinin kullandığını söyleyince toplam 104 Bin 893 TL para cezası uygulandı. Kazaya karışan Alanya İlçe Jandarma Trafik Tim Komutanlığı’na ait 07 JAA 739 plakalı aracın bakım için Manavgat Hyundai servisine bırakıldığı, bakımın tamamlanmasının ardından servis çalışanlarının test amaçlı sürüş yapması esnasında kazanın meydana geldiği bildirildi. Kaza; Alanya-Antalya D-400 Karayolunda yaşandı. Edinilen bilgiye göre Alanya istikametinden Antalya istikametine seyir halindeki sürücüsü belirlenemeyen 07 LU 773 plakalı otomobil, Sanayi Köprülü Kavşak yan yolda kırmızı ışıkta duran Mustafa T.’nin kullandığı Alanya İlçe Jandarma Trafik Tim Komutanlığı’na ait 07 JAA 739 plakalı araca arkadan çarptı. Araç çarpmanın etkisiyle önünde durmakta olan İzzet Emre Ö.nün kullandığı 07 LGU 69 plaka sayılı otomobile arkadan çarptı. İzzet Emre Ö.nün yaralandığı zincirleme kazada, jandarma aracına arkadan çarpan otomobil, olay yerinde durmayarak kaçtı. Yaralanan sürücü 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıdı. Görüntülerde jandarma aracına çarpan otomobilin arka koltuğunda oturan bir kişinin araçtan inmesinin ardından aracın hızla olay yerinden uzaklaştığı görüldü. Kaçan otomobil Ilıca mahallesinde bulundu Kaza yapan otomobilden inerek olay yerinde kalan kişinin verdiği bilgi doğrultusunda harekete geçen Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Kumköy Jandarma Karakoluna bağlı ekipler, kazanın ardından kaçan otomobili, araç içerisinde 2 kişiyle birlikte ele geçirdi. Araçta bulunan 2 kişinin aşırı derecede alkollü oldukları, alkollü araç kullanmaktan sürücü belgelerinin iptal edildiği belirlendi. 2 şahısın da otomobili kendisinin kullandığını iddia etmesi üzerine Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri tarafından her 2 şahsa da sürücü belgesiz araç kullanmak, alkollü araç kullanmak, olay yerini terk etmek suçlarından toplam 104 Bin 893 TL para cezası uyguladı. Jandarma aracının test sürüşünde olduğu belirlendi Diğer taraftan kazaya karışan Alanya İlçe Jandarma Trafik Tim Komutanlığı’na ait 07 JAA 739 plakalı aracın bakım için Manavgat Hyundai servisine bırakıldığı, bakımın tamamlanmasının ardından servis çalışanlarının test amaçlı sürüş yapması esnasında kazanın meydana geldiği bildirildi.
Mersin Anamur Koordinasyon Merkezi ile hizmetler tek çatı altında Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda insan odaklı hizmetlerini Anamur’da tek merkezde topladı. Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren Anamur Koordinasyon Merkezi, vatandaşların belediye hizmetlerine daha hızlı ve kolay ulaşmasını sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından daha önce atıl durumda bulunan bir yapı yenilenerek modern bir hizmet binasına dönüştürüldü. Anamur merkezde konumlanan koordinasyon merkezi, yalnızca ilçe sakinlerine değil, çevre ilçeler olan Bozyazı, Gülnar ve Aydıncık’ta yaşayan vatandaşlara da hizmet veriyor. Hizmetler 3 katlı binada toplandı Üç kısımdan oluşan binanın bodrum katında depo alanları ve Kedi Kısırlaştırma Merkezi yer alırken, zemin katta MESKİ işlemleri gerçekleştiriliyor. Aynı katta MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezi ile Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi de bulunuyor. 15 derslikten oluşan kurs merkezinde farklı kademelerdeki öğrencilere eğitim verilirken, psikolog desteği almak isteyen öğrenciler MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezinde danışmanlık hizmetinden yararlanabiliyor. Binanın üst katında ise Mersin Büyükşehir Belediyesi Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü (AYKOME), Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Zabıta Dairesi Başkanlığı ve Sosyal Hizmetler birimleri hizmet sunuyor. "Anamur ve yakın ilçelere hizmet veriyoruz" Mersin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığında inşaat mühendisi olarak görev yapan Enes Akkoç, koordinasyon merkezinin halkın talepleri doğrultusunda dizayn edildiğini belirterek, birden fazla birimin tek noktada toplandığını söyledi. Akkoç, "Daha önce atıl halde olan bu yapıda birçok birimi bir araya getirdik. Buradaki organizasyonla Bozyazı, Aydıncık ve Gülnar’a kadar birçok ilçenin Büyükşehir Belediyesi hizmetlerine erişimi sağlandı. Yakın zamanda şehir merkezinde bulunan otogar da binamızın bir parçası haline gelecek. Anamur ve yakın ilçelerdeki vatandaşlarımıza daha iyi hizmet verebilmek için projelerimize hız kesmeden devam edeceğiz" dedi. Vatandaşlardan tam not Emekli öğretmen Hüseyin Kovancı, hizmetlerin tek noktada toplanmasının büyük kolaylık sağladığını ifade ederek, "Vatandaş oradan oraya koşarken şimdi tek yerden işini halledip gidiyor. Gerçekten mükemmel. Çalışanların sıcakkanlı olması da çok önemli" diye konuştu. Merkezin fiziki koşullarını beğendiğini dile getiren Filiz Kutlay ise işlemlerini beklemeden tamamladıklarını belirterek, hizmetlerin bir arada sunulmasının önemli bir avantaj olduğunu söyledi.
Gaziantep Memurluğu bıraktı, şimdi dünya markalarına gelinlik dikiyor Gaziantep’te memur olarak görev yaptığı belediyeden istifa ederek açtığı iş yerinde ilk önce gelinlik satmaya başlayan ve daha sonra üretime geçen kadın girişimci Serpil Karuserci, dünya markalarına gelinlik üretiyor ve 32 ülkeye de ihracat yapıyor. 1974’te sınırlı imkanlarla üretime başlayan 65 yaşındaki Serpil Karuserci, el işçiliğine dayalı tasarım anlayışı ve kalite odaklı yaklaşımıyla kısa sürede hayalini gerçekleştirdi. Yıllar içerisinde istikrarlı büyüme gösteren hem üretim kapasitesini hem de tasarım gücünü artıran Karuserci, Türkiye’nin gelinlik sektöründeki güçlü temsilcilerinden biri haline geldi. 1970’li yıllarda Gaziantep Belediyesinde 5 yıl memur olarak görev yapan Karuserci, belediyede görev yaptığı dönemde mesai bitiminden sonra çocukluğundan beri ilgi duyduğu dikiş ve nakış kursuna katılmak için mahallelerindeki kız meslek lisesinin akşam kurslarına gitmeye başladı. 5 yıl Gaziantep Belediyesinde çalıştı Kursta dikiş, nakış ve tasarım alanında kendini iyice geliştiren Karuserci, 5 yıl Gaziantep Belediyesinde çalıştıktan sonra ilk çocuğunu dünyaya getirince istifa etti. Daha sonra ikinci çocuğunu dünyaya getiren Karuserci, çocukları büyüdükten sonra çocukluk hayalini gerçekleştirmek ve aile ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla kendi iş yerini kurmaya karar verdi. 1974’te 55 metrekarelik küçük bir butik açan Karuserci, evlenen ve nişanlanan kızlara gelinlik, abiye, kaftan kiralayarak ve satarak iş hayatına atıldı. Çevresinde tanınmaya başlayan ve işinde kendini iyice geliştiren Karuserci’nin hayatı Almanya’dan gelen gurbetçi bir ailenin kızının katalogda gördüğü ve çok beğendiği gelinliği sipariş vermesiyle değişti. Evde gelinlik dikmeye başladı Mağazasını işlettiği esnada evde de gelinlik dikmeye başlayan ve aldığı siparişin ardından evdeki dikiş makinesini iş yerine getiren Karuserci, ilk üretiminin ardından gelinlik üretimi yapmaya karar verdi ve zamanla seri üretime başladı. İlk olarak birkaç dikiş makinesi ve elemanla gelinlik ile abiye üretimine başlayan Karuserci, kısa sürede işleri artınca hem makine hem de elaman sayısını artırdı. Satış ve üretim yapmaya başladığı dönemde İstanbul’da moda tasarım eğitimi kurslarına katılıp sertifikalar alan, moda tasarım konusunda kendine özgü ve çok özel sezgilere sahip olan Karuserci’nin ürettiği gelinlikler çok beğenilmeye başladı. Kendi işinin patronu oldu Küçük ve butik bir mağazayı büyük bir endüstriye çeviren Karuserci, en büyük kızı Çağnur Karuserci Konukoğlu’nu İngiltere ve İtalya’daki moda tasarım okullarında okuttu. Kızı Çağnur’u moda tasarım alanında yetiştiren Karuserci, hayallerini gerçekleştirmek ve genç kızların hayali olmak için atıldığı iş hayatında kendi işinin patronu oldu. Ürünlerine ilginin her geçen gün artması ve siparişlerin çoğalması üzerine işlerini büyütmek isteyen Karuserci, Şehitkamil ilçesinin Güvenevler Mahallesi’nde 3 bin 750 metrekarelik 7 katlı binada kendi işletmesini kurdu. Kendi markasıyla üretim yapıyor 51 yıldır kendisine ait iş yerinde gelinlik, abiye, nişanlık ve kaftan üretimi yapan Karuserci, büyük bir başarı ortaya koyduğu girişimcilik yolunda kendi markasıyla üretime devam etti. Her geçen gün vizyonunu genişleten bir bakış açısıyla kızı Çağnur Karuserci Konukoğlu ile birlikte 100 kişiyi istihdam ettiği işletmesinde üretime devam eden Karuserci, Türkiye’nin en büyük perakende gelinlik mağazası, 7 bayisi, 46 ayrı şehirdeki 140’dan fazla satış noktasıyla aralarında dünya moda başkentlerini de barındıran 32 ülkeye yaptığı ihracatla, 2006 yılında temellerini attığı ve 54 ülkede uluslararası tescilli kendi markasıyla artık sektörün en bilinen firmalarından biri olmayı başardı. Kadınlara istihdam sağlıyor Çoğunluğu kadın çalışan olan 100 işçi ile ürettiği gelinlikleri, abiyeleri, nişanlıkları ve kaftanları Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki birçok ülkeye ihraç etmeye devam eden Karuserci, kendisi gibi meslek sahibi olmak isteyen kadınlara da istihdam sağlıyor. Azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına örnek olan, zor şartlar altında başladığı iş hayatındaki bu başarı hikayesi ile hayalini gerçekleştirmek isteyen kadınlara destek olan Karuserci, meslek hayatı boyunca girişimciliği nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan başta olmak üzere birçok kişi ve kurumdan onlarca ödül ile sertifika aldı. Kadın girişimci olarak kadınlara pozitif ayrımcılık yapan Karuserci, ürettiği gelinlikleri 32 ülkeye ihraç ediyor ve en çok ihracatı ise İtalya’ya yapıyor. İtalya’ya yılda 2 bin adedin üzerinde gelinlik gönderen ve 300 farklı modelde gelinlik üreten Karuserci, torunlarının da kendisi ve kızı gibi kadın girişimci olmasını istiyor. Uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil ediyor Küçük bir atölyede başlayan yolculuğunu bugün uluslararası ölçekte sürdüren ve Türkiye’nin gelinlik modasında yarım asrı geride bırakan Karuserci, markasını Gaziantep merkezli köklü bir moda evine dönüştürdü. Gaziantep’in üretim gücünü küresel moda sahnesine taşımayı başaran Karuserci, yarım asrı aşan tecrübesi, güçlü aile yapısı ve ihracat odaklı stratejisiyle faaliyetlerini sürdürüyor, girişimcilik ruhunu koruyarak Türkiye ekonomisine ve istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor. Her yıl ortalama 8 farklı ulusal ve uluslararası fuara katılarak koleksiyonlarını sektör profesyonelleriyle buluşturan Karuserci, Avrupa’dan Ortadoğu’ya ve Amerika’dan Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor. "Küçük bir butikle işe başladık" Küçükken bebeklerine gramafon kağıtlarından kıyafetler yaptığını belirten Serpil Karuserci, "Ben küçük yaşlarda bebeklerime kıyafetler dikerek işe başlamıştım. Eğitim sonrası belediyede çalışmaya başladım. Belediyede çalıştığım sırada akşamları bayanlar için kursların olduğunu duydum. Her akşam işten çıkınca kursa gidiyordum. Kursta dikiş, nakış ve el sanatlarını öğrendim. Sertifikalar cebimdeydi. Evlendikten sonra çocuklarım olunca çocuklarımı daha iyi yetiştirebilmek için belediyeden ayrılmak zorunda kaldım. Küçük bir butikle işe başladık. Çalışarak, emek vererek önce yurt içine daha sonra da yurt dışına ihracat yapmaya başladık. Çocuklarla birlikte işletmemizi bir aile şirketine dönüştürdük. Şu anda kızım Çağnur işin başında ve birlikte çalışıyoruz. Şirketimiz ikinci kuşak olarak devam ediyor. Kız torunlarımda inşallah üçüncü-dördüncü kuşak olarak şirketimizi devam ettirirler" dedi. "Dünyanın en büyük firmalarıyla çalışıyoruz" Annesinin izinden gittiği için çok mutlu ve gururlu olduğunu belirten Çağnur Karuserci Konukoğlu da, "Yaklaşık 51 yıllık olan bu markanın ikinci nesil ortaklarından biriyim. Annemden devraldığımız bu atölyeyi ikinci nesil olarak ben yürütüyorum. Bu meslek benim DNA’ma geçti. Çünkü yıllardır bu işin içerisinde yani atölye ortamında büyüdüm. Çocukluğumdan itibaren kumaşlarla bir aradaydım ve moda sektörünün içerisindeydim. O yüzden aslında benim için kaçınılmaz bir son gibiydi. Sıraların üzerine ortaokuldayken çizim yapıyordum. Her halde içten gelen bir sevgi diye düşünüyorum. O yüzden sonrasında okuluyla devam etmek, okulunda okumak benim için ekstra bu mesleğe katabileceklerimi gösteren bir yol haritası oldu. Dünyanın en büyük firmalarıyla çalışıyoruz. Biz annemin hayali olan bir butikten yola çıktık. Şu an 54 ülkeye de tescilli bir marka olmanın, 46 farklı ülkeye ihracat yapmanın gururunu yaşıyoruz. Annemin çocukluk hayali bir anda dev bir hikayeye dönüşmüş oldu. Bu da bizim için aile olarak gurur verici" diye konuştu.