GÜNDEM - 20 Şubat 2026 Cuma 15:13

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

A
A
A

İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde, evinin balkonundan düşerek ağır yaralanan AK Parti Urla İlçe Tanıtım Başkanı Gamze Oğuz, sosyal medya üzerinden çirkin beddua ve tehditlere maruz kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi ve bu yönde paylaşımlarının hazmedilemediğini ifade eden Oğuz, tedavi sürecinin iyi gittiğini söyledi.

Geçtiğimiz ocak ayında, Güzelbahçe ilçesinde bulunan evinin yatak odasında bulunan balkonundan, yaklaşık 7 metre yükseklikten düşen AK Parti Urla İlçe Tanıtım ve Medya Başkanı Gamze Oğuz, omurgası ve ayağından ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan ve bu süreçte entübe edilen Oğuz, adeta ölümün kıyısından döndü. Aynı zamanda yüksek takipçili sosyal medya hesabı da bulunan Gamze Oğuz’a bu süreçte yaptığı paylaşımlara ise çirkin yorumlar da yapıldı. Beddua ve tehdit içerikli mesajları gören Oğuz, çektiği acıların yanı sıra bu tarz beddua ve tehditlerle de psikolojisinin bozulduğunu söyledi.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi sebebiyle hedef seçildiğini belirten Oğuz, yorumlar arasında can güvenliğini hedef alan ifadelerin kendisini derinden yaraladığını vurguladı.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

"Omurgam ve ayağım kırıldı"

Geçirdiği kazayı ve yaşadığı süreci anlatan Oğuz, "Bundan yaklaşık bir ay önce talihsiz bir kaza yaşadım. Evimin 3. katından yaklaşık 7 metre yükseklikten, o şekilde ölçüldü, aşağı düştüm bir denge kaybı sonucu. Düştüğümde omurgamın üstüne düştüğümü hissettim ve omurgam kırıldı. İlk onu hissetmiştim zaten. Ayağım da seramik kısma denk geldiği için topuk kısmım parçalandı. Hastanede bir ameliyat sürecim oldu. Hem omurgadan hem topuktan iki ameliyat geçirdim. Ameliyat esnasında maalesef kan ihtiyacı oldu. Kan değerlerim ameliyata hazır değilmiş. Daha sonrasında narkozdan uyanamadım. Entübe edildim.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

Çok şükür yoğun bakım sürecini de atlattıktan sonra odaya alındıktan sonra bir hafta hastanede yattım ve çıktım. Ama tedavi sürecim hala devam ediyor. Hala iyileşemedim. Eğilip kalkamıyorum. Walker olmadan bir yürütecim olmadan yürüyemiyorum. Tek ayağımın üstünde zıplayarak ilerliyorum. 26 Şubat’ta ayağımda 30 santimlik bir çivi var. 15 santimi dışarıda yaklaşık 15 santimi içeride olmak üzere o çıkacak. Alçı sürecim devam edecek. Sonra atel, fizik tedavi yani önümde daha 1,5-2 aylık bir yol var gibi görünüyor" ifadelerini kullandı.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

"Bedduaların sınırı aşıldı"

Tedavi sürecinde sosyal medyadan gelen yorumların kendisini daha fazla yaraladığını belirten Oğuz, "Maalesef. Şimdi siyasi görüşüm gayet belli bir şekilde açık ediyorum ben bunu. Zaten söylemiştim. AK Parti’de Tanıtım ve Medya Başkanı olduğumu. Siyasi görüşümden dolayı çok fazla linç ediliyorum. Bilirsiniz bir linç troll insanlar vardır, troll sayfaları vardır. Ama troll sayfaları dışında kişisel hesaplar, bayağı kendi kullandığı kişisel hesaplar tarafından linç edildim.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

Bu linçler neler? Evet, küfür, hakaret vesaire, beddualar. Bunlar geliyor. Fakat bedduaların sınırı aşıldı. ’Keşke ölseydin düştüğün yerde’, ’Keşke felç kalsaydın’, ’Daha beter ol inşallah.’ Mesela sondan iki önceki paylaştığım postumda da mevcut. Artık başa sabitliyorum. ’Bütün kemiklerin kırılsın inşallah.’ Hatta bu süreçte ben şöyle bir yorum da aldım. Mesaj olarak değil gayet aleni bir şekilde bunu postun altında yorum yapabiliyorlar. ’Bugün 7 metreden bir kazayla düşersin, yarın bakmışsın araba çarpmış.’" dedi.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

"Daha fazla yaralayan bu yorumlar"

Kendisine gelen yorumlarla bir kez daha yıkıldığını ifade eden Oğuz, "Şimdi yorumlara baktığımızda gerçekten çok yaralayıcı yorumlar. İnanın oradan düştüğünüzde canınız çok yanıyor. Ameliyat süreci, benim çektiğim acılar sizlerle zaten paylaşacağım elimdeki şeyleri. Vücudunuz çok acıyor. Bir yandan üç çocuğum var ve ben anneyim. Onları düşünüyorum. Onlar çok korkuyor. Ben o düştüğüm gece onların çığlıklarını duydum. Sürekli gözümü tam açamadım. Onları göremedim ama onların ağlaması, duvarlara vurması, bu sesler beni çok yaraladı. Fakat bunlardan daha fazla yaralayan bir şey oldu bu yorumlar. Çünkü insanlık çok farklı bir şeydir. Biz Anadolu medeniyetiyiz ve bizim medeniyetimize, bizim kültürümüze göre düşen kişiye siyasi görüşü, kimdir, nedir, dini, dili, ırkı bakmaksızın yardım edilir. Biz Anadolu insanıyız. Biz böyle gördük. Fakat bunun dışında çok farklı bir tepkiyle, kötü muameleyle karşılaştım ben. İnanın bu düşmekten çok daha fazla yaralıyor insanı. Diyorsunuz ki biz nereye geldik? Bu kadar mı kutuplaştık? Bu kadar mı nefret ediyoruz birbirimizden" diye konuştu.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

"Bir kadın başka bir kadına bu sözleri nasıl söyleyebiliyor"

Kendisine gelen kötü yorumlarla art niyetli haberler yapıldığını ifade eden Oğuz, "Ya o kadar garip ki troll olsa derim ki ’troll hesabı’ hani çok önemsemem. Ama şu an bile gözlerim doluyor. Bir ablamızın, bir teyzemizin, bir hanımefendinin yaptığı yorum yaklaşık 50-60 yaşlarında. ’Daha beter ol’ diyor. Nasıl söyleyebilirsiniz? Bunu şahsi hesabından yapıyor. Siz de kadınsınız. Nasıl bana bunu söyleyebiliyorsunuz? Kadın kadına destek olmalı. Bunun yanında bu bedduaları alıp ve bu paylaşımı alıp yanlış haber, çarpıtılmış haber yapan medya kuruluşları oldu. İnanabiliyor musunuz? ’Erdoğan rozet taktı, başına gelmeyen kalmadı’, ’Beddualarınız tuttu’, ’Niye beddua ediyorsunuz?’ Benim açıklamada bulunmadığım ifadeleri kullanıp ’Ah keşke yapmasaydın bedduaları tuttu’ şeklinde ifadelerle başlık atan medya kuruluşları oldu. Bu inanılmaz bir şey. Hani kişiler bunu yapıyor. Medya kuruluşları daha kamusal kuruluşlardır bence. Topluma yön veren kuruluşlardır. Siz nasıl böyle bir algı çalışması yapabiliyorsunuz? Hani hiç mi kimse düşünmüyor? Ya bu kadın da bir buçuk aydır evde hapis, yatıyor. Çok çalışkan bir insanım Hiç yerimde duramam. Bir bir buçuk aydır evde yatıyor. Bu kadın oraya hapsolmuş. Evlatları geliyor gidiyor. ’Anne iyi misin?’ En ufak seste aşağı koşuyorlar. ’Anne sen mi bağırdın?’, ’Anne bir şey mi oldu?’ Bu kadın acılar içinde ’biz de buna bir kötek vurmayalım’ demiyorlar. ’Biz de buna bir çelme takmayalım’ hiç mi demiyorlar?" dedi.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

"Yargı süreci başlayacak"

Yorumlara ilişkin şikayette bulunduğunu ve yargı sürecinin başlayacağını söyleyen Oğuz, "Tabii ki gerekli mercilere maalesef ki gerekli aralıklarla suç duyurusunda bulunuyorum. Ama şunu belirtmek isterim ki ne kötü yorumlar ne beddualar beni çıkmış olduğum yoldan ve davamdan hiçbir zaman vazgeçiremeyecek.

Ben reisi gerçekten kalpten seviyorum ve onun yolunda, yanında yürümekten gurur duyuyorum" diye konuştu.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

Eşinin destekleriyle düzenli olarak evin içinde yürüyüşler yapan Gamze Oğuz, bir an önce sağlığına kavuşmayı bekliyor.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

Ali İhsan Çiftçi - Aykut Yeniçağ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Vali Tavlı: "Ne yaparsak yapalım aziz şehitlerimize şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz" Samsun Valisi Orhan Tavlı, "Ne yaparsak yapalım aziz şehitlerimize şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz" dedi. Vali Orhan Tavlı, eşi Ayşe Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar, eşi Şule Altınpınar ve ilçe protokol üyeleriyle birlikte; Bafra Kaymakamlığı tarafından düzenlenen iftar programında Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bafra Temsilcisi Rahmi Şahin, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Bafra Şube Başkanı Arife Gülal, Bafra Şehit Aileleri ve Gaziler Dayanışma Derneği Başkanı Mümine Ersin, şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Orhan Tavlı, iftar programında yaptığı konuşmada, "Yüce Türk Milleti, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin emanetini muhafaza ederek, milli ve manevi değerlerimizden aldığı güçle her bakımdan müreffeh bir Türkiye Cumhuriyeti hedefine ulaşmak; Samsun’dan Ankara’ya, Edirne’den Kars’a, İzmir’den Van’a, Rize’den Diyarbakır’a, Hakkari’den İstanbul’a, Hatay’dan Ordu’ya birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu içerisinde, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için hep birlikte çalışmaya gayret ediyor. Bizim inancımızda ve kültürümüzde şehitlik ve gazilik mertebeleri çok önemli olduğu gibi aynı şekilde şehit yakını olmak da büyük bir gurur ve iftihar vesilesidir. Aziz şehitlerimizin, kıymetli şehit yakınlarımızın ve kahraman gazilerimizin aziz milletimizin kalbindeki müstesna yerleri elbette her zaman her türlü takdirin ve övgünün katbekat üzerindedir. Ne yaparsak yapalım, şehadet şerbeti içerek mertebelerin en yükseğine erişen aziz şehitlerimize şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz. Aynı şekilde gazilik payesini kuşanarak, aziz milletimizin gönlündeki en büyük rütbelerden birine nail olan kahraman gazilerimize de minnettarlığımızı hakkıyla ifade edemez, sizlerin hakkınızı hiçbir zaman ödeyemeyiz" diye konuştu. Şehit aileleri ve gazilerin her zaman baş tacı olduğunun altını çizen Vali Tavlı, "Ancak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da millet olarak aziz şehitlerimizin emanetlerini ve uğruna fedayı can eyledikleri değerleri baş tacı etmeyi samimiyetle sürdüreceğimizi, sizleri daima bağrımıza basmaya devam edeceğimizi her fırsatta olduğu gibi bir kez daha huzurlarınızda özellikle ifade ederek, şükranlarımı da sizlere arz ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyet’imizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kıymetli mensuplarını, Gazi milletvekillerimizi, ordumuzun kahraman askerlerini, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, Kurtuluş Savaşı’nda, Kore’de, Kıbrıs’ta, Pençe Kilit, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı gibi tüm harekatlarda, yurt içi ve sınır ötesi terörle mücadele operasyonlarında ve 15 Temmuz’da istiklalimiz ve istikbalimiz uğruna gözlerini kırpmadan şehadete koşan aziz şehitlerimizi, İstiklal Madalyalı Samsun Mavnacılar Loncası’nın yiğit ve kahraman evlatlarını, Samsunlu Milli Mücadele kahramanlarımızı ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi sonsuz minnet, şükran ve rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet, makamları âli olsun inşallah. Hayatta olan kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor; sağlık, afiyet ve huzur dolu uzun ömürler diliyorum. Samsun’umuz, aziz milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olması, barış, huzur ve esenlik getirmesi temennisiyle on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’inizi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Cenab-ı Allah’ım tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul eylesin inşallah. Cenab-ı Allah’ım sağlık, huzur ve afiyetle Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğu gibi bizleri bayrama da kavuştursun inşallah. Cenab-ı Allah’ım birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daim eylesin; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin ve Aziz milletimizin yar ve yardımcısı olsun inşallah. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" şeklinde konuştu.
Uşak Uşak Belediyesi personeli, hasta iki kardeş için harekete geçti Uşak Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli, DMD hastası olan Can ve Berat Kozak kardeşler için duygulandıran bir yardım kampanyası başlattı. Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras öncülüğünde hayata geçirilen kampanya, Uşak halkının vicdanına ve dayanışma ruhuna seslendi. DMD hastası olan Can ve Berat Kozak’ın anneleri Sibel Kozak’ın dokuz aydır İsmetpaşa Caddesi’nde yaptığı çağrılar nihayet karşılık buldu. Belediye çalışanları adına kamuoyuna açıklamada bulunan Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras, toplumsal yardımlaşma kültürüne dikkat çekerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Toplumun geçmişten bugüne uzanan dayanışma mirasına vurgu yapan Aras, ihtiyaç sahiplerine destek olmanın ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Aras, kampanyanın büyük bağışlardan ziyade küçük ama sürekli desteklerle başarıya ulaşabileceğini belirterek, "İçmesem de olur diyebileceğiniz bir bardak kahve, almasan da olur diyebileceğiniz bir paket sigara, takmasan da olur diyebileceğiniz küçük bir takı Bunların her biri Can ve Berat için bir damla olacak" sözleriyle çağrıda bulundu. İsmetpaşa Caddesi’nde aylardır süren yardım arayışını hatırlatan Aras, tüm Uşaklıları kampanyaya katkı sunmaya davet etti. Açıklamada söz alan anne Sibel Kozak ise yaşadığı süreci duygusal ifadelerle anlattı. Dokuz aydır iki evladı için mücadele ettiğini dile getiren Kozak, kampanyanın hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti ve Ramazan ayının dayanışma ruhuna dikkat çekti. "Bu Ramazan Can ve Berat’ı inşallah tedaviye gönderelim. Hep beraber vereceğiniz fitre iki evladıma umut olur musun?" ifadeleriyle destek isteyen anne, kampanyanın başarıya ulaşmasının Uşak halkının katkısıyla mümkün olacağını belirtti. "Sizler olmadan bu mücadeleyi kazanamayız" diyerek çağrısını yineleyen Kozak, destek veren ve dua eden herkese teşekkür ederek açıklamasını tamamladı.