SAĞLIK - 28 Ağustos 2025 Perşembe 13:51

Diyabetliler sensör yaş sınırının kalkmasını istiyor

A
A
A
Diyabetliler sensör yaş sınırının kalkmasını istiyor

1 diyabet hastalarına sağlanması gerektiğini ifade ettiler.


Türkiye Diyabet Programı (TURDEP) verilerine göre Samsun’da 150 bin, tüm Karadeniz illerinde ise 540 bin civarında diyabet hastası var. Karadeniz’deki ilk ve tek dernek olan Karadeniz Diyabet Derneği üyeleri; her 100 kişiden 14’ünün diyabetli olduğu Türkiye’de bu durumu tersini çevirmek ve çocuklardaki diyabetin önüne geçmek için faaliyetlerini yürütüyor.



"Samsun’da 150 bin diyabetli var"


Derneğin kurucu başkanı İç Hastalıkları ve Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Emin Dinççağ, "Samsun’da 150 bin diyabetli var. Dernek; diyabetin önlenmesi ve bu konuda çalışmalar yapmak üzerine faaliyet gösteriyor. Ayrıca diyabetlilerin sorunlarını da gündeme getiriyor. Hızla artan obezite ve şeker hastalığının önlenmesi, obezite ile çocukluk yaşlarında mücadele etmekle mümkündür. Çocukları bu hastalıklar konusunda bilgilendirmek, onları spora ve sağlıklı beslenmeye teşvik etmek amacıyla Sağlık Bakanlığı’nın obezitenin önlenmesi konusundaki çalışmalarına KDD olarak katkı sağlamak için ‘Çocuk Obezitesinin Önlenmesi Projesi’ gerçekleştirmek istiyoruz. Gelecekte daha sağlıklı bir nesil yetiştirmek bilinciyle bu projeye önem veriyoruz" dedi.



"Tüm tip-1 diyabet hastalarına verilmeli"


Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Bektaş ise "Derneğimiz diyabetlilerin sesini duyurmanın yanı sıra birçok proje ve çalışmaya da imza atmaktadır. Karadeniz’in en büyük STK’larından biriyiz. Diyabetli çocuklarımıza şeker ölçüm cihazı verildi. Bu sayede çocukların parmakları her gün defalarca delinmek zorunda kalmıyor. Ancak diyabetli gençlerimizde sensör yok, onlara verilmedi. Üniversite okuyan ya da mezun olup sigortalı bir işe giremeyen gençler var. Şu anda sadece 18 yaş altı diyabetlilere sensör veriliyor. Bu sensörler maliyetli olduğundan birçok aile gençlere sensör tedarik edemiyor. Bu sensörler sayesinde şekerin durumu 24 saat telefondan takip ediliyor ve uyarı sayesinde ani müdahale edebiliyoruz. Tüm tip-1 diyabet hastalarına bu sensörlerin sağlanmasını istiyoruz. Çünkü bu hastalar uykuda ve tek kaldıklarında nöbet geçirebilirler. Bu da geri dönüşü olmayan üzücü durumlara sebebiyet verebilir. O nedenle tüm tip-1 diyabet hastalarına sensör istiyoruz. Bu sensörler o kadar işe yarıyor ki verdiği uyarılar sayesinde vücuttaki olumlu veya olumsuz durumları anında görüp, müdahalede bulunabiliyoruz" diye konuştu.



Diyabetliler sensör yaş sınırının kalkmasını istiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.