SAĞLIK - 22 Temmuz 2025 Salı 12:39

A kan grubundakilerde mide kanseri riski daha fazla

A
A
A
A kan grubundakilerde mide kanseri riski daha fazla

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, erkeklerde, A kan grubundaki kişilerde, sigara içenlerde ve şişmanlarda mide kanseri görülme riskinin daha fazla olduğunu söyledi.


Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi ve Medikal Onkoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, mide kanserinde son yıllarda artış görüldüğüne dikkat çekerek, hastalığın hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğini belirtti. Prof. Dr. Yol, mide kanserinden korunmak için aşırı tuzlu, salamuralı yiyecekleri her gün yemekten kaçınmak gerektiğini belirterek, uyarılarda bulundu.



"A kan grubundakilerde mide kanseri riski fazla"


Mide kanserinin dünya genelinde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü olduğunu belirten Prof. Dr. Yol, "Ülkemizde erkeklerde görülen kanserlerin yüzde 7,4’ünü, kadınlarda ise yüzde 6’lık bir oranı oluşturan mide kanseri, son yıllarda giderek artış göstermektedir. Erkeklerde, A kan grubundaki kişilerde, sigara içenlerde ve şişmanlarda mide kanseri görülme riski daha fazlayken; hastalık farklı nedenlerle de gelişebilmektedir. Bu sebeplerden bazıları şöyle sıralanabilir; midede hazımsızlık, şişkinlik ve ülsere neden olan "Helicobacter pylori" adı verilen bakteri türü tedavisinin ihmal edilmesi, geçmişte mide sinirleri kesildiği için uzun yıllar midede asit salgılanmamış olması, tütsülenmiş yiyecekler (mide kanserinin Japonya’daki görülme sıklığı fazladır), genetik yatkınlık, kişide gastrit ve B12 vitamini eksikliği olması ve mide polipleridir" dedi.



"Karnın üst kısmında şişkinlik, çabuk doyma ve bulantıya dikkat"


Söz konusu kanserin bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Serdar Yol, "Mide kanseri bazen hiçbir belirti vermeden, sinsice ilerleyebilir. Belirtiler geç dönemlerde görüldüğünde, hasta cerrahi müdahale şansını kaybetmiş olabilir. Öte yandan, karnın üst kısmında şişkinlik, ağrı, çabuk doyma, iştahsızlık, bulantı, kusma, beraberinde hızlı kilo kaybı, kansızlık (anemi), dışkıda gizli kan testinin pozitif çıkması hastalığın başlıca belirtileri arasındadır. Ancak tüm bu belirtilerin günlük yaşantıda sık rastlanan, sıradan şikâyetler olması, doktora başvurma konusunda gecikmelere yol açabilir. Hastalığın erken tanısı cerrahi girişimler bakımından avantaj sağlar. Kanser ileri dönemlerde teşhis edildiğinde, çevre organlara yayılmış olma riski hastalığın kesin tedavi şansını azaltmaktadır. Böyle durumlarda, ameliyat öncesinde kemoterapi uygulanır ve kanserdeki gerileme izlenir. Burada amaç, tekrar ameliyat şansını kazanmaktır. Eğer cerrahi olarak kansere müdahale şansı yok ise; ‘palyatif’ denilen, hastaya konfor sağlayacak ameliyat yöntemleri uygulanır. Bu işlemde hastanın kanser açısından tedavisi gerçekleşmez ancak hastanın yeme içme düzenine devam etmesi sağlanır" diye konuştu.



Tedavide gecikme başarı şansını düşürüyor


Hastanın tedavisi için cerrahi yöntemler kullanıldığında, midenin büyük bir kısmı veya tamamının alındığını ifade eden Prof. Dr. Serdar Yol, "Böyle bir operasyon sonrası hastanın sık aralıklarla, küçük porsiyonlarla beslenmesi ve besinleri çok iyi çiğneyerek yutması önerilmektedir. Mide kanseri ameliyatı ve tedavisi sonrası hasta, ‘Ameliyat oldum kurtuldum’ düşüncesine kapılmamalı, düzenli kontrollerine devam etmelidir. Erken evrede teşhis ve tedavi ile 5 yıllık yaşam şansı yüzde 90-100 iken, ileri evre tümörlerde bu oran yüzde 15-25’e kadar düşmektedir. Aşırı tuzlu, salamuralı yiyecekleri her gün yemekten kaçınmak, közde pişirilen gıdalardan uzak durmak, bol taze sebze yemek, sporu ihmal etmeden, ideal kiloyu korumak hastalığın tedavi başarısını yükselten önemli faktörlerdir" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de buluştu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de bir araya geldi. Ev sahibi olan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın hedeflerinin iktidar olmak olduğunu kaydederken, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, iktidarın CHP’nin üzerine geldiğini savundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ise belediyelerin şirket kurmasının onaya bağlanmasını eleştirdi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, aralarında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mahsur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da bulunduğu salonda genel siyaseti değerlendirdikten sonra Balıkesir’de yaptığı hizmetleri anlattı. Başkan Akın, "Değerli arkadaşlarım Balıkesir sıradan bir şehir değil. Balıkesir iki denize kıyısı olan çok büyük coğrafyasıyla hem Marmara Denizi’nin hem de Ege Denizi’nin rüzgarını aynı anda hissedildiği coğrafyası olduğu coğrafyanın büyüklüğü kadar kültürüyle de çok zengin bir şehir. Tarımıyla, sanayisiyle, turizmiyle Türkiye’de üretim gücüne ciddi katkı sağlayan stratejik konumuyla ülkemizin en önemli geçiş noktalarından biridir. Aynı zamanda Balıkesir’imiz tarihin her döneminde sorumlu kalmış, kritik eşitlerde inisiyatif göstermiş bir şehir. Kurtuluş mücadelesinde Kuvayı Milliye’nin filizlendiği bu topraklar bugün de aynı kararlılıkla Türkiye’nin geleceğine katkı sunmaya devam etmektedir. Çünkü Balıkesir’imiz memleket ne demek bilir, birlik, beraberlik ne demek bilir. Siyasetin millet için yapılması gerektiğini vatanın, hayran, devletin, milletin her şeyden de üstün olduğunu bilir. Çok değerli başkanlarım. Bugün burada toplanmamızın çok önemli bir anlamı var. Sadece kendi şehrimizin, Balıkesir’imizin için değil, aynı zamanda Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve siyasal tabloyla değerlendirmek için hepimiz bir aradayız. Yerel yönetimler sadece altyapı hizmeti sunan kurumlardan ibaret değil. Yerel yönetimler halka en yakın olan, ister iliyle, ister ilçesiyle, ister memleketin bütünüyle ilgili olsun, halkın umudunu diri tutan, geleceğe yön veren en önemli yapılardan biridir. Ancak hepimizin bildiği gibi kolay süreçten geçmiyoruz. Ekonomik zorluklar bir taraftan, artan hayat pahalılığı bir taraftan, vatandaşlarımızın en temel sorunlarını çok daha yükselmiş noktadırlar. Tabi bu noktada belediye başkanları olarak bizlerin sorumluluğu çok daha da artıyor. Çünkü vatandaşımız çözümü yakınında, yani en yakınında bizde arıyor. Bizim gücümüz de alttan geliyor. Gücümüz vatandaşımızın gözündeki umuttan geliyor. İktidara giden yolun yerelden geçtiğini herkes kabul eder. Bizler de siyasetçiyiz. Elbette hedefimiz iktidar olmak. Mensup olduğumuz partimizi, dünya görüşümüzü, ideallerimizi iktidara taşımak. Ancak bir farkımız var. Biz belediye başkanıyız. Ne yapmamız gereken belli. Kanun da belli. Yönetmelik de belli. Yani sonuçta bizler birer belediye başkanıyız. Biz siyaseti halka rağmen yapamayız, yapmayız. Biz ayrıştıran değil, kucaklayan siyasete inanırız. Senden benden demeden, milleti de aynı vatan gibi bölünmez bir bütün olarak kabul ederiz. Bizim anlayışımız, gerektiği zaman gözünü bile kırmadan, söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyebilmektir. Böyle bir gelenekten geliyoruz. Siyaset, makamlar, hiçbiri vatanımızdan, bayrağımızdan, milletimizden, devletimizden üstün değildir" dedi. CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise, "Başkanımız az önce Balıkesir’de yaptığı uygulamalardan söz etti. Belediye icraatlarımız şunu gösterdi ki onların ulaşamadığı her noktaya ulaşıyoruz. Çok değerli hizmetler yapıyoruz. Az önce ekranda izlediğimiz uygulamaları çoğunluğun birçok belediyede görebilirsiniz. Zaten bu toplantıda bir araya gelmemizin temel sebeplerinden bir tanesi bu. Dertlerimizi paylaşalım, uygulamalarını paylaşalım. İyi uygulamaları birbirimize anlatalım. Eksiklerimizi görelim, tamamlayalım. Bir elin nesi var iki elin sesi var. Bir bireyin ölünceye kadar, nihayete erinceye kadar yaşamı belediyelerin o bireyin yaşamının içerisinde olduğu gerçekle Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları belediyecilik hizmeti götürüyor. Bir birey vefat ettiği zaman evine o cenaze evine hocasını gönderiyor. Fatihasını okutuyor. Yıllar yıllı bu yanlış algılarla halkı kandırarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni başka bir yere koyup bir öcü gibi gösteren bu anlayışı yıktığı için Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının üzerine geliyor bu mevcut iktidar. İktidar bizim olacak. Biz çalıştığımız sürece ve çok da çalışıyoruz. Daha da fazla çalışacağız. Çok değerli hizmetler yapıyoruz. Değerli belediye başkanım. Hepiniz sokağa çıktığınız zaman bunu görüyorsunuz. Halkın ilgisi bize, halkın sevgisi bize, halkın güveni bize, halk bizi kendinden görüyor. Roller değişti, o algılar kırıldı, dağıldı. Bugün halkın yanında olan Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları, AK Partili belediye başkanları AK Partili siyasiler şu anda mağrur. İşler tersine döndü. Onun için heyecanlandı iktidar. Biz milletimizin hayır duasını arkamıza alarak, onun teşekkürüyle mutlu olarak, onun desteğiyle güçlü olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Çok daha güzel hizmetler yapacağız. Birbirimize destek olacağız. Birbirimizin yanında olacağız. Birbirimizin umudunu büyüteceğiz. Halkımızın karşısına diri çıkacağız" dedi. CHP Yerel Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ise "Parlamentoda dün bir yasa geçti. Belediyelerin şirket kurması, kooperatif kurması, şirket yoluyla temin etmesi, kooperatifler ortak olması gibi tüm işlemler Cumhurbaşkanı onayla bağlandı. Bunun anlamı şudur. Artık onay bitti. Üretici kooperatifleriyle işbirliği yapmayan belediye engellilerle kırsal kalkınmada köylülerle kurduğu kooperatiflerle ortak yapmayan bir belediye nasıl olur da üreticiden aldığı ürünü aracısız olarak tüketime ya da uluslararası piyasalara ya da yurt dışı piyasalara satarak köylünün, çiftçinin daha yüksek seviyede geliri elde etmesini sağlar. Aslında cezalandırılan belediyeler midir? Bu yasal engellemelerle birlikte belediyelerin eli kolu bağlanmış mı olur? Hayır arkadaşlar cezalanan, cezalandırılan milletin kendisidir. Millet cezalandırılmaktadır" diye konuştu. Başkan Yardımcısı Zeybek, konaklama vergilerinin son durumuyla ilgili, "O nedenle hizmet çeşitliliği artan Büyükşehir Yasası’yla birlikte neredeyse coğrafyanın tüm hizmet götürmek zorunda olan altmış beş yaş üstündeki emeklilere ücretsiz oluşum desteği veren, kamuda çalışan başka faaliyetleri dolayısıyla belediyeler tarafından ücretsiz olarak taşınan tüm yurttaşlarımızı dikkate aldığında Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının yapacağı ilk işlerden bir tanesi hali anlamdaki özelliklerini çok daha güçlendirmek, gelir tanelerini çeşitlendirmek ve özellikle de turizm bölgesinde bulunan belediyelerimiz açısından bunun da sözünü vermek istiyorum. Konaklama belgesinin belediyeler tarafından alınmasının mutlaka sağlanması gerekir. Turiste hizmeti veren belediye, yolları yapan belediye, parkları yapan belediye, otobüsler işleten belediye ama özellikle Antalya, Muğla, İzmir, Aydın, Mersin, Adana, İstanbul, Ankara gibi Bursa gibi Balıkesir gibi turizm bölgelerindeki konaklama belgesinin ya da turizm geliş TGA belgelerinin bakanlık tarafından alınıyor olması da büyük bir adaletsizliktir" dedi. Çekilen hatıra fotoğrafı sonrası toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Kırşehir Mesleğinin son temsilcisi, çırak bulamıyor Kırşehir’de Zanaatkarlar Çarşısı’nda tesbih ustalığı yapan Savaş Çiftçi, mesleğinde çırak yetişmemesinden yakındı. Kentte profesyonel anlamda tek kaldığını söyleyen Çiftçi; antika tespihlerin değerinin 1 milyon TL’ye kadar ulaşabildiğini ifade etti. Yıllardır tespih yapımıyla uğraşan Savaş Çiftçi; mesleğin emek ve el yatkınlığı istediğini belirterek tespih yapımı hakkında bilgiler verdi. Çiftçi; "Tespih sektöründe çırak yetişmesi biraz zor bir iş. El yatkınlığı olması gerekiyor. Sektörümüz her zaman çırakların müracaat ettiği bir alan değil" dedi. Tespihin toplumda yanlış algılandığını da ifade eden Çiftçi, "Maalesef tespih kullanımları magandalıkla anılıyor. Elinde tespih olanlar o şekilde değerlendiriliyor. Oysa tespih efendiliğin sembolüdür. Kullanım şekilleri önemli" diye konuştu. Kırşehir’de profesyonel anlamda mesleği sürdüren tek kişi olduğunu kaydeden Çiftçi, "Şehirde tekim. Çırak yetiştirememenin üzüntüsünü yaşıyorum. Mesleği öğrenmek isteyenlere severek yardımcı olurum" ifadelerini kullandı. Tespihlerin taş, kehribar, ağaç ve hayvansal malzemelerden üretildiğini söyleyen Çiftçi; fiyatların kullanılan malzeme ve işçiliğe göre değiştiğini belirterek, tespihlerin 400-500 TL’den başladığını ve antika tespihlerde ise fiyatların 500 bin TL ile 1 milyon TL arasında değiştiğini aktardı.
Erzurum Faruk Terzioğlu, son yolculuğuna dualarla uğurlandı Erzurum Barosu başkanlarından Avukat Faruk Terzioğlu, son yolculuğuna dualarla uğurlandı. Kalp krizi geçirerek önceki gün vefat eden Erzurum Barosu başkanlarından Avukat Faruk Terzioğlu (75) için ilk olarak Erzurum Barosu önünde tören düzenlendi. Baro Başkanlığındeki törende Av. Faruk Terzioğlu’nun avukatlık cübbesi son kez naaşına serildi. Baro’da düzenlenen törene, Avukat Terzioğlu’nun Ağabeyisi Ömer Terzioğlu, Avukat oğlu Haluk Terzioğlu, kızı Elifnur Terzioğlu Yurtsal, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Adalet Komisyonu Başkanı Osman Nuri Nayman, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yertüm, Erzurum Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof.Dr. Ahmet Nezihi Kök, Önceki dönem Baro Başkanları Naci Turan, Talat Göğebakan, Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, Prof.Dr. Durkaya Ören, Öğretim Görevlisi Emre Durmazpınar, İş İnsanı Adnan Atalay, Adiye Yazı İşleri Müdürü Muktedir Güngör, Birol Yener, Baro ve Adliye personeli ile hakimler ve çok sayıda avukat katıldı. Baro Başkanı Av. Mesut Öner, törende yaptığı konuşmada "Bugün burada, Erzurum Barosu’nun önceki başkanlarından, meslek büyüğümüz Av. Faruk Terzioğlu’nu sonsuzluğa uğurlamanın derin hüznüyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Böylesi anlar, kelimelerin yetersiz kaldığı, hatıraların ve duyguların konuştuğu anlardır. Çünkü bugün yalnızca bir avukatı değil; bir meslek büyüğünü, bir yol göstericiyi, bir dostu, bir ağabeyi uğurluyoruz. Faruk Terzioğlu, 22 Ocak 1951 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Bu topraklarda büyüdü, bu şehrin kültürüyle yoğruldu. Hayatını yine bu şehrin insanlarına ve hukukuna adadı. Avukatlık mesleğini bir iş olarak değil, bir sorumluluk, bir görev, bir vicdan meselesi olarak gördü. Dosyaların ardında insan hayatlarının bulunduğunu hiçbir zaman unutmadı. Hakkı savunmanın, hukuku ayakta tutmanın ve mesleğin onurunu korumanın ne demek olduğunu yaşayarak bizlere gösterdi. Meslek hayatı boyunca yalnızca bireysel başarılarıyla değil, baro çatısı altında üstlendiği görevlerle de iz bıraktı. Bu miras; meslek onurudur, dayanışmadır, hukuka olan sarsılmaz inançtır. Bizlere düşen görev; bu emaneti aynı sorumlulukla taşımak, mesleğimizi aynı vakar ve bağlılıkla sürdürmektir. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve tüm hukuk camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun." diye konuştu. Törenin ardından Av. Terzioğlu’nun naaşının başında Kur’an-ı Kerim okunarak, dualar edildi. Av. Faruk Terzioğlu’nun cenazesi Narmanlı Camii’nde Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Tortum’da aile mezarlığında toprağa verildi. Narmanlı Camii’nde kılınan cenaze namazına Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Muhammet Sıddık Karaca, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, ETSO Başkanı Saim Özakalın, Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Terzioğlu ailesi, Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
İstanbul Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "YILDIRIMHAN’ı dünya konuşuyor, bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumdayız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı ziyareti sırasında Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN’a ilişkin, "Sadece Türkiye değil dünya konuşuyor. 6 bin kilometreyi konuşuyoruz. Bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumundayız" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı ziyaret etti. Buradaki stantları ziyaret eden Bakan Uraloğlu, ürünlerle ilgili yetkililerden bilgi aldı. Ardından basın mensuplarına konuşan Bakan Uraloğlu, "Zengezur ile ilgili Türkiye tarafındaki çalışmaları biz başlattık. Nahçıvan’da Azerbaycan başladı. Sonrasında tamamlayacağız. Dün ve önceki gün Almanya’da Uluslararası Ulaştırma Formu’ndaydık. Biz de 2027-2028 dönem başkanlığına oy birliğiyle seçildik. Burada gerek mevcut durum gerekse gelecek politikalarının ulaştırmada görüşüldüğü ortamlardan bir tanesi. Özellikle kriz anlarında kuzeyimizde Rusya-Ukrayna, güneyimizde İsrail-Amerika ve İran savaşının olduğu bir süreçte, ulaştırma zincirlerinin güçlü olması, alternatiflerinin olması gerektiği noktasında dünyanın hemfikir olduğunu gördük. Özellikle Türkiye’nin merkezde bulunduğu orta koridorun ne kadar güçlendirilmesi gerektiği noktasında orada gerçekten hem fikir olduk. Kalkınma Yolunu bugün bitirmiş olsaydık Hürmüz Boğazı’nı az konuşuyor olurduk. Oranın etkisi az olurdu. Biz normal zamanlarda değil olağanüstü zamanlarda da ulaştırma kooridorlarının çeşitlendirilmesini şimdiden ihtiyacımız olduğunu biz ön görmüştük, dünya da bunu öngörmüş oldu. Bundan sonra da işbirliği imkanlarının daha üst seviyede olacağını özellikle söyleyebilirim" dedi. "Jet yakıtı problemimiz yok" Türkiye’nin jet yakıtı durumuyla ilgili de konuşan Bakan Uraloğlu, "Jet yakıtı noktasında, Türkiye hala hazırda jet yakıtı üreten ve ihracat eden ülkelerden biri. Dolayısıyla bizim herhangi bir jet yakıtı problemimiz yoktur. Enerji bakanımızla görüşüyoruz. Bu konuda bir sıkıntı öngörmüyoruz. Süreci yakından takip ederek yönetiyoruz" diye konuştu. "YILDIRIMHAN’ı sadece Türkiye değil dünya konuşuyor" Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN ile ilgili de konuşan Bakan Uraloğlu, "Gerçekten çok çok kıymetli. Türkiye’nin füze sistemlerinde teknolojide, savunma sistemlerinde nereye geldiğinin en bariz göstergelerinden biri. Sadece Türkiye değil dünya konuşuyor. 6 bin kilometreyi konuşuyoruz. Bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumdayız. YILDIRIMHAN’ı burada bütün dünya konuşurken, diğerlerini gerçekten ihmal etmeyelim. Onun haricinde de gerçekten çok büyük bir emek var. Ortaya çıkmış olan ürünler var. Ben herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu. Türkiye’nin bir çok şeyi yerlileştirme noktasında çok ciddi bir aşama kaydettiğini belirten Uraloğlu, "Artık teknolojik ürünlerden söz ediyoruz. Klasik ürünlerden söz etmiyoruz. Herkesin yapabildiği ürünlerden söz etmiyoruz. Dünyanın en gelişmiş silah üreten ülkelerinin de bazı silah sistemlerini talep ettiğini memnuniyetle burada görmüş oldum" ifadelerini kullandı.