Son Dakika
|
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
ABD bayrağı, Karakas'ta 7 yıl aradan sonra ilk kez yeniden göndere çekildi
Trump: "İran'ı her açıdan yendik ve tamamen yerle bir ettik"
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
Fenerbahçe, Tedesco ile devam kararı aldı
İran’da ABD’ye ait İHA’nın düşürüldüğü anların görüntüleri ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "ABD, İsrail için herkesi feda eder"
Bakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman ile bir araya geldi
SAĞLIK
Sağlıklı pişirme yöntemleri besin değerlerini koruyor
15 Mart 2026 Pazar - 10:19:34
Uzmanlar, Ramazan’da sağlıklı pişirme yöntemlerine özen göstermenin hem besin değerlerini korumak hem de sağlığı korumak açısından oldukça önemli olduğunu dile getirdi. Erzurum Şehir Hastanesi, Ramazan Ayı’nda sağlıklı beslenme ile ilgili paylaşımlarına devam ediyor. Yapılan son paylaşımda diyetisyen Rümeysa Yayan Çakır, "Özellikle iftar ve sahurda ağır yemekler tercih etmek, sindirim problemleri ve yorgunluğa yol açabilir. Bunun yerine, sağlıklı pişirme yöntemlerine yönelmek hem sindirimi kolaylaştırır hem de daha hafif ve dengeli bir öğün sağlar. Örneğin, yemeklerinizi fırınlayarak ya da ızgarada pişirerek daha az yağ kullanabilirsiniz. Haşlama ve buharda pişirme yöntemleri de besinlerin vitamin ve mineral kaybını engeller. Kızartma gibi yağda pişirme yöntemlerinden kaçının, çünkü bu yöntemler ekstra yağ ve kalori ekler. Ayrıca, yemeklerinizi doğal baharatlarla tatlandırmak, tuz kullanımını minimuma indirir ve kan basıncınızı dengede tutar. Yani, Ramazan’da hem sağlıklı hem de lezzetli pişirme yöntemleriyle beslenmek, hem vücudunuzun dengesini sağlar hem de enerjinizi artırır" dedi.
15 Mart 2026 Pazar - 09:54
Bayramda tatlı tüketimine dikkat
Ramazan Bayramı’na az bir sürek kala uzmanlar da bir ay boyunca oruç tutulduktan sonra günlük beslenme rutinine nasıl dönüleceği konusunda uyardı. En çok tatlı tüketilen zamanlardan biri olan bayramlarda tatlı tüketimi konusunda dikkat edilmesi gerekenleri ise Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli şöyle anlattı; Bayramda tatlı ve çikolata tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerekiyor. Bayramlarda beslenme düzeninde bazı değişiklikler yaşanabiliyor. Bu değişikliklerin sadece sindirim sistemi değil, vücudun tamamında telafisi güç sorunlara yol açabilir. Bayram ziyaretleri sebebiyle öğün saatlerimizde değişiklikler yaşanabilir. Şayet beslenme düzenimizdeki değişikliklere mukabil tedbir alınmazsa bazı sağlık problemleri yaşanabilir. Bu problemlerin başlıcaları ise sindirim güçlüğü, kabızlık, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesi, kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarıdır." Tatlı tüketiminin bayram süresi ve sonrasını sağlıklı geçirme açısından kritik önemde olduğunu kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, şu tavsiyelerde bulundu; "Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerleme ve tatlıların tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Bayram boyunca şerbetli tatlı ve çikolata tüketimi artmaktadır. Bu besinlerin glisemik indeksleri ve kalorileri yüksek olduğundan kan şekerinin de hızla yükselmesine yol açarlar. Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, bağırsak sistem bozukluklarına sebep olarak pek çok sağlık problemine yol açabilir. Tatlı tercihleri mümkün olduğunca sütlü tatlılardan yana kullanılabilir. Sütlü tatlı olarak dondurma, doğru ve serinletici bir tercih olacaktır."
15 Mart 2026 Pazar - 09:32
Konya’da ilk; evden çıkamayan engelli hastalara evde sağlık raporu hizmeti
Konya’da bir ilk olarak başlatılan sağlık hizmeti ile evden çıkamayan engelli hastaların evine giden Evde Sağlık Hizmetleri ekipleri hastayı yerinde değerlendiriyor, Uzaktan Hasta Değerlendirme sistemi ile Sağlık Kuruluna bilgi veriyor ve hastaların sağlık raporu işlemleri tamamlanıyor. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Evde Sağlık Hizmetleri’ ekipleri hastaneye gidemeyecek durumda olan hastaların yardımına koşarken, Konya’da rapor gerektiren hastalar, yatalak hastaların raporlarının değerlendirilmesinde Uzaktan Hasta Değerlendirme sistemi devreye alındı. Beyhekim Eğitim Araştırma Hastanesinde başlatılan uygulama ile hastanın raporunun uzatılması veya hastaya rapor verilmesi gerektiği zaman yatalak, muhtaçlı hastalar evinden, yerinden kaldırılmadan raporlarını yenileyebilecek bir sistem hayata geçirildi. "Hastalarımız için çok büyük bir konfor sağladı" Proje hakkında bilgi veren Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, "Hastayı biz uzaktan nasıl değerlendirebiliriz, hastayla ilgili hastayı hastaneye getirmeden nasıl hastayı rahatlatabiliriz, bununla ilgili çalışmalar başladı. Bakanlığımızın çalışmaları sonucunda inşallah biz de ilimizde ilk önce yatan, rapor gerektiren hastalar, yatalak hastalarımızın raporlarının değerlendirilmesinde Uzaktan Hasta Değerlendirme sistemini nasıl aktive edebiliriz onu planladık ve çok güzel yerlere geldi. Sonuç olarak şu anda 2 yılda bir yenilenen sağlık raporlarında, yatalak hastalarımızın hastaneye gelmesi, yerinden hareket ettirilmesi, hastanede çeşitli odalara götürülmesi, hastane süreçlerinin zor olması, bunları artık ortadan kaldırdık. Artık sürecimizde evde sağlık birimlerimiz hastaya gidiyor, yerinde değerlendiriyor. Hastayı yerinde değerlendirdikten sonra hastaya, kurulumuza hastanın durumuyla ilgili bilgi veriyorlar. Hastanın raporunun uzatılması gerektiği zaman veya hastaya rapor verilmesi gerektiği zaman yatalak hastamızı, muhtaçlı hastalarımızı hiç evinde, yerinden kaldırmadan raporlarını yenileyebilecek bir sisteme getirdik. Bu hastalarımız için çok büyük bir konfor sağladı. Çünkü bunlar çoğu yatalak hastalarımız, hastaneye gelmeleri, indirilmeleri, ambulans süreçleri, hasta ve hasta yakınlarımızı bayağı yıpratıyordu. Şu anda elhamdülillah hastalarımızı gidiyoruz evinde değerlendiriyoruz, evinde değerlendikten sonra kurulumuza sunuyoruz. Kurulumuza sunduktan sonra hastanın raporunu otomatik olarak yenilemiş oluyoruz. Beyhekim Eğitim Araştırma Hastanemizde başlattığımız bu uygulamayı Konya genelindeki ilk önce merkez hastaneleri sonra da büyük ilçe hastanelerimize bu uygulamayı yayarak Sağlık Kurulu olan hastanelerimize hastalarımızın tamamen evlerinde rahat bir şekilde sağlık kurullarına ulaşmasını sağlayacağız" dedi. Hasta yerinden hiç oynatılmadan sağlık raporu işlemleri yapılıyor Projenin ilk uygulandığı Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Halil Ekrem Akkurt, "Öyle bir hasta grubumuz var ki yatağa tamamen bağımlı ve bu hastaları Sağlık Kuruluna sosyal haklarını kazanmaları için, özür oranlarını belirlememiz için getirmemiz gerçekten zor olan bir hasta grubumuz var. Bu hasta grubunun hastaneye getirilmeden neler yapılabileceği düşünüldüğünde İl Sağlık Müdürlüğümüzün pilot olarak bizim hastaneyi belirlemesi üzerine biz de eğer böyle bir vatandaşımız bize müracaat ettiği zaman ‘Hastamızı getiremiyoruz, çok zor oluyor, zaten yatağa bağımlı’ denilen hasta grubunda evde sağlık ekibimiz hastayı görmeye gidiyor. Eğer gerçekten böyle bir durumu varsa hastanın yerinden hiç oynatılmadan evde sağlık ekibimiz UHD (Uzaktan Hasta Değerlendirme) sistemi ile Sağlık Kurulumuza bağlanıyor ve Sağlık Kurulu orada hastayla ilgili puanını verip sosyal hakkından yararlanmasını sağlıyoruz" dedi. "Bulunmaz bir nimet" ALS hastası çocuğunu evinden çıkarıp hastaneye götüremediğini, Uzaktan Hasta Değerlendirme sistemi ile Sağlık Kurulu raporu aldığını anlatan İsak Uysal (58), "Hastaneye gidemiyordum. Evimiz 2 katlı olunca aşağı inemiyorduk. İletişime geçtik, durumu anlattık. Hastanedeki doktorumuz araştırayım, size döneyim dedi. Araştırdı, bize sistemi anlattı, size yardımcı olacağız dedi. Geçtiğimiz 17 Kasım’da irtibata geçtik, 20 Kasım’da görüntülü görüşme yaptık. Orada bize rapor verildi, Allah razı olsun. Sağlık Bakanlığımıza teşekkür ederiz bu imkanları bize sağladığı için. Bulunmaz bir nimet" diye konuştu.
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:39
Bayburt’ta sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı
14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Bayburt’ta sağlık çalışanları ziyaret edilerek, günleri kutlandı. Bayburt Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen ziyarette, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Harun Sivlim, Başhekim Dr. Murat Canpolat ve hastane yönetimi, hekimler ile sağlık çalışanlarına karanfil verdi. Gece gündüz demeden vatandaşlara sağlık hizmeti sunan hekimler ve sağlık çalışanlarıyla bir süre sohbet eden Sivlim ile Canpolat, görev başındaki personele çalışmalarında kolaylıklar diledi. Sağlık çalışanları da ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mart 2026 Cumartesi- 13:54
Maçta kaleciyle çarpışan genç futbolcunun böbreği parçalandı, ameliyatla hayatı kurtuldu
2
13 Mart 2026 Cuma- 16:10
Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki
3
14 Mart 2026 Cumartesi- 12:07
Görme kaybı yaşarken ders çalıştı, şimdi doktorlarıyla meslektaş olmayı hedefliyor
4
13 Mart 2026 Cuma- 17:06
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Maalesef İlber Ortaylı Hocamızı kaybettik, Türkiye’nin çok büyük bir değerini kaybettik"
5
14 Mart 2026 Cumartesi- 09:36
Damadının verdiği böbrekle yaşama tutundu: "Hayırlı damat’ diyorlar"
27 Ocak 2026 Salı - 10:28
Sağlık çalışanlarından yeşilçam nostaljisi
Medicana International İzmir Hastanesi sağlık çalışanlarından oluşan Türk Sanat Müziği Korosu, Yeşilçam şarkılarıyla Sabancı Kültür Sarayı’nda nostalji dolu bir konsere imza attı. Gecede konuşan Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Medicana olarak biz, yalnızca tedavi eden değil; insanın ruhuna, duygusuna ve yaşam kalitesine dokunan bir sağlık anlayışını benimsiyoruz. Hastalarımıza olduğu kadar çalışma arkadaşlarımıza da iyi gelmeyi, sağlığı bütüncül bir bakışla ele almayı önemsiyoruz. Bu akşamki konser de, tam olarak bu vizyonun sanata yansımasıdır" mesajını verdi. Medicana International İzmir Hastanesi sağlık çalışanları tarafından kurulan Türk Sanat Müziği (TSM) Korosu, "Bir Masal Akşamında Yeşilçam Şarkıları" konseriyle izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Türk Sanat Müziği Sanatçısı Dilek Şafak Çakar yönetimindeki koro, Sabancı Kültür Sarayı Hasan Tahsin Salonu’nda Yeşilçam’ın unutulmaz eserlerini seslendirdi. Konsere; SGK İzmir İl Müdürü Mehmet Baydili, SGK İzmir İl Müdür Yardımcısı Mustafa İmdat, Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, Genel Müdür Yardımcıları Fulya Erdemil ve Remzi Öksüz, Medicana Bursa Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Ener, Medicana Çeşme Tı Merkezi İdari Müdürü Kibar Üstüner, Medicana Sağlık Grubu Anlaşmalı Kurumlar Direktörü Zümrüt Altunay ile Yatırımlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Dr. Ulvi Ünal katıldı. Hafızalara kazınan şarkılar seslendirildi Buruk Acı’dan Al Yazmalım’a, Arım Balım Peteğim’den Bir Garip Yolcuyum’a kadar birçok zamansız şarkı; Medicana International İzmir Hastanesi’nin sağlık çalışanları tarafından seslendirildi. Konserde, konser repertuarındaki şarkıların yer aldığı Yeşilçam filmlerinden kesitler de izletilerek misafirlere nostalji dolu anlar yaşatıldı. Koroda, Medicana International İzmir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Ayık ‘Fesuphanallah’, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Arzum Kale ‘Aşkım Bahardır’, İç Hastanlıkları Uzmanı Uzm. Dr. Murtaza Çit ‘Bir Garip Yolcuyum’ ve işyeri hekimi Dr. Veysel Karan Koçdemir de ‘Fikrimin İnce Gülü’ performansıyla hafızalara kazındı. Sağlık vizyonu sanata da yansıdı Yeşilçam rüzgarının estiği gecenin açılış konuşmasını yapan Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Yeşilçam şarkıları, sadece birer melodiden ibaret değildir. Bir dönemin duygusunu, masumiyetini ve samimiyetini taşır. Bir şarkı başladığında bazen bir aşk sahnesi gelir gözümüzün önüne, bazen hüzünlü bir veda, bazen de umut dolu bir son Medicana olarak biz, yalnızca tedavi eden değil, insanın ruhuna, duygusuna ve yaşam kalitesine dokunan bir sağlık anlayışını benimsiyoruz. Hastalarımıza olduğu kadar çalışma arkadaşlarımıza da iyi gelmeyi, sağlığı bütüncül bir bakışla ele almayı önemsiyoruz. Bu akşamki konser de, tam olarak bu vizyonun sanata yansımasıdır" sözlerini kaydetti. Konserin sonunda Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, koro şefi Türk Sanat Müziği Sanatçısı Dilek Şafak Çakar’a çiçek takdim ederek, teşekkürlerini sundu. Konserin sonunda dinleyenler, "Bir Şarkısın Sen" adlı esere telefonlarının ışıklarıyla birlikte eşlik etti.
27 Ocak 2026 Salı - 10:25
2025 yılı için GÖREN Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi
İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’nin başkanlığında, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Serkan Ceyhan’ın sunumuyla; hastane başhekimleri ve başhekim yardımcılarının yer aldığı Aralık Ayı ve 2025 Yılı Sağlıkta İzleme ve Değerlendirme Sistemi (GÖREN) Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ve hastanelerin performans verileri/göstergeleri ile hizmet sunum süreçleri detaylı olarak analiz edildi. Yapılan değerlendirmeler doğrultusunda sağlık hizmetlerinin etkinliğini arttırmaya yönelik öneriler ve iyileştirme alanları ele alındı. Ayrıca toplantıda, Bakanlık tarafından güncellenerek yürürlüğe giren yeni gösterge kartı ile Kurum Hedef Göstergeleri Hastane Rol Grupları hakkında detaylı bilgi katılımcılara aktarıldı.
27 Ocak 2026 Salı - 10:24
Muğla Valiliği’nde ‘Sigara Bırakma Polikliniği’ açıldı
Muğla’da 2026 yılının ‘Gençlik Yılı’ olarak ilan edilmesinin ardından başlatılan ‘Arınma Projesi’ kapsamında, Muğla Valiliği hizmet binasında ‘Sigara Bırakma Polikliniği’ açıldı. Poliklinik ve ‘Gençlik Yılı’ hakkında açıklamalarda bulunan Vali Akbıyık, 2026 yılının ‘Muğla Gençlik Yılı’ olarak ilan edilmesinin ardından birçok proje ve etkinliğin hayata geçirildiğini belirtti. Sigarayı bırakma polikliniği açıldı Arınma Projesi kapsamında ilk olarak İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Muğla Valiliği bünyesinde Sigara Bırakma Polikliniği’nin hizmet vermeye başladığını ifade eden Muğla Valisi İdris Akbıyık, "Bugün Muğla Valiliğinde tütün mamulleri ve sigarayla mücadele ekibimiz İl Sağlık Müdürlüğümüzün ilgili birimi geldiler ve polikliniğimizi açtık. Muğla 2026’da hareketli geçecek. Bildiğiniz gibi 2026’yı ‘Gençlik Yılı’ ilan ettik. Gençliğin enerjisi Muğla’nın gücü diyoruz. Bu çerçevede de bizim göz bebeğimiz gençlerimizi, Cumhuriyetimize emanet edeceğimiz gençlerimizi madden ve manen en iyi şekilde yetiştirmek, onları korumak, kollamak bizim boynumuzun borcu" dedi. "İnsanlık ciddi bağımlılık tehdidi altında" Gençlik yılı kapsamında ‘Arınma’ projesi geliştirdiklerin açıklayan Vali Akbıyık, "Kötülüklerden hep beraber arınacağız. Nedir bunlar? Birincisi bağımlılık. Teknoloji bağımlılığı, madde bağımlılığı, uyuşturucu, alkol, sigara. Bu çerçevede de bu arınma projesi çerçevesinde ilk olarak valilik olarak il sağlık müdürlüğümüzün tütün mamulleriyle mücadele ve sigarayı bırakma ekibi kendimizden başlamak üzere burada ilgili polikliniğimizi açtık, çalışmalara başladılar. Hakikaten insanlık bugün ciddi bir bağımlılık tehdidi altında, riski altında. Biraz önce dediğim gibi madde, uyuşturucu, alkol, sigara bunların teknoloji bağımlılığı en önemlileri. Biz de bunların hepsiyle devlet olarak tüm STK’larımızla, yerel yönetimlerinizle birlikte mücadele ediyoruz. Ve bu mücadeleyi de öncelikle kendimizden başlamamız gerekiyor. Bu çerçevede biz de Muğla Valiliği olarak kendimizden başladık ve birimimizi kurduk. Çalışmalar devam edecek" dedi. 400 bin kişiye eğitim verildi Muğla Sağlık İl Müdürlüğünün geçen yıl sigarayı bırakma ekibi tarafından 400 bin vatandaşı, lise öğrencilerini, üniversite öğrencilerini, doktorlar, aile hekimleri, kamu kurum kuruluşlarına eğitim verdiğini belirten Muğla Valisi Akbıyık, "Yine 4 bin civarı da sigara kullanan vatandaşımız muayeneden geçirildi. Sigarayı bırakma konusunda çalışmalar devam ediyor. Ben emeği geçen başta sağlık müdürümüz olmak üzere tüm görev alan doktorlarımıza, görevlilerimize teşekkür ediyorum. Ayrıca bir de sigarayı bırakanları tebrik ediyoruz. Bırakacak olanlara da şimdiden teşekkür ediyoruz. 2026 tembellik yılı olmasın, bağımlılık yılı olmasın, arınma yılı olsun, gençliğin yılı olsun, hareketli bir yıl olsun" dedi.
27 Ocak 2026 Salı - 10:23
Yalnızlık çağımızın görünmez salgını
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Beste Çokaygil, kendini yalnız hissetmenin her zaman "yalnızlık" anlamına gelmediğini belirterek, "Yalnızlık, sadece fiziksel bir izolasyon durumu değildir. Daha çok anlaşılmama, değer görmeme ve aidiyet eksikliği ile ilgilidir. Bir mesaj almak, bir paylaşımı beğenmek veya yüzlerce arkadaş listesinde bulunmak, gerçek bir bağın yerini tutamaz" uyarısında bulundu. "Kaygı, depresyon ve özgüven sorunlarını da beraberinde getiriyor" Yalnızlığın günümüzde sadece bir duygudan ibaret olmadığını, çağımızın görünmez salgını haline geldiğini belirten Çokaygil, "Hızla akan yaşam temposu, yüzeysel ilişkiler ve sürekli karşılaştırmalar, yalnızlığımızı derinleştiriyor. Sosyal medyada gördüğümüz mükemmel hayatlar, kendi hayatımızı eksik ve yetersiz hissetmemize yol açabiliyor. İnsanlar, gerçek duygularını paylaşmak yerine maskeler takıyor; bu da samimi ve güvenli ilişkilerin azalmasına sebep oluyor. Bu durum uzun süre devam ettiğinde kaygı, depresyon ve özgüven sorunlarını da beraberinde getirebiliyor" dedi. "Modern şehir yaşamı ve bireyselleşme yalnızlığı besliyor" Modern şehir yaşamı ve bireyselleşmenin de yalnızlığı beslediğine dikkat çeken Beste Çokaygil, "Komşuluk ilişkilerimiz zayıfladı, aile bağlarının önemi şehir hayatının karmaşasında kayboldu. İnsanlar artık kendi iç dünyalarıyla daha fazla baş başa kalıyor ve bu durum, hem psikolojik hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor" diye konuştu. "Yalnızlık bedensel sağlığı da etkiliyor" Yalnızlığın yalnızca ruhsal değil, fiziksel sağlık üzerinde de etkili olduğuna değinen Çokaygil, "Uzun süreli yalnızlık hissi, stres hormonlarının artmasına neden olabilir. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatabilir, uyku düzenini bozabilir ve kronik yorgunluk hissine yol açabilir. Yani yalnızlık sadece bir duygu değil, tüm vücudu etkileyebilen bir durumdur" ifadelerini kullandı. "Dijital iletişim gerçek temasın yerini tutmuyor" Dijital iletişimin artmasının yüz yüze temasın yerini alamadığını belirten Çokaygil, "Ekran üzerinden kurulan iletişim hızlıdır ama duygusal derinlik açısından sınırlıdır. İnsan beyni göz teması, ses tonu ve beden dili gibi unsurlarla bağ kurar. Bunlar eksik olduğunda kişi kalabalıklar içinde bile kendini yalnız hissedebilir" şeklinde konuştu. "Yalnız hissetmek yalnız olmak anlamına gelmiyor" Yalnız hissetmenin yalnız olmak anlamına gelmediğini belirten Beste Çokaygil, "Kendimize zaman ayırmak, duygularımızı fark etmek ve anlamlı bağlantılar kurmak, yalnızlığı dönüştürmenin ilk adımıdır. Duygularınızı gözlemlemek ve kabul etmek, yalnızlığın olumsuz etkilerini azaltır. Arkadaşlarınızı sayıdan çok derinliğine göre değerlendirin. İçten bir sohbet, paylaşılan bir deneyim, yüzeysel mesajlaşmalardan çok daha iyidir. Bunun yanı sıra gönüllü katıldığınız aktiviteler, hobiler ve sosyal gruplar, aidiyet hissini artırır" diye kaydetti. "Kendinizle kurduğunuz bağı güçlendirin" Yalnızlığın modern yaşamın kaçınılmaz yan etkisi olduğunu söyleyen Çokaygil, "Farkında olarak, kendimizle ve başkalarıyla kurduğumuz bu bağları güçlendirerek, bu duyguyu yapıcı ve dönüştürücü bir deneyime çevirebiliriz" diye anlattı.
27 Ocak 2026 Salı - 10:16
Baş ağrılarının sessiz tetikleyicileri: Diş sıkma ve kötü duruş
Ekran başında geçirilen uzun süreler ve artan stres baş ağrılarının en sık nedenleri arasında yer alırken, Medicana Sağlık Grubu Dr. Fizyoterapist Sercan Ateş, çoğu zaman gözden kaçan diş sıkma ve kötü duruşun da önemli "sessiz tetikleyiciler" olduğunu vurgulayarak günlük yaşama kolayca entegre edilebilecek öneriler paylaştı. Uzun süren baş ağrılarında nörolojik bir bulguya rastlanmadığı durumlarda, sorunun kaynağının boyun ve çene çevresindeki kas iskelet sistemi problemleri olabileceğini belirten Medicana International Ankara Hastanesi Dr. Fizyoterapist Sercan Ateş "sessiz tetikleyici" olarak tanımladığı bu kas problemlerinin doğru alışkanlıklar, fizyoterapi ve manuel terapi uygulamalarıyla kontrol altına alınabileceğini söyledi. Omurganın en üst bölümünde yer alan ve kafatasını taşıyan Atlas ve Aksis omurlarının, baş ağrısı mekanizmasında kritik bir role sahip olduğunu ifade eden Fizyoterapist Sercan Ateş şunları kaydetti: "Bu iki omur hem biyomekanik bir köprü hem de nörolojik bir kontrol merkezi görevi görür. Çene ve boyun arasındaki nöromüsküler bağlantılar nedeniyle diş sıkma, Atlas ve Aksis çevresindeki kas ve eklemlerde gerilimi artırır. Bu bölgedeki fasyal gerginlikler dizilimi bozarak baş ağrılarına yol açabilir. Tekrarlayan, bilgisayar kullanımı sonrası ortaya çıkan, stres ve çene sıkma ile artan, uzun süreli masa başı çalışmayla tetiklenen ve gerilim tipi baş ağrısını andıran tabloların büyük çoğunluğu kas iskelet sistemi kaynaklıdır. Özellikle gün ilerledikçe artan, duruş düzeltildiğinde hafifleyen, telefon veya laptop kullanımından sonra başlayan ve boyun hareket kısıtlılığıyla birlikte görülen ağrılar kötü postürle ilişkili olabilir." Ekran kullanımında dirsek desteği atlanmamalı Doğru postürün sürekliliğinin önemine değinen Fizyoterapist Sercan Ateş, günlük hayatta uygulanabilecek basit ama etkili önerilerini şöyle sıraladı: "Uzun süre aynı pozisyonda kalınmamalı, saat başı kısa hareket molaları verilmelidir. Ekran göz hizasında olmalı, masa ve sandalye yüksekliği uygun ayarlanmalı, dirsek desteği atlanmamalıdır. Gün içinde farkında olmadan yapılan diş sıkma, omuzları yukarıda tutma ve nefesi tutma gibi alışkanlıklar fark edilerek gevşetilmelidir. Uyku sırasında çok yüksek veya çok alçak yastıklardan kaçınılmalı, özellikle yan yatışta boynu nötral pozisyonda destekleyen yastıklar tercih edilmelidir. Bol bol su tüketilmeli ve stres düzeyi dengelenmelidir." Sadece dik durmak yetmez Manuel terapilerle Atlas ve Aksis’in çene eklemiyle olan biyomekanik dengesinin sağlandığını belirten Fizyoterapist Sercan Ateş diş sıkma ve postür bozukluğu kaynaklı baş ağrılarına ilişkin fizyoterapi destek programlarına dair de şunları söyledi: "Derin boyun kaslarının güçlendirilmesiyle ağrıların tekrarlanması önlenebilir. Postür düzeltme programları standart bir şablonla değil, bireyin duruş analizi, ağrı paterni, günlük alışkanlıkları ve fonksiyonel ihtiyaçları doğrultusunda planlanır. Program farkındalık egzersizleri ile başlayarak postüral dayanıklılık ve fonksiyonel entegrasyon çalışmalarına kadar kademeli olarak ilerler. Böylece kişi yalnızca ‘dik durmayı’ değil, doğru postürü günlük yaşamda sürdürebilmeyi öğrenir."
27 Ocak 2026 Salı - 10:07
Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi, vatandaşların sağlıklı yaşama adım atmasına destek oluyor
Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi, vatandaşlara obezite danışmanlığı, kanser taramaları ve sağlıklı yaşam eğitimleri sunarak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik ediyor ve hastalıklardan korunmayı hedefliyor. Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi, vatandaşların sağlıklı yaşam hedeflerine ulaşmalarında önemli rol oynuyor. Merkez, geniş bir hizmet yelpazesi sunarak, toplumu hastalıklardan koruma ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etme amacı taşıyor. Obezite ve obezite ile ilişkili hastalıklar, hayat kalitesini düşüren ve aynı zamanda insan hayatının kısalmasına yol açan çok nedenli kronik bir hastalıktır. Sağlıklı Hayat Merkezi, çocuklar ve ebeveynler için de detaylı beslenme danışmanlığı sunarak, obezite sorununu önlemeye yönelik önemli bir hizmet sunuyor. Merkez, toplumu sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirirken, bireylerin sağlığını artırmayı hedefliyor. Obezite ile mücadeleye de odaklanan Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi’nde Diyetisyen Keziban Karadağ, artan obezite oranları ve kilo problemleri ile ilgili bireysel danışmanlık hizmetleri sunduklarını söyledi. Karadağ, "Artan paketli gıda tüketimi, azalan hareketlilik ve bozulmuş uyku düzeni obeziteyi artırıyor. Merkezimizde kişiye özel beslenme danışmanlığı yaparak, fazla kilolu bireylerin kilo vermelerine ve zayıf bireylerin ideal kilolarına ulaşmalarına yardımcı oluyoruz" dedi. Diyetisyen Keziban Karadağ; "Amacımız ülkemizde de görülme sıklığı giderek artan ve çocuklarımızı ve gençlerimizi etkileyen bu hastalıkla etkin şekilde mücadele etmek, toplumun obezite ile mücadele konusunda bilgi düzeyini artırarak bireylerin sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmalarını teşvik etmek ve böylece ülkemizde obezite ve obezite ile ilişkili hastalıkların (kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, kas-iskelet sistemi hastalıkları vb.) görülme sıklığını azaltmak. Bu amaç doğrultusunda polikliniğe müracaat eden bireylere hekim tarafından yapılmış tahlil sonuçları değerlendirilip besin tüketim kaydı alınarak kişiye özel beslenme planı yapılmaktadır. Kronik bir hastalığı ya da anemi durumu varsa değerlendirilerek uygun olacak şekilde beslenme listesi düzenlenir. Çocukluk çağı, adölesan, yetişkinlerin, gebe ve emzirenlere uygun olacak beslenme planı düzenlenir. Beslenme planı düzenlenen bireyler belirli aralıklarla takip edilerek vücut analizleri yapılır. Gerektiği durumlarda beslenme planında değişiklikler yapılır. Kurum bünyesindeki gebe sınıfına müracaat eden bireylere de bireysel ya da toplu olarak bilgilendirme yapılıp eğitim verilir. 2025 yılında 2 binin üzerinde bireye beslenme danışmanlığı verildi. 2026 yılında bu sayıyı daha da artırarak daha fazla bireye ulaşmak hedefleniyor." diye konuştu.
27 Ocak 2026 Salı - 10:00
Şeker hastası 83 yaşındaki yaşlı adam ampütasyondan son anda kurtuldu
Diyabetik ayak enfeksiyonu şikâyetiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne başvuran 83 yaşındaki Artvinli Mustafa Kafa, 90 gün süren yoğun tedavinin ardından sağlığına kavuştu. Kafa, "Başka hastanelerde ayağımın kesilebileceğini söylediler. Ancak burada ‘bu ayağı kurtarırız’ dediler ve başardılar" ifadelerini kullandı. Diyabet hastası 83 yaşındaki Mustafa Kafa, hastalığına bağlı diyabetik ayak enfeksiyonu nedeniyle Artvin’de çeşitli hastanelere başvurdu. Kafa’ya diyabetik ayak ampütasyonu önerilmesine rağmen, farklı bir tedavi umuduyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne geldi. Enfeksiyon, dahiliye, ortopedi ve plastik cerrahi birimlerinin ortak çalışmasıyla 90 gün boyunca tedavi edilen Kafa, sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Kafa, "Ayağım perişan durumdaydı. Başka hastanelerde kesileceğini söylediler. Burada ‘bu ayağı kurtarırız’ dediler ve başardılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Şu an iyiyim, ayağıma çocuk bakar gibi bakmamı söylediler, biz de buna uyacağız" ifadelerini kullandı. Kafa, kendisiyle ilgilenen hekim ve hemşirelerle birlikte Artvin’de fındık toplayacağının sözünü verdi. "Yüzümüzü güldüren bir sonuç aldık" Mustafa Kafa’nın tedavisini yürüten Eşrefpaşa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Altan Gökgöz, "Hastamız pek çok merkeze başvurmuş ancak yara bakımı konusunda etkili bir tedavi alamamış. Ayağında nekroz yani ölü dokular çok fazlaydı. Dış merkezlerde ampütasyon olabileceği söylenmiş, ancak biz hastamızın da uyumu sayesinde iyileştirdik. Bazen ‘uzvu keselim’ denilerek çözüm basitmiş gibi düşünülebiliyor; oysa asıl zor ve doğru olan, uzvu korumaktır. Tedaviyi multidisipliner şekilde yürüttük; enfeksiyon, dahiliye, ortopedi ve plastik cerrahinin ortak çalışmasıyla başarılı sonuç aldık. Bakımını yaparsa, ilaçlarını düzenli alırsa ve kontrollerine gelirse, bu hastalık bir daha tekrarlamayacaktır. Yüzümüzü güldüren bir sonuç aldık ve çok mutluyuz" dedi. Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da Kafa’yı ziyaret ederek tedavisi hakkında görüştü.
27 Ocak 2026 Salı - 09:24
Diyetisyen Sobacı: "Sosyal medyada sıkça görülen yemek içerikleri açlığı tetikleyebiliyor"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, hedonik açlığın fiziksel değil, zihinsel bir açlık olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu. Diyetisyen Sobacı, "Sosyal medyada sıkça görülen yemek içerikleri hedonik açlığı tetikleyebiliyor" dedi. "Sosyal medyada sıkça görülen yemek içerikleri hedonik açlığı tetikleyebiliyor" Diyetisyen Zişan Sobacı, "Hedonik açlık, vücudun enerjiye ihtiyacı olmadığı halde lezzetli yiyeceklere karşı duyulan istektir. Bu açlık türü mideyle değil, beyinle ilgilidir. Özellikle stres, can sıkıntısı, yoğun iş temposu ve sosyal medyada sıkça görülen yemek içerikleri hedonik açlığı tetikleyebiliyor. Bu durumda kişi tok olsa bile yemek yeme ihtiyacı hissedebiliyor" ifadelerini kullandı. Hedonik açlığın kontrol altına alınmadığında kilo artışına ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarına yol açtığını vurgulayan Sobacı, "Bu tür yeme davranışı zamanla obezite, insülin direnci ve metabolik hastalıkların riskini artırabilir. Gerçekten aç olup olmadığınızı sorgulayın. Duygusal yeme farkındalığı kazanın. Evde sağlıksız atıştırmalıkları sınırlayın. Yavaş ve bilinçli yemek yiyin. Stres yönetimine önem verin" şeklinde konuştu.
27 Ocak 2026 Salı - 09:03
Kar altında şap seferberliği
Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Trabzon’un zorlu ve karlı coğrafyasında, adeta komando timlerini andıran bir mücadeleyle karla kaplı dağ yollarını aşarak hayvanları Şap hastalığına (SAT1 Serotipi) karşı koruma altına alıyor. Türkiye’de 1965 yılından bu yana ilk kez yoğun olarak görülen Şap hastalığına karşı Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin mücadelesi aralıksız sürüyor. Karadeniz’in sert kış koşullarının etkili olduğu Trabzon’un yüksek kesimlerinde görev yapan ekipler, karla kaplı dağ yollarını aşarak hayvanları aşılayarak hastalığa karşı korumaya çalışıyor. Trabzon’da yer yer diz boyunu aşan kar, buz tutmuş yollar ve ulaşımı güçleştiren hava koşullarına rağmen veteriner hekimler ve teknik personel adeta komando timlerini aratmayan bir azimle sahada görev yapıyor. Ekipler, kimi zaman araçların ilerleyemediği noktalarda kilometrelerce yürüyerek, karların içinden geçip ahırlara ulaşıyor. Şap hastalığının yayılımını önlemek amacıyla aşılama, kontrol ve bilgilendirme çalışmalarını sürdüren ekipler, hayvan sağlığının yanı sıra bölge hayvancılığının da korunmasını hedefliyor. Soğuk hava, tipi ve dik yamaçlara rağmen çalışmalarını aksatmayan görevliler, hastalığın kontrol altına alınması için gece gündüz demeden görev yapıyor. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen mücadelede, özellikle kırsal ve yüksek rakımlı mahallelerdeki hayvan varlığı tek tek kontrol edilirken, üreticilere de alınması gereken tedbirler anlatılıyor. İsa Kaplan: "Şap hastalığıyla ilgili Trabzon’da sorun yaşamak istemiyoruz" Şap hastalığına (SAT1 Serotipi) karşı yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, zorlu kış şartlarına rağmen sahadaki çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü söyledi. Kaplan, "Bizim yol ve kış şartlarımız gerçekten çok zor. Arkadaşlarım özverili bir şekilde şu anda tüm mahallelerde şap aşısı ile ilgili çalışma yapıyor. 2025 yılında şap hastalığı SAT-1 1965 yılından sonra ilk defa yeniden kendini gösterdi. Doğu Karadeniz’in avantajı daha kapalı bir bölge ve hayvan hareketleri daha az olması sebebiyle ilimizde çok fazla bir sıkıntı yaşamadık. Bizlerde hastalık çıkışı oldu ama yoğun bir şekilde Sonbahar sezonunda aşılamamızı yapmıştık. Şimdi de ilkbahar sezonunun başlangıcını 2 Ocak’tan itibaren başlattık. İnşallah hızlı bir şekilde tamamlayıp şap hastalığıyla ilgili Trabzon’da sorun yaşamak istemiyoruz. Vatandaşlarımızın mutlaka gebe hayvanları bile olsa şap aşısının zararı yok mutlaka yaptırsınlar. Hayvanlarımızı koruma altına alalım" dedi. "Arkadaşlarımız yılmadan üşenmeden bu işlerini gerçekleştiriyor" Trabzon’da 120 bin büyükbaş hayvanın olduğunu kaydeden Kaplan, "İşletme numaralarımız hangi köyde nerede kimin kaç hayvanı olduğunu biliyoruz. Arkadaşlarımız tecrübeli köy köy evi ev kimde hayvan olduğunu bilir. Bize hiç müracaat edilmeden sırasıyla köylere program yapıyoruz. İlçe müdürlüklerimizdeki veteriner hekim ve sağlık teknisyeni arkadaşlarımızda şap aşılarını yapıyor. Tüm ülkemizde olduğu gibi bu bir rutindir. Bizler en uç sinir noktalarına kadar bile hareket eden bir bakanlığız. Bütün ilimize hakimiz. İlimizdeki bütün varlıkları da biliriz. Trabzon belki kilometrekare olarak küçük bir il ama karayolu ağı olarak en büyük illerden biri. Bu yol ağının büyük olması zorlaştırıyor. Bizde toplu hayvan sayısı yok küçük aile işletmeleri oluyor. Yani 3-5 hayvan bakıyorlar. Anadolu’nun diğer yerlerinde büyük işletmeler vardır. Günlük bir hekim bine yakın hayvan aşılarken bizimkiler ancak gün boyunca 25-30 hayvan aşılayabiliyor. Çünkü işletmeler birbirine uzak, her işletmede hayvan sayısı az, doğa ve yol şartları içerisinde aşı yapılıyor. İç Anadolu’da günde bin hayvan yapıldığını, bizde de 30 hayvan yapıldığı düşünürsek yaklaşık 30 katı bir zorluk yaşıyoruz. Arkadaşlarımız yılmadan üşenmeden bu işlerini gerçekleştiriyor. Her sezonda şap oranımızı, aşılama başarımızı çok şükür tutturuyoruz" ifadelerini kullandı.
27 Ocak 2026 Salı - 08:41
Bitlis Devlet Hastanesi’nde bir ilk: Kapalı yöntem omurga ameliyatı yapıldı
Bitlis Devlet Hastanesi’nde sağlık alanında önemli bir başarıya imza atılarak, ilk defa kapalı yöntemle omurga ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Bitlis Devlet Hastanesi, Doğu Anadolu Bölgesi’nde önemli bir sağlık başarısına imza attı. Yıllardır bel ağrısı ve yürüme güçlüğü yaşayan 66 yaşındaki Yahya Subaşı, bölgede ilk kez bir devlet hastanesinde uygulanan kapalı yöntem omurga ameliyatıyla kısa sürede sağlığına kavuştu. Yaklaşık 5 yıldır bel ağrısı şikâyeti bulunan Subaşı’nın Bitlis Devlet Hastanesi’nde yapılan tetkiklerinde L5 omurgasında kırık tespit edildi. Bunun üzerine hasta, açık cerrahiye göre daha az kanama, daha az kas hasarı ve hızlı iyileşme imkânı sunan perkütan spinal enstrümantasyon tekniğiyle ameliyata alındı. Operasyon, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ikinci basamak bir devlet hastanesinde bu yöntemle gerçekleştirilen ilk ameliyat olma özelliğini taşıyor. Üç cerrah tarafından anlık röntgen görüntüleri eşliğinde yapılan operasyonda, hastanın omurgasına başarıyla 6 vida yerleştirildi. Ameliyat sonrası kısa sürede toparlanan Yahya Subaşı, sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Ameliyatı gerçekleştiren Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Furkan Sapancı, Bitlis Devlet Hastanesi’nde önemli bir ilki hayata geçirdiklerini belirterek, "Doğu Anadolu Bölgesi’nde ikinci basamak bir hastanede ilk defa kapalı yöntemle bu ameliyatı gerçekleştirdik. Daha az kanama, hızlı iyileşme ve ameliyat sonrası ağrıların çok daha az olması nedeniyle bu yöntemi tercih ettik. Bu tür ileri düzey ameliyatların Bitlis’te yapılabiliyor olması hem bölge hem de vatandaşlarımız için büyük bir kazanımdır" dedi. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Muhammet Enes Gürses ise bu tür ameliyatların genellikle özel hastanelerde yüksek maliyetlerle yapıldığına dikkat çekerek, "Bitlis’te daha önce gerçekleştirilmeyen bir cerrahiye imza attık. Özel hastanelerde maliyetli olarak yapılan bu ameliyat, artık hastanemizde tam kapalı yöntemle yapılabiliyor. Bu yöntemin en büyük avantajları; az kas hasarı, az kanama ve daha kısa ameliyat süresidir" ifadelerini kullandı. Operasyonda görev alan Op. Dr. Elif Gökalp de, kapalı yöntemle yapılan ameliyatların hastalar açısından büyük avantaj sağladığını vurgulayarak, "Bu tarz ameliyatlar sonrası hastaların ağrıları çok daha az oluyor. Daha önce kapalı yöntemle endoskopik bel fıtığı ameliyatları da yaptık. Uygun hastalarda kapalı bel fıtığı ve kapalı vida ameliyatlarını bölgemizde yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Ameliyat sonrası sağlık durumunun çok iyi olduğunu belirten hasta Yahya Subaşı ise "Yaklaşık 4-5 yıldır bel ağrısı çekiyordum ve yürümekte zorlanıyordum. Ameliyat sonrası ağrım kalmadı, rahatça yürüyebiliyorum. Ameliyat olduğumu bile anlamadım, kendimi çok iyi hissediyorum" şeklinde konuştu. Bitlis Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen bu operasyon, bölgedeki sağlık hizmetlerinin ulaştığı seviyeyi ortaya koyarken, vatandaşların ileri düzey cerrahi işlemler için başka illere gitme zorunluluğunu da büyük ölçüde azaltacak.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 18:17
Medilines Hospital 6. yaşını yeni yönetimiyle kutluyor
Elazığ’da 2020 yılından bu yana hizmet veren Medilines Hospital’da yönetim değişikliği yaşandı. Ocak ayı itibarıyla hastanenin tüm hukuki ve yönetimsel devir süreçleri tamamlanarak, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini iş insanı Celal Çoban devraldı. Elazığ Medilines Hospital, iş insanı Celal Çoban’ın yönetim kurulu başkanlığıyla 6. yaşına girmenin sevincini yaşıyor. Yapılan açıklamada, 2026 Ocak ayı itibarıyla Celal Çoban’ın hastanenin yönetim kademesinde tam yetkiyle göreve başlandığı bildirildi. Hastanenin kuruluşundan bugüne kadar geçen 6 yıllık süreçte Türkiye’nin 81 ilinden ve 33 farklı ülkeden gelen toplamda 1 milyonu aşkın hastaya sağlık hizmeti sunduğu kaydedildi. Hastanenin güncel olarak 230 kişilik bir personel kadrosuyla faaliyetlerine devam ettiği açıklandı. "Tam yetki ve sorumlulukla bu görevi üstlendim" Yeni yönetimle birlikte belirlenen 2026 vizyonu kapsamında sağlık teknolojilerine yatırım yapılması, dijital altyapının güçlendirilmesi ve hekim kadrosu ile bilimsel odaklı hizmet anlayışının sürdürülmesini hedeflediklerini ifade eden Celal Çoban, "Elazığ’da 2020 yılından bu yana faaliyet gösteren bölgemizin saygın ve öncü sağlık kuruluşlarından Medilines Hospital, bugün 6. kuruluş yılını kutlamanın haklı gururunu yaşamaktadır. İlk günkü aşk ve heyecanla insan sağlığını merkeze alan anlayışımızdan ödün vermeden sizlere hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bugüne kadar 1 milyonu aşkın vatandaşımıza şifa sunduk. Türkiye’nin 81 ilinden ve 33 farklı ülkeden hastamıza sağlık hizmeti vererek, Elazığ’ı sağlık alanında önemli bir merkez haline getirdik. 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla hastanemizde yönetimsel ve hukuki devir süreci tamamen tamamlanmış, bu kapsamda yeni yönetim olarak görevi resmen devralmış bulunmaktayız. Bu tarihten önce hastanemizin yönetiminde fiilen yer almadığımı özellikle belirtmek isterim. 2026 Ocak ayından itibaren, tam yetki ve sorumlulukla bu görevi üstlenmiş bulunuyorum. Yeni dönemde ’Sağlıkta Doğru Çizginiz’ sloganımızla yolumuza devam ederken, bu süreci yalnızca bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda bir vizyon yenilenmesi olarak görüyoruz. 2026 vizyonumuz, bilimsel tıp, güçlü hekim kadrosu ve insan odaklı hizmet anlayışını merkeze alan, bölgesel gücünü ulusal ve uluslararası alana taşıyan bir sağlık kurumu olmaktır. Bu doğrultuda, hasta güvenliği ve memnuniyetini en üst seviyeye çıkaran, doktorlarımızın mesleki bağımsızlığını ve bilimsel üretimini destekleyen, sağlık teknolojilerine ve dijital altyapıya yatırım yapan, sürekli eğitimle insan kaynağını güçlendiren, Elazığ’a, bölgemize ve ülkemize değer katan örnek bir sağlık kurumu olmayı hedefliyoruz. Medilines Hospital’ı sadece tedavi eden değil, güven veren, tercih edilen ve referans gösterilen bir marka haline getirmek temel vizyonumuzdur. Bugün 230 kişilik kadromuzla, hem sağlık hizmeti sunuyor hem de Elazığ ekonomisine önemli bir istihdam katkısı sağlıyoruz. Mevcut kazanımları koruyarak, üzerine daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapı inşa etmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "Sağlık hizmetlerini yalnızca bir iş alanı değil, toplumsal bir sorumluluk olarak ele alıyorum" Çoban, "Elazığ Karakoçan doğumluyum. Yaklaşık 30 yıldır Almanya’da lojistik sektöründe faaliyet göstermekteyim ve bu çalışmalarım halen devam etmektedir. Bunun yanı sıra Türkiye’de mermer sektöründe faaliyet gösteren bir şirketimiz, 41 şubeden oluşan bir restoran zincirimiz ve gayrimenkul alanında yürüttüğümüz yatırımlarımız bulunmaktadır. Farklı sektörlerde edindiğim ulusal ve uluslararası yönetim tecrübesini, güçlü bir ekip anlayışıyla Elazığ Medilines Hospital’ın geleceğine taşımayı temel sorumluluğum olarak görüyorum. Evli ve üç çocuk babası biri olarak sağlık hizmetlerini yalnızca bir iş alanı değil, toplumsal bir sorumluluk olarak ele alıyorum" şeklinde konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:22
"Kampüsten Mahalleye İyilik Sağlık Hareketi" Alibeyhüyüğü’nde
Selçuk Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öncülüğünde yürütülen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Kampüsten Mahalleye İyilik Sağlık Hareketi", Konya’nın Çumra ilçesine bağlı Alibeyhüyüğü Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu. Muhtar Himmet Tabak’ın desteğiyle düzenlenen etkinlik mahalle kıraathanesinde gerçekleştirildi. Programda Selçuk Üniversitesi ziraat, tıp, veteriner ve diş hekimliği fakültelerinden akademisyenler; halk sağlığı, ağız ve diş sağlığı, hayvan sağlığı ile tarımsal üretim konularında bilgilendirici sunumlar yaptı. Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Öğr. Gör. Nazife Karaman moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, Tıp Fakültesi Arş. Gör. Dr. Salih Tuna, Veteriner Fakültesi Arş. Gör. Dr. Zekeriya Safa İnanç ve Diş Hekimliği Fakültesi Arş. Gör. Zihni Özel; koruyucu sağlık hizmetleri, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, hayvan hastalıklarından korunma, toprak verimliliği ve tarımda dijital uygulamalar başlıklarında vatandaşları bilgilendirdi. Programda, katılımcıların soruları da yanıtlanırken evinden çıkamayan yaşlı vatandaşlara yönelik ev ziyaretleri gerçekleştirilerek genel sağlık taraması yapıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder