Son Dakika
|
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
MSB’den "seferberlik emri" iddialarına ilişkin açıklama
Dursun Özbek: "Biz artık küresel ölçekte rekabet eden bir organizasyon olmak zorundayız
Büyükçekmece’deki bıçaklı kavgada 16 yaşındaki çocuğun ölümüne ilişkin yeni detaylara ulaşıldı
İngiltere’de istifa eden eski bakandan Başbakan Starmer ile rekabet çağrısı
Kocaeli semalarında dronlarla "AK Parti" ve "Cumhurbaşkanı Erdoğan" koreografisi
Astana’da Hafif Raylı Sistem hizmete açıldı
Nelson Mandela'nın torunu Nkosi Mandela'dan Libya'da Küresel Sumud Kara Filosu'na destek
SAĞLIK
Niğde’de mobil sağlık seferberliği: Uzak köylere ücretsiz sağlık hizmeti
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:59:13
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen mobil sağlık çalışmaları kapsamında, Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşların ayağına götürülüyor. Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi ile sahaya çıkan sağlık personelleri program kapsamında Karaatlı beldesinde vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti sundu. Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında vatandaşlara birçok alanda sağlık taraması ve danışmanlık hizmeti verilirken, Mobil Sigara Bırakma Polikliniği’nde doktorlar tarafından sigara bırakma danışmanlığı, 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri, çocukların gelişim süreçleri hakkında ailelere bilgilendirme gerçekleştiriliyor. Mobil ekipler tarafından ayrıca KETEM kapsamında rahim ağzı (serviks) ve kolorektal kanser taramaları da yapılan program kapsamında diyetisyenler tarafından sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele konusunda danışmanlık hizmeti sunuluyor, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri de vatandaşlarla buluşuyor. Evde sağlık hizmetlerinden yararlanan yaşlı ve yatağa bağımlı hastalar da unutulmadı. Uzman hekimler tarafından hastaların sağlık durumları değerlendirilirken, ihtiyaç duyulan kontroller yerinde gerçekleştiriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Niğde İl Sağlık Müdürü Doğan Bahadır İnan, Niğde genelinde oluşturulan sağlık timiyle ilin en uzak noktalarına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. İnan, "Oluşturulan sağlık timiyle ilimizin en uzak noktalarına ulaşarak hem hastalarımızı hem de sağlıklı bireylerimizi taramayı ve Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunu sahada güçlendirmeyi hedefliyoruz. 2-6 yaş arası çocuklarımızı, yaşlılarımızı, rahatsızlığı olan ya da rahatsızlığının farkında olmayan vatandaşlarımızı muayene ediyoruz.Diş hekimimizle mobil diş ünitelerimiz aracılığıyla diş sorunlarına yerinde müdahale ettik, kanser taramalarını gerçekleştiriyor, ebelerimizle de gebelerimizin muayenelerini yapıyoruz. Böylece gittiğimiz yerlerde halkımızın neredeyse tamamını sağlık açısından taramış" dedi. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen çalışmalarla vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:57
Niğde’de mobil sağlık seferberliği: Uzak köylere ücretsiz sağlık hizmeti
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen mobil sağlık çalışmaları kapsamında, Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşların ayağına götürülüyor. Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi ile sahaya çıkan sağlık personelleri program kapsamında Karaatlı beldesinde vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti sundu. Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında vatandaşlara birçok alanda sağlık taraması ve danışmanlık hizmeti verilirken, Mobil Sigara Bırakma Polikliniği’nde doktorlar tarafından sigara bırakma danışmanlığı, 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri, çocukların gelişim süreçleri hakkında ailelere bilgilendirme gerçekleştiriliyor. Mobil ekipler tarafından ayrıca KETEM kapsamında rahim ağzı (serviks) ve kolorektal kanser taramaları da yapılan program kapsamında diyetisyenler tarafından sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele konusunda danışmanlık hizmeti sunuluyor, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri de vatandaşlarla buluşuyor. Evde sağlık hizmetlerinden yararlanan yaşlı ve yatağa bağımlı hastalar da unutulmadı. Uzman hekimler tarafından hastaların sağlık durumları değerlendirilirken, ihtiyaç duyulan kontroller yerinde gerçekleştiriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Niğde İl Sağlık Müdürü Doğan Bahadır İnan, Niğde genelinde oluşturulan sağlık timiyle ilin en uzak noktalarına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. İnan, "Oluşturulan sağlık timiyle ilimizin en uzak noktalarına ulaşarak hem hastalarımızı hem de sağlıklı bireylerimizi taramayı ve Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunu sahada güçlendirmeyi hedefliyoruz. 2-6 yaş arası çocuklarımızı, yaşlılarımızı, rahatsızlığı olan ya da rahatsızlığının farkında olmayan vatandaşlarımızı muayene ediyoruz.Diş hekimimizle mobil diş ünitelerimiz aracılığıyla diş sorunlarına yerinde müdahale ettik, kanser taramalarını gerçekleştiriyor, ebelerimizle de gebelerimizin muayenelerini yapıyoruz. Böylece gittiğimiz yerlerde halkımızın neredeyse tamamını sağlık açısından taramış" dedi. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen çalışmalarla vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. (ST-TB-
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:41
Anne adayları "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla korkularını yeniyor
Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması, Kastamonu’da anne adaylarına doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunarak stres ve korkularını yenmelerine yardımcı oluyor. Koordinatör ebeler, anne adaylarıyla telefonda irtibat kurarak gerekli sağlık kontrollerini yapıyor ve eğitim desteği veriyor. Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Kastamonu’da görevlendirilen koordinatör ebeler anne adaylarını doğuma hazırlıyor. Kastamonu Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde görevli koordinatör ebeler, "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında anne adaylarına gebelikten doğuma, lohusalıktan bebek bakımına kadar geniş kapsamlı destek sağlanıyor. Uzman ebeler tarafından yürütülen uygulamada, gebeler ve yeni anneler düzenli olarak bilgilendiriliyor. Özellikle ilk gebeliği olan ve ev ziyareti talep eden anne adaylarına yönelik ev ziyaretleri de yapılıyor. "Annelere verilen ebe desteğiyle anne ve bebeğe yönelik komplikasyonlarda düşüş sağlandı" Kastamonu Toplum Sağlığı Merkezi’nde çalışan ebe Neslihan İdrisoğlu, normal doğum eylemi planı kapsamında ‘Her Gebeye Bir Ebe’ uygulamasının hayata geçirildiğini söyledi. Doğum sürecindeki normal gebeler 28. hafta sonrası, riskli gebeler HSYS/MBYS sistemine düştüğü anda ve doğum süreci sonundaki anneler ise hemen doğumu müteakip aranarak uzman ebeler tarafından bilgi verildiğini anlatan İdrisoğlu, "Gebelik, doğum ve gebelik sonrası süreçler sadece biyolojik süreç olmayıp psikolojik ve sosyal boyutu olan bütüncül bir dönem olmaktadır. Bu dönemlerde annelere verilen ebe desteği ile müdahaleli doğum oranları azalmakta, anne ve bebeğe yönelik komplikasyonlarda da düşüşü sağlamaktadır. Yine biz gebelik ve doğum sonrası süreçte annelerinizin yanındayız. Onları arıyoruz. Özellikle doğum sonu süreçteki yolculukta annelerimizin yanındayız" dedi. Gebelere psikolojik destek de verildiğini ifade eden İdrisoğlu, bilinmezliklerin ortadan kaldırıldığını belirtti. Gebelerin nasıl bir süreçle karşılaşacağını öğrendiklerini anlatan İdrisoğlu, "Bebekle ilgili nasıl bir bakımda bulunulacak, doğum eyleminde nelerle karşılaşacak, bebeğin bakımıyla ilgili hangi konularda destek olacağımız konularında bilgi veriyoruz" diye konuştu. Normal doğumun sağladığı yararlardan bahseden İdrisoğlu, normal doğum eylemi ve sezaryen arasındaki farklılıklara deyindi. İdrisoğlu, iyileşme süreci, bebeğin anne ile uyumu, beslenme sürecindeki kolaylıklar yönünden normal doğum eyleminin sezaryenden daha sağlıklı ve avantajlı olduğuna dikkat çekti. "Kastamonu’da gebe okuluna gelmeyen gebe kalmasın" Gebe Okulu eğitmen ebesi Gürcü Gündoğmuş da Sağlık Bakanlığı’nın öngördüğü konular dahilinde gebelere bilgi verdiklerini söyledi. Haftanın 5 günü çeşitli eğitim programı olduğunu söyleyen Gündoğmuş, "Eğitim programımızda pazartesi başlıyoruz. 5 günlük bir eğitim programımız var. Hem online eğitimlerimiz var hem yüz yüze eğitimlerimiz var. Her gün bu eğitimlerimiz devam etmekte. Online eğitimlerimizdeki amacımız da ilçelerde olan kişiler için, yine ikinci, üçüncü doğumları olanlar için ulaşılabilir olmak, bilgiyle faydalandırmak diyoruz. Gebelik süreci, bebeğin anne karnındaki gelişim aşamaları, yine gebelikte sık rastladığımız bulantı, kusma, kas ağrısı gibi bir çok şikayete çözüm önerilerini konuşuyoruz. Gebelik döneminde yapılması gereken tarama testlerini konuşuyoruz. Her salı günü ağız ve diş sağlığı konusunda diş hekimimiz Fulya Koca geliyor ve gebelerimizin ağız-diş muayenesini yapıyor, eğitimini veriyor. Yenidoğan da ağız bakımı nasıl yapılmalı, bunları aktarıyor bize. Her salı günleri yine ben, gebelikte ve lohusalık döneminde beslenme nasıl olmalı bunu konuşuyoruz. Doğum çantamıza neler koymalıyız, neler koymamalıyız bunları konuşuyoruz. Her çarşamba doğum ağrısıyla baş etmede ilaçsız yöntemlerimiz, aromaterapi, müzik, akupunktur bunlardan bahsediyoruz. Her çarşamba fizyoterapist eşliğinde egzersiz ve pilatesimiz var. Burada da 20. gebelik haftasını doldurmuş olması gerekiyor. Doktor tarafından herhangi bir egzersiz yapmasında sakınca olmaması gerekiyor. Pelvis kaslarını esnetmek için iyi olmuş oluyor egzersiz. Hem de buraya geldiklerinde sosyalleşmiş oluyorlar. Her perşembe eş refakat destekli eğitimimiz oluyor. Buradaki amacımız da eşinizin, yakınınızın doğumda ve gebelik sürecinde, lohusalık döneminde gebeye nasıl destek olması gerektiğini. Yine baba adaylarına özellikle alt değiştirme, gaz çıkartma gibi uygulamalar yaptırıyoruz birebir. Büyüklerin "sarılık olmasın" diye sarı örtü, tuzlama gibi bunların sakıncalarını konuşuyoruz. Buradaki amacımız tamamen " gebelerimize destek " diyoruz. Cuma günleri anne sütü eğitimini veriyoruz. Emzirme pozisyonlarını gösteriyoruz. Doğum sonrası nelere dikkat etmeliyiz bunları aktarıyoruz. Eğitim bitiminde katılım belgesi veriyoruz. Mor bileklik uygulamamız var. Yine eğitim bitiminde kadın doğum servisi ile doğumhaneyi gezdiriyoruz ki nasıl bir ortama geleceklerini görsünler, güven duygusu oluşsun diye. Kastamonu’da gebe okuluna gelmeyen gebe kalmasın" şeklinde konuştu. "İlk hamile kaldığımdaki o cahiliyet şu anda yok" Gebe Hicran Çelebi Ekin ise 28 haftalık hamile olduğunu belirterek, her gebeye bir ebe uygulamasını çok faydalı bulduğunu dile getirerek, "Benim sağlığımdan, hamileliğimden, doğacak bebeğimin sağlığından her şeye bana bilgi veriyorlar. Emzirme olsun, bebekle alakalı doğum öncesi, doğum sonrası bakımı, kendi bakımım, bebeğin bakımı her şeyi bana çok detaylı şekilde anlatmaya çalışıyorlar. Şu an ilk hamile kaldığımdaki o cahiliyet diyeyim size, o şeyim yok mesela. Doğum daha yapmamış olsam da neyle nasıl karşılaşacağımı, nasıl tepki vereceğimi anlatıyorlar. İnternette görmüştüm, sağlık ocağımda da bana söylediler. Gebe Okulu’nda bu tarz bir eğitim aldığımıza dair. Ben de şimdi hamileyim, bilmiyorum, acemiyim. Telefonla da arayıp zaten sürekli söylemişlerdi, ‘Gebe Okulu’muz var, böyle böyle eğitim veriliyor.’ diye. Katılmak istedim, katıldım, faydasını da gördüm. Hala daha da geliyorum. İstediğim kadar da gelebileceğim söylendi, doğuma kadar. Bence herkesin kesinlikle gelmesi gerekiyor. Çünkü doğumda zaten direkt bir acemiliğe düşüyorsunuz, sudan çıkmış balık misali. En azından burada size ne yapmanız gerektiğini, nasıl davranmanız gerektiğini, yalnız olmadığınızı, her şeyi anlatıyorlar. Siz de kendinizi diğer gebelerle birlikte çok rahat hissediyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Gebelik rehberiyle doğumunuza hazırlık yapabilirsiniz" Anne adaylarından mobil uygulamayı telefonlarına indirmesini isteyen ebe Duygu Çulluk da, "Bu uygulamayla hafta hafta gebeliğinizi takip edebilirsiniz. Beslenme ve egzersiz önerilerine ulaşabilir. Gebelik rehberiyle doğumunuza hazırlık yapabilirsiniz. Emzirme ve lohusalık desteği alabilirsiniz. Aşı ve muayene hatırlatma ile bebeğinizin aşılarını ve muayenelerini kolayca takip edebilirsiniz. Bebeğinizin 0-2 iki yaş gelişimini kaydedip anı günlüğü oluşturabilirsiniz. Bebeğiniz için seçmiş olduğunuz isimleri kaydedip puanlayabilirsiniz" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:21
8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti
Diyarbakır’da 8 yıl önce Özel Bağlar Hastanesine açtıkları davaya gidip gelen aile mağduriyet yaşıyor. 6 çocuk annesi Nefes Çakırbeyli daha önce 3 çocuğunu sağlıklı bir şekilde dünyaya getirmiş ve 2015 yılında ikiz çocuklarının olacağı haberini aldı. Özel hastane arayışına geçen aile, 2016 yılında Özel Bağlar Hastanesinde ikiz çocuklarını dünyaya getirdi. 1 kızının yaklaşık 2 ay diğer kızının ise 4 aydan fazla yoğun bakımda kaldığını iddia eden aile, bir kızlarının hastanenin ihmalkarlığı nedeniyle yüzde 99 engelli olduğunu söyledi. Ailenin iddiasına göre kızlarının oksijensiz kaldığı ve hastanede bulundukları zaman zarfında gerekli müdahalelerin yapılmadığını söylediler. Aile bir kızlarının gelişimini normal şekilde olduğunu diğer kızlarının ise sadece uzandığını ve hiç ses çıkarmadığını fark etti. Bunun üzerine başka bir Özel hastaneye gittiklerinde ise acı haberi aldılar. 10 ay sonra kızlarının hem bedensel hem de zihinsel engelli olduğunu öğrenen aile soluğu mahkemede aldı. 2018 yılında açılan davanın halen sürmesi ise aileyi mağdur etti. Anne Nefes Çakırbeyli, ikizlerinde önce 3 çocuğunun sağlıklı olduğunu söyledi. Çakırbeyli, "3 çocuğumu da Devlet Hastanesinde doğurdum. İkizlerimin olacağını öğrendiğimde daha rahat ve daha temkinli bir biçimde doğum yapmak için Özel Hastane tercih etmek istedim. Özel Bağlar Hastanesine gittim. Benim çocuğum canından oldu. Benim çocuğumun sadece görüntüsü var. Hareket edemiyor. Sadece işaret dili ile anlaşabiliyoruz. Benim kızım konuşamıyor, duyamıyor ve yürüyemiyor. Benim kızım ağır engelli yüzde 99 engeli var. Kızım yoğun bakımda 4 ay kaldı. İkizi Toprak Nisa 2 ay kaldı. Ömür’üm ise 4 ay yoğun bakımda kaldı. Beynine oksijen gitmedi. Bebeğimi ne zaman alabilirim diye sorduğumuzda. Yoğun bakım ünitesi sorumluları ‘oksijeni bebeğin ağzından çektiğimizde bebek morarıyor, nefes alamıyor. Biz o yüzden bebeği şuan size veremeyiz’ dendi bize. Aradan 2 gün geçti bize dediler ‘Gelip bebeğinizi alabilirsiniz’. 2 gün önce bana veremeyiz dediğiniz bebeği nasıl bana veriyorsunuz. Zaten kızım yoğun bakımda oksijensiz kalmış, beynine oksijen gitmemiş, morarmış, ağır bir hasar almış daha sonra bizi arayıp ‘gelin bebeğinizi alın’ diyorlar. Bana çocuğun engellidir denmedi. Hiçbir şekilde açıklama yapılmadı. Çocuğumu kucağıma koydular ve hadi git dediler" ifadelerini kullandı. 10 ay sonra kızının gelişiminin olmadığını fark eden Çakırbeyli, başka bir özel hastaneye gittiğini ve burada kızının hem zihinsel hem de fiziksel engelli olduğunu öğrendiğini söyledi. Çakırbeyli, "Aradan 10 ay geçti. Kızımın ikizi emeklemeye başladı, diş çıkarmaya başladı. Hareketleri normal önceki 3 çocuğum gibi gayet normaldi ama Ömür kızım sadece tavana bakıyordu ve hiç ses etmiyordu. Buda beni tedirgin etti. Özel bir hastaneye gittik doktor benim kızımın ayak tabanına ve parmaklarına dokunur dokunmaz ‘senin kızın engelli’ dedi. Orada dünyam başıma yıkıldı. Benim hiçbir şekilde aklımın ucundan geçmiyordu ki Özel Bağlar Hastanesi de bize böyle bir açıklama yapmadı. 8 yıl önce dava açtım hastaneye. Bir avukatla görüştüm kızımın tüm epik kriz dosyaları, hastanede ne tedavi gördüğü, hangi ilaçları kullandığını tüm belgelerini verdim kendisine. Bir dava 8 yıl sürmez. Bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Neden benim kızımın davası bir türlü sonuçlanmıyor. Ben 1 avukatla davaya gidiyorum onlar ise 3-4 avukatla geliyorlar. Neden bunlar bu kadar güçlü, arkaları bu kadar güçlü. Bizim kimsemiz yok diye mi bize bunu yapıyorlar. Bir çocuğun hayatı bitmiş halen kendilerini savunmaya çalışıyorlar. İlk önce Devletimden istediğim tek şey. O Özel Bağlar Hastanesini araştırsınlar, denetlesinler. Sadece Ömür değil, Ömür gibi kaç tane çocuğun hayatını mahvetmişler araştırılsın. Özel Bağlar Hastanesi için ne gerekiyorsa yapılsın ve ceza alsınlar. Benim çocuğumun davası artık sonuçlansın ki benimde içim artık rahat etsin. Benim şuan 6 çocuğum var 5 çocuğum sağlıklı sadece Ömür’üm yarım kaldı. İkizi okula gidiyor anne diyor ‘bugün Ömür yürümüş olsaydı aynı sırada, aynı sınıfta okumuş olacaktık. Anne ben üzülüyorum. Neden benim ikizim benimle birlikte oyunlar oynamıyor, okula gelemiyor.’ şeklinde konuştu. Kızını yoğun bakımdayken görmeye gittiğinde çok enteresan bir şeye şahit olduğunu dile getiren Çakırbeyli, sözlerine şöyle devam etti: "Ben kızımı görmeye gittiğimde ağlayan bir sürü bebek vardı kuvözde. Çığlık çığlıyaydı hepsi. Oradaki hemşirler, hemşireler hepsi genç stajyer öğrencilerdi. Ben neden bu çocuklar bu kadar ağlıyor, neden müdahale etmiyorsunuz dediğimde. Bana dönüp ‘mama saatlerine var’ deyip geçiştirdiler. Şimdi düşünüyorum kafama yeni yeni oturmaya başlıyor. Belki o gün Ömür’ümün yoğun bakımda olduğu dönem Ömür gibi birçok bebek hasar almıştır. Sadece bunu araştırsalar yeter" Yetkililere ve avukatlara yardım çağrısında bulunan acılı anne şu ifadeleri kullandı: "Vicdanlı, merhametli benim kızımın davasıyla ilgilenen avukatların bana yardım etmesini istiyorum. Cumhurbaşkanımdan, Devletime, Sağlık Bakanlığına, Adalet Bakanlığından bu konuya bir el atmalarını istiyorum. Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir kızın, bir çocuğun hayatını bu kadar kolay bitirip hiç bir şey olmamış gibi hayatlarına devam edemezler. O hastane araştırılsın artık başka annelerin evlatları yara almasın. Başka anneler ağlamasın. Çocukların hayatları bitmesin" Özel Bağlar Hastanesi yetkililerinden yapılan açıklamada ise dava sürecinin devam ettiği, bu nedenle konuya ilişkin açıklamayı dava sürecinden sonra yapılacağı söylendi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 11:11
Türkiye, Avrupa’da kadın obezitesinde birinci sıraya yükseldi: Yeni nesil tedaviler umut vaat ediyor
2
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 11:28
Kalp anjiyosundan korkmayın
3
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 11:17
Prof. Dr. Koca: "Kronik ağrıya doğal çözüm: Nöral terapiye ilgi artıyor"
4
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:09
Başhekim Sarıkaya’dan, hipertansiyona karşı ‘sessiz katil’ uyarısı
5
28 Ağustos 2024 Çarşamba- 10:51
Bursalı avukattan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a suç duyurusu
30 Mayıs 2025 Cuma - 09:13
Sadece iyi duyanlar, iyi öğreniyor
Duyulmayan seslerin, anlaşılmayan derslere neden olduğunu belirten Ear Technic-Si-Ser İşitme Cihazları Yönetim Kurulu Başkanı, İşitme Cihazları Akustik ve Audiology Derneği (İCAAD) Başkanı Pedeakustiker Mehmet Emin Ağaç, "İşitme kaybı, odaklanma, öğrenme ve zihinsel gelişimi sessizce engelleyebilir. Sadece iyi duyanlar, iyi öğrenir" dedi. Hafif düzeydeki işitme kayıplarının bile çocuğun okul başarısını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çeken Ear Technic-Si-Ser İşitme Cihazları Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Ağaç, "Özellikle erken yaşlarda fark edilmeyen işitme problemleri, çocuğun dersleri anlayamamasına, sınıf içi etkileşimlerde zorlanmasına ve zamanla akademik performansında düşüş yaşamasına neden olabilir. Çocuk okula gitmek istemiyorsa ya da ders başarısında belirgin bir gerileme varsa, bu durumun altında işitme kaybı yatıyor olabilir. Bu nedenle ebeveynler ve öğretmenler, çocukların işitme yetilerini düzenli olarak kontrol ettirmeli; şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden işitme testi yaptırmalıdır. Çünkü ihmal edilen işitme sorunları, ilerleyen dönemde yalnızca akademik değil, sosyal ve psikolojik sorunları da beraberinde getirebilir. Yeni eğitim döneminin başlamasıyla birlikte bazı öğrenciler, derse adapte olmakta zorlanabilir. Derslerden kaçma ya da ilgisizlik gibi davranışlar, çoğu zaman öğretmenler ve ebeveynler tarafından ‘haylazlık’ ya da ‘sorumsuzluk’ olarak değerlendirilir. Ancak bazı çocuklar, dikkat eksikliği, odaklanma sorunu veya öğrenme güçlüğü yaşıyor olabilir. Bu tür belirtiler duygusal ya da davranışsal sorunlara bağlansa da yapılan pek çok bilimsel araştırma, hafif düzeyde işitme kaybının dahi hem odaklanma hem de öğrenme becerilerini önemli ölçüde zayıflattığını ortaya koymaktadır" diye konuştu. "İşitme kaybı, odaklanma ve öğrenmeyi sessizce engelleyebilir" İşitme kayıplarının genellikle sinsice ve fark edilmeden ilerleyen, acı vermeyen bir sağlık sorunu olduğuna vurgu yapan Mehmet Emin Ağaç, "Erken yaşlarda adapte edilmeyen işitme kaybı, çocuklarda akademik başarısızlık kadar sosyal hayattan dışlanma gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. İşitme sorunu yaşayan çocuk, okul ortamında arkadaş edinmekte zorlanır, sosyal ilişkilerde geri planda kalır ve çoğu zaman oyunlarda devre dışı bırakılır. Zamanla düşük öğrenme performansı ve davranışsal sorunlar artar. Dersleri yeterince duyamayan çocuk, sınıf içi konuları anlamakta güçlük çeker ve bu durum onun için hem zihinsel hem de duygusal açıdan yıpratıcı hale gelir. Okuldaki başarı, büyük ölçüde zamanında alınacak teknik önlemlere bağlıdır. Uygun işitme cihazı ile desteklenmeyen bir çocuk, sadece işitme sağlığını değil, genel gelişimini de riske atabilir. Ne yazık ki toplumda hâlâ hafif düzeydeki işitme kayıpları önemsenmemekte ve çoğu zaman geçici bir durum gibi görülerek göz ardı edilmektedir. Ancak işitmek sadece ses duymaktan ibaret değildir. İşitme; seslerin, anlamların ve bağlamların doğru şekilde algılanmasıdır. Bu sayede birey, çevresiyle ilişki kurar, düşünür, muhakeme eder ve öğrenir" şeklinde konuştu. "İşitme kaybı öğrenme ve zihinsel gelişime zarar veriyor" Bir çocuğun işitme yoluyla çevresinden aldığı çok sayıdaki uyaranla bilişsel becerilerini geliştirdiğinin altını çizen Ağaç, şunları kaydetti: "Bu gelişimin eksik olması, özellikle hafıza kapasitesinde gerilik oluşturur. Duyduğu bilgileri işleyemeyen çocuk, yaşıtlarından geri kalır. Oysa bu yaşta bir bireyin zihinsel gelişimi, sesli uyaranlarla temas etmesine, onları anlamlandırmasına ve hafızasında tutmasına bağlıdır. İşitme kaybı olan çocuklarda bu süreç sekteye uğrar ve hem öğrenme performansı hem de bilişsel gelişim zarar görür. Bir diğer önemli sorun ise odaklanma güçlüğüdür. İşitme kaybı nedeniyle sesleri kopuk kopuk ya da anlamdan yoksun duyan çocuk, dinleme sürecine adapte olamaz. Anlatılanları bütüncül bir şekilde algılayamadığı için dikkatini veremez ve sınıf içi katılımı düşer. Hafıza gelişimindeki yetersizlik ve odaklanma eksikliği birlikte değerlendirildiğinde, işitme kaybının çocuğun eğitim hayatı üzerindeki etkisinin ne kadar derin olduğu daha iyi anlaşılır" "Erken yaşta işitme cihazı kullanımının önemi" "İyi işitmek, anlamanın temel gerekliliğidir" diyen Ağaç, ailelere erken yaşta işitme cihazı kullanımının önemi konusunda şu uyarıları yaptı: "Bir çocuk arkadaşlarını duyduğunu zannedip aslında tam olarak işitemiyorsa, onların anladığını da anlamakta zorlanacaktır. Bu durum, çocuğun bilişsel gelişimi kadar sosyal gelişimini de olumsuz etkiler. Net bir şekilde duyamayan çocuk; öğretmenini dinlemekte, arkadaşlarıyla oyun oynamakta, sorulara cevap vermekte, grup etkinliklerine katılmakta, sınıf içi tartışmaları takip edip katkı sunmakta zorlanır. Oysa bu yaş grubundaki çocuklar için zihin gelişimini destekleyen en önemli unsurlardan biri, akranlarıyla birlikte gerçekleştirdikleri etkileşimlerdir. Teşhis edilmemiş ya da ihmal edilmiş işitme kaybı olan çocuklar, söylenenleri tam kavrayamadıkları için sosyal ortamlarda ve derslerde aktif rol alamazlar. Dersi dinlemekte güçlük çeker, sınıf içinde ilgisiz görünürler. Zamanla geri çekilme eğilimi gösterir, sosyal çevrelerinden uzaklaşır ve yalnızlaşırlar. Bu sürecin sonunda hem akademik başarı düşer hem de kişilik gelişiminde bozulmalar gözlenebilir. Bu istenmeyen sonuçların önüne geçebilmek için, çocuğun işitme durumu olabildiğince erken dönemde değerlendirilmelidir. İşitme testiyle başlayacak süreç, profesyonel bir işitme merkezi tarafından doğru cihazlandırma ve düzenli takip ile desteklenmelidir. Böylece çocuğun yalnızca sesleri değil, eğitimi ve hayatı da eksiksiz şekilde duyması sağlanabilir"
30 Mayıs 2025 Cuma - 00:08
Solunum sıkıntısı yaşayan bebek ambulans helikopterle Van’a sevk edildi
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde solunum sıkıntısı yaşayan yenidoğan bebek, ileri tetkik ve tedavi amacıyla ambulans helikopterle Van’a sevk edildi. Şemdinli Devlet Hastanesi’nde solunum sıkıntısı nedeniyle tedavi gören yenidoğan bir bebek, doktorların kararıyla Van’a sevk edildi. Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans helikopterle Şemdinli’den alınan bebek, SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ulaştırılarak tedavi altına alındı.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 22:07
Sosyal Birliktelik Kulübü’nden hayat kurtaran etkinlik: Öğretmen adaylarına ilk yardım eğitimi
Sosyal Bilgiler Eğitimi Ana Bilim Dalı bünyesinde faaliyet gösteren Sosyal Birliktelik Kulübü, anlamlı bir etkinliğe imza attı. Kulüp tarafından düzenlenen "İlk Yardım Eğitimi" etkinliği, öğretmen adaylarına yönelik hem teorik hem de uygulamalı içerikleriyle dikkat çekti. Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız da uygulamalı olarak katıldığı ilk yardım eğitiminde, alanında uzman Dr. Öğr. Üyesi Yasin Bilgin ve Dr. Öğr. Üyesi Hakan Taş, tarafından katılımcılara temel ilk yardım bilgileri anlatıldı ve uygulamalı eğitimlerle hayâtî müdahale teknikleri konusunda bilgi verildi. Etkinliğe Fakülte Dekanı Prof. Dr. Mücahit Kağan, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Erdem Yavuz ve Prof. Dr. İhsan Ünlü, Sosyal Birliktelik kulübü akademik danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Alpaslan Ay, öğretim üyeleri ve öğrenciler de katılarak destek verdi. İlk yardım bilincinin artırılmasını hedefleyen, öğrencilerin acil durumlara karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olmaları amaçlayan bu etkinlikte Dekan Prof. Dr. Mücahit Kağan, etkinliğe katkı sunan tüm akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür ederek, bu tür bilinçlendirici etkinliklerin öğrencilerin kişisel gelişimi ve acil durum yönetimi açısından son derece değerli olduğunu vurguladı. Program dekanın katılımcılara teşekkür belgelerini takdim etmeleriyle sona erdi.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 19:13
HEKİMSEN: "Hekimlerimiz hak arayışında tehdit edildi"
HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban, 29-30 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen diş hekimleri eylemleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kurban, eylemlerin amacının hak aramak olduğunu belirtirken, bazı diş hekimlerinin idareciler tarafından tehdit edildiğini dile getirdi. HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban, sendikanın diş hekimlerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla Türkiye genelinde 2 günlük eylem kararı aldığını belirtti. Kurban, yapılan eylemlerin sağlık hizmetine zarar vermek amacı taşımadığını, aksine hizmetin daha nitelikli sunulabilmesi için bir hak arayışı olduğunu vurguladı. 29-30 Mayıs tarihlerinde eylem kararı aldıklarına değinen Uzm. Dr. Kurban, "HEKİMSEN yine eylemde. Diş hekimlerimiz için 29-30 Mayıs tarihlerinde 2 gün eylem yaptık. Bu onların sesini duyurmak için yapılan bir şeydi. Diş hekimlerimiz tehdit edildi, bu kabul edilemez. Bundan çok rahatsız olduk. Özellikle idareciler tarafından tehdit edildi. Bir kısım insanlar onları siyasetle itham etti. Halbuki bununla hiçbir alakası yok" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de 29 ve 30 Mayıs günlerinde diş hekimliği eylemleri olacaktır" Bazı çevrelerin eylem yapan sağlık çalışanlarını siyasi motivasyonlarla itham ettiğini, bu tür suçlamaların dayanaksız olduğunu belirten Dr. Kurban, "Diş hekimlerinin yaptığı eylemin amacı toplumun sağlık hizmetlerinden daha adil şekilde yararlanabilmesini sağlamaktır. Dolayısıyla da hakkını isteyen insanlar yapılan yanlışlara karşı yine halka verilen hizmet için eylem yapmışlardır. Türkiye’de 29 ve 30 Mayıs günlerinde diş hekimliği eylemleri olacaktır. Birçok yerde bazen tamamen bazen kısmen bu eylem yaşanabilir" dedi. İdarecilere çağrıda bulunarak, eylemlere müdahale edilmemesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Kurban, "Bu arada şu konuda idarecilere uyarmak istiyorum. İLO sözleşmesi ve yasalarımız gereği hapisle yargılanmak istemiyorlarsa lütfen eylem yapan arkadaşlarımıza müdahil olmasınlar" diye konuştu.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 17:23
Sakarya Büyükşehir’den çölyak farkındalığına tatlı bir dokunuş
Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Çölyak hastalığına farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe daha imza attı. Glutensiz Mutfak Atölyesinde bir araya gelen Çölyak hastası anne ve çocuklar, birlikte glutensiz vişneli cheesecake yaptı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi’nde (SGM) anlamlı bir etkinliğe daha ev sahipliği yaptı. Çölyak hastalığına farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, Glutensiz Mutfak Atölyesinde bir araya gelen Çölyak hastası anne ve çocuklar birlikte glutensiz vişneli cheesecake yaptı. Anne ve çocukların birlikte hazırladığı malzemelerle ortaya çıkan lezzetli tatlılar, sadece damaklarda değil, kalplerde de iz bıraktı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, çocukların aileleriyle birlikte keyifli bir vakit geçirmesine imkan tanırken, özellikle çocukların bilinçlenmesi açısından da büyük önem taşıdı. Etkinlik sonunda birlikte hatıra fotoğrafı çektiren katılımcılar, etkinlik sebebiyle Sakarya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 17:21
Serdivan Devlet Hastanesi’nde ilk kapalı kasık fıtığı ameliyatı gerçekleştirildi
Serdivan Devlet Hastanesi’nde cerrahi alanda önemli bir ilke imza atıldı. Hastanede ilk kez laparoskopik yöntemle (kapalı teknikle) kasık fıtığı (inguinal herni) ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Hizmete girmesinin üzerinden yaklaşık iki yıl geçen Serdivan Devlet Hastanesi, modern tıbbın sunduğu imkAnları kullanarak sağlık hizmeti kalitesini artırmaya devam ediyor. Op. Dr. Fatih Özsaray tarafından gerçekleştirilen laparoskopik kasık fıtığı onarımı sayesinde hasta daha az ağrıyla, daha hızlı bir iyileşme süreciyle sağlığına kavuştu. Ameliyatın hastane için önemine dikkat çeken Başhekim Semih Songür, "Bu operasyonla birlikte hem sağlık hizmeti kalitemizi artırıyor hem de minimal invaziv cerrahiye geçişte önemli bir eşiği aşmış oluyoruz. Emeği geçen tüm cerrahi ve anestezi ekibimize teşekkür ediyoruz. Sağlık hizmetleri kalitemizi daha da artırmak için çalışıyoruz" dedi.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 15:48
Sağlıkçılar sağlıklı yaşam için buluştu
Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü, fiziksel aktivitenin önemini vurgulamak ve çalışanların sağlığı desteklemek için anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Organizasyonla, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmamız için önemli bir adım olarak değerlendirildi. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Etkinlik boyunca, hareket etmenin değerini bir kez daha hatırladık. Yakutiye Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğünün destekleriyle badminton, dart, bilek güreşi, basketbol gibi eğlenceli oyunlarla vakit geçirerek hem öğrendik hem de keyifli anlar yaşadık. Bunun yanı sıra, Fizyoterapist Hasan Basri Yaman rehberliğinde yapılan kısa egzersizler sayesinde fiziksel aktivitenin günlük yaşamımıza nasıl dahil edilebileceğini keşfettik. Sağlıklı yaşama verdiğimiz önemin bir göstergesi olarak etkinliğin sonunda, günlük hayatımızda daha fazla hareket etmeyi nasıl alışkanlık olarak kazandırabileceğimiz konusunda öneriler aldık. Küçük adımlarla büyük farklar oluşturabileceğimizi unutmayarak, sağlıklı bir geleceğe hep birlikte ilerliyoruz" denildi.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 15:43
Samsun’da 493 üründe kalıntı denetimi: 36 üreticiye ceza
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, pestisit kalıntısının önlenmesi amacıyla 2024 yılında gerçekleştirdiği denetimlerde 493 ürün numunesi topladı. 16 numunede hasat geciktirme uygulanırken, 36 numune için idari para cezası kesildi. 2025 yılında ise 431 numune alınması planlanıyor. Zirai Karantina Toplantı Salonu’nda düzenlenen "Bitki Koruma Ürünlerinin (Pestisitler) Sürdürülebilir Kullanımı ve Kalıntının Önlenmesi" konulu eğitim toplantısında konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, pestisitlerin yanlış kullanımının hem halk sağlığını hem de ihracatı tehdit ettiğini belirtti. "Kalıntısız üretim için denetim ve bilinç şart" Müdür Sağlam, "Bitki koruma ürünleri doğru ve bilinçli kullanılmadığında ürünlerde kalıntı oluşuyor. Bu da hem iç pazarda halk sağlığı açısından hem de dış pazarda ekonomik kayıplara yol açabiliyor. 2012’den bu yana uygulanan Hasat Öncesi Kalıntı Denetim Programı sayesinde riskli ürünlerde ciddi kontrol sağlanıyor. 2024’te 493 ürün denetlendi, 16’sına hasat geciktirme uygulandı, 36 üreticiye idari para cezası kesildi. 2025 için hedefimiz 431 ürün numunesiyle denetimleri sürdürmek" dedi. Toplantının devamında Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Uzmanı Hakan Örnek, pestisitlerin güvenli kullanımı ve kalıntı denetimleriyle ilgili teknik bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, dünya genelindeki uygulamalar, ülkelerin kalıntı referans değerleri ve numune analiz kriterlerine dair bilgiler paylaşıldı. Toplantıya Risk Değerlendirme Daire Başkanı Mehmet Ali Ünverdi, Bakanlık Müşaviri Muharrem Selçuk, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Grup Çalışma Sorumlusu Sadık Ertuğrul ve Ziraat Mühendisi Hüseyin Akyazı da katıldı.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 15:18
Diyarbakır’da çatıda yaktıkları ateşi söndürmeye çalışan çiftin vücudunda yanıklar oluştu
Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde çatıda yaktıkları ateşi söndürmeye çalışan çift, alevlerin üzerlerine sıçraması sonucu yaralandı. İlçenin kırsal Karpuzlu Mahallesi Küme Evlerindeki tek katlı evlerinde çatıda yaktıkları ateşi söndürmeye çalışırken alevlerin üzerlerine sıçraması sonucu yaralanan Abdulselam Demir (71) ve eşi Halime Demir (70) yakınları tarafından Dr. Abdullah Biroğul Kulp Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan tetkiklerde başında ve göğsünde ikinci derece yanık teşhisi konulan Abdulselam Demir’in ileri tedavi için Diyarbakır’a sevk edilmesine karar verildi. İlçeden ambulans helikopterle alınan Demir, üniversitenin Kalp Hastanesi’ndeki helikopter pistine getirildi. Burada hazır bekletilen ambulansa alınan Demir, DÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Halime Demir’in ise sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 15:16
Edirne’de miniklere sağlık bilinci aşılandı
Edirne’de "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" programı çerçevesinde, Şükrüpaşa İlkokulu’nda okul öncesi ve ilkokul düzeyindeki 750 öğrenciye teorik ve uygulamalı sağlık eğitimi verildi. Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Okul Sağlığı Hizmetleri İş Birliği Protokolü" kapsamında Edirne’de öğrencilere sağlık bilinci kazandırmaya yönelik etkinlik düzenlendi. Şükrüpaşa İlkokulu’nda gerçekleştirilen programda 750 öğrenciye sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmak amacıyla eğitimler verildi. "8 farklı istasyonda uygulamalı eğitim" Programda okul öncesi, 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerine önce teorik, ardından uygulamalı eğitimlerle sağlık okuryazarlığı kazandırılması hedeflendi. Etkinlikte kurulan 8 farklı istasyonda öğrenciler; sağlıklı beslenme, kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, fiziksel aktivite, bulaşıcı hastalıklar, aile hekimliği, 112 acil ve UMKE çalışmaları hakkında bilgilendirildi. "Çocuklarımız mutlu, sağlıkla tanışıyorlar" Etkinlikte konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, çocuklara küçük yaşlarda sağlık bilinci kazandırmanın önemine dikkat çekerek, "Bugün sağlık elçilerimizle beraberiz. Çok önemli bir aktiviteyi gerçekleştiriyoruz. Sağlık Bakanlığımız ve Milli Eğitim Bakanlığımız arasında yapılan protokol çerçevesinde, özellikle okul öncesi ve ilkokuldaki birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıftaki çocuklarımıza sağlıklı yaşam ve sağlık bilincini aşılamak üzere bir çalışma başlatıldı. Bugün Şükrüpaşa İlkokulu’muzda, 750 çocuğumuza bu kapsamda eğitim veriliyor. Hem İl Sağlık Müdürlüğü’müz hem 112 Acil ve UMKE birimlerimiz burada. Sağlıklı beslenme, ilk yardım, spor gibi birçok alanda sağlık çalışanlarımız ve öğretmenlerimiz görev aldı" dedi. "Hayatlarında belki ilk kez doktorlarla birebir iletişim kurdular" Etkinliğin çocuklar üzerinde oluşturduğu etkiye değinen Vali Sezer, "Çocuklarımız mutlu. Belki de ilk kez doktorlarımızla, sağlık birimlerimizle ve 112 ekiplerimizle doğrudan temas kuruyorlar. Bu da büyük bir farkındalık oluşturuyor. ‘Ağaç yaş iken eğilir’ sözüyle ifade ettiğimiz gibi, çocuklarımızı daha küçük yaşlarda sağlıklı yaşamla ilgili bilgilendirmek çok kıymetli" diye konuştu. "Tüm okullarda yaygınlaştıracağız" Vali Sezer, konuşmasının sonunda programın il genelinde yaygınlaştırılacağını belirterek, "Bu programın Edirne genelindeki tüm okullarda devam etmesini arzu ediyoruz. Emeği geçen tüm sağlık ve eğitim çalışanlarına teşekkür ediyorum. Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıklarımıza da böyle anlamlı bir projeyi hayata geçirdikleri için şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 15:15
Edirne’de miniklere sağlık bilinci aşılandı
Edirne’de "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" programı çerçevesinde, Şükrüpaşa İlkokulu’nda okul öncesi ve ilkokul düzeyindeki 750 öğrenciye teorik ve uygulamalı sağlık eğitimi verildi. Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Okul Sağlığı Hizmetleri İş Birliği Protokolü" kapsamında Edirne’de öğrencilere sağlık bilinci kazandırmaya yönelik etkinlik düzenlendi. Şükrüpaşa İlkokulu’nda gerçekleştirilen programda 750 öğrenciye sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmak amacıyla eğitimler verildi. "8 farklı istasyonda uygulamalı eğitim" Programda okul öncesi, 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerine önce teorik, ardından uygulamalı eğitimlerle sağlık okuryazarlığı kazandırılması hedeflendi. Etkinlikte kurulan 8 farklı istasyonda öğrenciler; sağlıklı beslenme, kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, fiziksel aktivite, bulaşıcı hastalıklar, aile hekimliği, 112 acil ve UMKE çalışmaları hakkında bilgilendirildi. "Çocuklarımız mutlu, sağlıkla tanışıyorlar" Etkinlikte konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, çocuklara küçük yaşlarda sağlık bilinci kazandırmanın önemine dikkat çekerek, "Bugün sağlık elçilerimizle beraberiz. Çok önemli bir aktiviteyi gerçekleştiriyoruz. Sağlık Bakanlığımız ve Milli Eğitim Bakanlığımız arasında yapılan protokol çerçevesinde, özellikle okul öncesi ve ilkokuldaki birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıftaki çocuklarımıza sağlıklı yaşam ve sağlık bilincini aşılamak üzere bir çalışma başlatıldı. Bugün Şükrüpaşa İlkokulu’muzda, 750 çocuğumuza bu kapsamda eğitim veriliyor. Hem İl Sağlık Müdürlüğü’müz hem 112 Acil ve UMKE birimlerimiz burada. Sağlıklı beslenme, ilk yardım, spor gibi birçok alanda sağlık çalışanlarımız ve öğretmenlerimiz görev aldı" dedi. "Hayatlarında belki ilk kez doktorlarla birebir iletişim kurdular" Etkinliğin çocuklar üzerinde oluşturduğu etkiye değinen Vali Sezer, "Çocuklarımız mutlu. Belki de ilk kez doktorlarımızla, sağlık birimlerimizle ve 112 ekiplerimizle doğrudan temas kuruyorlar. Bu da büyük bir farkındalık oluşturuyor. ‘Ağaç yaş iken eğilir’ sözüyle ifade ettiğimiz gibi, çocuklarımızı daha küçük yaşlarda sağlıklı yaşamla ilgili bilgilendirmek çok kıymetli" diye konuştu. "Tüm okullarda yaygınlaştıracağız" Vali Sezer, konuşmasının sonunda programın il genelinde yaygınlaştırılacağını belirterek, "Bu programın Edirne genelindeki tüm okullarda devam etmesini arzu ediyoruz. Emeği geçen tüm sağlık ve eğitim çalışanlarına teşekkür ediyorum. Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıklarımıza da böyle anlamlı bir projeyi hayata geçirdikleri için şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
29 Mayıs 2025 Perşembe - 15:15
Keneye yanlış müdahale ölüm getirebilir
Suşehri Aile Toplum Sağlığı Merkezi, son dönemde artış gösteren Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları nedeniyle vatandaşları kenelere karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Suşehri Aile Toplum Sağlığı Merkezi, son zamanlarda yaygınlaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları nedeniyle vatandaşlara kene tehlikesine karşı tedbirli olmaları çağrısında bulundu. Kene kaynaklı hastalıkların ölümlere yol açması üzerine harekete geçen sağlık merkezi, stant açarak vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıttı. Uzmanlar, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Kişiler vücudunu kontrol etmelidir" Kırsal alanlara giden vatandaşların tedbirli olması gerektiğini söyleyen Suşehri Aile Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Dr. Tuğba Topbaş, "Tarla bağ bahçe orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken vücudu örten giysiler giyilmelidir. Riskli alanlardan dönüldükten sonra kişiler kendinin ve çocuklarının vücudunu kontrol etmelidir. Kişi Kene tutmuş ise hiç vakit kaybetmeden çıplak elle dokunmadan keneyi vücuda tutan en yakın yerden çıkarmalıdır. Kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumda en yakın sağlık kuruluşuna derhal başvurması gerekmektedir. Kene tutan kişiler kene vücudundan çıktıktan sonra 10 gün süreyle halsizlik iştahsızlık ateş kas ağrısı bulantı kusma baş ağrısı yönünden takipte kalmalıdır" dedi. "Yanlış yapılan müdahele kenenin daha çok vücuda girmesine sebep olur" Kene üzerine kesinlikle sigara izmariti, kolonya, yağ ya da ateşle müdahale edilmemesi gerektiğini ifade eden Topbaş, "Hastalık belirtisi çıkan kişiler hiç beklemeden tekrar sağlık kuruluşuna müracaat etmelidir. Kişiler keneyi çıkaramadığı durumlarda kesinlikle kene üzerine yağ, sigara izmariti, kolonya ateş yakmak gibi iş ve işlemleri yapmaktan kaçınılmalıdır. Aksine yapılan işlemler kenenin daha çok vücuda girmeye çalışmasına ve de enfeksiyonlu kanı tekrar kusmasına yol açacaktır’’ diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder