SAĞLIK - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 13:21

8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti

A
A
A
8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti

Diyarbakır’da 8 yıl önce Özel Bağlar Hastanesine açtıkları davaya gidip gelen aile mağduriyet yaşıyor.


6 çocuk annesi Nefes Çakırbeyli daha önce 3 çocuğunu sağlıklı bir şekilde dünyaya getirmiş ve 2015 yılında ikiz çocuklarının olacağı haberini aldı. Özel hastane arayışına geçen aile, 2016 yılında Özel Bağlar Hastanesinde ikiz çocuklarını dünyaya getirdi. 1 kızının yaklaşık 2 ay diğer kızının ise 4 aydan fazla yoğun bakımda kaldığını iddia eden aile, bir kızlarının hastanenin ihmalkarlığı nedeniyle yüzde 99 engelli olduğunu söyledi.


Ailenin iddiasına göre kızlarının oksijensiz kaldığı ve hastanede bulundukları zaman zarfında gerekli müdahalelerin yapılmadığını söylediler. Aile bir kızlarının gelişimini normal şekilde olduğunu diğer kızlarının ise sadece uzandığını ve hiç ses çıkarmadığını fark etti. Bunun üzerine başka bir Özel hastaneye gittiklerinde ise acı haberi aldılar. 10 ay sonra kızlarının hem bedensel hem de zihinsel engelli olduğunu öğrenen aile soluğu mahkemede aldı. 2018 yılında açılan davanın halen sürmesi ise aileyi mağdur etti.


Anne Nefes Çakırbeyli, ikizlerinde önce 3 çocuğunun sağlıklı olduğunu söyledi. Çakırbeyli, "3 çocuğumu da Devlet Hastanesinde doğurdum. İkizlerimin olacağını öğrendiğimde daha rahat ve daha temkinli bir biçimde doğum yapmak için Özel Hastane tercih etmek istedim. Özel Bağlar Hastanesine gittim. Benim çocuğum canından oldu. Benim çocuğumun sadece görüntüsü var. Hareket edemiyor. Sadece işaret dili ile anlaşabiliyoruz. Benim kızım konuşamıyor, duyamıyor ve yürüyemiyor. Benim kızım ağır engelli yüzde 99 engeli var. Kızım yoğun bakımda 4 ay kaldı. İkizi Toprak Nisa 2 ay kaldı. Ömür’üm ise 4 ay yoğun bakımda kaldı. Beynine oksijen gitmedi. Bebeğimi ne zaman alabilirim diye sorduğumuzda. Yoğun bakım ünitesi sorumluları ‘oksijeni bebeğin ağzından çektiğimizde bebek morarıyor, nefes alamıyor. Biz o yüzden bebeği şuan size veremeyiz’ dendi bize. Aradan 2 gün geçti bize dediler ‘Gelip bebeğinizi alabilirsiniz’. 2 gün önce bana veremeyiz dediğiniz bebeği nasıl bana veriyorsunuz. Zaten kızım yoğun bakımda oksijensiz kalmış, beynine oksijen gitmemiş, morarmış, ağır bir hasar almış daha sonra bizi arayıp ‘gelin bebeğinizi alın’ diyorlar. Bana çocuğun engellidir denmedi. Hiçbir şekilde açıklama yapılmadı. Çocuğumu kucağıma koydular ve hadi git dediler" ifadelerini kullandı.


10 ay sonra kızının gelişiminin olmadığını fark eden Çakırbeyli, başka bir özel hastaneye gittiğini ve burada kızının hem zihinsel hem de fiziksel engelli olduğunu öğrendiğini söyledi. Çakırbeyli, "Aradan 10 ay geçti. Kızımın ikizi emeklemeye başladı, diş çıkarmaya başladı. Hareketleri normal önceki 3 çocuğum gibi gayet normaldi ama Ömür kızım sadece tavana bakıyordu ve hiç ses etmiyordu. Buda beni tedirgin etti. Özel bir hastaneye gittik doktor benim kızımın ayak tabanına ve parmaklarına dokunur dokunmaz ‘senin kızın engelli’ dedi. Orada dünyam başıma yıkıldı. Benim hiçbir şekilde aklımın ucundan geçmiyordu ki Özel Bağlar Hastanesi de bize böyle bir açıklama yapmadı. 8 yıl önce dava açtım hastaneye. Bir avukatla görüştüm kızımın tüm epik kriz dosyaları, hastanede ne tedavi gördüğü, hangi ilaçları kullandığını tüm belgelerini verdim kendisine. Bir dava 8 yıl sürmez. Bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Neden benim kızımın davası bir türlü sonuçlanmıyor. Ben 1 avukatla davaya gidiyorum onlar ise 3-4 avukatla geliyorlar. Neden bunlar bu kadar güçlü, arkaları bu kadar güçlü. Bizim kimsemiz yok diye mi bize bunu yapıyorlar. Bir çocuğun hayatı bitmiş halen kendilerini savunmaya çalışıyorlar. İlk önce Devletimden istediğim tek şey. O Özel Bağlar Hastanesini araştırsınlar, denetlesinler. Sadece Ömür değil, Ömür gibi kaç tane çocuğun hayatını mahvetmişler araştırılsın. Özel Bağlar Hastanesi için ne gerekiyorsa yapılsın ve ceza alsınlar. Benim çocuğumun davası artık sonuçlansın ki benimde içim artık rahat etsin. Benim şuan 6 çocuğum var 5 çocuğum sağlıklı sadece Ömür’üm yarım kaldı. İkizi okula gidiyor anne diyor ‘bugün Ömür yürümüş olsaydı aynı sırada, aynı sınıfta okumuş olacaktık. Anne ben üzülüyorum. Neden benim ikizim benimle birlikte oyunlar oynamıyor, okula gelemiyor.’ şeklinde konuştu.


Kızını yoğun bakımdayken görmeye gittiğinde çok enteresan bir şeye şahit olduğunu dile getiren Çakırbeyli, sözlerine şöyle devam etti: "Ben kızımı görmeye gittiğimde ağlayan bir sürü bebek vardı kuvözde. Çığlık çığlıyaydı hepsi. Oradaki hemşirler, hemşireler hepsi genç stajyer öğrencilerdi. Ben neden bu çocuklar bu kadar ağlıyor, neden müdahale etmiyorsunuz dediğimde. Bana dönüp ‘mama saatlerine var’ deyip geçiştirdiler. Şimdi düşünüyorum kafama yeni yeni oturmaya başlıyor. Belki o gün Ömür’ümün yoğun bakımda olduğu dönem Ömür gibi birçok bebek hasar almıştır. Sadece bunu araştırsalar yeter"


Yetkililere ve avukatlara yardım çağrısında bulunan acılı anne şu ifadeleri kullandı: "Vicdanlı, merhametli benim kızımın davasıyla ilgilenen avukatların bana yardım etmesini istiyorum. Cumhurbaşkanımdan, Devletime, Sağlık Bakanlığına, Adalet Bakanlığından bu konuya bir el atmalarını istiyorum. Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir kızın, bir çocuğun hayatını bu kadar kolay bitirip hiç bir şey olmamış gibi hayatlarına devam edemezler. O hastane araştırılsın artık başka annelerin evlatları yara almasın. Başka anneler ağlamasın. Çocukların hayatları bitmesin"


Özel Bağlar Hastanesi yetkililerinden yapılan açıklamada ise dava sürecinin devam ettiği, bu nedenle konuya ilişkin açıklamayı dava sürecinden sonra yapılacağı söylendi.



8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İranlı kadın köpek tasmasıyla boğularak öldürüldü, arabada cesedi parçalandı ve Kırşehir’e gömüldü İstanbul’da hakkında kayıp başvurusu yapılan İran uyruklu kadının öldürülmesine ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında, 1’i kadın 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Cinayetin detayları ise ifadelerin alınmasının ardından ortaya çıktı. İran uyruklu kadının, tartıştığı Erkan B., tarafından kendi köpeğinin tasmasıyla boğularak öldürüldüğü ve cesedinin arabada parçalanıp Kırşehir Mucur’da bir araziye gömüldüğü öğrenildi. İranlı kadının cenazesi pazartesi günü ailesine teslim edilecek. İstanbul Maltepe’de, Darıush Tahbaz Küçükyalı Polis Merkezi Amirliği’ne giderek dayısının kızı olan İran uyruklu Farkhundeh Ghaem Maghami’ den (68) 11 Nisan’dan bu yana haber alamadığı gerekçesiyle kayıp ihbarında bulundu. Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, kayıp ihbarı üzerine harekete geçti. İranlı kadının yaklaşık 20 yıldır İstanbul’da yaşadığı, Maltepe’nin Küçükyalı Mahallesi’nde ikamet ettiği öğrenildi. İranlı kadını evinde yapılan çevreye yapılan sorgulamada kadının kendi halinde bir yaşamının olduğu kira, fatura ve aidatlarının düzenli ödediği öğrenildi. Araştırmalar kapsamında İranlı kadının evinde arama yapıldı. Yapılan yemeklerin öylece bırakıldığı ve bozulduğunun anlaşılması üzerine polis ekipleri çalışmalarını genişletti. Apartman Whatsapp grubuna atılan ‘’Tatildeyim’’ mesajı cinayeti aydınlattı Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmalarda, İranlı kadının yaklaşık 20 yıldır İstanbul’da yaşadığını Türkçe’yi gayet güzel konuşabildiğini ancak Türkçe yazamadığını öğrendi. Bunun üzerine İranlı Farkhundeh’nin 18 Nisan’da apartmanın whsatsapp grubuna Türkçe harflerle ‘’Tatildeyim’’ yazması ekiplerin dikkatini çekti. İranlı kadının çağrı geçmişini inceleyen ekipler, yaptığı HTS araştırmalarında son görüştüğü kişinin Esenyurt’ta yaşayan Erkan B. (49) olduğunu belirledi. Erkan B.’yi de incelemeye başlayan ekipler izlediği güvenlik kamerası kayıtlarında şüphelinin 14 Nisan’da kadını evinden aldığı ve Büyükçekmece’de bir restoranda birlikte yemek yediklerini tespit etti. Cinayetin detayları kan dondurdu: Araçta köpek tasmasıyla boğmuş ardından parçalara ayırmış Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri gözaltına aldığı Erkan B.’yi ifade işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirdi. Burada sorgulaması yapılan Erkan B., ilk etapta yapılan sorgulamada suçlamaları reddetti. Yapılan incelemelerin ardından elde edilen deliller ışığında şüpheli Erkan B.’nin ifade alındığı sırada, suçunu itiraf ettiği öğrenildi. Şüphelinin polise verdiği ifadesinde, İranlı Farkhundeh ile gönül ilişkisinin olduğunu söylediği, bu nedenle arada buluşup yemek yediklerini, 14 Nisan’daki son görüşmelerinde ise ikili arasında araçta çıkan tartışma sonrası kadını, kadına ait olan köpeğinin tasmasıyla boğarak öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Şüphelinin ayrıca cesedi aracın arka koltuğuna koyduğu daha sonra yine araç içinde parçalara ayırıp poşete koyduğunu, ardından 2 gün boyunca araçta beraber kaldıkları öğrenildi. İranlı kadının cesedi Kırşehir’de toprak altından çıktı 17 Nisan’da Kırşehir’in Mucur ilçesinde bir yerleşim yerinde bulunan sokak köpekleri, topraktaki cesedin kokusunu alıp oraya gidince topraktan insan uzuvlarının çıktığı tespit edildi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine Kırşehir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri ile Kırşehir Jandarma Komutanlığı ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar kapsamında, sokak köpeklerinin bulduğu insana ait uzuvların İranlı kadına ait olduğu anlaşıldı. İranlı kadının cesedi Ankara Adli Tıp Kurumu’na götürüldü ve pazartesi günü ailesine teslim edilecek. 1’i Kadın 3 Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi 68 yaşındaki İranlı kadının öldürülmesi olayına ilişkin Şüpheli Erkan B.’nin önceki işlediği suçlardan denetimli serbestliğinin bulunduğun, İranlı kadınlar gönül ilişkisinin olduğu aynı zamanda kendisinin bir de nikahlı eşinin olduğu öğrenildi. Şüpheliye eşliğinde yapılan yer gösterimi ile cinayetin sır perdesi aralanırken olayla bağlantısı olduğu öğrenilen Mesut A., ve Sedef G.’ de gözaltına alındı. Gözaltına alınan 1’i kadın 3 şüpheli buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.