Son Dakika
|
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Dursun Özbek: "Biz artık küresel ölçekte rekabet eden bir organizasyon olmak zorundayız
Büyükçekmece’deki bıçaklı kavgada 16 yaşındaki çocuğun ölümüne ilişkin yeni detaylara ulaşıldı
İngiltere’de istifa eden eski bakandan Başbakan Starmer ile rekabet çağrısı
Kocaeli semalarında dronlarla "AK Parti" ve "Cumhurbaşkanı Erdoğan" koreografisi
Astana’da Hafif Raylı Sistem hizmete açıldı
Nelson Mandela'nın torunu Nkosi Mandela'dan Libya'da Küresel Sumud Kara Filosu'na destek
Tayland’da hemzemin geçit faciası: 8 ölü
SAĞLIK
Niğde’de mobil sağlık seferberliği: Uzak köylere ücretsiz sağlık hizmeti
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:59:13
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen mobil sağlık çalışmaları kapsamında, Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşların ayağına götürülüyor. Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi ile sahaya çıkan sağlık personelleri program kapsamında Karaatlı beldesinde vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti sundu. Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında vatandaşlara birçok alanda sağlık taraması ve danışmanlık hizmeti verilirken, Mobil Sigara Bırakma Polikliniği’nde doktorlar tarafından sigara bırakma danışmanlığı, 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri, çocukların gelişim süreçleri hakkında ailelere bilgilendirme gerçekleştiriliyor. Mobil ekipler tarafından ayrıca KETEM kapsamında rahim ağzı (serviks) ve kolorektal kanser taramaları da yapılan program kapsamında diyetisyenler tarafından sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele konusunda danışmanlık hizmeti sunuluyor, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri de vatandaşlarla buluşuyor. Evde sağlık hizmetlerinden yararlanan yaşlı ve yatağa bağımlı hastalar da unutulmadı. Uzman hekimler tarafından hastaların sağlık durumları değerlendirilirken, ihtiyaç duyulan kontroller yerinde gerçekleştiriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Niğde İl Sağlık Müdürü Doğan Bahadır İnan, Niğde genelinde oluşturulan sağlık timiyle ilin en uzak noktalarına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. İnan, "Oluşturulan sağlık timiyle ilimizin en uzak noktalarına ulaşarak hem hastalarımızı hem de sağlıklı bireylerimizi taramayı ve Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunu sahada güçlendirmeyi hedefliyoruz. 2-6 yaş arası çocuklarımızı, yaşlılarımızı, rahatsızlığı olan ya da rahatsızlığının farkında olmayan vatandaşlarımızı muayene ediyoruz.Diş hekimimizle mobil diş ünitelerimiz aracılığıyla diş sorunlarına yerinde müdahale ettik, kanser taramalarını gerçekleştiriyor, ebelerimizle de gebelerimizin muayenelerini yapıyoruz. Böylece gittiğimiz yerlerde halkımızın neredeyse tamamını sağlık açısından taramış" dedi. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen çalışmalarla vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:57
Niğde’de mobil sağlık seferberliği: Uzak köylere ücretsiz sağlık hizmeti
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen mobil sağlık çalışmaları kapsamında, Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşların ayağına götürülüyor. Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi ile sahaya çıkan sağlık personelleri program kapsamında Karaatlı beldesinde vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti sundu. Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında vatandaşlara birçok alanda sağlık taraması ve danışmanlık hizmeti verilirken, Mobil Sigara Bırakma Polikliniği’nde doktorlar tarafından sigara bırakma danışmanlığı, 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri, çocukların gelişim süreçleri hakkında ailelere bilgilendirme gerçekleştiriliyor. Mobil ekipler tarafından ayrıca KETEM kapsamında rahim ağzı (serviks) ve kolorektal kanser taramaları da yapılan program kapsamında diyetisyenler tarafından sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele konusunda danışmanlık hizmeti sunuluyor, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri de vatandaşlarla buluşuyor. Evde sağlık hizmetlerinden yararlanan yaşlı ve yatağa bağımlı hastalar da unutulmadı. Uzman hekimler tarafından hastaların sağlık durumları değerlendirilirken, ihtiyaç duyulan kontroller yerinde gerçekleştiriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Niğde İl Sağlık Müdürü Doğan Bahadır İnan, Niğde genelinde oluşturulan sağlık timiyle ilin en uzak noktalarına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. İnan, "Oluşturulan sağlık timiyle ilimizin en uzak noktalarına ulaşarak hem hastalarımızı hem de sağlıklı bireylerimizi taramayı ve Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunu sahada güçlendirmeyi hedefliyoruz. 2-6 yaş arası çocuklarımızı, yaşlılarımızı, rahatsızlığı olan ya da rahatsızlığının farkında olmayan vatandaşlarımızı muayene ediyoruz.Diş hekimimizle mobil diş ünitelerimiz aracılığıyla diş sorunlarına yerinde müdahale ettik, kanser taramalarını gerçekleştiriyor, ebelerimizle de gebelerimizin muayenelerini yapıyoruz. Böylece gittiğimiz yerlerde halkımızın neredeyse tamamını sağlık açısından taramış" dedi. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen çalışmalarla vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. (ST-TB-
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:41
Anne adayları "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla korkularını yeniyor
Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması, Kastamonu’da anne adaylarına doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunarak stres ve korkularını yenmelerine yardımcı oluyor. Koordinatör ebeler, anne adaylarıyla telefonda irtibat kurarak gerekli sağlık kontrollerini yapıyor ve eğitim desteği veriyor. Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Kastamonu’da görevlendirilen koordinatör ebeler anne adaylarını doğuma hazırlıyor. Kastamonu Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde görevli koordinatör ebeler, "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında anne adaylarına gebelikten doğuma, lohusalıktan bebek bakımına kadar geniş kapsamlı destek sağlanıyor. Uzman ebeler tarafından yürütülen uygulamada, gebeler ve yeni anneler düzenli olarak bilgilendiriliyor. Özellikle ilk gebeliği olan ve ev ziyareti talep eden anne adaylarına yönelik ev ziyaretleri de yapılıyor. "Annelere verilen ebe desteğiyle anne ve bebeğe yönelik komplikasyonlarda düşüş sağlandı" Kastamonu Toplum Sağlığı Merkezi’nde çalışan ebe Neslihan İdrisoğlu, normal doğum eylemi planı kapsamında ‘Her Gebeye Bir Ebe’ uygulamasının hayata geçirildiğini söyledi. Doğum sürecindeki normal gebeler 28. hafta sonrası, riskli gebeler HSYS/MBYS sistemine düştüğü anda ve doğum süreci sonundaki anneler ise hemen doğumu müteakip aranarak uzman ebeler tarafından bilgi verildiğini anlatan İdrisoğlu, "Gebelik, doğum ve gebelik sonrası süreçler sadece biyolojik süreç olmayıp psikolojik ve sosyal boyutu olan bütüncül bir dönem olmaktadır. Bu dönemlerde annelere verilen ebe desteği ile müdahaleli doğum oranları azalmakta, anne ve bebeğe yönelik komplikasyonlarda da düşüşü sağlamaktadır. Yine biz gebelik ve doğum sonrası süreçte annelerinizin yanındayız. Onları arıyoruz. Özellikle doğum sonu süreçteki yolculukta annelerimizin yanındayız" dedi. Gebelere psikolojik destek de verildiğini ifade eden İdrisoğlu, bilinmezliklerin ortadan kaldırıldığını belirtti. Gebelerin nasıl bir süreçle karşılaşacağını öğrendiklerini anlatan İdrisoğlu, "Bebekle ilgili nasıl bir bakımda bulunulacak, doğum eyleminde nelerle karşılaşacak, bebeğin bakımıyla ilgili hangi konularda destek olacağımız konularında bilgi veriyoruz" diye konuştu. Normal doğumun sağladığı yararlardan bahseden İdrisoğlu, normal doğum eylemi ve sezaryen arasındaki farklılıklara deyindi. İdrisoğlu, iyileşme süreci, bebeğin anne ile uyumu, beslenme sürecindeki kolaylıklar yönünden normal doğum eyleminin sezaryenden daha sağlıklı ve avantajlı olduğuna dikkat çekti. "Kastamonu’da gebe okuluna gelmeyen gebe kalmasın" Gebe Okulu eğitmen ebesi Gürcü Gündoğmuş da Sağlık Bakanlığı’nın öngördüğü konular dahilinde gebelere bilgi verdiklerini söyledi. Haftanın 5 günü çeşitli eğitim programı olduğunu söyleyen Gündoğmuş, "Eğitim programımızda pazartesi başlıyoruz. 5 günlük bir eğitim programımız var. Hem online eğitimlerimiz var hem yüz yüze eğitimlerimiz var. Her gün bu eğitimlerimiz devam etmekte. Online eğitimlerimizdeki amacımız da ilçelerde olan kişiler için, yine ikinci, üçüncü doğumları olanlar için ulaşılabilir olmak, bilgiyle faydalandırmak diyoruz. Gebelik süreci, bebeğin anne karnındaki gelişim aşamaları, yine gebelikte sık rastladığımız bulantı, kusma, kas ağrısı gibi bir çok şikayete çözüm önerilerini konuşuyoruz. Gebelik döneminde yapılması gereken tarama testlerini konuşuyoruz. Her salı günü ağız ve diş sağlığı konusunda diş hekimimiz Fulya Koca geliyor ve gebelerimizin ağız-diş muayenesini yapıyor, eğitimini veriyor. Yenidoğan da ağız bakımı nasıl yapılmalı, bunları aktarıyor bize. Her salı günleri yine ben, gebelikte ve lohusalık döneminde beslenme nasıl olmalı bunu konuşuyoruz. Doğum çantamıza neler koymalıyız, neler koymamalıyız bunları konuşuyoruz. Her çarşamba doğum ağrısıyla baş etmede ilaçsız yöntemlerimiz, aromaterapi, müzik, akupunktur bunlardan bahsediyoruz. Her çarşamba fizyoterapist eşliğinde egzersiz ve pilatesimiz var. Burada da 20. gebelik haftasını doldurmuş olması gerekiyor. Doktor tarafından herhangi bir egzersiz yapmasında sakınca olmaması gerekiyor. Pelvis kaslarını esnetmek için iyi olmuş oluyor egzersiz. Hem de buraya geldiklerinde sosyalleşmiş oluyorlar. Her perşembe eş refakat destekli eğitimimiz oluyor. Buradaki amacımız da eşinizin, yakınınızın doğumda ve gebelik sürecinde, lohusalık döneminde gebeye nasıl destek olması gerektiğini. Yine baba adaylarına özellikle alt değiştirme, gaz çıkartma gibi uygulamalar yaptırıyoruz birebir. Büyüklerin "sarılık olmasın" diye sarı örtü, tuzlama gibi bunların sakıncalarını konuşuyoruz. Buradaki amacımız tamamen " gebelerimize destek " diyoruz. Cuma günleri anne sütü eğitimini veriyoruz. Emzirme pozisyonlarını gösteriyoruz. Doğum sonrası nelere dikkat etmeliyiz bunları aktarıyoruz. Eğitim bitiminde katılım belgesi veriyoruz. Mor bileklik uygulamamız var. Yine eğitim bitiminde kadın doğum servisi ile doğumhaneyi gezdiriyoruz ki nasıl bir ortama geleceklerini görsünler, güven duygusu oluşsun diye. Kastamonu’da gebe okuluna gelmeyen gebe kalmasın" şeklinde konuştu. "İlk hamile kaldığımdaki o cahiliyet şu anda yok" Gebe Hicran Çelebi Ekin ise 28 haftalık hamile olduğunu belirterek, her gebeye bir ebe uygulamasını çok faydalı bulduğunu dile getirerek, "Benim sağlığımdan, hamileliğimden, doğacak bebeğimin sağlığından her şeye bana bilgi veriyorlar. Emzirme olsun, bebekle alakalı doğum öncesi, doğum sonrası bakımı, kendi bakımım, bebeğin bakımı her şeyi bana çok detaylı şekilde anlatmaya çalışıyorlar. Şu an ilk hamile kaldığımdaki o cahiliyet diyeyim size, o şeyim yok mesela. Doğum daha yapmamış olsam da neyle nasıl karşılaşacağımı, nasıl tepki vereceğimi anlatıyorlar. İnternette görmüştüm, sağlık ocağımda da bana söylediler. Gebe Okulu’nda bu tarz bir eğitim aldığımıza dair. Ben de şimdi hamileyim, bilmiyorum, acemiyim. Telefonla da arayıp zaten sürekli söylemişlerdi, ‘Gebe Okulu’muz var, böyle böyle eğitim veriliyor.’ diye. Katılmak istedim, katıldım, faydasını da gördüm. Hala daha da geliyorum. İstediğim kadar da gelebileceğim söylendi, doğuma kadar. Bence herkesin kesinlikle gelmesi gerekiyor. Çünkü doğumda zaten direkt bir acemiliğe düşüyorsunuz, sudan çıkmış balık misali. En azından burada size ne yapmanız gerektiğini, nasıl davranmanız gerektiğini, yalnız olmadığınızı, her şeyi anlatıyorlar. Siz de kendinizi diğer gebelerle birlikte çok rahat hissediyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Gebelik rehberiyle doğumunuza hazırlık yapabilirsiniz" Anne adaylarından mobil uygulamayı telefonlarına indirmesini isteyen ebe Duygu Çulluk da, "Bu uygulamayla hafta hafta gebeliğinizi takip edebilirsiniz. Beslenme ve egzersiz önerilerine ulaşabilir. Gebelik rehberiyle doğumunuza hazırlık yapabilirsiniz. Emzirme ve lohusalık desteği alabilirsiniz. Aşı ve muayene hatırlatma ile bebeğinizin aşılarını ve muayenelerini kolayca takip edebilirsiniz. Bebeğinizin 0-2 iki yaş gelişimini kaydedip anı günlüğü oluşturabilirsiniz. Bebeğiniz için seçmiş olduğunuz isimleri kaydedip puanlayabilirsiniz" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:21
8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti
Diyarbakır’da 8 yıl önce Özel Bağlar Hastanesine açtıkları davaya gidip gelen aile mağduriyet yaşıyor. 6 çocuk annesi Nefes Çakırbeyli daha önce 3 çocuğunu sağlıklı bir şekilde dünyaya getirmiş ve 2015 yılında ikiz çocuklarının olacağı haberini aldı. Özel hastane arayışına geçen aile, 2016 yılında Özel Bağlar Hastanesinde ikiz çocuklarını dünyaya getirdi. 1 kızının yaklaşık 2 ay diğer kızının ise 4 aydan fazla yoğun bakımda kaldığını iddia eden aile, bir kızlarının hastanenin ihmalkarlığı nedeniyle yüzde 99 engelli olduğunu söyledi. Ailenin iddiasına göre kızlarının oksijensiz kaldığı ve hastanede bulundukları zaman zarfında gerekli müdahalelerin yapılmadığını söylediler. Aile bir kızlarının gelişimini normal şekilde olduğunu diğer kızlarının ise sadece uzandığını ve hiç ses çıkarmadığını fark etti. Bunun üzerine başka bir Özel hastaneye gittiklerinde ise acı haberi aldılar. 10 ay sonra kızlarının hem bedensel hem de zihinsel engelli olduğunu öğrenen aile soluğu mahkemede aldı. 2018 yılında açılan davanın halen sürmesi ise aileyi mağdur etti. Anne Nefes Çakırbeyli, ikizlerinde önce 3 çocuğunun sağlıklı olduğunu söyledi. Çakırbeyli, "3 çocuğumu da Devlet Hastanesinde doğurdum. İkizlerimin olacağını öğrendiğimde daha rahat ve daha temkinli bir biçimde doğum yapmak için Özel Hastane tercih etmek istedim. Özel Bağlar Hastanesine gittim. Benim çocuğum canından oldu. Benim çocuğumun sadece görüntüsü var. Hareket edemiyor. Sadece işaret dili ile anlaşabiliyoruz. Benim kızım konuşamıyor, duyamıyor ve yürüyemiyor. Benim kızım ağır engelli yüzde 99 engeli var. Kızım yoğun bakımda 4 ay kaldı. İkizi Toprak Nisa 2 ay kaldı. Ömür’üm ise 4 ay yoğun bakımda kaldı. Beynine oksijen gitmedi. Bebeğimi ne zaman alabilirim diye sorduğumuzda. Yoğun bakım ünitesi sorumluları ‘oksijeni bebeğin ağzından çektiğimizde bebek morarıyor, nefes alamıyor. Biz o yüzden bebeği şuan size veremeyiz’ dendi bize. Aradan 2 gün geçti bize dediler ‘Gelip bebeğinizi alabilirsiniz’. 2 gün önce bana veremeyiz dediğiniz bebeği nasıl bana veriyorsunuz. Zaten kızım yoğun bakımda oksijensiz kalmış, beynine oksijen gitmemiş, morarmış, ağır bir hasar almış daha sonra bizi arayıp ‘gelin bebeğinizi alın’ diyorlar. Bana çocuğun engellidir denmedi. Hiçbir şekilde açıklama yapılmadı. Çocuğumu kucağıma koydular ve hadi git dediler" ifadelerini kullandı. 10 ay sonra kızının gelişiminin olmadığını fark eden Çakırbeyli, başka bir özel hastaneye gittiğini ve burada kızının hem zihinsel hem de fiziksel engelli olduğunu öğrendiğini söyledi. Çakırbeyli, "Aradan 10 ay geçti. Kızımın ikizi emeklemeye başladı, diş çıkarmaya başladı. Hareketleri normal önceki 3 çocuğum gibi gayet normaldi ama Ömür kızım sadece tavana bakıyordu ve hiç ses etmiyordu. Buda beni tedirgin etti. Özel bir hastaneye gittik doktor benim kızımın ayak tabanına ve parmaklarına dokunur dokunmaz ‘senin kızın engelli’ dedi. Orada dünyam başıma yıkıldı. Benim hiçbir şekilde aklımın ucundan geçmiyordu ki Özel Bağlar Hastanesi de bize böyle bir açıklama yapmadı. 8 yıl önce dava açtım hastaneye. Bir avukatla görüştüm kızımın tüm epik kriz dosyaları, hastanede ne tedavi gördüğü, hangi ilaçları kullandığını tüm belgelerini verdim kendisine. Bir dava 8 yıl sürmez. Bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Neden benim kızımın davası bir türlü sonuçlanmıyor. Ben 1 avukatla davaya gidiyorum onlar ise 3-4 avukatla geliyorlar. Neden bunlar bu kadar güçlü, arkaları bu kadar güçlü. Bizim kimsemiz yok diye mi bize bunu yapıyorlar. Bir çocuğun hayatı bitmiş halen kendilerini savunmaya çalışıyorlar. İlk önce Devletimden istediğim tek şey. O Özel Bağlar Hastanesini araştırsınlar, denetlesinler. Sadece Ömür değil, Ömür gibi kaç tane çocuğun hayatını mahvetmişler araştırılsın. Özel Bağlar Hastanesi için ne gerekiyorsa yapılsın ve ceza alsınlar. Benim çocuğumun davası artık sonuçlansın ki benimde içim artık rahat etsin. Benim şuan 6 çocuğum var 5 çocuğum sağlıklı sadece Ömür’üm yarım kaldı. İkizi okula gidiyor anne diyor ‘bugün Ömür yürümüş olsaydı aynı sırada, aynı sınıfta okumuş olacaktık. Anne ben üzülüyorum. Neden benim ikizim benimle birlikte oyunlar oynamıyor, okula gelemiyor.’ şeklinde konuştu. Kızını yoğun bakımdayken görmeye gittiğinde çok enteresan bir şeye şahit olduğunu dile getiren Çakırbeyli, sözlerine şöyle devam etti: "Ben kızımı görmeye gittiğimde ağlayan bir sürü bebek vardı kuvözde. Çığlık çığlıyaydı hepsi. Oradaki hemşirler, hemşireler hepsi genç stajyer öğrencilerdi. Ben neden bu çocuklar bu kadar ağlıyor, neden müdahale etmiyorsunuz dediğimde. Bana dönüp ‘mama saatlerine var’ deyip geçiştirdiler. Şimdi düşünüyorum kafama yeni yeni oturmaya başlıyor. Belki o gün Ömür’ümün yoğun bakımda olduğu dönem Ömür gibi birçok bebek hasar almıştır. Sadece bunu araştırsalar yeter" Yetkililere ve avukatlara yardım çağrısında bulunan acılı anne şu ifadeleri kullandı: "Vicdanlı, merhametli benim kızımın davasıyla ilgilenen avukatların bana yardım etmesini istiyorum. Cumhurbaşkanımdan, Devletime, Sağlık Bakanlığına, Adalet Bakanlığından bu konuya bir el atmalarını istiyorum. Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir kızın, bir çocuğun hayatını bu kadar kolay bitirip hiç bir şey olmamış gibi hayatlarına devam edemezler. O hastane araştırılsın artık başka annelerin evlatları yara almasın. Başka anneler ağlamasın. Çocukların hayatları bitmesin" Özel Bağlar Hastanesi yetkililerinden yapılan açıklamada ise dava sürecinin devam ettiği, bu nedenle konuya ilişkin açıklamayı dava sürecinden sonra yapılacağı söylendi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mayıs 2026 Perşembe- 11:52
Sivas’ta eczacılar Eczacılık Günü’nde bir araya geldi,
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 13:15
Mersin’de cerrahi ve onkoloji alanındaki gelişmeler sempozyumda ele alındı
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 23:35
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
4
15 Mayıs 2026 Cuma- 11:16
Ağrılarından kapalı ameliyatla kurtuldu
5
28 Ağustos 2024 Çarşamba- 10:51
Bursalı avukattan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a suç duyurusu
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:50
"Bu iş kötüye gidiyor" diyerek 70 yaşında sigarayı bıraktı
Manisa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Gazi Gündüz, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada tütün kullanımının bireyler, toplum ve çevre üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Hastanede tedavi gören ve uzun yıllar sigara kullandıktan sonra bırakan 70 yaşındaki Hüseyin Vatansever ise gençlere çağrıda bulundu: "Bu iş kötüye gidiyor, sağlığınızı sigaraya teslim etmeyin." Uzm. Dr. Gazi Gündüz, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 1.3 milyar kişinin tütün ürünü kullandığını belirterek, "Tütün kullananların büyük bölümü düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşıyor. Tütün, sadece sağlık sorunlarına değil, aynı zamanda ekonomik zorluklara da neden oluyor. Çünkü tütüne harcanan para, temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamayı zorlaştırıyor." dedi. Tütünün sadece içen kişiye değil, çevresine de zarar verdiğini vurgulayan Gündüz, özellikle gebelerde ve çocuklarda pasif maruziyetin ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, "Erken doğum, gelişme geriliği, solunum yolu hastalıkları ve astım gibi sorunlar tütün dumanına maruz kalma sonucu gelişebilir" ifadelerini kullandı. Tütüne bağlı en sık görülen hastalıkların başında kalp-damar hastalıkları, solunum sistemi rahatsızlıkları ve çeşitli kanserler geldiğini belirten Gündüz, tütün üretiminin de tarım arazilerine ve su kaynaklarına zarar vererek gıda krizine neden olabileceğini anlatarak, "Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre tütünün dünya ekonomisine yıllık zararı 1.4 trilyon doları buluyor" dedi. "Sigarayı bırakmak isteyenleri destekliyoruz" Uzm. Dr. Gündüz, Manisa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Sigara Bırakma Polikliniği olarak vatandaşlara ücretsiz destek sağladıklarını vurgulayarak, "Tüm vatandaşlarımızı polikliniğimize bekliyoruz. Sigarayı bırakmak isteyen herkese profesyonel destek sunuyoruz" diye konuştu. "Gençler bu yola hiç girmesin" Uzun yıllar tütün ürünü kullandıktan sonra bırakma kararı alan ve şu anda hastanede tedavi gören 70 yaşındaki Hüseyin Vatansever ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "İnsan bazen arkadaş kurbanı oluyor. ‘İçmiyorsun, hadi bir tane’ dediler. Eskiden içmezdim ama sonra başladım. Şimdi onlar da pişman olacak. Bu yüzden kesinlikle başlamasınlar, yol yakınken bıraksınlar. Ben 70 yaşında tamamen bıraktım ama öncesinde birkaç kez ara vermiştim. Sonunda dedim ki: ‘Bu iş kötüye gidiyor.’ Çünkü insan fark ediyor, sağlığı elden gidiyor. Gençler, sakın aldanmayın. Bu yola hiç girmeyin. Sağlığınızı sigaraya teslim etmeyin."
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:34
UMKE’den nefes kesen tatbikat
Gaziantep’te UMKE’ye dahil olabilmek için eğitimden geçen sağlıkçıların katıldıkları tatbikat film sahnelerini aratmadı. Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi’ne yeni katılan gönüllüler için ormanlık alanda yaralı kurtarma tatbikatı düzenlendi. Yapılan makyajla gerçeğe yakın yaralı görüntüsü oluşturulan temsili yaralılara müdahale eden ekiplerin müdahale süresi ve davranışlarında sergiledikleri performans dikkat çekti. Terör saldırısı ve kimyasal saldırı olmak üzere iki etaptan oluşan tatbikatta her detay düşünülürken tatbikatın her aşaması nefes kesen görüntülere sahne oldu. Makyajla gerçeğe yakın yaralı görünümüne kavuşturulan yaralılara müdahale eden ekipler tatbikatı başarıyla tamamladı. Tatbikatta filmleri aratmayan görüntüler Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Acil Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın organizasyonuyla gerçekleşen ve filmleri aratmayan görüntülere sahne olan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) Temel Eğitim tatbikat, katılımcılardan tam not aldı. Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı tarafından 26-30 Mayıs 2025 tarihleri arasında 25 Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeline yönelik olarak düzenlenen Temel UMKE eğitimi, teorik ve uygulamalı içerikleriyle başarıyla tamamlandı. Erikçe Macera Parkı’nda düzenlenen tatbikat öncesi UMKE ekipleri beş günlük kampa girdi. Beş gün süren yoğun program kapsamında katılımcılar, afet ve acil durumlara etkin müdahale kapasitesini geliştirmeye yönelik kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Tatbikat her yönüyle nefes kesti Beş gün boyunca eğitmenler tarafından temel eğitimden geçirilen katılımcılar, eğitimin sonunda gerçeği aratmayan bir tatbikata katıldı. Acil tıp uzmanı, doktor, paramedik ve hemşire ile farklı branşlardaki sağlıkçılardan oluşan ekip tatbikatı başarıyla yaptı. UMKE ekibinin tecrübe kazanabilmesi için düzenlenen tatbikat her yönüyle nefes kesti. Eğitim boyunca personellere olay yeri yönetimi, hasta ve yaralıların triyaj uygulamaları, acil müdahale ünitesinin hızlı ve etkin şekilde kurulumu, ekip koordinasyonu, kriz yönetimi ve medikal müdahale protokolleri gibi kritik konularda teorik bilgi ve pratik beceriler kazandırıldı. Yaralılara, makyajla yaralar açıldı Tatbikatta rol alan yaralıların vücutlarına makyaj malzemeleriyle gerçekten farksız görünen yaralar açıldı. Yaralılar ise yarayı gerçekten yaşarmışçasına hareket ederek UMKE ekiplerinin yaralarını hızla tedavi etmesini istedi. Saldırının yaşandığı bölgeye 5 dakika içerisinde sahra hastanesi kuran ekipler yaralıları hızla hastaneye taşıdı. Gerçekten farksız olan terör saldırısı tatbikatını başarıyla geçen UMKE ekipleri hızları ve becerileriyle göz doldurdu. Gerçek senaryo ile tatbikat Eğitimin son gününde gerçekleştirilen kapsamlı tatbikat, Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) tehdit ve terör saldırısı senaryosu üzerinden kurgulandı. Tatbikat senaryosuna göre, bir terör saldırısı sonrası olay yerinde çok sayıda yaralının bulunduğu karmaşık bir kriz durumu canlandırıldı. UMKE ekipleri, senaryoya uygun şekilde hızla olay yerine intikal ederek olay yeri güvenliğini sağladı, triyaj alanlarını oluşturdu ve ilk müdahaleleri gerçekleştirdi. Kimyasal saldırı etabında yaralıya hassas müdahale Terör saldırısının ardından Kimyasal Biyolojik Radyoaktif Nükleer (KBRN) saldırı bölümüne geçildi. Terör saldırı bölgesine yakın bir alana kimyasal saldırı düzenleyen teröristlerin artlarında bıraktığı yaralıya UMKE, itfaiye ve acil sağlık ekipleri müdahale etti. Özel kıyafetler giyen ekipler, aşamalı olarak büyük bir dikkatle yaralıya müdahale etti. UMKE ekibinin alandan çıkardığı yaralının kıyafetini değiştiren ekipler hastaya olay yerinde müdahale ettikten sonra ambulansa aldı. Kurulan acil müdahale ünitesinde, yaralılara gerekli medikal müdahaleler yapıldıktan sonra hastanelere sevk süreci başarıyla yürütüldü. Tatbikat sırasında zamanla yarışan ekipler, ekip içi koordinasyon, doğru iletişim ve hızlı karar alma süreçlerinde yüksek bir performans sergiledi. Tatbikat kapsamında Hasan Kalyoncu Üniversitesi Paramedik Bölümü öğrencileri de gözlemci olarak sahada yer aldı. Gerçek zamanlı bir kriz senaryosunun içerisinde bulunan öğrenciler, hem saha uygulamalarını yakından izleme fırsatı buldu hem de mesleki deneyimlerine katkı sağlayacak gözlemler gerçekleştirdi. Tatbikatın ardından yapılan değerlendirme toplantısında, katılımcıların sergilediği performans memnuniyetle karşılandı. Eğitim süreci boyunca edinilen bilgiler ve saha uygulamaları, UMKE personelinin afet ve acil durumlara müdahale konusundaki hazırlık seviyesini önemli ölçüde artırdı. Söz konusu eğitim ve tatbikat programı, ülkemizin sağlıkta afet ve acil durum yönetimi alanındaki kapasitesini güçlendirme hedefi doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak kayda geçti. Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Gaziantep Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Akhan, tatbikattaki bütün aşamaların tamamen gerçeğe yakın yapıldığını söyledi. Tatbikatların önemine değinen Akhan, "Sağlık Bakanlığımızın Gaziantep için önerdiği iki tane UMKE eğitimi vardı. Eğitimin ilkine 25 UMKE gönüllüsü katıldı. Bugün tatbikatı yaptık. Gaziantep için hayırlı bir eğitim olmasını diliyoruz" dedi. Tatbikata katılan katılımcılar, ilk defa bir tatbikata katıldıklarını ve tatbikatı başarıyla tamamladıklarını dile getirdi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:26
Manisa’da tütünle mücadelede 28 binden fazla denetim yapıldı
Manisa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında, ’Sigarayı bırak, hayatını değiştir’ sloganıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. İl genelinde 17 ilçede yürütülen çalışmalarda halkı bilinçlendirmeye yönelik stantlar kurulup, broşürler dağıtılırken, vatandaşlara karbon monoksit ölçümleri de yapıldı. Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı ile birlikte sigarayı bırakan bir kamu görevlisine başarı belgesi, Sigara Bırakma Polikliniği Hekimi Dr. Ayşe Pınar Balcan’a ise teşekkür belgesi takdim etti. Etkinliklerin ardından Zeren ve ekipler, işletmelere ve ticari taksilere yönelik dumansız hava sahası denetimlerinde bulundu. Denetimler sırasında sigara kullandığını beyan eden vatandaşlara karbon monoksit ölçümü ve nikotin bağımlılık testi uygulandı. Sigara bırakma polikliniklerine yönlendirme yapılarak tütünle mücadelede bireysel destek sağlandı. İl Sağlık Müdürü Zeren yaptığı açıklamada, "Tütün kullanımı, önlenebilir hastalık ve ölümlerin en önemli nedenlerinden biridir. Türkiye’de her yıl yaklaşık 100 bin kişi tütün kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Toplumu pasif sigara dumanının zararlarından korumak büyük önem arz etmektedir" dedi. Manisa’da 2025 yılı içerisinde 28 bin 628 denetim gerçekleştirildiğini kaydeden Zeren, "Bu denetimlerde kapalı alanda tütün ürünleri tüketen kişi ve işletmelere cezai işlem uygulandı. Denetimler 7 gün 24 saat esasına göre sürdürülüyor. Vatandaşlarımızın ALO 184, ALO 112 ya da Yeşil Dedektör uygulaması üzerinden ihbarda bulunabilirler. Manisa’da şu anda 26 aktif sigara bırakma polikliniği bulunuyor. 7 polikliniğin daha faaliyete geçirilmesi için çalışmalar sürüyor. 2025 yılı içinde 2 bin 446 kişi sigarayı bırakma polikliniklerine başvuruda bulunurken, bin 861 kişiye ücretsiz ilaç desteği sağlandı, 230 kişi ise sigarayı bırakmayı başardı." diye konuştu. Zeren, "Tütünle mücadele, yalnızca kurumların değil, toplumun her kesiminin sorumluluğudur. Gelecek nesillere sağlıklı bir yaşam bırakmak için tüm vatandaşlarımızı sigarayı bırakmaya davet ediyoruz" dedi. Etkinlikler kapsamında Şehzadeler İlçe Sağlık Müdürlüğü, Yeşilay İl Temsilciliği ve Kızılay İlçe Başkanlığı ile iş birliği yapılarak kurulan stantlarda vatandaşlara Fagerström testi, karbon monoksit ölçümü ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı.
30 Mayıs 2025 Cuma - 14:34
Siirt’te perinatoloji uzmanı göreve başladı
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde perinatoloji bölümü hasta kabulüne başladı. Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi perinatoloji uzmanı Songül Ece Kanjo, Siirt’te bir ilk olarak hasta kabulüne başladı. Hem Siirt hem de çevre iller açısından büyük önem taşıyan perinatoloji, anne karnındaki bebeğin sağlığı, gebelikte karşılaşılan riskli durumlar ve doğum öncesi tanı ile tedavi süreçlerini kapsıyor. Hastaneden yapılan açıklamada, bu hizmetin bölge kadın sağlığına önemli katkılar sağlayacağı ifade edildi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 13:10
Uzmanı uyardı: "Geniz eti, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonu sebebi"
Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Geniz etinin normalden fazla büyümesine bağlı burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama, uyku apnesi, sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, diş, yüz, çene gelişiminde bozukluklar, sık orta kulak iltihapları, işitme kayıpları, büyüme ve gelişmede gerilik, geçmeyen burun akıntıları ve sinüzitler, ağız kokusu, iştahsızlık, konuşma bozukluğu gibi şikâyetler ortaya çıkabilir" dedi. Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, çocuklarda geniz eti ve bademcik ameliyatları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Geniz etinin kısaca tanımını yapan Opr. Dr. Karadavut, "Geniz eti (adenoid); küçük dil ve yumuşak damağın arkasında, boğazın arka-üst kısmında burunla birleştiği bölgede yer alır. Bademcikler (tonsil) ise boğaz girişinde her iki tarafta dil kökü ile küçük dil arasında yerleşmiş, boyutları değişebilen iki adet lenfoid dokudur. Bademcik ve geniz eti, solunum ve sindirim sisteminin başlangıcında yerleşerek solunan hava ve alınan yiyecek, içecekle ilk temasa geçen bağışıklık sistemi dokularıdır. Geniz eti ve bademcik problemleri genellikle okul öncesi ve okul çağı çocuklarında daha sık görülmektedir. Artan üst solunum yolu enfeksiyonları gibi durumlar da geniz eti ve bademcik problemlerini tetiklemektedir" şeklinde konuştu. "Çocuklarda cerrahi gereken durumlar" Geniz etinden dolayı oluşabilecek şikâyetlere değinen Opr. Dr. Karadavut, "Geniz etinin normalden fazla büyümesine bağlı olarak burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama, uyku apnesi, sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, diş, yüz, çene gelişiminde bozukluklar, sık orta kulak iltihapları, işitme kayıpları, büyüme ve gelişmede gerilik, geçmeyen burun akıntıları ve sinüzitler, ağız kokusu, iştahsızlık, konuşma bozukluğu gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen olgularda cerrahi önerilmektedir. Ayrıca çocuklarda yılda 5-6’dan fazla ateşli bademcik iltihabı öyküsü, bademcik apsesi öyküsü, bademciklerin aşırı büyüklüğüne bağlı horlama, uyku apnesi, yutma güçlüğü gibi durumlar varsa cerrahi önerilmektedir" diye konuştu. "Bademcik ve geniz eti ameliyatlarının 3 yaşından sonra yapılması tercih edilir" Bademcik ve geniz eti ameliyatlarının 3 yaşından sonra yapılmasının tercih edilmesi gerektiğinin altını çizen Opr. Dr. Karadavut, "Bu ameliyatlar 3 yaş itibariyle yapılabilir ancak uykuda nefes durması problemi, apne gibi problemler yaşanıyorsa ameliyat daha erken yaşta da yapılabilmektedir. Geniz eti ve bademcik problemlerine, bazen orta kulak problemleri de eşlik edebilmektedir. Tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları, geçmeyen orta kulakta sıvı (kronik seröz otit), işitme kaybı gibi durumlarda geniz eti-bademcik ameliyatları ile beraber, kulak tüpü takılması işlemi de uygulanabilmektedir" şeklinde konuştu. "Yaz tatili, ameliyatlar için en uygun dönemlerden biri" Geniz eti ameliyatının 15 dakika, bademcik ameliyatının ise ortalama 30 dakika süren bir ameliyat olduğunu belirten Opr. Dr. Karadavut, "İkisi birlikte uygulanması gereken durumlarda da işlem maksimum 30 dakika sürmektedir. Hastamız geniz etinde aynı gün, bademcik ameliyatında ise 1 gün sonra taburcu edilmektedir. Ameliyat sonrası uygun diyet ile çok kısa sürede iyileşme mümkündür. Yaz tatilinde diyetin rahat uygulanabilir olması ve çocukların evde olması nedeniyle geniz eti ve bademcik ameliyatları için en uygun dönemdir" ifadelerini kullandı.
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:36
Uzmanından yapay zeka ve ruh sağlığına dair kritik uyarılar: "Kontrollü kullanmak gerekiyor"
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, yapay zekanın ruh sağlığı üzerindeki etkilerini Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın katılımıyla gerçekleştirdiği özel etkinlikte ele aldı. Tarhan, yapay zekanın insan hayatında kaçınılmaz olduğunu ancak kontrollü kullanıma dikkat çekerek, "Bilge insan yapay zekayı faydalı şekilde hayatına entegre edebilendir" dedi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi yapay zeka ile ilgili yeni gündemler oluşturmaya devam ediyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu ve Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas tarafından ağırlanan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yapay zekanın hızla geliştiği günümüzde ruh sağlığı üzerindeki etkilerini kapsamlı ve derinlemesine bakış açısıyla ele aldı. Moderatörlüğünü üniversitenin Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik’in yaptığı buluşmada, bu çağda psikolojik dayanıklılığı nasıl korunabileceği konusunda önemli bilgiler paylaşarak ruh sağlığının korunmasının önemine dikkat çekti Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Yapay zeka kaçınacak bir şey değildir. Hayatımızı çok kolaylaştıran bir teknolojidir ve üzerine gitmemiz gerekir. Tabi muhakkak kontrollü olmamız lazım. Özellikle ergenlik çağında olan kişilerde kontrolü elden bırakmamak lazım. Bilge insan yapay zekayı faydalı şekilde hayatına entegre edebilendir" diye konuştu. Yapay zeka ve ruh sağlığı Söyleşiye ayrıca Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Ömer Karataş ve yönetimi, Türk Psikologlar Derneği Kocaeli Şubesi, Başiskele İlçe Sosyal Hizmetler Müdürü Meryem Şahin de katıldı. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi yetkilileri, bu tür öncü etkinliklerle hem akademik hem de toplumsal alanda fark oluşturmaya devam ettiklerini belirtti. Prof. Dr. Tarhan’ın engin deneyimi ve uzmanlığı sayesinde yapay zeka ve ruh sağlığı konularının geniş kitlelere ulaştığı vurgulandı. Etkinlik, katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle karşılanırken, üniversite yönetimi geleceğe yönelik bu tür bilgilendirici programların artarak devam edeceğini açıkladı.
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:36
Kilis’te ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ programı düzenlendi
Kilis Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen ve çocukların fiziksel ile ruhsal gelişimini desteklemeyi amaçlayan "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" programının açılışı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Etkinlikte çeşitli gösteriler sergilendi. Kilis’te çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" programı gerçekleşti. Programa Kilis Vali Yardımcısı Okan Dağlı, Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Abdulkadir Altay ve İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez katıldı. Açılışta konuşan İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, programın amacının yeni nesillerin daha sağlıklı, güçlü ve bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sunmak olduğunu belirtti. Söylemez, "Bugün burada, sağlıklı gelişimi sağlıklı geleceğin teminatı olarak gören ve bu amaçla hayata geçirdiğimiz programımız için bir aradayız. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum" dedi. Kilis’in tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kültürel zenginliğe sahip bir şehir olduğunu vurgulayan Söylemez, "Genç ve dinamik yapısıyla geleceğe umutla bakan şehrimizde, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve donanımlı bireyler olarak yetişmesini sağlamak bizlerin sorumluluğudur" diye konuştu. İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, program kapsamında Kilis genelinde öğrencilere sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimin artırılması ve fiziksel-ruhsal sağlıklarının korunması hedefleniyor. Ayrıca öğrenciler sağlık ekipmanlarını tanıyacak, ilk yardım eğitimi alacak ve sağlıklı yaşamın temellerini öğrenecek. Söylemez, "Bu program yalnızca fiziksel sağlığı değil, çocuklarımızın ruhsal, sosyal ve duygusal gelişimlerini de kapsamaktadır. Çocuklarımızın sağlığı, ülkemizin en büyük güvencesidir" şeklinde konuştu. Konuşmasının sonunda programa katkı sağlayan kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Söylemez, "Başta Valiliğimiz olmak üzere, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze, öğretmenlerimize ve tüm sağlık çalışanlarımıza içtenlikle teşekkür ediyorum. Programımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, tüm çocuklarımıza sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir gelecek diliyorum "ifadelerini kullandı.
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:22
Şırnak’ta sağlık çalışanlarının sorunları masaya yatırıldı
Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığı, 8. dönem toplu sözleşme öncesinde sağlık ve sosyal hizmet profesyonelinin sorunlarını masaya yatırarak, sağlıkçıların yaşadığı problemlere dikkat çekti. Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, 8. dönem toplu sözleşme süreci öncesinde sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yaşadığı sorunları, çözüm ve taleplerini kamuoyuyla paylaşmak ve sendikanın çalışmalarını anlatmak amacıyla bir basın toplantısı düzenledi. Anmal, sağlık emekçileri için mücadelelerinin kararlılıkla devam ettiğini belirterek, kamuoyunun ve yetkililerin taleplere kulak vermesi gerektiğini vurguladı. Toplu Sözleşme Eylem Planı çerçevesinde çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ettiklerini ifade eden Anmal, "Can kurtarmak için canla başla çalışanlar için gecesini gündüzüne katanlar için özveriyle milletimize şifa dağıtanlar için devletimizin şefkat eli olanlar için mücadeleden asla yılmayan Sağlık-Sen, bu toplu sözleşme masasında da yerini alarak, sorunların çözümü ve haklı taleplerin kabul görmesi için tüm gücüyle mücadele edecektir" dedi. Gerek sahada, gerek siyasi arenada gerekse kurumlarda sağlık ve sosyal hizmet profesyonelinin hakları için bugüne kadar seslerini gür bir şekilde çıkardıklarına vurgu yapan Anmal, "Taleplerin kazanıma dönüşmesi için çaba sarf ettik. Yüzlerce kazanıma imza attık, binlerce sağlık ve sosyal hizmet profesyonelimizin yanında olduk. Bugün ise kazanımlarımıza yenisi eklemek için mücadele ediyor, çalışanlarımızın müreffeh yarınları için çaba gösteriyoruz. Her zaman olduğu gibi sahanın sesine kulak verip, sağlık ve sosyal hizmet profesyonellerine bire bir dokunarak sorunları tespit etmeye devam ediyor ve etmeye de devam edeceğiz. 8. Dönem Toplu Sözleşme Eylem Planı çerçevesinde sorunları yerinde görmek ve çözüm yolları konusunda gerekli çalışmaları yürütmek amacı ile sahaya inip, tüm kurumlardaki çalışanlarını ziyaret edip, onların talep ve sorularını dinledik. Tespit ettiğimiz sorunları ve çözüm önerilerini tartışmak ve toplu sözleşme masasına gidecek talepleri belirlemek için her meslek grubundan çalışanların yer aldığı toplantılar yaptık ve ilimize özel bir rapor hazırlayarak, Sağlık-Sen Genel merkezimize ilettik. Bugünden sonra ise sağlık ve sosyal hizmet profesyonelimizin haklı taleplerini anlatmak, çözüm önerilerimizi sunmak ve kamuoyuna duyurmak için her kapıyı aşındıracağımıza kimsenin şüphesi olmasın. Taleplerimiz sağlık meslek mensuplarının nöbet ücretlerinin hesaplanmasında dikkate alınan gösterge rakamlarının yüzde 100 oranında artırılması, ek ödeme tavan oranlarının artırılması, taban ödeme oranlarının artırılması, teşvik ek ödemelerin artırılması, gece çalışan sağlık meslek mensupların mesai ve nöbet ücretlerine ilave ödeme yapılması, sabit ek ödemeleri artırılması, yıllık izin sürelerinin tamamı ile mazeret izinlerinde ek ödeme kesintisi yapılmaması, sağlık ve sosyal hizmet kolunda görev yapan çalışanların mevcut giyim yardımlarına ilave olarak özel görev kıyafeti verilmesi, büyükşehirlerde görev yapanların özel hizmet tazminatları artırılması, dini ve resmi bayram sebebiyle verilen genel idari izin günlerinde çalışanların sorunlarının çözülmesi, 112 acil sağlık hizmetlerinde görev yapanların teşvik ek ödemelerinin artırılması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sosyal hizmet tazminatının artırılması ve kapsamının genişletilmesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nöbet görevinde bulunanlara verilen ek ders ücretinin artırılması, üniversite hastanelerinde görevli sağlık personeline tayin hakkı verilmesidir. Hiçbir zaman mücadeleden geri durmayarak sahanın sesi olmaya, sorunları çözmeye, talepleri kazanıma dönüştürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:08
Alanya’da aynı anda iki başarılı akciğer kanseri operasyonu
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin ve göğüs cerrahisi uzmanlarından oluşan ekip, akciğer kanseri teşhisi konulan iki farklı hastayı aynı gün içerisinde, ilk kez uygulanan video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) yöntemiyle başarılı bir şekilde ameliyat etti. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Alanya’da yaşayan 64 yaşındaki Mesuda Kesiciler ve 72 yaşındaki Firdevs Sarp’a akciğer kanseri tanısı konuldu. İki hastaya da aynı gün içerisinde hastanede ilk kez uygulanan VATS (video yardımlı torakoskopik cerrahi) yöntemiyle LOBEKTOMİ (akciğerin bir lobunun çıkarılması) işlemi yapıldı. Başarılı geçen operasyon sonrası kısa sürede iyileşen hastalar kontrollerinin ardından taburcu edildi. Kapalı teknikle ameliyat gerçekleşti Kapalı yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyon sonrası hastalar ile bir araya gelen Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin, yapılan işlem hakkında bilgi verdi. Keskin, "Bu iki hastamız da dış merkezlerde biyopsi önerisi almış ancak biyopsi yapılacak bölgelerin riskli bulunması nedeniyle işlemlerin gerçekleşmediğini belirttiler. Biz bu iki hastamızı, akciğer kanseri ameliyatına hazırlanır gibi değerlendirdik. Ameliyat sırasında, hızlı tanı yöntemi olan ‘frozen’ uygulamasıyla alınan doku örnekleri incelendi. Her iki hastada da sonuç akciğer kanseriyle uyumlu çıkınca göğüs cerrahisi kliniği hekimleri olarak kapalı teknikle lobektomi işlemini gerçekleştirdik." dedi. Dr. Öğr. Üyesi Keskin, operasyon sonrası hastaların bir gün yoğun bakımda gözlem altında tutulduğunu, ardından serviste takiplerinin yapıldığını aktardı. "Başarılı operasyonlar yapılıyor" Göğüs cerrahisi ekibinin tecrübeli ve donanımlı kadrosunun bu tür başarılı operasyonların temelini oluşturduğunu vurgulayan Keskin, şunları söyledi: "Kapalı yöntemle yapılan akciğer kanseri ameliyatı, yaklaşık 5 cm’lik bir kesi ile kanserli lobun tamamen çıkarılmasıdır. Cerrah açısından zorluklar içerse de hastalar için daha kısa hastanede kalış süresi ve daha az komplikasyon riski sağlar. Kliniğimizde sadece akciğer kanseri değil timüs bezi, efüzyon işlemleri, akciğer zar hastalıkları, aşırı terleme hastalığı, soluk borusu ve yemek borusu hastalıkları gibi birçok göğüs hastalığına yönelik cerrahi girişimler hem açık hem de kapalı tekniklerle başarıyla uygulanıyor. Bu sayede hastalarımızın başka illere sevk edilmesine gerek kalmıyor" diye konuştu. Hastalar gözyaşlarını tutamadı Operasyon sonrası duygularını paylaşan hasta Mesude Kesiciler, "Ödüllere layık doktorlarımız var. Hekimlerimden, hastaneden çok memnunum. Benimle çok güzel ilgilendiler. Allah hepsinden razı olsun. Sağlığım sıhhattim yerinde" ifadelerini kullandı. Firdevs Sarp ise konuşmasında gözyaşlarını tutamayarak "Ameliyat olmaktan hep kaçtım. Tüm bunlara rağmen hocam bana cesaret verdi. Ben de ona güvendim. Bu operasyonu hekimlerimle beraber atlattık. Şu an çok mutluyum ve mutluluktan ağlamak istiyorum. Evimi bir daha göremem sanıyordum ama onlar sayesinde mutlu ve sağlıklı bir şekilde evime gidiyorum" dedi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 11:45
Hayvan pazarında bayram öncesi sıkı denetim
Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı Hayvan Sağlığı Birimi ekipleri, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Sarıgöl Belediyesi Canlı Hayvan Pazarı’nda denetim ve bilgilendirme çalışması gerçekleştirdi. Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Akar yaptığı açıklamada, "İlçe Müdürlüğümüz Hayvan Sağlığı Birimi tarafından Kurban Bayramı öncesinde ilçemizdeki hayvan pazarında denetim ve vatandaşlarımıza yönelik bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Denetimlerimiz bayram süresince devam edecek." dedi. Ekipler ayrıca, hayvan sağlığı konusunda vatandaşlara bilgilendirici broşürler de dağıttı.
30 Mayıs 2025 Cuma - 11:29
MS’te erken teşhis ve tedaviye erişim hayati önem taşıyor
Multipl sklerozun (MS), dünyada yaklaşık 3 milyon kişiyi etkileyen ciddi bir nörolojik hastalık olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Yakup Türkel, "MS tanısı çoğunlukla 20 ila 50 yaşları arasında konulur. Kadınlarda görülme oranı erkeklere göre iki ila üç kat daha fazladır. Her 5 dakikada bir, 1 kişiye MS tanısı konulduğu düşünüldüğünde, hastalığın erken teşhisi ve etkin tedaviye erişimin sağlanması için kamuoyunun bilinçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır" dedi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Yakup Türkel, Dünya MS Günü dolayısıyla MS hastalığı hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Doç. Dr. Türkel, "Merkezi sinir sistemini (beyin ve omurilik) hedef alan kronik otoimmün hastalık MS, bağışıklık sisteminin sinir hücrelerini çevreleyen miyelin kılıfına saldırmasıyla ortaya çıkıyor. Bu saldırı sonucunda oluşan iltihaplanma ve hasar, sinir iletiminin bozulmasına neden olarak çeşitli nörolojik belirtilere yol açabiliyor" diye konuştu. "Kadınlarda MS görülme sıklığı daha yüksek" MS’in en yaygın belirtileri arasında bulanık veya çift görme, kas güçsüzlüğü, uyuşma, karıncalanma, baş dönmesi, denge kaybı, hafıza problemleri ve yorgunluğun yer aldığını söyleyen Doç. Dr. Türkel, "Bu belirtiler genellikle ataklar şeklinde ortaya çıksa da zamanla ilerleyici bir seyir de izleyebiliyor. MS tanısı çoğunlukla 20 ila 50 yaşları arasında konulur. Kadınlarda görülme oranı erkeklere göre iki ila üç kat daha fazladır" şeklinde konuştu. "Hastalığın seyrini yavaşlatmak mümkün" Günümüzde MS’i tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmasa da hastalığın seyrini yavaşlatan ve yaşam kalitesini artıran çeşitli medikal ve fizik tedavi yöntemleri uygulandığını belirten Doç. Dr. Türkel, "Bu noktada erken tanı ve düzenli tedavi süreci büyük önem taşımaktadır" dedi. "Erken teşhis ve tedaviye erişim hayati önem taşıyor" Doç. Dr. Türkel, "MS ile yaşayan bireylerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekmek, toplumsal farkındalığı artırmak ve dayanışma oluşturmak amacıyla dünya çapında etkinlikler düzenlenmektedir. Her 5 dakikada bir, 1 kişiye MS tanısı konulduğu düşünüldüğünde, hastalığın erken teşhisi ve etkin tedaviye erişimin sağlanması için kamuoyunun bilinçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Bu anlamlı günde MS’li bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmak ve sağlık hizmetlerine erişimlerini artırmak için toplumun tüm kesimlerinin, özellikle sağlık otoritelerinin iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiği vurgulanmaktadır" ifadelerine yer verdi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 11:29
MS hastalığında erken teşhis hayat kalitesini arttırıyor
MS (Multiple Skeleroz) hastalığının her bireyde farklı bir şekilde gelişebileceğinin altını çizen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Özden Kamışlı, tedaviye erken aşamalarda başlandığı takdirde hastaların günlük hayatta yaşam kalitelerini koruyacağını belirtti. Bursa Şehir Hastanesinde görevli Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Özden Kamışlı, 30 Mayıs Dünya MS Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. MS’in, bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırmasıyla gelişen kronik bir hastalık olduğunun bilgisini veren Prof. Dr. Kamışlı, "Dünyada yaklaşık 2.8 milyon MS hastası olduğu bilinmektedir. MS genellikle 20-40 yaş arası gençleri etkilemektedir. Bununla birlikte çocukluk döneminde ya da ileri yaşta da ortaya çıkabilmektedir. Kadınlarda görünme sıklığı erkeklere göre bir buçuk kat daha fazladır" dedi. MS hastalarının çeşitli şikâyetlerle hekimlere başvurduğunu vurgulayan Kamışlı, "Bunlar arasında görme bozukluğu, kol ve bacakta kuvvetsizlik, uyuşmalar, dengesizlik, yürüme bozukluğu, idrar problemleri veya aşırı yorgunluk ve halsizlik hali bulunmaktadır. MS ataklarla seyredebilir ve genellikle en sık görülen formu budur. Birdenbire bir şikâyet ortaya çıkar ve zamanla azalır veya kaybolur. Bir de progresif dediğimiz ilerleyici formu vardır. Bu ilerleyici formda hastalık yavaş yavaş ilerlemektedir. MS her hastada farklı seyreder. Bu nedenle tek tip bir MS hastalığından bahsetmek mümkün değil" şeklinde konuştu. Tedavide gelişme kaydedildi Hastalığın tanısını ne kadar erken konulursa ve tedaviye ne erken başlanırsa; hastaların günlük hayatta aktif ve üretken bir şekilde devam etmelerinin o kadar kolaylaştığına dikkat çeken Kamışlı, "Günümüzde MS’le ilgili çok fazla gelişme oldu ve tedavi seçenekleri arttı. MS merkezlerinde bu tedavi seçeneklerine ulaşmaları mümkün. Hastalarımız için doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi oldukça önem teşkil etmektedir" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder