Son Dakika
|
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
İngiltere’de istifa eden eski bakandan Başbakan Starmer ile rekabet çağrısı
Kocaeli semalarında dronlarla "AK Parti" ve "Cumhurbaşkanı Erdoğan" koreografisi
Astana’da Hafif Raylı Sistem hizmete açıldı
Nelson Mandela'nın torunu Nkosi Mandela'dan Libya'da Küresel Sumud Kara Filosu'na destek
Tayland’da hemzemin geçit faciası: 8 ölü
Mola verdikleri dinlenme tesisinde acı son: Yeğeninin cesediyle karşılaştı
Kağıthane’de kadın doktor avukat sevgilisinin evinin terasından düştü
SAĞLIK
Niğde’de mobil sağlık seferberliği: Uzak köylere ücretsiz sağlık hizmeti
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:59:13
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen mobil sağlık çalışmaları kapsamında, Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşların ayağına götürülüyor. Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi ile sahaya çıkan sağlık personelleri program kapsamında Karaatlı beldesinde vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti sundu. Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında vatandaşlara birçok alanda sağlık taraması ve danışmanlık hizmeti verilirken, Mobil Sigara Bırakma Polikliniği’nde doktorlar tarafından sigara bırakma danışmanlığı, 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri, çocukların gelişim süreçleri hakkında ailelere bilgilendirme gerçekleştiriliyor. Mobil ekipler tarafından ayrıca KETEM kapsamında rahim ağzı (serviks) ve kolorektal kanser taramaları da yapılan program kapsamında diyetisyenler tarafından sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele konusunda danışmanlık hizmeti sunuluyor, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri de vatandaşlarla buluşuyor. Evde sağlık hizmetlerinden yararlanan yaşlı ve yatağa bağımlı hastalar da unutulmadı. Uzman hekimler tarafından hastaların sağlık durumları değerlendirilirken, ihtiyaç duyulan kontroller yerinde gerçekleştiriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Niğde İl Sağlık Müdürü Doğan Bahadır İnan, Niğde genelinde oluşturulan sağlık timiyle ilin en uzak noktalarına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. İnan, "Oluşturulan sağlık timiyle ilimizin en uzak noktalarına ulaşarak hem hastalarımızı hem de sağlıklı bireylerimizi taramayı ve Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunu sahada güçlendirmeyi hedefliyoruz. 2-6 yaş arası çocuklarımızı, yaşlılarımızı, rahatsızlığı olan ya da rahatsızlığının farkında olmayan vatandaşlarımızı muayene ediyoruz.Diş hekimimizle mobil diş ünitelerimiz aracılığıyla diş sorunlarına yerinde müdahale ettik, kanser taramalarını gerçekleştiriyor, ebelerimizle de gebelerimizin muayenelerini yapıyoruz. Böylece gittiğimiz yerlerde halkımızın neredeyse tamamını sağlık açısından taramış" dedi. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen çalışmalarla vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:57
Niğde’de mobil sağlık seferberliği: Uzak köylere ücretsiz sağlık hizmeti
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen mobil sağlık çalışmaları kapsamında, Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşların ayağına götürülüyor. Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi ile sahaya çıkan sağlık personelleri program kapsamında Karaatlı beldesinde vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti sundu. Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında vatandaşlara birçok alanda sağlık taraması ve danışmanlık hizmeti verilirken, Mobil Sigara Bırakma Polikliniği’nde doktorlar tarafından sigara bırakma danışmanlığı, 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri, çocukların gelişim süreçleri hakkında ailelere bilgilendirme gerçekleştiriliyor. Mobil ekipler tarafından ayrıca KETEM kapsamında rahim ağzı (serviks) ve kolorektal kanser taramaları da yapılan program kapsamında diyetisyenler tarafından sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele konusunda danışmanlık hizmeti sunuluyor, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri de vatandaşlarla buluşuyor. Evde sağlık hizmetlerinden yararlanan yaşlı ve yatağa bağımlı hastalar da unutulmadı. Uzman hekimler tarafından hastaların sağlık durumları değerlendirilirken, ihtiyaç duyulan kontroller yerinde gerçekleştiriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Niğde İl Sağlık Müdürü Doğan Bahadır İnan, Niğde genelinde oluşturulan sağlık timiyle ilin en uzak noktalarına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. İnan, "Oluşturulan sağlık timiyle ilimizin en uzak noktalarına ulaşarak hem hastalarımızı hem de sağlıklı bireylerimizi taramayı ve Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunu sahada güçlendirmeyi hedefliyoruz. 2-6 yaş arası çocuklarımızı, yaşlılarımızı, rahatsızlığı olan ya da rahatsızlığının farkında olmayan vatandaşlarımızı muayene ediyoruz.Diş hekimimizle mobil diş ünitelerimiz aracılığıyla diş sorunlarına yerinde müdahale ettik, kanser taramalarını gerçekleştiriyor, ebelerimizle de gebelerimizin muayenelerini yapıyoruz. Böylece gittiğimiz yerlerde halkımızın neredeyse tamamını sağlık açısından taramış" dedi. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen çalışmalarla vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. (ST-TB-
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:41
Anne adayları "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla korkularını yeniyor
Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması, Kastamonu’da anne adaylarına doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunarak stres ve korkularını yenmelerine yardımcı oluyor. Koordinatör ebeler, anne adaylarıyla telefonda irtibat kurarak gerekli sağlık kontrollerini yapıyor ve eğitim desteği veriyor. Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Kastamonu’da görevlendirilen koordinatör ebeler anne adaylarını doğuma hazırlıyor. Kastamonu Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde görevli koordinatör ebeler, "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında anne adaylarına gebelikten doğuma, lohusalıktan bebek bakımına kadar geniş kapsamlı destek sağlanıyor. Uzman ebeler tarafından yürütülen uygulamada, gebeler ve yeni anneler düzenli olarak bilgilendiriliyor. Özellikle ilk gebeliği olan ve ev ziyareti talep eden anne adaylarına yönelik ev ziyaretleri de yapılıyor. "Annelere verilen ebe desteğiyle anne ve bebeğe yönelik komplikasyonlarda düşüş sağlandı" Kastamonu Toplum Sağlığı Merkezi’nde çalışan ebe Neslihan İdrisoğlu, normal doğum eylemi planı kapsamında ‘Her Gebeye Bir Ebe’ uygulamasının hayata geçirildiğini söyledi. Doğum sürecindeki normal gebeler 28. hafta sonrası, riskli gebeler HSYS/MBYS sistemine düştüğü anda ve doğum süreci sonundaki anneler ise hemen doğumu müteakip aranarak uzman ebeler tarafından bilgi verildiğini anlatan İdrisoğlu, "Gebelik, doğum ve gebelik sonrası süreçler sadece biyolojik süreç olmayıp psikolojik ve sosyal boyutu olan bütüncül bir dönem olmaktadır. Bu dönemlerde annelere verilen ebe desteği ile müdahaleli doğum oranları azalmakta, anne ve bebeğe yönelik komplikasyonlarda da düşüşü sağlamaktadır. Yine biz gebelik ve doğum sonrası süreçte annelerinizin yanındayız. Onları arıyoruz. Özellikle doğum sonu süreçteki yolculukta annelerimizin yanındayız" dedi. Gebelere psikolojik destek de verildiğini ifade eden İdrisoğlu, bilinmezliklerin ortadan kaldırıldığını belirtti. Gebelerin nasıl bir süreçle karşılaşacağını öğrendiklerini anlatan İdrisoğlu, "Bebekle ilgili nasıl bir bakımda bulunulacak, doğum eyleminde nelerle karşılaşacak, bebeğin bakımıyla ilgili hangi konularda destek olacağımız konularında bilgi veriyoruz" diye konuştu. Normal doğumun sağladığı yararlardan bahseden İdrisoğlu, normal doğum eylemi ve sezaryen arasındaki farklılıklara deyindi. İdrisoğlu, iyileşme süreci, bebeğin anne ile uyumu, beslenme sürecindeki kolaylıklar yönünden normal doğum eyleminin sezaryenden daha sağlıklı ve avantajlı olduğuna dikkat çekti. "Kastamonu’da gebe okuluna gelmeyen gebe kalmasın" Gebe Okulu eğitmen ebesi Gürcü Gündoğmuş da Sağlık Bakanlığı’nın öngördüğü konular dahilinde gebelere bilgi verdiklerini söyledi. Haftanın 5 günü çeşitli eğitim programı olduğunu söyleyen Gündoğmuş, "Eğitim programımızda pazartesi başlıyoruz. 5 günlük bir eğitim programımız var. Hem online eğitimlerimiz var hem yüz yüze eğitimlerimiz var. Her gün bu eğitimlerimiz devam etmekte. Online eğitimlerimizdeki amacımız da ilçelerde olan kişiler için, yine ikinci, üçüncü doğumları olanlar için ulaşılabilir olmak, bilgiyle faydalandırmak diyoruz. Gebelik süreci, bebeğin anne karnındaki gelişim aşamaları, yine gebelikte sık rastladığımız bulantı, kusma, kas ağrısı gibi bir çok şikayete çözüm önerilerini konuşuyoruz. Gebelik döneminde yapılması gereken tarama testlerini konuşuyoruz. Her salı günü ağız ve diş sağlığı konusunda diş hekimimiz Fulya Koca geliyor ve gebelerimizin ağız-diş muayenesini yapıyor, eğitimini veriyor. Yenidoğan da ağız bakımı nasıl yapılmalı, bunları aktarıyor bize. Her salı günleri yine ben, gebelikte ve lohusalık döneminde beslenme nasıl olmalı bunu konuşuyoruz. Doğum çantamıza neler koymalıyız, neler koymamalıyız bunları konuşuyoruz. Her çarşamba doğum ağrısıyla baş etmede ilaçsız yöntemlerimiz, aromaterapi, müzik, akupunktur bunlardan bahsediyoruz. Her çarşamba fizyoterapist eşliğinde egzersiz ve pilatesimiz var. Burada da 20. gebelik haftasını doldurmuş olması gerekiyor. Doktor tarafından herhangi bir egzersiz yapmasında sakınca olmaması gerekiyor. Pelvis kaslarını esnetmek için iyi olmuş oluyor egzersiz. Hem de buraya geldiklerinde sosyalleşmiş oluyorlar. Her perşembe eş refakat destekli eğitimimiz oluyor. Buradaki amacımız da eşinizin, yakınınızın doğumda ve gebelik sürecinde, lohusalık döneminde gebeye nasıl destek olması gerektiğini. Yine baba adaylarına özellikle alt değiştirme, gaz çıkartma gibi uygulamalar yaptırıyoruz birebir. Büyüklerin "sarılık olmasın" diye sarı örtü, tuzlama gibi bunların sakıncalarını konuşuyoruz. Buradaki amacımız tamamen " gebelerimize destek " diyoruz. Cuma günleri anne sütü eğitimini veriyoruz. Emzirme pozisyonlarını gösteriyoruz. Doğum sonrası nelere dikkat etmeliyiz bunları aktarıyoruz. Eğitim bitiminde katılım belgesi veriyoruz. Mor bileklik uygulamamız var. Yine eğitim bitiminde kadın doğum servisi ile doğumhaneyi gezdiriyoruz ki nasıl bir ortama geleceklerini görsünler, güven duygusu oluşsun diye. Kastamonu’da gebe okuluna gelmeyen gebe kalmasın" şeklinde konuştu. "İlk hamile kaldığımdaki o cahiliyet şu anda yok" Gebe Hicran Çelebi Ekin ise 28 haftalık hamile olduğunu belirterek, her gebeye bir ebe uygulamasını çok faydalı bulduğunu dile getirerek, "Benim sağlığımdan, hamileliğimden, doğacak bebeğimin sağlığından her şeye bana bilgi veriyorlar. Emzirme olsun, bebekle alakalı doğum öncesi, doğum sonrası bakımı, kendi bakımım, bebeğin bakımı her şeyi bana çok detaylı şekilde anlatmaya çalışıyorlar. Şu an ilk hamile kaldığımdaki o cahiliyet diyeyim size, o şeyim yok mesela. Doğum daha yapmamış olsam da neyle nasıl karşılaşacağımı, nasıl tepki vereceğimi anlatıyorlar. İnternette görmüştüm, sağlık ocağımda da bana söylediler. Gebe Okulu’nda bu tarz bir eğitim aldığımıza dair. Ben de şimdi hamileyim, bilmiyorum, acemiyim. Telefonla da arayıp zaten sürekli söylemişlerdi, ‘Gebe Okulu’muz var, böyle böyle eğitim veriliyor.’ diye. Katılmak istedim, katıldım, faydasını da gördüm. Hala daha da geliyorum. İstediğim kadar da gelebileceğim söylendi, doğuma kadar. Bence herkesin kesinlikle gelmesi gerekiyor. Çünkü doğumda zaten direkt bir acemiliğe düşüyorsunuz, sudan çıkmış balık misali. En azından burada size ne yapmanız gerektiğini, nasıl davranmanız gerektiğini, yalnız olmadığınızı, her şeyi anlatıyorlar. Siz de kendinizi diğer gebelerle birlikte çok rahat hissediyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Gebelik rehberiyle doğumunuza hazırlık yapabilirsiniz" Anne adaylarından mobil uygulamayı telefonlarına indirmesini isteyen ebe Duygu Çulluk da, "Bu uygulamayla hafta hafta gebeliğinizi takip edebilirsiniz. Beslenme ve egzersiz önerilerine ulaşabilir. Gebelik rehberiyle doğumunuza hazırlık yapabilirsiniz. Emzirme ve lohusalık desteği alabilirsiniz. Aşı ve muayene hatırlatma ile bebeğinizin aşılarını ve muayenelerini kolayca takip edebilirsiniz. Bebeğinizin 0-2 iki yaş gelişimini kaydedip anı günlüğü oluşturabilirsiniz. Bebeğiniz için seçmiş olduğunuz isimleri kaydedip puanlayabilirsiniz" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:21
8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti
Diyarbakır’da 8 yıl önce Özel Bağlar Hastanesine açtıkları davaya gidip gelen aile mağduriyet yaşıyor. 6 çocuk annesi Nefes Çakırbeyli daha önce 3 çocuğunu sağlıklı bir şekilde dünyaya getirmiş ve 2015 yılında ikiz çocuklarının olacağı haberini aldı. Özel hastane arayışına geçen aile, 2016 yılında Özel Bağlar Hastanesinde ikiz çocuklarını dünyaya getirdi. 1 kızının yaklaşık 2 ay diğer kızının ise 4 aydan fazla yoğun bakımda kaldığını iddia eden aile, bir kızlarının hastanenin ihmalkarlığı nedeniyle yüzde 99 engelli olduğunu söyledi. Ailenin iddiasına göre kızlarının oksijensiz kaldığı ve hastanede bulundukları zaman zarfında gerekli müdahalelerin yapılmadığını söylediler. Aile bir kızlarının gelişimini normal şekilde olduğunu diğer kızlarının ise sadece uzandığını ve hiç ses çıkarmadığını fark etti. Bunun üzerine başka bir Özel hastaneye gittiklerinde ise acı haberi aldılar. 10 ay sonra kızlarının hem bedensel hem de zihinsel engelli olduğunu öğrenen aile soluğu mahkemede aldı. 2018 yılında açılan davanın halen sürmesi ise aileyi mağdur etti. Anne Nefes Çakırbeyli, ikizlerinde önce 3 çocuğunun sağlıklı olduğunu söyledi. Çakırbeyli, "3 çocuğumu da Devlet Hastanesinde doğurdum. İkizlerimin olacağını öğrendiğimde daha rahat ve daha temkinli bir biçimde doğum yapmak için Özel Hastane tercih etmek istedim. Özel Bağlar Hastanesine gittim. Benim çocuğum canından oldu. Benim çocuğumun sadece görüntüsü var. Hareket edemiyor. Sadece işaret dili ile anlaşabiliyoruz. Benim kızım konuşamıyor, duyamıyor ve yürüyemiyor. Benim kızım ağır engelli yüzde 99 engeli var. Kızım yoğun bakımda 4 ay kaldı. İkizi Toprak Nisa 2 ay kaldı. Ömür’üm ise 4 ay yoğun bakımda kaldı. Beynine oksijen gitmedi. Bebeğimi ne zaman alabilirim diye sorduğumuzda. Yoğun bakım ünitesi sorumluları ‘oksijeni bebeğin ağzından çektiğimizde bebek morarıyor, nefes alamıyor. Biz o yüzden bebeği şuan size veremeyiz’ dendi bize. Aradan 2 gün geçti bize dediler ‘Gelip bebeğinizi alabilirsiniz’. 2 gün önce bana veremeyiz dediğiniz bebeği nasıl bana veriyorsunuz. Zaten kızım yoğun bakımda oksijensiz kalmış, beynine oksijen gitmemiş, morarmış, ağır bir hasar almış daha sonra bizi arayıp ‘gelin bebeğinizi alın’ diyorlar. Bana çocuğun engellidir denmedi. Hiçbir şekilde açıklama yapılmadı. Çocuğumu kucağıma koydular ve hadi git dediler" ifadelerini kullandı. 10 ay sonra kızının gelişiminin olmadığını fark eden Çakırbeyli, başka bir özel hastaneye gittiğini ve burada kızının hem zihinsel hem de fiziksel engelli olduğunu öğrendiğini söyledi. Çakırbeyli, "Aradan 10 ay geçti. Kızımın ikizi emeklemeye başladı, diş çıkarmaya başladı. Hareketleri normal önceki 3 çocuğum gibi gayet normaldi ama Ömür kızım sadece tavana bakıyordu ve hiç ses etmiyordu. Buda beni tedirgin etti. Özel bir hastaneye gittik doktor benim kızımın ayak tabanına ve parmaklarına dokunur dokunmaz ‘senin kızın engelli’ dedi. Orada dünyam başıma yıkıldı. Benim hiçbir şekilde aklımın ucundan geçmiyordu ki Özel Bağlar Hastanesi de bize böyle bir açıklama yapmadı. 8 yıl önce dava açtım hastaneye. Bir avukatla görüştüm kızımın tüm epik kriz dosyaları, hastanede ne tedavi gördüğü, hangi ilaçları kullandığını tüm belgelerini verdim kendisine. Bir dava 8 yıl sürmez. Bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Neden benim kızımın davası bir türlü sonuçlanmıyor. Ben 1 avukatla davaya gidiyorum onlar ise 3-4 avukatla geliyorlar. Neden bunlar bu kadar güçlü, arkaları bu kadar güçlü. Bizim kimsemiz yok diye mi bize bunu yapıyorlar. Bir çocuğun hayatı bitmiş halen kendilerini savunmaya çalışıyorlar. İlk önce Devletimden istediğim tek şey. O Özel Bağlar Hastanesini araştırsınlar, denetlesinler. Sadece Ömür değil, Ömür gibi kaç tane çocuğun hayatını mahvetmişler araştırılsın. Özel Bağlar Hastanesi için ne gerekiyorsa yapılsın ve ceza alsınlar. Benim çocuğumun davası artık sonuçlansın ki benimde içim artık rahat etsin. Benim şuan 6 çocuğum var 5 çocuğum sağlıklı sadece Ömür’üm yarım kaldı. İkizi okula gidiyor anne diyor ‘bugün Ömür yürümüş olsaydı aynı sırada, aynı sınıfta okumuş olacaktık. Anne ben üzülüyorum. Neden benim ikizim benimle birlikte oyunlar oynamıyor, okula gelemiyor.’ şeklinde konuştu. Kızını yoğun bakımdayken görmeye gittiğinde çok enteresan bir şeye şahit olduğunu dile getiren Çakırbeyli, sözlerine şöyle devam etti: "Ben kızımı görmeye gittiğimde ağlayan bir sürü bebek vardı kuvözde. Çığlık çığlıyaydı hepsi. Oradaki hemşirler, hemşireler hepsi genç stajyer öğrencilerdi. Ben neden bu çocuklar bu kadar ağlıyor, neden müdahale etmiyorsunuz dediğimde. Bana dönüp ‘mama saatlerine var’ deyip geçiştirdiler. Şimdi düşünüyorum kafama yeni yeni oturmaya başlıyor. Belki o gün Ömür’ümün yoğun bakımda olduğu dönem Ömür gibi birçok bebek hasar almıştır. Sadece bunu araştırsalar yeter" Yetkililere ve avukatlara yardım çağrısında bulunan acılı anne şu ifadeleri kullandı: "Vicdanlı, merhametli benim kızımın davasıyla ilgilenen avukatların bana yardım etmesini istiyorum. Cumhurbaşkanımdan, Devletime, Sağlık Bakanlığına, Adalet Bakanlığından bu konuya bir el atmalarını istiyorum. Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir kızın, bir çocuğun hayatını bu kadar kolay bitirip hiç bir şey olmamış gibi hayatlarına devam edemezler. O hastane araştırılsın artık başka annelerin evlatları yara almasın. Başka anneler ağlamasın. Çocukların hayatları bitmesin" Özel Bağlar Hastanesi yetkililerinden yapılan açıklamada ise dava sürecinin devam ettiği, bu nedenle konuya ilişkin açıklamayı dava sürecinden sonra yapılacağı söylendi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mayıs 2026 Perşembe- 11:52
Sivas’ta eczacılar Eczacılık Günü’nde bir araya geldi,
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 13:15
Mersin’de cerrahi ve onkoloji alanındaki gelişmeler sempozyumda ele alındı
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 23:35
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
4
15 Mayıs 2026 Cuma- 11:16
Ağrılarından kapalı ameliyatla kurtuldu
5
28 Ağustos 2024 Çarşamba- 10:51
Bursalı avukattan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a suç duyurusu
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 10:00
9 yaşında başladı, 52 yıllık bağımlılığını terk etti
Rize’de yaşayan ve 52 yıl boyunca sigara kullanan 61 yaşındaki vatandaş sigarayı bırakma kararı verdi ve Rize Merkez Toplum Sağlığı Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği’nden de yardım alarak sigarayı bırakmayı başardı. Rize’nin İyidere ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki İlyas Şinaforoğlu, henüz 9 yaşındayken sigaraya başlayarak 52 yıl boyunca düzenli olarak sigara kullandı. Uzak yol şoförü de olan Şinaforoğlu bu yıl bağımlılığını fark ederek bu durumdan rahatsız oldu ve Şubat ayında sigarayı bırakmaya karar verdi. Rize İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Toplum Sağlığı Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvuruda bulunarak danışmanlık hizmeti almaya başlayan Şinaforoğlu sigarayı bıraktı ve şimdi sağlıklı yaşamın keyfini sürüyor. Sigarayı bıraktıktan sonra ‘Bunu ben bıraktıysam herkes bırakır’ diyerek bağımlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Şinaforoğlu, sigarayı bırakmaktaki en büyük destekçinin kişinin kendi iradesi olduğunu da hatırlatıyor. "Bizi esir almış bu sigara" 9 yaşından 61 yaşına kadar düzenli olarak sigara içtiğini, bırakınca rahat bir nefes aldığını vurgulayan Şinoforoğlu "Sigaranın kötü bir şey olduğunu, insana iyi olmadığını geç anladık. 9 yaşından beri sigara içiyorum ben. Son yıllarda sigaraya bir katkı koyuyorlar. Ben anlıyorum bizi esir aldı bu sigara. Aç karnına içmeye başladık, bunu bırakılmayacak bir şey değil bu ben bunu bıraktıysam herkes bırakabilir. Bunun hiçbir şeye faydası yok. İçilecek bir şey değil. Paramızı verdik, bizi öldürmeye çalışıyorlar. Gelin burada sağlık müdürlüğünde desteğinizi alın. Rahat nefes almaya başladım. Çocuklarımı perişan etmişim. Yıllarca evimde benden başka sigara içen yok ama yıllardır çocuklarım duman altında kalmış. Sigarayı bıraktıktan sonra bu kadar koktuğunu fark ettim, çocuklarımdan helallik istedim. Ben bunu yatak odamda içtim, oturma odasında içtim, her balkonumda sigara bıraktım. 15 yaşında kızım var öksürüğümü görüp üzülüyordu bana ’Öleceksin baba’ diyerek korkuyordu" şeklinde konuştu. "Aynı isteği aynı arzuyu gösteren herkese kapımızın açık olduğunu ifade ediyoruz" Rize İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Gökhan Demiral ise Şinaforoğlu’nun isteği ve iradesini gösteren herkese kapılarının açık olduğunu dile getirerek "İlyas Bey 52 yıldır aralıksız sigara içmiş, 9 yaşında sigara içmeye başlamış. Sigarayla olan ilişkisine son vermek istemiş ve İl Sağlık Müdürlüğümüzde bulunan Sigara Bırakma Polikliniğimiz var ve kendisi buraya başvurmuş. Polikliniğimizde görevli olan doktor arkadaşımız Elif Hanım bu mücadeleye destek olmuş ve İlyas Bey şu an 3. ayında sigarayı bırakmış. Bir daha içmeyeceğini dile getiriyor. Bu süreçte aslında sigara bırakma polikliniklerinin ne kadar etkili olduğunu, ilaç olarak uygulanan aslında destek sağlayan uygulamalarında sürece ne kadar katkı sağladığının da bir örneği. 52 sene aralıksız günde 2 paket sigara içtiği zaman bile bir insanın iradesini ortaya koyup sigarayı bırakabiliyor. Dolayısıyla biz halkımızdan da aynı isteği aynı arzuyu gösteren herkese kapımızın açık olduğunu ifade ediyoruz" ifadelerini kullandı.
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:58
Sağlık Bakanlığı'ndan Aci'nin hayatını kaybettiği kazada ambulansın geç geldiği iddialarına yanıt
Sağlık Bakanlığınca İstanbul’da meydana gelen ATV kazasında hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci (29) ve yaralılara müdahale etmek için ambulansın bölgeye 73 dakikada ulaştığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, ilk ambulansın 11 dakikada kaza yerine vardığı bildirildi.
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:58
Bayburt’ta tütünün zararları anlatıldı
31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında Bayburt Devlet Hastanesinde stant açılarak, tütünün zararları hakkında bilgilendirme yapıldı. Poliklinikler girişinde açılan stantta, ’Dumansız Hayatın Zirvesindeyiz’ sloganıyla hastane çalışanlarına, hastalara ve hasta yakınlarına tütünün zararları anlatıldı. Farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetinde tütün bağımlılık testi yapıldı, konuyla alakalı broşürler dağıtıldı, panolara afiş asıldı. Tütün bağımlısı vatandaşlar, sağlık çalışanları tarafından ilgili sağlık birimlerine yönlendirildi.
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:54
Prof. Dr. Tevfik Özlü: "Sigara içenler, içmeyenlere göre 10 yıl daha erken ölüyor"
Ülkemizde her gün 300 yurttaşımızı sigaraya kurban verdiğimizi işaret eden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Sigara içenler, içmeyenlere kıyasla yaklaşık 10-15 yıl daha erken ölmektedir. Bir sigara, hayatınızdan 11 dakika çalmaktadır. Bir yıl sigara içtiğinizde yaşamınızdan 55 gün eksilmektedir. Sigara, içeni de içmeyeni de öldürmektedir" dedi. Tütün ve tütün ürünlerinin, her yıl 8 milyonu aşkın insanın ölümünden sorumlu olduğunu işaret eden Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü nedeniyle, tütün kullanımının sakıncaları hakkında dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarıda bulundu. "Her gün 300 kişiyi sigara nedeniyle kaybediyoruz" Ülkemizde her gün 300 yurttaşımızı sigaraya kurban verdiğimizi işaret eden Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Bu rakam, her gün iki uçak düşmesine eşdeğer bir faciadır. Sigarayla ilişkili ölümler önlenebilir ölümlerdir. Sigaranın neden olduğu hastalıklar ‘parayla satın alınan’ hastalıklardır. Ancak ucuza satın alınan hastalıklar değildir. Sigaraya ömür boyu ödediğiniz para bir servettir" ifadelerini kullandı. "Sigara masum bir alışkanlık değil, kronik bir intihardır" Sigaranın sağlığı tehdit eden birçok hastalığın ana sebebi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özlü, "Sigaraya bağlı gelişen kalp-damar sistemi hastalıkları, inmeler, KOAH gibi akciğer hastalıkları, kanserler, tüm dünyada en sık rastlanan, en fazla öldüren, en çok sakat bırakan ve en yüksek maliyetli hastalıklardır. Sigara masum bir alışkanlık değil, bir kronik intihardır" diye konuştu. "Hayatını kaybeden 8 milyon kişinin 1 milyonu pasif içici" Sigara içenlerin yarısının sigaraya bağlı nedenlerden öldüğünü belirten Prof. Dr. Özlü, şunları söyledi: "Sigara içenler içmeyenlere kıyasla yaklaşık 10-15 yıl daha erken ölmektedir. Bir sigara hayatınızdan 11 dakika çalmaktadır. Bir yıl sigara içtiğinizde yaşamınızdan 55 gün eksilmektedir. Sigara içeni de içmeyeni de öldürmektedir. Sigara içmediğiniz halde yanınızda sigara içilmesine izin veriyorsanız sigara sizin de katiliniz olabilir. Her yıl sigaradan ölen 8 milyon kişinin yaklaşık 1 milyonu pasif içicidir." "Elektronik sigaralar da masum değil" Puro, pipo, nargile, sarma tütün, enfiye, çiğneme tütün gibi her türlü tütün ürünün de sigarayla aynı riskleri taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Özlü, "Elektronik sigaralar, nikotin bağımlılığı geliştirerek sigaraya atlama taşı işlevi görmektedir. E-sigara kullananların zamanla tütün veya esrar gibi diğer bağımlılık yapıcı maddelere bağımlı hale gelmeleri e-sigara kullanmayanlara kıyasla çok daha yüksektir" dedi. "Kendinize bir iyilik yapıp, bugün bırakın" Son olarak sigara bırakma konusunda önerilerde bulunan Prof. Dr. Özlü, "İsteyen herkes sigarayı bırakabilir. Sigarayı bırakamayan değil; ‘bırakamayacağını düşünen’ kişiler vardır. 31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü, sigarayla ilgili bu gerçekleri hatırlamak ve sigarasız bir hayata adım atmak için tasarlanmıştır. Gelin kendinize bir iyilik yapın. Sizi sevenleri sevindirin. Bugün sigarayı bırakın. Biz hekimler her zaman bu konuda da size her türlü desteği vermeye hazırız" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:54
Sigara ile vedalaştılar, teşekkür belgelerini aldılar
Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla düzenlenen programda, sigara bırakma polikliniği aracılığıyla sigarayı bırakan vatandaşlara teşekkür belgeleri verildi. İl Sağlık Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigarayı Bırakma Tedavisi Polikliniği’nde görev yapan Uzman Dr. Ayşegül Yılmaz Türker ve tedavi olan sigara bağımlıları katıldı. Konu ile ilgili bilgiler veren Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, "Malumunuz tütün kullanımının sağlığa zararları konusunda toplum bilinci oluşturmak adına tüm dünyada 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü olarak kutlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 8 milyondan fazla insan tütün kullanımı nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde de maalesef çok farklı bir durum söz konusu değil. Bizde de 100 binin üzerinde insanımız tütün ve tütün ürünlerinin kullanımına bağlı hastalık nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Sigara kullanımı başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanserin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Akciğer kanserinin bilindiği üzere yüzde 90 sebebi tütün ve tütün ürünlerinin kullanımıyla gerçekleşmektedir. İlimizde şu an 5 tane Sigara Bırakma Polikliniği faaliyet gösteriyor. Bir tanesi Erciyes Üniversitesi Hastanesi bünyesinde. Şehir Hastanesi bünyesinde hem göğüs hastalıkları onun dışında aile hekimliği kliniklerinde Sigara Bırakma Polikliniklerimiz var. Bunun dışında birinci basamak dediğimiz Sağlıklı Hayat Merkezlerinden de Melikgazi ve Servet Başkal Sağlıklı Hayat Merkezinde de sigara bırakmak isteyen vatandaşlarımıza sağlık çalışanı arkadaşlarımız yardımcı olmaktadır. 2024 yılında Kayseri’de toplam 4 bin 016 başvuru oldu. Bunlardan bin 558 tanesine ilaç desteği ile tedavi olanağı sunulmuş oldu. 2025 yılının ilk 4 ayında da bin 535 başvuru oldu. Bunlardan 671 tanesine ilgili hekimimiz tarafından gerekli destek sağlanmış oldu. Ben vatandaşlarımıza destek olan başta hekim arkadaşlarımız olmak üzere, eğitimleri veren, bu mücadelenin içerisinde olan hem sağlık çalışanlarına hem de bize destek veren vatandaşlarımıza hem de burada bir araya gelmemize vesile olan sigarayı bırakıp diğer insanlara örnek olan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigarayı Bırakma Tedavisi Polikliniği’nde görev yapan Uzman Dr. Ayşegül Yılmaz Türker, "Sigara bırakma polikliniğine başvuran hasta sayısı aslında her geçen gün artıyor. Şu an net bir sayı veremiyorum ama şöyle söyleyebilirim. Başvuran hastalarımızın hepsine biz danışmanlık hizmeti veriyoruz ve uygun durumda olan hastalara da ilaç desteğinde bulunuyoruz. Tabi bu ilaç desteği Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz temin edilen ilaçlardır. O yüzden hastalara şunu söylemek istiyorum; bu bir hastalık ve bu hastalığın da tedavisi mümkün. Nasıl bir tansiyon, şeker hastalığında doktora gidip tedavi oluyorlarsa burada da sigara kullanan kişileri ben sigara bırakma polikliniğine davet ediyorum. Burada doktor destekli uygulanacak tedavi ile beraber bırakma başarısının sağlanacağını düşünüyorum. Polikliniklerde başvuru artıyor ama bu iş biraz da irade ile alakalı olduğu için genelde başvuran hastalarda bırakma başarı oranları yüzde 20-25 aralığında kalmaktadır. Fakat biz takip ve kontrollerimiz sırasında bu süreçte bırakamayan ya da bırakmakta zorlanan hastalarımıza da elimizden geleni yapıyoruz. Özellikle bunu psikososyal destek uygulayarak yapmaktayız" ifadelerini kullandı. "Hırıltıdan ve ağrıdan uyuyamıyordum" 62 yaşında sigarayı bırakan Hayrettin Kulak, "Ben 62 yaşındayım. 1974’ten beri sigara içiyorum. Sigarayı bırakmayı zaten istiyordum. Sağ olsun hocamız da bize çok destek verdi. Allah razı olsun. Onun sayesinde bunu da başardım inşallah. Başarmaya da devam edeceğim. Günde 2 paket içiyordum. Bırakma süreci 1 ay gibi sürdü. Bıraktıktan sonra çok iyiyim. Akşam öksürükten yatamazdım. Döndükçe hırıltıyla boğazımın ağrısından duramazdım. Fakat şimdi çok şükür çok iyiyim. Bütün vesile olanlara teşekkür ederim" dedi. "Oğlumda merak uyandırınca bırakmaya karar verdim" 19 yıldır sigara kullanan Tuğba İmamoğlu ise, "Ben 2006 yılından beri sigara içiyordum. Hiç bırakma denemem de olmadı. Günde 2 pakete yakın sigara kullanıyordum. Daha sonra oğlumda da merak uyandırmaya başladı. Sigara içince olabilecekleri anlamaya başlayacak yaşa geldiğinde ‘Anneciğim senin ölmeni istemiyorum’ ya da sigara paketinin üzerindeki resimlerden rahatsız olduğu için sigaraya karşı bir soru sorma isteği olunca dedim ki ben bırakmalıyım. İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş lafını da bizzat yaşadım. Ben çok özgürleştiğimi düşünüyorum. Yani sigaram var mı yok mu stresinden kurtuldum. Kötü kokuyor muyum stresinden kurtuldum. İnsanları rahatsız ediyor muyum stresinden kurtuldum. Kendime güvenim geldi. Özgüvenim arttı. Bu vesile ile birçok kişiye de örnek olmak istiyorum" ifadelerini kullandı. "Gecesi gündüzü olmayan bir bağımlılık" 27 yıl sonra sigarayı bırakan 49 yaşındaki Mithat Alpugan da, "49 yaşındayım. Yaklaşık olarak 27 senedir sigara içiyorum. Bu süreçte de sigarayı bırakma denemem hiç olmadı. Son 1 yıldan beri de sigara ile vedalaşma zamanımın geldiğini fark ettim. Harika bir doktor hanımın desteğini alarak sigarayı bırakmaya başladım. Tabi sürecimiz devam edecek fakat şu anda çok büyük keyfini yaşamaktayım. Sigara yaşam standardınıza engel. Gecesi gündüzü olmadan bir bağımlılık söz konusu. Devamlı sigarayı bulabilmek için açık marketleri ve ya sigara alabilmek için öncelikli alış verişi dile getirdik hep. Şimdi vücudumda fazladan bir ağırlık taşımıyorum. Paket nerede kaygısı gütmüyorum. Sigara bitecek derdinde değilim. Bu benim için çok büyük bir konfor" dedi. Programda İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan ve Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigarayı Bırakma Tedavisi Polikliniği’nde görev yapan Uzman Dr. Ayşegül Yılmaz Türker tarafından sigarayı bırakan vatandaşlara teşekkür belgesi takdim edildi.
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:50
Sigara ile vedalaştılar, teşekkür belgelerini aldılar
Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla düzenlenen programda, sigara bırakma polikliniği aracılığıyla sigarayı bırakan vatandaşlara teşekkür belgeleri verildi. İl Sağlık Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigarayı Bırakma Tedavisi Polikliniği’nde görev yapan Uzman Dr. Ayşegül Yılmaz Türker ve tedavi olan sigara bağımlıları katıldı. Konu ile ilgili bilgiler veren Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, "Malumunuz tütün kullanımının sağlığa zararları konusunda toplum bilinci oluşturmak adına tüm dünyada 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü olarak kutlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 8 milyondan fazla insan tütün kullanımı nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde de maalesef çok farklı bir durum söz konusu değil. Bizde de 100 binin üzerinde insanımız tütün ve tütün ürünlerinin kullanımına bağlı hastalık nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Sigara kullanımı başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanserin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Akciğer kanserinin bilindiği üzere yüzde 90 sebebi tütün ve tütün ürünlerinin kullanımıyla gerçekleşmektedir. İlimizde şu an 5 tane Sigara Bırakma Polikliniği faaliyet gösteriyor. Bir tanesi Erciyes Üniversitesi Hastanesi bünyesinde. Şehir Hastanesi bünyesinde hem göğüs hastalıkları onun dışında aile hekimliği kliniklerinde Sigara Bırakma Polikliniklerimiz var. Bunun dışında birinci basamak dediğimiz Sağlıklı Hayat Merkezlerinden de Melikgazi ve Servet Başkal Sağlıklı Hayat Merkezinde de sigara bırakmak isteyen vatandaşlarımıza sağlık çalışanı arkadaşlarımız yardımcı olmaktadır. 2024 yılında Kayseri’de toplam 4 bin 016 başvuru oldu. Bunlardan bin 558 tanesine ilaç desteği ile tedavi olanağı sunulmuş oldu. 2025 yılının ilk 4 ayında da bin 535 başvuru oldu. Bunlardan 671 tanesine ilgili hekimimiz tarafından gerekli destek sağlanmış oldu. Ben vatandaşlarımıza destek olan başta hekim arkadaşlarımız olmak üzere, eğitimleri veren, bu mücadelenin içerisinde olan hem sağlık çalışanlarına hem de bize destek veren vatandaşlarımıza hem de burada bir araya gelmemize vesile olan sigarayı bırakıp diğer insanlara örnek olan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigarayı Bırakma Tedavisi Polikliniği’nde görev yapan Uzman Dr. Ayşegül Yılmaz Türker, "Sigara bırakma polikliniğine başvuran hasta sayısı aslında her geçen gün artıyor. Şu an net bir sayı veremiyorum ama şöyle söyleyebilirim. Başvuran hastalarımızın hepsine biz danışmanlık hizmeti veriyoruz ve uygun durumda olan hastalara da ilaç desteğinde bulunuyoruz. Tabi bu ilaç desteği Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz temin edilen ilaçlardır. O yüzden hastalara şunu söylemek istiyorum; bu bir hastalık ve bu hastalığın da tedavisi mümkün. Nasıl bir tansiyon, şeker hastalığında doktora gidip tedavi oluyorlarsa burada da sigara kullanan kişileri ben sigara bırakma polikliniğine davet ediyorum. Burada doktor destekli uygulanacak tedavi ile beraber bırakma başarısının sağlanacağını düşünüyorum. Polikliniklerde başvuru artıyor ama bu iş biraz da irade ile alakalı olduğu için genelde başvuran hastalarda bırakma başarı oranları yüzde 20-25 aralığında kalmaktadır. Fakat biz takip ve kontrollerimiz sırasında bu süreçte bırakamayan ya da bırakmakta zorlanan hastalarımıza da elimizden geleni yapıyoruz. Özellikle bunu psikososyal destek uygulayarak yapmaktayız" ifadelerini kullandı. "Hırıltıdan ve ağrıdan uyuyamıyordum" 62 yaşında sigarayı bırakan Hayrettin Kulak, "Ben 62 yaşındayım. 1974’ten beri sigara içiyorum. Sigarayı bırakmayı zaten istiyordum. Sağ olsun hocamız da bize çok destek verdi. Allah razı olsun. Onun sayesinde bunu da başardım inşallah. Başarmaya da devam edeceğim. Günde 2 paket içiyordum. Bırakma süreci 1 ay gibi sürdü. Bıraktıktan sonra çok iyiyim. Akşam öksürükten yatamazdım. Döndükçe hırıltıyla boğazımın ağrısından duramazdım. Fakat şimdi çok şükür çok iyiyim. Bütün vesile olanlara teşekkür ederim" dedi. "Oğlumda merak uyandırınca bırakmaya karar verdim" 19 yıldır sigara kullanan Tuğba İmamoğlu ise, "Ben 2006 yılından beri sigara içiyordum. Hiç bırakma denemem de olmadı. Günde 2 pakete yakın sigara kullanıyordum. Daha sonra oğlumda da merak uyandırmaya başladı. Sigara içince olabilecekleri anlamaya başlayacak yaşa geldiğinde ‘Anneciğim senin ölmeni istemiyorum’ ya da sigara paketinin üzerindeki resimlerden rahatsız olduğu için sigaraya karşı bir soru sorma isteği olunca dedim ki ben bırakmalıyım. İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş lafını da bizzat yaşadım. Ben çok özgürleştiğimi düşünüyorum. Yani sigaram var mı yok mu stresinden kurtuldum. Kötü kokuyor muyum stresinden kurtuldum. İnsanları rahatsız ediyor muyum stresinden kurtuldum. Kendime güvenim geldi. Özgüvenim arttı. Bu vesile ile birçok kişiye de örnek olmak istiyorum" ifadelerini kullandı. "Gecesi gündüzü olmayan bir bağımlılık" 27 yıl sonra sigarayı bırakan 49 yaşındaki Mithat Alpugan da, "49 yaşındayım. Yaklaşık olarak 27 senedir sigara içiyorum. Bu süreçte de sigarayı bırakma denemem hiç olmadı. Son 1 yıldan beri de sigara ile vedalaşma zamanımın geldiğini fark ettim. Harika bir doktor hanımın desteğini alarak sigarayı bırakmaya başladım. Tabi sürecimiz devam edecek fakat şu anda çok büyük keyfini yaşamaktayım. Sigara yaşam standardınıza engel. Gecesi gündüzü olmadan bir bağımlılık söz konusu. Devamlı sigarayı bulabilmek için açık marketleri ve ya sigara alabilmek için öncelikli alış verişi dile getirdik hep. Şimdi vücudumda fazladan bir ağırlık taşımıyorum. Paket nerede kaygısı gütmüyorum. Sigara bitecek derdinde değilim. Bu benim için çok büyük bir konfor" dedi. Programda İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan ve Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigarayı Bırakma Tedavisi Polikliniği’nde görev yapan Uzman Dr. Ayşegül Yılmaz Türker tarafından sigarayı bırakan vatandaşlara teşekkür belgesi takdim edildi.
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:47
Türk ve Japon bilim adamları Sivas ve çevresinde ölümcül kenelerle ilgili bilimsel saha çalışması başlattı
İç Anadolu Bölgesi’nin doğusu ve Karadeniz Bölgesi’nin güneyinde görülen keneler ve kene kaynaklı ölümcül hastalık etkenleri uluslararası araştırma konusu oldu. Türk ve Japon bilim adamları bölgede ortak saha çalışması başlattı. Bahar aylarının gelmesiyle artan kene popülasyonu sonrası, kırsal alanlarda insanlara kene tutulumları arttı. İnsan ve hayvanların vücuduna tutunan kenelerden bulaşan birçok kene kaynaklı hastalıkların olduğu biliniyor. Türkiye’de ilk kez 2002 yılında görülen, 2010 yılından bu yana Sivas, Tokat, Erzincan, Giresun, Yozgat ve Amasya’da ölümlere neden olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) bu hastalıklardan en önemlilerinden birisi. Sağlık Bakanlığı, Tokyo Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi iş birliği ile yürütülen projede bölgede yaygın olan kene cinslerinin tanımlanmasına yönelik çalışma yapıldı. Japon, Türk akademisyenlerden ve Sağlık Bakanlığı’ndaki uzmanlardan oluşan heyet, Tokat ve Sivas’ta çeşitli köylere giderek incelenmek üzere hayvanların üzerinde ve arazide bulunan keneleri toplama çalışması yaptı. "Sahada bol miktarda kene var" Kene ve kene kaynaklı hastalıklarla ilgili çalışmalar yürüten Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Keskin, "Biz uzun yıllardır keneler ve kene kaynaklı hastalıklar üzerine çalışmalar yapıyoruz. Ege Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı’nın ortaklığında yürütülen bu projede bizden de destek istediler. Biz de elimizden gelen katkıyı sağlamayı amaçladık. Cumartesi gününden itibaren sahadayız, çeşitli çalışmalar yaptık. Sahada bol miktarda kene var. Sahada yaygın 3 farklı cins kene görüyoruz. Biz bu proje kapsamında özellikle kene kaynaklı hastalıklara da değinmek istiyoruz. Bu bölgeler Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı açısından oldukça endemik bölgeler. Keneler 200 kadar hastalık etkenini taşıyabiliyorlar. Bunların önemli bir kısmını insanlara nakledebiliyorlar. Vatandaşların bilinçlenmesi; bu projenin en önemli çıktılarından birisi olacak" şeklinde konuştu. "Alandan yüzlerce kene topladık" Proje ortaklarından Japonya Orman Bakanlığı Yaban Hayatı Biyolojisi Bölümünden Dr. Kandai Doi, "Şu ana kadar alandan yüzlerce kene topladık. Bunlar genellikle 3 farklı cinse ait. Bunların bazılarının KKKA virüsü taşıma riski var. Kenelerin dağılımına dair bir harita yapmak istiyoruz. Böylece riski tahmin etmeye yönelik çeşitli modellemeler yapabileceğiz" ifadelerine yer verdi.
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:45
Başkentte "6 Haziran Diyetisyenler Günü" kutlandı
Ankara’da 6 Haziran Diyetisyenler Günü kapsamında kutlama etkinliği düzenlendi. Ankara’da bir üniversitede 6 Haziran Diyetisyenler Günü’ne özel kutlama programı düzenlendi. Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı ile Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD) iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı’nın tanıtım filmiyle başladı. TDD Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gökmen Özel ve Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı Başkanı Talat İçöz, etkinlikte açılış konuşması yaptı. Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı Başkanı İçöz, konuşmasında, vakıflarının 15. yılını kutlayarak, "Bulunduğumuz günden bu yana toplumuza dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak, farkındalık oluşturmak adına her biri alanında ilk olan sürdürülebilir önemli projelere imza atıyoruz. Sosyal medyada gıda, beslenme ve sağlık konularındaki dezenformasyonun çocuklarımız ve gençlerimiz üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek amacıyla bilimsel temelli bilgileri toplumun her kesimine ileterek bilgi kirliliğiyle mücadele ediyoruz. 15. yılımızda ilk kez düzenleyeceğimiz Gıda Okuryazarlığı Zirvesi ile 5. Beslenme Sağlık Okuryazarlığı ve Eğitim Konferansı gibi önemli etkinliklerle toplumun sağlığına katkımızı artırmayı sürdüreceğiz" diye konuştu. TDD Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gökmen Özel ise, bugün burada olmalarının temelinde sadece mesleğin gelişimine katkı sunmak olmadığını belirterek, aynı zamanda karşılaştıkları sorunları tespit etme ve çözüm yolu üretmelerinin sorumluluğunda olduklarını dile getirdi. Özel, Türkiye’de diyetisyenlik mesleğinin hak ettiği saygınlığı ve mevzuat desteğine tam anlamıyla ulaşamadığını aktararak, "Bilimsel temele dayalı bir sağlık disiplini olan diyetisyenlik olmak ve güçlendirmek için daha kararlı adımlar atılması gerektiği açıktır. TDD olarak bu hedefleri gerçekleştirmek amacıyla yaklaşık 4 ay önce yola çıkarak kararlı bir şekilde mücadeleye devam ediyor" ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilen etkinliğin meslekler arası iş birliğinin önemini ve beslenme iletişimi ve okuryazarlığı geliştirmek amacıyla büyük önem taşıdığını söyleyen Özel, "Farklı disiplinlerden gelen bizler, bilgi ve deneyimlerimizi birleştirerek daha etkili çözümler üretmek hedefiyle sizlere yol gösteriyor olacağız" şeklinde konuştu.
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:29
Kurban Bayramı’nda et tüketimi: Buharda pişirin, kanserojen riskten kaçının
"Kurban etini buharda pişirmek hem lezzetli hem sağlıklı" diyen Uzman Diyetisyen Serim Tuna Koç; etin 1 gün dinlendirilmesi, +4C veya-18C'de saklanması gerektiğini belitti. Diyetisyen Koç, "Buharda pişirme ile sindirimin kolaylaşacaktır. Kurban etini buharda pişirin, sağlığınızı koruyun" dedi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 22:21
Van’da "Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımı" konulu sempozyum
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi ev sahipliğinde "Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımı" konulu sempozyum düzenlendi. Sağlık Bakanlığı Diyarbakır Bölge Koordinasyon Merkezi ve Van İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi öğretim üyelerinin katkılarıyla önemli bir sempozyum düzenlendi. Sağlık alanındaki güncel gelişmelerin ve uygulamaların ele alındığı program, Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun ve Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya’nın açılış konuşmalarıyla başladı. Sempozyumda beyin ölümü tanısı, donör bakım süreci ve bu alandaki etik yaklaşımlar, alanında uzman hekimler tarafından katılımcılara detaylı bir şekilde aktarıldı. Etkinlik, sağlık çalışanlarının bilgi ve farkındalığını artırmayı hedeflerken, organ bağışı süreçlerinin daha etkin yönetilmesine de katkı sağlamayı amaçladı. Program, katılımcıların sorularının yanıtlandığı ve deneyim paylaşımlarının yapıldığı oturumlarla sona erdi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 20:32
Karaman’da HEKİMSEN diş hekimlerinin sorunları için iş bıraktı
Karaman Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde HEKİMSEN’e üye diş hekimlerinin başlattığı iş bırakma eylemi bugün de devam etti. İş bırakma eylemiyle ilgili yazılı açıklamayı okuyan HEKİMSEN Sendikası Karaman Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Temsilcisi Diş Hekimi Ramazan Özlük, "Sendika kararıyla, kamuda görev yapan diş hekimlerinin yıllardır süren ve bir türlü çözümlenemeyen sorunlarını dile getirmek ve bu yıllar içerisinde sessizce ellerinden alınan mali ve özlük hak kayıpları, şiddet, mobbing ile diş hekimlerinin çalışma prensiplerine aykırı olarak uygulanan nöbetçi poliklinik ve vardiya sistemlerine karşı ‘dur’ demek için iş bıraktık" dedi. Diş Hekimi Özlük şöyle devam etti: "Hekim ve sağlık çalışanlarına yönelik sözel ve fiziksel şiddet olaylarının engellenmesi için kesin çözüm odaklı önlemler alınmalıdır. Yeni ADSM ve ADSH’ler kurularak 2000 nüfusa bir diş hekimi olacak şekilde kamuya yeni diş hekimi ataması yapılmalıdır. ADSM ve ADSH’ların yönetimine sahada tecrübe kazanmış, yönetici niteliklerine uygun, liyakat sahibi yöneticiler başhekim olarak atanmalıdır. Her diş hekimine kendi MHRS cetvelini oluşturma hakkı verilerek hastalara yeterli zaman diliminde kaliteli ağız ve diş sağlığı hizmeti verilebilmesi için günlük hasta sayısı 12 MHRS hastası olarak belirlenmelidir. ADSM ile ADSH gelirleri tek havuzda toplanmalı ve diş hekimlerine, mevcut dağıtım oranları artırılarak adil ek ödeme sağlanmalıdır. Kamuda görev yapan diş hekimleri hangi kurumda olursa olsun, yapmış oldukları performansa göre eşit teşvik ödeme almalıdır. HEKİMSEN Sendikası olarak, diş hekimlerimizin özlük ve mali hakları alınana kadar mücadelemizi her platformda vermeye devam edeceğiz." HEKİMSEN’e üye diş hekimlerinin dün başlattığı iş bırakma eylemi bugün de devam ederken, iş bırakan diş hekimleri Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ndeki hekimler odasında mesailerinin dolmasını bekledi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 20:24
Sigaranın zararları temsili ölümle anlatıldı
Çankırı’da sigaranın zararları düzenlenen tatbikatta temsili ölümle anlatıldı. Çankırı’da, ‘31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’ çerçevesinde sigaranın zararlarına dikkat çekmek amacıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğü ve Yeşilay Çankırı Şubesi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, Karatekin Parkı’nda sigaraya bağlı ölüm vakası temsili olarak canlandırıldı. Etkinlik senaryosuna göre, parka sigara nedeniyle hayatını kaybeden bir kişiyi temsilen cansız manken yerleştirildi. Ardından 112 Acil Sağlık ekipleri olay yerine gelerek müdahalede bulundu. Yapılan değerlendirmede, bireyin sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını yitirdiği belirlendi. Polis ekipleri de olay yerinde inceleme yaparak, çevrede bulunan sigara izmaritleri ve sigara paketlerini delil torbalarına koydu. Etkinliğin devamında, katılımcılar kurulan stantları ziyaret ederek sigaranın zararları hakkında bilgilendirildi. "Dünya genelinde her yıl yaklaşık 8 milyon insan tütün nedeniyle hayatını kaybediyor" Dünya genelinde her yıl 8 milyon kişinin sigaradan dolayı hayatını kaybettiğini belirten Yeşilay Çankırı Şube Başkanı İsmail Özcan, "31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü çerçevesinde farkındalık etkinliğimiz için Karatekin Parkı’nda toplanmış bulunmaktayız. Vatandaşlarımıza bunu uygulamalı olarak anlatabilmek için manken üzerinde uygulamalı bir senaryo gerçekleştirdik. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 8 milyon insan tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu da günlük ortalama 20 bin kişinin ölmesi anlamına geliyor. Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak bizler, hem önleyici hem de müdahale edici faaliyetler yürütüyoruz. Özellikle tütün bağımlılığına karşı birçok çalışma gerçekleştiriyoruz. Danışmanlık merkezlerimiz ve 115 nolu ücretsiz danışma hattımızla tütün bağımlılığından kurtulmak isteyen vatandaşlarımıza ücretsiz tedavi hizmeti sunuyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder