Son Dakika
|
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
İsrail'den Gazze Şeridi'ne hava saldırısı: 7 ölü
Antalya’da 40 metrelik falezlerden düşen şahıs hayatını kaybetti
Zonguldak’ta akaryakıt istasyonuna dalan otomobil dehşet saçtı: 5’i çocuk 6 yaralı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Osmaniye’de sağanak: Evleri ve tarlaları su bastı
Marketten alınan çiğköfte öğrencileri zehirledi
Sunrooftan çıktı, ceza yiyince beddua etti
SAĞLIK
Hantavirüste gıda hijyeni
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:09:14
Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsle ilgili Türkiye’de şu anda bir pandemi sürecinin olmadığını söyleyerek, "Gıdaların kemirgenlerden korunması önem arz ediyor" dedi. Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsün 2 ana klinik tablo ile görüldüğünü söyleyerek, "Hantavirüs bir anda gündemimize çok yoğun şekilde girdi. Adı üstünde viral bir hastalık aslında. En başlıca kaynağı ise kemiriciler. Kemiricilerin ve böcekçillerin idrarı , dışkısı ve tükürükleri bu virüsle enfekte ve bulaşta söz konusu olabiliyor. Hantavirüs aslında 1978’de ilk kemiricilerde saptandıktan sonra insanlarda görülmeye başlanmış. Kırktan fazla virüs türü var dünyada tanımlanmış. Fakat özellikle bu seyahat gemisiyle ilişkili hantavirüste Arjantin’de endemik görülen bir hantavirüsün olduğunu görüyoruz ki bu hantavirüs özellikle insandan insana bulaşın en kolay olduğu ya da bulaşabilen hantavirüs olarak söyleyebiliriz. Başlıca da aerosol dediğimiz damlacıklar yoluyla insanlara bulaşabilmektedir. Hantaviüs 2 ana klinik tabloya neden oluyor. Biri akciğerde ödemle görülen kardiyopulmoner sendrom ki bu tabloda genellikle 14 ile 17 günlük ortalama kuluçka süresi ki bu yedi haftaya kadar da uzun olabilir. Temastan sonraki hastalıklar ortaya çıkana, bulgular ortaya çıkana kadarki dönem. Bir hafta kadar süren ateş, kas ağrıları, halsizlik, baş ağrısı ile giden bir dönemin ardından hızla kötüleşme, hipertansiyon ve akciğer ödemi tablosuyla karşımıza çıkabiliyor. Bu tabloya gelmiş hastalarda 24 saat içerisinde ölüm riski oldukça artmış olduğunu görüyoruz. Diğeri ise renal sendrom yani böbrek tutulumuyla seyreden bir tablo. Bu ise böbrek yetmezliği kliniği şeklinde giden ileri dönemlerinde kanamalı tablolara neden olan bir hastalığa neden oluyor. Başlıca klinik tablolar böyle" dedi. Hantavirüsle ilgili alınacak önlemlerin başında gıdaların kemirgenler ve böceklerin dışkılarından korunması geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ersoy, "Bu hantavirüs özellikle bir kemirici ve böcekçillere özel bir grup. Her kemirici grubunun hantavirüsü de ayrı diyebiliriz. Dolayısıyla bunların endemik görüldüğü kemiricilerde bu virüsün, hantavirüsün görüldüğü durumlarda özellikle yiyeceklere, gıdalara ve insanlara kemirici çıkartılarının, tükürüğünün, salyasının, dışkısının ulaşmaması lazım. Dolayısıyla korunma önlemlerimiz de başlıca bu noktada olacak. Gıdalara ve insanlara bu kemirici ve böcekçillerin ulaşmasını, çıkartılarının bulaşmasını engellemek en önemli nokta. Bu gemideki olayla ilgili olarak ise aerosol yoluyla, damlacıkla bulaşın olduğu tür demiştim bunun için zaten. Burada ise özellikle temas ve damlacık önemli, insandan insana bulaş söz konusu olduğu için zaten o kişiler şu anda karantina altındalar. Dolayısıyla rastgele bir temas söz konusu değil. Bu yönden de bir panik havasına gerek olmadığını, Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Avrupa Enfeksiyon Kontrol Örgütü’nün de burada bir salgın olmadığını belirttiklerini ve vakaların takip sürecinde olduğunu söylememiz lazım. Şu anda bir salgın riski yok, bir pandemi riski yok görünmekte. Dolayısıyla bir vaka varsa o insanla temas konusunda dikkatli olunması lazım tabi ki. Fakat şu anda gemiden ayrılan insanlar karantinada olduğu için şu anda insandan insana bulaşla ilgili panik olmaya, tedirgin olmayı gerektiren bir durum olmadığını söylemek isterim" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 19:26
Muş Devlet Hastanesi’nde "Vefa Masası" kuruldu
Muş Devlet Hastanesi’nde şehit aileleri, gaziler, engelli bireyler ve 65 yaş üstü vatandaşların hastane işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla "Vefa Masası" hizmete açıldı. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin girişimleri sonucu, Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile Muş Devlet Hastanesi Başhekimliği iş birliğinde kurulan "Vefa Masası", vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşmasını hedefliyor. Uygulama kapsamında hastane içerisindeki işlemlerde destek sağlanacak, yaşanan sorunların çözümü için rehberlik hizmeti verilecek. Açılış programında konuşan Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, Engelliler Haftası kapsamında hayata geçirilen uygulamanın önemli bir sosyal destek hizmeti olduğunu belirtti. Ömür, engelli bireyler, şehit aileleri, gaziler ve yaşlı vatandaşların hastaneye girişlerinden çıkışlarına kadar her aşamada destekleneceğini ifade ederek, devletin tüm vatandaşlara eşit sağlık hizmeti sunma sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Muş Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Bedri Korkmaz ise kentte uzun süredir hissedilen önemli bir eksikliğin giderildiğini belirterek, engelli bireylerin yaşadığı sorunları doğrudan iletebileceği bir birimin kurulmasının memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Korkmaz, uygulamanın engelli vatandaşların yanı sıra şehit aileleri ve gazilerin sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacağını dile getirdi. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Yusuf Olcan da yapılan görüşmeler sonucunda projenin hayata geçirildiğini belirterek, destek veren Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile hastane yönetimine teşekkür etti. Olcan, "Vefa Masası"nın şehit aileleri, gaziler ve engelli bireyler için önemli bir hizmet olacağını ifade etti. Programa Muş Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Uzm. Dr. Ayşe Rümeysa Doğruyol, Muş Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Yalçın Güzel, şehit ve gazi yakınları, gaziler, engelli bireyler ve vatandaşlar katıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:04
"Küresel panik yersiz, bireysel korunma şart"
Dünya gündemine oturan MV Hondius keşif gemisindeki hantavirüs vakaları, pandemilerin gölgesindeki kamuoyunda yeni bir endişe dalgasına neden oldu. Konuyu akademik bir perspektifle değerlendiren İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel virüsün yayılım dinamiklerini ve bulaşma risklerini mercek altına alarak kritik değerlendirmelerde bulundu. Pandemilerin ardından dünya, yeni bir virüs haberiyle bir kez daha tetikte. Arjantin’den ayrılan MV Hondius adlı keşif gemisinde görülen hantavirüs vakaları, İsviçre’den ABD’ye uzanan geniş bir temaslı takibini beraberinde getirdi. İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, merak edilen tüm soruları yanıtladı. "Bu virüs yeni bir düşman değil" Süreci değerlendiren Dr. Aylin Dağ Güzel, öncelikle hantavirüsün tarihsel arka planına dikkat çekerek, "Hantavirüsler aslında tıp dünyası için yeni değil. Biz bu grubu, Bunyaviridae ailesine mensup, zarflı RNA virüsleri olarak 1978 yılından beri yakından tanıyoruz. Temel olarak kemirgenler ve böcekçiller aracılığıyla yayılım gösteren bu virüslerin bugün tanımlanmış en az 40 türü bulunuyor. Her virüs tipi, kendine özgü bir kemirgen türüyle konakçılık ilişkisi kurar. Yani aslında doğada uzun yıllardır var olan zoonotik bir etkenden bahsediyoruz" dedi. "Andes virüsünü diğerlerinden ayıran kritik fark" MV Hondius gemisindeki vakaların neden bu kadar ses getirdiğine açıklık getiren Güzel, "Andes" türünün altını çizerek, "Şu an dünya gündemini meşgul eden asıl mesele, Arjantin’e özgü olan Andes Hantavirüsü (ANDV). Bu türü diğerlerinden ayıran çok kritik, hatta benzersiz bir nokta var: Andes virüsü, dünyada insandan insana bulaşabildiği belgelenmiş tek Hantavirüs türüdür. Gemiyle bağlantılı 8 vakanın 6’sının kesinleşmesi ve 3 kayıbın olması, virüsün vücut sıvılarında (kan, tükürük, idrar) tespit edilebilmesi endişeleri artırdı. Ancak literatürdeki veriler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel raporları, bu karşılaştığımız MV Hondius gemisindeki vakaların insandan insana bulaşma sonucu olmadığı, hastalığın geçişinin bu yolla son derece nadir gerçekleştiğini gösteriyor. Şu an için yaygın ve süregelen bir pandemi riskinden bahsetmek doğru olmaz; ancak temaslı takibi ve izolasyon hayati önemdedir" diye konuştu. "İki farklı coğrafya, iki farklı hastalık" Hastalığın seyrine ve coğrafi dağılımına dair detaylı bilgi veren Dr. Güzel, "Hantavirüs dediğimizde tek bir hastalıktan bahsetmiyoruz. Amerika kıtasında Sin Nombre ve Andes gibi virüsler, ağır akciğer tutulumu ve yüksek ölüm oranıyla seyreden Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu’na (HCPS) yol açıyor. Bizim de içinde bulunduğumuz Avrupa ve Asya coğrafyasında ise Puumala ve Dobrava gibi virüsler; ateş, kanama ve akut böbrek yetmezliği ile karakterize olan Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş (HFRS) tablosuna neden oluyor" dedi. Türkiye için risk analizi ve korunma yolları Türkiye’deki durumu da değerlendiren Dr. Güzel, vatandaşlara yönelik şu uyarılarda bulundu: "Türkiye’de hantavirüslerin yaban hayatındaki kemiricilerdeki varlığı, ilk kez 2004 yılında yayınlanmış bir saha çalışmasında bildirilmiştir. Zonguldak-Bartın’da 2009’da da ilk vaka rapor edilmiştir. Ancak Türkiye’deki vakalar genellikle Avrupa tipi (Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş -HFRS) olup, ölüm oranları Amerika kıtasına kıyasla oldukça düşüktür. Genellikle kırsal alanlarda, atıl bırakılmış depolarda veya kemirgenlerin yoğun olduğu bölgelerde, virüslü atıkların solunmasıyla ortaya çıkan sporadik vakalar görüyoruz. Vatandaşlarımıza en büyük uyarım; kapalı, uzun süre kullanılmayan depo ve bodrum gibi alanlara girmeden önce mutlaka ortamı havalandırmalarıdır. Temizlik yaparken kuru süpürmeden kaçınılmalı, virüsün havaya karışmasını önlemek için ortam dezenfektanla ıslatılmalıdır. Riskli alanlarda maske (mümkünse N-95), koruyucu gözlük ve eldiven kullanımı bir seçenek değil, zorunluluktur." "Erken tanı hayat kurtarır" Hastalığın başlangıçta griple (influenza) çok kolay karıştırılabileceğini belirten Güzel, son olarak tedavi süreçlerine ilişkin şöyle dedi: "İlk evrede yüksek ateş, halsizlik ve şiddetli kas ağrıları görülür. Eğer kişi son dönemde kemirgenlerin bulunduğu bir ortamda bulunduysa ve bu belirtilere nefes darlığı veya böbrek ağrısı ekleniyorsa, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Şu an için onaylanmış bir aşımız ya da virüse özgü spesifik bir ilacımız yok. Ancak erken tanı sonrası sağlanan yoğun bakım desteği ve sıvı dengesinin korunması, hayatta kalma şansını en üst seviyeye çıkarıyor. Özetle; 12 Mayıs 2026 itibarıyla küresel bir panik havasına gerek yok, ancak bireysel korunma ve profesyonel izlem bugün her zamankinden daha önemli."
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:02
Kansere karşı sesler yükseldi: Sağlık, eğitim ve sanat tek çatı altında buluştu
KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından kanserde farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen "S.E.S Projesi – Sağlık, Eğitim, Sanat Buluşması" etkinliğinde sağlık, eğitim ve sanat bir araya geldi. Toplum sağlığını yalnızca tedavi hizmetleriyle değil, koruyucu sağlık yaklaşımı ve sosyal sorumluluk projeleriyle de desteklemeyi hedefleyen Büyük Anadolu Hastaneleri, bu etkinlikle bir özel günü toplumsal faydaya dönüştürdü. Hastanenin Darıca’daki yeni hizmet binasında faaliyetlerine başlamasının ikinci yıl dönümü olan tarihi, farkındalık hareketinin ses getirdiği bu özel organizasyonla taçlandırıldı. Gebze’de bir alışveriş merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte, kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulması ve erken tanının önemine dikkat çekilmesi amaçlandı. Yoğun katılımla düzenlenen organizasyonda vatandaşlar, sağlık alanındaki bilgilendirme programlarının yanı sıra çeşitli sanat ve kültür etkinliklerine katıldı. Programda, Büyük Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Nilgün Yönten ile TBMM Başhekimi ve Genel Cerrah Prof. Dr. Mustafa Şahin, kanserde erken tanının hayati önemi ve korunma yolları üzerine değerli bilgiler paylaştı. Program kapsamında öğrenciler tarafından müzik dinletileri ve folklor gösterileri sahnelenirken, tiyatro performansları ve sanat atölyeleri de katılımcılardan ilgi gördü. Sağlık mesajlarının sanat ve eğitim etkinlikleriyle desteklendiği organizasyonda, kansere karşı toplumsal bilinç oluşturulmasının önemine vurgu yapıldı. "S.E.S Projesi" ile sağlık, eğitim ve sanat kavramlarının bir araya getirilerek kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Programa çok sayıda protokol üyesi ve vatandaşlar katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mayıs 2026 Perşembe- 11:52
Sivas’ta eczacılar Eczacılık Günü’nde bir araya geldi,
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 13:15
Mersin’de cerrahi ve onkoloji alanındaki gelişmeler sempozyumda ele alındı
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 23:35
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
4
15 Mayıs 2026 Cuma- 11:54
Kütahya’da iş kazası sonrası felç kalan hastaya kişiye özel çözüm
5
15 Mayıs 2026 Cuma- 11:16
Ağrılarından kapalı ameliyatla kurtuldu
06 Haziran 2025 Cuma - 16:09
Alanya’da bayramın ilk gününde görev başındaki sağlık çalışanları unutulmadı
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yönetimi, hastanede görev yapan sağlık çalışanlarını Kurban Bayramı’nın 1. gününde yalnız bırakmadı. Birlik ve beraberliği arttırmak ekip ruhunu hissettirmek adına sağlık çalışanlarıyla bir araya gelen hastane yönetimi her birinin ayrı ayrı bayramını kutladı. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Vekili Uzman Dr. Ali Gök, sağlık personeline özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, yatan hastaların sağlık durumu, doluluk oranı ve genel durum hakkında bilgi aldı. Bayramların; dayanışmanın, birlik ve beraberliğin pekiştiği özel zamanlar olduğunu vurgulayan Op. Dr. Gök, "Sağlık hizmeti bir gönül işidir ve bu iş büyük bir sorumluluk ister. Herkesin sevdikleriyle bir arada olduğu bu özel günde, hastanemizde görev başında olacak tüm hekim ve sağlık çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Bu bayramda da ekip arkadaşlarımızla birlikte şifa dağıtmaya devam edeceğiz. Aksaklık yaşanmaması adına gereken birimlere takviyelerimizi gerçekleştirdik. Hastalarımızın durumları hakkında bilgi aldık. Tüm birimlerimiz koordineli bir şekilde ekip ruhuyla çalışmaktadır. Dayanışmanın ve sevginin en güzel ifadesi olan bayramlarımız bizleri birbirimize yaklaştıran sevgi bağlarımızı güçlendiren kırgınlıkları unutturan ve umutları tazeleyen anlamlı özel günlerdir. Bu duygularla bayramda görevini fedakârca yerine getiren başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere herkesin kurban bayramını en içten dileklerimle kutlar, herkese başta sağlık olmak üzere mutluluk, huzur ve güzel günler getirmesini temenni ederim" diye konuştu.
06 Haziran 2025 Cuma - 12:41
Uzmanı sağlıklı Kurban Bayramı için uyardı
Acıbadem Kayseri Hastanesi Diyetisyeni Burcu Özger, Kurban Bayramı’nda sindirim sorunu yaşamamak için porsiyonların küçük tutulması gerektiğini söyleyerek, "Doymuş yağ oranı yüksek olduğu için kavurma tüketimini çok fazla önermiyoruz" dedi. Bayramda beslenmede yaşanan ani değişikliklerin sağlık problemlerine yol açabileceğini söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi Diyetisyeni Burcu Özger, "Kurban Bayramı, paylaşmanın, dayanışmanın ve birlikteliğin en özel zamanlarından biridir. Ancak bu güzel günlerde, sofralarımızda ağırlıklı olarak et tüketildiği için de beslenme alışkanlıklarımız da büyük değişiklikler yaşanıyor. Bu değişiklikler bazen sindirim sorunlarına, kilo artışına ve genel sağlık problemlerine yol açabiliyor. Bugün, Kurban Bayramı’nda sağlıklı ve dengeli beslenmenin püf noktalarını konuşacağız. Bayramda et tüketimi artarken, vücut ani değişikliklere adapte olmakta zorlanabiliyor. Kurban Bayramı’nda sık yapılan hatalar arasında aşırı et tüketimi ve su ile sebze-meyve tüketiminin ihmal edilmesi bulunuyor. Bu durum, hazımsızlık ve kilo artışına zemin hazırlıyor. Bu yüzden de dengeli beslenme için lifli gıdaların artırılması, tatlıların kontrollü tüketilmesi ve bol su içilmesi gerekir. Çocuklar ve yaşlılar, hassas bünyeleri nedeniyle beslenme konusunda özel dikkat gerektirir. Çocuklar ve yaşlılar için porsiyonlar küçük tutulmalı, yağlı ve ağır yiyeceklerden kaçınılmalı, dengeli ve vitamin açısından zengin beslenmeye özen gösterilmelidir" dedi. "Kavurma tüketimini çok önermiyoruz" Özger, doymuş yağ oranı yüksek olduğu için kavurma tüketimini çok önermediklerini söyleyerek, "Kurban eti nasıl tüketilmelidir? Et dinlendirmeden tüketmemelidir. Kesim sonrası en az 12-24 saat buzdolabında dinlendirin. Yeni kesilmiş et serttir, sindirimi zordur ve mide rahatsızlığı yapabilir. Dinlenince kas yapısı gevşer ve daha kolay pişer ve hazmedilir. Et nasıl pişirilmelidir dersek; haşlama, ızgara, fırın şeklinde tüketebiliriz. Bu süreçte kavurmayı tüketmeyi çok fazla önermiyoruz. Çünkü kavurmanın doymuş yağ oranı yüksek sindirimi zor ve kolesterolü yüksektir. Bu yüzden çok tercih etmemeliyiz. Sakatat olan ciğer, böbrek, beyin gibi gıdalara karşı da talep artıyor. Bunlar da kolestereol ve ürik asit açısından zengindir ve sınırlı tüketilmelidir. Etin sindirimi nasıl kolaylaştırılır. Etin yanında lifli gıdalar tüketilmeli. Salata, sebze yemeği, eti midede daha rahat ilerlemesini sağlar lif sindirimi hızlandırır. Sindirim sorunlarının önlenmesi için ise yavaş yemek, küçük porsiyonlar tercih edilmeli. Yeterli sıvı alınması gerekir. Et protein içerdiği için vücutta suya ihtiyaç artar. Et ağırlıklı beslenme kabızlık riskini artırır. Etin yanına mutlaka sebze, salata veya tam tahıl ekleyin. Emilimde C vitamini demirle birlikte alındığında, demirin emilimini artırır. Örneğin limonlu yeşil salata ve mercimek gibi. C vitamininden zengin besinler olarak da kırmızı, yeşil dolmalık biber, kivi, brokoli, çilek, portakal, limon ve ananas tüketilebilir" ifadelerini kullandı. Yemek sonrası yürüyüşün şişkinlik ve hazımsızlığı önleyeceğini söyleyen Burcu Özger, "Et sindirimini kolaylaştıran besinlerde de; ananas bromelain enzimi içerir ve proteinleri parçalar. Zencefil mideyi yatıştırır, sindirim enzimlerini uyarır. Limon ve sirke özellikle elma sirkesi midenin asidik ortamını destekler ve proteinlerin çözünmesini kolaylaştırır. Yeşil yapraklı sebzeler roka, maydanoz, nane, ıspanak gibi besinler lif içerikleriyle bağırsak hareketlerini artırır. Taze otlar aynı zamanda safra üretimini uyarır ve yağ sindirimi kolaylaşır. Kimyon, rezene gaz ve şişkinliği azaltır. Bu bayram sürecinde kaçınılması gerekenler ise çok soğuk içecekler olabilir. Çünkü mideyi tembelleştirir ve sindirimi zorlaştırır. Etle birlikte fazla miktarda karbonhidrat tüketilmemeli. Özellikle beyaz ekmek, miktarda patates kızartmasından kaçınmalıyız. Bunlar yine aynı şekilde birlikte tüketildiğinde sindirimi yavaşlatan gıdalardır. Hızlı yemek ise mide enzimleri yeterince devreye girmemesine sebebiyet verir. Bu da yine hazımsızlığa sebebiyet verebilir. Çayın yemekten sonra tüketilmesini çok önermiyoruz çünkü demir emilimini azaltır. Bayramda fazla kaçırdıysanız da şu çaylar mideyi rahatlatabilir; rezene, nane-limon, papatya, zencefil çayları tercih edilebilir. Etin iyi pişirilmesi, porsiyon kontrolü yapılması ve aşırı yağlı etlerden kaçınılmasına özellikle dikkat edilmelidir. Ayrıca etin yanında sebze ve meyvenin de mutlaka sofrada yer alması gerekir. Yemek sonrası hafif yürüyüş ise gaz şişkinlik ve hazımsızlığı önler" dedi.
06 Haziran 2025 Cuma - 12:20
Uzmanından kalp hastalarına et uyarısı
Bayramda kalp hastalarının et tüketimine dikkat etmesi gerektiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mustafa Yaşan, "Taze kesilmiş etin birkaç gün buzdolabında bekletilmesi, hem pişirme hem de sindirim açısından daha sağlıklı bir tercihtir. Yağsız et tercih edilmesi ve porsiyon kontrolüne özen gösterilmesi, kolesterol düzeyinin dengede tutulmasına yardımcı olurken, kalp ve damar sağlığını koruma açısından da önem taşır" dedi. Kurban Bayramı’nda sıklıkla karşılaşılan sindirim sorunlarına ve kalp damar hastalıklarına dikkat çeken VM Medical Park Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mustafa Yaşan, etin doğru zamanda ve uygun yöntemlerle tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni kesilen kurban etinin sert dokulu yapısı nedeniyle hem pişirme sürecinde hem de sindirimde zorluklar oluşturabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Yaşan, "Özellikle mide ve bağırsak rahatsızlıkları olan bireylerin eti hemen tüketmemesi gerekir. Kurban eti, birkaç gün buzdolabında bekletildikten sonra ızgara ya da haşlama gibi sağlıklı yöntemlerle pişirilerek tüketilmelidir" diye konuştu. "Bayram sofralarında kalp ve tansiyon hastaları dikkatli olmalı" Bayramda etin yanı sıra şerbetli tatlıların da sık tüketildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Yaşan, bu tür yiyeceklerin hipertansiyon, diyabet ve kalp-damar hastalıkları için risk oluşturabileceğine işaret etti. Uzm. Dr. Yaşan, "Bu hastalıklara sahip kişilerin bayram süresince porsiyon kontrolüne dikkat etmesi, tuz ve şeker tüketimini sınırlandırması büyük önem taşıyor. Hücre zarının bütünlüğü ve bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde görev alan kolesterolün yüzde 60’ı vücut tarafından sentezlenir, geri kalanı ise besinlerle alınır. Ancak kan kolesterol düzeyinin yükselmesi, kalp ve damar hastalıklarının gelişmesine zemin hazırlar. Bu yüzden dengeli beslenme büyük önem taşır" şeklinde konuştu. "Kırmızı et tüketiminde ölçü önemli" Kırmızı etin kolesterol kaynağı olarak görülmesinin yanı sıra, dikkatli tüketildiğinde zararlı etkilerinin azaltılabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Yaşan, "Yağsız dana eti, görünür yağları temizlenerek ve kızartma yerine ızgara, haşlama ya da fırında pişirme yöntemi kullanılarak haftada 350-500 gram arasında güvenle tüketilebilir. Asıl zarar; etin pişirme şekli ve fazla tüketimle birlikte vücutta oluşan bazı yan ürünlerden kaynaklanmaktadır. Taze kesilmiş etin birkaç gün buzdolabında bekletilmesi, hem pişirme hem de sindirim açısından daha sağlıklı bir tercihtir. Ayrıca, etin kızartma gibi yağ oranını artıran pişirme yöntemleri yerine, ızgara, haşlama veya fırında pişirme yöntemleriyle hazırlanması önerilir. Yağsız et tercih edilmesi ve porsiyon kontrolüne özen gösterilmesi, kolesterol düzeyinin dengede tutulmasına yardımcı olurken, kalp ve damar sağlığını koruma açısından da önem taşır" ifadelerini kullandı. "Şerbetli tatlılardan uzak durulmalı" Bayram sofralarında tatlı tüketiminin de kontrol altında tutulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Yaşan şunları söyledi: "Şerbetli ve ağır tatlılar yerine meyve bazlı, hafif tatlı seçeneklerinin tercih edilebilir. Hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin ise bayram boyunca beslenme düzenlerine daha fazla dikkat etmeleri gerektiği, sağlıklı bir bayram için atılacak en önemli adımlardan biridir."
06 Haziran 2025 Cuma - 10:38
Bayburt’ta sağlık çalışanlarının bayramı kutlandı
Bayburt’ta görevi başında bulunan, bayramı nöbet tutarak geçiren sağlık çalışanlarının bayramı kutlandı. Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Bayburt Devlet Hastanesi çalışanlarını ziyaret ederek, görevli doktor, hemşire ve sağlık çalışanlarının bayramını kutladı. Ziyaret kapsamında hastaların sağlık durumuna ilişkin bilgi alan Vali Eldivan, acil polikliniğinde tedavi gören vatandaşlarla da yakından ilgilenerek, geçmiş olsun dileklerini iletti. Bayram sevincinin hep birlikte paylaşıldığı bu günde, fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlara teşekkür eden Vali Eldivan, tedavi gören hastalara da acil şifalar diledi.
06 Haziran 2025 Cuma - 09:29
Bayramda sağlıklı et tüketimi için 8 altın kural
Dr. Öğretim Üyesi Ece Yıldız Öztürk, Kurban Bayramı’nda ani değişen beslenme alışkanlıkları, özellikle kırmızı etin aşırı ve yanlış pişirme yöntemleriyle tüketilmesinin sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yaşar Üniversitesi, Meslek Yüksek Okulu Gıda İşleme Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Biyomühendis Ece Yıldız Öztürk, bayramın ruhuna yakışır sofralar kurarken, sağlığı da gözetmek gerektiğini belirtti. Sağlıklı et tüketimi için 8 altın kuralı sıralayan Öztürk, "Güne sağlıklı, hafif bir kahvaltıyla başlamalı, et dinlendirilerek ölçülü tüketilmeli, sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmeli, et tek başına değil, renkli sofralarda tüketilmeli, su tüketimi bayramda daha da önemli, tatlıda geleneksel ölçü: kararında ye, risk gruplarındakiler özellikle dikkatli olmalı, fiziksel aktiviteler artırılmalı" dedi. Dr. Öğretim Üyesi Ece Yıldız Öztürk bayram sofralarının bereketiyle olduğu kadar sağlık açısından da dikkat gerektirdiğine dikkat çekerek, "Kurban Bayramı’nda ani değişen beslenme alışkanlıkları, özellikle kırmızı etin aşırı ve yanlış pişirme yöntemleriyle tüketilmesi; sindirim problemleri, tansiyon yükselmesi, kolesterol artışı gibi birçok sağlık sorununa davetiye çıkarabiliyor. Güne sağlıklı, hafif bir kahvaltıyla başlanmalı. Hafif ama dengeli bir kahvaltı önerisi olarak haşlanmış yumurta, tam tahıllı ekmek, zeytin, az tuzlu peynir, domates, salatalık, maydanoz, yeşillikler açık çay ile birlikte tüketilebilir. Et dinlendirilmeli çünkü yeni kesilen etin içeriğinde ölüm katılığı oluşur. Bu kas sertliği hem sindirimi zorlaştırır ve hem de pişirme kalitesini düşürür" dedi. "Kesimden sonra etin en az 24 saat buzdolabında dinlendirilmesi hem lezzetini artırır hem de mide-bağırsak sistemini yormaz" ifadelerini kullanan Öztürk, "Kızartma ve mangal gibi yüksek sıcaklıkta yapılan pişirme teknikleri yerine ızgara, haşlama veya fırınlama gibi yöntemler tercih edilmeli. Et renkli sofralarda tüketilmeli. Her et öğününde mutlaka taze sebzeler, renkli salatalar, tam tahıllı ürünler (bulgur, tam buğday ekmeği) ve zeytinyağlılar gibi liften zengin besinlerle denge sağlanmalıdır. Bayramda aşırı et tüketimi ve bayram yemekleri, vücutta sıvı dengesizliğine sebep olabilir. Su, metabolizmanın düzenlenmesinde, toksinlerin atılmasında ve sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasında kilit rol oynar. Ayrıca bayram tatlıları genellikle hem yüksek glisemik indeksli hem de doymuş yağ içeriklidir. Bu da özellikle kan şekeri ve insülin direnci açısından sakıncalıdır. Şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve bazlı hafif alternatifler tercih edilmeli. Hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalığı olan bireyler için yağsız, az tuzlu, kontrollü pişmiş et tüketimi hayati önem taşır. Hipertansiyon ve böbrek hastaları, tuzsuz ve az yağlı et tercih etmeli, sakatatlardan uzak durmalıdır. Diyabet hastaları, glisemik dengeyi korumak için posalı sebzelerle desteklemelidir. Son olarak da bayram döneminde fiziksel aktivitelerin arttırılması, beslenme düzeninin dengelenmesi açısından diğer önemli bir noktadır" diye konuştu.
06 Haziran 2025 Cuma - 09:14
Bakan Memişoğlu: "Bayram sürecince 24 saat esasına göre görev başında olacağız"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kurban Bayramı süresince 24 saat esasına göre sağlık personellerinin görev başında olduğunu duyurdu. Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kurban Bayramı süresince sağlık hizmetlerimizin devamlılığını kesintisiz olarak sürdüreceğiz. Bin 544 hastanemizde 638 bin 603 personelimiz, bin 541 sağlık tesisimizin acil servislerinde 192 bin 244 personelimiz, 172 ağız ve diş sağlığı kamu sağlık tesisimizde 4 bin 882 personelimiz, bin 194 ’evde sağlık ekibi’ ve 4 bin 524 personelimizle 4, 5 günlük tatil boyunca 24 saat esasına göre görev başında olacağız. Büyük sağlık ailemizin Kurban Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum. Özverili çalışmaları için şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.
06 Haziran 2025 Cuma - 09:02
Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’ndan önemli kararlar
Erzurum Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu 2025 yılının ilk toplantısında bir dizi önemli karar aldı. Kurul 2024-2028 Eylem Planlarında (tütün, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılık) yer alan faaliyetlerin, süreç göstergelerinde belirtilen hedefler doğrultusunda sorumlu kurumlar tarafından gerçekleştirilmesi ve 6 aylık gerçekleşme durumunun Haziran ayında yapılması planlanan 2. BMİKK toplantısında sunulmasına karar verdi. 2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nın A2. Sigarayı Bırakma başlığı altında yer alan 3.4. Kamu kurumlarında sigara bırakma kampanyasının düzenlenmesi faaliyeti ve T.C. Sağlık Bakanlığının bu doğrultuda göndermiş olduğu 26.03.2025 tarihli yazılı talimatı gereği, tüm kamu kuruluşlarında sigara bırakma kampanyası düzenlenmesine ve takibi için yürütme komisyonu oluşturulması kurulun başka bir önemli kararı oldu. Denetimler artırılacak Kurul aynı zamanda Erzurum Tütün Kontrolü Yerel Eylem Planı 2024-2028’in A3. Tütün Dumanından Pasif Etkilenimin Önlenmesi başlığı altında yer alan 2.1. Kamu kurum kuruluşlarında ihlallerin önlenmesine yönelik denetimlerin güçlendirilmesi faaliyeti kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında çapraz denetim uygulamasının başlatılmasına, uygulamanın başlatılacağına dair kamu kurumlarının bilgilendirilmesine ve yapılan denetimlerde ihlal tespit edilmesi durumunda gerekli cezai işlemin uygulanmasına gündemine aldı. Kamu kurum ve kuruluşlarında tütün denetimi konusunda yetkilendirilmiş olan personele eğitim verilmesine, yetkilendirilmiş personel tarafından kurumlarında yapılan denetim sayılarının ve ihlal durumunun iki ayda bir rapor halinde İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilmesine, BMİKK toplantılarının ve bu toplantılarda alınan ve paylaşılması mümkün olan kararların Erzurum Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü sosyal medya hesaplarından paylaşılmasına, karar verildi. Okullarda eğitimler yapılacak Zorunlu eğitime devam eden lise öğrencilerine ve velilerine yönelik uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen farkındalık eğitimlerinde, eğitim alan öğrenci oranının artırılması için resmi ve özel eğitim kurumlarında gerekli tedbirlerin alınmasına; veli oranının artırılması için de planlama yapılmasına, İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezlerinin (SHM) tanıtılması ve sigara bırakma polikliniklerine başvurularının artırılması konusunda bilgilendirmelerin yapılmasına, Yeşilay’ın "Yeşil Dedektör" ve "Bırakabilirsin" mobil uygulamalarının tanıtılmasına, kamu kurum ve kuruluşlarında tütün denetimi için yetkilendirilmiş olan personele verilecek eğitime Yeşilay Erzurum Şubesinin de katılım sağlayarak eğitimde bu uygulamalar hakkında bilgilendirme yapmasına Bağımlılıkla Mücadele Kurullarının Çalışma Usul ve Esasları, Kurullara İlişkin Ortak Düzenlemeler başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ".her kurul toplantısında en az iki kurum/kuruluş sırasıyla yaptıkları faaliyetleri, yaşadıkları sorunları ve yapacaklarım kurula arz edecektir." hükmü gereği bir sonraki toplantıda İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün sunum yapmasına karar verildi.
06 Haziran 2025 Cuma - 09:02
Uzmanından vatandaşlara kurban eti tavsiyeleri
Kurban etinin, hayvan kesildikten hemen sonra pişirilmemesi gerektiğini ve etin en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini belirten Diyetisyen Gamze Söylemez, "Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır" dedi. Diyetisyen Gamze Söylemez, kesilen etin daha sert olduğunu ve bu nedenle sindirimi zorlayacağını vurgulayarak, "Dinlendirişmiş eti yavaş ve kısık ateşte kendi suyu ile pişirin, bu esnada iç yağ ve kuyruk yağı da koymayın. Etler büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine konularak veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler eksi 18 derece derin dondurucuda 3 ay süreyle saklanabilir. Etler kıyma haline getirilirse, buzdolabında iki günden fazla saklamamalıdır. Parça et ise 2-3 gün saklanabilir" şeklinde konuştu. "Etin yanında sebze yemekleri ya da salata yiyin" Söylemez, sindirimi zor olan kırmızı etin, hazımsızlık ve şişkinlik olmaması için akşam yemeklerinde değil, öğle yemeklerinde yenilmesini tavsiye ederek "Kurban etini yine kırmızı et gibi geç saatte tüketmeyin. Bayram diye et yemeyi abartmayın. Günde 100-150 gramdan (örneğin yaklaşık 3-4 köfte) daha fazla et yemeyin. Ayrıca etin yanında pirinç pilavı, patates, börek gibi glisemik indeksi yüksek besinleri de tüketmemeye özen gösterin. Zira bayramda hazımsızlık ve kabızlık yakınmaları sık görülebileceğinden etin yanında sebze yemekleri ya da salata yiyin" dedi. "Mangalda yanmış et kanseri için risk" Kurban Bayramı’nın önemli ritüellerinden birisinin de eti mangalda yapmanın ya da kavurma olarak tüketmenin, olarak görüldüğünü vurgulayan Diyetisyen Gamze Söylemez, sözlerine şöyle devam etti, "Kavurmayı ne kahvaltıda ne de geç saatteki akşam yemeklerinde yemeyin. İlla eti mangalda pişirecekseniz yakmayın. Mangalda yanmış et mide, pankreas ve kalın bağırsak kanseri için risk oluşturabilir. Düzenli beslenin 2-3 saatte bir bir şeyler atışırın. Sıvı alımına dikkat edin ve günde 2-3 litre su tüketin. Çay, kahve gibi kafeinli içeceklerden uzak durun. Yemekleri çok iyi çiğneyerek tüketin Bayramda bilinçsizce et/çikolata/tatlı tüketimi mide yanması gaz şişkinlik hazımsızlık ve bağırsak sistemi bozukluklarına yol açabilir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır. Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması anlamında günlük yürüyüşler yapabilir, bayram süresi boyunca kilo kontrolünüze destek olabilirsiniz"
06 Haziran 2025 Cuma - 00:18
Antalya’da bayram öncesi organ bağışı 3 hastaya umut oldu
Antalya’da beyin beyin ölümü gerçekleşen hastanın karaciğer ve böbrekleri, organ nakli bekleyen 3 hastaya umut oldu. Antalya Kepez Devlet Hastanesi’nde bayram öncesi yaşanan acı olay, organ bağışının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Beyin ölümü gerçekleşen 39 yaşındaki 2 çocuk babası M.C ’nin acılı ailesi, aldıkları kararla 3 kişinin yeniden hayata bağlanması için umut oldu. Geçirdiği beyin kanaması sonrası yoğun bakımda sürdürülen tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşen hastanın organları ailesinin onayıyla bağışlandı. Ailenin fedakarlığı 3 kişiye umut oldu M.C.’nin bağışlanan karaciğer ve böbrekleri, Antalya Bölge Koordinasyon Merkezi koordinasyonuyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. 3 hasta bayram arifesinde Antalya’da 2 farklı hastanede yapılacak nakillerle yeniden hayata tutunacak. Kepez Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ramazan Gürkan "Organ bağışı, bir canın diğerine en anlamlı mirasıdır. M.C. ailesinin bu fedakarlığı, bayramın gerçek ruhunu yansıtıyor. Toplumumuzda organ bağışı bilincinin artmasını umuyoruz" açıklamasını yaptı.
05 Haziran 2025 Perşembe - 17:34
Ağrı’da nöbet geçiren 4 yaşındaki çocuk için ambulans helikopter havalandı
Ağrı’nın Patnos ilçesinde dirençli nöbet geçiren 4 yaşındaki çocuk, hastanede entübe edildikten sonra ileri tedavi için ambulans helikopterle Malatya’ya sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, nöbet şikayetiyle Patnos Devlet Hastanesi acil servisine getirilen 4 yaşındaki Poyraz Efe Çalış’a çoklu ilaç tedavisi uygulandı. Ancak yapılan müdahalelere rağmen nöbetleri kontrol altına alınamayan küçük çocuk entübe edildi. Durumunun ağırlaşması üzerine, Poyraz Efe’nin ileri tetkik ve tedavisinin yapılabilmesi için Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi’ne sevkine karar verildi. Hasta, Patnos’tan havalanan ambulans helikopterle tedavi edilmek üzere Malatya’ya nakledildi.
05 Haziran 2025 Perşembe - 17:03
Hisarcık İlçe Devlet Hastanesi’nde "Doğal Olan Normal Doğum" standı
Hisarcık İlçe Devlet Hastanesi’nde anne ve bebek sağlığını korumak, doğum korkusu olan gebelerin kaygılarını gidermek, güvenli ve konforlu doğumu sağlamak, hastane ortamında normal doğumu teşvik etmek amacıyla "Doğal Olan Normal Doğum" sloganı ile stant kurulduğu bildirildi. Stantta görevli ebeler tarafından gebelere yapılan bilgilendirmeler sayesinde, onların doğum sürecine hazırlıklı olmaları ve doğal doğum sürecinin avantajlarını anlamaları sağlanıyor. Böylece anne adayları doğuma daha bilinçli ve özgüvenli bir şekilde hazırlanabiliyorlar.
05 Haziran 2025 Perşembe - 16:06
Başkan Çavuşoğlu sessiz sedasız ameliyat masasına yattı
DENİZLİ (İHA) – Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, göbek fıtığı rahatsızlığından dolayı ameliyat olmak için özel bir hastaneye yatış yaptı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, bir süredir devam eden göbek fıtığı rahatsızlığından kurtulmak için Merkezefendi ilçesinde faaliyet gösteren özel bir hastaneye müracaat etti. Hastanenin 4.’cü katındaki genel cerrahi servisine yatışı yapılan Başkan Çavuşoğlu’nun Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Murat Özban tarafından ameliyat edileceği öğrenildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder