Son Dakika
|
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Rusya'dan Ukrayna'ya 56 füze ve 670'ten fazla İHA ile saldırı: 1 ölü
Arnavutköy’de aile kavgası kanlı bitti: Kuzenini başından vurdu
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Trump, 9 yıl aradan sonra tarihi zirve için Çin'de
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Marketten alınan çiğköfte öğrencileri zehirledi
Sunrooftan çıktı, ceza yiyince beddua etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan TDT zirvesi için Türkistan’da
Trump: "Xi, ABD’yi gerileyen bir ülke olarak görmekte haklıydı"
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
Ordu’da yedikleri yemek sonrası rahatsızlanan 21 işçi hastanelik oldu
Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye
SAĞLIK
Nörologlar çifte sempozyumda buluştu
15 Mayıs 2026 Cuma - 15:26:51
8. Nöronutrisyon ve 12. Nörolojik Yoğun Bakım Sempozyumu, 14-17 Mayıs 2026 tarihlerinde Çanakkale’de yapılıyor. Türk Nöroloji Derneği Nöronütrisyon ve Nöroloji Yoğun Bakım Bilimsel Çalışma Grupları tarafından düzenlenen 8. Nöronutrisyon Sempozyumu ve 12. Nörolojik Yoğun Bakım Sempozyumunda, nöroloji ve nütrisyon: temel ilkeler ve pratik yaklaşımlar, klinik nütrisyonda makro ve mikrobesinler: formül seçiminde temel ilkeler ve pratik uygulamalar, nöronütrisyonda özel konular, solunum yetmezliği, akut inme, yoğun bakımda akut nöropati: tanı ve etyoloji, koma: terminoloji ve tanı prosedürleri vb. konular ele alınacak. Sempozyumlar kapsamında nöroloji yoğun bakımda güncel sorunlar tartışılacak, nöroloji yoğun bakımda ultrasonografi ve klinik nöronütrisyon temel uygulamalar kursları gerçekleştirilecek. Organizasyon hakkında bilgi veren TND Nöronütrisyon Bilimsel Çalışma Grubu Moderatörü Prof. Dr. M. Akif Topçuoğlu, "Bilimsel program hem nöroloji uzmanlarına hem de nöroloji uzmanlık öğrencilerine yönelik hazırlandı. ‘Temel Nöronütrisyon Kursu’ ve ‘Özel bilimsel konular’ ile zenginleştirildi. Nöronütrisyona dair bilgi ve görgüsünü geliştirmek, en son araştırma sonuçları, rehberler ve gelişmeleri konusunun uzmanları ile görüşülecek" dedi. Nöroloji Yoğun Bakım Çalışma Grubu adına açıklama yapan Prof. Dr. Erdem Yaka, "Sempozyumumuzda bir Nöroloji hekiminin ihtiyaç duyduğu temel konular en güncel bilgiler ışığında Nöroloji Yoğun Bakıma gönül vermiş uzmanlar tarafından tartışılacak ve Ultrasonografi uygulamaları konusunda kursa katılacaklar " dedi. 8. Nöronutrisyon Sempozyumu ve 12. Nörolojik Yoğun Bakım Sempozyumunda 9 panel, 1 Uydu Sempozyumu, 3 kurs, 2 sözel bildiri oturumu gerçekleştirilerek 11 bildiri sunulacak. Organizasyon kapsamında 150 nöroloğun 3 gece ağırlanacağını söyleyen Hasan Eker BURKON olarak gerçekleştirdikleri kongreler ve sempozyumları ülkenin dört bir tarafından düzenleyerek turizme de katkı sağladıklarını söyledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 15:11
Germencik Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği hizmete başladı
Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Aydın’a kazandırılan 4’üncü Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, Germencik’te hizmet vermeye başladı. Nazilli, Efeler ve Koçarlı’nın ardından Germencik’e de kazandırılan poliklinik, ilk günden vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Tamamen ücretsiz olarak hizmete açılan Germencik Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği; modern yapısı, çağdaş tıbbi donanımı ve uzman kadrosu ile kent merkezinde hizmet sunmaya başladı. Park Mahallesi Atatürk Caddesi adresinde hizmet vermeye başlayan poliklinikte, ağız ve diş sağlığı alanında kapsamlı tedaviler gerçekleştiriliyor. İlk gününde polikliniğe gelen vatandaşlar, sunulan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Aydın’ın dört bir yanında yatırımların artarak devam edeceğini belirten Başkan Çerçioğlu, "Nazilli, Efeler ve Koçarlı ilçelerimizin ardından Germencik’te de Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğimizi hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Kentimize hayırlı olmasını diliyorum. Yatırımlarımızı hemşehrilerimiz ile buluşturmaya, Aydınımız için çalışmaya devam edeceğiz. Hizmetle büyüyen Aydın" ifadelerini kullandı. Vatandaşlar, Germencik Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği hakkında detaylı bilgi ve randevu için 444 55 09 numaralı telefon üzerinden iletişime geçebiliyor.
15 Mayıs 2026 Cuma - 14:55
Midyat Devlet Hastanesi’nde mesai dışı poliklinik hizmeti verilecek
Mardin’in Midyat ilçesinde vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişimini sağlamak amacıyla Midyat Devlet Hastanesi’nde mesai dışı poliklinik hizmeti uygulanacak. Midyat Devlet Hastanesi’nde cumartesi günleri 09.00 ile 13.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek hizmet kapsamında farklı branşlarda uzman hekimler hasta kabulü yapacak. Hastanede mesai dışı poliklinik hizmeti verecek doktorlar, Genel Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. Ahmet Baydar, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Uzm. Dr. Oğulcan Önder ve Ortopedi Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Ertan olacak. Muayene olmak isteyen vatandaşlar, belirtilen saatlerde hastaneye başvurabilecek. Randevuların ise ALO 182 hattı ve MHRS sistemi üzerinden alınabileceği bildirildi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 13:15
Mersin’de cerrahi ve onkoloji alanındaki gelişmeler sempozyumda ele alındı
Mersin’de bu yıl ikincisi düzenlenen Cerrahi ve Onkoloji Günleri Sempozyumunda, cerrahi ve onkoloji alanındaki güncel tanı ve tedavi yaklaşımları ele alındı. Bilim insanları, doktorlar ve akademisyenlerin katıldığı programda çeşitli sunumlar gerçekleştirildi. Kentteki bir otelde düzenlenen II. Cerrahi ve Onkoloji Günleri Sempozyumu’na Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Tahsin Çolak, Akdeniz Onkoloji Derneği Başkanı Dr. Alper Ata ile cerrahi ve onkoloji alanında çalışan çok sayıda bilim insanı, akademisyen ve doktor katıldı. Sempozyumda cerrahi ve onkoloji alanında hızla gelişen güncel tanı ve tedavi yaklaşımları ele alınırken, minimal invaziv cerrahi yöntemleri, ileri endoskopik girişimler, laparoskopik cerrahi uygulamaları, multidisipliner onkoloji yaklaşımları ve güncel kılavuzların klinik pratiğe yansımaları değerlendirildi. Program kapsamında interaktif oturumlar, olgu tartışmaları, panel oturumları ve bilimsel sunumlar gerçekleştirildi. Programda konuşan Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, "Tıp dünyasında cerrahi ve onkoloji, bilimin ve teknolojinin en hızlı dönüştüğü, her geçen gün yeni bir umudun yeşerdiği iki kritik alandır. Multidisipliner tedavi protokollerinden geniş bir yelpazede gerçekleşecek olan bu sempozyum, bilginin paylaşılması ve klinik pratiğe aktarılması noktasında son derece stratejik bir öneme de sahiptir" diye konuştu. Prof. Dr. Yaşar, üniversite olarak sağlık alanındaki altyapıyı güçlendirmeye yönelik önemli yatırımlar yaptıklarını belirterek, "Mersin Üniversitesi olarak temel gayemiz sadece eğitim veren bir kurum olmanın ötesine geçerek, bölgesine ve ülkesine şifa dağıtan, teknoloji üreten güçlü bir araştırma üniversitesi kimliğini daha da pekiştirmek istiyoruz. Bu vizyon doğrultusunda özellikle sağlık altyapımızı modern tıbbın en ileri olanaklarıyla donatmaya büyük bir gayret göstermekteyiz. Üniversitemiz Tıp Fakültesi Hastanesi bölgemizin stratejik bir sağlık üssü konumuna getirmek için son dönemlerde yaptığımız adımlarla, gerçekleştirdiğimiz 1 milyar TL yatırımlarla, üç tesla MR, en son teknoloji tomografi, üç boyutlu mamografi gibi ileri tanı teknoloji cihazları başta olmak üzere birçok önemli cihazı envanterimize kazandırmış bulunmaktayız" dedi. Yaşar, üniversite bünyesine kazandırılan ileri teknoloji cihazlarla kanser tanı ve tedavisinde güçlü bir altyapı oluşturduklarını belirterek, "Ayrıca kendi bünyemizde kattığımız PET görüntüleme cihazıyla birlikte kanser tanı ve tedavisinde dünya standartlarında bir altyapıyı vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş bulunuyoruz. Güçlü sağlık altyapımız ve yetkin akademik kadromuzla karmaşık cerrahi operasyonların ve kapsamlı onkoloji tedavilerinin güvenle yapıldığı bir merkez olmanın haklı gururunu yaşamaktayız. Bu bağlamda alanında saygın konuşmacıların katkılarıyla gerçekleşecek interaktif ameliyatlar, olgu tartışmaları ve panellerin yer aldığı bu sempozyumun hem teorik bilgilerimizi güncelleyeceğine hem de günlük pratiklerimize çok değerli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum" ifadelerine yer verdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mayıs 2026 Perşembe- 11:52
Sivas’ta eczacılar Eczacılık Günü’nde bir araya geldi,
2
28 Ağustos 2024 Çarşamba- 10:51
Bursalı avukattan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a suç duyurusu
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 23:35
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
4
14 Mayıs 2026 Perşembe- 21:47
Antalya’da sağlık turizmi zirvesine 100’den fazla ülkeden katılım
5
12 Mayıs 2026 Salı- 14:14
İç Hastalıkları Uzmanı Yeler: "Günlük tuz tüketimini 5 gramla sınırlandırın"
13 Haziran 2025 Cuma - 17:02
Kene ısırığı hafife alınmamalı
Kene ısırması sonrası görülen bazı belirtilerin göz ardı edilmemesine dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Celal Ayaz, "Özellikle kene ısırmasından sonraki birkaç gün ile birkaç hafta içinde yükselen ateş, şiddetli baş, kas veya eklem ağrıları, halsizlik, ısırık yerinde halka şeklinde büyüyen kızarıklık (boğa gözü döküntüsü) veya vücudun diğer bölgelerinde döküntüler görülürse vakit kaybetmeden hastaneye başvurun" dedi. Kene ısırmaları, özellikle kırsal ve ormanlık alanlarda yaşayanlar veya bu bölgelere seyahat edenler için ciddi bir risk oluşturuyor. Kenenin vücuttan doğru yöntemle çıkarılması son derece önemli. Yanlış müdahale, kenenin içeriğini vücuda boşaltarak hastalık bulaşma riskini artırabiliyor. Medical Park İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Celal Ayaz, kene ısırıkları hakkında bilgilendirmede bulundu. "Keneyi alkol, aseton, kolonya, sigara ateşi gibi maddelerle tahriş etmeye çalışmayın" Kenenin nasıl çıkarılması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Ayaz, "Keneyi çıkarmak için ince uçlu bir pense veya özel bir aparat kullanarak, deriye en yakın yerden, baş kısmından kavrayın ve ağzı içeride kalmayacak şekilde yavaşça, düz bir biçimde, döndürmeden ve sıkmadan yukarı doğru çekin. Ardından ısırık bölgesini sabunlu su veya alkolle temizleyin ve çıkarılan keneyi gerekirse inceleme için kapalı bir kapta sağlık kuruluşuna götürün. Keneyi çıplak elle tutmayın. Eldiven veya bir bez parçası kullanın. Keneyi sıkmayın, ezmeyin veya patlatmayın. Bu, kenenin içindeki enfekte salgıların vücudunuza geçmesine neden olabilir. Keneyi alkol, aseton, kolonya, sigara ateşi, sabun, vazelin gibi maddelerle tahriş etmeye çalışmayın. Bu tür yöntemler kenenin kusmasına veya salgılarını boşaltmasına yol açar, bu da enfeksiyon riskini artırır. Keneyi döndürerek çıkarmaya çalışmayın. Düz bir çekme hareketi uygulayın. Kenenin başı kopmuş veya bir kısmı derinin içinde kalmışsa panik yapmayın. Bu durumda bir sağlık kuruluşuna başvurun. Vücut genellikle kalan parçayı kendiliğinden atar, ancak enfeksiyon riski için takip önemlidir" diye konuştu. "Bu belirtiler görülürse sağlık kuruluşuna başvurun" Kene ısırması sonrası görülebilecek bazı belirtilerden bahseden Prof. Dr. Ayaz şöyle devam etti: "Kene ısırması sonrası her zaman belirti görülmeyebilir; ancak bazı durumlar söz konusu olduğunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Kene ısırması sonrası sağlığınızda herhangi bir değişiklik fark ederseniz dikkatli olmalısınız. Özellikle kene ısırmasından sonraki birkaç gün ile birkaç hafta içinde yükselen ateş, şiddetli baş, kas veya eklem ağrıları, halsizlik, ısırık yerinde halka şeklinde büyüyen kızarıklık (boğa gözü döküntüsü) veya vücudun diğer bölgelerinde döküntüler görülürse hastaneye başvurmak için vakit kaybetmeyin. Ayrıca bulantı, kusma, ishal gibi mide-bağırsak sorunları, burun veya diş eti gibi yerlerden açıklanamayan kanamalar (özellikle KKKA riski olan bölgelerde) veya bilinç bulanıklığı, denge kaybı, felç gibi nörolojik belirtiler ortaya çıkarsa acil servise başvurmanız hayati önem taşır. Kene ısırması sonrasında yara yerinde şişlik, kızarıklık, ağrı veya iltihap gelişmesi de bir enfeksiyon belirtisi olabilir. Unutmayın, erken teşhis ve tedavi, kene kaynaklı hastalıkların seyrini önemli ölçüde değiştirebilir" "Kene ısırması sonrası bulaşabilecek hastalıklar" Kene ısırması sonrası bulaşabilecek hastalıklara değinen Prof. Dr. Ayaz, "Keneler birçok hastalığın taşıyıcısıdır ve özellikle bölgemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Lyme Hastalığı, Tularemi ile Anaplazmoz ve Erlisiyoz gibi ciddi enfeksiyonlar açısından dikkatli olunmalıdır. Bu hastalıkların belirtileri diğer enfeksiyonlarla karışabileceğinden, kene ısırması öyküsü olan kişilerde dikkatli bir değerlendirme önemlidir" şeklinde konuştu. "Keneden korunmak için öneriler" Kene ısırmasından korunmak için alınacak bazı önlemlerle, hastalığın bulaşma riskini önemli ölçüde azaltabileceğini ifade eden Prof. Dr. Ayaz, şu bilgileri paylaştı: - Kene kovucular kullanma: Cildin açıkta kalan kısımlarına ve giysilerinize, kene kovucuları uygulayın. - Belirli alanlardan kaçınma: Ormanlar, çalılık ve kırsal yerler, otlak bölgeler dikkat edilmesi gereken alanlardır. Piknik, yürüyüş ve kamp alanlarınızın seçimini yaparken temizlenmiş olmasına dikkat edin. Bu alanlarda uzun kollu tişörtler, uzun paçalı pantolonlar giyim, pantolon paçalarını çoraplarınızın içine sokarak bacakları tırmanmasını engelleyin. - Vücut kontrolü: Özellikle kasıklar, koltuk altları, saç derisi, sırt, arkası ve diz arkası gibi sıcak ve nemli bölgelere dikkat edin. Duş almak, üzerinizdeki henüz yapışmamış keneleri temizlemenize yardımcı olabilir. - Evcil hayvan kontrolü: Evcil hayvanlarınızın da üzerinde kene olup olmadığını kontrol edin ve kene önleyici ürünler kullanmayı düşünün.
13 Haziran 2025 Cuma - 16:26
17 yaşındaki hasta helikopter ambulansla Ağrı’ya sevk edildi
İlaç zehirlenmesi nedeniyle hastaneye kaldırılan 17 yaşındaki genç, gelişen ritim bozukluğu sonrası helikopter ambulansla Ağrı’daki yoğun bakım ünitesine sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, 17 yaşındaki genç hasta, ilaç zehirlenmesi şüphesiyle Derecik Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Hastanın takibinde ritim bozukluğu gelişmesi üzerine durum kritik değerlendirildi. Hızlı müdahale ve ileri tetkik ihtiyacı doğrultusunda helikopter ambulans devreye girdi. Hasta, Hakkari’den havalanan ambulans helikopterle Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi’ne nakledildi. Burada uzman ekiplerce tedavisine başlanan hastanın durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.
13 Haziran 2025 Cuma - 16:18
17 yaşındaki hasta helikopter ambulansla Ağrı’ya sevk edildi
İlaç zehirlenmesi nedeniyle hastaneye kaldırılan 17 yaşındaki genç, gelişen ritim bozukluğu sonrası helikopter ambulansla Ağrı’daki yoğun bakım ünitesine sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, 17 yaşındaki genç hasta, ilaç zehirlenmesi şüphesiyle Derecik Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Hastanın izleminde ritim bozukluğu gelişmesi üzerine durum kritik değerlendirildi. Hızlı müdahale ve ileri tetkik ihtiyacı doğrultusunda helikopter ambulans devreye girdi. Hasta, Hakkari’den havalanan ambulans helikopterle Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi’ne nakledildi. Burada uzman ekiplerce tedavisine başlanan hastanın durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.
13 Haziran 2025 Cuma - 15:41
Karadeniz Ereğli’de anjiyo ünitesi hizmete girdi
Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde geçen yıl anjiyo ünitesinin hizmete girmesinin ardından Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesinde de anjiyo biriminin açılıp hizmete başlaması bölge halkının takdirini kazanarak büyük bir memnuniyetle karşılandı. Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Vildan Türkeli konuyla ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada şöyle dedi: " Hastanemizde, gelişmiş tıbbi görüntüleme ve tedavi yöntemlerinden biri olan Anjiyo Ünitesi kurulmuş ve hizmet vermeye başlamıştır. Anjiyo, damarların görüntülenmesini sağlayarak, damar tıkanıklıkları, darlıkları gibi sorunları teşhis etmeye yarayan önemli bir işlemdir. Kalp damarları başta olmak üzere, vücudun tüm damar sisteminin detaylı bir şekilde incelenmesini sağlar. Bugün, ünitemizde ilk işlem olarak Periferik Anjiyografi başarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu işlem, karın içinden ayak ucuna kadar uzanan damarların görüntülenmesi sağlanarak, özellikle bacaklarda meydana gelen damar tıkanıklıkları ve dolaşım sorunları tespit edilmiştir. Periferik anjiyografi, bu tür sorunların tanısını koymak ve tedaviye yön vermek için kritik bir rol oynamaktadır. Hastanemizde görevli Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanımız Op. Dr. Fatih Sezgin ve ekibimiz tarafından gerçekleştirilen bu işlem başarıyla tamamlanmış, hastamızın sağlık durumu yakından izlenmektedir. Bu süreçte emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza, teknik ekiplerimize ve desteklerini eksik etmeyen herkese teşekkür ediyorum. Katkı sağlayan herkesin gayretleri için minnettar olduğumuzu belirtmek isteriz. Ayrıca, işlem gören hastamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz. Sağlık her şeyin başıdır, bizler de Karadeniz Ereğli halkının en iyi hizmeti alabilmesi için her zaman yanlarındayız. Daha hızlı tanı, etkili tedavi için hastanemizde yenilikçi sağlık hizmetleri sunmaya devam ediyoruz."
13 Haziran 2025 Cuma - 15:00
Kene kabusunda önemli gelişme, vali açıkladı, aşı çalışmalarında sona gelindi
Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Şimşek, Cumhuriyet Üniversitesi tarafından geliştirilen aşı çalışmasında sona yaklaşıldığını söyledi. Sivas Valiliği Ek Bina Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen "Kene Vakaları Hakkında Değerlendirme Toplantısı’na Vali Yılmaz Şimşek’in yanı sıra, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ve ilgili kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda, il genelindeki kene vakalarının seyri ve alınan önlemler masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan Vali Şimşek, "2021’den bu yana aslında vakalarda ve ölüm sayılarında bir artış değil, ciddi oranda bir azalış söz konusu. 2021 yılında 224 vaka görülürken, bu sayı 2022’de 210, 2023’te 83, 2024’te ise 65 olarak kayıtlara geçti. 2025 yılında ise bugün itibarıyla, yani haziran ayının ortası itibarıyla toplam vaka sayımız 39’dur. Vakaya yakalanan kişilerin genellikle hayvancılık ve çiftçilikle uğraştıkları görülüyor. Diğer vakaların bölgesel dağılımı incelendiğinde ise yoğunluğun kuzey ilçelerimizde toplandığı dikkat çekmektedir" dedi. Aşı çalışmaları son aşamada Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı karşı yürütülen aşı çalışmaları ile ilgili bilgi veren Vali Yılmaz Şimşek, "Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yürütülen aşı çalışmalarının son aşamaya gelen aşı çalışmasında sona yaklaşıldı. Fakültemizin Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’nın uluslararası çalışma grubu ile birlikte yürüttüğü aşı çalışmalarında geliştirilen iki aşıdan birinde faz 1 aşamasına gelinmiş bulunmaktadır" şeklinde konuştu. "Lütfen keneyi hafife almayınız" Kene tutulumlarına karşı önlemleri anlatan Şimşek, "Lütfen keneyi hafife almayınız. Tarla ve meralara çıkarken açık renkli uygun kıyafetler giyiniz. Vücudunuzu düzenli olarak kontrol ediniz. Vücudunuza tutunan keneyi çıplak elle dokunmadan; eldiven, bez ya da poşet ile çıkartınız. Çıkaramıyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz. Kene ne kadar erken çıkarılırsa, hastalığın bulaşma riski de o kadar azalır. İnşallah hep birlikte dikkatli ve bilinçli hareket ederek kene riskini en aza indireceğimize yürekten inanıyorum. Bizler, Sivas Valiliği olarak halk sağlığını korumak adına gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Haziran 2025 Cuma - 13:35
Doğu Karadeniz’de kene mevsimi sakin geçiyor
Ülkemizde her yıl çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine neden olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), bu yıl da ölümcül etkisini sürdürüyor. Sivas’ta 2025 yılı içerisinde KKKA nedeniyle 6 kişi yaşamını yitirirken, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki iller için kene mevsimi sakin geçiyor. Konuyla ilgili bilgi veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarının bölgede azalma eğiliminde olduğunu ancak hâlâ risk taşıdığını belirtti. Gürdal, bu yıl Trabzon’a Gümüşhane ve Artvin’den sevk edilen 12 hastadan birinin hayatını kaybettiğini söyledi. Yılmaz, hastalığın 2002 yılından bu yana Karadeniz Bölgesi’nde görülmeye devam ettiğini ifade ederek "Vaka sayıları giderek azalmakta ancak hâlâ görülmeye devam ediyor. Bu yıl Trabzon’a Gümüşhane ve Artvin’den gelen 12 hasta başvurdu, bunlardan biri 80 yaşlarında maalesef yaşamını yitirdi. Diğer hastalarımızı ise başarılı bir şekilde tedavi ederek taburcu ettik" dedi. Geçen yıl Türkiye genelinde yaklaşık 600 KKKA vakası görüldüğünü ve bunlardan 20’sinin yaşamını yitirdiğini kaydeden Yılmaz, "Daha önceki yıl 700’e yakın vaka vardı vefat sayısı da geçen seneye benzerdi. Bu yıl vaka sayılarının o düzeye ulaşmayacağını düşünüyoruz. Kendi hastanemize başvuran hasta sayısı da bu yıl biraz daha az" diye konuştu. Özellikle yaz tatiliyle birlikte kırsal bölgelere gidecek vatandaşlara uyarılarda bulunan Yılmaz, "Kene ısırmalarına karşı açık renkli giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı ve mümkün olduğunca kapalı giyinilmeli. Kene vücuda yapıştıysa dikkatli çıkarılmalı, vücut mutlaka kontrol edilmeli" şeklinde konuştu. Haziran ayı en riskli dönem Haziran ayının KKKA vakalarının en yoğun görüldüğü dönem olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Temmuz ayının ortalarından itibaren vakalarda düşüş bekliyoruz. Sivas, Tokat, Erzurum, Gümüşhane gibi iller vakaların en sık görüldüğü bölgeler arasında yer alıyor. Bilimsel araştırmalarda KKKA virüsünün bölgesel olarak bazı serotip farklılıkları var. Bazı bölgelerde daha ağır seyrediyor bazı bölgelerde biraz daha hafif seyrediyor. Hastanın ümmin durumu önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. Eğitim faaliyetlerinin vaka sayılarının düşürülmesinde etkili olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Toplumsal bağışıklık da oluştu. Ancak yine de kenelere karşı dikkatli olunmalı. Her kırsal ziyaretten sonra vücudun her bölgesi dikkatlice kontrol edilmeli" dedi.
13 Haziran 2025 Cuma - 13:11
Kadınların sessiz tehlikesi: Sistit ve havuz hijyenine dikkat
Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Şakir Aydoğan, kadınların sık karşılaştığı ve zamanında tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen sistit hastalığının, özellikle havuz kullanımı sonrasında riskinin arttığını söyledi. Büyük Anadolu Hastaneleri Üroloji Uzmanlarından Opr. Dr. Şakir Aydoğan, kadınların sıkça karşılaştığı sistit hastalığı hakkında önemli uyarılarda bulundu. Opr. Dr. Aydoğan, özellikle yaz aylarında havuz kullanımının artmasıyla birlikte, yeterince temizlenmeyen havuz sularının bu enfeksiyon riskini tetikleyebileceğini belirtti. Sistit nedir? Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Şakir Aydoğan, "Sistit, idrar yolu enfeksiyonlarına bağlı olarak ortaya çıkan ve mesaneyi etkileyen bakteriyel bir enfeksiyondur. Kadınlarda anatomik yapıları gereği daha sık görülen bu hastalık, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma hissi, alt karın ağrısı, bel ağrısı ve idrarda kan görülmesi gibi belirtilerle kendini gösterebilir" dedi. "Havuz kullanımına dikkat" Özellikle yetersiz hijyen şartlarına sahip havuzların, bakterilerin çoğalması için uygun ortam hazırlayabildiğini ifade eden Opr. Dr. Şakir Aydoğan, "Havuz suyu enfeksiyonların kolayca bulaşmasına yol açarken, sistit riskini artırabilir. Havuz kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar ise havuzdan çıktıktan sonra temiz su ile duş alınmalı, Islak mayo ile uzun süre kalmamalı ve havuzların hijyen standartlarına uygun olduğundan emin olunmalıdır" şeklinde konuştu. "Bol su için, belirtilere dikkat edin" Opr. Dr. Aydoğan, sistitin erken teşhis edilmesinin önemine değinip, bol su tüketilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Hijyen kurallarına dikkat edilmesi, bol su tüketimi ve belirtiler ortaya çıktığında doktora başvurulması enfeksiyonun ilerlemesini önlemektedir. Kadın sağlığını tehdit eden bu hastalıkla ilgili farkındalığın artırılması, erken teşhis ve tedavi açısından kritik önem taşımaktadır. Eğer yukarıda belirttiğimiz şikayetler sizde de varsa, mutlaka bir uzman doktora danışmanızı önermekteyiz" ifadelerine yer verdi.
13 Haziran 2025 Cuma - 13:11
"El ve ayak hastalığı, havuz suyundan bulaşabilir"
Bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olan el, ayak ve ağız hastalığı hakkında bilgi veren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "Hastalık solunum yoluyla, tükürükle, yakın temasla ve dışkı yoluyla bulaşabilir. Yazın havuz sezonunun açılması ve enfekte havuz sularının yutulması ise ayrı bir risk oluşturmaktadır" dedi. Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olan el, ayak ve ağız hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. "Ateş ve halsizlik belirtiler arasındadır" El, ayak ve ağız hastalığının genellikle ateş, iştahsızlık, belli belirsiz bir kırıklık hali ve boğaz ağrısı ile başladığına dikkat çeken Uzm. Dr. Çebi, "Karın ağrısı ve öksürük de olabilir. Ateşin başlamasından 1-2 gün sonra ağızda ağrılı, içi su dolu döküntüler meydana gelir. Döküntüler genellikle ağzın arka kısmında küçük kırmızı lekeler olarak başlar, daha sonra içi su dolu kabarcıklar haline gelir. Deri döküntüleri ise 1-2 gün sonra gelişir. Ayak tabanı ve ellerde avuç içinde düz kırmızı noktalar halinde başlar" şeklinde konuştu. "Deride döküntüler görülebilir" Döküntülerin dizlerde, dirseklerde, kalçada veya genital bölgede de oluşabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Çebi, "Popoda oluşan döküntüler pişik, ellerdeki döküntüler alerji ile karıştırılabilir. El ve ayaklardaki döküntüler genellikle 5-7 gün içerisinde kendiliğinden iyileşir. Özellikle küçük çocuklar ağızlarındaki ağrılı yaralar nedeniyle su içmekte zorlanabilir. Her ne kadar adı el, ayak ve ağız hastalığı da olsa her zaman tüm bu alanlarda döküntü görülmeyebilir. Sadece ağız yaraları veya sadece deride döküntüler şeklinde gelişebilir" ifadelerini kullandı.
13 Haziran 2025 Cuma - 12:08
Türk Kızılay, gönüllü kan bağışçısında dünya 3’üncüsü
Türk Kızılay, 2.3 milyon gönüllü kan bağışçısına ulaşarak dünyada 3’üncü oldu. Türkiye’nin kan ihtiyacının yüzde 90’ını karşılayan Türk Kızılay, 2.3 milyon gönüllü kan bağışçısına ulaşarak dünyada 3’üncü oldu. Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü vesilesiyle Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, açıklamalarda bulundu. Kan bağışı yaparak hayat kurtaran isimsiz kahramanlara teşekkür eden Başkan Yılmaz "Gönüllü kan bağışçılarımız, insanımızın taşıdığı merhametin ve dayanışma ruhunun en güzel örneğini sunuyor. Her bir bağış, üç hayata umut, ailelerine ise sevinç oluyor. Tüm vatandaşlarımızı kan bağışında bulunarak bu umuda ortak olmaya davet ediyorum" dedi. Geçen yıl 2.3 milyon bağışçıdan elde edilen toplam 2.7 milyon ünite kan bağışı, doğumdan ameliyata, acil durumdan kronik hastalığa kan ihtiyacı duyan milyonlarca hastaya yardımcı oldu. ‘Birbirimize Candan Bağlıyız’ kampanyası kapsamında 18 Bölge Kan Merkezi, 68 Kan Bağış Merkezi, 300’den fazla mobil ve sabit ekip ile kan bağışı çalışmalarını yürüten Kızılay, 2024 yılında Türkiye’nin kan ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşılamayı başardı. Dünyada 3’üncü sırada Kızılay, geçtiğimiz yıl ulaştığı 2.3 milyonu aşkın kan bağışçısıyla dünya genelinde 3’üncü sırada yer alıyor. Türk Kızılay, Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu’nda yer alan 191 ulusal dernek arasında Çin ve Japon Kızılhaçı’nın ardından geliyor. Günlük 9 bin ünite bağışa ihtiyaç var Türk Kızılay ülke genelinde her gün bin 140 hastanenin kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılıyor. Bunun için gönüllü bağışçılardan toplanan kanların gerekli test ve analizlerden geçerek hastanelere sevk etmeye hazır şekilde Kızılay stoklarında bulunması gerekiyor. Stokların belli bir seviyede korunabilmesi için de günlük yaklaşık 9 bin ünite kan bağışına ihtiyaç duyuluyor. Kök hücre bağışıyla 7 bini aşkın hasta şifa buldu Türk Kızılay, kök hücre tedavisi bekleyen hastalar için de 2013 yılından bu yana Türkök Projesi’nde aktif görev alıyor. Kan gibi hayati öneme sahip Türkök projesinde 1,1 milyon aktif kök hücre bağışçı adayı bulunuyor. Bugüne kadar kök hücre bağışçı aday havuzundan gerçekleşen 7 bini aşkın nakille hastalar şifa buldu. Kan bağışı için 15 dakika ayırmak yeterli Türk Kızılay, "Birbirimize Candan Bağlıyız" kampanyası kapsamında 18-65 yaş arası sağlıklı her bireyi düzenli kan bağışçısı olmaya çağırıyor. Kan bağışlamak isteyen vatandaşlar, en yakın Kızılay Kan Bağışı noktasına giderek form doldurduktan sonra doktor kontrolünde yapacağı kan bağışıyla 15 dakika içinde kan dostları arasına katılabiliyor. Erkekler 3 ayda bir, kadınlar 4 ayda bir kan bağışında bulunabiliyor.
13 Haziran 2025 Cuma - 11:28
Aile hekimleri üzerinden poliklinik randevusu almak artık daha kolay
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü; vatandaşların hastane randevularına daha kolay ulaşabilmesini sağlamak amacıyla uygulamaya konulan sistemle ilgili bilgilendirme yaptı. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu bulmakta zorlanan vatandaşlar, artık aile hekimleri aracılığıyla hastane polikliniklerine yönlendirilerek randevu alabilecek. Yapılan açıklamada; "Uygulanan bu sistemle vatandaşlar ilk olarak bağlı oldukları aile hekimine başvurarak muayene oluyor. Muayene sonrasında gerekli görülmesi hâlinde, aile hekimi doğrudan ilgili hastane polikliniğinden hasta adına randevu oluşturuyor. Bu uygulama sayesinde hem hastanelerdeki yoğunluğun azaltılması hem de vatandaşların daha sistemli bir şekilde sağlık hizmetine erişimi hedefleniyor" ifadelerine yer verildi. Niğde genelinde aylık yaklaşık 4 bin randevu kontenjanının bu sistem aracılığıyla planlandığı belirtilerek vatandaşların yeni uygulamayla ilgili detaylı bilgi almak ve bu hizmetten faydalanmak için aile hekimlerine başvurabilecekleri duyuruldu.
13 Haziran 2025 Cuma - 11:26
Niğde’de sigarayı bırakmak isteyenlere uzman desteği
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara yönelik hizmet veren sigara bırakma poliklinikleri ve bilgilendirme stantlarıyla il genelinde farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Bahadır İnan, sigaranın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, bırakma sürecinde uzman desteğinin önemine vurgu yaptı. İnan; sigara bırakma polikliniklerinin, bırakmak isteyen bireyleri cesaretlendiren, onlara rehberlik eden ve yoksunluk belirtileriyle baş etmelerine yardımcı olan önemli merkezler olduğunu belirtti. Ayrıca farklı noktalarda kurulan bilgilendirme stantlarıyla halkı bilinçlendirmeye devam ettiklerini ifade eden İnan, sağlıklı bir yaşam için tüm vatandaşları bu hizmetlerden yararlanmaya davet etti. İnan; "Niğde merkezde 2 Nolu Sağlıklı Hayat Merkezi ile Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bor ilçesinde Bor Sağlıklı Hayat Merkezi ve Bor Devlet Hastanesi, Ulukışla ilçesinde ise Ulukışla Devlet Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren sigara bırakma poliklinikleri, sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlara hizmet veriyor. Bu hizmetten faydalanmak isteyenler ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden kolayca randevu alabiliyor. Dileyen vatandaşlarımız ilgili sağlık kuruluşlarına doğrudan başvurarak da profesyonel destek alabiliyor" ifadelerine yer verdi.
13 Haziran 2025 Cuma - 11:18
Uzm. Dr. Özgün Ozan İnceoğlu Bozüyük Devlet Hastanesi’nde göreve başladı
Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Uzm. Dr. Özgün Ozan İnceoğlu, Bozüyük Devlet Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı. Bozüyük Devlet Hastanesi yönetiminden yapılan açıklamada, Uzm. Dr. İnceoğlu’nun KBB Polikliniği bünyesinde görevine başladığı ve hastaların muayene, tanı ve tedavi işlemlerini gerçekleştireceği bildirildi. Vatandaşlara daha hızlı ve nitelikli sağlık hizmeti sunmayı amaçladıklarını belirten yetkililer, yeni hekim kadrosuyla birlikte poliklinik hizmetlerinin güçlendiğini ifade etti. Bozüyük halkı, MHRS sistemi üzerinden ya da 182 numaralı telefondan randevu alarak Uzm. Dr. İnceoğlu’na muayene olabilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder